1 Ekim 2017 Pazar

01.10.2017 Genel Gündem

01.10.2017

GÜNDEM
Dolarda 3.60 TL Borsada 105 Bin Kritik Seviye 
Gündeme bağlı olarak gerilen piyasalarda yeni denge arayışı sürüyor. Son günlerde gelen satışlarla çıkış trendini kaybeden ve her gün yeni bir gelişme ile neredeyse kum torbasına dönen borsa haftanın son günlerinde toparlanmaya çalıştı. Dolar/ TL kuru ise yükselişin ardından biraz sakinleşirken gösterge tahvil bono faiz oranlarında yukarı yönlü hareketlenmeler görüldü. Borsada çıkış, dolar/TL kurunda düşüş trendi kırıldı, başka bir tanımla makas değişimi yaşandı. Ocak ayından bu yana düşüş gösteren Türkiye'nin CDS oranları (kredi risk primi) yükseldi. Zorlaşan gündem ile birlikte piyasaları taşıyacak, olumlu fiyatlamaya konu olabilecek beklenti ihtiyacı sürüyor. Bu açıdan gerek sermaye gerekse para piyasalarında yeni denge arayışları gündeme geldi. Borsada destekler, döviz kurlarında direnç noktaları konuşulmaya başladı. Piyasaları tedirgin eden gelişmelerin başında K.Irak ve ABD merkez bankası (Fed) geliyor. K.Irak'ta Türkiye ve bölge ülkelerinin ısrarlı iptal çağrılarına rağmen referandum gerçekleşti. Türkiye, İran ve Irak doğal olarak karşı tedbirler almaya başladı. Bu bağlamda Rusya Devlet Başkanı Putin'in Türkiye ziyareti ve Irak'ın toprak bütünlüğünden yana tavır koyması önemli görüldü. Şimdi baskıya K.Irak yönetiminin nasıl tepki vereceği konusu izleniyor. Geri adım olmazsa ki bu yönde şu ana kadar bir sinyal yok, bölgede ve piyasalarda tedirginlik etkileri azalsa da devam eder. Dış kaynaklı önemli gelişme ise Fed Başkanı Yellen'ın faiz artışı konusundaki vurgu yapan açıklamasıydı. Bu gelişme dolara biraz değer kazandırdı. Bir diğer önemli konu başlığı ise "orta vadeli program" oldu. Programdan çok vergi artışları tartışıldı dense, yeridir. Özellikle finans şirketlerine vergi artışı borsada banka hisselerine satış olarak yansıdı. Vergi konusunun motorlu taşıtlar vergisi, şirketlerin geçmiş yıl kârlarına vergi gibi alt başlıklar içermesi orta vadeli programın önüne geçti. Ayrıca bütçe açığı, ekonomik büyüme ve enflasyon gibi hedeflere temkinli yaklaşıldı. Programdan piyasalara beklenti ihtiyacına cevap verecek malzeme çıkmadı. Zaten programın açıklanmasının ardından borsaya gelen satışlar ile döviz kurlarındaki yukarı hareketlenmeler piyasaların tepkisini göstermesi açısından dikkate değer. Borsa İstanbul'un dış borsalardan bir süredir devam eden olumsuz yönde ayrışması sürüyor. ABD Başkanı Trump'ın açıkladığı vergi reformu (indirimleri) gerek Dow Jones endeksine, gerekse doların dış piyasalardaki değerlenmesine sınırlı da olsa katkı yaptı. Piyasaların bir diğer sorunu Kuzey Kore. Bu yöndeki gelişmelere daha çok altın fiyatları duyarlılık gösteriyor. Önümüzdeki hafta Türkiye eylül enflasyonu ve ABD tarım dışı istihdam verileri var. Sonuçlarına göre önemli olabilir. Ancak gerek Türkiye, gerekse ABD merkez bankalarının para politikalarını değiştirmeleri zor. Olumsuz fiyatlamanın belli ölçüde fiyatlanması nedeniyle borsada tepki alım denemeleri, döviz ve faiz tarafında kısa süreli sakin seyir görülse de zor gündeme bağlı olarak temkinli görünümün devam ettiğini söylemek mümkün.
Hürriyet
 
Gerekirse Çadır Kurarız 
Parti kurma çalışmalarını sürdüren Meral Akşener, dün yeni partisinin genel merkez binasında incelemelerde bulundu. Akşener, kurmaylarıyla beraber bina inşaatında genel başkanlık makamını gezerken işçilerle de sohbet etti. Akşener, şunları söyledi: "Bir el, kurulacak olan partimizin bütün yollarını tıkamak için elinden geleni yapıyor. AK Parti'nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yıllar önce partisini kurarken o günün güçlüleri karşısında bu kadar zorluk yaşamamıştır. O günlerde Sayın Erdoğan'ın demokrasi dışı bu davranışlarla karşılaşmasında farklı siyasi görüşlerden pek çok siyasi, arkasında durdu. Demokrasinin işlemesi için kendisine destek oldular, onlardan birisi de benim. Tarih tekerrürden ibaretmiş. Dün benzeri konularla karşı karşıya kalan Sayın Erdoğan'ın çok daha şedit bir biçimde bizim kurulacak olan partimize karşı bazı yolları tıkadığını ya da vesile olduğunu üzüntüyle öğrenmiş oluyoruz. Otellerimizin ışıkları kesildi, 7 salon üst üste iptal edildi. İyi salonlar verilmedi, izbe yerlerde konuşmaya çalıştık. O salonların sahipleri tehdit edildi. Biz de sokaklarda konuştuk. Korkunun ecele faydası yoktur. Hiçbir korku ve endişe söz konusu değil. Dün nasıl korkmadıysak, o günün güçlülerine karşı zamanın zayıflarının yanında durduysak o günün zayıfları şimdi bugünün güçlüleridir. O günün mağdurları bugünün zalimleri olmuştur. Dünün zalimlerinin karşısında kaya gibi durduysak bugün de zalimlerin karşısında kaya gibi duracağız."
Hürriyet

DÜNYA 
Katolonya'da Kritik Gün 
İspanya'da büyük tartışmalara neden olan ve İspanyol hükümeti tarafından 'yasadışı' ilan edilen Katalonya bağımsızlık referandumu bugün gerçekleştirilecek. Katalanların, Madrid hükümetinin tüm önlemlerine ve çabalarına karşı oylamayı gerçekleştirmekte kararlı olması nedeniyle bugün bölgede çıkabilecek olaylardan büyük endişe duyuluyor. Katalonya özerk yönetimi, bağımsızlık referandumu için oy kullanma işlemlerinin saat 09.00'da (TSİ 10.00) başlayıp, 20.00'da (TSİ 21.00) sona ereceğini açıkladı. Bağımsızlık yanlısı sivil toplum örgütleri ve Katalonya yerel hükümeti, halka sabah erken saatte oy kullanılacak okulların önüne gidip, uzun kuyruklar oluşturması çağrısında bulundu. Katalonya yerel hükümeti, referandumun kabul edilmesi halinde 48 saat içinde bağımsızlık ilan edileceğini duyurdu. Referandum için oy kullanma yeri olarak açıklanan okulların kapatılmasını önlemeye çalışan gruplar, yanlarına çocuklarını da alarak okullarda sabahladı. 60 bin gönüllünün oy kullanılacak okulların kapatılmaması için eylem başlattığı bildirildi. Öte yandan Katalonya Adalet Yüksek Mahkemesinin (TSJC) verdiği talimata göre, Mossos d'Esquadra'nın 1 Ekim sabah 06.00'a kadar kamuya ait tüm binaları kapatması gerektiği aktarıldı. Katalan yerel polisinin bugün oy kullanma çabalarına karşı hükümetin emirlerini yerine getirip getirmeyeceği büyük merak konusu. Polisin daha önce yaptığı baskınlarda yaklaşık 10 milyon oy pusulasına el konulmuş, referandum hazırlıklarına katılan kamu personeli hakkında yasal işlem başlatılmıştı. Bölgeye gemilerle en az 6 bin polis gönderildi.
Milliyet

Çatışmasızlığa Karşın İdlib'de Hava Saldırısı 
Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde gece boyunca devam eden hava saldırılarında en az 28 sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin sahadaki kurtarma gönüllülerine dayandırarak cumartesi günü yaptığı açıklamada, saldırı Türkiye sınırından yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta olan Armanaz kasabasını hedef aldı. Ölenler arasında en az dört çocuğun olduğunu bildiren Gözlemevi, saldırının Suriye mi, yoksa Rusya mı tarafından gerçekleştirildiğinin henüz tespit edilemediğini kaydetti.
Milliyet

Özel Uçak İstifası 
ABD Sağlık Bakanı Tom Price, Mayıs ayından bu yana 26 kez özel uçak kullandığını ve vergi gelirlerinden 400 bin doları bu uçuşlara harcadığını itiraf ederek özür dilemişti. Siyasi haber sitesi Politico'nun yaptığı araştırmaya göre ise Price'ın seyahatleri 1 miyon dolardan fazlaya mal oldu. Politico, Price'ın yurt dışı seyahatlerinde askeri uçakları kullandığını da iddia etti. ABD'de, ulusal güvenlik konularında çalışanlar hariç, hükümet yetkilileri iş seyahatlerinde ticari uçuşları kullanmak zorunda. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın, Price'ın istifasını kabul ettiği belirtildi. Price'ın yerine geçici olarak Don J Wright getirildi.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,5587-3,5683
Euro: Euro 4,1959-4,2246
Sterlin: 4,7685-4,7835
Gram Altın: 146,4967-146,8921

Son 10 Yılın En Hızlıları 
Son 10 yılda ciro sıralamasında en hızlı yükselen borsa şirketleri ulaştırma, perakende ticaret, otomotiv, savunma ve içecek sektörü şirketleri oldu. Borsada işlem gören en büyük 10 sanayi ve hizmet şirketi geçtiğimiz yılsonu itibariyle Tüpraş, Türk Hava Yolları, BİM Mağazalar, Ford Otosan, Türk Telekom, Arçelik, Turkcell, Tofaş, Doğuş Otomotiv ve Ereğli Demir Çelik olarak sıralandı. Bu yıla baktığımzda ise son dört çeyrek bilançoya göre Doğuş Otomotiv'in yerine Migros'un ilk 10 içerisine girdiğini görüyoruz. Türkiye'nin en büyük sanayi ve hizmet şirketleri petrol, ulaştırma, ticaret, otomotiv, telekomünikasyon, dayanıklı tüketim ve demir çelik sektörlerinde yer alıyor. Son 10 yıldaki verileri incelediğimizde ciro sıralamasında en hızlı yükselenlerin başında ulaştırma şirketleri yer aldı. 10 yıl önce en yüksek cirolu şirketler sıralamasında 10'uncu sırada yer alan THY geçtiğimiz yılsonu itibariyle ikinci sıraya yükseldi. Aynı sektörde yer alan TAV Havalimanları ise 38'inci sıradan 24'üncü sıraya çıktı. THY 2006'da 3.8 milyar TL ciroya sahipken 2016 sonu itibariyle ciroyu 29.4 milyar TL'ye taşıdı. Ulaştırma şirketleri son 10 yıldaki büyüme performanslarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeye devam edebilir. Ticaret sektöründe yer alan şirketler 2006 yılında en yüksek ciroyu açıklayan borsa şirketleri sıralamasında ancak ilk 20'de yer alırken bugün ilk 10 şirket arasında iki şirket bulunuyor. Söz konusu firmalar BİM Mağazalar ve Migros. BİM, 10 yıl önce en yüksek cirolu şirketler sıralamasında 18'inci sırada yer alıyordu, bugün üçüncü sıraya yükselmiş durumda. Migros ise 10 yıl önce dokuzuncu sırada yer alırken şimdi son dört çeyrek verilerine göre 10. Sırada bulunuyor. En yüksek cirolu sanayi ve hizmet şirketleri listesinde iki otomotiv şirketi bulunuyor. Bu şirketler 10 yıl önce ilk on arasında yer alamıyordu. Ancak şimdi Tofaş Otomotiv Fabrika ve Doğuş Otomotiv'in ilk onda yer aldığını görüyoruz. Telekomünikasyon sektörü son 10 yılda listedeki yerini korumayı başardı. Türk Telekom ve Turkcell telekomünikasyon ve haberleşme sektöründe öne çıkan iki şirket. Her iki şirkette son 10 yılda ilk 10 firma arasında yer almayı başardı. Türkiye'de son 10 yıl içerisinde en yüksek cirolu şirketler içerisinde ulaşım, otomotiv, ticaret ve telekomünikasyon şirketlerinin ağırlığı görülüyor. Bununla birlikte yeni kurulup da listeye girebilen herhangi bir şirket bulunmuyor. Dünyada esen teknoloji rüzgârına bağlı olarak teknoloji firmaları ilk sıralara yükselirken Türkiye'de hâlâ enerji, demir çelik, otomotiv, ticaret şirketleri güçlü konumlarını sürdürüyor. Teknoloji şirketleri, start up'lar desteklenip yatırıma ve Ar-Ge'ye ayrılan paylar artırıldıkça sıralamaların da değişmesi imkan dahiline girebilecektir.
Milliyet

Çok Oluyoruz 
Global arenanın en büyük 250 müteahhidi listesinde 46 firmayla yer alarak, Çin'in ardından dünya ikinciliğini elinde bulunduran Türk müteahhitler son dönemde aldıkları işlerle adeta sınır tanımıyor. "Gün geçmiyor ki bir Türk müteahhit yurtdışında dev bir proje imzalamasın" dedirtecek nitelikteki bu işlerin son örneği, gerek Türkiye'de gerek dünyada büyük projeler üstlenen Yapı Merkezi'nden geldi. Şubat 2017'de Tanzanya'daki yüksek hızlı tren projesinin 1.2 milyar dolarlık ilk ayağını Portekizli ortak Mota-Engil ile kazanan Yapı Merkezi, projenin ikinci ve daha büyük etabını bu kez tek başına kazandı. 1.9 milyar dolarlık bu dev projenin imzaları cuma günü atıldı. Darüssalem-Morogora hattının yapımına başlayan Yapı Merkezi grubu, ikinci ayaktaki Morogoro-Makutupora hattının da yapımını üstlendi. Yapı Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Başar Arıoğlu ile dün yaptığımız telefon görüşmesinde, gerek kendileri gerekse Türkiye adına böylesine iddialı bir işte yer almaktan gurur duyduklarını söyledi.
Milliyet

'İnşaat'ta Köklü Değişiklik Zamanı 
Yeni imar yönetmeliği bugün itibariyle yürürlüğe giriyor. İnşaat sektörünün tüm paydaşlarıyla görüşmeler sonucu oluşturulan 'inşaatın yeni anayasasında' sektörün beklentileri de dikkate alındı. Buna göre inşaatçıların özellikle taleplerinde ilettiği 'müktesep hak' yani kazanılmış hak sorunu tekrar düzenlendi. Sektörün en büyük sorunlarından olan müktesep hakkın korunmasıyla, daha önce bir kanunla kazanılmış hakkın başka bir kanunla elden alınmasının önü kapatılıyor. Buna göre, mevzuata uygun alınan inşaat ruhsatı ile yapılan projeler imar planı iptalleriyle karşı karşıya kalmayacak. Önceden kazanılmış olan hak, plan iptalleri olsa bile korunmaya devam edecek. İnşaat sektörü, müktesep hak sorununun en çok yabancı yatırımcıyı etkilediğine dikkat çekerek, hakların korunmasıyla 'endişesi giderilen' yabancıların daha fazla yatırımla ülkeye gireceğini ifade ediyordu. İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, bakanlığın, Haziran 2017 tarihli yönetmelik kapsamında kazanılan hakların kullanmasının önünü açtığını söyledi. Durbakayım, yeni yönetmelik kapsamında, riskli bina tespiti yapılan ve 2/3 noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olan binaların yenilenmesindeki muafiyetlerin de kaybolmadığını vurguladı. Bakanlığın, dönüşüm sürecini başlatarak riskli bina tespiti yaptıran ve üçte iki oranında imza toplayarak yenileme sözleşmesi imzalayan hak sahiplerin, kazandıkları muafiyetlerin devam edeceğini resmileştirdiğini anlatan Durbakayım, "Yeni Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde hem üreticileri hem de tüketicileri mağdur etmeyecek şekilde düzenleme yapılması bunun en büyük göstergesidir" dedi.
Milliyet

Japonya Kanatlandırır 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile yaptıkları çalışmaların ardından kanatlı etinin Japonya'ya ihracatının mümkün hale geldiğini belirterek, "Ülkemizden Japonya'ya yönelik kanatlı eti ihracatının önündeki engeller tamamen kaldırıldı" dedi. Zeybekci, Japonya'ya yapılan kanatlı eti ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin önceki senelerde muhtelif hayvan hastalıkları nedeniyle Japonya'ya kanatlı eti ihraç edemediğini anımsatan Zeybekci, bu ülkenin kanatlı eti ve ürünlerinde 3 milyar doları aşan ithalatıyla en önemli pazar konumunda bulunduğunu kaydetti. Japonya'nın Türkiye'den söz konusu ürünlerin ihracatını gerçekleştirmesi için 2014 yılında Ekonomi Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde girişimlerin başlatıldığını anlatan Zeybekci, bu doğrultuda 2015'ten bu yana Japon tarafıyla teknik müzakerelerin yürütüldüğünü, ayrıca konunun Bakanlığınca, Japonya ile Ekonomik Ortaklık Anlaşmaları Müzakereleri gündemine defaatle taşındığını bildirdi. Eş zamanlı olarak Japonya'da teknik ticaret heyet organizasyonları düzenlendiğini ve bu kapsamda Japonya'nın kanatlı eti ithalatının tamamına yakınını gerçekleştiren firmalardan müteşekkil "Japonya Et Ürünleri Ticari Birliği" ile eşgüdümlü faaliyetlerde bulunulduğunu da belirten Zeybekci, "Bu çerçevede Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızla yakın iş birliği içinde ve Bakanlığımız girişimleri neticesinde dün itibarıyla kanatlı etinin Japonya'ya ihracatı mümkün hale geldi. Sonuç olarak ülkemizden Japonya'ya yönelik kanatlı eti ihracatının önündeki engeller tamamen kaldırıldı." ifadelerini kullandı.
Vatan

Abd: Kuzey Kore İle 'Doğrudan' Temastayız 
Başkent Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Kuzey Kore ile nükleer silah ve füze programları hakkında doğrudan iletişim kurduklarını açıkladı. Tillerson, Pyongyang yönetiminin ise diyalogla ilgilenmediğini belirtti. Gazetecilerin sorularına yanıt veren Tillerson, Pyongyang ile iletişim hatları olduğunu belirterek, "Karanlık bir durumda değiliz" dedi. İle iletişimlerinin 'doğrudan' olduğunu belirten Tillerson, temas kuran kişi ya da kurumların adını paylaşmazken görüşmelerin sıklığı ya da içeriği hakkında da bilgi vermedi. Washington ile Kuzey Kore'nin diplomatik ilişkisi bulunmuyor. Tillerson'ın açıklaması, ,'ABD'nin Kuzey Kore ile görüşmeler için Çin'e bel bağlamadığını duyurduğu' şeklinde yorumlandı.
Hürriyet 

POLİTİKA
Kerkük'ün Tarihinde Siz Yoksunuz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak'a verdikleri destekler karşılığında tek beklentilerinin Irak'ın toprak bütünlüğüne sahip çıkmaları olduğunu belirterek "Ama bunu yapmadılar. Geçmişte yaptıklarımızdan asla pişman değiliz ama madem artık şartlar değişmiştir, bizim kendilerine eskiden beri her türlü desteği verdiğimiz Kuzey Irak yerel yönetimi ülkemize rağmen bir adım atmıştır, öyleyse bunun da bedelini ödeyecektir" dedi. Bu meselenin, Kuzey Irak'taki Kürtlerin halklarıyla alakasının olmadığının altını çizen Erdoğan, "Zira, İsrail bayraklarıyla sokakta dolaşmak bizleri ciddi manada üzmüştür. Demek ki MOSSAD ile bu yönetimin geçmişi bir ve beraberdi" diye konuştu. "Bunlar diyor ki, 'Kerkük bizimdir.' Sen ne diyorsun? Kerkük'ün tarihinde siz var mısınız? Yoksunuz" diyen Erdoğan, "Kuzey Irak'ta bağımsız bir devlet kurulmuyor. Tam tersine birileri tarafından keyifle deşilecek, sürekli kanayan bir yara açılıyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan silahlı insansız hava araçlarıyla ilgili olarak da şunları söyledi: "Ana muhalefetin başındaki ve yanındakiler Kandil'i arkasına alanlar ne diyor? 'Bu silahlı insansız hava araçlarıyla piknik yapanları vuruyorlar' diyor. Adamlar şu anda teröristlerin adını da piknik yapanlar koydular. Çıkıyor Genel Başkanı 'Ama onların yanında silah yoktu ki' diyor. Şimdi teröristin yanında silah yokmuş. Sayın Kılıçdaroğlu sen orada mıydın, oraya mı gittin?" Erzurum'a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı şehrin girişinde atlı ciritçiler karşıladı. Erdoğan'ın aracına Kümbet Osmanlı Atlı Spor Kulübü Cirit takımı bir süre eskortluk yaptı. Erdoğan'ın bulunduğu otobüsten atılan oyuncaklardan almak isteyen bazı genç ve cocuklar düşerek ezilme tehlikesi geçirdi. Erdoğan, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Erzurum İl Danışma Toplantısı'na katıldı. Burada yaptığı konuşmada terörle mücadelede şehit verildiğini ama bir şehit varsa 10 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirterek "Bire on, dünyada terörle mücadelenin ölçüsü bire beştir ama bunu biz bire on olarak hamdolsun gerçekleştiriyoruz. Daha fazla olacak, yerle yeksan olacaklar. Ne dedik? İnlerine gireceğiz. Girdik, hiç acımaksınız. Bu topraklarda bunlara hayat hakkı tanımayacağız. Onun için de bu mücadeledeki kararlılığımız güçlenerek devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Olacakların Sorumlusu Kuzey Irak Yönetimi 
Başbakan Binali Yıldırım, Kuzey Irak'taki bölgesel yönetimin ihtiras, siyasi ikbal adına ateşle oynadığını belirterek, "Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi bundan sonraki olacak olayların yegane sorumlusudur. Türkiye'nin güney sınırlarında bir yapay devlet oluşturma çabası Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir. Türkiye milli güvenlik meselesi konu olduğunda her türlü hareketi ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan bütün haklarını kullanmakta tereddüt etmeyecektir. Bu bağlamda bölgeye yönelik bundan sonraki ilişkilerimiz Irak Merkezi hükümeti ile yürütülecektir" ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım dün Kocaeli'nde AK Parti olağan ilçe kongresinde konuştu. FETÖ davalarına değinen Yıldırım, mahkemelerde alay etmelerinin sanıklara hiçbir yarar getirmeyeceğini ifade ederken, "Ne yaparlarsa yapsınlar Türk adaleti, yargının, kanunların izin verdiği en ağır cezayı bunlara verecek. Mahkemelerde alay etmelerinin onlara hiçbir faydası yok. Onları, ağa babası Pensilvanya'daki terör başı da kurtaramaz" diye konuştu. Kuzey Irak'ta yapılan referanduma değinen Yıldırım şöyle devam etti: "Orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen, Asuri, Ezidi gibi birçok etnik grup var. Bunlar Irak Merkezi Hükümeti'nden ayrılmak istiyorlar. Peki aralarında bir mutabakat var mı? Yok. Orada sadece Kürt kardeşlerimiz yaşamıyor. Daha bir çok etnik gruptan birlikte yaşayanlar var. Bunların fikri alınmadan bir inatla, ihtirasla, siyasi ikbal adına burada ateşle oynayan Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi bundan sonraki olacak olayların yegane sorumlusudur. Türkiye'nin güney sınırlarında olabilecek bir statü değişikliği bir yapay devlet oluşturma çabası Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir. Türkiye, milli güvenlik meselesi konu olduğunda her türlü hareketi ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan bütün haklarını kullanmakta asla tereddüt etmeyecektir. Bu bağlamda bölgeye yönelik bütün bundan sonraki ilişkilerimiz Irak Merkezi hükümeti ile yani Bağdat ile yürütülecektir. İran, Irak ve Türkiye olarak bölgede oynanan oyunları akamete uğratmak için bir koordinasyon içinde çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız önümüzdeki hafta İran'a gidecek. Sonrasında, Irak, İran, Türkiye ortak değerlendirme toplantımız olacak gereken ne ise yapılacak. Herkes şunu bilmeli, bu bölgede Türkiye'ye rağmen bir operasyon yapmak mümkün değildir. DEAŞ belasına gereken cevabı nasıl verdiyse şartlar ve zemin oluştuğunda aynı cevabı da kararlılıkla verecektir."
Milliyet

'Cumhuriyet, İslam Dünyasına Rehber' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün İstanbul Halkalı'da düzenlenen Aşura Matem törenlerine katıldı. Törende konuşan Kılıçdaroğlu, "Ali'den başka yiğit, Zülfikar'dan keskin kılıç yoktur" derken; aslında kastedilenin bir savaş aracı olarak kılıcın keskinliği olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Kastedilen Hz Ali ve evlatlarının adaletidir. Elde tutulan Zülfikar, doğruluk dürüstlük, yüksek ahlak ve adalet demektir. Eğer biz adilsek, adalet mücadelemizin bir anlamı vardır. Adalet konusunda buluşursak mücadelemiz büyür." Günümüzde İslam dünyasının birlik ve beraberliği başaramadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Tüm amalarımızı, lakinlerimizi, fakatlarımızı geride bırakıp, İslam dünyasının şu anda sosyal, ekonomik ve kültürel geri kalmışlığına karşı ortak çözümler üretmeliyiz. Barış, adalet ve kardeşlik dini olan İslam'ın hüküm sürdüğü Coğrafya'daki kanın, gözyaşının, eşitsizliğin karşısında çaresizliğimizin üzerine soğukkanlıkla düşünmeli ve akılcı bir yol bulmalıyız." "İnsanlık tarihinin en acı katliamlarından biri olan Kerbela, haksızlığa karşı göstereceğimiz cesaretin, zulme karşı kuracağımız umudun adıdır. Unutulmamalıdır ki günümüzün Yezidleri karşısında sessiz kalanları, tiranlar karşısında susmayı tercih edenleri, zulüm sahipleriyle bir olanları tarih yazmayacaktır. Tarih haksızlığa karşı dilsiz şeytan olmayanları yazmıştır ve yazmaya da devam edecektir. Allah'ın bizleri zulmün karşısında susturmamasını, dilsiz şeytan kılmamasını diliyorum. Müslümanların etnik kimlik ve inanç farklılıkları gerekçesiyle birbirlerine uyguladıkları zulme ve zulümden faydalanan kimi çevrelere karşı, ulu önder Gazi Mustafa Kemal'in kurucusu olduğu Cumhuriyetin, demokratik laik ve sosyal hukuk devleti kimliğinin, tüm İslam dünyasının rehberi olmaya devam edeceğine inanıyorum..."
Vatan

SPOR 
Uluslararası Halter Federasyonu'nun (IWF) Romanya'nın Bükreş şehrinde yaptığı toplantıda önemli kararlar alınırken, Türkiye'nin içinde bulunduğu 9 ülkenin üzerine kara bulutlar çöktü. Daha önce kullanılan yasaklı maddeler yüzünden atletizmde ağır bedeller ödeyen ülkemiz, bu kez de halter de büyük bir fatura ile karşı karşıya kaldı. 2008 Pekin Olimpiyatları'na gitmesine rağmen 'sakatım' deyip yarışmayan Nurcan Taylan ve ikinci olan Sibel Özkan'ın yayında, 2012 Londra'da Kazak rakibinin dopingli çıkmasının ardından bronz alan Sibel Şimşek'in, ikinci numuneleri pozitif olunca IWF bu kez Türkiye'yi cezalandırdı. Türkiye'ye 1 yıl boyunca hiçbir müsabakaya katılmamasına hükmeden federasyon, mayıs ayında Antalya'nın ev sahipliğinde düzenlenecek Avrupa Halter Şampiyonası'nı da elinden aldı. Bu süre içerisinde milli sporcular Dünya Şampiyonası'nı da kaçıracak. Türkiye Halter Federasyonu ise bu karar karşısında büyük bir şok yaşadı. Cezalara itiraz eden federasyon, 'Bu numunelerin üstünden 9 yıl geçmiş. Ve biz o zamandan bugüne kadar temiz çıktık. Böyle bir karar çok ağır' savunmasını yaptı. İtiraz değerlendirmeye alınırken, çıkacak karar merak konusu oldu.
Milliyet

Şampiyonlar Ligi'nde Leipzig'i yenerek grupta ikide iki yapan ve zirvedeki yerini koruyan Beşiktaş'ta Teknik Direktör Şenol Güneş, Süper Lig'de bugün oynanacak Trabzonspor maçı öncesi oyuncularına rehavete kapılmamalı konusunda uyarıda bulundu. Zorlu mücadeleyi cezası nedeniyle tribünden izleyecek olan tecrübeli teknik adam oyuncularından, hakem ve rakip yerine tamamen kendi işlerine konsantre olmalarını istedi. Son haftalarda yaşanan polemikler nedeniyle oyuncularını bu tür dedikodulardan uzak tutmaya çalışan deneyimli hocanın "Trabzonspor'un, mutlaka üç puan kazanması gereken maçlardan biri. Bu nedenle çok dikkatli ve sabırlı olmalıyız. Ben her zaman söylüyorum, önce oyundan keyif almaya çalışın. Sonrası zaten gelir. Oyun içerisinde sadece işinize odaklanın" diye konuştuğu öğrenildi. Milli ara öncesinde bugünkü maçın kazanılması durumunda ise şampiyonluk yarışında önemli bir avantaj elde etmiş olacaklarını da sözlerine ekleyen Güneş "Bu haftaki rakibimiz hem çok iyi bir takım hem de çok önemli oyuncuları var. Sosa, Burak Yılmaz, Olcay ve Yusuf'un yanı sıra bir çok iyi ve oyunun kaderini değiştirebilecek futbolcular var. Hepiniz sabırlı ve yardımlaşarak oynarsanız, kazanan taraf biz oluruz. Milli araya üç puanla girelim. Böylesine maçları kazanmak, yarışta önemli avantajlar sağlar. Trabzonspor'un zayıf ve güçlü yönlerini biliyorsunuz. Seyirci avantajımızı da kullanarak hem güzel futbol hem de üç puan için oynamalıyız" ifadelerini kullandığı vurgulandı.
Milliyet

Fenerbahçe, Akhisar karşısında sadece üç puanı değil, gelecek için hayallerini de yitirdi. Beşiktaş galibiyeti sonrası Akhisar deplasmanında kazanmak isteyen Fenerbahçe etkisiz bir futbol ortaya koydu ve beklentilerin altında kaldı. Maç boyu üstün olan rakibine karşı pozisyon bulmakta sıkıntı çeken sarı- lacivertlileri en çok sarsan, mağlubiyetten değil, hakemin Alper Potuk'a göstermiş olduğu kırmızı kart oldu. Maçı çevirmek için yapılan hamleler çerçevesinde oyuna alınan Alper'in yanlış bir kararla oyun dışı kalması, sarı-lacivertli takımın son on dakikaya girerken tüm ümitlerini bitirdi. Bu kartın etkisi ile oyun disiplininden kopan Fenerbahçe'de Skrtel de ikinci kartı görüp oyun dışı kaldı. Geçen sezon benzer şekilde birçok maçta aleyhine kararlar çıkan sarı-lacivertlilere göre takım, kimliğini oluşturmaya çalışırken bu hataların da etkisiyle şampiyonluktan erken kopmuştu. Bu yıl da benzer şekilde tam geçiş ve kırılma süreçlerinde verilen yanlış kararlar takımın ilerleyen haftalar için direncinin kırılmasına sebep oldu. Teknik direktör Aykut Kocaman da maçın ardından, "Hakemleri yenemeyiz" ifadesini kullanmıştı. Maç sonu oyuncuların da vurguladığı ana konu buydu. Akhisar'ın daha etkili olduğunu kabul eden sarı-lacivertliler, geçen yıl kırılma anlarında benzer sıkıntılar yaşadıklarını hatırlatırken, bu sezon da aynı durumun yaşanmasından endişe ettiklerini dile getirdiler.
Milliyet
Galatasaray zirvedeki istikrarını sürdürdü. Sarı-kırmızılılar, Türk Telekom Stadı'nda 40 bin civarındaki taraftarının büyük desteği altında Kardemir Karabükspor'u 3-2 yendi. Aslan maça baskılı başlayıp golleri buldu. Cim-Bom ikinci yarı ise bir hayli cömert davrandı. Gomis gününde değildi. Takım arkadaşları üstelik ona gol attırmak için pozisyonları da heba etti. Galatasaray kaçırmaya devam ederken, son dakikalar olaylı geçti. İlk yarıda iki penaltı bekleyen Karabük 83'te tartışmalı bir kararla penaltı kazandı. 90+1'de Maicon hem ikinci golünü attı hem de penaltıya sebebiyet verdiği için kendisini affettirdi. 17'de perdeyi Feghouli açtı. Linnes'in ortasında kaleciden topu Cezayirli tamamladı: 1-0 22'de Belhanda'nın kornerine iyi yükselen Maicon farkı 2'ye çıkardı. 27'de Belhanda'nın kritik noktada kaptırdığı topu Karabük tek pasla gole çevirdi. Yatabare keskin bir nişancı gibi affetmedi. 49'da Feghouli kale yerine Gomis'e pas vermeyi düşününce pozisyonu harcadı. 67'de Rodrigues'in füzesi yan direğe çarptı. 74'te Feghouli plasesi de kaleciyi geçemedi. 83'te Maicon ile Yatabare arasındaki mücadelede hakem Alper Ulusoy penaltı noktasını gösterdi. Seleznov eşitliği sağlayan isim oldu. 90+1'de Maicon yine sahnede idi. Brezilyalı stoperi Galatasaray'a 3 puanı getiren golü sağ çaprazdan düzgün bir vuruşla attı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme