7 Ekim 2017 Cumartesi

07.10.2017 Genel Gündem



07.10.2017

GÜNDEM
İstifa Talebi Söz Konusu Değil 
Afyonkarahısar Kampı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sözcü Ünal, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki buluşmanın rutin bir görüşme olduğunu söyledi. Beştepe'de 1.5 saat süren görüşmenin, "Gökçek'in, daha önce talep ettiği randevuya verilen rutin cevap" olduğunu belirten Ünal, "Cumhurbaşkanımız görüşmek için çağırmadı Melih Bey'i, kendisinin daha önceden randevu talebi vardı. Aynı zamanda da 15 Temmuz Şehitler Anıtı ile ilgili düzenleme halen devam ediyor. Bunlarla ilgili bir görüşmeydi. Ben daha önce de açıkladım, bir istifa talebi söz konusu değil" diye konuştu. Erdoğan'ın partiye tekrar dönmesinin ardından "partinin her şeyi elden geçirdiğini" vurgulayan Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teşkilatları elden geçiriyor, belediyeleri elden geçiriyor, hükümeti elden geçiriyor. Bütün bu elden geçirmenin amacı da 2019'a hazırlık. Bu süreçte bizim herhangi bir il başkanının, herhangi bir belediye başkanının yani herhangi bir siyasinin kendisini siyasi güvence altında hissetmesi diye bir şey söz konusu olamaz. Yani 'Şunların istifası istenecek, şunların istifası istenmeyecek' diye bir şey söz konusu olamaz. Yerel Yönetimler Başkanlığı'nın bu konuda çalışmaları devam ediyor. Öncelikli olarak ekip ruhuyla hareket ediyoruz. Bizde partinin değeri, anlamı, önemi, şerefi üstün ve kıymetlidir. Dolayısıyla makamı alırken sorun çıkarmayanlar, 'Makamı boşaltın' denildiğinde niye sorun çıkarsınlar. Yani aslında her şey son derece açık. Bir süreç devam ediyor, bu süreç içinde de şundan emin olun, herhangi bir şey olduğunda ilk siz duyacaksınız çünkü ben doğrudan sizi hemen bilgilendireceğim. Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın döndükten sonraki süreçte teşkilatları, belediyeleri, hükümeti, bütün siyaseti, AK Parti çerçevesinde elden geçirmesi son derece normal bir şey. Cumhurbaşkanımızla yapılan görüşmenin içeriği tamamen sözünü ettiğim çerçevede. Orada 15 Temmuz Anıtı, müze ve kendisinin daha önceden istediği randevu talebinin gerekçesi çerçevesinde yapılmış bir görüşme. Bunun dışına çıkılması söz konusu olamaz."
Hürriyet


Ab'de Yoksulluğu En Fazla Finlandiya Ve Türkiye Düşürdü 
Türkiye, seçilmiş Avrupa Birliği (AB) ülkeleri içinde Finlandiya'nın ardından yoksulluk oranında en fazla düşüşün kaydedildiği ülke oldu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı bültene göre, Avrupa İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) seçilmiş Avrupa Birliği ülkeleri içinde eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, 2015 yılına kıyasla 2016'da yoksulluk oranında en fazla düşüşün olduğu ülke 0.8 puanla Finlandiya olurken, bu ülkeyi 0.7 puan azalışla Türkiye, İngiltere ve Letonya izledi. Türkiye'de yoksulluk oranı, 2015'te yüzde 21.9 düzeyindeyken 2016'da yüzde 21.2'ye geriledi. Seçilmiş Avrupa Birliği ülkeleri içinde en yüksek yoksulluk oranına sahip ülke, yüzde 25.5 ile Sırbistan olurken, bu ülkeyi yüzde 25.3 ile Romanya ve yüzde 22.9 ile Bulgaristan takip etti. AB'de en düşük yoksulluk oranına sahip ilk ülke yüzde 9.7 ile Çekya, yüzde 11.6 ile Finlandiya ve yüzde 11.9 ile Danimarka. 2016'da bir önceki yıla göre yoksulluk oranında artışın en yüksek olduğu ülkeler ise 1.7 puanla İsveç, 1.2 puanla Hollanda ve 0.9 puanla Bulgaristan oldu.
Haber Türk

DÜNYA 
'Pkk Konusunda Hassasız' 
Üç yıllık görev süresi sona eren ve yeni atandığı Afganistan'a gitmek üzere Ankara'dan ayrılmaya hazırlanan ABD'nin Türkiye Büyükelçisi John Bass, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) tarafından yapılan referandumun sonuçlarını kendilerinin de tanımadığını belirterek, "Bölgede yeterince şiddet olduğunu düşünüyoruz ve referanduma tepki olarak buna daha fazla şiddet eklemenin durumu iyileştireceğine inanmıyoruz" dedi. Milliyet'in sorularını yanıtlayan Bass, IKBY yönetiminin referandumu sonrasında gelinen noktada bir operasyon ihtimali olması halinde ABD'nin tepkisine ilişkin soruya, "ABD hükümetinin, bağımsız bir Irak Kürdistanını desteklemediğini söylemeliyim. Kuzey Suriye'de bir Kürt kuşağını da desteklemedik ve desteklemiyoruz. Yapılan referandumun sonuçlarını meşru olarak tanımıyoruz. Türk ve Bağdat hükümetiyle bu konuda hemfikiriz" yanıtını verdi. Bağdat ve Erbil'deki yetkililerin, bu konuya çözüm bulmak için bir araya gelmelerini önemli bulduklarını belirten Bass, "Bölgede yeterince şiddet olduğunu düşünüyoruz. Referanduma tepki olarak buna daha fazla şiddet eklemenin durumu iyileştireceği ya da farklılıkları çözeceğine ve Türkiye, ABD, Irak ile İran'ın endişelerini gidereceğine inanmıyoruz" ifadelerini kullandı. Bass, "IKBY'nin geri adım atmasını bekliyor musunuz?" sorusuna da "Bazı meslektaşlarımdan edindiğim izlenime göre, Erbil yönetiminde (çözüme yönelik) durumun ilerlemesi için bir istek var" yanıtını vermekle yetindi. Büyükelçi Bass, YPG'ye silah tedariği ve Suriye konusuna ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. YPG'ye verdikleri desteğin sınırlı ve taktiksel olduğunu savunan Bass, şöyle devam etti: "Bu bir tercih değil, DAEŞ'ın hepimize yönelttiği tehditle mücadele edebilmek için bir zorunluluk. DEAŞ Tel Abyad'da sınırın ötesinden traktörler dolusu gübre alıyor, bunları kullanarak bomba yüklü kamyonları Ramadi'de, Irak'ın batısında patlatarak Bağdat'ı devirmeye çalışıyordu. O zamanlarda ortaya çıkan tehdidi kısa vadede ortadan kaldırabilecek Suriyeli kuvvetler bulmak için çok uğraştık. Bu acil sorunu çözmek için başka kuvvetler geliştirmeye çalıştık. Sonuçta, sorun acil olduğundan, o dönem sahada elimizde bulunan kuvvetleri kullanmaya karar verdik." Bununla birlikte, bu işbirliğinin PKK'yı güçlendirmemesi, bu örgütün Türkiye için daha büyük bir güvenlik sorunu haline gelmemesi konusunda hassas ve kaygılı olduklarına dikkat çeken Büyükelçi John Bass, "Bu kalıcı bir anlaşma değil. Türk hükümetinin PKK'ya karşı mücadelesini destekledik, desteklemeye de devam edeceğiz" diye konuştu.
Milliyet

Katalonya 9 Ekim'i Bekliyor 
Katalan Özerk Yönetimi ile İspanyol hükümeti arasındaki sinir harbi, bağımsızlık referandumunun ardından şiddetlenerek devam ediyor. Son olarak Katalonya Dışişleri Bakanı Raul Romeva, İspanya Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına rağmen, pazartesi günü için planlanan toplantıyı yapacaklarını açıkladı. İspanya Anayasa Mahkemesi, Carles Puidgemont liderliğindeki Katalonya Parlamentosu'nun, Madrid merkezi yönetiminden bağımsızlık ilan etmesi beklenen pazartesi toplantısını yasaklamıştı. Puigdemon'ın salı günü Katalonya Parlamentosu'na seslenmesi bekleniyor. Parlamento toplantısında Katalan siyasilerin ortak kararla bağımsızlık ilan edebileceği belirtiliyor. Öte yandan, Katalonya Emniyet Müdürü Josep Lluis Trapero, "halkı devlete karşı isyana teşvik etme" suçlamasıyla Madrid'deki Ağır Ceza Mahkemesi'nde ifade verdi. Katalan polis gücü olan Mossos d'Esquadra, Katalonya'da görevli İspanyol polisini 1 Ekim'deki referandumdan önceki protestolar sırasında korumamakla suçlanıyor. Referandum sırasında İspanyol polisinin takındığı tavırsa tartışma yaratmayı sürdürüyor. İspanya hükümetinin Katalonya temsilcisi Enric Millo, referandum sırasında şiddet kullanan İspanyol polisi adına özür diledi. Millo "O güne ait görüntülere baktıkça, insanların darp edildiğini, itildiğini, yaralandığını gördükçe, elimden pişmanlık ve olaylara karışan polisler adına özür dilemekten başka bir şey gelmiyor" dedi.
Milliyet

'Demir Leydi'ye İsyan 
İngiltere'de kendi kararıyla yapılan erken seçimden parlamento çoğunluğunu kaybederek çıkan, Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden çıkış (Brexit) müzakerelerinde tıkanan ve parti kongresindeki konuşması skandala dönüşen Başbakan Theresa May, istifa baskısıyla karşı karşıya. May, geçen yıl Temmuz ayında başbakanlık görevini David Cameron'dan devraldığında, kamuoyunda kendisi için en çok kullanılan benzetme, sert mizacı ve disiplini nedeniyle yakıştırılan 'Yeni Demir Leydi' olmuştu. Bu, 1979-1990 yıllarında iktidarda kalan ülkenin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher'a benzer bir başarının kendisinden beklendiğini gösteriyordu. May'in 15 aylık başbakanlığında sergilediği performanstan sonra bu benzetme artık sadece kendisi hakkında yapılan şakalarda kullanılıyor. Ana muhalefet lideri Jeremy Corbyn, İngilizce 'iron' (demir) ve 'irony' (istihza, hiciv) ifadelerinden kelime oyunu yaparak May'e 'İroni Leydi' derken basın, 'sarsak'tan 'yürüyen ölü'ye ve 'robot'a kadar bir dizi yeni benzetmeyi dolaşıma sokmuş durumda. Ancak May'in içinde bulunduğu durumu en iyi yansıtan benzetme '10 Numaradaki mahpus' olarak görünüyor. Bu benzetmeyle, gerek partisi içinde, gerek ülkede ve gerekse uluslararası arenada otoritesini yitiren May'in resmi başbakanlık konutunu işgal eden etkisiz bir siyasi aktöre dönüşmesi anlatılıyor. Başbakanlık kaynakları, May'in istifa edip etmeyeceği şeklindeki sorulara, "Gündemde değil" açıklamasını yapsa da parti içi muhalefet sesini yükselterek bu talebi gündemde tutuyor. İngiliz basını, bir grup milletvekilinin gelecek hafta May'i devirmek için hazırlık yaptığını yazdı. Başını eski Uluslararasi Kalkınma Bakanı Grant Shapps'ın çektiği muhaliflerin sayısının 30'a ulaştığı belirtiliyor.
Vatan

Mam* Celal Uğurlandı 
Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Genel Sekreteri, Irak'ın ilk Cumhurbaşkanı Celal Talabani bugün Süleymaniye'de toprağa verildi. Tedavi gördüğü Almanya'da salı günü hayatını kaybeden Talabani'nin cenazesi, uçakla Berlin'den Süleymaniye'ye getirildi. Cenaze törenine Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, Başbakan Neçirvan Barzani'nin yanı sıra ABD, İtalya, İran, Suudi Arabistan, Ürdün gibi ülkelerin temsilcileriyle çok sayıda büyükelçi ve konsolos katıldı. Cenazenin getirildiği Süleymaniye Uluslararası Havalimanı'nda 21 pare top atışı yapıldı. Talabani, Büyük Süleymaniye Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından, evinin yakınında, Debaşan'da toprağa verildi. Irak hükümeti, Talabani'nin Süleymaniye'de düzenlenen cenazesinde tabutun IKBY bayrağına sarılmasını protesto etti. Hükümetin protestosunun yanı sıra bir dizi Arap vekilin de töreni terk ettiği belirtildi. Töreni terk eden Arap vekillerden Casım Muhammed Cafer, 9 yıl cumhurbaşkanlığı yapan Talabani'nin tabutunun Irak bayrağına değil de IKBY bayrağına sarılmasının 'ihanet' olduğunu öne sürdü. Yarı resmi el Irakiye televizyonu da, eski cumhurbaşkanının cenazesinde bayrak nedeniyle canlı yayını yarıda kesti. Iraklı Kürtlerin özgürlük mücadelesinin sembol isimlerinden 'Mam Celal (Celal Amca)' 2012'de beyin kanaması geçirmişti. Talabani 3 Ekim'de tedavi gördüğü Berlin'de hayatını kaybetmişti. Talabani'nin vefatı dolayısıyla IKBY'de 7, Irak'ta 3 gün yas ilan edilmişti.
Vatan

Nobel'den 'Nükleer' Mesaj 
300'den fazla adayın bulunduğu bu yılki Nobel Barış Ödülü, nükleer silahların yasaklanması için mücadele eden çatı örgütü ICAN'a gitti. Ödül, Kuzey Kore'nin dünyayı nükleer silahlarla tehdit ettiği, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yapılan 2015 tarihli nükleer anlaşmadan çekileceğinin konuşulduğu bir döneme denk geldi. Norveç Nobel Komitesi'nden yapılan açıklamada, "Nükleer silahların kullanılma riskinin, öncekine oranla çok daha yüksek olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Uluslararası toplum, daha önce bağlayıcı uluslararası anlaşmalarla kara mayınlarının, misket bombalarının, biyolojik ve kimyasal silahların yasaklanmasını kabul etti. Çok daha yok edici olan nükleer silahlar ise henüz benzeri uluslararası hukuki bir yasağın konusu olmadı. ICAN, çalışmalarıyla bu hukuki boşluğun doldurulmasına yardımcı oldu" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, ICAN'ın, tüm uluslara, nükleer silahların yasaklanması ve yok edilmesi için çaba gösteren ilgili taraflarla işbirliği yapmaları konusunda öncü rol oynadığına dikkat çekildi. ICAN örgütü 1.1 milyon dolarlık ödülün de sahibi olacak. Ödül Aralık ayındaki törenle verilecek.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,6121-3,6188
Euro: Euro 4,2368-4,2452
Sterlin: 4,7168-4,7318
Gram Altın: 148,1699-148,5354

1 Kanal 5 Rota 
Çılgın proje olarak anılan 'Kanal İstanbul'da çalışmalar hızlandı. Konuyla ilgili bilgi veren Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kanal İstanbul projesinde son olarak 5 güzergah alternatifinde detaylı çalışma ve sondajlar yapıldığını söyledi. Arslan, etüd proje çalışmalarının temmuzda başladığını ve şu ana kadar toplamda 4 bin metreyi bulan 162 sondaj yapıldığını ifade etti. Arslan, "Çalışmalar sonunda, tatlı su kaynaklarını, tarım arazilerini dikkate alarak, çevreye en az olumsuz etkisi olacak, hatta olumlu etkisi olacak alternatifleri de çalışarak güzergahı netleştireceğiz" dedi. Daha önce yapılan çalışmalarda 3 alternatif güzergah belirlendiği açıklanmış, hatta Başbakan Binali Yıldırım, spekülasyonlara dikkat çekerek, "Güzergahı resmen tanımlamadık. Herkes fal bakıyor" açıklamasında bulunmuştu. Dün Bakan Arslan tarafından yapılan '5 alternatif güzergah' açıklaması, gözleri yeniden Kanal İstanbul'un muhtemel geçiş noktalarına çevirdi. Bölgelerin değerleme uzmanlarına göre bu 5 güzergah Küçükçekmece- Başakşehir-Arnavutköy, Silivri Evcik Barajı'ndan Karadeniz'e bağlantı hattı, Kınalı'dan Silivri'ye olan hat, Büyükçekmece'de paralel doğu ya da batı aksı. Proje büyüklüğü ve Marmara'dan Karadeniz'e bağlantısı açısından bu 5 güzergahın muhtemel geçiş rotalarından olabileceği vurgulanıyor.
Milliyet

Tanap Son Sürat Devam Ediyor... 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Çanakkale Boğazı denizaltı boru döşeme kısmının Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı'nda (TANAP) için kritik bir köşe taşı olduğunu belirterek, "Hakikaten çalışmalar son hızıyla, son sürat devam ediyor. İnşallah istediğimiz bu planlamayla giderse hesaplanandan, planlanandan daha erken tamamlanacak" dedi. Albayrak, TANAP projesi Çanakkale Boğazı denizaltı geçiş çalışmalarının yapıldığı gemide incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Ziyaret sonrasında projeye ilişkin AA'ya değerlendirmelerde bulunan Albayrak, Türkiye ve Avrupa için dünya enerji arz güvenliği noktasında çok önemli bir proje olarak nitelendirdiği TANAP'ta, Çanakkale Boğazı denizaltı boru döşeme işleminin proje için kritik köşe taşlarından biri olduğunu söyledi. Albayrak, TANAP'ın Azerbaycan - Türkiye özelinde olmak üzere Avrupa ve doğalgaz arz güvenliği açısından hayati ve tarihi bir proje olduğuna işaret etti. Albayrak, şunları kaydetti: "Çalışmalar son hızıyla devam ediyor. Bu planlamayla giderse hesaplanandan daha erken tamamlanacak. Projenin her aşamasında Türkiye olarak çok büyük inisiyatifler aldık, büyük efor sarfettik. Bugün de projenin çok kritik önemdeki teknik ayaklarından bir tanesi olan Çanakkale Boğazı denizaltı geçişi noktasında boruların döşenmesini, planlı, teknik ve güvenli bir şekilde yerine yerleştirilmesi çalışmalarını yerinde izledik. 1261'inci borunun ki bu hakikaten anlamlı bir sayı, yerleştirilme çalışmalarını izledik. Malezyalı firma ve tüm paydaşların çabasıyla inşallah TANAP yönetimiyle birlikte projenin yüzde 80'inden fazlası tamamlandı. Önümüzdeki sene Türkiye ayağı, 2020 ilk çeyreğinde Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı (TAP) kısmının tamamlanmasıyla Azeri gazı Avrupa'ya ulaşacak."
Milliyet

'Kayıtlara Göre Çalışanları Değil' 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında ABD Büyükelçiliği'nin Metin Topuz'un tutuklanmasına yönelik açıklamasına sert tepki gösterdi. Bozdağ, "Metin Topuz bir Türk vatandaşı. Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği'nde ve Konsolosluklarında çalışanlar hem diplomatik personel, hem konsüler statü de olanlar hem de bu kapsamda olmayıp da orada resmen çalışan kişiler. Bunların bütün bilgileri Büyükelçilikler tarafından Dışişleri Bakanlığı'na verilir. Şimdi ABD Büyükelçiliği'nin verdiği listede hem diplomatik, hem konsüler hem de resmi çalışanlar arasında Metin Topuz diye bir isim yok. Onların çalışanı olarak gözükmüyor kayıtlarda. Çalışıyorsa bunu bildirmemişler demektir. O onların ayrı bir eksikliği. Kaldı ki çalıştığını bildirmiş olsa bile diplomatik dokunulmazlığı veya konsüler korumacılığı yoksa onlarla ilgili işlem yapmak uluslararası hukuka uygundur" ifadelerini kullandı. Türk vatandaşı herhangi birisi bir suç işlediği iddiasıyla karşılaştığında nasıl adli işlem yapılıyorsa Metin Topuz hakkında da aynı türden bir adli işlem yapıldığını belirterek, şunları kaydetti: "Yargı önüne gelen iddialar, deliller, bilgiler, veriler üzerinden hareket etmiştir. Burada da basına yansıyan kadarıyla söyleyebilirim. Burada oldukça ciddi veriler olduğunu görüyoruz. Bunun üzerine elbette Türk yargısı Anayasa ve yasaların kendine verdiği yetkiyi kullanarak görevini yapmıştır, görevini de yapacaktır. Suç işleyen kişinin çalıştığı yer ABD Büyükelçiliği olabilir, başka bir yer olabilir. 'Falan yerde çalışıyor. O suç işledi ama biz ona dokunmayalım yanlış olur falan' gibi bir anlayışa kesinlikle Türk yargısı öyle bir siyasi hesap yapmaz. Niye yapmaz ? Yargının kuralları bellidir. O kurallar ne ise onu yapmakla görevlidir. Yargı burada tarafsız, bağımsız bir şekilde işlemiş ve görevini yapmıştır."
Vatan

Kredisini Erken Ödeyene Ceza Kesilemeyecek 
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nden, faiz düşünce konut kredisini yeniden yapılandıran tüketicilere iyi haber geldi. Yargıtay, bankaların ancak "Zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceği"ne dikkat çekerek, faiz düşünce konut kredisini yeniden yapılandıran davacı vatandaştan alınan, "erken ödeme cezasının" bankaca iadesi gerektiğine karar verdi. Karar örnek niteliği taşıyor. Yargıtay kararına göre, Kayseri'de, F.I adlı vatandaş, bir kamu bankasından kullandığı konut kredisini faiz oranlarının düşmesi üzerine 14 Şubat 2013'te yeniden yapılandırdı. Bu işlem sırasında 744,37 TL ücret alındığını belirten F.I, Melikgazi Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne başvurdu ve ücret iadesi istedi. Hakem heyeti, 11 Kasım 2013'te başvuruyu redddedince F.I, Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi'ne itiraz etti. Mahkemenin, 2 Eylül 2014'te itirazın reddine karar vermesiyle hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşti. F.I'nın avukatının talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kanun yararına bozma istemiyle dosya temyiz edildi. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2 Haziran'da, Başsavcılığın kanun yararına temyiz talebini kabul etti. Bozma kararında özetle şöyle denildi: "4077 sayılı kanunun 10/B maddesine göre faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez' hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, dosya ele alındığında davalı banka tarafından 744,37 TL erken ödeme cezası altında tahsilat yapıldığı anlaşılmaktadır. Bankanın ancak, zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü düşünüldüğünde, 744,37 TL erken ödeme cezası adı altında alınan bedelin davacıya iadesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozulması gerekir."
Hürriyet

Mülteciler 'İş' Başında 
ABD merkezli sivil toplum örgütü Building Markets ve Gaziantep'te faaliyet gösteren Suriye Ekonomik Forumu Türkiye'deki Suriyelilere ait mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) genel görünümüne ilişkin bir rapor hazırladı. 'Hikayenin Öteki Yüzü; Türkiye'deki Suriyeli KOBİ'ler üzerine bir pazar araştırması' başlığını taşıyan rapor için İstanbul ve Gaziantep'te 230 Suriyeli işletmeyle görüşmeler yapıldı. Rapora göre gayri resmi ve kayıt dışı işletmelerle birlikte Türkiye'deki Suriyeli şirketlerin toplam sayısının 10 bin aştığı tahmin ediliyor. 2011'den beri resmi olarak 6 bin 33 yeni şirket kuran Suriyeliler yaklaşık 334 milyon dolarlık yatırım yaptı. Suriyeliler, 2013'ten bu yana her yıl yeni şirket kuran yabancılar arasında birinci sırada. Suriyeli KOBİ'ler de ortalama 2 buçuk yıldır Türkiye'de faaliyet gösteriyor ve yıllık ortalama gelirleri 463 bin dolar. İşletme sahibi Suriyelilerin yüzde 67'si üniversite mezunu. Türkiye genelindeki Suriyelilerin yüzde 10 olan üniversite oranı dikkate alındığında işletme sahiplerinde eğitim düzeyinin yüksek olduğu görülüyor. Suriyeli girişimciler ortalama 9,4 kişiyi istihdam ediyor. Çalışanlarının çoğu daha önce kayıt dışı olarak çalıştığını ifade ediyor. KOBİ'lerin yüzde 55'i gelecekle ilgili ümitli ve iyimserler. Seneye de ilave istihdam imkanı sunacağını beyan ediyorlar. Yüzde 55'i mevcut durumlarını koruduğunu ve yüzde 34'ü büyüdüğünü belirtiyor. Suriyeli girişimcilerin yüzde 76'sı Suriye'de savaş bittikten sonra da Türkiye'deki işlerini muhafaza ederek Suriye'ye açılmayı planlıyor. Suriyeli KOBİ sektör tahlilinde toptan ve perakende ticaret yüzde 39'la ilk sırada. Bunu yüzde 19'la imalat ve yüzde 10'la konaklama ve yiyecek hizmetleri takip ediyor. Suriyeli imalatçılar daha çok Gaziantep'te yer alırken, İstanbul'daki şirketler genelde konaklama ve yiyecek hizmetleriyle ilgileniyor. Suriyeli KOBİ'lerin yüzde 40'ı karşılaştıkları en büyük zorluğun dil olduğunu belirtiyor. Türkiye'de bir işletme kurma deneyimini ise yüzde 73'ü 'Kolay' diye tarif ediyor. Girişimcilerin yüzde 45'i bu süreci tamamlamak için hukuk ve muhasebe hizmetlerini kullanırken, yüzde 39'u gayri resmi olarak diğer Suriyelilere güvenmiş. Bu durum Suriyeli KOBİ'leri destekleme ve resmileştirmede hem güvenilir hizmetlere hem de iş çevrelerine olan ihtiyacı gösteriyor. Türkiye'de bir işletme kurmanın zor olduğunu düşünen girişimciler arasında dile getirilen en büyük üç zorluk; yasal düzenleme ortamı, maliyet ve ev sahibi topluluğun algıları.
Hürriyet

 POLİTİKA
 Halkın İradesinin Üzerinde Güç Yok 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Ankara'da Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu ağırladı. Devlet Başkanı düzeyinde Venezuela'dan yapılan ilk resmi ziyarette iki ülke arasında havacılık, turizm, ticaret, tarım ve güvenlik işbirliğine yönelik 5 anlaşma imzalandı. Venezuela'da bazı askerlerin ayaklanmasıyla darbe girişimi yaşayan Maduro ile görüşmesi sonrası Erdoğan, dış müdahalelerin doğru olmadığını, halkın iradesinin üzerinde bir güç olmadığına inandığını söyledi.Erdoğan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu törenle karşıladı. Maduro, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı, Türkçe "Merhaba asker" diyerek selamladı. Görüşmenin ardından ikilinin yaptığı ortak basın toplantısında Erdoğan, şunları söyledi: Kendisinin ziyareti Venezuela'dan devlet başkanı düzeyinde ilk resmi ziyaret. Kendisi ayrıca Venezuala'dan ülkemize ziyaret eden ilk dışişleri bakanı olmuştu. İkili ve heyetlerarası görüşmelerimiz çok çok verimli oldu. 5 anlaşma imzalandı. Özellikle enerji ve ticaret alanındaki işbirliğimizi geliştirmek amacıyla atılacak adımları değerlendirdik. Tarım, madencilik, turizm, ulaştırma, kalkınma işbirliği, savunma sanayine yönelik neler yaparız, değerlendirdik. Görüş alışverişinde bulunduk. THY 2016 Aralık ayından bu yana İstanbul- Havana-Karakas hattında seferler düzenliyor. Kültürel alanda da ilişkilerimiz hızla gelişmekte olduğunu burada vurgulamak isterim. Karakas'ta yakın zamanda bir Yunus Emre Kültür Merkezi açılması konusunda Sayın Başkan ile mutabık kaldık. Ankara Üniversitesi'nde Simon Bolivar kürsüsünün yakın bir zaman içinde kurulacak olması da sevindiricidir. Geçtiğimiz yıl Dışileri eski Bakanı Rodriguez bizden Venezuela'da bir Türk camisi inşaa edilmesi yönünde talepte bulunmuştu. Biz de bu talebi gerçekleştirmekten bahtiyarlık duyacağımızı ifade etmiştik. Başkanla bu konuyu da görüştük. İnşallah Karakas'ta uygun bir arsa tahsisi yapılması halinde ülkemizin geleneksel mimarisini yansıtan güzel bir eser inşaa edeceğiz. Başkan Maduro da destek vereceğini söyledi. Venezuela Latin Amerika'da değer verdiğimiz bir ortaktır. Latin Amerika ve Karayipler bölgesi ile ilişkilerimiz her geçen gün daha da gelişiyor ve zenginleşiyor. Türkiye'nin bölgeye yönelik dış politikasının parametreleri bellidir. Biz hiçbir ayrım yapmadan tüm Latin dostlarımızın barış, huzur ve esenlik içinde yaşamasını arzu ediyoruz ve dış müdahalelerin de doğru olmadığını, özellikle gerek diplomasimizin gerekse uluslararası politikamızın bir gerçeği olduğunu da ortaya koymakta fayda görüyorum. Özellikle ticari ilişkilerimizin kazan kazan temelinde ilerletmek istiyoruz. Halkın iradesinin üzerinde bir güç olmadığına inanıyor, dış müdahalelerin çoğu zaman sorunları daha da derinleştirdiğini düşünüyoruz. Temennimiz Venezuela'da son dönemde yaşanan sorunların suhuletle, diyalog ve uzlaşma ile özellikle çözüme
Milliyet 

İbadi, Yıldırım'ı Irak'a Davet Etti 
Başbakan Binali Yıldırım, Irak Başbakanı Haydar El-İbadi'nin kendisini Irak'a davet ettiğini, davetin içeriği ve zamanlaması konusunda çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Yıldırım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in istifa edeceği iddialarıyla ilgili soruya da "Kim söylüyor? Dedikoduya göre amel edilir mi?" yanıtını verdi. Yıldırım, dün cuma namazını Kocatepe Camii'nde kıldı. Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, Irak Başbakanı İbadi'den davet geldiğini belirterek, "Sayın İbadi'den böyle bir davet gelmiştir. Bu konuda arkadaşlarımız içeriği, zamanlaması konusunda çalışıyorlar. Yapılacak ziyaret önemli bir ziyarettir. Hazırlıkların yapılması gerekir" dedi. Başika'nın olduğundan fazla gündeme getirildiğini söyleyen Yıldırım, "Başika'daki askerlerimiz DEAŞ'la mücadeleye katılacak olanlara eğitim vermek üzere oradalar. Irak da DEAŞ ile mücadele ettiğine göre, aramızda bu konunun mesele olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bölgede daha büyük sorunlar var. Kuzey Irak gayrimeşru referandumu var. Ondan sonra yaşanacak gelişmeler var. Bu konularda çok daha yakın işbirliği içinde olmamız gerekir. Bizim için yok hükmündeki bu referandumdan sonra, biz ilişkilerimizi Irak Merkezi hükümeti ile daha da geliştirmek istiyoruz. Kapsamlı bir ekonomik işbirliği, savunma, güvenlik işbirliği olabilir. Bölgedeki sorunlar hakkında siyasi anlamada işbirliği olabilir. Irak'ın toprak bütünlüğü bizim için önemlidir. Sınırlarımızda statü değişikliği bizim kabul edilemez bir önceliğimizdir. Referandum sonrası bölgede herhangi bir ayrımcı hareketin başlaması Türkiye'nin mili güvenlik meselesidir" diye konuştu.
Milliyet

SPOR 
Perde Açılıyor 
Yeni isim sponsoru Tahincioğlu ile daha da güçlenen Basketbol Süper Ligi'nde 2017-18 sezonuna start veriliyor. Geçtiğimiz sezonu hem ligde, hem de Euroleague'de şampiyon olarak bitiren, Cumhurbaşkanlığı Kupası finalinde Banvit'i devirerek, yeni sezona kupayla giren Fenerbahçe, en önemli favori olarak dikkat çekiyor. Her ne kadar Bogdanovic ile Udoh'u NBA'e kaptırsa da, flaş transferleriyle dikkat çeken sarı-lacivertliler, Obradovic yönetiminde yine en önemli zirve adayı olarak gözüküyor. Son finalist Beşiktaş Sompo Japan da Ufuk Sarıca ile yakaladığı çıkışı sürdürmek amacında ve takviyelerle, siyah-beyazlı ekibe güven veriyor. Her ne kadar Stimac'ı Efes'e kaptırmış olsa da, Beşiktaş daha tempolu ve skorer bir takım olacağının sinyallerini veriyor. Son yıllarda beklentilerin çok uzağında kalan Anadolu Efes de yeni kadrosuyla yeni bir hava yakalamak ve uzun yıllardır hasret kaldığı şampiyonluğa ulaşmanın planlarını yapıyor. Erman Kunter yönetiminde sezona başlayan Galatasaray Odeabank, hazırlık döneminde taraftarlarına umut vermese de, ritmini artırmanın hesapları içinde. Hem Efes, hem de Galatasaray'ın bu sezon maçlarını Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynayacak olmaları da önemli bir değişiklik olarak göze çarpıyor. Darüşşafaka Doğuş, ligin heyecan veren ekiplerinden birisi olmaya adayken, yeni ekipler Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Eskişehir Basket, sahip oldukları taraftar potansiyeli ile deplasmanları daha zor kılacağa benziyor. İstanbul BŞB, Pınar Karşıyaka, Yeşilgiresun, TOFAŞ, Banvit gibi ekipler Türk oyuncuların sıçrama yapması için bir fırsat olarak gözükürken Demir İnşaat Büyükçekmece, Muratbey Uşak ve Trabzonspor, özellikle iç saha performanslarına güveniyor. Gaziantep Basketbol'un da üst sıraları kovalayacak olması, bizleri bekleyen heyecan dozunu daha net gösteriyor.
Milliyet

Süper Kaynaşma 
Fransa'nın önde gelen yayın organlarından L'Equipe Magazine, yeni sayısında Galatasaray'ı kapağına taşıdı. Bu sezon Ligue 1'den ayrılarak Süper Lig'e giden futbolculara atıf yaptığı başlığında 'Süper kaynaşma" ifadesini kullanan dergide Belhanda, Carrasso ve Gomis gibi futbolculardan alınan görüşlere yer verildi. Belhanda, Galatasaray'ı tercih etmesindeki gerekçeleri açıkladığı konuşmasında, "Futbolda tutkuyu seviyorum. Gerçek anlamda futbolda bunu o güne kadar yaşamamıştım. Türk futboluyla ilgili düşüncelerini sorduğum insanlar bana bu aradığım şeyi Türkiye'de bulabileceğimi söylediler. Uçaktan iner inmez kendi kendime 'yanılmamışım' dedim. Nice ve Montpellier gibi takımlardan sonra adeta yeni bir boyuta geçmiş gibi oldum" diye konuştu. Faslı futbolcu şöyle devam etti: "2-0 öne geçtiyseniz, artık yenilmenizin mümkün olmadığını bilerek oynuyorsunuz. Bazen 30 dakika sonra yoruluyorum. O an taraftar devreye giriyor ve bunu atlatmamı sağlıyor. Medyatik bir deyişle; kelimelerle anlatılmaz." Galatasaray'ın bonservisi elindeyken kadrosuna kattığı kaleci Cedric Carrasso da ilginç bir itirafta bulundu. Yaz başında yeni rotasıyla ilgili 'Türkiye hariç her yer olabilir' diyen 35 yaşındaki file bekçisi, "Ülkenin gözümde yanlış bir imajı varmış. Beni Galatasaray'ın teklifini kabul etmeye ikna eden Gomis oldu, iyi de yaptı. Galatasaray büyük bir kulüp. İstanbul özel bir yer. Dünyanın merkezindeymiş gibi hissettiriyor" diye konuştu.
Milliyet

Tek Alkış Eskişehir'e 
Eskişehir, İzlanda karşılaşmasıyla 5 Eylül'deki Hırvatistan müsabakasının ardından tarihinde ikinci kez resmi bir milli maça ev sahipliği yaptı. Maçın biletlerini günler önce bitiren ay-yıldızlı taraftarlar tribünlerdeki yerlerini alarak karşılaşma boyunca A Milli Takımımız'a büyük destek verdi. Yapımı geçen yıl sonunda tamamlanan Yeni Eskişehir Stadı'ndaki müsabakayı tam 35 bin seyirci tribünden takip etti. Kâbus gecesinde tek alkışı tribünler hak etti. Ay-yıldızlılar farkın henüz 50. dakikada 3'e yükselmesine rağmen desteğini hiç kesmedi ancak sahadaki oyuncular bu coşkuya karşılık veremedi. Türkiye Futbol Federasyonu karşılaşma öncesinde taraftarlara Türk Bayrağı dağıttı. Yeni Eskişehir Stadı'nın koltukları özel olarak Türk bayraklarıyla donatıldı. Stadın doğu tribününün üzerine "Dünya Kupası yolunda 80 milyon yanında", kuzey ve güney tribünlerine ise "Sen tribünde ay, milliler sahada yıldız olsun" pankartları asıldı. Seremoni sonrasında doğu tribününde üzerinde "Dünya Kupası yolunda 80 milyon yanında" yazılı dev Türk Bayrağı açıldı. Stat dışındaki etkinlik alanlarında da Türk Bayrakları futbolseverlere verildi. İzlanda maçı öncesinde Milli Takım Taraftar Kulübü, çeşitli etkinlikler düzenledi. Yeni Eskişehir Stadı önünde etkinlik alanına kurulan sahnede konserler ve DJ performansının yanı sıra çeşitli aktiviteler gerçekleştirildi.
Milliyet

Bize Husran Bize Hasret 
Top sürekli bizde, oyunu rakip alana yıkan biz, üreten yine biz, son vuruşlarda panik yaşayan yine biz, ne var ki golü yiyen yine biz! Olacak iş mi? Altı pasa sürekli girdik, ne var ki elimiz-ayağımıza dolaştı, bir türlü topu fileye atamadık, ya savunmadan döndü, ya da rakibe kaptırdık. Valla Lucescu "topu iki yönlü oynayacağız" dedi, demesine de biz ilk yarıda göremedik, ya sizler? Bu yarıda hep ofansif oynadık, tamam... Ancak rakip kontrataklarda savunmayı unuttuk, iki gol yiyerek faturayı ağır ödedik! Tamam çık kardeşim de, çıkarken savunmayı da unutmayacaksınız. Unutursan, elin oğlu çıkar, gollerini atar, seni koca bir hedeften uzaklaştırır!Yazık, hem de çok yazık, bir umudumuz vardı, onu da Eskişehir de bıraktık! Savunmasını sağlama alan İzlanda, ay-yıldızlı ekibin yoğun baskısını atlattığı anda uzun toplarla çok adamlı ofansif çıkışlarına pozisyon üretimini de ekledi. Nitekim 5. dakikada kalemizde büyük tehlike yaşadık. Gylfi Sigurdsson ceza yayı üzerinden gelişine sert vurdu, kaleci Volkan Babacan güçlükle kornere tokatladı. Nitekim 32. dakikada İzlanda yine böyle bir ofansif girişiminden ilk golü buldu. Bödvarsson soldan elini-kolunu sallayarak çizgiye yakın indi, altı pasa kesti, Gudmundsson topa gelişine sağıyla vurdu, top filelerle kucaklaştı: 0-1 Bu gol futbolcularımızı hem demorilize etti, hem de oyundan düşürdü. Nitekim 38'de konuk takım farkı ikiye çıkardı. Savunmanın uzaklaştıramadığı topu Bjarnason Volkan Babacan'ın üzerinde tavana çaktı: 0-2. Hadi belki ikinci yarı dedik, nerdeee! 50. dakikada Gylfi Sigurdsson'un sağdan korneri, savunmamızda büyük karambol, Kari Arnason dokundu, Mehmet Topal'ın çırpınışları yeterli olmadı: 0-3. Maçın geri kalan bölümleri mi? Valla maçı döndürme adına futbolcular sadece çırpındı, ne var ki, İzlanda'nın o etten duvarını delemediğimiz gibi pozisyon da üretemedik. Haa bir tane Oğuzhan'nın harika bir şutu vardı, onu da kaleci kornere tokatladı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme