13 Ekim 2017 Cuma

13.10.2017 Genel Gündem

13.10.2017 Cuma
GÜNDEM

ABD'ye: Biz Size Muhtaç Değiliz 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD'nin vize kararıyla ilgili sert açıklamalarda bulunarak, "Amerika'nın, Türkiye gibi stratejik ortağını, bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Eğer bir koskoca ABD'yi Ankara'daki büyükelçi yönetiyorsa yazıklar olsun. Kusura bakmayın biz size muhtaç değiliz" dedi. Beştepe'de Valiler Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Bu olayı ortaya çıkaran buradaki bir büyükelçidir. Amerika'nın Türkiye gibi stratejik ortağını bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Buna bizim evet dememiz mümkün değil. Biz bir kabile devleti değiliz, biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yiz. Bunu kabul edeceksiniz. Bunu kabul etmediğiniz takdirde kusura bakmayın biz size muhtaç değiliz ya. Paramızla satın alamadığımız silahların terör örgütlerine bila bedel verilmesinin makul, mantıklı, tutarlı izahı olabilir mi? Bundan sonra artık Sayın Bakan da burada söylüyorum; Sig Sauer diye bir silah bizim polis teşkilatımız kullanmayacaktır, kullanmamalı. Artık biz kendi ülkemizin silahlarını kullanmak suretiyle bu adımları atacağız. Bugünler milletimizin hakiki dostlarıyla sahtelerini, vatanperverlerle uşakları ayırma zamanlarıdır. Şimdi hesaplar yapıyorlar vize olaylarıyla ilgili ülkemizin kaybı 50 milyar lira diye, neye göre bu hesabı yaptılar anlamak mümkün değil. Bizim zaten Amerika ile ticaret hacmimiz son dönemlerde 15-16 milyar dolara düştü. Böyle bir yerde kavgaya girdiğiniz zaman atılan yumruğun sayısı sayılmaz. Ana muhalefetin başındaki adamın geçmişine baktığınız zaman bunlar, Amerika'daki liderlerin, affedersin lider poposunu trabzana dayıyor o da karşısında el pençe divan duruyor. Bu dönemler geride kaldı; böyle bir Türkiye yok artık. Bir taraftan 'demokrasinin anavatanıyız' diyeceksin, teröristi, PKK'lısını, FETÖ'cüsünü saklayacaksın, dosyalar gelecek itibar etmeyeceksin. Ondan sonra FETÖ ile irtibatlı olan ülkemizdeki diplomat vasfı olmayan konsolosluğunda saklanan bir kişinin kendine göre hakkını arayacaksın. Benim kendi bankamın genel müdür muavinini hiçbir suçu olmadan alıp tutuklayacaksın. Öbür taraftan vatandaşımı 2 yıl oldu neredeyse kalkacaksın hiçbir şey ortaya koymadan yargılayıp itirafçı olarak kullanmak isteyeceksin. Lafa geldi mi koskoca Amerikasın. Eğer bir koskoca ABD'yi Ankara'daki büyükelçi yönetiyorsa yazıklar olsun. Çünkü bu takınılan tavır aslında budur. Sen benim stratejik müttefikime böyle davranamazsın böyle hareket edemezsin demeleri lazımdı ama bunu diyemediler. Şu anda da bu yanlış bu büyükelçiden gelmiştir ve büyükelçi hükümetim adına bu adımı attım diyorsa eğer Dışişleri Bakanı da Sayın Başkan da savunuyor arkasında duruyorsa kusura bakmasınlar bizde şu anda aldığımız kararın sonuna kadar arkasındayız. Demokrasimize kastetmiş darbecilerin sokaklarında elini kolunu sallayarak gezdiği hiçbir ülkeden Türkiye'nin demokrasi dersi almaya ihtiyacı yoktur. Bu konularda ülkemize had bildirmeye kalkanlar öncelikle kendi hatalarını kusurlarını görmeli aynanın karşısına geçip kendi hatalarıyla yüzleşmelidir. Maalesef Amerikan bürokrasisi içindeki eski yönetim bakiyesi bir klik, yeni yönetimle Türkiye arasındaki ilişkileri baltalamaya çalışıyor. Sorunu büyüten, bu hale getiren taraf asla biz değiliz. Temennimiz muhataplarımızın bir an önce aklıselime, soğukkanlılığa geri dönmeleri, dostluğumuzu ve müttefikliğimizi zedeleyecek adımlardan vazgeçmeleridir."
Hürriyet

İki Kardeşe 50 Milyon Liralık İkinci Dava 
Yargıya intikal eden belgelere göre Zeynep Erbakan, 2012 yılında kardeşleri Fatih Erbakan, Elif Erbakan Altınöz ve eşi Mehmet Altınöz hakkında, babasından miras kalan malları kaçırdıkları, kendisine mirastan düşen payı vermedikleri gerekçesiyle dava açtı. Taraflar, 2013 yılında aralarında yaptıkları 'miras paylaşımı' protokolüyle anlaşmaya varınca şikâyet geri çekildi ve dosya kapandı. Ancak Zeynep Erbakan, anlaşmanın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen protokol hükümlerinin yerine getirilmediği, nakit 1.5 milyon lira para ve adı geçen gayrimenkullerin tapusunun üzerine yapılmadığı gerekçesiyle vârisler adına yönetici ve yetkili olan eniştesi Mehmet Altınöz hakkında Nisan 2016'da yeni dava açtı. Eşinden boşanıp ABD'de yaşamaya başlayan Zeynep Erbakan'ın ailesine miras kalan Beykoz'daki yalı dahil tüm gayrimenkullere 'tedbir' konulmasını isteyen avukat Hüseyin Alyap Köse, dilekçesinde mülkleri sıraladı. Köse, Zeynep Erbakan'a düşen payın ödenmesini istedi. Davalı Mehmet Altınöz, avukatı Tan Tahsin Zabata aracılığıyla mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde, "Sözleşmede davalının yükümlülüğü olarak belirtilen bir kısım taahhütler yerine getirilmiştir. Örneğin kira bedelleri ifa edilmiştir. Davacının dava dilekçesini ve dilekçede yer alan içerikleri kabul etmiyoruz, davanın reddini talep ediyoruz" denildi. Ankara 8'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesine başlanan davada mahkeme, gayrimenkullerin değerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Hürriyet

Soruşturma İzni İstendi 
Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Ergenekon davası kapsamında Yüce Divan'da yargılanması için Başbakan Binali Yıldırım'dan soruşturma izni istenmesine karar verdi. AYM Genel Kurulu, dün, Ergenekon davasında, İlker Başbuğ, Dursun Çiçek ve Hasan Iğsız'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın Yüce Divan sıfatıyla yetkili ve görevli AYM'de yargılanmasını isteyen İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden gönderilen dosyanın ön incelemesini yaptı. AYM'den yapılan açıklamaya göre, Başbuğ'a isnat edilen fiillerin Yüce Divan'ın yargılama yetkisi kapsamında kaldığı belirtildi. Başbuğ hakkında suç tarihinde yürürlükte olan askeri yargılama usulünü düzenleyen kanun uyarınca soruşturma izni alınması gerektiğinden yargılamanın durmasına ve gerekli soruşturma izni alınması için dosyanın bir örneğinin Başbakanlığa gönderilmesine hükmedildiği kaydedildi. Bu kararla birlikte gözler Başbakan Yıldırım'a çevrildi. Başbakan Yıldırım, soruşturma izni verirse Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanma yolu açıklayacak. AYM'nin bu kararı oy çokluğu ile verdiği de öğrenildi. AYM, Başbuğ ile bağlantılı yargılanması istenen aralarında CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek'in de bulunduğu 18 sanığın ise Yüce Divan'da yargılanma yetkisinin bulunmadığına karar verdi. AYM 18 sanık yönünden dosyayı ayırdı ve görevsizlik kararıyla İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.
Hürriyet

Kıpırdarlarsa Kafalarına Sıkın 
FETÖ'nün darbe girişimi gecesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki olaylara ilişkin 135'i tutuklu 143 sanıklı davanın dördüncü duruşması başladı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi yerleşkesinin karşısındaki duruşma salonunda görünen görülen duruşmaya 122 tutuklu sanık ile sanık ve müşteki avukatları katıldı. Sorgusu yapılan tutuklu sanık İbrahim Sezer, darbe girişimi günü Kuleli Askeri Lisesi'nde 10 aylık asker olarak bulunduğunu belirterek, 15 Temmuz gününe kadar herhangi bir olağanüstü durum ile karşılaşmadığını söyledi. Tatbikat gerekçesi ile Boğaziçi Köprüsü'ne götürüldüklerini, köprüye ulaştıktan kısa bir süre sonra da silah sesleri duyduğunu söyleyen Sezer, şunları anlattı: "Köprünün Asya'dan Avrupa'ya gidişini kapattık. Ahmet Taştan'ın emri ile halka sıkıyönetim ilan edildiğini söyledik. İçinde sivil bulunan iki araç geldi. Polis olduklarını söylediler. Ahmet Binbaşı sivil polislerin silahlarını alıp birbirlerine kelepçeledi. Benimle birlikte bir kaç kişiyi daha bu polislerin başında durdurdu. 'Bu kişilerin başından ayrılmayın, kıpırdarlarsa kafalarına sıkın' talimatını verdi. Olayın ne olduğunu anlamadığım için yanlarımdaki arkadaşlarıma 'silahlarınızı indirin' dedim. Bu kişilerin kelepçelerini söktük, koşarak gittiler. Herhangi bir müdahalede bulunmadık" dedi. Köprüde silah sesleri duyduğunu, bir süre sonra da 3 tank 2 ZBT'nin yanlarına geldiğini söyleyen Sezer, "Namlularını Asya'ya doğru çevirdiler. Ahmet Taştan ve Vedat Yıldız halka doğru silah doğrulttular. Bir kadına doğru doğrulttu. Kadın yere yığıldığını gördüm. Bir motosikletli vardı. Ahmet binbaşı oraya doğru ateş etti, motosikletlinin düştüğünü gördüm. Silah sesi duyunca ben de 5-6 el havaya ateş ettim. Ahmet Taştan'a 'bu adam yaralı yardım edelim' dedim, 'karışma' dedi. Ben daha sonra adamla kadının orada olmadığını gördüm, ne olduğunu bilmiyorum" diye konuştu.
Milliyet

Türk Askerleri İdlib'e Girdi! 
Astana görüşmelerinde çatışmasızlık bölgesi ilan edilen Suriye İdlib'de dün büyük askeri hareketlik yaşandı. Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Oğulpınar'da bulunan sınır karakoluna bir hafta boyunca sevk edilen çok sayıda askeri zırhlı araçtan 30'a yakını dün gece 22.15 saatlerinde sınırı geçti. Kayseri'den gelen komandoların da İdlib'e Daret İzze bölgesinden girdiği ifade edildi. Komandolarla birlikte istihkam ve mekanize birliklerinin de Suriye'ye girdiği belirtildi. TSK'ya ait zırhlılar ve komandoların İdlib'in kuzeyinde Afrin sınırında konuşlandırılacağı öğrenildi. İntikale ilişkin resmi kaynaklardan henüz açıklama yapılmazken, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına (AFAD) ait Kimyasal, Biyolojik Radyolojik ve Nükleer (KBRN) aracı da Cilvegözü Gümrük Kapısı'na getirildiği kaydedildi. Öte yandan, Oğulpınar Karakolu'nu gören bölgeye yerleşip askeri hareketliliği görüntüleyen gazeteciler de Hatay Valiliği kararı ile bölgeden çıkartılmıştı. Türkiye, Rusya ve İran'ın Kazakistan'ın başkenti Astana'da gerçekleştirdiği toplantılarda, Suriye'nin Türkiye sınırındaki İdlib ili çatışmasızlık bölgesi ilan edilmişti. Mutabakata göre, Türkiye'nin İdlib'de çatışmasızlık bölgesinin sınırlarını teşkil eden güvenlikli bölgelerde kontrol ve gözlem noktaları oluşturarak asker konuşlandırması kararlaştırılmıştı. Gözlemci kuwetin asli görevi, rejim ve muhalefet arasında çatışma yaşanmasını engellemek ve olası ateşkes ihlallerini izlemek olarak tanımlanmıştı. Suriye'de ateşkes rejiminin takibi amacıyla, garantör ülkelerin silahlı kuwetlerine mensup birliklerden oluşan Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü'nde yer alan TSK unsurlarıve Bordo Bereliler de 8 Ekim itibarıyla bölgede keşif faaliyetlerine başlamıştı.
Vatan

'Ecevit İle Uğraşma' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Denizli'de partisinin il binasının açılışına katıldı, ardından bir otelde işadamları ve sanayicilerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski Başbakan Bülent Ecevit'le ilgili sözlerini sert bir dille eleştirdiu: "Sayın Erdoğan rahmetli Bülent Ecevit'le ilgili çok sert cümleler kullandı. Bir anlamda onun milliyetçiliğini sorguladı. Rahmetli Ecevit'in sağlığı ve yaşı istismar edilmemeli. Hele hele ölen bir insanın yaşından yola çıkarak istismar etmek asla doğru değildir, olmamalı da. Sen Ecevit'in milliyetçiliğini öğrenmek istiyorsan, rahmetli Ecevit, Türkiye'nin milliyetçiliğini Kıbrıs'ın Beşparmak Dağları'na yazdı, Afyon tarlalarına yazdı milliyetçiliği. Onun milliyetçiliği yürekli milliyetçilikti. Ne söylediyse arkasında durdu. Sayın Erdoğan'a sormak istiyorum? Sen milliyetçi geçiniyorsun. Ege adalarına, Yunan adalarına bak. Ege'de bizim olan adalar Yunanistan tarafından işgal edilmiş durumda. Beyefendi senin milliyetçiliğin ne? Mangal milliyetçiliği mi? Neden adalara sahip çıkmıyorsun. Hem Amerikan, hem İngiliz belgelerinde Türkiye'ye ait olan adalarda şu an Yunan bayrağı dalgalanıyor. Bunun yanıtını istiyorum Erdoğan'dan. Ecevit ile uğraşma. Allah rahmet eylesin, Ecevit bu ülkeye hizmet etmiş bir kişidir. Ne onunla uğraşıyorsun?"
Vatan

DÜNYA 

Unesco'da Deprem 
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nde (UNESCO) deprem... ABD İsrail karşıtı önyargıları bulunduğunu öne sürerek UNESCO'dan çekileceğini açıkladı. Washington yönetiminin bu kararının ardından aynı gerekçeyle İsrail de örgütten ayrılma kararı aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bu, kolaylıkla alınan bir karar değildir; UNESCO'daki İsrail karşıtı tutumun devam etmesi ve kurumdaki yapısal reform ihtiyacı gibi ABD'nin taşıdığı endişelerin bir yansımasıdır" ifadelerine yer verildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin kararını "cesur ve ahlaki" olarak nitelendirerek, Tel Aviv yönetiminin de UNESCO'dan çıkma planı yaptığını açıkladı. "UNESCO, tarihi korumak yerine, onu bozduğu gerekçesiyle 'absürt bir tiyatro' haline geldi" diyen Netanyahu, İsrailli diplomatlara Amerikalılarla birlikte hareket ederek, örgütten çekilme hazırlıklarına başlama talimatı verdi. UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova ise karardan dolayı büyük bir üzüntü duyduğunu açıkladı. ABD, kuruluşunda bizzat rol aldığı UNESCO'dan kurallar gereği 31 Ekim 2018'de ayrılabilecek. Filistin'in UNESCO'ya 2011'de üye kabul edilmesi tartışmaları da beraberinde getirmişti. Bu gelişmenin ardından ABD, UNESCO'ya yaptığı ödemeleri durdurmuştu. Son olarak, UNESCO Dünya Mirası Komitesi'nin, Filistin'in El Halil kentindeki Eski Şehir'i, "Filistin'e ait tehlike altındaki dünya mirası" olarak kabul etme kararı, ABD ve İsrail'de memnuniyetsizlikle karşılanmıştı.
Hürriyet

Katalanlara 5 Gün Mühlet! 
Yasadışı ilan edilmesine rağmen gerçekleştirilen referandum ve ardından imzalanan bağımsızlık belgesiyle devam eden Katalonya krizi, İspanyolların ulusal bayram kutlamalarını gölgelerken, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, Katalan yönetimine bir ültimatom yayınlayarak, 5 gün içinde durumun açıklığa kavuşturulmasını istedi. İspanya başbakanı Mariano Rajoy, söz konusu ültimatom ile, sonradan askıya alınan bağımsızlık deklarasyonunun geçerli olup olmadığını açıklığa kavuşturması için bölge yönetimine 5 gün süre tanıdığını bildirdi. Rajoy'un, bağımsızlık deklarasyonun geri alınması içinse Katalonya'ya 3 gün ek süre verdiği bildirildi. Rajoy, bu duyurudan birkaç saat önce yaptığı parlamento konuşmasında da, Katalonya'nın özerklik haklarının dondurulmasını öngören ilgili anayasa maddesinin yürürlüğe konulması için çalışacaklarını, gerekirse anayasayı değiştireceklerini ifade etti. İspanya'nın 1978'de kabul ettiği ve yürürlükte olan anayasasının 155. maddesi, ulusal tehdit ve egemenlikle ilgili konularda gerekli görülmesi halinde özerk yönetimlerin haklarının merkezi hükümete devredilmesini öngörüyor. Bu maddenin şimdiye kadar kadar hiç uygulanmadığı, 155. maddenin yürürlüğe girmesi içinse Senato'da mutlak çoğunluğun onayının gerektiği belirtiliyor. Ana muhalefetteki Sosyalist İşçi Partisi, sağ görüşlü Halk Partisi'nin 155. maddeye ilişkin atacağı adımlara destek olacağını açıklamıştı. Bu arada İspanya, Kristof Kolomb'un 1492'de Amerika kıtasını keşfine, parlamenter monarşiyle yönetilen devletin siyasi ve kültürel çoğunlukla inşa edilmesi sürecine atfen ilan edilen, "Hispanidad" olarak adlandırılan ulusal bayramını kutladı. Katalanların bağımsızlık krizinin de etkisiyle, bu yılki ulusal bayramda milli duyguların daha fazla öne çıkarıldığı gözlendi. Bununla birlikte Katalonya'daki bazı belediyerde protestolar yapıldı. İspanya Kralı 6. Felipe, eşi Kraliçe Letizia ve kızları Leonor ile Sofia'nın katılımıyla gerçekleşen Madrid'deki askeri geçit töreninde, Başbakan Rajoy, Meclis ve Senato başkanları, bakanlar, özerk yönetim başkanları ve bazı ülkelerin büyükelçileri de hazır bulundu. Ellerinde İspanyol bayraklarıyla töreni izlemeye gelen binlerce İspanyol vatandaşı, "Yaşasın İspanya", "Yaşasın Kral" diye bağırdı. Katalonya'daki referandum sırasında Katalan siyasetçilerce "şiddet uyguladıkları" gerekçesiyle eleştirilen İspanyol polisi ise, 30 yıl sonra ilk defa ulusal bayramdaki askeri geçit törenine dahil edildi. Askeri geçidin ana temasının bu yıl "İspanyol olmaktan gurur duyuyoruz" şeklinde açıklanması da dikkati çekti. Ulusal bayram nedeniyle Katalonya'da da farklı etkinlikler düzenlendi. Gösterilerde Katalan ve İspanyol bayraklarının yan yana taşındığı dikkat çekerken, Badalona, Girona, Manresa, Cervera, La Seu d'Urgell gibi bazı belediyeler resmi tatile rağmen kapılarını halka açıp, İspanya'yı protesto amacıyla çalışmayı tercih etti.
Milliyet

Filistin'de Kritik Uzlaşma 
Hamas ve Fetih arasında Gazze'nin idaresine yönelik 10 yıldır süren anlaşmazlık sona erdi. Mısır'da imzalanan anlaşmada, yönetimin en geç 1 Aralık'a kadar Ulusal Uzlaşı Hükümeti'ne devredilmesine karar verildi. Ulusal Uzlaşı Hükümeti, karardan memnuniyet duyduğunu açıklarken, Filistin lideri Abbas'ın da Gazze'ye gideceği bildirildi. Mısır'ın arabuluculuğunda Kahire'de bir araya gelen ve uzlaştıklarını duyuran Hamas ile Fetih, düzenlenen törenle Filistin'deki bölünmüşlüğü bitiren "uzlaşı anlaşması"nı imzaladı. Mısır Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Filistin'de birliğin sağlanması ve başkenti Kudüs olan 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin kurulması hedefine yönelik görüşmeler sonucunda, Hamas ile Fetih Hareketi'nin anlaştığı belirtildi. Anlaşmaya göre taraşar, Gazze'nin idaresini en geç 1 Aralık'a kadar Ulusal Uzlaşı Hükümeti'ne bırakmaya karar verdi. Filistin Ulusal Uzlaşı Hükümeti ise, Gazze'deki sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu açıkladı. Hükümet sözcüsü Yusuf el-Mahmud, hükümetin, Gazze halkının sıkıntılarını sona erdirmeyi de kapsayan tüm sorumluluklarını teslim almaya hazır olduğunu belirtti. Mahmud, hükümetin, bu "tarihi uzlaşı anlaşması"nı sabırsızlıkla beklediğini, Başbakan Rami el- Hamdallah ve kabine üyelerinin anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını kaydetti. Filistin lideri Mahmud Abbas'ın 1 ay içerisinde Gazze'yi ziyaret edeceği açıklandı. Filistinli iki örgütün arası yıllar önce açılmış ve 2006'daki parlamento seçimlerinden 1 yıl sonra Gazze Şeridi'nin kontrolünü devralan Hamas, İsrail ile silahlı mücadeleyi sürdürmüştü. Fetih lideri Mahmud Abbas ise Ortadoğu anlaşmazlığına görüşmeler yoluyla çözüm aranmasından yanaydı.
Milliyet

Beyaz Saray'da Restleştiler 
Kanada Başbakanı Trudeau, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'na (NAFTA) ilişkin görüştü ve Bombardier konusundaki tutumunu net bir şekilde dile getirdi. Trudeau, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başkan'a Ticaret Bakanlığı'nın Kanadalı uçak üreticisi Bombardier'e yönelik ek gümrük vergisi ve antidamping vergileri getirme planı konusunda hararetle karşı çıktığımızı vurguladım" dedi. Trudeau, "Boeing'in Kanada'daki onbinlerce havacılık sektörü çalışanını işsiz bırakma girişimleri olumlu baktığımız bir durum değil. Başkan'a bunun kesinlikle gelecekte Boeing'den yapılacak askeri alımları engelleyeceğinden bahsettim" ifadelerini kullandı. Boeing'in üreticisinin Kanada ve İngiltere'den ödenek almasından şikayet etmesinin ardından ABD Ticaret Bakanlığı 2 hafta önce Bombardier'in C serisi jetlerinin yüzde 219'luk bir ithalat vergisine tabi olması gerektiğini söylemişti. Bu gelişmelerden önce Kanada, Boeing şirketinden 18 adet Super Hornets savaş uçağı satın almaya hazırlanıyordu. İngiltere Başbakanı Theresa May de İngiltere'de de 4.000 çalışanı olan Bombardier'e böyle bir vergi getirilmesinin bir ticaret savaşını tetikleyebileceği ve İngiltere Savunma Bakanlığı'nın Apache helikopter gibi alımları yapmayabileceği uyarısı yapmıştı. NAFTA'yı yenilemek isteyen Trump ise açıklamasında 3'lü bir anlaşmaya varılamaması durumunda Kanada ya da Meksika ile ikili anlaşamalara açık olduğunu söyledi. Trump, Bir gazetecinin Meksika ile NAFTA görüşmelerinin kötüleşmesi halinde Kanada ile serbest ticareti sürdürmeyi düşünüp düşünmediği şeklindeki sorusuna "Tabii ki, kesinlikle. Bir ya da diğeri ile anlaşmaya varamamız ihtimal dahilinde. Ancak bu sırada bir ile anlaşma yapabiliriz" yanıtını verdi. Trump hala 3 ülkenin de çıkarına olabilecek 'çok yaratıcı' bir anlaşmanın da mümkün olduğunu belirtti. Trudeau da basın toplantısında Trump'ın sözlerini değerlendirerek 1994'te imzalanan NAFTA'nın yenilenmesi konusunda umutlu olduğunu belirtti. Trudeau "NAFTA'ya inanmayı sürdürüyorum. Her şey için hazırız ve Kanada'nın çıkarları için özenle çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,6616-3,6643                     
Euro: Euro 4,3364-4,3389
Sterlin: 4,8571-4,8619
Gram Altın: 152,3299-152,4460

Ek Gelir Fırsatı 
Ürün ve hizmetlerin sabit bir perakende noktası olmadan tüketiciye satılması anlamına gelen doğrudan satış yöntemi, önemli bir gelir kapısı oldu. Kozmetikten kişisel bakıma, zinde yaşam ve beslenme ürünlerinden ev bakım ve teknolojilerine kadar farklı ürünlerin satıldığı sektörde, herkes için fırsat var. Herhangi bir tecrübe aranmıyor, 18 yaşını doldurmak yeterli. Sektör Türkiye'de 2010'dan bu yana hızla büyüyor. 1.5 milyon girişimcinin olduğu sektöre 2017'de 200 binin üzerinde yeni girişimcinin katılması bekleniyor. Toplam pastanın yüzde 46'sını Asya Pasifik ülkeleri, yüzde 34'ünü Amerika alıyor. Türkiye'nin de bulunduğu Avrupa ülkelerinin payı ise yüzde 19. Türkiye'de sektörün yıllık iş hacmi 1.2 milyar lira. Şirketler kendi eğitimlerini kendileri veriyor. Başvurular ya temsilci üzerinden yapılıyor ya da şirketin internet sitesinden form dolduruluyor. Yeterince zaman ayıranların ciddi maddi kazançlara ulaştığı doğrudan satış, kişisel gelişim, sosyalleşme gibi avantajlar sunuyor. Çalışma saatlerine kişi kendi karar veriyor, tam zamanlı veya yarı zamanlı çalışma imkanı var. Temsilcilerin aylık kazançları 2 bin- 5 bin TL arasında değişiyor. Sistemde üç tip para kazanma modeli var: İlki, satış kataloğundan satış yapanlar. Bunlar her sattıkları üründen yüzde 30-50 kazanıyor. İkinci tip, kendi bölgeleri dışında yeni bölgeleri gruba katanlar. Üçüncü tip, sorumlu oldukları ilin toplam cirosunun yüzde 4'ü kadar ek ücret kazanıyor.
Posta

Yaz Saati Torbada 
Yaz saatinin kalıcı hale getirilmesine ilişkin düzenlemenin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri süren 130 maddelik torba tasarıya girmesi bekleniyor. Daha önce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılması gündeme gelen kalıcı yaz saatinin TBMM gündeminde tartışılarak hayata geçirilmesinin benimsendiği belirtiliyor. Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin (MTV) yüzde 40 zamlı orandan uygulanmasını da içeren 130 maddelik tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüşmeleri geçen hafta başladı. Bu hafta da maddeler üzerindeki görüşmeler devam ediyor. Kulislerde, tasarıya yeni maddeler eklenebileceği konuşuluyor. Bunlardan birisinin de kalıcı yaz saati uygulaması olduğu ifade ediliyor. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 27 Eylül tarihinde yaz saati uygulamasını sürekli hale getiren Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurmuştu. Kararda, yaz saati uygulaması konusunda Bakanlar Kurulu'na verilen sınırlı yetkinin sürekli hale getirilmesinin yetki aşımı olduğu vurgulanmıştı. Kararın, davalı Başbakanlık ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na tebliğinden itibaren en geç 30 gün içinde uygulanması gerekiyor. Bu kararın ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, uygulamanın devam edeceğini açıkladı. Düzenlemenin KHK ile olması bekleniyordu. Ancak eğilimin, düzenlemenin TBMM'de tartışılarak hayata geçirilmesi yönünde ağırlık kazandığı belirtildi. Bunun için de Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri devam eden torba tasarıya bir önerge verilerek düzenlemenin yasayla hayata geçirileceği kaydediliyor.
Hürriyet

Zorunlu Arabuluculuk Yasalaştı 
İş davalarında zorunlu arabuluculuk getirmesi nedeniyle 14 milyon işçiyi ilgilendiren İş Mahkemeleri Yasa Tasarısı Meclis Genel Kurulu'nda dün akşam kabul edilerek yasalaştı. Yasayla getirilen yeniliklerin bazıları şöyle: "Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davalarında arabulucuya başvuru dava şartı oldu. Davacı, arabuluculuda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dilekçesine eklemek zorunda olacak. Arabulucuya başvuru zorunluluğuna uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması aksi takdirde davanın usulden reddedileceğini içeren davetiye gönderilecek. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecek. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa herhangi bir işlem yapılmaksızın dava usulden reddedilecek. Arabulucu ile görüşmeye tarafların avukatları ya da yasal temsilcileri de katılabilecek. İş kazası veya meslek hastalığı kaynaklı maddi-manevi tazminat ile bunlarla ilgili rücu davaları hakkında arabulucuya gitme zorunluluğu olmayacak. Bakanlıkca uygun görülen adliyelerde arabuluculuk büroları kurulacak. Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından münhasıran bu bürolarda çalışmak üzere, bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel görevlendirecek.
Hürriyet

Ortaklık Güçlü, Sorun Geçici, Çözüm Diyalog 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye ile ABD arasında yaşanan vize krizinin geçici olduğunu belirterek, "Türkiye ve ABD, yarım asrı aşkın süredir müttefik ve ortak. Ben aramızdaki ortaklığın böyle krizlerin üstesinden gelecek güçte olduğuna inanıyorum. Çok açık olmak gerekirse biz bu ihtilaf durumunun bir saniye daha sürmesini istemiyoruz" dedi. Uluslararası Para Fonu (IMF) - Dünya Bankası'nın yıllık toplantıları kapsamında Washington'da bulunan Şimşek, ABD Ticaret Odası'nda Amerikalı iş adamlarıyla bir araya geldi. AA'nın haberine göre salonu dolduran Amerikalı iş adamlarına vizelerin askıya alınma durumunun geçici olduğu yönünde telkinde bulunan Şimşek, şunları söyledi: "Öncelikle moralinizi bozmayın. Bu istenmeyen ve fazla abartılmış anlaşmazlık geçici. Biz, açıkçası ABD Dışişleri Bakanlığı'nın rutin bir soruşturmaya verdiği tepkiye çok şaşırdık. Amerikalı diplomatların ve elçilik çalışanlarının güvenliği bizim birinci önceliğimiz. Bu konuda kesinlikle soru işareti yok." Yaşanan anlaşmazlığı çözmenin tek yolunun diyalogdan geçtiğini anlatan Şimşek, "Bugünleri arkamızda bırakmalıyız ve diyalog ilerlemenin tek yolu. Türkiye kimseyi keyfiyen tutuklamadı. Siyasi rehinelerimiz yok. Türk adalet sistemine en azından doğru şekilde işleyeceği varsayımıyla yaklaşılmasını bekliyoruz" diye konuştu. Şimşek, Türkiye'nin büyüme hikâyesinin sağlam bir şekilde devam edeceğini belirterek, "Bu nedenle gelecek üç yıl için yüzde 5.5 büyüme hedeşiyoruz. Bazıları bunu iyimser bulabilir. Biz ise onlara son 15 yıldaki reel büyüme ortalamamızın yüzde 5.6 olduğunu hatırlatmak isteriz" dedi.
Milliyet

KGF'de Süper Geri Dönüş 
Kredi Garanti Fonu (KGF) kapsamındaki kredilerin geri ödemeleri başladı ve ilk sonuçlar Hazine'nin yükünün tahmin edilenden çok daha düşük olacağını ortaya koydu. Bir başka deyişle krediler ekonomide istenen canlanmayı yaratınca geri ödemelerde de büyük bir sıkıntı yaşanmadı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem, KGF teminatlı kredilerde sadece 90 milyon liralık kredinin geri ödenmediğini açıkladı. TV'de konuşan Ertem, şu noktaların altını çizdi: "Finansman ihtiyacına bağlı olarak faizde yukarı oynama olacağını zannetmiyorum KGF geri dönüşleri başladı. Ocak-Eylül'de 13 milyar TL'lik geri dönüş oldu. Aralık sonunda geri dönüşün 25 milyar TL'yi bulması bekleniyor Bu 13 milyar TL içinde geri dönmeyen tutar sadece 90 milyon TL, bu da binde 7'lik bir orana denk geliyor Bankacılık sektöründeki geri dönmeyen kredi oranına bakıldığında çok çok düşük bir oran, bu şekilde de sürmesi bekleniyor. KGF'nin kurumsallaşarak kredi genişlemesini kontrol etmesi çok önemli. Bu aynı zamanda Merkez Bankası'nın yürüttüğü finansal istikrarın temel unsurlardan biri olmaya aday bir durum. Bu çerçevede KGF'nin devam edeceğini umuyorum ama buna ekonomi yönetimi, siyasi taraf karar verecek." Cemil Ertem, kendi görüşünün kredilerin devam etmesi ve dönüşlerin de tekrar kullandırılarak ekonomiye katkı sağlanması olduğunu belirterek, "İkinci KGF değil var olan durumun bazı kıstaslar, parametreler getirerek kurumsallaştırılarak finansal istikrarın bir unsuru olması" diye konuştu.
Vatan

Faiz Artışı Masadan Kalkmadı 
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantısına dair tutanaklar, bankanın bilanço küçültme programına Ekim'de başlayacağına işaret ederken, düşük enflasyonun faiz artışı konusunda Fed yetkilileri arasında görüş ayrılığına neden olduğunu ortaya koydu. Fed, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) 19-20 Eylül'de düzenlenen son toplantısına ilişkin tutanakları yayınladı. FOMC üyelerinin politika faizinin üst sınırını yüzde 1.25'te sabit tutma kararı aldığı toplantının tutanaklarında, üyelerin düşük enflasyon seviyesini ele aldığı görüldü. Tutanaklarda, bazı FOMC üyelerinin faiz oranının yükseltilmesine yönelik gelecek olan makro ekonomik verileri değerlendireceği kaydedildi. Bu üyelerin orta dönemde enflasyonun yeniden Fed'in hedefi olan yüzde 2'lik orana yükseleceğini öngördükleri belirtildi. Tutanaklarda bazı FOMC üyelerinin uzun süredir düşük seviyelerde seyreden enflasyon oranının yüzde 2'lik hedefin altında kalmaya devam etmesine neden olacağını belirttiği kaydedildi. Tutanaklar, FOMC üyelerinin, Fed'in bilanço küçültme programına Ekim ayında başlanması konusunda görüş birliği sağladığı görüldü. Bankanın 4.5 trilyon dolarlık bilançosunu küçültmeye yönelik faaliyetlerine bu ay başlanması konusunda FOMC üyelerinin anlaştığını gösteren tutanaklarda, Fed'in bilançosundan her ay 10 milyar dolarlık azaltma yapılacağı bilgisi iletildi. Fed'in toplantı tutanakları sonrası Aralık'ta faiz artışının hâlâ gündemde olduğu belirtiliyor. FOMC'un bir sonraki toplantısı 31 Ekim-1 Kasım'da başkent Washington'da düzenlenecek.
Vatan

SPOR 

Anadolu Efes; THY Avrupa Ligi'ne mağlubiyetle başladı... İlk hafta mücadelesinde İspanyol devi Real Madrid'i, Sinan Erdem Spor Salonu'nda ağırlayan Lacivert-Beyazlılar sahadan 74-88 yenik ayrıldı. İlk periyodu 19-28, devreyi 36-45 ve 3. çeyreği de 56-62'lik skorlarla geride tamamlayan Efes, 32. dakikada farkı 2 sayıya indirdi: 60-62. Randolph ve Doncic ile üç sayı çizgisinin gerisinden Ayon ile de pota altından sayılar bulan Real Madrid, 35. dakikada farkı yeniden çift hanelere (63-76) çıkardı. Kalan bölüm karşılıklı sayılarla geçilirken Anadolu Efes karşılaşmadan 88-74 mağlup ayrıldı.
Posta

Beşiktaş, son 4 maçında zorluk derecesi yüksek maçlar oynamıştı. Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı Porto ve Leipzig maçlarının yanı sıra Fenerbahçe ve Trabzon ile karşılaşan Siyah-Beyazlılar, Avrupa'da kazanıp Süper Lig'de 5 puanlık puan kaybı yaşamıştı. Beşiktaş, bugün oynayacağı Gençlerbirliği maçıyla birlikte yine zorlu bir sürece girecek. Kartal, hafta içinde Monaco deplasmanına çıktıktan sonra Başakşehir ve yeniden Monaco maçları oynayacak. Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş son idmanda bu duruma dikkat çekti ve "Önümüzdeki 4 maçlık periyotta kayıp istemiyorum. Kazanıp önümüze bakalım. Hata yapanı affetmem" diye konuştu.
Posta

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, yabancı oyuncu kontenjanı ve hakemler başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yabancı futbolcu kuralının 2019 yılına kadar geçerli olduğunu hatırlatan Başkan Demirören, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda beyanatları var. Onların ışığında federasyon olarak gerekli çalışmaları yapıyoruz. Yabancı serbestliğinde bir değişiklik olmaz. Biz saha içinde daha fazla Türk oyuncunun olmasını sağlayacak bir formülün hazırlıklarını yapıyoruz. Şu an için yeni bir düzenleme olmaz. Ancak sezon sonunda yedek kulübesinde bekleyen yabancı oyuncu sayısı azaltılabilir. Yabancı oyuncunun gelmesi ile futbolda kalite yükseldi, yerli oyuncu fiyatları da düştü. Bu sezon tribünlerin dolması da kaliteli yabancıdan dolayı" diye konuştu. Palabıyık'a destek TFF Başkanı Yıldırım Demirören, hakemlere yönelik eleştirileri de değerlendirdi. Hakemlerin dünyadaki hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar eleştirilmediğine vurgu yapan Demirören, "Hakemler günah keçisi ilan ediliyor. Kulüpler ve teknik adamlar, yanlış transfer tercihlerini, sahaya sürülen yanlış kadroları sorgulamayıp, sadece hakemler üzerinde yoğunlaşıyor. Dünyanın her tarafında hakem hataları var. Avrupa Şampiyonası'nda, Dünya Şampiyonası'nda birçok hata oluyor ancak hiçbir ülkede bu kadar tartışılmıyor. Mesela Ali 5'i doğru, biri yardımcısının hatası, diğeri de Cenk'in ayağına basılmasında penaltı olayı. Ama onu da ekrandan tekrar pozisyonlarda herkes gördü. O pozisyon yaşanırken kimse fark etmedi" dedi. Yıldırım Demirören, video hakem sistemine kişisel olarak sıcak bakmadığını da belirterek, "Video hakem sistemine karşıyım. Çünkü futbolun güzelliğini öldürür. Kulüpler Birliği istiyor. Ocak ayına yetişmesi zor ama uğraşıyoruz. UEFA, testlerden sonra onay verecek. Benim şahsi görüşüm, lig devam ederken sistem değişmez, sezon sonuna kalır" ifadelerini kullandı.
Milliyet

En yakın rakibi Beşiktaş ile 5 puanlık fark yakalayan sarı-kırmızılılarda hedef, farkı korumak. Milli takımdan dönen oyuncularının da sakatlık yaşamaması Tudor'un elini güçlendirirken geri dönmesi beklenen tek isim ise Tolga Ciğerci... Geçirdiği operasyon sonrasında dinlendirilen ve Karabük'te oynatılmayan Tolga, bu hafta Konya maçında da kadroda yer almayacak. Milli arada tedavi süreci olumlu devam eden Tolga'yı F.Bahçe maçında kullanmak ise teknik heyetin tek emeli. TOLGA'NIN yokluğunda solda forma Feghouli'nin olacak. Cezayirli oyuncusu ile de bir görüşme yapan Tudor, Konya mücadelesi ve sonrasındaki F.Bahçe, Trabzon, Başakşehir maçlarında kendisinden beklentilerini ve isteklerini tek tek anlattı.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme