10 Ekim 2017 Salı

10.10.2017 Genel Gündem

10.10.2017

GÜNDEM

Tsk idlib'e girdi 
Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı Astana toplantılarında çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib kentinde dün Türk askerinin bu kentte göreve başladığı dün resmen başladı. Günlerdir TSK ile birlikte Fırat Kalkanı Harekatı'nı yürüten Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) İdlib ve çevresinde yürüttüğü "temizlik" harekâtının ardından TSK'nın keşif timleri de gözlem noktaları tesis etmek için Suriye içinde faaliyete başladı. Astana toplantısında Türk askerinin çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib'in içinde, Rus askerinin ise dışında görev yapması ve rejim güçleri ile muhalifler arasındaki ateşkesi denetlemesi kararı alınmıştı. Türk-Rus ve İranlı asker, diplomat ve istihbaratçıların cuma günkü toplantısında noktasal düzeyde saha ile ilgili varılan mutabakatın ardından sınırdaki birliklere "İdlib'e intikale hazır olun" talimatı verildi.
Milliyet


Karardan dönün 
ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'ndaki yerel bir çalışanının FETÖ ile ilişkili olduğu savıyla tutuklanmasının ardından Türkiye ile ABD ilişkilerinde yeni bir gerilim ortaya çıktı. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, pazar günü akşam saatlerinde Türkiye'deki tüm Amerikan konsolosluklarındaki göçmen olmayan vize hizmetlerinin askıya alındığını duyurdu. Türkiye de; aynı gece Washington'daki Büyükelçiliği aracılığıyla aynı tarzda açıklama yaparak misillemede bulundu. Vize krizinin ardından dün sabah ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Kosnett, Dışişleri Bakanlığı'na davet edildi. Dışişleri yetkilileri; Kosnett'e, "gereksiz tırmanışa ve mağduriyete yol açan vize işlemlerinin askıya alınmasına yönelik karardan dönülmesi yönündeki Türkiye'nin beklentisini" iletti. Kosnett, ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass'ın Ankara dışında olması nedeniyle bakanlığa davet edildi. Türk vatandaşları; eğitim, ticari, turistik ve benzeri hangi amaçla olursa olsun ABD'ye seyahat etmeleri için bu ülkenin Türkiye'deki konsolosluklarından vize almak zorunda. ABD yönetiminin aldığı karardan daha önce ABD vizesi almış olan Türk vatandaşları bu vizeleri bitene kadar yeni durumdan etkilenmeyecek. Ancak ABD'ye seyahat etmek isteyen ve vizesi olmayanlar, yeni bir vize başvurusunda karar ortadan kalkana kadar bulunamayacak. Bavşuruda bulunamama, diplomatik dahil bütün pasaport türleri için geçerli olacak. Yani vize bavşurusunda bir istisna olmayacak. Türk vatandaşları, eğer yabancı bir ülkede ikamet sahibi ise o ülkedeki ABD misyonuna vize için başvuruda bulunabilecek. Sadece göçmenlik başvuruları kapsam dışında bırakıldı.
Milliyet

'O tutuklama yargı kararıdır' 
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, ABD'nin Türkiye'deki vize hizmetlerini askıya alma kararında, 'konsolosluk çalışanlarının güvenliğini' gerekçe göstermesine yanıt verdi. Bakan Gül dün A Haber televizyonunda şunları söyledi: "Açıklamada konsolosluk görevlilerinin güvenliğiyle ilgili bir husus ifade ediliyor. Güvenlikle ilgili hangi hususta eksiklik varsa bu konuda ilgili bakanlıklarca gerekli çalışmalar yapılır. Bu son tutuklamayla ilişkin bir konuysa bu hususta Türk yargısının vermiş olduğu bir karardır. Dışişleri Bakanlığımız da ilgili kişinin diplomatik dokunulmazlığı bulunmayan bir kişi olduğunu açıkladı. Bu konuda Türk vatandaşı olan birisiyle ilgili Türkiye'de gerçekleşen fiillerle ilgili yargılama yapması Türkiye'nin kendi hakkıdır. Bu husus bağımsız bir şekilde yargı tarafından sürdürülen bir süreçtir. Bu hususta herkesin saygılı bir şekilde sonucu takip etmesi gerekir. Soruşturma gizli olduğu için Adalet Bakanı olarak da bilgi sahibi değiliz." ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass'in konsolosluk çalışanının tutuklanması kararıyla ilgili "Hükümetten bazıları intikam peşinde" açıklamalarının anımsatılması üzerine Gül, "Bu asla bir diplomatın ağzına yakışmayacak bir ifadedir. Bu tutuklama kararı, yargının vermiş olduğu bir karardır. Bu hususta hükümetin hiçbir görevlisi veya hiçbir kurum yargıya 'şu şekilde karar verin' diye bir talimat veremez. Türk mahkemeleri ve yargısı bağımsızdır. Böyle bir ifadeyi asla kabul edemeyiz" diye konuştu.
Vatan

25 yıl ceza kararı bozuldu 
MİT Tır'ları davasında casusluk iddiasıyla yargılanıp 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklanan CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun, İstinaf Mahkemesi'ne başvurarak cezaya itiraz etmesinin ardından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararı bozdu. Eylemin casusluk kastıyla gerçekleştirilmediği, ayrıca suça konu olan bilgi ve belgelerin de sır olmadığı belirtildi. Mahkemenin karar metninde "Siyasi bir partinin yurtiçinde seçimleri kazanmasını engellemeye yönelik eylemin hangi gerekçelerle casusluk suçunun unsuru olduğunun gösterilmediği..." ifadesi kullanıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi karar metninde şu saptamalara yer verdi: Casusluk suçunu TCK'nın 327 ve 329'uncu maddesinde düzenlenen suçlardan ayıran temel unsur, eylemin casusluk kastıyla gerçekleştirilmesi hususudur. Bu manevi unsurun oluşabilmesi için failin genel kastının yanında sözü edilen özel maksadın da bulunması gerekir. Daha önceden yayınlanmış haberler sonucunda kamuoyu daha önceden bilgi sahibi olmuşsa, artık ortada herhangi bir sırdan bahsedilemeyeceği açıktır. Sanığa atılı bu eylemin, ayırma kararı verilen silahlı terör örgütüne yardım suçuyla bir arada görülerek değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım suçundan açılan kamu davasının tefrikine karar verilmek suretiyle siyasi casusluk kastının tespiti açısından gerekçede tartışmasız bırakılması... Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nce MİT TIR'ları davasında verilecek kararın sonucuna göre Enis Berberoğlu'nun hukuki durumunun takdir ve tayini ile denetimine olanak verecek şekilde gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması. Siyasi bir partinin yurtiçinde seçimleri kazanmasını engellemeye yönelik eylemin hangi gerekçelerle casusluk suçunun unsuru olduğunun gösterilmediği, bu nedenle hangi eylemin suçun unsuru olarak kabul edilerek sanığın sorumluluğuna esas alındığı belirsiz bırakılarak gerekçelendirilmediği. (21.01.2014 tarihinde aynı görüntülerin Aydınlık gazetesinde yayınlandığı hatırlatılarak) Sırrın daha önce ifşa edildiğinin kabulu halinde gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama suçunun unsurlarının oluşmayacağı, bu kez gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla ifşa öncesinde temin etme suçu yönünden değerlendirme yapılması gerekeceği, yerel mahkemece anılan hususlara yer verilmeden hüküm kurulması."
Hürriyet

DÜNYA 
Trump 3. Dünya savaşına sokacak 
ABD Başkanı Donald Trump ve önde gelen Cumhuriyetçi senatörlerden Bob Corker arasında bir ağız dalaşı yaşandı ve iki isim arasında daha önce de kötü olan ilişkiler, iyiden iyiye bozuldu. Trump, Twitter'da Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Bob Corker'ı "olumsuz bir ses" diye nitelerken, "Korkunç İran anlaşmasından büyük ölçüde sorumlu" diye olduğunu yazdı. Trump ayrıca Corker'ın kendisine yalvardığını da iddia etti. Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı: "Senatör Bob Corker, Tennessee'de yeniden seçilmek üzere ona onay vermem için 'yalvardı.' 'Hayır' dedim ve bıraktı (Benim onayım olmadan kazanamayacağını söyledi). Ayrıca Dışişleri Bakanı olmak istedi, 'Teşekkürler' dedim. Ayrıca korkunç İran Anlaşması'ndan da büyük ölçüde o sorumlu! Dolayısıyla Corker'ın olumsuz konuşmasını ve yolumuzu kesmesini beklerim. Devam edecek cesareti yoktu!" Corker ise Beyaz Saray'ın "yetişkinler için bir kreşe" dönüştüğünü söyleyerek Trump'a sert yanıt verdi.
Milliyet

Katalonya'da kritik gün 
Katalan Meclisi'nin bugün yapacağı genel kurul toplantısında bağımsızlık ilan etmesi bekleniyor. Katalonya Özerk Yönetim Hükümeti Başkanı Carles Puigdemont, önceki gün yaptığı açıklamada tek taraflı bağımsızlık ilanından geri adım atmayacaklarını söylemişti. Puigdemont, Katalonya televizyonu TV3'e verdiği röportajda, "Biz tek taraflı bağımsızlık ilanı olarak adlandırmıyoruz. Biz bağımsızlık ilanı diyoruz. Bu, yasamızda var ve yasanın dediğini uygulayacağız." dedi. Puigdemont, bugün yerel parlamentolarında yapılacak genel kurul toplantısında bağımsızlık ilanıyla ilgili bir oylama olup olmayacağına ilişkin ayrıntı vermedi. Buna karşın Katalan siyasiler bugün bağımsızlık ilanının gerçekleşeceği konusunda hemfikir. Öte yandan Fransa'nın AB İşlerinden Sorumlu Bakanı Nathalie Loiseau, Katalonya'nın tek taraflı bağımsızlık ilan etmesi halinde bu bağımsızlığın tanınmayacağını bildirdi. Loiseau, "Eğer bir bağımsızlık deklarasyonu olacaksa bu, tek taraflı olacak ve bu tanınmayacak." diye konuştu. Taraflara diyalog kurma çağrısı yapan Loiseau, bağımsızlık ilan edilirse bunun ilk sonucunun Katalonya'nın AB'den çıkması olacağını kaydetti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da 1 Ekim'deki referandumun ardından İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ile yaptığı görüşmede, İspanya'nın anayasal birliğini desteklediklerini bildirmişti.
Milliyet


Ünlülere ajanlık teklifi 
Savaş suçlularını yargılanmak için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM), Hollywood'un tanınmış isimlerinden, savaş suçlularının yakalanması konusunda yardım istediği ortaya çıktı. UCM'den sızdırılan ve ilk olarak Fransız araştırmacı haber sitesi Mediapart tarafından yayınlanan 4 bini aşkın belgede, Angelina Jolie, George Clooney ve Sean Penn gibi Hollywood yıldızlarının isimleri de geçiyor. İngiliz Sunday Times gazetesinin haberine göre mahkemenin eski Başsavcısı Luis Moreno Ocampo, UCM tarafından aranan Ugandalı savaş suçlusu Joseph Kony'nin yakalanması için Jolie ve eşi Brad Pitt'den yardım istedi. Belgelerde Jolie'den, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren hükümet karşıtı 'Tanrının Direniş Ordusu' adlı örgütün kurucusu olan Kony'ye buluşma teklifi götürmesini istediğini belirten Ocampo, ABD'li aktristin teklifiyle yakından ilgilendiğini öne sürüyor. Ocampo, Jolie'nin teklifini kabul etmesi halinde Kony'yi saklandığı üsse Amerikan askerlerinin düzenleyeceği baskında yakalamayı planladıklarını ifade ediyor. Belgelere göre Ocampo, 2010'da Güney Sudan'da işlenen savaş suçlarını ortaya çıkartmak için bir uydu projesi başlatan George Clooney'den de, 2011'de Libya'da yaşanan iç savaş sırasında, dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi'nin işlediği savaş suçlarını belirlemek için uydularını kullanmasını istemiş. Clooney ise teklife, uydularının o kadar güçlü olmadığını belirterek ret cevabı vermiş. Ocampo'nun, aktör Sean Penn'den de Sudan krizi döneminde savaş suçlarının belirlenmesi konusunda yardım istediği vurgulanıyor.
Vatan

Nato'dan romanya'ya ek asker 
Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ilhak etmesinden bu yana Karadeniz bölgesindeki gücünü artıran NATO, Romanya'ya yeni bir çok uluslu güç konuşlandırmaya hazırlanıyor. Yeni gücün, halihazırda Romanya'da bulunan 900 civarındaki Amerikan askerine eklenmesi bekleniyor. NATO yetkilileri, yeni güçte kaç asker olacağına ilişkin net bir açıklama yapmıyor ancak, standart bir tugayın 3 ila 4 bin askerden oluştuğunu hatırlatıyor. Kara gücüne ek olarak NATO'nun Karadeniz'deki donanma devriyelerinin sayısını da artıracağı belirtiliyor. Kremlin yönetimi, NATO'nun başta Karadeniz olmak üzere son dönemde yığınak yaptığı bölgelerde kendisini çembere aldığını ve Doğu Avrupa'nın güvenliğini tehdit ettiğini savunuyor.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,6939-3,6959
Euro: Euro 4,3486-4,3643
Sterlin: 4,8605-4,8790
Gram Altın: 152,9282-153,2483

'3.80'e her atak satış için fırsat 
ABD ile yaşanan vize gerginliği sonrası 10-15 dakika 3.80 TL'leri test eden dolar/TL kuru sabah açılışın ardından yeniden 3.70'in altına geriledi. Sert fiyat hareketleri ve aşırı dalgalanmalar kur spekülasyonlarını da beraberinde getiriyor. Gerilimleri tırmandıracak yeni gelişmeler yaşanmadıkça piyasalarda fiyatlar normalleşecektir. Dolar/TL kuru yeniden 3.65- 3.62-3.60 sınırına doğru gerileyecektir. Yeni gerginlikler elbette 3.80 değil çok daha üst seviyeleri beraberinde getirebilir. Fakat Türkiye'nin şu ana kadar yaşamış olduğu bir çok gerginliği geride bıraktığını ve çok düşük hacimlerle yaşanan sert atakların geride kaldığını görüyoruz. Burada piyasaları etkileyecek en önemli gelişme FED'den faiz artışına yönelik gelebilecek açıklamalar olacak gibi görünüyor. Gelişmekte olan ülkelerde para çıkışına neden olabilecek her gelişme piyasalara olumsuz yansır. Türkiye'ye özel gelişmeler gerginlikler geçici olduğu için kısa süreli fiyatlamalar olacaktır. Dolar/TL kuru yılsonunu 3.70'in altında kapatabilir. Analistler, kriz çözülene kadar piyasalarda oynaklığın süreceğini ifade ediyor. Euro/TL ise tarihi zirve olan 4.6024'e kadar yükseldikten sonra gerileme kaydetti. Vize gerginliği sonrası sert satışlarla BIST 100 Endeksi 99.260'a kadar geriledi. Endekste 100 bin seviyesi psikolojik bir destek. Bu nedenle borsa 100 binde tutunma konusunda direnç gösterdi. 2018'in ilk çeyreğine kadar borsa gerginlikler dışındaki gelişmeleri olumlu fiyatlayabilir. Teknik olarak aşağı yöndeki bir seyir ilk çeyrek sonrası başlayabilir. Son çeyrek ve yılsonu bilançoları hisselere yönelimi canlı tutacaktır. Yabancılar kur da yükseldiği için bu seviyeleri alım fırsatı olarak değerlendirebilir.
Milliyet


Diyalog şart, acil çözüm gerekiyor 
Türkiye ile ABD arasında vize işlemlerinin askıya alınması, iki ülke arasındaki yaklaşık 17.5 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip köklü ekonomik ilişkilerin durumunu gündeme taşıdı. Türkiye'nin ABD'ye yaptığı ihracat tutarı ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artarak 4 milyar 318 milyon dolardan, 5 milyar 782 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde Türkiye'nin ABD'den yaptığı ithalat ise değişim göstermeyerek 7 milyar 950 milyon dolarda kaldı. Türk işadamları, sorunların ekonomik ilişkilere zarar verilmeden çözülmesini bekliyor
Milliyet

Sanayinin çarkları hızlandı 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, Ağustos'ta Temmuz ayına göre yüzde 0.1 azaldı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5.2 artış gösterdi. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi, Ağustos'ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3.8 artarak 132.9 değerine yükseldi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Ağustos'ta madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1.5, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1.1 azalırken imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0.2 arttı. Sanayinin alt sektörlerine bakıldığında, madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4.7 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 5.6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 7.3 artış gösterdi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi grupları incelendiğinde, söz konusu ayda bir önceki aya göre en fazla azalış yüzde 3.7 ile sermaye malında gerçekleşti. İmalat sanayi alt sektörleri incelendiğinde, bir önceki aya göre en fazla azalış yüzde 16.8 ile bilgisayarların, elektronik ve optik ürünlerinde görüldü.
Vatan

İhtiyaçtan girişimci! 
Türkiye'nin kadın girişimcileri cesur, fırsatı yakalamaktan da geri durmuyor. Bunu nereden mi söylüyoruz? Global Girişimcilik Monitörü (GEM) Kadın Raporu iki yılda bir yayımlanıyor. Tüm dünya kadınlarının girişimcilik durumları, karşılaştıkları zorluklar ve kazançlar bu raporda yer alıyor. İşte, raporda Türk kadınlarının yüzde 73'ünün fırsat yakaladığı için girişimci olduğu yer alırken, yüzde 44.7'si işi yapabileceğini düşünüyor, yüzde 66.2'si ise başarısızlık korkusu ile yılmıyor. Fırsatları kullansa da tüm dünyada ve Türkiye'de kadınların ihtiyaçları olduğu için girişimci olmaları erkeklerden yüzde 20 daha yüksek. Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Sanem Oktar, erkeklere kıyasla kadınların motivasyonunun fırsatı değerlendirmekten ziyade ihtiyaçtan kaynaklandığı ve kurdukları işin büyümesi beklentilerinin erkeklerden düşük olduğunu gördüklerini belirtti. İhtiyaç ya da fırsat, cesur Türk kadın girişimcisini ne alıkoyuyor? KAGİDER Başkanı Oktar bu sorunu, "Kadın erkek arasında fırsat eşitliğini zorlaştıran koşullar kadın girişimciler için büyük sorun. Bunun temelinde de kadınları esas olarak çocuk bakımından, ev işlerinden sorumlu gören erkek egemen kültür geliyor. Bu kültürün gelişmekte olan ekonomilerde daha güçlü olduğunu görüyoruz. Bir başka önemli faktör de eğitimdir. Eğitimdeki fırsat eşitsizlikleri, kız çocukların yeterli eğitimi almaması onları girişimcilik için hazırlıksız hale getiriyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların ekonomiye katılımı da artıyor. Bu çalışan olarak olduğu gibi girişimcilik şeklinde de olabiliyor" diye özetliyor.
Hürriyet 

POLİTİKA
Abd'nin vize kararı üzüntü verici! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi bir ziyaret için gittiği Ukrayna'nın başkenti Kiev'de Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ile heyetler arası görüşmelere başkanlık etti. Görüşmeler sonrası ortak basın açıklaması yapan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: Bu önemli toplantının ülkelerimiz ve bölgelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dostumuz, komşumuz ve stratejik ortağımız Ukrayna ile ilişkilerimiz her geçen gün gelişiyor. Evet, 25'inci yıl dönümündeyiz. Geride kalan çeyrek asırda ilişkilerimizin en temel unsurları, dostluk dayanışma ve işbirliği olmuştur. Ukrayna bölgemizin istikrar, güvenlik ve barışı noktasında kilit ülkelerden biridir. Bu itibarla biz ikili ilişkilerimize hep stratejik bir vizyonla yaklaştık. Ukrayna'yı daha 2003 yılında öncelikli ülkelerden biri ilan ettik. 2011'de de stratejik konseyi kurarak ilişkileri en üst seviyeye çıkardık. 2012'de yürürlüğe giren vize muafiyeti anlaşmasının ardından bu yıl kimlikle seyahat imkanını başlattık. Şu anda cezaevinde olan Kırım Tatarı dostlarımız için her türlü girişim ve gayretin içerisindeyiz. Temenni ederim ki bu girişimlerin neticesini alırız. Bunların takipçisiyiz ve Kırım'la ilgili geçmişten bugüne kadar uluslararası yaklaşımımız bellidir. Kırımlı kardeşlerimizi kendimizden ayrı görmedik görmeyeceğiz. Bu karar her şeyden önce üzüntü verici. Ankara'da ABD Büyükelçisinin böyle bir karar vermesi üzüntü verici. Dışişleri Bakanlığı yetkililerimiz gerekli girişimler için muhataplarını aradı. Bakanımız konuyu aktardığında ilk şunu söyledim: Türkiye bir hukuk devletidir. Kabile devleti değiliz. Onların açıkladığı metin ne ise mütekabiliyet esasına göre o metnin karşı metnini aynen bizim de ABD'de büyükelçimiz anında açıklasın.
Vatan

Vekiller teog'u sordu 
AK Parti kampının basına kapalı bölümünde Başbakan Binali Yıldırım ile bakanlar, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Yaklaşık 35 milletvekilinin söz aldığı bu bölümde, 10'un üzerinde milletvekili kaldırılacağı açıklanan TEOG'u gündeme getirdi. Vekiller, TEOG'un yerine gelecek sistemin netleşmemesinin endişeye yol açtığını kaydederken, "Geçiş süreci olabilirdi" önerisinde bulundu. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, yeni sistemin kısa sürede açıklanacağını ifade ederek, milletvekilleriyle bu konuda bilgilendirme toplantısı yapabileceklerini söyledi. Kampta diğer bir konu da tarım politikaları oldu. Vekiller, CHP'nin mitinglerle gündeme getirdiği fındık ve üzümdeki sıkıntıları aktararak, tarım üzerine değerlendirmelerde bulundu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın fındıkta verilen fiyatın yeterli olduğunu söylediği kaydedildi. Toplantıda bazı milletvekilleri, bürokratlara ulaşamamaktan, illerinin sorunlarını anlatamamaktan sıkıntı yaşadıklarını belirterek, "İlimizdeki çözülmesi gereken sorunlarla ilgili olarak bürokratları arıyoruz, ulaşamıyoruz. Her konuda bakanlara gitmek ne kadar doğru. Bürokrasi siyasetin üzerinde olmamalı" değerlendirmesi yaptı.
Haber türk

SPOR 
Atıba'ya özel görev 
Beşiktaş'ın, bu hafta ligde oynayacağı Gençlerbirliği maçı öncesinde, taktik çalışmalarına yoğunluk veren Teknik Direktör Şenol Güneş, Başkent ekibi karşısında Atiba'ya önemli görevler yükleyecek. Milli arada tecrübeli oyuncunun Kanada'ya gitmemesini önemli bir şans olarak değerlendiren siyah- beyazlı teknik adam, Atiba'nın partneri konusunda ise son kararını vermedi. Çoğu zaman Oğuzhan-Atiba ikilisini yan yana oynatan Güneş'in, bu kez Tolgay-Atiba ikilisini sahaya sürebileceği öğrenildi. Oğuzhan'ın milli takımdan nasıl döneceğini henüz bilmediği için, bu konuda beklemede olan Güneş, milli oyuncunun sağlık durumuna göre orta saha ikilisini belirleyecek. Atiba ile Gençlerbirliği maçı öncesinde taktik ağırlık konuşma da yapacak olan Şenol Güneş, deyim yerindeyse bütün planlarını bu oyuncu üzerinden sahaya yansıtacak. Cezası nedeniyle Trabzonspor maçında yer almayan ve bunun sıkıntısını da yaşayan siyah - beyazlı teknik adam, Atiba'dan hem defansif hem de ofansif anlamda yararlanacak. Öte yandan Teknik Direktör Şenol Güneş, Atiba dışında her ihtimale karşın Tolgay Arslan'ı da, Gençlerbirliği maçında ilk on birde oynayacakmış gibi hazırlıyor. Monaco maçını da düşünerek Atiba ve diğer orta saha oyuncularından iyi verim almaya çalışan Güneş, son kararını Oğuzhan'ın gelişinden sonra verecek.
Milliyet

'Torpille gitmedim' 
Galatasaray'dan sürpriz bir kararla Malaga'nın yolunu tutan Cenk Gönen, milli maçlar için verilen arada İstanbul'a geldi, içini MİLLİYET'e döktü. Malaga'ya transferinin menajeri Ahmet Bulut'a bağlanmasına içerleyen Cenk, "Torpille falan gitmedim. Teknik direktör Michel beni özellikle istedi ve aldırdı. Daha önce izlemiş ve bu yüzden transferimde başrolü oynadı. Bu konuda yapılan yorumlara üzüldüm" dedi. Cenk, "Sakat olduğum dönemde Türkiye'ye geldim ve burada tedavimi sürdürdüm. Ancak Türkiye'deki gazeteler kadroya alınmadığımı yazdı. Oysa sakattım ve bu yüzden Türkiye'deydim" ifadesini kullandı. Kendisiyle ilgili olumsuz bir algı olduğunu savunan Cenk Gönen, "Adım uğursuza bile çıktı. Neymiş, Beşiktaş'tan sonra Galatasaray'da da şampiyonluk görememişim! Galatasaray formasıyla iki kupa gördüm. Güzel anılarım oldu. Ancak önünüzde Muslera varsa şansınız yoktur. Benim de forma şansım yoktu. Kupa maçlarında kaleyi koruyordum" diye konuştu. Galatasaray'ı sorduğumuz Cenk, eski takımıyla ilgili olarak ise şunları söyledi: "Bu sezon çok iyi bir takım kurdu. Hepsi bilinen, takımda fark yaratacak futbolcular alındı. Bu da kendini hemen hissettirdi. Bir de dikkatimi çeken nokta, iyi bir takım olgusu ve arkadaşlığın olduğu... Tudor buna çok önem veriyordu. Geçen sene bunu yapamadı. Bunu sene başarmış." Gitme kararını aldığını Tudor'a söylediğinde hocanın biraz şaşırdığını dile getiren tecrübeli kaleci, "Hatta istemedi de... Ama gitmek ve şansını denemek istedim" ifadesini kullandı. İspanya'da Arda Turan, Emre Mor ve Enes Ünal ile birlikte 4 futbolcu olarak Türkiye'ye temsil ettiklerini belirten Cenk, geride kalan 7 hafta sonunda ligin son sırasına demir atan Malaga'nın devre arasında önemli takviyeler yapacağını ve ligde kalmak için mücadele edeceğini belirtti.
Milliyet

Yürekle kazanılır kupa 
Şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki, dün Vodafone Park'ta Türkiye ile İngiltere arasında oynanan maç, benim mesleki hayatımda seyrettiğim en anlamlı maçtı. Tribünler öylesine bir doluydu ki, ligimizdeki tüm renklerin karışım ı , kırmızı - beyazı ortaya çıkarmıştı. Hep dedik ya, bu ülkenin tüm renkleri kardeştir diye. İşte kulüplerin bir kenara bırakıldığı, ay - yıldızın İstanbul'un üzerinde dolaştığı bir geceydi. İnanın, Ampute takımızın 11 numarası Ömer Güleryüz'ün 25. dakikada attığı gol, benim için Cenk Tosun'un 3-3'lük Benfica ağlarına gönderdiği, jeneriklik golden daha güzeldi. Mesela 6. dakikada İngiltere'den Tweed'in şutunda, kalecimiz Selim'in yaptığı kurtarış, Berlin Panteri Turgay Şeren'in, Almanya'da yaptığı o tarihi kurtarışlardan daha anlamlıydı. Barış Telli'nin 12. dakikada direkten dönen vuruşu ise, Vodafone Park'a gelen yaklaşık 41 bin ay-yıldızlı yüreği, ağızlara getirdi. İkinci yarı öylesine bir tempolu başladı ki, yine Tweed'in şutunda kalemiz, sapasağlamdı. Sahada deyim yerindeyse kıran kırana, kora kor bir mücadele vardı. Yere düşen anında kalkıyor, görev yerine dönüyordu. Özellikle Fatih Şentürk'ün öyle bir çalımları vardı ki, Quaresma, Vodafone Park'ta olsaydı, gider Fatih'in elini "Sen benden daha iyisin" diye öperdi. 33. dakikada şutu gol olsa, tribünler aşağıya inerdi. Tam "Maç bitti, kupa bizim" derken, İngilizler 50. dakikada Westbrook ile eşitliği sağladı. Fakat Şırnak gazimiz Osman Çakmak, "Biz bitti demeden bitmez" dercesine uzatmalarda öyle bir gol attı ki, Vodafone Park'ta yer yerinden oynadı.
Milliyet

Geçmiş olsun! 
Maça istekli ve arzulu başladık, oyun disiplinline bağlı kaldık, oyunun kontrolünü elimizde tuttuk, iki kez öne geçtik, ne yazık ki bunu korumayı beceremedik... Rakibe ilk yarıda çok ciddi pozisyon vermedik... Ne var ki, Finlandiya'nın katı savunmasını açmakta zorlandık, bu yarının tek net pozisyonunu da biz bulduk... 31'de Cenk yay üzerinde bekleyen Oğuzhan'ı gördü, tecrübeli futbolcu kaleciyi de geçti, ancak vurmakta geç kalınca mutlak bir golden olduk. 37'de Hakan'la uzaktan kaleyi yokladık, top az farkla auta gitti. 39'da Okay'ın ters kafa şutu, yüreğimizi ağzımıza getirdi, Volkan Babacan, topu üstten kornere tokatladı. Ve ikinci yarı... Yine baskı yapan bizdik, üreten bizdik, atan da bizdik... 56'da soldan İsmail çizgiyi kadar indi, altıpasa kesti, Cenk Tosun biraz gecikince mutlak golden olduk... Ne var ki, Cenk Tosun, kaçırır, kaçırır da, yine golünü atar... 57'de savunmanın uzaklaştırmadığı topa Cenk nefis vurdu, kaleci topu ağlarda gördü: 0-1 63'de Pukki'nin cezaalanı yayı üzerinden sert vurdu, kaleci Volkan Babacan'ın iyi yer tuttu ve topu tokatladı. 75'de yine bir fırsat yarattık, Oğuzhan, altıpas içinde topa dokundu, kaleciye çarpan top kornere gitti. Ne var ki, 76'da yine duran toptan golü yedik. Bu dakikada kazanılan frikik atışını Lod sağda savunmanın arkasına kesti, Arajuuri gelişine vurdu, skoru eşitledi:1-1 Skorun eşitlenmesi ev sahibi takımın iştahını kabarttı.. Nitekim 80'de Pohjanpalo sağdan yakın mesafeden sert vurdu, Volkan yine başarılı. Biz zoru severiz... 83'te Selçuk Emre Mor'u, genç futbolcu Cenk'in koşu yoluna topu yuvarladı, golcü futbolcu iki savunmacının arasında sağıyla yerden vurdu:1-2 Ne var ki, iki dakika sonra, Lucesu'nun Mehmet Topal hamlesi işe yaramadı, ev sahibi takım 88'de Pohjanpalo ayağından maçın skorunu belirledi: 2-2
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme