18 Ekim 2017 Çarşamba

18.10.2017 Genel Gündem

18.10.2017

TÜRKİYE
Mersin'de Polise Bombalı Saldırı 
Mersin'de dün polis servis aracının geçişi sırasında yol kenarında park halindeki motosiklet uzaktan kumanda ile patlatıldı. Saldırıda 17 polis yaralandı. Mersin'de dün mesai çıkışında, 17.20 sıralarında Yenişehir ilçesi Okan Merzeci Bulvarı Dikenli Yol Kavşağı'nda polis servis aracı geçerken yol kenarındaki park halinde olan motosiklet uzaktan kumanda ile patlatıldı. Patlamada 17'si polis 18 kişi yaralandı. Büyük paniğe yol açan bombalı saldırı nedeniyle olay yerine çok sayıda polis, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Çevredeki birçok binanın camları kırıldı. Araç trafiği kilitlenince ekipler bölgeye güçlükle ulaştı. Sağlık görevlilerin ilk müdahalesini yaptığı yaralılar, Mersin Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Şehir Hastanesi ve Toros Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Patlamada alev alan otobüs de itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü. Olay Yeri İnceleme ekipleri bölgeye güvenlik çemberine aldı. Patlayan motosikletin parçaları ise tek tek incelendi. Bu arada Mersin Valisi Ali İhsan Su ile Emniyet Müdürü Mehmet Şahne olay yerine gelerek olay hakkında bilgi aldı. Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa "Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Patlamanın nedenini araştırıyoruz. Olayı soruşturmak üzere 3 savcımızı görevlendirdik" ifadesini kullandı. Mersin'de 3 Nisan'da da Mezitli ilçesi Söğütlüpınar Kavşağı'nda parça tesirli bombanın uzaktan kumanda ile patlatılması sonucu kontrol noktasında bekleyen 2 polis memuru yaralanmıştı. Öte yandan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) yapılan açıklamada Mersin 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin polis servis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlama-terör olayıyla ilgili kararıyla yayın yasağı getirildiği kaydedildi.
Milliyet


Kaçak Madende Göçük: 
Şırnak ile Cizre arasında, Cudi Dağı eteklerindeki kömür ocakları bölgesinde bulunan 3 No'lu açık kömür ocağında, dün saat 15.00 sıralarında göçük meydana geldi. Haber verilmesi üzerine bölgeye, Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) ve Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD) ile sağlık ekipleri sevk edildi. Çevredeki maden ocaklarında çalışan işçilerin de yardım ettiği kurtarma çalışmalarında 8 işçi, göçükten çıkarılarak, bölgede hazır bekletilen ambulanslarla Şırnak Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İşçilerden Yılmaz Mağrur, Mesut Mağrur, Yüksel Uğur, Mehmet İzer ve Abdullah Kayaş olay yerinde, Sekvan Üstün, Vedat Özden ise hastanede hayatını kaybetti. Tedavi altında bulunan Sıddık Kabak'ın ise durumunun ciddi olduğu öğrenildi. Şırnak Valisi Mehmet Aktaş, Şırnak Emniyet Müdürü Ömer Uslusoy ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Selçuk Yıldırım, arama çalışmalarının devam ettiği göçük alanına geldi. Bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri de çevrede sıkı güvenlik önlemi aldı. Şırnak Kömür Ocakları bölgesinde bulunan 3 nolu kömür ocağındaki göçükle ilgili olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklamasında, "Şırnakta meydana gelen kazanın olduğu maden sahası, işletme ve iş güvenliği riski barındırdığı için Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından 2013 yılında faaliyeti durdurulmuştur. Kazanın meydana geldiği sahanın çalışma ruhsatı söz konusu değildir. Yapılan işlem kaçak işlemdir" denildi.
Vatan

Durumu Ciddi 
Beyin damarındaki pıhtı nedeniyle önceki gün hastaneye kaldırılan eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'a, dün ikinci kez müdahale edildi. Ankara İbni Sina Hastanesi'nde tedavi gören Baykal'a, önceki akşam beyninde kanama izlenmesi nedeniyle tomografi çekildi. Sabah da kafa içi basıncının artması üzerine ikinci kez ameliyata alındı. Baykal'ın dün sabahki ameliyatının ardından akşam da yara kenarında oluşan kan birikintisi doktorlar tarafından temizlendi. İşlem, enfeksiyon riskine karşı ameliyathanede yapıldı. Temizleme işleminin ardından Baykal'ın tomografisi çekildi. Tomografi sonuçlarının doktorlar tarafından değerlendirmeye alındı. Deniz Baykal'ın hayati tehlikesinin her an olduğunu ifade eden Ankara Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Deniz Bey'de maalesef kanama ve ödem en üst düzeyde gerçekleşiyor. Bu nedenle de bugün bir ameliyat yapıldı basıncı azaltmak için. Akşam saatlerinde yapılan müdahale ise bir ameliyat değil, müdahaleyle cilt altında biriken kan temizlendi. Şu anda kendisine yine yoğun bakımda yoğun tedavi uygulanıyor. Solunum desteği sağlanıyor, beyin destekleri sağlanıyor. Bu süreç içinde kendisi tabii ki bilinci kapalı olarak uyuyor. Şu ana kadar çok daha iyi sonuçları görebilme umudumuzu hep koruduk ancak gelinen tablo içerisinde, elbette ki umutlarımızı yine koruyoruz ama bazı olumsuzlukları yaşadığımızı da sizler de biliyorsunuz. (Hayati tehlikesi var mı?) Hep bunu söyledik, olayın ilk başladığı anda hayati tehlikesi var zaten, çünkü hep dedik ki ciddi bir durum bu. Ağır bir beyin hasarı ve o hayati tehlike her an var. Yine de var elbette ki ama bu hastaneye geldiği anda da vardı. Yoğun bakımda, yoğun tedavi altında olma, ciddi bir durum olduğunun göstergesi. (Felç ya da daha kötü bir durum) Süreç içerisinde ne gibi gelişme olacak, akciğerindeki enfeksiyon ne derece beynin yeterli oksijenlenmesine izin verecek. Bunları zaman içerisinde göreceğiz. Şimdiden ne söylersek aslında tahminden öteye gitmez ama o tahminler de değişik, farklı yorumlara yol açabilir. Bunun iyileşme periyodu da öyle kısa süreli, saatlerle, kısa günlerle olacak gibi görünmüyor. O yüzden de 'ciddi' demekte yarar var. Uyandırma için zaman zaman denemeler yapılıyor." Bu arada Baykal'ın kafatasından yaklaşık 12 santimlik bir bölümün de ödemin baskı yapmamasına yönelik çıkarıldığı öğrenildi.
Hürriyet

DÜNYA 
Peşmerge Tartışmalı Bölgelerden De Çekildi 
Kerkük'te valiliğe bayrak çekerek kenti tamamen kontrol altına alan Irak ordusu, önceki gece kentin çevresindeki petrol ve gaz tesislerini de aldı. Haşdi Şabi destekli Irak güçleri, son olarak peşmergenin çekilmesi sonrası Kerkük'teki Bay Hasan petrol yataklarında denetim sağladı. Kerkük'ü tamamen kontrol altına alan Irak ordusu'nun ilerleyişi dün de sürdü. Kürt yönetimi ile yapılan görüşmeler sonrası peşmerge güçleri tartışmalı bölgelerden çekilmeye başladı. Bu kapsamda ilk çekilme Diyala iline bağlı Hanekin ve Celavle bölgesinde yaşandı. Bu bölgeleri Musul'a bağlı Mahmur ve Suriye sınır hattındaki Şengal bölgesi izledi. Şengal merkezine aralarında Ezidi Kürtlerin de içinde yer aldığı Irak ordusunun 16. Tugayı ve Haşdi Şabi'ye bağlı Hüseyin Alay milisleri girerek resmi kurumlara bayrak çekti. Şengal'e giren Haşdi Şabi mensuplarının sayısının 500 ile 600 civarında olduğu, federal polis ve ordu güçlerinin ise kent merkezine girmeyip çevre bölgelerde beklediği bildirildi. Şengal bölgesinde PKK'nın denetimindeki Ezidilerden oluşan YBŞ güçleri de bulunuyor. YBŞ'nin son gelişmelerden sonra nasıl bir pozisyon aldığı henüz bilinmiyor. Peşmerge'nin, DAEŞ'in bölgeden çıkarılması sonrası kontrol altına aldığı ve Türk askerinin de konuşlandığı Başika kasabası ve çevresinden de çekildiği öğrenildi. Bununla birlikte büyük tartışma yaratan ve Kerkük Havalimanı yakınlarında bulunan peşmerge heykelinin de Irak ordusu tarafından yakıldı. Vali Yardımcısı Rakan Sait'in Irak'ın Kerkük kentine yeni vali olarak atandığı bildirildi. Sait, "Kerkük Güvenlik Komisyonu başkanlığını da yürüttüğümüz bu kentte güvenliği hükümetin desteğiyle sağlayacağız" dedi.
Milliyet

İspanyol Yargısı Düğmeye Bastı 
Katalonya Özerk Bölgesi'nde 1 Ekim'de düzenlenen bağımsızlık referandumu sonrası tansiyon düşmüyor. Şiddet olaylarının yaşandığı referandum sürecine ilişkin İspanyol yargısı da devreye girdi. Madrid'deki mahkeme, bağımsızlık hareketini destekleyen iki Katalan sivil toplum kuruluşu (STK) lideri Jordi Sanchez ve Jordi Cuixard'ın 'huzur bozdukları' gerekçesiyle tutuklanmalarına karar verdi. Gözaltına alınan Katalonya Ulusal Asamblesi (ANC) lideri Sanchez ve bir kültür derneği olan Omnium Culturel'in lideri Cuixard'ın tutuklu yargılanmalarına karar verildi. 20 Eylül'deki protestolarda Madrid'deki merkezi hükümetin tanımadığı bağımsızlık referandumunu önlemek için Katalonya Özerk Yönetimi'nin binalarına operasyon düzenleyen İspanyol polisi, protestocular tarafından saatlerce bina içinde kuşatılmıştı. Gözaltına alınan Katalan Polis Teşkilatı (Mossos) Müdürü Josep Lluis Trapero ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 40 bin Euro kefalet karşılığı salıverilen ve iki haftada bir ifade vermesi gereken Trapero'ya İspanya'dan çıkış yasağı getirildi. Emniyet müdürü de iki STK lideriyle aynı suçlamayla karşı karşıya. Trapero, emrinde çalışan devlet personeliyle birlikte 'İspanya'nın bölünmesine yol açacak bir referandumu önlememekle' suçlanıyor. Trapero'nun 15 yıla kadar hapis cezası alabileceği belirtiliyor.
Vatan

Alman Polisinden Tepki Çeken Tweet 
Almanya'da Frankfurt Polisi'nin resmi Twitter hesabından önceki gün tepki çeken bir paylaşım yapıldı. Tweet'te "Bu akşam sizler için görevdeyiz: Konu: Öcalan'a Özgürlük, Kürdistan'a Barış" ifadeleri yazıldı. Tepkiler üzerine açıklama yapan Frankfurt Polisi "Burada övgü nerede? Bu izinli, resmi bir gösteri" diye yazdı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın sosyal medya hesabından olaya tepki gösterdi. Kalın, "Bu da Alman polisinin terör güzellemesi: "Bu akşam sizin için görevdeyiz: "Öcalan'a Özgürlük, Kürdistana Barış" Müflis zihniyet!" diye tweet attı. Önceki akşam Frankfurt'ta yapılan gösteriye yaklaşık 500 kişi katıldı. Polisin mesajına, Alman ve Türk takipçiler, "PKK binlerce insanı öldürdü. Ama Almanya'da özgürce gösteri yapabiliyor", "Sevgili polis, bu sizin koruduğunuz tipler Türkiye'de meslektaşlarınızı öldürüyor" diye tepki yağdırdı. Hürriyet'in sorularını yanıtlayan Frankfurt Polisi, "Bunun biraz yanlış anlamaya yol açtığını düşünebiliyoruz. Burada kullanılan "sizler için" sözcüğü tüm vatandaşları kapsıyor, tüm Frankfurtluları. Herkes için görevdeyiz anlamında kullanılıyor" dedi. Frankfurt Polisi, Hürriyet'in "Tweet'te 'Öcalan'a özgürlük. Kürdistan'da barış için' yazıyor. PKK, Almanya'da terör örgütü olarak yasak. Polis nasıl böyle bir hata yapabilir" sorusuna, göstericilerin bu başlıkla kendilerine başvurduğunu ve burada sadece gösterinin adını yazdıklarını savundu.
Hürriyet

Yolsuzluğu Araştıran Gazeteciye Suikast 
Malta'da muhalif duruşuyla bilinen araştırmacı gazeteci ve blogger Daphne Caruana Galizia (53), otomobiline konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Dünya çapında geçen yıl patlak veren ve "Panama Belgeleri" diye bilinen olayın Malta ayağına dair ortaya çıkardığı bilgilerle gündeme gelen Galizia, evinin yakınlarında, önceki akşam saatlerinde otomobiliyle seyir halindeyken meydana gelen patlamada öldü. Galizia'nın, 15 gün önce savcılığa ölüm tehditleri aldığına dair başvuruda bulunduğu da öğrenildi. AB Komisyonu Baş Sözcüsü Margaritis Schinas, "Saldırıda tanınan ve saygın gazeteci Daphne Caruana Galizia'nın yaşamını yitirmesi bizi dehşete düşürdü. AB Komisyonu bu saldırıyı en sert biçimde kınıyor" dedi. Galizia'nın oğlu Matthew Caruana Galizia, Facebook'tan yaptığı açıklamada "Annem, diğer güçlü gazeteciler gibi hukukun üstünlüğü ve bunu ihlal etmek isteyenler arasında durduğu için suikasta uğradı" dedi. Matthew Galizia, Başbakan Muscat'ın ülkeyi 'mafya adasına' çevirdiğini de öne sürdü.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,6645-3,6667
Euro: Euro 4,3141-4,3165
Sterlin: 4,8342-4,8382
Gram Altın: 151,6362-151,7708
 
Esnafa 3 Müjde 
Başbakan Binali Yıldırım, esnaf için atılan 3 yeni adımı açıkladı. Yıldırım, "Esnafların kullanacağı işletme kredisi sınırı 150 binden 200 bine çıkarılıyor. Esnaf sanatkârlar bulunduğu iş yerini almak istiyorlarsa bunun için 500 bin lira krediyi 10 yıl vade ile alabilecek. Yeni araç alıyorsa 500 bin lira için 5 yıl vadeli ödeyebilecek" dedi. Yıldırım, dün Ak Parti grup toplantısında esnafla ilgili yapılan düzenlemeleri açıkladı. Yıldırım, şunları kaydetti: "Esnafı ekonominin ana bel kemiği olarak görüyorum. Bu yılın ilk 9 ayında esnafa açılan kredi 9 milyarı geçti. Düşük faizli kredi için hazinenin desteği 5.5 milyar lira. Malum piyasada faiz yüksek, bir kısmını Hazine üzerine alıyor. Esnaflar istihdam sağlıyor, üretiyor, ekonomiyi ayakta tutuyor. Önemli kararları alacağız. Faiz meselesi Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik şartlarla orantılı değil. Ülke risk primi bakımından hiç olmadığı kadar iyi durumda. Büyüme yüzde 5 iken, küresel ve yerel yatırımlar artıyorken, faizlerin yüksekte seyretmesinin ekonomik kurallarla izahı mümkün değildir. Hükümetin birinci derecede öncelikli maddeler arasında yerini almıştır. Alınacak tedbirler ve yeni kararlarla faizlerin de doğal sınırları içinde kabul edilebilir sınırlara çekilmesini sağlayacağız. Yeni bir adım atıyoruz, TEKOMB ve Halkbank ile. Esnafların kullanacağı işletme kredisi sınırı 150 binden 200 bine çıkarılıyor. Esnaf sanatkarlar bulunduğu iş yerini almak istiyorlarsa bunun için de kredi alacaklar. Esnafımız işyerini almak isterse 500 bin lira krediyi 10 yıl vade ile alabilecek. Bu da büyük iş. 500 bin lira para alacak 10 yıl vade ile geri ödeyecek. Esnaf ve sanatkarla yeni araç alıyorsa; binek, kamyon, kamyonet, minibüs ne olursa olsun; sıfır araç taşıt edindirme kredisini de kullanabilecek. Bunun da vadesi 500 bin lira için 5 yıl. Faizi piyasa faizi ile değil, özel Hazine destekli düşük oranlı faiz ile olacak. Yenilikler esnafa hayırlı uğurlu olsun."
Milliyet 

Yollar 17 Milyar Tl Tasarruf Sağladı 
Ulaştırma , Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Sadece 1 yılda karayollarında zaman tasarrufundan kaynaklı parasal tasarrufumuz 10 milyar 656 milyon lira, yakıt tasarrufumuz 1 milyar 732 milyon litre ve bundan kaynaklı akaryakıt tasarrufu 6 milyar 351 milyon lira, emisyon salımından yaptığımız tasarruf 3 milyon 250 bin ton. Üst üste koyarsanız 17 milyar lira" dedi. Arslan ayrıca, "Demiryollarını kaderine terk etmedik, sinyalli, elektrikli hale getirdik. Marmaray'la denizin altından birbirine bağladık ve 30 Ekim'de, 'asrın projesi' denilen, bu ülkeyi kalkındıracak olan Bakü-Tiflis-Kars hizmete giriyor" açıklamasını yaptı. Meclis'te konuşan Arslan, şunları kaydetti: Demir yollarını kaderine terk etmeyip devlet politikası hâline getirdik ve bunun gereğini yapıyoruz. AK Parti hükümetleri olarak bugüne kadar ulaştırmaya, denizciliğe, haberleşmeye, demir yollarına ayırdığımız para tam 360 milyar lira. Bunun yaklaşık 100 milyarı kamu-özel iş birliği. Özel sektör dinamiğini kullanmak, projeleri bir an önce bitirmek, milletin hizmetine sunmak için seçtiğimiz bir yol, onun için bu yol. Tam 25 bin 500 kilometreyi geçmiş durumdayız. 2023 hedeflerimiz var, '36 bin 500 kilometreye çıkacağız' diyoruz. 15 bin kilometreyi çok geçtik, 25 bin 500'e geldik, 36 bin 500'e gideceğiz."
Milliyet

Yastık Altından 150 Milyon Çıktı 
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasıyla ilgili, "Şu ana kadar 5 bin kişi, bir ton altın getirip kira sertifikası veya tahvil aldı. Bu da yaklaşık 150 milyon liraya tekabül ediyor" dedi. Şu an için başvuruların oldukça iyi gittiğini ifade eden Şimşek, şöyle konuştu: "Böylelikle hem altın sahibi kardeşlerimiz kazanıyor hem de devletimiz ve ülkemiz kazanıyor. Sistemle beraber altın sahibi, altınını Hazinenin güvencesine veriyor. Böylelikle de hem çalınma veya kaybolma riskinden kurutuluyor. Burada aslında Hazinenin borç ihtiyacı yok. Ülkemizin tasarrufları düşük. Altınlar yastık altında bekliyor. Tasarrufları ekonomiye kazandırmak lazım. Çünkü şu an atıl bir kaynak. Tahminen şu an ülkemizde 100 milyar dolar yastık altında altın var. Bu çok büyük bir kaynak." Ülke olarak dışarıdan borç almak yerine bu sistemle Hazine olarak maliyete katlanarak kendi kaynaklarının kullanılabileceğine işaret eden Şimşek, sistem sayesinde yatırımcıların da tahvilde yüzde 2.40 getiri elde edebileceğini, kira getirisinde yatırımın yapıldığı yere göre getirinin değişkenlik göstereceğini anlattı. Sisteme katılanların hem kendileri hem de ülke için doğru bir şey yaptığını aktaran Mehmet Şimşek, "Altın yine sizin. İstediğiniz zaman gelip altınınızı alabilirsiniz, 6 ayda bir de getirisi hesabınıza yatırılacak. Atıl duran altınınız kazandıracak" ifadelerini kullandı.
Vatan 

Mtv'den 13.6 Milyar Lira Gelir Bekleniyor 
Son günlerde zam oranı nedeniyle sıkça tartışılan Motorlu Taşıtlar Vergisi'nden (MTV) gelecek yıl 13 milyar 600 milyon 329 bin lira gelir elde edilmesi öngörülüyor. TBMM'ye sunulan, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'ndan derlenen bilgilere göre, mülkiyet üzerinden alınacak vergiler ile kira gelirleri toplamı gelecek yıl yaklaşık 17 milyar lira olacak. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerden MTV gelirinin, gelecek yıl 13 milyar 600 milyon 329 bin lira olması bekleniyor. Bu yıl sonuna ilişkin tahminle kıyaslandığında, MTV gelirlerinde yüzde 22.7 artış olması öngörülüyor. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, MTV için uygulanacak yeniden değerleme oranının 1300 cc altı araçlar için yüzde 15, 1300 cc üstü araçlar için yüzde 25 olarak uygulanması kabul edilmişti.
Vatan

Bol Zamlı Bütçe 
Torba tasarı ile yapılan vergi artışlarından bütçeye ne kadarlık gelir geleceği belli oldu. 2018 bütçe tasarısına göre Motorlu Taşıtlar Vergisi'nden (MTV) beklenen gelir yüzde 22.7, Kurumlar Vergisi'nden yüzde 24, harçlardan yüzde 22.2, para cezalarından beklenen gelir de bu yıla göre yüzde 31.5 artacak. MTV'ye yapılan zamlardan sonra gelecek yıl 13.6 milyar liralık gelir bekleniyor. Kurumlar Vergisi'nde yapılan 2 puanlık artıştan sonra buradan, yüzde 24 artışla 70.7 milyar lira gelir elde edilmesi planlanıyor. Kurumlar Vergisi'nde bu yıl 50 milyar gelir bekleniyordu, bütçe tasarısıyla yıl sonunda beklenen gelir 57 milyar liraya revize edildi. 2018 bütçe tasarısına göre harçlar yüzde 22.2 artarak 23.7 milyar lira gelir getirecek. Bu gelirin 13.4 milyar lirası gayrimenkul alıp satanların yatırdığı harçtan gelecek. Para cezalarındaki artış yüzde 31.5 oldu. Gelecek yıl cezalardan 12 milyar lira gelecek. Veraset İntikal Vergisi geliri yüzde 49.3 artışla 1.1 milyar lira olarak tahmin edilirken, yurtiçi malların alış satışından tahsil edilen dahilde KDV yüzde 16.9 artışla 122.4 milyar lira olacak. Gümrük Vergisi'nden yüzde 18.7 artışla 14.2 milyar liralık gelir beklenirken, ithalde alınan KDV'den de yüzde 15.6 artışla 107.7 milyar lira gelir bekleniyor. Özel Tüketim Vergisi'nden (ÖTV) gelecek yıl yüzde 8.4'lük artışla 147.5 milyar liralık gelir planlanıyor. Yeni vergi getirilen kolalı gazozlardan alınan ÖTV'nin yüzde 124.4 artışla 986 milyon liralık gelir getirmesi beklenirken, içkiden elde edilecek ÖTV yüzde 10.5 milyar lira olacak.
Hürriyet

POLİTİKA
Erdoğan'dan Ab'ye Schengen Tepkisi! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Liderler Zirvesi öncesi AB üyesi Polonya'dan Avrupa'ya sert tepki göstererek uyarılarda bulundu. Erdoğan, dün Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın Varşova'da konuğu oldu. Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Polonya Cumhurbaşkanı Duda tarafından resmi törenle karşılandı. Törende Polonya'nın başkenti Varşova'da görev yapan büyükelçiler de hazır bulundu. Erdoğan büyükelçilerle selamlaşırken askeri bando Dede Efendi'nin 'Ey büt-i nev eda" eserini seslendirdi. Törenin ardından baş başa ve heyetler arası görüşmeleri gerçekleştiren iki liderin ortak basın toplantısında Erdoğan, şu mesajları verdi: Bizim dünyada özellikle şu anda Polonya ile NATO ülkesi dayanışmamız önem arz ediyor. Bunu güçlendirerek devamımızın şart olduğuna inanıyorum. Fakat AB'de Polonya bulunuyor. Biz de AB'ye sokulmuyoruz. Polonya bizi destekliyor. Fakat sene 63, sene 2017… Türkiye, AB'ye hala alınmadı, alınmıyor. Halbuki bizim müracaatımızdan sonraki süreçte alınan ülkelerin birçoğunun bizimle mukayese edilir yanı yok. Şöyle fasılları masaya yatırdığımız zaman, örneğin Başbakan iken Liderler Zirvesi'ne katılırdım. 15 fasıl vardı, daha sonra bu fasılları 35'e çıkardılar. Çıkarma sebebi de ne biliyor musunuz? Türkiye'nin buraya girmesi mümkün olmasın. Hatta bazıları "imtiyazlı ortaklık değil" dedi, bazıları "mümkün değil" dedi. Ben de hep şunu söylüyorum. Diyorum ki "Ya almayacaksınız açıklayın şu işi Bilelim, ne biz sizi meşgul edelim ne de siz bizi meşgul edin, işi bağlayalım." Bunun da kararını vermiyorlar. Biz de "minderden kaçan biz olmayacağız" diyoruz, onların kararını bekliyoruz. Turizmde güzel gelişmeler var. Bu yılın ilk 8 ayında Polonya'dan ülkemize 205 bin turist geldi. Ben Polonya vatandaşlarının Türkiye'ye olan muhabbetini de biliyorum. Fakat bu Schengen denilen şey bir ortadan kalkarsa o zaman Türkiye'den Polonya'ya, Polonya'dan Türkiye'ye gelenler de artacaktır. Çünkü bu ayrı bir bela, ama kalkarsa o zaman Türkiyeli rahat rahat buraya gelecektir, inanıyorum ki Polonyalı da Türkiye'ye gelecektir. Latin Amerika ülkeleri için herhangi bir vize yok. Rahat rahat Avrupa ülkelerine gidip geliyor. Türkiye müzakereci ülke, ama Türkiye gelemiyor. Böyle saçma şey olur mu? 2013 sonunda bu vizeler kalkacaktı, imzalar atıldı. Ama o günden bugüne hala bizi oyalıyorlar. Biz şu anda Suriye, Irak ve buradaki gelişmelerde 3,5 milyona yakın insanı, mülteciyi ülkemizde ağırlıyoruz. Bunları çadır kamplarda, konteynır kentlerde ve şehirlerimizde ağırlıyoruz. Şu ana kadar yaptığımız harcama 30 milyar doların üzerinde. Peki size AB'den gelen bir şey var mı? Son aldığım rakamı söyleyeceğim. 885 milyon Avro gibi bir destek geldi. Fakat bize verilecek rakam 2016 Temmuzunda 3 milyar Avro vereceklerdi. O yılın sonuna kadar artı bir 3 milyar Avro vereceklerdi. Hala oradayız. Türkiye kendi imkanlarıyla buralarda kalanlara her türlü gıda, sağlık, eğitim yardımlarını veriyor, vermeye de devam edeceğiz. Polonya dostluk anıtları kurulması teklifimizi ilettik. Bu konularla ilgili elimizden gelen her türlü desteği TİKA vasıtasıyla bizler Polonya'da gerçekleştireceğiz. Bunlar bizim dostluğumuzun, dayanışmamızın simgeleri olacaktır. Polonya'yı İstanbul'umuzdaki Polonezköy'den de iyi tanırız. Bizim bir Polonezköyümüz var. Çok narin, çok şirin bir köydür. Muhtarımız da bizimle beraber bu seyahatte bulundu. Sayın Duda, Türkiye geldiğinde beraberce oraya gidelim. Orayı yerinde görmenizi isterim. Duydum, güzelmiş, diyor. Duymak yetmez. Ben de diyorum ki görün, gördüğünüz zaman çok daha mutlu olacaksınız. Şirin, adeta butik bir mahalle, köy.
Milliyet

Kerkük İçin Nüfus Uyarısı 
Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti'nin Meclis grubunun toplantısında, Kuzey Irak ve Suriye'deki gelişmelere değinirken Kerkük'ün Kürt şehri olduğuna dair fiili durum yaratıldığını, bozulan nüfus yapısının tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi. Yıldırım özetle şunları söyledi: "Irak'ta da bazı gelişmeler yaşandı, yasa dışı referandum yapıldı. Barzani ve ekibinin inadı yüzünden yanlış yola girildi. Türk hava sahasına bu bölgelere yapılan uçuşlar için kapattık. Yeni tedbirler kapıda. Erbil'de Süleymeniye'de Kerkük'te doğup ta Kürt, Türk, Arap yerli ahali ile sorunumuz yok. Yanlışı yapan yöneticinin hesabını masum insana soramayız. Hesabı kararı verenler ödeyecek. Ödemeye de başladılar." "Yıllarca demografik yapıyı fiili durumlarla değiştirme gayreti olduğunu görüyoruz. Kerkük, Kürt şehri diye fiili durum yapıldı. Bunu kabul etmedik. Şimdi Kerkük'ün tekrar Irak merkezi yönetimi tarafından kontrol altına alınmış olması müspet gelişmedir. Burada dikkat edilmesi gereken konu, bölgenin tarihi derinliğine uygun olarak bozulmaya çalışan demografik yapıyı tesis edecek yönetim tarzını ortaya koymaktır. Aksi halde sorunlar devam edecektir. 50 sene öncesine gidince demografik yapısında çoğunluk Türkmen, zaman içinde yapılan baskılar ve politikaları ile bu durum değişmiştir. Maalesef bu durum daha da kötüleşmiştir. Türkiye olarak Kerkük'te olan olayları yakından takip etmeye devam edeceğiz. Demografik yapıyı korumaya yönelik çabaya katkı vereceğiz."
Vatan

SPOR 
Florya'nın Demirbaşı 
Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor'un başarısındaki en önemli faktör, işini sevmesi, Cim- Bom'u sahiplenmesi ve dersini iyi çalışması... Bunu yaparken de futbolculara örnek olmak için çabalayan Hırvat çalıştırıcı, ailesini evde bırakıp, Florya'yı mesken tuttu. Oyuncularına profesyonellik dersi vermek için elinden gelen gayreti gösteren başarılı teknik adam, otelde veya evde kalmak yerine Florya Metin Oktay Tesisleri'nin ana binasında kalmaya başladı. Sadece antrenmanlar sırasında değil, gün boyunca ders çalışan, yardımcılarıyla toplantılar yapan, rakiplerini takibe alan Igor Tudor, bu nedenle Florya'yı tercih etti. Sabah erkenden kalkan, personelle iyi bir diyalog kuran sarı-kırmızılıların teknik patronu, takımının başarısına büyük katkı sağlarken, öğrencilerine de bu şekilde örnek oluyor. Sezon başından bu yana izinler haricinde hep tesislerde kalan Tudor'un kendini kampa almış tavrı yönetim tarafından da büyük takdir görüyor. Bu şekilde Florya'yı da kontrol altında tutan Hırvat çalıştırıcı, bu şekilde altyapının çalışmaları hakkında da bilgi sahibi oluyor, orada bulunan gençleri daha rahat A takım çalışmalarına çağırabiliyor.
Milliyet

Başkanı Saha Belirler 
Fenerbahçe'de Mayıs 2018'de seçim var. Kulisler hareketlendi. Başkan Aziz Yıldırım ve başkan adayı Ali Koç cephelerinden açıklamalar var. Peki, ne olur bu işin sonu? Ben kendi fikrimi söyleyeyim; eğer hem Aziz Yıldırım'ın, hem de Ali Koç'un başkan adayı olarak gireceği bir seçim olursa, burada başkanı "sandık" değil, "saha" belirler. Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'ın çok yakın çevresinden dostlarım, arkadaşlarım var. Bir haberi kovalamaya bile gerek yok. Konuşurken, sohbet ederken, bazı gelişmeleri zaten öğreniyorsun. Sanki Aziz Başkan, seçime henüz uzun bir süre olmasına rağmen genel kurul üyeleri ile bazen kendisi, bazen de aracılarla sıcak temas halinde... Örneğin Aziz Başkan'a çok yakın ve delegasyon üstünde etkili bazı isimler, 10'ar-15'er kişilik gruplarla yemek yiyorlar, strateji belirliyorlar. Bunları Aziz Başkan mı istiyor, Aziz Başkan'dan bağımsız mı yapılıyor bilemiyorum. Ama böyle bir hareketlilik var. Sohbet ederken bazı arkadaşlarım, "Kaç zamandır aramıyordu, Aziz Başkan aradı, halimi hatırımı sordu" diyorlar. Ayrıca son üç yıldır kulüp çalışanlarının genel kurul üyesi yapıldığı, bunların sayısının yaklaşık 600-700 kişi olduğu ve aileleri ile birlikte Başkan Yıldırım'a iyi bir oy potansiyeli yaratacağı konuşuluyor. Konuşulan başka şeyler de var tabi... Hepsini çok iyi tanıyorum. Yıllardır Aziz Başkan'a oy attılar. Sadık ve tutarlı bir Aziz Yıldırım bağımlısı bunlar... Şimdi bakıyorum "artık yeter, değişim zamanı, oyumuzu Ali Koç'a atacağız" diyorlar ve bu konuda sayı olarak hem az değiller , hem de ciddi anlamda kararlılar.
Milliyet

Monaco Prensi 
Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk iki maçını galibiyetle bitirerek sadece Türk değil, Şampiyonlar Ligi tarihine de geçen Beşiktaş, dün Monaco karşısında bunun bir tesadüf olmadığını bir kez daha gösterdi. Her ne kadar geçen seneki Monaco değil deseler bile, Falcao, Lemar, Moutinho ve Fabinho gibi isimlerin olduğu bir takım, her zaman rakipler için ürkütücüdür. Lakin, Cenk Tosun, Quaresma, Atiba, Babel ve Pepe gibi isimlerin yer aldığı bir takım da, artık bu saatten sonra Avrupa'nın en çok konuşulan takımı haline gelmiştir. Sürpriz bir şekilde ilk 11'de başlayan Tolgay'ın 7. dakikadaki pasıyla gelişen atakta, Babel'in attığı gol tartışmalı bir kararla ofsayt gerekçesiyle sayılmasa da, Beşiktaş bu pozisyonla özgüven kazandı. Lemar'ın 18. dakikadaki serbest vuruşunu kurtaran Fabri de, kalenin bu gece sağlam olduğu mesajını verdi. Falcao 30. dakikada maçtaki ilk golü atmış olsa da, siyah- beyazlı takımın bu gece tarih yazma inadı dinmek bilmiyordu. 35. dakikada müthiş bir Quaresma ortasını kafasıyla adrese teslim eden Cenk Tosun, bir kez daha İngiliz kulüplerine göz kırpıyordu. İkinci yarıdaysa neredeyse ciddi anlamda doğru dürüst Monaco'nun tehlike yaratabilecek ataklarını göremedik. 55. dakikada Cenk Tosun'dan gelen ikinci gole sadece Şenol Güneş değil, tribünde oturan Mircea Lucescu da sevindi. Nasıl sevinmesin ki böyle bir tarihi maçın başrolünde Cenk Tosun gibi milli bir oyuncu var. Sadece Cenk Tosun değil, bir başka milli gurur Oğuzhan Özyakup da gole çok yaklaşmıştı. 75'deki şutu Subasic'e takılmasa, Beşiktaş son dakikaları çok daha rahat geçirebilirdi. Aslında ne söylenecek laf ne de yazılacak kelime var. Avrupa'da Türkiye'nin gururu olan bu takımı sadece ayakta alkışmalıyız. Tebrikler Beşiktaş.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme