25 Ekim 2017 Çarşamba

25.10.2017 Genel Gündem

25.10.2017

GÜNDEM
Tansiyon Yükseldi Sınırda Çatıştılar! 
Irak Başbakanı Haydar İbadi'nin talimatıyla tartışmalı bölgelere giren Irak Ordusu dün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) elinde bulunan Türkiye ve Suriye sınır kapılarını almak için harekete geçti. Irak Başbakanı Haydar İbadi daha önce yaptığı açıklamada IKBY'nin denetiminde bulunan sınır kapıları ile havaalanlarını teslim etmesini istemişti. İddiaya göre Irak yönetimi IKBY yöneticilerine Türkiye sınırına yaklaşık 10 km. uzaklıktaki Faysh Habur kasabası yakınında Suriye geçişini sağlayan Semalka sınır kapısını devretmesi için 12 saat süre verdi. Ancak peşmerge güçleri PKK'nın Suriye kolu YPG'ye ABD tarafından gönderilen silahların geçirildiği Semalka sınır kapısını terk etmedi. Bunun üzerine üç gün önce ele geçirdikleri Rabia kasabasında bulunan Irak Ordusu ile önceki gün Ayn Zalah ve Zummar'a yerleşen bağlı birlikler, Irak, Türkiye ve Suriye üçgeninin bulunduğu Asurilerin yaşadığı Faysh Habur kasabasına yöneldi. İddiaya göre Rabia ilçesine bağlı Mahmudiye kasabası yakınlarında Irak Ordusu ile peşmerge çatıştı. Tarafların ağır silahlar kullandığı çatışmada peşmerge, Irak Ordu birliklerini püskürttü. Yerel kaynaklar ayrıca Mahmur yakınlarındaki çatışmada ise peşmerge saldırısında Irak Ordusu'na bağlı bazı Haşdi Şabi milislerinin öldürüldüğü yaklaşık 20'sinin ise esir alındığını iddia ediyor. Bölgeden gelen haberlerde ise hem peşmerge hem de Irak ordu birliklerinden ölü ve yaralılar olduğu bildiriliyor.
Vatan


Adayları Lider Değil, Üyeler Belirleyecek 
Meral Akşener, yeni partinin 200 kişilik kurucu listesi ile tüzük ve programına ilişkin belgelerini bugün İçişleri Bakanlığı'na verecek. Ardından da yeni parti, Yenimahalle Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde 'Türkiye İyi Olacak' sloganıyla kamuoyuna açıklanacak. Saat 14.30'da genel başkan seçimi, Genel İdare Kurulu (GİK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) seçimi yapılacak. Yarın sabah 09.30'da başkanlık divanı seçimi yapılacak. Divan üyeleri saat 11.00'de de birlikte Anıtkabir'i ziyaret edecek. Akşener'e yakın kaynaklar, yeni partinin öncelikle seçim barajının yüzde 5'e düşürülmesi, 600 milletvekilinden 100'ünün Türkiye milletvekili olması önerisini getireceği bilgisini verdi. Milletvekili aday listeleri belirlenirken de genel merkezin her bir il için kontenjanı, o ilin çıkaracağı milletvekili sayısının yüzde 5'ini geçmeyecek. Kontenjan isimler listelerin ilk sırasında peş peşe olamayacak. Vekil sayısı 20'nin altında olan illerde kontenjan olmayacak. Genel merkez kontenjanı dışındaki tüm milletvekili adayları parti üyelerinin katılımıyla yapılacak önseçimle belirlenecek. Parti kurullarında kadınlara yüzde 25 kota ayrılırken 12 kişilik başkanlık divanında üç genel başkan yardımcısının da kadın olacağı ifade edildi. Partinin en önemli vaatlerinden biri, ilk bir yıl içinde yeni anayasa yaparak, parlamenter sisteme geri dönmek. Demokratik bir siyasi partiler kanunu yapmak. Yolsuzlukla mücadele kurulu oluşturulacak. Eğitim planlama ve koordinasyon kurulu oluşturulacak ve kurula öğretmen ve öğrenci temsilcileri ile sendikalar, üniversiteler, odalar, barolar ve veli temsilcileri de katılacak. Çocuk ve aile için ayrılan sosyal yardımlar iki katına çıkarılacak. Milli geliri ilk beş yıl sonunda 14.500 dolar yapmak. Yılda 150 bin hektar ağaçlandırma ve erozyon kontrolü yapmak. İlk beş yıl sonunda işsizlik oranını yüzde 8'in altına düşürmek. Basın özgürlüğünde Avrupa Birliği standartlarını hemen uygulamak. Kadına şiddet, cinsel taciz ve istismar, terör suçlarından affa veya zaman aşımına uğramış olsa dahi mahkûmiyet hükmü almış olmak, partiden ihraç sebebi sayılacak.
Hürriyet

DÜNYA 
Kerkük Petrolüne Eski Düzen 
Irak güçlerinin Kerkük'e girmesi sonrasında Kürt çalışanların bölgeyi terk etmesi yüzünden Kerkük'teki petrol kuyuları ve tesislerde ara verilen üretime yeniden başlandı. Günlük üretimin düştüğü belirtilirken, Bağdat, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) kullandığı yeni petrol hattını bypass edip eski boru hattını canlandırmayı planlıyor. Zengin petrol rezerviyle dikkati çeken Kerkük petrolleri, referandum sonrası Bağdat'ın askeri seçeneğe başvurması sonucu el değiştirdi. Irak yönetimi, uluslararası pazarda yeni ortak bulmak ve anlaşmalar yapmak için harekete geçti. Bölgede petrol üretiminin artırılmasına dönük çalışmaya hız verileceği, bu kapsamda Kerkük'te üretimin günde 470 bin varilden 750 bin varile çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi. Geçen haftaya kadar Kerkük'teki Gabbas, Bayhasan (Kuzey-Güney), Abana, Serbaşak ve Dubıs petrol alanları ile üretim sahaları Kürt yönetimindeydi. Bağdat ise Kerkük'te sadece Babagurgur ve Cubur petrol sahalarını kullanıyordu. Ancak Irak ordusunun hareketi sonrası peşmergenin petrol sahalarından çekilmesiyle Irak yönetimi tüm sahalarda kontrolü sağladı. Bölgesel Kürt Yönetimi'nin denetimindeyse Tak Tak bölgesi ile Guver-Mahmur kasabaları arasında bulunan Gurmalı sahaları kaldı. Irak'ın Kerkük operasyonu nedeniyle petrol sahaları ve üretim tesislerindeki işlerini bırakarak ayrılan Kürt personelin bir bölümünün, geri döndüğü ve üretime yeniden başlandığı kaydediliyor. Iraklı yetkililer, Kürt yönetimindeyken bölgedeki üretim sahalarında günlük 550 ila 650 bin varil petrol üretimi yapıldığını, ancak olağanüstü durum nedeniyle düşüş yaşandığını belirtti. Halen Kerkük'teki petrol sahalarında günde 150 ila 180 bin varil arasında üretim yapılıyor. Bununla birlikte Kerkük'teki Bayhasan petrol sahasından Fişhabur yakınlarından geçerek Türkiye'ye uzanan Kürt petrol boru hattı, Bağdat tarafından kullanılmayıp bypass edilecek. Bağdat'ın, Kerkük'ten Beyci'ye, oradan Ambar, Telafar ve Fişhabur güzergâhını izleyerek Türkiye'ye uzanan eski hattı canlandıracağı, bunun için de onarım başlatılacağı belirtiliyor.
Milliyet 

Putin'den Kıbrıs Açılımı 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kıbrıs sorununun çozumune ilişkin nihai kararın Kıbrıslılar tarafından, dış baskı olmadan alınması gerektiğini soyledi. Sputnik'in haberine gore, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ile Moskova'da yaptıkları goruşme sonrası ortak basın toplantısında konuşan Putin, "Doğal olarak, goruşme sırasında Avrupa ve uluslararası toplumun gundemindeki guncel konuları ele aldık. Kıbrıs'ta BM Guvenlik Konseyi kararına ve Kıbrıslı tarafl arın imzaladığı anlaşmalara dayanan kabul edilebilir ve adil bir çozum bulunmasını destekleyen Rusya'nın ilkesel tutumunu Sayın Anastasiadis'e bir kez daha teyit ettik. Nihai kararın Kıbrıslılar tarafından dış baskı olmadan ve hazır reçeteler dayatılmadan alınmasının onemli olduğunu duşunuyoruz" ifadelerini kullandı. Guney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis de, Rusya ile Turkiye arasındaki iyi ilişkilerin Kıbrıs sorununun çozumunde katkıda bulunabileceğini soyledi. Anastasiadis, Rusya'nın Turkiye ile iyi ilişkilerinin Kıbrıs'la ilişkilere engel olmadığını belirterek "Bu ilişkiler çozum konusunda bir ilerleme kaydedilmesine, bizim pozisyonumuzu doğru anlaması için Turkiye'ye bir mesaj gonderilmesine ve doğru yonde bir etki yaratılmasına katkıda bulunabilir" dedi.
Milliyet
 
Alman Meclisinde Neo-Nazi Dönemi 
Alman Federal Meclisi 24 Eylül sonrasında dün ilk kez toplandı. 709 milletvekiliyle tarihinin en kalabalık yasama dönemini yaşayan Bundestag'ın bu dönem asıl dikkat çeken özelliği ise İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde ilk kez aşırı sağ görüşlü bir parti grubuna yer veriyor olması. 24 Eylül seçimlerinde yüzde 12.6 oranında oy alan Almanya için Alternatif (AFD), mecliste 92 sandalyeyle temsil ediliyor. AfD meclisin ilk gününden, kendi vekillerini başkanlığa getirmek için önerge düzenledi. AfD her partiden seçilecek meclis başkan yardımcılığına aday olarak 75 yaşındaki Albrect Glaser'i aday gösterecekti. Ancak meclisin ana akım partileri, AfD adayının meclis başkanlığına seçilmesini önleyebilmek için meclis içtüzüğünde değişikliğe gitmiş ve en yaşlı milletvekili yerine en kıdemli milletvekilinin meclis başkanlığını üstlenmesini sağlamıştı. İslam hakkında tartışmalı yorumlar yapan ve "İslam'ın bir dinden ziyade politik bir ideoloji olduğunu" söyleyen Glaser'in başkan olmasını engellemek isteyen meclis çoğunluğu ilk oturumunda eski Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble'ı meclis başkanı seçti. Başbakan Angela Merkel'in liderliğindeki Hıristiyan Demokratlar Partisi (CDU) üyesi olan Schaeuble, 1972'den beri parlamentoda vekil görevinde.
Haber Türk
 
'S.Arabistan Ilımlı İslamülkesi Olacak' 
Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkesinin radikal düşünceleri derhal yok ederek ılımlı İslam'a döneceğini söyledi. Başkent Riyad'da Kamu Yatırım Fonu'nun düzenlediği ve 60 ülkeden 2 bin 500 kişinin katıldığı "Yatırımın Geleceği Girişimi Forumu"nda konuşan Bin Selman, "Suudi Arabistan, radikal düşünceleri derhal yok ederek 1979 yılı öncesinde olduğu gibi ılımlı İslam'a ve normal yaşama dönecek" dedi. Ülkede kadınların araç kullanmasına izin verilmesi de dahil son zamanlarda yaşanan değişimin sebepleri ve zamanlamasıyla ilgili soruya ise Bin Selman, "Suudi Arabistan 1979 yılından önce öyle değildi. Birçok nedenden dolayı 1979 yılından sonra Suudi Arabistan'da ve tüm bölgede 'uyanış projesi' yayıldı" cevabını verdi. "Yıkıcı" diye nitelendirdiği düşüncelerin Suudi Arabistan'a "dini uyanış" projesi içinde 1979 yılının başlarında girmeye başladığını ve bunun İran'daki devrimle eşzamanlı gerçekleştiğini ifade eden Bin Selman, "Biz, daha önce olduğu gibi tüm dünyaya, geleneklere, halklara ve dinlere açık olan ılımlı İslam'a dönüyoruz" ifadesini kullandı. Suudi Arabistanlı gençlerin yüzde 70'inin 30 yaşın altında olduğunu, hayatlarının 30 yılını radikal fikirlerle uğraşarak kaybetmeyeceklerini ve radikal düşünceleri derhal yok edeceklerini belirten Bin Selman şunları söyledi: "Hoşgörülü dinimizi, gelenek ve görenekleri yansıtan normal bir hayat yaşamak istiyoruz. Dünyayla birlikte yaşayıp ülkemizin ve dünyanın gelişimine katkıda bulunmak istiyoruz." Veliaht Prens, ülkesinin geçen dönemde net adımlar attığını ve geriye kalan radikalizmi de çok yakında yok edeceklerini sözlerine ekledi.
Haber Türk

EKONOMİ 
Dolar: 3,7364-3,7380
Euro: Euro 4,3940-4,3961
Sterlin: 4,9075-4,9106
Gram Altın: 153,0354-153,1411

Belediyeler Bütçeden % 16 Daha Fazla Alacak 
Vergi alanında yapılan düzenlemelerle, sadece ÖTV değil, bütün vergi türlerinde devletin kasasına daha fazla para girecek. 2018'de ÖTV geliri 135 milyar liradan 147 milyar liraya çıkarken, devlet gelir vergisinden yüzde 8.3, kurumlar vergisinden yüzde 24, motorlu taşıtlar vergisinden yüzde 27.2 daha fazla kazanacak. Vergi gelirlerindeki artışlar, enflasyon oranının çok üzerinde olacak. Seçimlere giderken, belediyelerin bütçeden alacağı pay da gelecek sene yüzde 16 artacak. Maliye bakanı Naci Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2018 bütçesini sundu. Ağbal'ın verdigi bilgiye göre, yapılandırma kanunları kapsamında 30 Eylül itibarıyla, vergi daireleri tarafından 22.6 milyar lira, diğer kurumlar tarafından 1.5 milyar lira ve SGK tarafından da 5.4 milyar liralık olmak üzere toplam 29.5 milyar liralık tahsilat yapıldı. Bu yılın 9 aylık döneminde bankalar üzerinden 52 milyon doları aşan vergi tahsilatı yapılırken, Gelir İdaresi'nin internet sitesindeki sanal POS cihazından ise 12 milyon adet vergi tahsilatı işlemi gerçekleştirildi. Bütçeden belediyelere ayrılan pay da 2018'de yüzde 16 artışla 72.9 milyar liraya çıkacak. Belediyelere ayrılan pay, 15 yılda 15 kat artmış olacak.
Milliyet

Ufak Bir Sıçrayışla 15'inci Büyük Oluruz 
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, uyum yasalarının köklü bir reforma dönüşmesi gerektiğini ifade ederek, "Devletimiz büyük olacaktır ama hantallığın, kaynak ve zaman israfının daha pek çok hastalığın sebebi olan obezlikten devletimizi kurtarmamız şarttır" dedi. Türkiye'nin ufak bir sıçrayış ile dünyanın 15'inci ekonomisi olacağını kaydetti. Erdoğan, dün Ak Parti grup toplantısında ekonomiye dair şu mesajları verdi: HEDEF İLK 10: Dünyanın 17'nci ekonomisiyiz. Asıl hedefimiz olan ilk 10 için çalışacağız. İhracattaki artış sürüyor. İstihdam 1.1 milyon artışla tarihin en yüksek istihdamı olan 29 milyona yaklaştı. Turizmde geçen yılın kaybını telafi etmeye başladığımız bir sezon geçiriyoruz. Hedefleri yakalayacağımıza inanıyorum. YERLİ VE MİLLİ ANLAYIŞLA: Bankaların tüm direnişine rağmen ki bugün bunlarla ilgili çalışmaları da olgunlaştıracağız. Yeni sistemle reel sektörün kredi hacmini geliştirdik. Piyasanın en büyük şikayeti olan nakit sıkışıklığının giderilmesi yönünde önemli bir adım atmış bulunuyoruz. Yerli ve milli anlayışla daha fazla üretim, istihdam, ihracat ve teknoloji için çalışmayı sürdüreceğiz. OBEZLİKTEN KURTULALIM: Tüm reformlara rağmen hâlâ obez bir devlet yönetime sahibiz. Fırsatın kazası olmaz. Bu yönetim reformu fırsatını çok iyi kullanmalıyız.
Milliyet 

Sıfır Konut Satışı İlk Kez 2'nci Eli Yakaladı 
Türkiye'de konut satışları durgunluk dinlemiyor. Yükselen kredi faizlerine rağmen sektörde düzenlenen kampanyalar, 2017'de de konut satışlarına rekor getiriyor. Eylül'de satılan 140 bin 298 konutla birlikte 9 aylık konut satışı 1 milyon barajını aşarak, 1 milyon 30 bin 728 adete ulaştı. Yıl sonunda 1.5 milyon rekoruna yönelik beklenti güçlendi. Eylül satışlarında en dikkat çekici nokta, sıfır konut satışlarının ilk kez ikinci el satışlarını yakalaması oldu. Eylül'de yüzde 37.4 artışla 70 bin 19 sıfır konut satıldı. Tüm konut satışlarından yüzde 49.9 pay alan sıfır konutlar ikinci el ile başa baş rekabet eder duruma geldi. Sıfır konutlara olan bu ilginin artmasında ödeme ertelemeli kampanyaların yanı sıra kentsel dönüşümle binaların yenilenmesi etkili oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Eylül'de geçen aya göre yüzde 16.7, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28.8 artışla 140 bin 298 konut satıldı. Ocak-Eylül dönemine ilişkin satışlar da büyük bir sıçrama gösterdi. Geçen yıl 9 ayda 935 bin 811 konut satılırken, bu yıl bu rakam 1 milyon 30 bin 728'e ulaştı. Geçen yıla göre 95 bin daha fazla konut satılmış oldu. Konut satışları içinde sıfır konutun yükselişi dikkat çekti. Eylül'de ilk defa satılan konut sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37.4 artarak 70 bin 19 oldu. İlk satışın toplam içindeki payı yüzde 49.9'a kadar yükseldi. İkinci el konut satışları da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21.3 artışla 70 bin 279 olarak gerçekleşti. İstanbul'daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 45.9 olurken, yeni konut satışları yüzde 54.1 ile rekora imza attı. 9 aylık rakamlara bakıldığında da ilk satışlar 476 bin 689 adette, ikinci el satışlar 554 bin 39 adette kaldı. Yükselen faizler nedeniyle konut alıcısı krediyi tercih etmiyor. Eylül'de kredili satışlar yüzde 3.7 düşüşle 40 bin 534'e geriledi. Toplam satış içinde kredinin payı yüzde 28.9'a geriledi. Diğer satış türünde yüzde 49.3 artışla 99 bin 764 konut satıldı.
Vatan

Büyükekşi: 46 Yıl Başkan Kalan Var 
Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2 dönem kuralı nedeniyle gelecek yıl yapılacak seçimlerde aday olmayacağını söyledi. İşlerinin başına döneceğini ifade eden Büyükekşi, "Bürokrat değil işadamıyım. Tabii ki işime geri döneceğim" dedi. İki dönem kuralı nedeniyle TİM'de yüzde 70 yenilenme olacağını vurgulayan Büyükekşi, şunları söyledi: "Yenilen güreşçi güreşe doymazmış. Bir şey anlatılır. İlk dönem başkan olduğunda, 'Ben yapabilir miyim' dermiş. İkinci dönemde 'Ben fena yapmıyorum' dermiş. Üçüncü dönemde 'Bu işi benden daha iyi yapamaz' dermiş. 3. dönem çok tehlikeli. 3 dönemi yapan bir daha bırakmaz. 46 yıl başkan kalan var, böyle bir şey yok." Türkiye-Rusya Medya Forumu'nda konuşan Büyükekşi, Türkiye'nin Rusya'ya en yüksek ihracat rakamının 7 milyar dolarla 2013'te olduğuna dikkat çekti. Büyükekşi, Rusya'nın Türkiye'deki sadece 4 firmadan domates alınması kararına "mütekabiliyetle" yanıt verilmesini istiyor. Büyükekşi, "Ekonomi Bakanlığı'ndan aynısını isteyeceğiz, mütekabiliyet isteyeceğiz. İthal ettiğimiz buğday, ayçiceği ve mısır için aynı uygulamayı isteceğiz. Bu konu için önemli çalışmalar var" şeklinde konuştu.
Hürriyet

Evde 1 Milyon Aşıldı 
Türkiye genelinde eylülde 140 bin 298 kişi ev sahibi oldu. Geçen ay satılan konut sayısı bir önceki aya göre yüzde 16.7, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 28.8 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yılın en çok konut satılan ayı eylül oldu. Yılın ilk 9 ayına bakıldığında ise 1 milyon 30 bin 728 konut satışı ile rekor kırıldığı görüldü. Geçen yıl Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmış ve toplam 1 milyon 341 bin 452 ev satılmıştı. Henüz açıklanmayan 3 aylık satışlar da düşünüldüğünde gayrimenlul sektörü temsilcileri yeni rekor beklediklerini açıkladı. Hükümetin sağladığı KDV ve harç indirimleri ile inşaat şirketlerinin yaptığı kampanyaların satışları olumlu yönde etkilediği de belirtildi. Banka kredili satışlar eylülde, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3.7 düşerken, senet gibi diğer satış türleri yüzde 49.3 arttı Türkiye'den 1 milyon dolar üzerinde ev alana vatandaşlık verilmesi ve yabancılara KDV muafiyeti uygulanması da satışları tetikledi. Türkiye'den yabancıya yapılan konut satışı Aralık 2015'ten bu yana en yüksek adeti Eylül 2017'de gördü. Yabancılara konut satışları eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 75.2 artarak 2 bin 236 oldu.
Hürriyet 

POLİTİKA
İdlib Tamam Sıra Afrin'de 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin itirazlara rağmen Rakka operasyonunu 'PKK'nın düşük çocuğu PYD ve YPG' ile yaptığını belirterek, "Ama 'PKK değil' diyorlar, peki Rakka'daki bölücü terör örgütünün dev posterlerinin asılmasını ey Amerika sen neyle izah edeceksin?" diye sordu, İdlib'deki operasyonun tamamlandığını kaydeden Erdoğan, "Sırada Afrin konumuz var. Bunların hepsi ülkemiz için tehdittir" diye konuştu. Erdoğan, dün Ak Parti grup toplantısında şu mesajları verdi: Türkiye terör örgütleriyle mücadelesinde ve bölgesel krizlerin çözümünde mesafe kat ettikçe bir takım mahfillerin Türkiye'ye yönelik hırsı, kini, tepkisi dozunu artırdı. Vize krizinden köpekle aramaya, örtülü ambargoların kapsamlarının genişletilmesinden teröristlere özel himaye sağlanmasına kadar pek çok örneği görülen bu tavır, Türkiye'nin doğru yolda olduğunu göstermektedir. Stratejik ortağımız ABD, defaatle görüşmemize rağmen Suriye'de, terör örgütü PKK'nın düşük çocuğu olan PYD ve YPG ile birlikte Rakka operasyonunu yapıyor. 'PKK değil' diyorlar. Peki Rakka'da bölücü terör örgütünün dev posterlerinin asılmasını ey Amerika neyle izah edeceksin? 3 bin 500'ü aşkın TIR bölgeye silah taşıyor. Bu silahlar Rakka'da mı kullanıldı, DEAŞ'a karşı mı kullanıldı? Bunların nerede nasıl stoklandığını da biliyoruz ha, bunu da iyi bilin. İdlib'deki operasyon büyük ölçüde neticelendi. Şu anda Afrin konumuz var önümüzde. Bunların hepsi bizim için birer tehdittir ve biz ülkemiz için tehdit oluşturacak her alanda kararlıyız. Buralardan taviz veremeyiz. Bir gece ansızın gelebiliriz, bir gece ansızın vurabiliriz. Irak'ta kendi ismiyle, Suriye'de ise PYD, YPG, SDG gibi isimlerle bölücü terör örgütü desteklendi ve silahlandırıldı. Güya operasyon yaptıkları ve bölücü terör örgütünün kontrolüne bıraktıkları bölgede, oraya sevk ettikleri silah yüklü TIR sayısı kadar dahi DEAŞ'lı terörist yok. Her terörist için bir TIR silah gönderdikleri yalanına bizi inandırmaya çalıştıracak kadar da pişkince bir tavır içindeler. Rakka'da suçüstü yakalanınca da 'terörist başı saygı değer bir şahsiyet değildir' açıklamasıyla kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Bu sizin gibi ülkeye yakışır mı? Sizin gücünüz Tayyip Erdoğan'ın 13 koruması nı ki bunlar Amerika'yı çoğu zaten görmemiş, onlar için gözaltı kararı çıkarmaya yeter. Bir bankamızın görevlisini yedinci kez girişinde gözaltına almaya yeter. Sonra da köşeye sıkıştırarak, 'şunları şunları söylemen halinde şu kadar, şunları söylemen halinde bu kadar' demek suretiyle de itirafçı durumuna düşürmenin gayreti içine girerler. Takipçisiyiz. Bu işler bittiği zaman da biz dünyayı ayağa kaldırmasını da biliriz.
Milliyet

Abd Yatırımlarının Artmasını Bekliyoruz 
Başbakan Binali Yıldırım, Amerikan-Türk Konseyi ve ABD Ticaret Odası üyelerinden oluşan heyeti kabul etti. Yıldırım, kabulde, Yıldırım'ın Amerikan yatırımlarının artmasını beklediklerini ifade etti. Heyet karşılıklı olarak vizelerin normale dönmesinin öncelikli beklenti olduğu görüşünde birleşti. Yıldırım, dün Çankaya Köşkü'nde Amerikan- Türk Konseyi ve ABD Ticaret Odası üyelerinden oluşan heyeti kabul etti. Yaklaşık bir saat süren kabulde, Türkiye-ABD ilişkileri, ekonomik fırsatların yanı sıra yatırım imkanlarının ele alındığı belirtildi. Edinilen bilgiye göre görüşmede, konsey ve ticaret odası üyeleri, Türkiye ile ABD arasındaki vize krizinin bir an önce sonlandırılması görüşünü iletti. Karşılıklı ekonomik adımlarda sıkıntı yaşanmaması için vizelerin normale dönmesinin öncelikli beklenti olduğu da görüşmede ele alındı. Yıldırım da bu sorunun çözümünü Türkiye olarak kendilerinin de istediğini ancak ABD'nin vizelerin askıya alınması kararına ilişkin sunduğu gerekçeleri doğru bulmadıklarını ifade etti. Yıldırım'ın ayrıca Amerikan yatırımlarının karşılıklı artmasını istediği ve bu konuda her türlü desteğin verileceğini ifade ettiği de öğrenildi.
Milliyet 

Erken Seçim Çağrısı! 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının istifa süreci ile ilgili olarak sert eleştirilerde bulundu ve yerel Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, "erken yerel seçim" çağrısı yaptı. Kılıçdaroğlu dün partisinin Meclis grubu toplantısındaki konuşmasında "CHP'li belediyelerin üzerine gidileceği"ne yönelik yorumlarla ilgili, "Gidin kardeşim. Demirden korkan trene binmez. Bizim belediye başkaları, namuslu adamlardır. Yolun düşerse Aydın, İzmir, Tekirdağ, Eskişehir, Beylikdüzü, Bakırköy'e git. Bizim belediyeler yeşili, ağacın yeşilini seviyorlar, doların yeşilini değil" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın, 2014'te demokrasinin sandıktan geçtiğini söylediğini, "Demokrasi sadece sandıktır. Halkın iradesini birileri ipotek altına alma girişimine girmesin. Bırakın halk, kendi iradesini rahat kullansın" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şimdi yüzde 49,5 oy alan Başbakan'ın görevden alındığını savundu. Seçimle gelen belediye başkanlarının şantajla istifaya zorlandığını savunan Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden adam, kirli pazarlığın ana aktörüdür. Böyle bir adam Türkiye Cumhuriyeti'nde cumhurbaşkanlığı makamını işgal edemez. İşgal altındadır. Namus ve şeref kavramını yüreğinde, ruhunda taşımayan insanların o koltukta oturmaya hakları yoktur" dedi. Kılıçdaroğlu, tek adam rejimi kaos yaratacağını belirterek, şunları söyledi: "Kaos sarayda üretiliyor. Baskı, şantaj, tehditle devlet yönetilir mi? Ben bunları söylediğimde, 'belediye başkanını mı koruyorsunuz' diyor. Hayır biz demokrasiyi savunuyoruz, demokrasiyi koruyoruz. Şimdi teklif ediyorum; demokrasiyi koruyalım. 17 ay beklemeyelim yerel seçimler için. Buyurun gelin seçimleri erkene alalım. 17 ay beklemenin bir anlamı yok, anlamını kaybetmiştir. Şunu söyleyebilir: Efendim seçimleri erken yapacağız da anayasada hüküm var, 367'yi bulamayız. Getir kardeşim anayasayı değiştirelim, erkene alalım bu seçimleri. El mi yaman bey mi yaman çıksın ortaya. Kim milletten kaçıyor, kim kaçmıyor çıksın ortaya. Gidelim seçime, bütün gerçekler ortaya çıksın. Sen milletten korkmuyorsan, millet millet diye sabah akşam geziyorsan, şimdi kendini milli iradenin yerine koyduysan açıkça sana meydan okuyorum. Gel kardeşim seçim yapalım."
Vatan

SPOR 
Dinlemedi Kenara Geldi! 
Derbiden beraberlikle ayrılan Fenerbahçe'de en çok Valbuena'nın en kritik bölümlerde kulübeye gelmesi tartışılıyor. Fransız futbolcu da oyundan alınmasına kısa süreli tepki gösterirken, Aykut Kocaman'ın bu kararı neden verdiği ortaya çıktı. Maç öncesi yapılan taktik çalışmalar ve toplantılarda Teknik Direktör Aykut Kocaman, tüm oyunculara ne yapmaları gerektiğini detaylarıyla anlattı. Takım savunması için herkesin eksiksiz şekilde istenenleri yerine getirmesi istendi. Ancak Valbuena, Kocaman'ın talimatlarını uymadı. Daha çok bireysel oynamaya çalışınca bu durum takım oyununu etkiledi. Deneyimli teknik adam, taktik disipline bağlı kalmaması ve bir türlü etkili olamaması sebebiyle Fransız futbolcuyu maçın en kritik bölümlerinde oyundan aldı. Kocaman, maçın ardından Valbuena ile yaptığı toplantıda da kendisini neden oyundan aldığı ile ilgili açıklamayı yaptı. Franız oyuncunun takım için çok önemli bir isim olduğunun altını çizerek taktik disipline uyması istendi. Valbuena'nın oyunu daha çok bireysel oynamaya çalışması, savunmada ciddi açıklar vermesi, Giuliano'nun performansını da etkiledi. Brezilyalı futbolcu birçok kez üzerine düşen görevlerin yanısıra Valbuena'ya da destek vermek zorunda kalınca takım oyunu ve savunması doğal olarak etkilendi. Futbolcunun performansı tartışılsa da teknik direktör Kocaman, Giuliano'dan oldukça memnun. Brezilyalı futbolcuyu takımın vazgeçilmezleri arasında görüyor. Teknik kapasitesinin yanısıra topsuz oyunda etkili olması, savunma yapması ve koşması Giuliano'nun artı özellikleri olarak dikkat çekiyor.
Milliyet

Trabzon İçten Dinamitlenmiş 
Türkiye'nin futbol gündeminde Galatasaray- Fenerbahçe derbisi var... Hatta maçın önüne geçen hakem Cüneyt Çakır'ın kararları var... Futbol gündemi bu konuyla çalkalanırken, Trabzonspor tarihinin en sıkıntılı, hatta travmatik döneminden geçiyor... Trabzonspor sadece Karadeniz'in bir simgesi değil, Türkiye'nin futboldaki en büyük güçlerinden, oluşumlarından biri... Son Malatyaspor yenilgisi sonrası 6 yönetici birden istifa edince radarı Trabzonspor'a çevirmek gerektiğini düşündüm... Trabzonspor'un kuruluşundan bu yana gelenlerle, şampiyonluklarına katkı sağlayanlarla, büyük markanın yaratılmasında önemli rol oynayanlarla, istifasını verenlerle, iktidarıyla, muhalefetiyle konuştum... Trabzonspor 9 haftada topladığı 9 puanla son 10 yılın en kötü başlangıç yapan Trabzonspor'u... Bu tablo elbette düzelir... İki maç kazanırsın, işler en azından normale döner… Ama Trabzonspor'da normale dönmesi çok kolay görünmeyen kulüp içi başka büyük dertler var… İstifa eden yöneticilerden biriyle konuştum... "Biz göreve geldiğimizde İbrahim Hacıosmanoğlu'nu 250 milyonluk borcu 450 milyona çıkarttı diye eleştiriyor ve kulübü batırdığını söylüyorduk" dedi ve çarpıcı, hatta acı gerçeği arkasına ekledi: "İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan 450 milyon borçla aldığımız kulübün borcu, bizim çok da uzun olmayan görev sıramızda 1 milyar liraya yükseldi…" İnanamadım bir daha sordum, bir milyar borcu bir daha onayladı… Ardından yönetim dışındaki, Trabzonspor'un çok içindeki bir arkadaşıma sordum… "Bu bir milyar borç üç aşağı-beş yukarı doğrudur… Çünkü Ağustos ayında borç 800 milyon liraydı" dedi… Peki bu borç nasıl oldu da füze hızıyla böyle yükseldi… Kucka'nın, Burak Yılmaz'ın, Sosa'nın, Hubocan'ın ve Volkan Şen'in 3 yıllık toplam maliyetinin 250 milyon lira olduğunu ileri sürdüler… Sadece Burak Yılmaz, Sosa ve Kucka'nın bir yıllık maliyetinin 120 milyon lirayı bulduğunu üstüne basa basa belirttiler… İşin ayrıntıları da var elbette… Sosa, Burak Yılmaz ve Kucka'nın yıllık maaşları, alacakları bonuslarla birlikte 4 milyon euro ile 5.5 milyon euro arasında değişiyor… Durum böyle olunca, yönetim kurulunun "feda" talebi üzerine yıllık maaşında ciddi bir indirim yapan kaptan Onur Kıvrak haklı olarak "madem bu maaşları verebilecek durumdasınız, benim günahım neydi de feda isteyip maaşımda indirime gittiniz" diye dertleniyor… Sadece Onur değil tabi… Bu çarpıcı maaş farkları doğal olarak takım içi birlikteliği, dayanışmayı ve huzuru yerle bir etmiş… Adeta takımı içten dinamitlemiş… Trabzonspor'un temel taşlarından biri "Akhisar geldi, bize eski 6 Trabzonsporlu oyuncu ile 6 gol atıp gitti… O 6 oyuncunun Trabzonspor'a yıllık maliyetini toplasanız, bir Sosa parası etmiyordu" dedi… Trabzonspor bu kadar borçlanırken, elbette nakit akışında da önemli hareketlilikler yaşadı… Burada siyasetin Trabzonspor'a aktardığı önemli paralar var… Ama bunların bir bölümü "bağış", büyük bir bölümü borç… Sonunda Trabzonspor'un ödemesi gereken paralar... Burada aklıma UEFA kıskacı takıldı… "Ne olacak" diye sordum, "Allah'tan Avrupa kupalarına gitmiyoruz… Gitseydik, bu tabloyla nefesimizi keserlerdi" cevabını aldım...
Milliyet

Federasyon Atlamadı 
Beşiktaş ile Medipol Başakşehir arasında oynanan maça damgasını vuran Caner Erkin, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Karşılaşmanın 87. dakikasında gördüğü sarı kart sonrası hakem Mete Kalkavan'a ağır küfürler eden Beşiktaşlı futbolcunun bu eylemi, kamuoyunda büyük rahatsızlık yaratsa da, hakem raporunda yer almadı. Bunun üzerine harekete geçen hukuk müşavirliği yayıncı kuruluştan görüntüleri istedi ve oyuncuyu inisiyatifini kullanarak "tedbirli" olarak disipline gönderdi. Maç esnasında televizyona yansıyan görüntülerde hakem Kalkavan'ın arkasından, "Köpek, sen adam değilsin. Seni O... ç...u" şeklinde küfür eden Caner ile ilgili federasyon temsilcilerinin de rapor yazmaya yetkili olmadığı kaydedildi. Saha içinde yaşanan olaylardan hakemlerin sorumlu tutulduğu, temsilcilerin ancak saha dışında, koridorda, soyunma odası tünelinde tanıklık ettikleri disiplin eylemlerini rapor etme talimatı aldıkları vurgulandı. Beşiktaş'ın beraberlik golünden sonra kayarak yardımcı hakeme doğru yönelen Caner Erkin'in buradaki el hareketi de hakem tarafından cezalandırılmadı. Ancak hukuk müşavirliğinin yaptığı değerlendirmede Beşiktaşlı oyuncunun eylemleri, talimatın "Kişilik haklarına saldırı, hakaret, tehdit ve tükürme" başlıklı 41. maddesi ve "Sportmenliğe aykırı hakaret" başlıklı 36. maddesi kapsamına alındı. Hakem Mete Kalkavan veya yardımcıları, Caner Erkin'in küfürlerini duyup, kırmızı kartla ihraç etmiş olsalardı, olay hakem raporuna da yazılacak ve Beşiktaşlı oyuncu çok ağır bir yaptırımla karşı karşıya kalacaktı. Kamuoyunun olayla ilgili tepkileri büyüyünce, hakem raporunda yer almamasına karşın Caner'in nasıl bir cezaya çarptırılacağı merak konusu oldu. İlgili maddeye göre deneyimli oyuncunun 3 ila 7 maç ceza alması gerekiyor. Federasyonun bu hamlesinden sonra PFDK'nın perşembe günü yapacağı toplantıda dosyayı incelemesi ve Caner Erkin ile ilgili kararını vermesi bekleniyor.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme