4 Ekim 2017 Çarşamba

04.10.2017 Genel Gündem

04.10.2017

GÜNDEM
Açığa Alınanlar Maaş Almış 
Sayıştay'ın 2016'ya ilişkin raporunda yapılan tespite göre, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrasında İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'nda görevden uzaklaştırılan bazı subay ve astsubayların maaşında yasa emretmesine rağmen kesinti yapılmadı. Raporda, "İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'nın 2016 yılında gerçekleşen maaş ödemelerinde; 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleşen darbe girişimi sonrasında, görevden uzaklaştırılan subay ve astsubaylardan tutuklanana, meslekten ve memuriyetten ihraç edilene kadar geçen sürede 1/3 oranında maaş kesintisi yapılmadığı tespit edilmiştir" denildi. Her ne gerekçe ile olursa olsun görevden uzaklaştırılan personelin, tutuklanana ve meslekten ihraç edilene kadar geçen sürede, maaşlarından kesinti yapılması gerektiği vurgulanan rapora göre, konu Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) soruldu. Bakanlığın yanıtında, TSK Personel Kanunu'nda açığa alınmanın tanımı yapılırken, geçici olarak görevden uzaklaştırma statüsünün ele alınmadığı belirtildi. MSB, geçici olarak görevden uzaklaştırılan personelin "idari izinli" olarak görevinden uzaklaştırıldığı, görevden ayrı kalınan sürelerin ise hizmetten sayılarak asker kişi sıfatının devam ettiğini vurguladı. Ancak bu kişilere emir verilemeyeceğini belirten MSB, maaş kesintisine tabi durumların (doğum izni gibi) belirtildiği, ancak idari izinli sayılan bir personelin maaşından kesinti yapılmasına yönelik bir mevzuat hükmüne rastlanmadığını vurguladı.
Milliyet


81 Düzce 82 Kerkük 83 Musul 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kuzey Irak konusunda Mesud Barzani'nin yanlıştan dönmesini arzuladığını belirterek, "Şartlar oluştuğunda, tarih coğrafyaya dar geldiğinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır" dedi. Bahçeli, grup toplantısında özetle şunları kaydetti: "Dökülen Türkmen kanı üzerinde gelecek planlaması yapanlar, Türkmenlerin canına, malına, ırzına, vatanına kast edenler iki dünyada da yatacak yerleri olmayan alçaklardır. 'Kerkük Türkmen şehridir' diyen Sayın Cumhurbaşkanı'na teşekkürlerimi sunuyorum. Barzani, Irak'ın kuzeyindeki puslu havadan, istikrarsız ortamdan istifadenin peşine düşmüştür. Türk milletine parmak sallayanlar varsa ki vardır, o parmağını eliyle birlikte gövdesine kadar kırar, hatta koparırız. Irak'ın toprak bütünlüğü bozulur, bölgesel statü altüst olursa uluslararası anlaşmalardan doğan haklarımızı sonuna kadar kullanmalıyız. O zaman geldiğinde, şartlar oluştuğunda, tarih coğrafyaya dar geldiğinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır. Beklentimiz 22 Eylül 2017'de açıklanan MGK kararlarının milli bekayı güvenceye alacak biçimde oluşturulup olgunlaştırılmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin her ihtimale hazırlıklı olması tarihi önemdedir. Kandil ve Erbil'de bir gece ansızın görünmek, bir gece ansızın gelmek, bir şafak vakti melanetin tepesine binmek Türk milleti için mesele değildir, Türkiye Cumhuriyeti için hiç zor olmayacaktır."
Hürriyet

DÜNYA 
Katalonya'da Hayat Durdu 
İspanya'nın doğusundaki Katalonya özerk yönetiminde bağımsızlık yanlısı sendika ve sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla başlayan genel grev kapsamında binlerce kişi protesto düzenledi. İspanya hükümetinin yasa dışı ilan edilen 1 Ekim'deki bağımsızlık referandumunu baskıyla önlemeye çalıştığını savunan bağımsızlık yanlısı gruplar, ulusal polisle jandarmanın bazı oy kullanma merkezlerine müdahalesini protesto etti. Genel grevin gerekçesi, "referandumda görülen ağır hak ve özgürlükler ihlali" olarak açıklandı. Katalonya'daki göstericilerin ilk durakları, merkezi hükümetin başındaki Halk Partisi'nin binası ve emniyet müdürlüğü binaları oldu. Barselona'da şehir merkezinde toplanan kalabalık İspanya hükümeti ve polis karşıtı sloganlar attı. Genel greve katılımın yüzde 80 olduğu Barselona'da, şehir içi toplu ulaşımda ciddi zorluklar yaşandı. Grev özellikle ulaşım, eğitim, sağlık ve gıda sektörlerini olumsuz etkilerken, özel sektördeki büyük işletmelerin çoğu greve rağmen hizmet vermeye devam etti. Katalonya'da bazı protestocuların, İspanyol polisini kaldıkları otelden kovmaya yönelik girişimleri de tartışmalara yol açtı. İspanya İçişleri Bakanlığı'nca Katalonya'ya takviye için gönderilen polis ve jandarma ekiplerinden bir kısmının, Pineda de Mar adlı yerleşim yerinde, kaldıkları otelden atılmaya çalışıldığı yönündeki haberlere İspanya sert tepki gösterdi. Pineda del Mar Belediyesi'nin "Ya ulusal polisi buradan alırsınız ya da bu yeri kapatırız" şeklindeki açıklamasına karşılık veren İspanya Başbakan Yardımcısı Soraya Saenz de Santamaria, "Katalonya'da belediyelerin mafyavari tavırlarına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Milliyet

Evinden Cephanelik Çıktı 
ABD'nin Nevada eyaletine bağlı Las Vegas kentindeki silahlı saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 59'a yükseldi. Las Vegas Şerifi Joe Lombardo, kentte müzik festivali yapılan alana yönelik silahlı saldırı ile ilgili son gelişmeleri basın mensuplarıyla paylaşırken. ölü sayısının 59'a yükseldiğini, yaralı sayısının ise 527 olduğunu duyurdu. Lombardo, Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) gün içinde saldırgan Stephen Paddock'un evine girdiğini de bildirdi. Şerif, evdeki aramalarda 18 silah ve binlerce merminin yanı sıra saldırganın aracında amonyum nitrat bulunduğu bilgisini verdi. Saldırganının Mandalay Bay Oteli'nin 32. katındaki odasında ise toplam 23 silah bulunduğu kaydedildi. Bu silahların arasında bir tam otomatik saldırı tüfeği, iki adet tam otomatiğe çevrilmiş yarı otomatik tüfek, iki tripod ve çok sayıda askeri nitelikli şarjör bulunuyor.
Milliyet

Talabani Yaşamını Yitirdi 
Bağdat'ta yayın yapan El Irakiye Televizyonu, Almanya'da tedavi gören Irak eski Cumhurbaşkanı ve Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) Genel Sekreteri Celal Talabani'nin (83) yaşamını yitirdiğini duyurdu. IKYB yetkilileri, haberi yalanlayıp Talabani'nin durumunun ağır olduğunu belirtirken, bu kez Irak Kürt Bölgesel Yönetimine yakınlığı ile bilinen Rudaw Televizyonunun Almanya muhabiri Almanya'da tedavi gören Talabani'nin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Irak eski Cumhurbaşkanı ve Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKBY) Genel Sekreteri Celal Talabani'nin sağlık kontrolü için referandumdan önce 12 Eylül'de yeniden Almanya'nın başkenti Berlin'e gitmişti. Irak'ta iki dönem Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Talabani, 17 Aralık 2012'de başkent Bağdat'ta beyin kanaması geçirmiş, bir gün sonra ambulans uçakla Berlin'e sevk edilmişti. Talabani 579 günlük tedavinin ardından 20 Temmuz 2014'te Süleymaniye'ye dönmüştü.
Vatan

'Kıbrıs Bölünmeli, Kktc Tanınmalı' 
Eski İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw , Kıbrıs'ta iki toplum temelinde tek bir devletin kurulması amacıyla yürütülen birleşme görüşmeleri 'saçmalığına' bir son verilmesi gerektiğini ve ihtilafın çözümünün bölünmeden geçtiğini yazdı. Independent gazetesi için bir makale kaleme alan Straw, Avrupa Birliği'nin (AB) 2004 yılında çözüm girişimlerinin sonucundan bağımsız olarak Kıbrıs'ın tamamını üye olarak kabul etmesini 'bugüne kadar aldığı en kötü stratejik kararlardan biri' olarak nitelendirdi. Straw, daha önce de çeşitli vesilelerle Kıbrıs'ta görüşmelerin sonuçsuz kalması halinde bölünmenin gündeme getirilmesi gerektiğini savunmuştu. Straw, son makalesinde de bu görüşünü yineledi. Eski bakan, "Buradaki temel sorun, Kıbrıslı Rumları anlaşmayı kabul etmeye teşvik edecek bir unsurun olmamasıdır. Avrupa Birliği (ne yazık ki İngiltere'nin de rızasıyla), Türk tarafıyla bir anlaşma olsun ya da olmasın Güney Kıbrıs'ın 1 Mayıs 2004'te AB'ye katılmasını kabul ederek, bugüne kadarki en kötü stratejik kararlarından birine imza atmıştır" diye yazdı. Straw makalesini şöyle sürdürdü: "Bir müzakerenin başarılı olabilmesi için her iki tarafın da bir kazanım elde etmesi gerekir. Ancak Kıbrıslı Rumların gözüyle bakıldığında, Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitliği kabul etmek demek ellerindeki güçten feragat etmek demektir. Eğer bu sürecin sonunda ödül olarak AB üyeliği verilecek olsaydı, benim görüşüme göre, anlaşmaya da varılabilirdi. Ancak bu ihtimalin ortadan kalkması, bizi hiçbir Rum liderin anlaşmaya seçmen desteği sağlayamayacağı gerçeğiyle yüz yüze bırakıyor. Artık uluslararası toplumun bu gerçeği kabul etmesinin ve adanın bölünmesini tanımasının zamanı geldiğini düşünüyorum. Bunun, iki toplumun ilişkilerinin iyileşmesine, atlıkarınca misali asla varılamayacak bir anlaşma için müzakere masasında dönüp durmaktan daha çok katkı yapacağına inanıyorum."
Vatan

'Nükleer Bombayı Sollayan Silah' 
İngiliz basını, son dönemde Batı ile gerilen ilişkileri nedeniyle askeri harcamalarını artıran Rusya'nın yeni nesil bir silah geliştirdiğini iddia etti. İddiaya göre Rusya'nın geliştirdiği yeni radyoelektronik silah, nükleer bombadan bile daha güçlü. Habere göre 7 kilometrelik bir alandaki düşman güçlerinin tüm elektronik cihazlarını etkisiz hale getirme becerisine sahip olan 'Elabuga' adlı elektromanyetik füze, Rus ordusuna sıcak çatışma bölgelerine büyük avantaj sağlayacağa benziyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü'nün son raporuna göre Rusya, 2006'dan bu yana askeri harcamalarını neredeyse ikiye katladı. Artan bütçenin de etkisiyle Rusya yeni nesil silahlarının geliştirme çalışmalarına da hız verdi.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,5658-3,5667
Euro: Euro 4,1970-4,2004
Sterlin: 4,7304-4,7343
Gram Altın: 146,2044-146,2757

Enflasyonu % 11'in Altına İndiremiyoruz 
Eylül ayında tüketici fiyatları sadece % 0.65 arttı ama enflasyon gene de % 11.20 oranında. Enflasyon martta % 11'in üzerine çıkmıştı. Temmuzda % 10'un altına inince sevindik. Ağustosta % 10.68 olmuştu. Eylülde % 11.20'ye tırmandı. Ayşe Hanım Teyze'm için önemli olan gıda enflasyonu ise % 12.5 oranında. Ayşe Hanım Teyze'min tüketim harcamalarında büyük ağırlığı olan gıda ve alkolsüz içeceklerin fiyatındaki yıllık artışın büyüklüğü enflasyonun olumsuz yanı. Gıda enflasyonunu yukarıya iten, taze meyve ve sebzede yıllık tüketici fiyatları artışının % 11.07 olması, diğer işlenmemiş tarım ürünlerindeki fiyat artışının % 14.97 olması, işlenmiş gıda maddelerinde yıllık fiyat artışının % 10.49 olması var. Ayşe Hanım Teyze'min ailesini en fazla ilgilendiren bir harcama kalemi de toplam harcamaların % 16'dan fazlasını oluşturan ulaştırma harcamaları. Ulaştırma harcamalarında yıllık artış gıdadaki artışın da üzerine çıktı, % 16.10 oldu. Enflasyon, başka anlatımıyla, tüketici fiyatlarındaki yıllık artış, değişik mal ve hizmetlerin fiyatındaki artışların etkisinde oluşuyor. Bazı mal ve hizmetlerin fiyat artışları küresel gelişmelerden, açık anlatımla, dünya fiyatlarındaki değişimden etkileniyor. Enerji, fiyatları, altın fiyatları bizim kontrolümüz dışında değişiyor. Tütün ve alkollü içkilerin fiyatlarının oluşumunda vergi yükü önemli. İşlenmemiş gıda ürünlerinin fiyatı büyük ölçüde hava şartlarından ve üretimdeki değişimden etkileniyor. İşte bu nedenle, Türkiye İstatistik Kurumu, genel tüketici fiyatları değişim endeksi yanında "Özel Kapsamlı Enflasyon (TÜFE) Endeksi" yayımlıyor. Bu endeks hazırlanırken, ekonomi yönetiminin genelde kontrolü dışında oluşan fiyat artışları ayıklanarak, çekirdek enflasyon hesabı yapılıyor. Çekirdek enflasyonun değişimi, enflasyonun kontrol altına alınıp alınamayacağı konusunda bir gösterge olarak kabul ediliyor. Çekirdek enflasyonda yükseliş eğilimi devam ediyor. Çekirdek enflasyon Şubat 2004'ten bu yana % 10.98 ile en yüksek seviyede. Hizmetler sektörü enflasyonunda katılaşma devam ediyor. Hizmetler yıllık hizmet enflasyonu % 9.55 ile 2009 başından bu yana en yüksek seviyede. Çekirdek enflasyondaki yükselişin devam etmesi, TCMB'nin önümüzdeki dönemde de sıkı para politikası duruşunu korumasına neden olacak. Açık anlatımıyla, Sayın Cumhurbaşkanı'nın ısrarla vurguladığı faiz indirimleri, enflasyon nedeniyle güçleşecek.
Milliyet

Mtv'de Yeni Plan % 25-40 Zam 
Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne (MTV) yüzde 40'tan yüzde 68'e kadar zam öngören tasarının kamuoyunda tepkilere yol açmasının ardından, yeni formül için çalışmalar başladı. Maliye Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalarda, MTV zammının yüzde 25 ile yüzde 40 arasında kademeli bir basamağa çekilmesi masaya yatırıldı. TBMM'ye sevkedilen torba tasarıdaki yüzde 40'lık MTV zammı tepkiyle karşılanınca, konu hükümetin gündemine gelmişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Şu andaki zam oranını Bakanlar Kurulumuz şöyle tekrar bir değerlendirirse, o değerlendirmeden sonra ne yapabilir, tekrar bir düşürme olur mu olmaz mı, o tabii hükümetimizin takdiridir" yorumu yapmıştı. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ da, " Cumhurbaşkanımızın ve farklı kesimlerden değerlendirmeler oldu. Bunlar ele alındı. Bakanlar kurulumuz MTV'nin kanun tasarısında öngörülen rakamın aşağı çekilmesi ve makul rakama çekilmesi kararına vardı. Naci Ağbal beye görev verildi, gerekli çalışmalar bittikten sonra ne kadar aşağı çekileceğini açıklayacak" demişti. Başbakan Binali Yıldırım da dün MTV'deki, "makul seviye"- nin ne olduğuna dair soruya, "Motor hacimlerine göre ve diğer özelliklerine göre Maliye Bakanımız gerekli düzeltmeleri yapacak. Bütün detayları çalışacaklar. Şu günlerde olur" yanıtını verdi. Maliye Bakanlığı'nın konuyla ilgili çeşitli olasılıklar üzerinde çalıştığı öğrenildi. Buna göre MTV zammında yine kademeli sistem olması bekleniyor. Yeni zam aralığının ise yüzde 25 ile yüzde 40 arasında değişmesi alternatifi öne çıkıyor. Böylece yüzde 15 olarak öngörülen yeniden değerleme oranının 10 puan artışla yüzde 25'e çıkması planlanıyor.
Milliyet

Bankaların 8 Aylık Kârı % 25 Arttı: 33.3 Milyar 
Bankaların 8 aylık dönemde net kârı yüzde 25 artışla 33.3 milyar liraya yükseldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) raporuna göre bankacılık sektörünün Ağustos sonunda aktif toplamı 3 trilyon lira olarak kayıtlara geçti. Ağustos sonunda sektörün kredileri de geçen yıl aynı döneme göre yüzde 23 artarak 1.95 trilyon liraya ulaştı. Bankaların brüt takipteki alacakları Ağustos sonu itibariyle 63.02 milyar TL'ye çıktı. Takipteki alacakların toplam nakdi kredilere oranı yüzde 3.12'ye ulaştı. Buna ek olarak bankacılık sektörü mevduatı 1 trilyon 601 milyar TL oldu. Aynı dönemde özkaynaklar 340.18 milyar TL olarak gerçekleşti. Sektörün sermaye yeterliliği standart rasyosu yüzde 17.18 olarak kayıtlara geçerken, çekirdek sermaye yeterliliği rasyosu yüzde 14.42'ye çıktı.
Vatan

'Yerli Uydu Türksat 6a 2020'de Uzayda Olacak' 
Başbakan Binali Yıldırım, bu yıl içinde Türkiye Uzay Ajansı'nın kurulacağını belirtti. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde Alp Havacılık Helikopter İş Merkezi Tesisleri'nin açılışında açıklamalarda bulunan Yıldırım, "Uzay ve havacılık teknolojilerinden ülke kalkınması ve milli güvenliğin sağlanması, doğal kaynakların tespiti ve bunun halkın refahı için kullanılması adına Türkiye Uzay Ajansı'nı kurma kararı aldık. Bu yasama yılında da Türkiye Uzay Ajansı da kurulmuş olacak" diye konuştu. Tankı, topu, tüfeği olan değil bilgiyi üreten, bilgiyi kullanabilen toplumların bir adım öne çıktığını, bundan mahrum olanların ise geride kaldığını vurgulayan Yıldırım, "Gökyüzü ve uzay, bilgi toplumunun getirileriyle yeni bir büyüme alanı olarak önümüzde duruyor. Havacılık ve uzay konularında teknoloji tasarlayan, üretime yönelen, bu üretimi katma değere dönüştüren ülkeler siyasi, ekonomik ve askeri olarak daha güçlü hale geliyor, küresel ve bölgesel politikaları belirleyen ülkeler haline dönüşüyor" ifadesini kullandı. Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın üretiminin başladığını da belirterek, "Türksat 6A, 2020'de uzayda yerini alacak" dedi. Savunma ve havacılıkta Ar-Ge bütçesinin 1 milyar doları aştığının ve havacılık alanındaki ihracatın da 2 milyar doları bulduğunun bilgisini veren Başbakan Binali Yıldırım, "Toplam maliyeti 60 milyar dolar olan 543 proje üzerinde çalışıyoruz. Ankara'da 80 milyon Euro bedelle uydu test ve entegrasyon merkezi açtık. Kendi uydumuzun üretimine başladık. Japonya Havacılık ve Uzay Ajansı'yla yaptığımız anlaşma ile Türkiye'deki parçaları, Japonya'dan uzaya gönderilen uydularda kullanıyoruz. Bu konular önümüzdeki yıllarda yerli ve milli kabiliyetimizin geliştiği bir yere dönüşecek" ifadesini kullandı.
Haber Türk

9 Aylık Dönemde Pazarı Hafif Ticari Kurtardı 
Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç satışları, eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5.6 arttı. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre, otomobil ve hafif ticari araç satışları eylül ayında 71 bin 352 adet olarak ölçülürken, ocak-eylül döneminde ise toplam pazar yüzde 1.44 azaldı ve 627 bin 343 adet seviyesine geriledi. Bu dönemde otomobil satışları da yüzde 2.6 azalarak 476 bin 621 adet olarak gerçekleşti. Yılın ilk 9 ayında, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 2.44 büyüdü ve 150 bin 722 adet oldu. 2017 Eylül ayında da, otomobil satışları yüzde 4.06 artarak 53 bin 423'e ve hafif ticari araç satışları da yüzde 10.31 artış ile 17 bin 929'a yükseldi. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı ODD'nin açıkladığı rakamlara göre, 10 yıllık eylül ayı ortalama satış rakamı olan 63 bine göre de yüzde 13 oranında artış gösterdi. 2016 sonunda yapılan ÖTV değişikliği sebebiyle, 2017'de pazarın daralması bekleniyordu. ODD raporunda ise, toplam pazarın geçen yıla göre yüzde 1.4 seviyesinde gerilediği görülüyor. Sektör beklentilerinin altında kalan bu daralma rakamının, otomobil satışlarında görülen azalmaya rağmen hafif ticari araç satışlarındaki artış sayesinde yakalandığı belirtiliyor. Bu sonuçlarla birlikte ODD, ağustos ayındaki yıl sonu beklentisini koruyarak toplam pazarın 2017 sonunda 875 bin ile 925 bin adet aralığında olacağını tahmin ettiğini duyurdu.
Haber Türk

POLİTİKA
 'Ayrışırsak Dağılırız' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütlerine kaptıracak tek bir vatandaşın dahi olmadığını belirterek "Kalbi kayan, gönlü kayan, başka mecralara meyleden varsa ne yapıp edip onların da gönlünü kazanacağız. 80 milyonun tamamına sımsıkı sahip çıkacağız" dedi. Birlik ve beraberlik çağrısı yapan Erdoğan "Ayrışırsak dağılırız, dağılırsak yok oluruz. Devir ne köken ne meşrep ne cemaat ne cemiyet ne hizip hesabı yapma devridir" dedi. Erdoğan, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında, yaşamını yitiren Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Yüksel'e ve Fransa'daki kundaklamada hayatını kaybeden üç Türk'e rahmet diledi. ABD'de 59 kişinin öldüğü saldırıyı hatırlatan Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'a taziyelerini ilettiğini söyledi. Erdoğan, grup toplantısının ardından Başbakan Binali Yıldırım ve grup başkanvekilleri ile bazı genel başkan yardımcıları ile yaklaşık 20 dakika görüştü. Erdoğan, grup toplantısında ise şu mesajları verdi: Bin yıldır bu coğrafyada bizi yok etmek için sayısız teşebbüs olmuştur. Gördüğünüz gibi biz, devlet ve millet olarak hala dimdik ayaktayız hala bölgenin en önemli gücüyüz. Bizi tehdit edenlerin, bize kefen biçenlerin, hele böyle kriz dönemlerini fırsat bilerek sırtımızdan hançerlemeye kalkanların hiçbirinin ise bu topraklarda esamesi okunmuyor. Kimseyi tehdit etmek gibi bir niyetimiz yok. Biz tüm samimiyetimizle ikaz görevimizi yerine getiriyoruz.
Milliyet

Yıldırım: Kimseye Düşmanlığımız Yok 
Başbakan Binali Yıldırım, Irak'ta ve Suriye'de yeni bir devlet oluşturma çabaları kimden gelirse gelsin Türkiye için bir mili güvenlik meselesi olduğunu belirterek "Milli güvenlik meselesinde de Türkiye gereken her türlü adımı atma hakkını saklı tutmaktadır. Kimseye düşmanlığımız yok, kimseye husumetimiz yok ama bizim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozmaya çalışanlar bunu bilmelidir ki buna karşı da gereken cevabı da verecek gücümüz her zaman vardır" dedi. Yıldırım, dün Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Alp Havacılık Helikopter İş Merkezi Tesisi açılış töreninde yaptığı konuşmada, Fransa'daki yangında çocuk yaşta 3 Türk vatandaşının hayatını kaybettiğini belirterek, bir kasıt ve kundaklama hadisesi olmamasını ümit ettiğini söyledi. Las Vegas'ta 59 kişinin öldüğü saldırıyı vahşet ve cinnet olarak niteleyen Yıldırım, "Türk halkı Amerikan halkının acılarını yürekten paylaşıyor" dedi. Türkiye'nin Irak'ta ve Suriye'de yeni bir devlet kurulmasına izin vermeyeceğini belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Bizim amacımız kimseyle kavga etmek, kimseyle savaşmak değil. Ama ülkemizin birliğine, beraberliğine, bölünmez bütünlüğüne, ulusal güvenliğimize, herhangi bir tehdit olursa buna en iyi şekilde hazır olmamız gerekir. Bugünlerde Suriye'de ve Irak'ta güney sınırlarımızda bir takım operasyonlar yapılıyor. Bir yerde referandum, öbür tarafta PKK'nın yeğenleri, kuzenleri PYD, YPG orada bir devlet kurma sevdasına girmiş. Bunlar asla ve asla hiçbir şekilde bizim tarafımızdan hoş karşılanmaz. Bu konuda duruşumuz çok nettir. Irak'ta ve Suriye'de yeni bir devlet oluşturma çabaları kimden gelirse gelsin Türkiye için bir mili güvenlik meselesidir. Milli güvenlik meselesinde de Türkiye gereken her türlü adımı atma hakkını saklı tutmaktadır. Kimseye düşmanlığımız yok, kimseye husumetimiz yok ama bizim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozmaya çalışanlar bunu bilmelidir ki buna karşı da gereken cevabı da verecek gücümüz her zaman vardır. Bunu anlamak istemeyenler Çanakkale'yi hatırlasın, İstiklal Savaşımızı hatırlasın, en son 15 Temmuz'u hatırlasın."
Milliyet

'Yakalarında İki Rozet Var Biri Bylock Biri Yolsuzluk' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in de katıldığı yeni yasama yılının ilk grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: Hapishaneler tıka basa doldu, damatlar dışarıda, parası olanlar dışarıda, bir de dayısı olanlar dışarıda. Diğerleri içeride, milletvekilleri de içeride. Gün gelecek Enis Bey onuruyla dışarıya çıkacak, onu mahkûm edenleri tarih unutmayacaktır. Sözcü Gazetesi'nin, FETÖ ile ne ilgisi var? Sözcü Gazetesi'nin sahibini, FETÖ örgütüyle bir göstermek aklı kaybetmek demektir. Yüksek Seçim Kurulu içine yerleştirilen bir grup çete ile gayri meşru bir Anayasa değişikliği geçti. Bunu da kabul etmiyoruz. Her darbeci kendi darbe hukukunu hazırlar. Bunlar da kendi darbe hukukunu hazırlıyor. Seçimle gelenler seçimle gider. Demokrasilerde kural budur. Bir seçim yaparsınız parlamentoya gelirsiniz, belediye başkanı, muhtar olursunuz, sonra bir daha seçim olur beğenmezse vatandaş koltuktan alır. Seçimle gelen seçimle gitmiyorsa, istifa ettiriliyorsa, istifa eden kişi kendi seçmenine hesap vermek zorundadır. Gerekçelerini halkına anlatmak zorundadır. Topbaş'a sordular; 'Yorulduğunuz için mi istifa ettiniz?', 'Hayır, yorulmadım' dedi. Neden istifa ettiniz, 'Beni adam yerine koymadılar.' Şimdi ben Kadir Topbaş'a gayet iyi niyetle soruyorum: Sizi kim adam yerine koymadı? Ben buna isyan ediyorum, sen bunu sinene çekiyorsun. Bu olmaz. İstanbullulara hakarettir bu. Çık açıkça söyle ki 'Ben şu gerekçelerle istifa ettim.' Bugün başka büyükşehir belediye başkanları için aynı şey konuşuluyor, istifa edecek mi etmeyecek mi? İstifa edenler suçludur. İstifa etmeyip direnen, 'Beni istifa ettiremezsiniz' diyenlere saygı duyarım. Neden istifa ediyorlar? İki nedeni olabilir. Bir; yolsuzluk vardır, mahkemenin önüne çıkmak istemiyor kendileri tehdit ve şantajla istifa ediyorlar, bir köşeye çekiliyorlar. İki; FETÖ örgütünün üyesidirler, ByLock kullanmışlardır, bu nedenle önlerine konmuştur, onlar da istifa ediyorlar. İstifa edenlerin yakasında iki tane rozet vardır, bir tarafında yolsuzluk, bir tarafında ByLock. Sanıyorlar ki kurtulacağız. Günü gelecek hesabını verecekler.
Haber Türk

SPOR 
Hiçbir Başarı Rastlantı Olamaz 
Ne ekersen onu biçersin... Galatasaray transfer ayında ektiklerini, şimdi ligde biçiyor. Aldığı kim varsa "takır takır" oynuyor. Ne oldu "uyum sorunu"... Hazır oyuncuyu alırsan, geçen yılı ıskalamayan ve geride kalan o sezonu oynayarak geçiren futbolcuyu transfer edersen "uyum sorunu" kandırmacadan öteye gidemez. Bizim kulüpler her karavana atışında "uyum sorunu"nun arkasına saklanıyorlar ve camialarını kandırmaya çalışıyorlar. Galatasaray'ın da her kulüp gibi geçmiş yıllarda bundan dili yandığı için bu sezon "yoğurdu gerçekten üfleyerek" yediler. Yanmayalım, yanılmayalım diye çok titiz davrandılar. Sonuçlar ortada... İlk yedi haftada "tam isabet"... Başkan Dursun Özbek, teknik direktör Igor Tudor, sportif direktör Cenk Ergün ve scout ekibinden oluşan ekip gerçekten iyi ve titiz çalıştı. Tudor'a hangi mevkilere ve nasıl bir özelliğe sahip olan oyuncular istediği soruldu. Tudor sağ bek için "pas organizasyonu olan", stoper için "topu iyi oyuna sokan", orta sahanın patronu için "duran değil, koşan 10 numara", santrfor için de "ele avuca sığmayan" şartını ileri sürdü. Tudor'un önüne her mevkide üç alternatif kondu. Sportif karakterleri dahil, her türlü özellikleri en ince ayrıntısına kadar incelenen ve rapor haline getirilen her mevki için üçer alternatif... Galatasaray sol bek için Asamoah dışında istediği kim varsa aldı. Sonuçlar ortada... Alınan adamlarda hayal kırıklığı yok, hatta yanılgı ve beklentinin gerisinde kalma bile yok. Üstelik kısa sürede takım oyunu öyle bir yerleşti ki, saha içinde "yıldıza dayalı düzen" kalmadı. Tudor'un iradesi ve başkan Dursun Özbek'in tam desteğiyle Florya'yı yıllardır kurt gibi kemiren futbolcuya dayalı düzen de kalmadı. Hiçbir başarı rastlantı olamaz. Galatasaray iyi takım kurmanın, transferi erken tamamlamanın, geçen yılı yatarak değil, oynayarak geçiren hazır oyuncuları almanın, gerek Florya'da, gerekse saha içinde futbolcuya dayalı düzeni kaldırmanın, her şeyden önemlisi çok iyi ve disiplinli çalışmanın meyvelerini topluyor.
Milliyet

Bitsin Bu Dert! 
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, UEFA'dan yeni anlaşma için davet beklediklerini söylerken, Riva'nın kendileri açısından cansuyu olduğuna dikkat çekti. Fanatik tarafından düzenlenen Spor ve İş Zirvesi'nde konuşan Özbek, UEFA'dan daha önce 1 yıl Avrupa kupalarına katılamama cezası aldığını hatırlattı ve şunları söyledi: "Galatasaray'ın önümüzdeki döneminin planlanması açısından, daha önceki sıkıntıları yaşamamak için UEFA'ya yeni bir anlaşma talebinde bulunduk. Oradan bir davet bekliyoruz ki önümüzdeki 3-4 yılda UEFA'dan FFP çerçevesinde problem yaşamayalım." Riva projesinin önemine de değinen başkan Özbek, "Galatasaray'ın can suyu Riva projesidir. Birinci dilimde Galatasaray'ın kasasına 100 milyon dolara yakın bir para girdi. Bankaya olan borcun kapatılmasında kullanıldı. Galatasaray'ın gelirleri bugün itibarıyla futbol şubesi için yeterli fakat borçlanma suretiyle ödediğimiz faiz miktarı çok yüksek. Öncelikle bu borçlardan kurtulmak lazım. Mümkün olduğu kadar faiz sarmalından çıkmamız lazım. Riva projesi bu manada yapıldı. Giderek azalmaya başladı bu borç. Sıfırlama noktasına kadar götürmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı olduğunu ve önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ettiklerini belirten Özbek, "Futbol takımlarının sporcuların ücretlerine bağlı olarak ödedikler stopaj miktarının yıl sonu itibarıyla değişmesi söz konusu. Daha önce yüzde 35'ler civarında olan rakam Sayın Cumhurbaşkanı'nın katkısıyla yüzde 15'ler seviyesine inmişti. Bu süre doldu. Süre dolunca kulüpler de bu konudaki görüşlerini Sayın Cumhurbaşkanı'na, Maliye Bakanı'na ve Gençlik ve Spor Bakanı'na iletti. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı'na çok teşekkür ediyorum. Kendisi konuya ilgi duydu ve bizi dinledi. Kulüplere destek olacağı konusunda en ufak şüphem yok. Kendisi futbola sevdalı birisi, biz de bu anlamda kulüpler olarak şanslıyız" diye konuştu.
Milliyet

Beşiktaş'a Gençlik Aşısı 
Süper Lig'de yabancı futbolcu sınırlamasındaki geleceğe dönük belirsizlik nedeniyle birçok kulüp beklemede kalırken, Beşiktaş Yönetimi şimdiden düğmeye bastı. Takımı gençleştirme yolunda birçok yabancı yeteneği takip eden siyah-beyazlı yönetim yerli oyuncu konusunda da geniş çaplı bir tarama yapacak. Atiba, Quaresma, Pepe, Adriano, Gökhan Gönül ve Negredo'nun 30 yaş üstü oyuncular olması nedeniyle bu isimlerin yerine genç yetenekler bakan yönetim, FEDA dönemindeki gibi gurbetçi avına da çıktı. Yerli ve yabancı gençleri izleyerek hem yabancı sınırlamasına önlem almak hem de takımı gençleştirmek isteyen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman geçtiğimiz günlerde Brezilya'ya giderek ilk adımı attı. Atiba'nın önerdiği Kanadalı golcü Cyle Larin'i devre arasında bedava transfer etmeye çalışan Beşiktaş Yönetimi, TFF'nin alacağı karara göre yerliler için de girişimlerde bulunacak. Daha önce Olcay Şahan, Gökhan Töre ve Oğuzhan Özyakup gibi futbolcuları kadrosuna katan Beşiktaş yine aynı stratejiyi izleyerek takımın geleceğini hazırlayacak. Bu planlama içerisinde altyapıdan gönderdiği kiralık futbolcularını da yakından takip edecek olan siyah-beyazlı kulüp, Oğuzhan Aydoğan ve Eslem Öztürk gibi futbolcuları kadrosunda tutmayı hedefliyor. Bu gelişmelerin yanı sıra Beşiktaş Yönetimi, yetenek takip etme konusunda da yeniden yapılanmaya gidecek.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme