20 Ekim 2017 Cuma

20.10.2017 Genel Gündem

20.10.2017

GÜNDEM 
 Kerkük'te Hayat Normal Akışında 
Irak ordusunun ve Şii Haşdi Şabi güçlerinin 15 Ekim'de Kerkük'e düzenlediği askeri operasyonun ardından kentte gündelik hayat normale döndü. Bağdat yönetimi operasyon sırasında kentte yaşayan 100 bin civarında Kürt'ün kenti terk ettiğini belirtirken, Kerkük kent merkezinde durum sakin olduğu belirtildi. Resmi kurumlarda mesainin yeniden başladığı kentte alışveriş merkezleri ve çarşıda da hayat normal akışında devam ediyor. Kerküklüler, operasyon nedeniyle evlerini bırakıp kentten ayrılanlara dönmeleri çağrısında bulundu. Bu arada Kürt kaynakları, çatışmlarda 80 Peşmerge yaşamını yitirdiğini 130 peşmergenin de yaralandığıın açıkladı. Kendilerinden haber alınamayan peşmergenin sayısı ise 40 olarak açıklandı. Kentte tamamen kontrolü sağlayan Haşdi Şabi kuvvetleri, Kürtlere yönelik kapsamlı bir operasyon yapmış değil. Ancak belirli aralıklarla Kürt mahallelerinde operasyonlar yapılarak, isimleri önceden tespit edilenler gözaltına alınıyor. Olası bir kapsamlı yönelime karşı bazı Kürt aileler, göç için hazırlık yapıyor. Ancak Arap ve Türkmen yetkililer, Kürtlere yönelik bir baskı ve toplu yönelimin olmayacağı konusunda açıklamalar yapıyor. Öte yandan Haşdi Şabi milislerinin 2 gün içinde girdikleri bölgelerden çekildiği yönünde haberler üzerine Erbil'de halk sokaklara döküldü. Irak İçişleri Bakanlığı basında yer alan haberleri yalanladı. Bakanlık Müsteşarı Vehab et- Tai, yaptığı yazılı açıklamada, "Emniyet güçlerimiz, görev yerlerinde konuşlanmış durumda, federal polis, çevik kuvvet, terörle mücadele ya da ordu birliklerinden bir tabur dahi geri çekilmedi" ifadesini kullandı. Kerkük'teki güvenliği KYB'nin de içinde yer alacağı Kerkük Polis Teşkilatı sağlayacak. Kent merkezindeki yönetim Arap, Kürt ve Türkmenler yüzde 33, azınlıkların ise yüzde 4 oranında temsil edilmesi bekleniyor.
Milliyet


Öztürk, Akıncı'da Ünal'ın Kolunda 
15 Temmuz darbe girişimi kapsamında İstanbul'da General Mehmet Şanver'in kızının düğününden derdest edilip Ankara'ya getirilen dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın, darbe girişiminin merkez üssü Akıncı Üssü'ndeki 141. Filo Koridoru'ndaki görüntüleri ilk kez ortaya çıktı. Askerlerle koridorda yürürken görülen görüntülerin ileriki bölümünde ise darbe girişimini gerçekleştirdiği iddiasıyla yargılanan sözde Yurtta Sulh Konseyi üyesi ve eski YAŞ üyesi Akın Öztürk'ün, Ünal'ın koluna girdiği görülüyor. 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal, general Mehmet Şanver'in kızının İstanbul'daki düğünündeyken derdest edilerek, saat 01.10'da Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan uçakla Akıncı'ya götürüldü. Gerçek saatten 45 dakika geri kamera görüntülerine göre Ünal, 16 Temmuz'da Akıncı Üssü 141. Filo Koridoru'nda görülüyor. Düğüne gitiği için takım elbiseli olan ve elleri serbest olan Ünal'a teçhizatlı dört askerin eşlik ettiği, bunların önünde ise Akıncı'da görevli bir subayın olduğu görülüyor. Ünal daha sonra aynı koridordu ihtiyaç için tuvalete götürülüyor. Gidiş gelişler sırasında koridorda Ünal'ın arkasında sivil giyimli bir kişi ile silahlı bir asker göze çarpıyor. 16 Temmuz 12:36'da Ünal, aynı kameraya 4. kez giriyor. Ünal'ın önünde ve arkasında yer alan birer asker de uzun namlulu silahların olmadığı görülüyor. Ünal'ın koridorda 5. geçişi 15.56'da oluyor. Ünal'ın yanındaki asker sayısının bire düştüğü görülüyor. Saat 16.13'te ise 141. Filo Koridoru'nda Abidin Ünal ile Akın Öztürk birlikte görünüyor. Öztürk'ün Abidin Ünal'ın koluna girdiği ve konuşarak ilerledikleri görülüyor. Öztürk'ün üzerinde üniformasının olduğu da görülüyor. Abidin Ünal, müşteki olarak verdiği ifadesinde, İstanbul'dan alınarak Akıncı'ya götürülmesi ve sonrasını şöyle anlatmıştı: "Bana kelepçe takmadılar, helikoptere gittik, helikopter Sabiha Gökçen Havaalanı'na indi, bu helikoptere sadece beni bindirdiler ve orada hazır bir CASA uçağının beklediğini gördüm. Uçağa beni darbeciler bindirdiler ve Akıncı Üssü'ne saat 02.00 sıralarında indik. Uçaktan inince beni bir minibüse bindirdiler. Özellikle uçuş hattını dolaştırarak buradaki faaliyetleri görmemi sağladılar, bütün uçaklar yaklaşık 16 uçak uçuşa hazırlanmış yarıdan fazlası mühimmat yüklü, bomba yüklü yani ve personel orada sürekli bir faaliyet halinde gördüm. Beni filo komutanlığının önüne getirdiler. Beni Akıncı 4. Ana Jet Üssü Harekât Komutanı Kurmay Albay Ahmet Özçetin karşıladı. Bana 'hoşgeldiniz komutanım' dedi, ben kendisine, 'hoşbulmadık' dedim. Bana, 'bozulmuş ayarları düzeltmeye çalışıyoruz' dedi. Ben de,
Milliyet

DÜNYA  
Ab'den Türkiye'ye Stratejik Önem Vurgusu 
Avrupa Birlği'ne (AB) üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı, dün başlayan zirvede AB-Türkiye ilişkilerinin önemine vurgu yapıldı. Brüksel'de düzenlenen zirvenin akşam yemeğinde Türkiye-AB ilişkilerini ele alan liderler, AB-Türkiye tam üyelik müzakerelerine daha fazla zarar vermenin bir faydası olmadığına kanaat getirdi. Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in, 3 Eylül tarihinde Türkiye ile üyelik müzakerelerini sonlandırmayacağını taahhüt etmesinin ardından gözler AB devlet ve hükümet başkanlarının sonbahar zirvesine çevrilmişti. 3 Eylül tarihinden itibaren AB ile Türkiye arasındaki tam üyelik müzakerelerini sonlandırmak için oldukça yoğun çaba harcayan Almanya, bu emeline ulaşamayacağını anladı. Almanya'ya sadece Avusturya, Danimarka ve Hollanda'dan destek gelirken, AB'ye üye diğer 24 ülke, bu girişime karşı olduğunu net şekilde ifade etti. 24'ler değişik gerekçelerle Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine devam etmenin önemine vurgu yaptı. Fransa başta olmak üzere, İspanya, İngiltere, Portekiz ve İtalya gibi ülkeler, AB ile Türkiye'yi ayrıştıran konuların herkes tarafından bilindiğini, bu konuları gündemde tutmanın AB içerisindeki birlik görüntüsüne zarar verip, Türkiye'nin de AB'den uzaklaşmasına neden olacağını söyledi. Yunanistan da Türkiye'nin AB ile müzakere sürecine zarar gelmemesi gerektiği görüşünü dile getiriyor. Zira AB üzerinden Türkiye ile diyaloğunu sürdüren Atina, bu kaldıraçlı ilişkisinin kendi lehine de olduğunun bilincinde. Almanya da, bu çerçevede, liderler zirvesinde Türkiye ile AB'yi ayrıştıran değil birleştiren konuların ele alınmasına yeşil ışık yaktı. AB liderleri Türkiye'nin Brüksel açısından stratejik önemine vurgu yaptı. Türkiye ile yasadışı göç, terör ve yabancı savaşçılarla mücadele gibi alanlarda yapılan işbirliğinden duyulan memnuniyet dile getirilirken, Almanya Şansölyesi Merkel bile toplantı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada Türkiye'ye mülteciler konusunda yapılan mali yardımın yenilenmesi gerektiği çağrısında bulundu. Ancak bununla birlikte Merkel'in, kapalı kapılar ardından da, AB-Türkiye tam üyelik müzakereleri çerçevesinde Ankara'ya verilen IPA fonlarının miktarının azaltılmasını, fonların AB kurumları tarafından yönetilmesini söyledi. Ayrıca IPA fonlarının da öncelikli olarak insan hakları ile temel özgürlükler alanında kullanılmasını talep etti. Almanya'nın, Avrupa Yatırım Bankası'nın, Türkiye'deki altyapı projelerinin finansmanına yönelik hamlelerini engellemek istediği de biliniyor. Gümrük Birliği'nin genişletilmesine yönelik süreç ise şimdilik askıya alınırken, Merkel de bu sayede, seçmenlerine Türkiye konusunda seçimlerde verdiği vaatlerle ilgili, istediği sonucu elde edemese de bir çaba içerisinde olduğunu göstermiş oldu. Buna karşın AB'nin diğer ağır toplarından Fransa, İngiltere, İtalya, Polonya, İspanya, Belçika gibi ülkeler, Türkiye ile ciddi diyalog içinde bulunmanın gereğine ve önemine vurgu yaptı.
Milliyet

Katalonya'nın Özerkliği Tehlikede 
İspanya hükümetinin, Katalonya'nın özerklik haklarının askıya alınmasını öngören anayasanın 155. maddesini uygulamadan önce geri adım atması için Katalonya Başkanı Carles Puigdemont'a verdiği süre dün sabah doldu. Merkezi hükümetin yönelttiği "Bağımsızlık ilan ettiniz mi etmediniz mi?" sorusuna beklenen cevabı vermeyen Puigdemont, "Katalan parlamentosu 10 Ekim'de hiçbir bağımsızlık ilanı oylamamıştır ve bu ilan mevcut halde halen askıya alınmış durumdadır. Bizim diyalog arzumuza ve tüm çabalarımıza rağmen İspanya hükümetinin tek cevabı özerklik haklarını askıya almak ise bu halen sorunun bilincinde olunmadığının ve konuşmak istenmediğinin bir göstergesidir" ifadesini kullandı. Puigdemont, Başbakan Mariano Rajoy'a gönderdiği mektupta, yerel parlamentoda 72 milletvekilince imzalanan bağımsızlık deklarasyonunun Katalan parlamentosunda oylanabileceğini savundu. Bunun üzerine İspanya hükümeti anayasanın 155'inci maddesini ülke tarihinde ilk defa kullanma kararı aldı. İspanya anayasasının 155. maddesi, ulusal tehdit ve egemenlikle ilgili konularda gerekli görülmesi halinde özerk yönetimlerin haklarının merkezi hükümete devredilmesini öngörüyor. Bu zamana kadar hiç uygulanmayan 155. maddenin yürürlüğe girmesi için mecliste mutlak çoğunluğun onayı gerekiyor. İspanya hükümeti cumartesi günü acil kabine toplantısı yapacağını açıkladı. Mecliste Rajoy'un Halk Partisi'nin çoğunlukta olması nedeniyle önerilecek önlemlerin kabul edileceği tahmin ediliyor.
Milliyet

Para Yardımı Vaat Etmiş 
Nijer'de ölen Amerikan askeri David Johnson'ın eşiyle gerçekleştirdiği taziye konuşmasında yaptığı gafla gündeme gelen ABD lideri Trump'ın, Afganistan'da ölen bir başka askerin ailesine de kişisel servetinden bağış yapma vaadinde bulunduğu ortaya çıktı. The Washington Post gazetesine konuşan Çavuş Dillon Baldridge'in babası Chris Baldridge, telefon görüşmesinde Trump'ın kendilerine 25 bin dolar yardım yapma vaadinde bulunduğunu ve aile için internetten bağış kampanyası başlatacağını söylediğini aktardı. Fakat Baldridge, iki vaadin de Trump tarafından gerçekleştirilmediğini söyledi. Trump'ın, 2 hafta önce Nijer'de hayatını kaybeden 4 ABD'li askerden biri olan Çavuş Johnson'ın eşiyle gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde acılı kadına, "Eşiniz ne için asker olduğunu biliyordu" şeklinde bir cümle sarfettiği ortaya çıkmıştı.
Vatan

Ab Yemeğinde Tacize Uğradım 
İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström (63), Amerikalı oyuncu Alyssa Milano'nun önderlik ettiği ve sosyal medya kullanıcılarını maruz kaldıkları cinsel saldırıları ifşa etmeye çağıran '#Me- Too (Ben de)' kampanyasına katılarak Twitter hesabından 'ben de' mesajını paylaştı. Wallström, İsveç haber ajansı TT'ye yaptığı açıklamada, mesajında gazeteci Jan Scherman'ın kitabında anlattığı taciz olayına atıfta bulunduğunu doğruladı, ancak kendisini taciz eden politikacı hakkında bilgi vermedi. Wallström, 'Duygularını Hesapla' adlı kitapta, 2014 yılında AB ülkelerinin başbakan ve dışişleri bakanlarının katıldığı yemekte yanında oturan politikacının tacizine uğradığını anlatmıştı. Wallström, yemekte yanındaki politikacının elini baldırında hissettiğini belirterek, "Beni elle taciz etti" demişti. '#MeToo' kampanyası, Hollywood yapımcılarından Harvey Weinstein'ın birçok ünlü aktris tarafından tacizle suçlanması sonrası başladı ve hızla yayıldı.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,6615-3,6652
Euro: Euro 4,3248-4,3300
Sterlin: 4,7975-4,8031
Gram Altın: 151,1189-151,2421

Maliyet Tavan Yaptı Ev Fiyatı Ne Olacak 
Yılbaşından bu yana yükselişini sürdüren bina inşaatı maliyet endeksinde beklenen düşüş son çeyrekte de gerçekleşmedi. Döviz kurundaki artış ve konjonktürel gelişmelerle ilk iki çeyrekte artan bina inşaatı maliyet endeksi 2017'nin üçüncü çeyreğinde de yüksek geldi. Bina inşaatı maliyet endeksi, Temmuz-Ağustos-Eylül aylarını kapsayan yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 4.8, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 22.1 artış kaydetti. Bina inşaatı maliyet endeksinde 2017 yılı üçüncü çeyreğinde işçilik endeksi de bir önceki çeyreğe göre yüzde 2, malzeme endeksi ise yüzde 5.6 arttı. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre işçilik endeksi yüzde 12.9 ve malzeme endeksi yüzde 25.1 arttı.
Milliyet

İyi Fikri Bul 1 Milyonu Topla 
Sermaye piyasası kurumları arasına Kitle Fonlama Platformları'nı ekleyen düzenleme, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçti. Düzenlemeye göre kitle fonlaması ile internet üzerinden vatandaştan para toplanması, SPK tarafından faaliyet izni verilen kitle fonlama platformları aracılığıyla gerçekleştirilecek. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen torba tasarının, projesi olan ancak kaynağı bulunmayan girişimcilere finansman sağlayacak kitle fonlamasının hayata geçirilmesini sağlayan maddeleri, tartışmaların ardından kabul edildi. Muhalefet milletvekilleri, geçmişte bazı istismarcıların yüksek getiri vaatleriyle vatandaştan para topladığını belirterek, bu maddelere ilişkin endişelerini dile getirdi. SPK Başkan Yardımcısı Bora Oruç ise, bir kişinin proje bazında bir projeye en çok yatıracağı paranın 1.000 lira olacağına dikkati çekerek, "Toplamda en fazla 1 milyon lira para toplanabilecek" dedi.
Milliyet

2018 'Çevirme' Yılı 
Trafik polisleri önümüzdeki yıl kuralları ihlal eden araç sürücülerine ceza yağdıracak. 2018'de 3 milyar 395 milyar lira para cezası kesilmesi hedefleniyor. 2017 yılı bütçe hedefi 3 milyar liraydı. Bu da yaklaşık yüzde 13'lük bir artışa denk geliyor. Kamunun yeni yılda vatandaştan toplam 12 milyar 81 milyon 621 bin lira para cezası toplaması öngörülüyor. 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'na göre, yeni yılda tahsil edilmesi beklenen 12 milyar 81 milyon 621 bin liralık cezanın yüzde 36.6'sını idari para cezaları oluşturacak. Bu çerçevede yeni yılda başta trafik cezası olmak üzere 4 milyar 427 milyon 95 bin liralık idari para cezası toplanması bekleniyor. Karayolu Taşıma Kanuna göre alınan idari para cezalarından 283 milyon 186 bin lira, çevre idari para cezalarından 56 milyon 829 bin lira ve diğer idari para cezalarından 4 milyar 47 milyon 46 bin lira idari para cezası tahsilatı yapılacağı tahmin ediliyor. Devlet, vergi ve diğer amme alacakları gecikme zamlarından 878 milyon 315 bin lira, diğer vergi cezalarından 2 milyar 77 milyon 888 bin lira tahsil edecek.
Vatan

1 Tonluk Talep Yetersiz 
Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasına gelen talebin yetersiz olduğunu söyledi. TV'de konuşan Ertem, altın sertifikasının daha iyi anlatılması gerektiği belirtti. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, altın tahvili ve kira sertifikasıyla ilgili başvuruların iyi gittiğini ifade ederek, "Şu ana kadar 5 bin kişi, 1 ton altın getirip kira sertifikası veya tahvil aldı. Bu da yaklaşık 150 milyon liraya tekabül ediyor" açıklamasını yapmıştı. Şimşek, Türkiye'de yastık altında 2 bin 200 ton (100 milyar dolarlık) altın olduğunu tahmin ettiklerini belirtmişti. Gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Cemil Ertem, ABD ile yaşanan vize krizinde sona doğru gelindiğinin altını çizerek, sorunda kur çok sert tepki vermişti ama şimdi bu düzeliyor" diye konuştu. Ertem, şöyle devam etti: "Yıl sonu bilanço kapama gibi etkiler dışında kurda güçlü bir çıkış beklemiyorum. TL'nin hâlâ gelişmekte olan para birimlerine karşı güçlü devam ettiğini söyleyebiliriz. Enflasyonu göze alabiliriz ama işsizliği aşağı getirmek durumundayız. Ekonomi politikalarında tercih işsizliği aşağı çekmek olmalı. Sanayici ve ihracatçılara uygulanan faizler kabul edilemez, bunu halletmek zorundayız."
Vatan
  
'Bizi Bizden İyi Biliyorlar' 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, vize krizinin hemen ardından ABD'ye yaptığı ziyaret ve temaslarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, yabancı yatırımcıların Türk ekonomisinin şoklara karşı direncini takdir ettiklerini söyleyerek, küresel bankacıların ve yatırımcıların, Türkiye'de planlanan reformlarla, iç kamuoyundan daha fazla ilgili ve bilgili olduklarını dile getirdi. Şimşek, TBMM'deki sohbetinde, Kuzey Irak, Suriye sorunu ve vize krizinin yabancı yatırım tercihlerine etkisini şöyle değerlendirdi: "Yatırımcılar genel olarak, Türkiye'nin bütün bu şoklara rağmen, güçlü küresel büyümesini takdir ediyorlar. Küresel risk iştahı da güçlü seyrettiği ve Türkiye büyük şoklara karşı direncini ispat ettiği için ilgi yoğun. Tüm rakamlar ortada. Türkiye ekonomisinin bunlara rağmen, güçlü bir büyüme göstermesi ve orta vadeli programın, döngü karşıtı bir politika izlemesini takdir ediyorlar. Bu konu burada çok tartışılmadı, ama orada bunun epey analizi yapılmış. İşin özü itibariyle yabancı yatırımcı 'risk ve getiriye' birlikte bakar." Yabancı yatırımcının en fazla sorduğu sorunun, 'Uzun süredir reformdan bahsediyorsunuz, önümüzdeki ayda bunun gerçekleşme ihtimalini neden yüksek görüyorsunuz?' olduğunu belirten Şimşek, "Ben 'reform, kısmen zamanlama, kısmen mali alan, kısmen de irade meseledir' dedim. Şimdi zamanlamaya bakınca, ekonomiler yükselişteyken bir şeyler yapmak daha kolay. 2019 seçimlerine kadar 12 aylık bir fırsat penceresi var. Bu reformları hayata geçerecek mali alanımız da var. Ayrıca siyaseten maliyetli unsurlar da yok" dedi. Şimşek, OHAL ilgili endişelerini dile getirenlere ise şu yanıtı verdiğini söyledi: "Türkiye'de 760 bin firma var, sadece bini üzerinde işlem yapıldığını anlatıyoruz. Halen Türkiye'de bin 700 ABD şirketi faal. Çok ciddi üretim ve ekonomik katkıları var. Herkes, vize konusunda ABD hükümetinin aşırı tepkisine şaşırdı. İki ülke arasında diyalog ile sorunların çözüleceğine inanıyorum."
Hürriyet

POLİTİKA 
Gökçek Devrinin Sonu 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, istifalarını istediği halde bu adımı atmadıkları belirtilen üç (Ankara, Bursa, Balıkesir) belediye başkanı hakkında dün en net açıklamasını yaptı. Erdoğan Nijerya Devlet Başkanı Muhammadu Buhari ile görüşmesi sonası düzenlenen basın toplantısında soru üzerine şunları söyledi: "Üç belediye başkanımızın istifalarını en kısa zamanda vereceklerine inanıyorum. İlgili arkadaşlarımız görüşmelerini yaptılar ve şu anda da zannediyorum bu istifayı vermenin hazırlığı içindeler. Aksi takdirde gereği neyse yapılacaktır. İlgili kurumlarımız bu konuyla ilgili kararını vermiştir. Şu anda bizim sürecimiz arkadaşlarımızla ilgili özellikle bir olumsuzluk sürecini tahrik etmek değil tam aksine teşkilatımızın bu konuda varmış olduğu bir karar sürecidir. Bu karar sürecini biz kendileriyle de değerlendirdik, böyle bir adımın atılması gerektiğini söyledik. Çünkü biz sıradan bir parti değiliz, bu sıradan bir hareket de değildir, bu bir davadır, bu davanın içerisinde yer alan arkadaşlarımız bu davanın nasıl çalıştığını çok iyi bilirler ve gereğini yaparlar, yapmaları lazım. Bunu kendilerine zaten tebliğ ettik. Ben, Başbakan arkadaşım ve konuyla ilgili sorumlu genel başkan yardımcım."
Vatan

'İyiye Gidiş Var' 
CHP'nin eski genel başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın yoğun bakımdaki tedavisi dün dördüncü gününü tamamladı. Geçen pazartesi günü yüksek ateş ve solunum sıkıntısı nedeniyle sabahın erken saatlerinde Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi'nde tedaviye alınan Baykal'ın beyine giden ana damarlarından birinde tıkanıklık olduğu belirlenmişti. Dört günde üç kez ameliyat edilen Baykal, ilk operasyondan sonraki 72 saatlik kritik dönemi atlattı. Tedavisine uyutularak devam edilen Baykal, dün saat 08.45'de tomografiye girdi. Tomografi sonuçlarının bir önceki güne göre daha iyi olduğu bildirildi. Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, "Beklenen gelişmeler olumlu ve inşallah daha güzel olacak. Şu anda uyutma devam ediyor beynin istirahat ettirilmesi için. Şu anda özel değişiklik yok. Umuyoruz inşallah Sayın Baykal bu ciddi rahatsızlığı atlatacaktır" dedi. Ankara Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş ise Baykal'ın hastanelerine gelişi itibarıyla 72 saatin dolduğunu, bu saatlerin çok önemli ve kritik olduğunu ifade etti. Bu süreçte şiddetli ödem ve kanama ile karşılaşıldığını aktaran İbiş, "Ancak son 24 saatir bu bulgularda herhangi bir ilerleme olmadığını, tam tersine bir gerileme olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum" diye konuştu. İbiş şunları söyledi: "Ciddiyetini yine koruyor ancak şunu özellikle belirteyim ki kötüye gidiş yok. Yaşamsal bulguları Deniz Bey'in iyi, hepsi kontrol altıda. Nörolojik bulgularında iyiye doğru bir dönüş var. Tomografi bulguları yine dünkü (önceki günkü) tomografiye göre daha iyi durumda. Bunlar da bizim umudumuzu yükselten, bizi sevindiren bulgular. Tekrar ediyorum, kötüye gidiş yok, tam aksine bizi umutlandıracak olumlu, iyi bulguları elde ediyoruz. Uyutulma işlemi devam ediyor. Beynin kendisini koruyabilmesi için uyutulma işlemi çok önemli. Yine cihazlı solunum desteği ve beynin korunma tedavisi uygulaması da devam ediyor. Nörolojik muayeneleri görebilmek için uyandırılıyor. Ardından uyutulmasına devam ediliyor."
Vatan 

Bize Kalmadan Gereğini Yaparlar 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari'yi dün Beştepe'de resmi törenle karşıladı. Erdoğan ile Buhari, başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, daha sonra Buhari ve eşi onuruna Beştepe'de öğle yemeği verdi. Yemeğe istifası istenen isimler arasında yer alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in de davetli olduğu öğrenildi. Erdoğan, basın toplantısında özetle şu mesajları verdi: "(Üç belediye başkanıyla ilgili istifa etmezlerse bedeli ağır olur ifadeniz var. Bunu açar mısınız?) Çok tehlikeli sorular soruyorsunuz. 'Bedeli ağır olacak' diye bir şey söylemedim. 'Gereği neyse o yapılır' dedim. Olay o, bakın şu an itibariyle üç belediye başkanımız istifalarını vermiş. Şimdi üç belediye başkanımız daha var. Onların da istifalarını en kısa zamanda vereceklerine inanıyorum. İlgili arkadaşlarımız görüşmelerini yaptılar. Şu anda da zannediyorum bu istifayı vermenin onlar da hazırlığı içindeler. Aksi takdirde yine söylüyorum gereği neyse gereği yapılacaktır. Çünkü yetkili kurullarımız bu konuyla ilgili kararını vermiştir.
Hürriyet
 
SPOR 
Elde Var 
Turkish Airlines Euroleague'de 2. hafta mücadelesinde Milano'ya konuk olan Fenerbahçe Doğuş, normal süresi 80-80 biten maçı 92-86 kazanıp, ilk galibiyetine ulaştı. İlk dakikalarda Milano deplasmanında sezonun en iyi basketbolunu oynayan Melli ile ayakta kaldı temsilcimiz, M'Baye'nin art arda üçlüklerine rağmen, farkı 19-14'te 5 sayıya kadar çıkardığı ilk çeyreği 23-13 önde tamamladı. Vesely'nin 14. dakikada 3 faule ulaşarak kenara gelmesinin ardından savunmada aksamaya başlayan eski oyuncusu Goudelock'ın basketleriyle geriye düşen Fenerbahçe, bu kez 5 farkla geriye düşen taraf oldu ve soyunma odasına 38-37 geride girdi. İkinci yarıda Milano'nun kısalar üzerine kurulu düzenine aynı şekilde yanıt veren ve Sloukas-Datome ikilisiyle hücumdaki suskunluğunu bitiren Fenerbahçe, 10 dakikaya tam 27 sayı sığdırdı ve son çeyreğe 64-54 galip girmeyi başardı. Milano yine pes etmedi, bu kez direksiyona Bertans geçti. Letonyalı yıldız, art arda bulduğu basketlerle arayı hızla kapattı. Melli'nin direnciyle son dakikaya kadar üstünlüğünü korusa da, art arda hatalar yapan ve son olarak da topu yandan oyuna sokarken rakibine kaptıran Fenerbahçe, Micov'un bitime 8 saniye kaldığı 3'lükle rakibine yakalandı, son hücumda Wanamaker skor bulamayınca normal süre 80-80 tamamlandı. Uzatma dakikalarında daha iyi hücum eden ve rakibinin tamamen Theodore'un üzerine kalan hücumlarını savunmayı bilen Fenerbahçe, salondan 92-86 galip ayrılmayı başardı.
Milliyet 

Çekiniyo Besıktas'ta Leıpzıg Alarmı 
Şampiyonlar Ligi'ndeki Porto ve Monaco maçlarında herhangi bir olumsuzluk yaşamayan Beşiktaş Yönetimi, Leipzig deplasmanında olay çıkmaması için şimdiden önlemlerini almaya başladı. İki sene içinde maçlarında seyirci olayı yaşanması halinde Avrupa kupalarından bir yıl men edilme tehlikesi bulunan siyah-beyazlılar, Almanya'da 6 Aralık'ta oynanacak karşılaşma öncesi Leipzig Yönetimi ile görüşecek. Daha önce Porto ve Monaco kulüpleriyle iletişim kurarak büyük ölçüde başarı elde eden Beşiktaş, grubun son maçında taraftarından da fedakârlık isteyecek. Leipzig'in başta Berlin olmak üzere Almanya'da Türklerin yoğun olarak yaşadığı bir çok şehre yakın olması nedeniyle bu maçtan çok çekinen siyah-beyazlılar önümüzdeki günlerde Alman ekibiyle bir toplantı gerçekleştirecek. Beşiktaş Yönetimi, Alman kulübünden öncelikle Türk taraftarlara bilet satılmamasını talep edecek. Şampiyonlar Ligi'nde belki de bir üst tura çıkmak için son kozunu bu maçta oynayacak olan Leipzig'in, Beşiktaş'ın talebine olumlu cevap vermesi bekleniyor. Bu arada sosyal medyadaki bazı taraftarlar hesaplarının da kritik maç öncesi çağrılarda bulunacağı ifade edildi. Beşiktaş'ın bu sezon ligi şampiyonlukla bitirmiş olsa bile önümüzdeki sene Avrupa'ya gidememe tehlikesine önlem almak isteyen taraftar gruplarının, "Leipzig maçına gitme" şeklinde kampanya başlatacağı aktarıldı.
Milliyet

Yaptık Yıne Yaparız 
Fenerbahçeli futbolcular Hasan Ali Kaldırım, Josef de Souza ve Roberto Soldado, derbi öncesi iddialı konuştu. Sarı-lacivertli üç futbolcu, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'ndeki antrenman öncesi basın toplantısı düzenleyerek, medya mensuplarının sorularını yanıtladı. Derbi öncesi hazırlıklarını en iyi şekilde yaptıklarını belirten Hasan Ali Kaldırım, "Galatasaray derbisi her zaman önemlidir ama sezonun ilk bölümünde oluşan puan farkı bu maçı bizim açımızdan daha da önemli hale getirdi. Aradaki puan farkını kapatmak zorundayız. Hedefimiz bu. Kazanmamız halinde lige tekrardan heyecan gelecek ve zirveye biraz daha yaklaşacağız. Galatasaray, taraftar desteğini arkasına alacaktır. Bu maçlarda atmosfer her zaman özel oluyor. Kazanmak için sahada olacağız. Daha önce yaptık, örneğin geçen sene. Yine yapabiliriz" diye görüşlerini aktardı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme