21 Ekim 2017 Cumartesi

21.10.2017 Genel Gündem

21.10.2017 Cumartesi

TÜRKİYE 
Şimdi Abd Nasıl İzah Edecek 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye'de Rakka'yı DEAŞ'tan alan YPG'li teröristlerin Öcalan posterleri asmasının ardından Washington yönetimine "Şimdi bunu Amerika nasıl izah edecek" diye seslendi. Erdoğan, D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü 9. Zirvesi'nin ardından Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlediği basın toplantısında özetle şu mesajları verdi: "ÜÇ kıtada temsil edilen D-8 teşkilatının yedi saygın üyesini, kıtaları birleştiren yedi tepeli İstanbul'da misafir ettik. Bu dönem başkanlığı Türkiye açısından bir ayrıcalık olduğu kadar aynı zamanda önemli bir mesuliyet de teşkil ediyor. Artık inşa sürecini geride bırakıp daha somut ve proje odaklı projeler peşinde koşacağız. Biz dünyada adalet arıyoruz. Birilerinin sürekli olarak 'Ben ne diyorsam, o' diyeceği bir dünya değil. 'Ben güçlüyüm, öyleyse haklıyım.' diyenlerin egemen olduğu bir dünyayı asla istemiyoruz. 'Haklıyım öyleyse güçlüyüm' diyenlerin hâkim olduğu bir dünya istiyoruz. (D-8 ülkelerinin terörle mücadele kararlılığı) Özellikle PKK olsun, FETÖ olsun bu konularda buradaki ülkeler ellerinden gelen bütün gayreti göstereceklerini ve bizden bazı bilgileri alma, -istihbaratı konuşuyorum- istihbarat noktasında her türlü dayanışmanın içerisinde olma kararlılığı var. Gerek DEAŞ'a karşı, gerek PKK'ya karşı, gerek Eş-Şebap, gerek en son biliyorsunuz Somali'de olan olaylar ortada.
Hürriyet


Nasıl Bir Entelim Size Anlatayım 
Aydın Büyükşehir Belediyesi'nce Kuşadası'nda gerçekleştirilen 'Muhtarlar Çalıştayı'nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, bugüne dek "söz verip de tutmayanların" iktidar olduğunu savunurken, bu kez kendisinin denenmesini istedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Külliye'deki muhtarlar toplantılarına gönderme yaparak "Ben sizi ayağıma çağırmam. Nerede muhtar varsa ayağına gider konuşurum" diyen Kılıçdaroğlu'nun sözlerinden bazı satırbaşları şöyle: "CHP entellerin partisiymiş. Entellerden birisi de benim. Nasıl bir entelim size anlatayım... Babam ilkokul mezunu, tapu memuruydu. Annem okuma yazma bilmezdi. Büyük ablam da bilmez. 7 kardeşiz, 7 kardeşten üniversiteye giden sadece benim. Sınavlara girdim devletin önemli yerlerinde görev yaptım. Kime borçluyum bunu? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e borçluyum. Devlette bakan olmak için sadece ilkokul diplomasına ihtiyaç var. Ama en altta şube müdürü ya da şef olmak için en az 4 yıllık üniversiteyi bitirmek zorundasınız. Dünyanın en iyi üniversitesini de bitirsen müsteşar olmak için 10 yıl devlette çalışman gerekir. Devlet ile hükümet ayrı şeydir. Devletlerin sembolü bayraktır, ama hükümette bayrak yoktur. Liyakati çökertirseniz, devleti çökertirsiniz. Camiye, kışlaya, mahkemeye siyaseti sokmayın. Camiye siyaseti sokarsanız vatandaşı bölersiniz, mahkemeye sokarsanız adaleti yok edersiniz, kışlaya sokarsanız birileri gelir darbe yapar. Devlet işi ehline veren bir düzen içinde saygınlık kazanır. Ama bunları kaldırır her şeyi tek adama teslim ederseniz hak hukuk olmaz. Demokrasiyi birlikte savunmak zorundayız. Türkiye'de hangi sorun varsa o soruna eğilmek ve o sorunla ilgili akılcı politikalar üretmek bizim görevimizdir. Türkiye'de çözülmeyecek sorun yoktur. Madem akıl var, istişare, hak hukuk adalet var, o zaman biz sorunlarımızı niye çözemiyoruz? Neden gerilimden beslenen bir siyaset anlayışı var? Sorun hepimizin sorunu. Hiç tanımadığımız yerde bir çocuk açsa, vicdanı olan hiç kimse rahat uyuyamaz. Kendi sorunlarımızı akılcı projelerle çözmek zorundayız.
Hürriyet

Özakça'ya Ev Hapsi Kararıyla Tahliye 
Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edildikleri görevlerine dönmek için açlık grevine başlayan ve haklarında 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla dava açılan eğitimciler Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Acun Karadağ'ın yargılanmasına Sincan Cezaevi Kampusu'ndaki mahkemede dün devam edildi. Ankara Numune Hastanesi'nde bulunan Nuriye Gülmen sağlık sorunları gerekçesiyle duruşmaya getirilmezken, tutuklu sanık öğretmen Semih Özakça tekerlekli sandalyede, bir sağlık görevlisinin eşliğinde salona geldi. Mahkeme heyeti, dünkü duruşmada, 'terör örgütü DHKP/C üyeliği' suçlamasıyla tutuklandıktan sonra itirafçı olan Berk Ercan isimli tanığı SEGBİS sistemiyle dinledi. Tanık Ercan, Gülmen'le bazı örgütsel faaliyetlerde bulunduğunu öne sürerken, Semih Özakça'yı da 2014 yılında İstanbul'da bir parkta gördüğünü iddia etti. Tutuklu sanık Semih Özakça da tanığın kendisini gördüğünü söylediği 2014 yılında askerde olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Tanık olarak konuşan kişiyi tanımam. Ama yaptığı tarihe geçecektir. Kendisini hiç görmedim. Tutuklandığımızda herhangi bir tanık ifadesi yoktu. Bu tanık sonradan bulundu. Biz eğitimciler çocuklarımıza ispiyonculuk yapmayın diye öğretiriz. Ancak bu kişi kendini kurtarmak için yalan söylüyor. Bu kişi bizim gibi ölüme yaklaşan kişilere bile iftira atmaktan çekinmemektedir. Ben eğitimciyim, bana güvenmiyorsunuz da bu itirafçıya neden güveniyorsunuz? Bana güvenebilirsiniz. Cezaevinde tuttuğum ve mektupla dışarıya gönderdiğim günlük, örgütsel delil olarak dava dosyasına gönderildi. Bizler açlık grevinden önce her şeyi yaptık. İşimize dönmek için yargıya başvurduk. OHAL Komisyonu'na başvurduk. Ancak sonuç alamadık. Her şeyi yaptık. Talebimiz çok net; işimizi istiyoruz. İşimizi verin açlık grevi eylemini bitireceğim."
Hürriyet

Arkadaşlar Gereğini Yapacaklar İnanıyorum 
Başbakan Binali Yıldırım, Üsküdar'da cuma namazı sonrası camiden çıkarken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Recep Altepe'nin "Biz işimize devam ediyoruz, görevimizin başındayız" açıklamalarının sorulması üzerine Başbakan Yıldırım, "Arkadaşlarımız gereğini yapacaklardır. Buna inanıyorum" dedi. Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın posterinin Rakka'daki meydana asılmasıyla ilgili soru üzerine ise Başbakan Yıldırım şunları söyledi: "Bunu bizden ziyade ABD'nin değerlendirmesi gerekir. Bu görüntüler büyük bir talihsizliktir. Bugüne kadar müttefikimiz olan ABD'ye hep söyledik. Bir terör örgütüyle başka bir terör örgütünü yok etmek için işbirliği yapmak ne kadar hazin bir sonuca götürdüğünü bu fotoğraf ortaya koymuştur. ABD, YPG ve PYD'nin terör örgütü olduğunu anlamak için daha neyi bekliyorlar. PKK bölücü başının fotoğrafının orada sergileniyor olması açıkçası ABD, Türkiye müttefik ilişkisine de en büyük zararı vermektedir. Bu davranışıyla ABD terörle işbirliği yapmakla kalmıyor Suriye'nin de geleceğini tehlikeye atıyor." ABD vize krizinin sorulması üzerine de Başbakan Binali Yıldırım, "Dışişleri yetkilileri karşılıklı olarak değerlendiriyorlar. Ümit ederim konu suhuletle bir çözüme ulaşmış olur. Teknik düzeyde çalışmalar devam ediyor" diye konuştu.
Milliyet

Kerkük'te Gerilim Çatışmaya Dönüştü 
Kerkük ile Erbil arasında bulunan Altunköprü'ye yönelik dün sabah 08.00 sıralarında ağır silahlı Irak ordusu ve Haşdi Şabi milislerince saldırı başlatıldı. Saldırıya peşmergenin karşılık vermesi üzerine başlayan çatışma iki saat aralıksız sürdü. Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine Erbil'den Altunköprü'ye Hummer tipi ve ABD yapımı onlarca ağır silah yüklü zırhlı araç sevk edildi. Irak güçleri öğlene doğru Altınköprü kasabasına girerek kontrolü sağladı. Geri çekilen peşmerge, Altunköprü kasabası çıkışında mevzilendi. Erbil-Kerkük Karayolu üzerindeki Altunköprü girişinde konuşlanan peşmerge güçlerine top, tank ve havan topu ile saldıran Haşdi Şabi kuwetlerine peşmergeler de Katyuşa roketleri, uçaksavar, top ve tanklara karşı kullanılan Milan füzeleri ile karşılık verdi. Çatışmalarda Haşdi Şabi'ye ait dört tank ve bazı zırhlı araçlar vuruldu. Irak ordusunun Erbil'e ilerlemesi ihtimaline karşı Kerkük'ün 35 kilometre kuzeybatısındaki bölgeye peşmerge yığınak yapmaya devam ediyor. Irak ordusunun Erbil'e ilerleyip ilerlemeyeceği belirsizliği halkta endişeye neden oldu. Erbil'de halk, Haşdi Şabi'nin Erbil'e ilerlemesi olasılığına karşı önlemlerini alırken Irak Başbakanı Haydar İbadi, silahlı güçlere, "Erbil sınırını geçmeyin" talimatı verdi. Bu gelişme üzerine Erbil rahat nefes aldı ve halk günlük işlerine döndü. Altunköprü'nün Irak ordusu tarafından alınması sonrası silahlı güçlerin Saddam Hüseyin döneminde çizilen 36'ncı paralel sınırını oluşturan Kuştepe beldesine kadar ilerleyeceği bildiridi. Anılan bölge, Erbil-Kerkük arasındaki Erbil'in çıkışında yer alan Kuştepe beldesinin Irak ile Kürt bölgesi arasında sınır olacağı bildirildi. Peşmerge'nin Altunköprü'den çekilmesi sonrası kasabaya giren Haşdi Şabi birliklerinin güvenliği sağladıktan sonra, Iraklı askeri yetkililer, kasabada inceleme yaptı. Haşdi Şabi kurucusu Bedir Tugayları Komutanı Hadi Amiri'nin beraberindeki askeri heyetle Altunköprü'ye geldiği görüntülerle servis edildi. Daha sonra Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşat Salihi de Altunköprü'ye gelerek vatandaşlarla görüştü ve askeri yetkililerden bilgi aldı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Komutanlığı, yazılı açıklama yaparak İran'a dikkati çekti. Açıklamada, "İran Topçu Birliği ve Haşdi Şabi milisleri, Irak'ın verdiği ABD yapımı silahlarla Altunköprü mevkiinde peşmerge mevzilerini sabah saat 8'den itibaren bombalamaya başladı" denildi.
Milliyet

FETÖ Sorumlularının 'Adil Abi' Korkusu! 
İzmir'de, FETÖ'ye yönelik soruşturmada hakkında dava açılan örgütün havacı subaylarından sorumlu mahrem abisi, FETÖ'nün Hava Kuwetleri imamı olduğu öne sürülen Adil Öksüz ile ilgili bilgiler paylaştı. FETÖ'nün İzmir Katip Çelebi Üniversitesindeki yapılanmasına yönelik soruşturmada 12 Ağustos 2016'da gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski akademisyen İ.D.Ç, 22 Aralık 2016'da Şanlıurfa Emniyeti'ne giderek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtti. Selçuk Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalıştığı dönemde "Tacettin" kod adlı örgütün mahrem abisinin kendisini, FETÖ'nün Konya, Eskişehir ve Kütahya'daki sözde Hava Kuwetleri Komutanlığı bölge imamı Ali Cingitaş ile tanıştırdığını ifade eden İ.D.Ç, örgütün mahrem hizmetlerine 2010 yılında katıldığını belirtti. Örgütte "İbrahim" kod adını kullandığını kaydeden İ.D.Ç, "Örgüte güven vermem için beni 2 yıl deneme sürecine aldılar. Beni önce havacı subaylardan sorumlu mahrem hizmetler sınıfından bir sivil imamın yanına yardımcı olarak verdiler. 5-6 ay sonra mahrem hizmetlerde staj dönemim bitti" ifadelerini kullandı. Sanık İ.D.Ç, Konya'da görev yaptığı 4 yılda 810 havacı subayla ilgilendiğini söyledi.
Vatan

DÜNYA 
Mali Yardımlar Tehlikeye Girdi 
Almanya başta olmak üzere bazı ülkelerin Türkiye ile müzakereleri kesme ya da askıya alma talebine yeşil ışık yakmayan Avrupa Birliği liderleri, katılım öncesi mali yardımlarda nasıl kesintiye gidilebileceğini ya da bu kaynakların nasıl yeniden yönlendirileceğini belirlemesi için AB Komisyonu'nu görevlendirdi. Proje bazlı sorunlar nedeniyle büyük bölümü kullanılamayan bu yardımların düşürülmesi ya da yeniden yönlendirilmesi Ankara üzerinde 'yaptırım etkisi' yaratma potansiyeline sahip olmasa da AB'nin 'müzakere sürecinin içini boşaltmayı' sürdürdüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. AB daha önce, Türkiye'deki mevcut durum sürdüğü sürece yeni müzakere başlıklarının açılmasının mümkün olmayacağını net şekilde dile getirmişti. Gelinen aşamada, amacı Türkiye'yi üyeliğe hazırlamak olan, insan haklarından bölgesel gelişmeye kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayılan katılım öncesi yardımlara yönelik olumsuz adımlar Türk kanadı tarafından, 'müzakere sürecinin ruhuna ve felsefesine aykırı' bulunuyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, yardımlarda yapılacak olası kesintinin 'makul boyutta' olmasından yana. Liderlerin görevlendirdiği AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, "Fonları başka bir yöne yönlendirme ve muhtemelen aşağı indirmeye yönelik bir düzenleme teklifinde bulunma konusunda anlaştık" dedi. Komisyon'un teknik tercihi ise yeniden yönlendirme. Juncker, yardımların üçte birinin sivil toplum, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne yönelik projeler için olduğunu belirterek, bu alanlara daha fazla kaynak aktarılabileceğini söyledi. Türkiye'ye 2014-2020 dönemi için ayrılan yardımların tutarı 4.45 milyar Euro düzeyinde. Şu ana kadar 368 milyon Euro tutarında proje sözleşmeye bağlanmış durumda. Yapılan ödeme ise 258 milyon Euro seviyesinde kaldı. Müzakere süreci devam ettiği sürece bu yardımların tamamen kesilmesine olanak sağlayacak hukuki bir dayanak yok.
Hürriyet

Katalonya İçin Kritik Gün 
İspanya hükümetinin, Katalonya'nın özerkliğini iptal etme konusunda atacağı adımları belirleyecek kritik toplantı bugün yapılacak. Başbakan Mariano Rajoy, Katalonya bölgesi lideri Carles Puigdemont'un bağımsızlık konusunda kendisine net yanıt vermemesi üzerine bugün özel bir kabine toplantısı yapacak. Toplantıda, anayasanın 155. maddesinin yürürlüğe sokulması ve bölgenin özerkliğinin askıya alınması sürecinin başlatılması masaya yatırılacak. İspanya anayasasının 155. maddesi, ulusal tehdit ve egemenlikle ilgili konularda "gerekli görülmesi halinde" özerk yönetimlerin haklarının merkezi hükümete devredilmesini öngörüyor. Bu zamana kadar hiç uygulanmayan 155. maddenin yürürlüğe girmesi için mecliste mutlak çoğunluk onayı gerekiyor. Mecliste Rajoy'un Halk Partisi'nin (PP) çoğunlukta olması, önlemlerin kabul edilmesi ihtimalini artırıyor. Öte yandan Madrid hükümeti, Katalonya'da muhalefetteki Sosyalist İşçi Parti (PSOE) ile ocak ayında bölgede seçime gitme konusunda anlaşıldığını açıkladı. Sosyalist politikacı Carmen Calvo, ulusal kanala verdiği röportajda seçimlerin, Özerk Katalonya Bölgesi'nin özerkliğini geçici olarak askıya almak için alınan olağanüstü önlemlerden biri olduğunu söyledi. PSOE, Katalonya krizinde iktidara destek veriyordu. Madrid, bu adımla İspanya'dan ayrılmayı isteyen Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Puigdemont'un seçilmiş hükümetini bertaraf etmek istiyor.
Milliyet

Seleflerinden Trump'a Eleştiri 
Eski Amerikan başkanları Barack Obama ve George W. Bush, şu anki Başkan Donald Trump'ın adını vermeden ABD'deki mevcut siyasi iklime yönelik eleştirilerde bulundu. Newark kentinde Demokratların bir etkinliğinde konuşan Obama, Amerikalıların dünyaya "Bölünme siyasetini reddediyoruz, korku siyasetini reddediyoruz" mesajı göndermesi gerektiğini belirtti. Obama, "Yüzyıllar önce gördüğümüz eski bölünme politikalarına artık sahip olamayız. Şu anda gördüğümüz politikaların bazılarını yatırdığımızı düşünmüştük. Bunlar, 50 yıl öncesine bakan insanlar. Şu anda 21. yüzyıldayız, 19. yüzyılda değil" dedi. Obama'dan birkaç saat önce New York'ta konuşan Bush ise kamusal yaşamdaki 'zorbalığı' ve 'önyargıları' eleştirdi. Bush konuşmasında, "Dar kafalılık teşvik edilmiş görünüyor. Siyasetimiz, komplo teorileri ve uydurmalara karşı savunmasız hâlâ gelmiş görünüyor. Demokrasiye yönelik desteğin yoğunluğunun, özellikle de gençler arasında, azaldığına dair bazı emareler var. Zaman zaman, bizi birbirimizden koparanlar güçler, bizi birleştiren güçlerden daha kuvvetli görünebilir. Göçün Amerika'ya hep dinamizm getirdiğini unutup, milliyetçiliğin doğuştancılığa doğru saptırıldığını görmekteyiz" ifadelerini kullandı. ABD'de eski devlet başkanları genelde siyasi arenanın dışında yer alıyor, ancak siyasi analistler, bu geleneğin bugünkü siyasi atmosferde bir kenara konduğu yorumunda bulunuyor.
Vatan

'Kim Nükleer Hedefine Birkac Aya Ulaşacak' 
ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü Mike Pompeo, Kuzey Kore'nin nükleer saldırı düzenleme kapasitesine ulaşmasına bir adım kaldığını savundu. Başkent Washigton'da 'Demokrasilerin Savunulması Derneği'nde konuşma yapan Pompeo, "ABD perspektifinden bakacak olursak Kuzey Kore amacına ulaşmanın eşiğinde" dedi. Pyongyang yönetiminin 5 aya kadar nükleer silah üretme hedefine ulaşabileceğinin altını çizen Pompeo, "Ancak bir füze üretmekle, geniş çaplı bir nükleer silah stoğu yapmak arasında fark var" diye konuştu.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,6657-3,6737                      
Euro: Euro 4,3238-4,3310
Sterlin: 4,8358-4,8508
Gram Altın: 150,9279-151,2935

Trafik Sigortası Primine Zam Yolda 
Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Şerif Çakırsoy 2018'de trafik sigortası primlerinde bir güncelleme olacağını belirterek "Türkiye'de dinamik bir piyasa var. Artan maliyetler var. Bunları biz senaryolar şeklinde oluşturup müsteşarımıza ve bakanımıza arz edeceğiz. Mutlaka bir güncelleme olacaktır" dedi. Yıl sonunda yürürlüğe girmesi planlanan katılım sigortacılığı ile ilgili de konuşan Şerif Çakırsoy şunları söyledi: "Katılım sigortacılığında dini hassasiyetleri nedeniyle sisteme girmekten kaçınan kişilerin sisteme girmesini bekliyoruz. Katılım emeklilik sisteminin de hızlı bir şekilde artarak faizsiz finans sistemi içinde yerini almasını istiyoruz."
Posta

Koç, 5 Yılda 30 Milyarlık Yatırım Yaptı 
Koç Topluluğu bayilerininin bir araya geldiği Anadolu Buluşmaları'nın 26'ncısı Trabzon'da gerçekleşti. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, "Ülkemiz sanayiine en fazla yatırım yapan topluluk olmayı sürdürüyoruz. Yurtiçinde ve yurtdışında yaşanan ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen topluluğumuz son 5 yılda 30 milyar TL'nin üzerinde yatırım yapmıştır" diye konuştu. Grubun cirosunun Türkiye milli gelirinin yüzde 6'sına eşdeğer olduğunu söyleyen Ömer Koç şöyle devam etti: "Topluluk olarak ödediğimiz vergiler, ülkemizin vergi gelirlerinin yüzde 9'una tekabül ediyor. Ayrıca şirketlerimiz ülkemiz ihracatının yüzde 9'unu gerçekleştiriyor. Tüm başarılarda güçlü bayi teşkilatımızın çok büyük payı var." Dünyada politik ve ekonomik sistemlerin önemli sınavlardan geçtiğini de vurgulayan Ömer Koç, şunları söyledi: "İş yapma biçimleri önemli bir değişim geçiriyor. Alıştığımız rekabet kuralları farklılaşıyor. Dördüncü Endüstri Devrimi ya da Dijital Çağ olarak adlandırılan bu yeni dönemde; teknoloji ve insan kaynağı gücünü doğru konumlandırabilen kurumlar önemli rol oynayacak."
Posta

10 Dolarla Yatırımcı Destekleme Dönemi 
İnternetten 10 dolarla gelecek vadeden projelere finansman sağlanması imkanı geliyor. Torba tasarıda kitle fonlamasıyla ilgili maddeler, önceki gün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Sermaye Piyasası Kurumu Başkan Yardımcısı Bora Uruç, "Sanal gerçeklik gözlüğünü geliştiren şirket 2011'de bu yolla kuruldu" dedi. Sanal gerçeklik gözlüğünü geliştiren firmanın kitle fonlaması platformundan 2 milyon dolarlık bir fon temin ettiğini söyleyen Uruç, "İki sene sonra da Facebook'a 2 milyar dolara satılıyor. Bu örnekleri Türkiye'den de verebiliriz. Türkiye'de 'scorp' diye bir şirket vardı ama maalesef kitle fonlamasına ilişkin bir şeyimiz olmadığı için mesela bu şirketin şu anda 20 milyon kullanıcısı var dünya çapında ve maalesef Palo Alto'da. Kaliforniya'da faaliyetlerini sürdürmeye çalışıyor" dedi. Sistemin işleyişi hakkında da bilgi veren Uruç, "Mesela 10 dolar veriyorsunuz, 'ben bu projeyi, bu sanal gerçeklik gözlüğünün üretilmesini destekliyorum' diyorsunuz. Size sadece teşekkür mektubu gönderiyorlar. 50 dolar veriyorsunuz, ürünün olduğu bir tişörtü hediye olarak gönderiyorlar ama mesela 250 dolar veriyorsunuz 'Size ön alım hakkı veriyoruz ve yarı fiyattan olacak' diyorlar. Bu bağış ve ödülün bir karışımı olarak düşünülebilir" diye konuştu. Uruç, kurulan bir anonim şirketin veya tek bir kişinin de platform aracılığıyla kitleye kendini anlatabileceğini dile getirdi.
Hürriyet

İş Arayan Gence Fırsat Siber Güvenlikte 
Başbakan Binali Yıldırım, Bilgi Güvenliği Konferansında Türkiye'de siber güvenlik uzmanına ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Gençlerimiz iş istiyor, işte iş önünüzde" dedi. Siber tehditlere karşı önlem için daha hızlı adım atılması gerektiğini belirten Yıldırım, "En temel hedef siber güvenliği milli güvenliğe entegre etmek" diye konuştu. Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ev sahipliğinde Bilgi Güvenliği Derneği (BGD) tarafından düzenlenen 10. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı'na katıldı. Yıldırım, "Bir siber güvenlik tehdidi söz konusu olduğunda hayatımızın tehdit altında olduğunu anlamamız gerek. Milyar dolarlık uçaklar, tanklar devre dışı kalabilir. İleride karşılaşacağımız sorunları şimdiden görmemiz ve tedbir almamız lazım. Bu tedbirlerin alınması için üç tane temel unsur var. Birincisi insan; insanın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Teknolojiyi hayatın merkezine alan insanı yani kullanıcıyı bilinçlendirmek işin başlangıcı. Burada da atılacak ilk adım farkındalık" dedi. Siber güvenlik uzman eksikliğinin kurumsal güvenliği de yakından ilgilendirdiğini kaydeden Yıldırım, şöyle konuştu: "Gelecek 5 yıl içinde dünyada 1.5 milyon siber güvenlik uzmanı ihtiyacı olacak. Bu hesabı Türkiye'ye uyarladığımızda 30 bin en az siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. Gençler iş istiyor, işte iş önünüzde. İkinci unsur düzenleme; bunun bir yasal dayanağı olacak. Bunun da adımlarını önceki yıllarda attık. Üçüncüsüne geldiğimizde buraya yönelik teknolojiye yoğunlaşmamız gerekiyor. Milli yazılım, milli donanım; eğer işin aklı sizde değilse o iş sizin değil. Beyninin başkasına ait olduğu bir araç size sadakatle hizmet etmeyebilir. Başkasının aklıyla yapılan şey sizi yalnız bırakabilir." Yıldırım, siber güvenliğin diğer unsurlarından birinin de ulusal kamu veri entegre merkezini de kurup kamu verilerini güvenli bir ortamda muhafaza etmek olduğunu belirterek "Ülkemizin geleceğe yönelik uzman ihtiyacını koşar adımlarla giderek tanımlamak zorundayız. Büyük veri analiz altyapısı oluşturmaya karar verdik. Önümüzde bir yol var, yapılacak çok ama çok işimiz var" dedi.
Hürriyet

Türkiye Asya Devlerinin Yatırım Radarına Girdi 
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) Başkanı Arda Ermut, Uzakdoğu Asya ekonomilerinin Türkiye için önemli bir uluslararası doğrudan yatırım kaynağı olmaya devam ettiğini belirterek, "Son 10 yıllık dönemde Çin'den Türkiye'ye 2 milyar dolar, Güney Kore'den ise 2007 - 2016 yıllarında 1.9 milyar dolar yatırım çektik. Önümüzdeki günlerde bu iki ülkeden birçok sektörde önemli yatırımlar geldiğini göreceğiz" dedi. Ermut, 16 - 20 Ekim'deki Güney Kore ve Çin temasları sırasında yatırımcılarla buluştu. Buradaki şirketleri Türkiye'ye yatırıma davet eden Ermut, AA'ya yaptığı değerlendirmede, bu ülkelerin ekonomi gazetecileriyle de bir araya gelerek, Türkiye'deki yatırım ortamı hakkında bilgi aktardıklarını söyledi. Dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan Güney Kore ve Çin'in aynı zamanda dünyada en çok yatırım yapan ülkelerin başında geldiğini vurgulayan Ermut, şöyle konuştu: "Aynı zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetimizin uluslararası ilişkilerdeki vizyonlarına paralel olarak ikili ekonomik ilişkiler noktasında ortaklarımızı ve kaynaklarımızı artırıp çeşitlendirerek, ülkemizi küresel şoklara ve algı operasyonlarına karşı daha güçlü kılmak adına bu ülkelerde daha çok yatırım yapmamız lazım. Uzakdoğu Asya ekonomileri Türkiye için önemli bir uluslararası doğrudan yatırım kaynağı olmaya devam ediyor. Bu sebeple her yıl yaptığımız Uzakdoğu yatırım turlarımıza bu yıl da devam ettik. Uzakdoğu şirketlerinin Türkiye'ye duyduğu güveni yerinde görmekten çok memnum oldum."
Milliyet

Meğer Sorumlusu Altınmış 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, altın fiyatlarının düşmesi halinde buna paralel olarak etin de gerileyeceğini söyledi. Van ziyaretinde konuşan Fakıbaba, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak Van'a ayrı bir önem verdiğini belirterek, kentin hayvancılık konusunda eskiden beri çok önemli bir il olduğunu, eski şanına layık şekilde hayvancılığına devam edeceğine inandığını söyledi. Bakan Fakıbaba esnaftan "Hayvancılık bölgesinde yaşıyoruz ama etin kilosunu 50 liradan yiyoruz. Fiyatların düşürülmesi konusunda sizlerden destek bekliyoruz" şeklinde eleştirilerin gelmesi üzerine şunları kaydetti: "Eti 50 liradan yemeyeceksiniz. Yüzde 40 düşük fiyata yiyeceksiniz. Yeter ki altın fiyatları da yüzde 40 düşsün. Etin fiyatı da altın fiyatlarına paralel olarak düşer. Bakanlık olarak kısa zamanda et fiyatlarıyla ilgili çalışma yapacağız. Türkiye'de hayvancılığın artırılmasına yönelik çalışmalarımız var. Van'da hayvancılığa özellikle büyük destek vereceğiz. Bakanlık olarak et fiyatlarında kısa vadeli çözüm değil, kalıcı çözümler arıyoruz." Fiyatları düşürmek için ithalat silahını çeken bakanlık son olarak marketlere uygun fiyatlı karkas ile kuzu etinin satılmasına karar verdi. Buna göre kırmızı et sanayisinde faaliyet gösteren işletmelere, kasaplara, ithal taze karkas toklu ile ithal taze karkas kuzu eti satılacak. Kurumun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, söz konusu etlerin satışı tüm kombina müdürlüklerince yapılacak. İthal taze karkas toklu etinin kilogram satış fiyatı 27 lira artı KDV, ithal taze karkas kuzu etinin kilogram satış fiyatı da 28 lira artı KDV olacak.
Vatan

SPOR 

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, spor medyasının yöneticileriyle Sepetçiler Kasrı'nda bir araya geldi. Organizasyonda Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan'ın da, aralarında bulunduğu gazete, televizyon ve ajansların spor servisi yöneticileri hazır bulundu. Bakan Bak, yabancı oyuncu sayısını kademeli olarak düşürülmesi gerektiğini belirti. Osman Aşkın Bak "Galatasaray UEFA Kupası'nı kazandığında 3-4 yabancısı vardı. Yabancıların da kaliteli olması gerekiyor" diye konuştu. Kaliteli yabancı futbolcuların seyir zevkini artırdığına değinen Bakan Bak, Türk oyuncuların, "Nasılsa forma giyemeyeceğim" diyerek daha az çalıştığını belirtti. Bakan Bak şunları söyledi: "Sporcu daha az çalışıyor. Yabancı antrenör çokluğu da antrenörlerimizi tembelleştiriyor. Sporda bilimi kullanmamız gerekiyor. Sayının kademeli düşmesini Kulüpler Birliği ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile konuşacağız. Yabancı sayısında azalma tarihi TFF'nin bileceği iş. Çünkü dikkate alınması gereken kontratlar var." A Milli Takım'ın, Dünya Kupası'na katılamamasının üzücü bir durum olduğunu belirten Bakan Bak, yeni hedefin Avrupa Şampiyonası olduğunu, teknik direktör Lucescu'nun da plan ve proje yapması gerektiğini söyledi. Bakan Bak, yarın oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe mücadalesi için de şunları söyledi: "Derbi maçı seyir zevki yüksek, futbol şansı iyi olan takımın kazandığı bir maç olsun. Kulüp yöneticilerine ortamı gerecek açıklamalarda bulunmadıkları için teşekkür ederim. Pazar günü keyif alarak eğlenelim. Cüneyt Çakır Avrupa da iyi maçlar yönetiyor. İnanıyorum ki derbide de başarılı olacaktır."
Posta

UEFA, Şampiyonlar Ligi'nde geçen sezon kulüplerin kazandığı paraları açıkladı. Gruptan çıkamamasına rağmen Beşiktaş, 37.7 milyon euroyu kasasına koydu. B Grubu'nda yer alan Beşiktaş, Dinamo Kiev ve Benfica'dan (Gruptan çıkmıştı) fazla kazandı, lider Napoli'nin ise (66 milyon euro) gerisinde kaldı. Geçen sezon Şampiyonlar Ligi'nde en çok kazanan takım ise finalde İspanyol ekibi Real Madrid'e kaybeden Juventus oldu. İtalyan ekibi 110 milyon, Real Madrid ise 81 milyon euro kazandı. Juventus ve Real Madrid arasındaki para farkının nedeni ise TV gelirlerinden kaynaklandı. İtalya'dan 2, İspanya'dan 4 takım (Para 2'ye ve 4'e bölünüyor) Devler Ligi'nde yer almıştı. Şampiyonlar Ligi'nde Türkiye'nin tek takımı olan Beşiktaş şimdiden 34.7 milyon euro kazandı. 22 milyon euro yayın geliri, gruplara katıldığı için 12,7 milyon euro başarı primi alan Kartal 3 galibiyet için 4.5 milyon euro aldı.
Posta

Sezon başından bu yana hemen hemen her maçta çalışıp çabalayan, takımın hücum bölgesinde resmen hamallığını yapan, kaybetmekten kesinlikle hoşlanmayan bir isim Mathieu Valbuena... İlerleyen yaşına, kazandığı bir sürü başarıya rağmen hâlâ futbola aç olan Fransız yıldız, Fenerbahçe taraftarının tartışmasız bir numarası konumunda... Sarı-lacivertli ekibin sahadaki lideri derbi öncesi Milliyet'in sorularını yanıtlarken, çarpıcı açıklamalarda bulundu; "Büyük bir derbi maçına çıkacağımızı biliyoruz. Beklentilerin son derece üst düzey olduğu bir derbi oynayacağız. Çok çok önemli bir derbi. Bunun da farkındayız gerçekten. Ama ligin şu an sadece 3'te 1'lik bölümü geride kaldı. O nedenle bu maçın sonunda birşeyler belli olacak diyemeyiz kesinlikle. Lig uzun bir maraton. Öyle herşeyi belirleyecek bir karşılaşmaya çıkmayacağız. Kesinlikle böyle bakmamız lazım. Matematiksel olarak hiçbir şey bitmeyecek sonuçta. Daha ligin çok başındayız ve önümüzde çok karşılaşma var. Ama çok önemli bir maç bunun da farkındayız tabii. Derbiler oynadığınız oyundan ziyade kazanmanın ön planda olduğu karşılaşmalardır. Derbiler sahaya çıkılır ve kazanılır. Bizim de düşüncemiz bu olacak. Son maçta kendi sahamızda iyi bir galibiyet aldık. Sadece puan farkına odaklanmamalıyız. Şöyle olur böyle olur diye düşünmemeliyiz. Bu maçın sonunda hiçbir şey bitmeyecek." "Galatasaray şu an ligin lideri. 8 puanlık bir fark oluşturmuş durumdalar. Biz onlardan biraz daha geç başladık aslında iyi performans göstermeye. Şu anda bizden daha iyi bir sezon geçirdiklerini lig sıralamasına baktıklarında da görebiliyoruz. Ama önlerinde onları da bekleyen çok zorlu karşılaşmalar var. Tabii ki objektif olmalıyız. Kesinlikle bizden daha iyi bir başlangıç yaptılar. Ama derbiler farklıdır. Diğer maçalarla aynı kefeye koyamazsınız. Ben bir Beşiktaş maçı yaşadım. Bir derbi yaşadım. Galatasaray'a karşı ilk derbim olacak. Medyanın ne dediği çok da önemli değil açıkçası. Bizi endişelendirmiyor. Hafta başından bu yana çok iyi çalışıyoruz. İyi bir performans gösterecek düzeyde olduğumuzu düşünüyoruz."
Milliyet

THY Euroleague'in ilk haftasında İstanbul'da Real Madrid'e mağlup olan Anadolu Efes dün de bir başka İspanyol temsilcisi ile karşılaştı. Valencia'ya konuk olan lacivert-beyazlılar, ilk 6 dakika geçildiğinde 17-6 gerideydi. Ancak McCollum ve Stimac ile toparlanan temsilcimiz, devreye 38-38'lik eşitlikle girmeyi başardı. BUNA karşın 3. çeyrekte adeta dağıldı Efes... Valencia'nın savunmayı sertleştirip hücumda Sastre önderliğinde coştuğu 3. periyotta kontrol tamamen kaybedildi. Bu bölümde sadece 10 sayı atabildik ve potamızda 28 sayı gördük. Bir ara 20 sayıya kadar çıktı fark ve son çeyreğe de 66-48'lik skorla girildi. 4. periyodun ilk 3 dakikasında farkı 10 sayıya çekti Anadolu Efes ancak devamını getiremedi ve sahadan 78-71'lik skorla mağlup ayrıldı.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme