15 Ekim 2017 Pazar

15.10.2017 Genel Gündem

15.10.2017

GÜNDEM
Hacıbektaş'ta Barış Ve Kardeşlik Mesajı 
Nevşehir'in Hacıbektaş İlçesi'nde Kemal Kılıçdaroğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen 54'üncü Ulusal, 28'inci Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri törenleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'u buluşturdu. Bakan Kurtulmuş yaptığı konuşmada, insanların mezhep ayrılıklarıyla birbirine kırdırılmaya çalışıldığını anlatırken, şöyle konuştu: "Burada canlar hepimize büyük görev düşüyor. İrfan medeniyetini yeniden diriltmek durumundayız. Temelinde barış olan anlayışı yeniden inşa etmek durumundayız. Eğer insanları dinde kardeş olarak bilirseniz bu Sünnidir, bu Alevidir diye ayırmazsınız. Böyle görürseniz dünyada barışı kardeşliği ortaya koyarsanız. İşte bu Anadolu toprakları Hoca Ahmet Yesevi'den Hacı Bektaşi Veli'ye kadar her yeri esenlik haline getirmiştir. Din ve mezhepleri farklı olsa da aynı mahalleyi paylaşan toplumun milletiyiz. Zulüm kolay, adalet zordur. Bizim yolumuz, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışıdır." Anma etkinliklerinde konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Sayın Bakan Kurtulmuş hepimizin özlediği konuşmayı yaptı. Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum. Bizim birliğe, kardeşliğe ihtiyacımız var. Kavgaya değil, huzura ihtiyacımız var" dedi. Hacı Bektaş Veli'nin 13'üncü Yüzyıl'da yaşamış büyük bir düşünür ve Anadolu ereni olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Hacı Bektaş Veli, Anadolu coğrafyasının önemli erenlerindendir. Hacı Bektaş Veli, Ahmet Yesevi'nin insan yolunda toprak olma anlayışını benimsemiştir. Anadolu'nun insancıl ve akılcı tutumuna önderlik yapmıştır. Hacı Bektaş Veli helal kazanç konusunda fikirlerde bulunurken, tembelliğe, haksız kazanca karşı da tepkisini koymuştur."
Vatan

Ağaca Çıktı Eşine Kavuştu 
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden 22 gün sonra gözaltına alınan ve 19 Ağustos'ta sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan 9'uncu Kolordu 109'uncu Topçu Alayı 1'inci Topçu Tabur Komutanı Yarbay Ramazan Kayacı'nın eşi Nazife Kayacı hukuk mücadelesi başlatırken, Erzurum'a gelen siyasi parti liderlerini, Genelkurmay Başkanı'nı, bakanları adeta markaja aldı. Yardım isteyen 2 çocuk annesi Nazife Kayacı, eşinin suçsuz olduğunu her defasında söyledi. 30 Eylül'de Erzurum'da açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çevresindeki korumaları aşamayınca görüşemeyen Kayacı, çıktığı ağaçtan seslenerek dikkatini çekti. Nazife Kayacı, 12 yaşındaki oğlu Burak'la birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanına gitti. Kayacı'nın kollarında, ağaca çıkarken oluşan yaraları gören Erdoğan, "Sen ne yaptın kızım? Allah iyiliğini versin" dedi. Kayacı da "Eşim terörist değil" diye konuştu. Erdoğan, Kayacı'nın oğlu Burak'a oyuncak verirken Kayacı'ya da "Baktıralım" dedi. Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde önceki gün görülen duruşmada, mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ramazan Kayacı, Serkan Aslan, Kadir Aluç ve Cemal Doğan'ı yurtdışına çıkış yasağıyla tahliye etti. Nazife Kayacı, tahliye kararı üzerine çocukları ve yakınlarıyla cezaevinin önüne gidip eşini bekledi. Cezaevinden çıkan eşine sarılarak ağlayan Kayacı şunları söyledi: "15 aydır suçsuzluğumuzun mücadelesini veriyoruz. Gerçekten ülke zor durumda, ayıklamakta sıkıntı çekiyorlar. Biz umudumuzu hiç kaybetmedik. Adaletten ve devlet büyüklerimizden bizim gibi olan bir sürü mağdur askerin suçlarının olmadığını ortaya çıkarmalarını istiyoruz. Aynı durumda olanların tez zamanda daha fazla mağdur olmadan çıksınlar diyorum. Yanımızda olan herkese teşekkür ediyorum. İnşallah eşimin beratı da olur ve en çok sevdiği üniformasına kavuşur." Eşinin kendisi ve aynı durumdaki arkadaşlarının tahliye edilmesi için verdiği büyük mücadeleyi basından takip ettiğini belirten Yarbay Kayacı, "Aile olmanın ne demek olduğunu en çok böyle günlerde hissediyorsunuz. Bu mücadeleye destek ve her zaman yanımda olan benim haklı olduğuma inanan aileme teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Hürriyet

'Kelepçeli Fantezi' Yorumuna Tazminat 
Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında kendisini Meclis kürsüsüne kelepçelemesini "Kelepçeli-kırbaçlı fantezi" olarak yorumlayan gazeteci Talat Atilla'ya açtığı davayı kazandı. Ankara 3. Hukuk Mahkemesi'nin verdiği karara göre Atilla, Nazlıaka'ya 5 bin TL tazminat ödeyecek. Karara ilişkin açıklama yapan Nazlıaka, şunları kaydetti: "Ben bir siyasetçiyim ve elbette eleştiriye açığım, ancak söylenen sözler nerede, kime söylerseniz söyleyin cinsel bir gönderme içermektedir, eleştiri sınırlarını aşan ve kadın kimliğini hedef alan niteliktedir. Yaptığım eylem son derece meşrudur. Demokratik hakkımı kullanarak rejim değişikliğine 'Hayır' diyenlerin Meclis'teki sesi olmaya çalıştım. Aynı eylemi bir erkek vekil yapsaydı, asla böyle çirkin laflar etmezlerdi. Kelepçeli eylemi kendi hayal dünyasıyla kırbaçlı eylem olarak yorumlayan bu zihniyet, kadın kimliğini aşağılamaya ve kadına yönelik şiddeti artırmaya hizmet etmektedir. Bu kişilere İstanbul Sözleşmesi'nin 'söylemsel başta olmak üzere her türlü düzlemde gerçekleştirilen ayrımcılığın şiddet doğurduğu' maddesini hatırlatmak isterim. Her söz sahibine aittir. Bu çirkin sözleri kendine yakıştıranlar, kadına şiddetin bir türü ve ilk aşaması olan sözlü şiddete hizmet ettiklerinin farkına varsın diye bu davaları açtım." Nazlıaka'nın, tazminatı kadın derneklerine bağışlayacağı öğrenildi.
Haber Türk

DÜNYA 
Kerkük Diken Üstünde 
Bağımsızlık referandumu sonrası Irak merkezi yönetiminin Kürt bölgesine ağır ambargo uygulaması sonrası milis gücü Haşdi Şabi desteğinde orduyu Kerkük sınırına göndermesi bölgede savaşın fitilini ateşledi. Irak ordusu ile peşmerge kuvvetleri, Kerkük'te savaş pozisyonu alırken Selahaddin'e bağlı Tuzhurmatu ilçesinde Haşdi Şabi ile peşmerge güçleri arasında çatışma çıktığı belirtildi. Çatışma, iki taraf arasında yapılan görüşme sonrası ateşkesle sonuçlanırken, bölgeden yer yer çatışma haberleri alınıyor. Kerkük kent merkezinde ise durum şimdilik sakin. Referandum sonrası Kürt yönetiminden havaalanları, sınır kapılarını Irak yönetimine devretmesi ve peşmergenin Kerkük'ü terk etmesini isteyen Irak Başbakanı Haydar el İbadi'nin tanıdığı 48 saatlik süre dün gece sona erdi. Talebin Kürt yönetimince reddedilmesi sonrası Irak ordusu, Haşdi Şabi desteğinde ağır silahlı özel birliklerle Kerkük'te saldırı pozisyonuna geçti. Buna karşı Kürt yönetimi de Zerevani özel kuvvetlerinin de içinde yer aldığı binlerce peşmergeyi Kerkük sınırına konuşlandırdı. Kerkük sınırında yaşanan gerilim, Kürt ve Türkmen nüfusun yoğun olduğu Selahaddin'e bağlı Tuzhurmatu ilçesinde çatışmaya dönüştü. Kürt yönetimi dışındaki Tuzhurmatu'daki KYB binasına önceki gece Haşdi Şabi güçlerince ateş açılmasıyla çatışma bir kaç noktaya sıçradı. Çatışmanın başlatılmasına yönelik taraflar birbirini suçlarken ilçe Kaymakamı Şelal Abdul, Haşdi Şabi milislerinin Türkmen ve Kürtlerin yaşadığı mahallelere havan saldırısı düzenlediğini açıkladı.
Milliyet

Şimdi Ne Olacak? 
ABD Başkanı Donald Trump'ın beklendiği üzere İran'la olan nükleer anlaşmayı artık onaylamama kararı alması tüm dünyada büyük ses getirdi. Trump'ın sözleriyle, ABD yönetimi 2015'ten bu yana ilk kez, "İran'ın anlaşma koşullarına uyduğunu" kabul etmediğini açıklamış oldu. Temsilciler Meclisi ve Senato liderleri, İran'la nükleer anlaşmayı düzeltecek bir tasarı üzerinde çalışmaya başladılar. Trump konuyla ilgili topu Kongre'ye atmasıyla bu aşamada ne oalcağı merak konusu. ABD basınındaki iddialarda, Trump'ın açıklamalarına karşın Kongre'den İran'a yönelik herhangi bir yaptırım kararı çıkmaması ve anlaşmanın devam etmesi ihtimali öne çıkıyor. Buna karşın Kongre'nin İran karşıtı bir karar alarak anlaşmayı fiilen sona erdirmesi de mümkün. Dünya liderlerinden ise Trump'ın açıklamalarına tepkiler gelmeye devam ediyor. Avrupa ülkelerinin liderleri, Avrupa Birliği yetkilileri, Rusya ve Çin'den dün anlaşmanın bozulmamasına yönelik açıklamalar gelmişti. İsrail ve Suudi Arabistan ise Trump'ı açıklamadan dolayı kutladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Trump İran'ın terörist rejimine cesurca meydan okudu" diyerek Trump'ı tebrik etti. Suudi Arabistan da Trump'ın "katı stratejisi"ni desteklediğini açıkladı.
Milliyet

Türkiye İçin Karar Yok 
Başbakan Merkel, 19- 20 Ekim tarihlerinde yapılacak Avrupa Birliği zirvesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Zirvede Türkiye'yi gündeme getirmek istediğini belirten Merkel, "Çok fazla sayıda insan bize göre haksız yere cezaevinde tutuluyor ve çünkü siyasi gelişmeleri büyük bir endişe ile izliyoruz" dedi. Bu zirvede karar alınmasını beklemediklerini vurgulayan Merkel, "ama mevkîdaşlarımın Türkiye ile ikili ilişkileri nasıl gördükleri konusundaki görüşlerini ve gerektiğinde hangi sonuçları çıkarabileceğimizi öğrenmek istiyorum" şeklinde konuştu. Merkel video mesajında, Türkiye'deki gelişmeler nedeniyle AB Komisyonu'ndan bu ülkedeki duruma ilişkin bir rapor hazırlamasını istediklerini de sözlerine ekledi. Spiegel Online haber portalında geçen Cumartesi günü yayınlanan haberde, söz konusu raporun olumsuz olmasının beklendiği, böylelikle Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesi yönünde baskının artacağı ifade edilmişti. Habere göre, raporda Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ni ne kadar yerine getirdiğinin incelenmesi istenmişti. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi Genel Başkanı ve Başbakan Angela Merkel'in yanı sıra Sosyal Demokrat Parti lideri Martin Schulz, seçim kampanyası sırasında beklenmedik bir şekilde Türkiye ile üyelik müzarekelerine son verilmesini istemişti. Ancak Almanya bu önerisinde yalnız kalmıştı. Spiegel'in haberinde AB Komisyonu'nun da bu öneriye kuşkuyla yaklaştığı belirtilmişti. Haberde, AB Komisyonu'nun Türkiye İlerleme Raporu'nu ilkbahar aylarında açıklamak istediği bu zirvede ise sadece Türkiye'ye üyelik öncesi yapılan yardımların nasıl azaltılabileceğine ilişkin bir rapor sunmak istediği kaydedilmişti.
Vatan

Katalanlar Dijital Devlet Kuracak 
Bağımsızlık ilan edip saniyeler sonra İspanya ile diyalog kurmak için bu kararı askıya alan Katalonya Özerk Bölgesi Başkanı Carles Puigdemont'a Madrid'in yanıtı, '5 gün içinde kararına açıklık getir. Masaya oturmayacağız' olmuştu. Katalanlar sürenin dolmasına birkaç gün kala şimdi bağımsızlık kararında direnme ya da süresiz olarak erteleme seçeneği ile karşı karşıya. Puigdemont'a önde gelen ayrılıkçı isimler 'İspanya'nın blöfüne kanma derhal bağımsızlığı ilan et' diye baskı yapıyor. İspanyol El Pais gazetesinin ele geçirdiği yeni yönetim şekli taslağına göre Katalan devleti ilk 2 yılda 'dijital' olacak. Katalanlar daha önce .cat uzantısını almış ve birçok özerk yönetime ait internet sitesini bu uzantı altına kaydetmişti. Yeni kurulacak Katalan Cumhuriyeti'nin tüm kurumları da internette .cat uzantısı altında hizmet verecek. Tapu, kadastro, nüfus başta olmak üzere devlet kurumları tarafından verilen tüm hizmetler ilk aşamada İspanya'nın müdahalesinin önüne geçmek için internet üzerinden yürütülecek. Her Katalan'a bir vatandaşlık numarası ve aynı Türkiye'de olduğu gibi e-devlet şifresi verilecek. Bu konuda altyapı ise yönetimini neredeyse tamamen dijital ortama aktaran ilk ülke olan Estonya'dan kopyalandı. Bir Katalan heyeti Estonya'ya giderek sistemin detaylarıyla ilgili bilgi aldı ve kurulacak yeni devlete uyarlanması için çalıştı.
Vatan

Kerkük İçin Ültimatom 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) denetimindeki petrol zengini Kerkük kenti için Bağdat yönetiminin Erbil'e 48 saat süreli ültimatom verdiği ortaya çıktı. Dün Fransız AFP'ye konuşan Iraklı Kürt bir yetkili kendilerine yerel saatle pazar sabaha karşı 02.00'ye kadar süre verildiğini söyledi. Adı açıklanmayan kaynak, "6 Haziran 2014 tarihi öncesi sınırlara dönmesi için Peşmerge'ye verilen süre gece sona erecek" diye konuştu. Terör örgütü DEAŞ bu adı geçen tarihte başta Musul olmak üzere Irak'ın kuzeyinde kapsamlı saldırı başlatmış, IKBY'nin silahlı gücü Peşmerge de Irak ordusunun çekilmesi sırasında Kerkük'ü ele geçirmişti. DHA'nın haberine göre Kürt asıllı olan Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum, IKBY'nin Süleymaniye kentinde Kürt yetkililer ile bir araya gelerek Irak Başbakanı Haydar el İbadi ile Şii ağırlıklı Haşdi Şabi milislerinin taleplerini iletti. Irak Kürt tarafına 6 şart iletildi. Şartlar şöyle: ? Kerkük Havalimanı Irak ordusuna teslim edilecek. ? K1 Keyvan askeri karargâhı derhal Irak ordusuna verilecek. ? Tüm petrol kuyuları, yatakları ve şirketlerin kontrolü Irak ordusuna geçecek. ? Kerkük valisi Necmettin Kerim görevden alınacak. ? Peşmerge'ye teslim olan DEAŞ militanları Irak ordusuna teslim edilecek. ? Peşmerge'nin ve Kürt yönetiminin kontrolünde olan Kerkük'ün tüm bölgeleri ile DEAŞ'tan geri alınan bölgeler de derhal Irak ordusuna teslim edilecek. Bu gelişmeler olurken cuma gecesi Irak'ın Salahaddin vilayetinin Tuzhurmatu kentinde Peşmerge ve Türkmen Haşdi Şabi güçleri arasında çatışma çıktı. AA'ya konuşan Salahaddin Vali Yardımcısı Muhammed Abdulvahid, Dedegarib Camisi yakınına yerleştirilen bombanın polis güçleri tarafından etkisiz hale getirilmesi sırasında kimliği belirsiz kişilerce ateş açıldığını kaydetti. Kerkük'e yönelik olası bir harekatın Kerkük'ün 75 km güneyindeki 200 bin nüfuslu Tuzhurmatu'dan başlatılacağı öne sürülüyor.
Hürriyet

EKONOMİ
Dolar: 3,6316-3,6383                     
Euro: Euro 4,2811-4,3176
Sterlin: 4,8224-4,8374
Gram Altın: 152,1809-152,5676

'Kamu 2018'de Kemer Sıkacak' 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ndeki (MTV) artışın yüzde 40'tan yüzde 25'e indirilmesi, gelir vergisi tarifesinin üçüncü dilimindeki ücretlerde vergi kesintisini yüzde 27'den yüzde 30'a çıkaran düzenlemeden vazgeçilmesinin bütçe dengelerine etkisini için, "Orta Vadeli Program (OVP) ve bütçe dengeleri hedeflerinde sapma olmayacak" dedi. "Servet vergisi" olarak nitelendirdiği vergilerdeki düzenlemelerle vergi adaletini sağlamaya çalıştıklarını kaydeden Ağbal, kamunun 2018'de kemer sıkacağını, büyüme hedefinin ise yüzde 5.5 olduğunu söyledi. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri süren 130 maddelik torba tasarıda şimdiye kadar 27 değişiklik gerçekleştirildi. Özellikle MTV olmak üzere vergi artışlarında aşağı yönlü revizyonların yapılması OVP ve bütçe dengelerine etkisi tartışma konusu oldu. Muhalefetin vergi artış oranlarındaki bu değişikliklerinin net etkisinin miktarını sormaları üzerine Ağbal, "Şu anda 2018 bütçe hazırlıklarımız devam ediyor. Kurumlardan bütçeleri topluyoruz. Aynı zamanda (B) cetveli hazırlıklarımız var. Bütün bu çalışmaların sonunda OVP noktasında ortaya koyduğumuz hedefler çerçevesinde 2018 bütçe rakamlarını oluşturacağız ama OVP hedeflerimizde, Orta Vadeli Mali Plan ve bütçe hedeflerimizde herhangi bir şekilde bir değişiklik olmayacak. Bir bütün olarak KDV, ÖTV ve diğer vergiler, özel iletişim vergisi olarak toplamında baktığımızda negatif bir etkisi bulunmamaktadır" diye konuştu. Ağbal, MTV'nin servet vergisi olduğunu dile getirirken, şunları kaydetti: "Bir örnek, iki kişi aynı anda araç alıyorlar birisi 50 bin liraya aracı alıyor, birisi de 200 bin liraya alıyor ama şu andaki mevcut sisteme bakarsanız 50 bin liraya alan ile 200 bin liraya aracı alanın ödediği vergi bin 294 lira. Şimdi aracın değerine orantıladığınız zaman pahalı aracı alanın aslında MTV'si oransal olarak daha düşük oluyor, yani tersine artan oranlılık var. Dolayısıyla, burada, vergi adaleti bakımından tersine artan oranlılığı gidermek için 2 kademe getirdik. Burada da ÖTV Kanunu'ndaki sisteme linkledik, aynısı birlikte gidecek. Böylelikle, MTV servet vergisi olarak tersine artan oranlı bir sistemden aslında yumuşatılmış bir şekilde düz oranlı vergiye gidiyor. Vergi adaleti bakımından böyle bir düzeltmeyi bir defa yapıyoruz."
Milliyet

Yılın En Kötü Performansı Dolarda! 
Son 25 günde 3,38'den 3,63'lere tırmanarak yüzde 7,19 değer kazanan dolar kuru, söz konusu hareketine rağmen, yılbaşından bu yana tasarruf araçları içerisinde yılın en kötü performansını gösteren enstrüman oldu. Arada sert hareketlerde bulunsa da yılbaşından bu yana ancak yüzde 3,15 değer kazanabildi. Oysaki mevduatın getirisi dahi aynı dönemde yüzde 8 oldu. Kurda yılbaşında test edilen seviyeler yılın zirvesi olarak kaldı. Döviz pozisyonu yüksek olanlar kurdaki her oynaklığı fırsata çeviriyor. Çok düşük hacimlerle test edilen olağandışı fiyatlar, tasarruf sahiplerinin paniklemesine neden oluyor. Son üç haftadır yerli yatırımcılar dolar satıyor. Yurtiçi yerleşik yatırımcıların bankalardaki döviz mevduatı 15 Eylül'de 167 milyar 807 milyon dolar iken 6 Ekim'e gelindiğinde 163 milyar 361 milyon dolara geriledi. Yerli yatırımcılar son 3 haftada 4,4 milyar dolarlık satış yaptı. Aynı sürede dolar/TL kuru 3,44'ten 3,62'ye yükseldi. Dolar 3,65'in üzerindeki her hareketinde satış baskısıyla karşılaştı. Yerli yatırımcıların dolar/TL'de yılbaşından bu yana ortalama maliyeti 3,65 seviyelerinde bulunuyor. Bu nedenle 3,65'li seviyelerde satıcıların daha aktif oldukları görülüyor. Piyasalarda son çeyrekte hareketlilik oldukça yüksek olacak. FED'in aralık faiz toplantısına yönelik her gelişme piyasalarda tansiyonu yüksek tutacak. Gelişmelere baktığımızda eylüldeki FED toplantı tutanakları ve eylül ayı ABD enflasyon rakamlarının piyasaları tatmin etmediğini görüyoruz. Bu da piyasalarda dolar açısından negatif algılandı. Türkiye özelinde ise Suriye sınırında yaşanan hareketlilik, ABD ile vize gerginliği sonrası karşılıklı yapılan açıklamalar, tansiyonun biraz olsun düşürse de hala somut adımların atılmamış olması, çözüm sürecinin uzayabileceği değerlendirmelerine yol açıyor. Dolar/TL kurunda kritik eşik 3,65 seviyesinde bulunuyor. Bu rakamın üzerinde hedef 3,70 olacaktır. Dolar/ TL'de satış baskısının sürmesi halinde ise destekler 3.62, 360 ve 3,58 seviyelerinde bulunuyor. Bu seviyelerin kırılması halinde 3,55 ve 3,50 desteklerine gerileme yaşanabilir. Türkiye'nin sıcak gündemi ve FED faiz kararı beklenirken dolardaki oynak seyir devam edebilir. Buda döviz spekülasyonları için fırsat yaratacaktır. Yükselişlerde 3,65 seviyesinin üzerindeki hareketlerde satışların arttığını görebiliriz. Dolar/TL kuru gerginlikler tırmanmadığı sürece yılsonunu 3,70'in altında kapatacaktır. Öte yandan Türkiye'nin 5 yıllık CDS oranı hafta başında 182,70 seviyesine yükseldikten sonra 177,50'ye geriledi. CDS oranında yaşanacak gerileme TL varlıklarına ilgiyi artıracaktır.
Milliyet

1 Litre Bile Kaçak Kalmadı 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, akaryakıt sektöründe kaçak, erken zam yansıtma ve maliyetin altında satış konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akaryakıt otomasyon sistemleri sayesinde kaçak akaryakıtla mücadelenin başarıya ulaştığını kaydeden Yılmaz, "Şunu iddia ile söylüyorum ki, sistemimizde bir litre bile kaçak akaryakıt yok. Kaçak bir litre sisteme girerse bunu görüyor, birden fazla enstrümanla izleyebiliyoruz" ifadelerini kullandı. Yılmaz, sektörden gelen maliyetin altında akaryakıt satışına göz yumulduğu eleştirilerine de değinerek, şöyle konuştu: "Bazen şirketler fazla satış için maliyetine, hatta maliyet altında işlem yapabiliyorlar. Buna karışamayız, bu serbest piyasadır. Rekabet için, marka oluşturmak için 'Bir sene kazanmayayım hatta zarar edeyim, reklamla öne geçeceğime fiyat avantajıyla tanınayım' gibi bir strateji izleyen şirketler var. Maliyetin altında satışlarla devletin vergi kaybına uğradığı gibi bir eleştiri varsa, EPDK olarak bunu belge olmadan kanıt olmadan bilemeyiz, kimseyi de bu nedenle suçlayamayız. Piyasa oyuncusu 'Bir ay zararına satış yapacağım' diyorsa yapabilir. Rekabeti bozucu eylemlerin olması durumunda tavan fiyat kararını alırız olur biter."
Vatan

Tek Haneyi 2018 İlk Çeyrekte Yakalarız 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Programın (OVP) içeriğinin fazla tartışılmamasının talihsiz bir durum olduğunu belirterek, "Maalesef programın içeriği çok tartışılmadı. Daha çok bu vergi düzenlemeleri ön planda oldu. O talihsiz bir durum. Ama inanıyorum ki bu program incelenirse, ayakları yere basan, ilgili tedbirlerin meclise sunulduğu, reformların yapılmaya başlandığı güçlü bir program olduğu çok net bir şekilde görülecek" dedi. Şimşek, Washington'da düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Bankası Yıllık Toplantıları sırasında soruları yanıtladı. Şimşek, IMF-Dünya Bankası toplantıları ve G20 oturumlarından çıkan ana mesajı "Şimdi reform yapma zamanı" diyerek özetlerken, "Küresel ekonomide kısa vadede her şey çok iyi görünüyor, yani her şey güllük gülistanlık. Orta vadede tabii her zaman için bir takım riskler var. İşte o risklere karşı küresel olarak küresel ekonominin direncini artırmak için reform ihtiyacı var" değerlendirmesini yaptı. Başbakan Yardımcısı Şimşek, sosyal medyada yaptığı "Orta vadeli Program ve bütçe hedefleri değişmedi. Değişiklik yaptığımız vergi düzenlemelerini telafi edecek tedbirler alacağız" paylaşımı sonrasında yapılan bazı değerlendirmelerin yanlış olduğunu dile getirdi.
Vatan 

Kanal İstanbul'un Genişliği Gemiye Göre 600 Metreyi Bulacak 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Kanal İstanbul için çalışmaları hızlandırdı. Projenin etüt çalışmaları belli bir aşamaya geldi. Etüt için kanalın geçeceği bölgede yoğun bir faaliyet yürütülüyor. Bu çalışmanın, gelecek yılın ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Projenin yapım ihalesinin en erken yılın ikinci yarısında yapılabileceği hesaplanıyor. Ulaştırma Bakanlığı'nın 3 Temmuz'da imzaladığı sözleşme uyarınca Kanal İstanbul'un güzergâhında yapılan etüt çalışmaları belli bir aşamaya geldi. Bu çerçevede 162 zemin sondajından önemli bir bölümü tamamlandı. Karadeniz, Marmara ve Ege denizlerindeki su hidrodinamiği ve akış rejimleri incelendi. Ekolojik, çevresel ve mühendislik ÇED etki analizine yönelik bazı değerlendirmeler yapıldı. Etüt sürecinin yılın ilk yarısında her yönüyle tamamlanması bekleniyor. Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından fizibilite raporu hazırlanacak. Kamulaştırma sürecine ilişkin ayrıntılar belirlenecek. Projenin yapımişleri için ihale dosyaları hazırlanacak. Bu aşamada, ihalede geçerli olacak finansman modeli belirlenecek. Yap-işlet (Yİ) ya da yap-işletdevret (YİD) modellerinden biri tercih edilecek. Projenin ihalesinin en erken yılın ikinci yarısında yapılabileceği belirtiliyor.
Haber Türk

POLİTİKA
'Şer Kuşağı'na Müsaade Etmeyiz 
Başbakan Binali Yıldırım, dün Ak Parti Yalova 6. Olağan Merkez İlçe Kongresi'nde katıldı. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada Türkiye'nin geçmiş 15 yılında Ak Parti imzası olduğunu belirterek "Ak Parti, bu 15 yıl içinde liderimiz, kurucu Genel Başkanımız, şimdiki Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde zorlukları aşa aşa bugünlere geldi. Evvelallah hatırlayın, 15 yıl içinde neler yaşadı bu ülke. Darbe girişimcileri, Balyoz'u, Ergenekon'u, e-muhtırası, Cumhurbaşkanlığı seçiminin engellenmesi, Ak Parti'nin kapatılmaya çalışılması, 17-25 Aralık darbe girişimi, yargı darbe girişimi, Gezi olayları ve nihayet 15 Temmuz alçak FETÖ darbe girişimi. Bütün bu kumpaslardan, bütün bu engellerden Ak Parti, alnının akıyla çıkmayı bilmiştir" dedi. Yıldırım, daha önceki açıklamalarında, "Düşmanlarımızı azaltacağız, dostlarımızı artıracağız" dediğini hatırlatarak, şunları kaydetti: "Bunu da yapıyoruz ama bazen haddini aşanlar oluyor. Ülkemizin itibarına, egemenlik haklarına saldırı nereden gelirse gelsin misliyle karşılığını bulur. Bugüne kadar ne dedik, 'Diklenmeyeceğiz ama dik duracağız.' Ülkemizin onurunu, ülkemizin itibarını korumak için gereken neyse yapacağız. Ülkemizin güneyinde Suriye ve Irak hudutlarımızda bir şer kuşağı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu projeyi yapanları biliyoruz ama milletimiz rahat olsun, bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozmaya çalışanlar şunu iyi bilsin, orada bir terör devleti kurulmasına bu millet asla müsaade etmeyecek. Hedefimiz ve amacımız, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak, milletimizi bu güzel ülkemizi dünyanın parmakla gösterilen ülkeleri arasına sokmak. 15 yıldır bunu yapıyoruz." Konuşmasında CHP'yi eleştiren Yıldırım şöyle devam etti: "Ana muhalefet partisi konuşuyor. Evlere şenlik. Kemal Bey, bir konuşma yapıyor, diyor ki 'İdlib'e gitmek doğru bir karardır, onun için biz tezkereye de 'evet' dedik, destek olduk.' Konuşmanın bir bölümünde, önceki söylediğini unutuyor, 'İdlib'de eğer bir askerimiz şehit olursa bunun sorumlusu da Erdoğan'dır' diyor. Yazık be kardeşim. Hem tezkereye 'evet' diyeceksin hem İdlib'e asker gitmesini destekleyeceksin, ondan sonra da asker üzerinden, şehitler üzerinden siyaset yapacaksın. Millet bunları yutmaz, dürüst olmak lazım. Özü sözü bir olan, gelecek vadeden, projeleriyle gelecek vadeden bir muhalefete Türkiye maalesef hasret kaldı. Onun için de Ak Parti her seçimde rakibi olarak da yine kendisini buldu."
Milliyet
 
Son Bir Görüşme Daha Talep Etti 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan istifa eden Kadir Topbaş'ı örnek göstererek, görevlerini bırakmalarını istediği belediye başkanlarıyla ilgili muamma sürüyor. Erdoğan başkanlığındaki son MYK'da, sorunlu başkanlarla ilgili sürecin "ekim sonu, en geç kasım başı"na kadar tamamlanacağı vurgulanmıştı. Erdoğan'ın da, "En geç kasım başına kadar gidecekler" dediği öne sürülmüştü. Bu çerçevede önceki günkü AK Parti'nin genişletilmiş il başkanları toplantısında gözler katılımcılar arasında yer alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur'daydı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin katılmadığı toplantının ardından Gökçek ve Uğur'un, Erdoğan ile görüşüp görüşmeyeceği merakla beklenirken, kulislere bu iki ismin Genel Başkanlık makamının bulunduğu 8. kata çıktıklarına yönelik bir bilgi yansımadı. Ancak Gökçek'in, Erdoğan ile görüşmek için Başbakan Binali Yıldırım aracılılığıyla girişimde bulunduğu iddiası konuşulmaya başlandı. Kulislerdeki son iddiaya göre Gökçek'in, "proje sundum" dediği, ancak Erdoğan'ın Sırbistan dönüşü uçakta yaptığı açıklamada, "Bu vesileyle ifade ettiğiniz konulara da girme durumu oldu. Bunları konuştuk, görüştük" bilgisini verdiği görüşmeye Yıldırım da katıldı. Gökçek'in, üç belediye başkanıyla ilgili, "istifa edin" talebini açıkça dillendirdiği açıklamaların ardından Gökçek, Yıldırım aracılığıyla bir kez daha Erdoğan'la görüşmek için yeniden harekete geçti. Kulislerde Erdoğan'ın kabul etmesi halinde üçlü görüşmenin önümüzdeki hafta gerçekleşebileceği ifade edilirken, parti içinde Erdoğan'ın, "sorunlu" dediği belediye başkanları için geri adım atmayacağı konuşuluyor. Bu çerçevede belediye başkanlarının istifa açıklamaları için "eli kulağında" değerlendirmesi yapılıyor. Parti kulislerinde Erdoğan'ın net mesajının ardından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin "direnç" göstermeyeceği, parti yönetiminin "istifa et" talebine direndiği öne sürülen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur'un ise tavrını değiştirmemesi halinde hakkında "ihraç" sürecinin başlatılacağı konuşuluyor.
Milliyet

 SPOR 
Kartal'ın Keyfi Kaçtı! 
Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nin 2. hafta mücadelesinde Beşiktaş Sompo Japan, sahasında konuk ettiği Yeşilgiresun Belediyesi'ne normal süresi 79-79 biten maçta 94-91 yenilmekten kurtulamadı. Taraftarından yoksun oynayan Beşiktaş, savunmada agresiflik gösteremeyince Karadeniz ekibi art arda üçlüklerle kontrolü ele geçirdi. Ancak kenardan gelen Samet ve Lima'nın oyunun her iki yönündeki katkısıyla toparlanan Beşiktaş, ilk çeyreği 25-22 üstün bitirdi. Yeni transferi Hosley ile 2. çeyreğin başında skora denge getiren Giresun, Boynton'ın arka arkaya sayılarıyla 42-35'te 7 farkı yakaladı. Ancak Beşiktaş'ın en önemli kozu olan tam saha baskı, konuk takıma hatalar yaptırdı, 15- 3 seri bulan Beşiktaş, soyunma odasına 50-45 galip girmeyi başardı. İkinci yarının başında Samet ile 58-47'de farkı çift hanelere de çıkardı Beşiktaş. Ancak hücumda tıkanınca, konuk takım son çeyreğe girilirken farkı bir kez daha 5'e indirdi. 35. dakikada 10 sayı öndeydi Beşiktaş ve rakibinin direncini kırmak üzereydi. Ancak art arda 5 top kaybı yaptı ev sahibi ve Yeşilgiresun'da James devreye girince üstünlük el değişti. Hücumda kriz yaşayan Beşiktaş, bitime 4 saniye kala Lima ile skoru eşitledi, maç berabere bitti. Uzatma bölümünde daha rahat oynayan Yeşilgiresun, salondan 94-91 galip ayrılarak, 2'de 2 yapmayı bildi.
Milliyet 

Yenildik Çünkü Çok Kötüydük 
Kadıköy'deki Fenerbahçe yenilgisinin ardından sahasında Trabzonspor'la berabere kalan Beşiktaş'ın, Gençlerbirliği deplasmanından da puansız ayrılması eleştirileri beraberinde getirdi. Son 3 maçta kaybedilen 8 puan nedeniyle tepki toplayan siyah-beyazlı oyuncuların, Gençlerbirliği maçından sonra soyunma odasında öz eleştiri yaptıkları belirlendi. Kendi aralarında karşılaşmayı değerlendiren Beşiktaşlı futbolcuların, "Ne milli ara, ne yorgunluk ne de Monaco maçı bu yenilginin bahanesi olamaz. Çok kötü oynadık ve mağlup olduk" ifadelerini kullandıkları öğrenildi. Gençlerbirliği karşısında özellikle ilk yarıda kötü bir performans ortaya koyduklarına vurgu yapan siyah-beyazlıların, "İlk yarıda resmen sahada yoktuk. Her takım gibi biz de zaman zaman kötü günümüzde olabiliriz ancak bu kadar etkisiz bir futbol oynamak bize yakışmadı. İkinci devre kırmızı karta rağmen daha iyi mücadele ettik ve pozisyonlar bulduk. Hatta beraberliği de yakalayabilirdik. Bu mağlubiyet hepimize iyi bir ders olmalı. Başakşehir maçıyla birlikte ligdeki puan kayıplarına son vermeliyiz" yorumlarını yaptıkları belirtildi. Siyah-beyazlılar, Şampiyonlar Ligi'nde Monaco ile salı gecesi oynayacakları maçın ayağa kalmak için büyük bir fırsat olduğunu da dile getirdi. Fransa'dan puan veya puanlarla dönmeleri halinde gruptan çıkma yolunda dev bir adım atacaklarının altını çizen futbolcuların, Monaco karşısında kendilerini affettirmek istediklerini söyledikleri aktarıldı.
Milliyet

Çilingir Kocaman! 
Fenerbahçe, bugünkü Evkur Yeni Malatyaspor maçına daha ofansif bir kadro ile çıkarak kapanacak Evkur Yeni Malatyaspor savunmasını aşmayı planlıyor. Dirar'ın iyileşmesiyle birlikte sağ kanatta oynayan Giuliano'nun orta alanda oynama ihtimali doğdu. Ancak Mehmet Ekici de bu bölgede etkili oynadığı için teknik direktör Aykut Kocaman, son dönemdeki idmanlarda, orta sahanın merkezinde iki ismi aynı anda denedi. Daha önce Souza'nun önünde Ozan oynuyordu. Taktik çalışmalarda Ozan yedek takımda görünürken, Brezilyalı'nın önünde Mehmet Ekici ve onun önünde de Giuliano forma giydi. Henüz son karar verilmemiş olsa da, orta sahanın bu şekilde oluşması bekleniyor. Kocaman'ın bu denemesinin ve orta sahayı bu şekilde oluşturmasındaki temel sebeplerden başında hücumda yaşanan sıkıntı geliyor. Başarılı teknik adam, tek ön liberonun önünde ofansif gücü yüksek iki oyuncuyu kullanarak, kapanacak olan Malatya savunmasını aşmanın hesapları yapılıyor.
Milliyet

Doğum Günü Çocuğu... 
Galatasaray doludizgin gidiyor. Cim-Bom, Atiker Konyaspor'u deplasmanda Gomis'in golleriyle 2-0 yenerek zirveye adeta ambargo koydu. Tek puan kaybını milli maç dönüşünde Antalya'da yaşayan sarı-kırmızılılar, benzer bir haftada bu kez kayıp vermedi ve Beşiktaş'ın yenildiği bir dönemde şampiyonluk yolundaki rakiplerine büyük fark attı. Aslında Galatasaray karmaşık bir şekilde maça başladı. Özellikle Tudor'un 3-4-2-1 formasyonu ile takımı sahaya çıkarması futbolcuların kafasını karıştırırken, Gomis'in arkasında Feghouli ve Rodrigues istenen pozisyonlara giremedi. 32'de gerçekleşen Rodrigues- Selçuk İnan değişikliği Galatasaray'ı silkelenmesine neden oldu. Milli maçtan moralli Selçuk oyuna ağırlığını koydu. İlk bölüm Konyaspor'un hedefi bulmayan 2 şutu ve yine Maicon'un 2 kritik müdahalesi ile geçti. Aslan'ın çerçeveyi bulan ilk şutu 35'te geldi. Feghouli ayağının içiyle ceza alanı dışından müthiş bir şut çıkarırken, Serkan Kırıntılı da aynı güzellikte topu çıkardı. 54'te Selçuk'un ara pasında topla buluşan Gomis'in vuruşunda Serkan'dan dönen topu Belhanda tamamlamak istedi. Savunma araya girerken sola açılan top Gomis'in önüne yeniden geldi. Fransız forvet bu kez soluyla topu ağlara gönderdi: 0-1. 77'de Gomis penaltıyı adeta yoktan kazandı. Ali Turan'ın hamlesiyle yerde kalan golcü isim, penaltıda yine affetmedi. Son anlarda Eren Derdiyok net bir fırsatı değerlendiremezken, 2-0 kazanan Galatasaray zorlu fikstüre de 3 puanla başladı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme