26 Ekim 2017 Perşembe

26.10.2017 Genel Gündem

26.10.2017

GÜNDEM

'Mit'e Haber Verme Gereği Duymadım' 
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı belirlenen Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin davada Hava Kuvvetleri Komutanlığı adına MİT'te görevlendirilen sanık eski Kurmay Yarbay Ömür Yongacı savunmasını yaptı. Akıncı Üssü'nde yakalanan Yongacı, darbe girişimini Akıncı'da öğrendiğini, operasyonel gücü bulunmadığını, doğrudan bir operasyon yapamayacağı için MİT'e haber verme ihtiyacı hissetmediğini söyledi. Savunmasında icra ettiği özel görevler ve aldığı eğitim nedeniyle terör konusunda uzman olduğunu dile getiren Yongacı, 15 Temmuz'da mesainin ardından evine gittiğini, 19.00 sularında Albay Ali Durmuş'un kendisini arayıp Akıncı'da bir harekât planlaması olduğunu, üsse gideceğini, uzmanlığından yararlanmak için kendisini de Akıncı'ya çağırdığını öne sürdü. Askeri bir refleksle vatana hizmet için görevi kabul ettiğini savunan Yongacı, "143. Filo'ya geçtik. Bir süre sonra Ali Durmuş ayrıldı. Yemekhane gibi bir yerde oturmaya başladım. Zamanla içerisi kalabalıklaştı. Silahlı kişiler vardı. Gazinodaki televizyondan darbeyi öğrendik. Çıkmaya çalıştık ama izin verilmediği için çıkamadık. Uçak ve patlama sesleri duydum. Sabaha doğru kamuflajlı kişilerin silahlarını bırakıp dağıldığını gördüm. Bir yatakhaneye girip beklemeye başladık. Öğleden sonra Polis Özel Harekat geldi. Durumumuzu anlattık. Bizi jandarmaya teslim ettiler. Savcılık ifadesinin ardından tutuklandık" dedi. Darbe girişiminden haberdar olmadığını, girişimi Akıncı'da öğrendiğini savunan Yongacı, Mahkeme Başkanı Selfet Giray'ın, "Siz tam da MİT'in o sırada aradığı kişisiniz. Girişimin yönetildiği yerde, işin merkezindesiniz. Akıncı'da olanları MİT'e haber verme, girişimi bildirme ihtiyacı hissetmediniz mi?" diye sorması üzerine, operasyonel gücü bulunmadığı, doğrudan bir operasyon yapamayacağı için MİT'e haber verme ihtiyacı hissetmediğini öne sürdü. Kendisinin darbeyi öğrendiği saatlerde girişimin aleniyet kazandığını savunan Yongacı, Akıncı'da mümkün olduğu kadar pasif bir şekilde beklediğini ve hayatta kalmaya çalıştığını iddia etti. Akıncı'daki güvenlik kameraları görüntüsü izletilen Yongacı, görüntüdeki kişinin kendisi olduğunu kabul etti. Yongacı, 143. Filo'da komutanların odalarının bulunduğu koridordaki görüntüsünün izletilmesi üzerine, burada Ali Durmuş'u aradığını, bu sırada pek çok kişiyle karşılaştığını ancak bu kişileri tanımadığını öne sürdü. Giray'ın, "Bir istihbaratçı olarak daha fazla gözlem yapman gerekmez mi?Sanıkların hepsi o gece orada ama hiç kimse hiçbir şey bilmiyor. Bu çok garip değil mi?" sorusu üzerine Yongacı, "o gece olan her şey çok garipti" dedi. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde savunma yapan sanık eski kurmay yarbay Bircan Ermaya ise sanık eski üs komutanı Hakan Evrim'in odasına giren kişinin kendisi olduğunu kabul ederek "Ben zaten görüntülerimi reddetmiyorum ki içeriye girdim. Şaka gibi algılanıyor ama çerez almaya gittim" cevabını verdi.
Milliyet


'Cumhurbaşkanı Olacağım' 
Meral Akşener dün sabah saatlerinde 'İyi Parti'nin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı'na teslim etti. Ardından Ankara'da Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde kuruluş toplantısı düzenlendi. Partiyi, 'Türkiye İyi Olacak' sloganıyla kamuoyuna açıklayan Akşener, kalabalığın "Başbakan Meral" sloganları atması üzerine "Ben cumhurbaşkanı olacağım" ifadesini kullandı. Akşener şunları söyledi: "2007'den itibaren işlevsiz bir muhalefet ve demokratik olmaktan çıkmış bir siyasi yapı mevcuttur. Devletteki yapı ise 2007 cumhurbaşkanlığı seçimi ile gevşemiştir. 16 Nisan referandumu, kirli referandum. 1946 seçimleri adeta tekrar sergilenmiştir. Açıkça görülmektedir ki toplam siyaset açmazdadır. Postmodern milli şef dönemi iktidardadır ama sürdürülebilir değildir." "Türkiye ve millet yorgundur. Devlet yıpranmıştır. Kamu düzeni çözülmektedir. Siyasal iklimin değişmesi dışında hiçbir çıkar yol kalmamıştır. O çıkar yol biziz, sizsiniz. Umutlarımız hayallerimiz var. Gücümüz var. Adil bir Türkiye istiyoruz. Özgür bir toplum istiyoruz. İyi; adalettir, kararlılıktır, umuttur, gelecektir, bilgidir, zenginliktir, cesarettir. Türkiye coğrafyasıyla kucaklaşıp Avrasya olacak. Dünya ile kucaklaşacak... 'İyi Parti' ile güçleneceğiz mutlu bir Türkiye olacağız." "Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Rauf Orbay, İnönü, Celal Bayar ve Adnan Menderes'i, Süleyman Demirel'i, Necmettin Erbakan ve Başbuğ Alpaslan Türkeş'i, Turgut Özal'ı, Bülent Ecevit'i, şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nu ve ebediyete intikal edip de adını burada zikredemediklerimizi rahmetle anıyoruz. 2017 Türkiye'sinde toplumun önüne konan gündem ile dünya gündemi örtüşmemektedir. Türkiye dünyadaki gelişmeleri okuyamamaktadır. Türkiye tarihin gerisinde kalamaz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Bu iktidar gidici. Ama çocuklar bizim çocuklarımız. Kindar nesillere filan gerek yok. Dünya ile rekabet edeceksen donanımlı gençlerimiz sayesinde olacaktır." Partinin MDK üyeleri, Cumali Durmuş, Hasan Hüseyin Türkoğlu, Meral Alemdar, Mine Baş, Mustafa Veysel Güldoğan, Nazlı Aspay Şener, Osman Ertürk Özel, Özcan Pehlivanoğlu, Ruhittin Sönmez, Tuğrul Arık ve Uğur Tarhan oldu. Partinin 60 kişilik Genel İdare Kurulu üyeleri arasında ise emekli Albay Ali Türkşen, eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, eski MHP Milletvekilleri Koray Aydın, Ümit Özdağ, Nuri Okutan ve Yusuf Halaçoğlu isimleri dikkati çekti.
Vatan


Darbe Planını Abiler 13 Temmuz'da İletmiş 
Konya'da yürütülen FETÖ soruşturmasında gözaltına alınan etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için başvuran M.E, darbe planının, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki (TSK) örgüt üyelerine "mahrem abiler" aracılığıyla 13 Temmuz'da bildirildiğini anlattı. İtirafçı M.E, 2009 yılında başladığı Kara Harp Okulu'nda iki subay arkadaşıyla hafta sonları örgütün "mahrem abisi"yle buluşmaya başladığını, daha sonra Özel Kuvvetler Komutanlığı'na atandığını söyeldi. 15 Temmuz darbe girişiminden iki gün önce "mahrem abi" tarafından toplantıya çağrıldığını ifade eden M.E, şu bilgileri verdi: "Örgüt abisi tarafından 13 Temmuz akşamı yolda araç değiştirilerek Dikmen'deki bir eve götürüldüm. Mahrem abiyle birlikte girdiğim evdeki bütün odaların kapıları kapalıydı. Beni götürdükleri odaya girdiğimde çok şaşırdım. Sivil giyimli 8-9 kişi içerisinde bulunanlardan biri Özel Kuvvetler Komutanlığı 26. Özel Kuvvet Tabur Komutanı Kurmay Yarbay Murat Korkmaz diğeri ise 27. Tabur Komutanı yardımcısıydı. Odadaki diğer kişiler de yine Özel Kuvvetler Komutanlığının farklı taburlarında görev yapıyorlardı. O an buluşmanın örgüte ait sıradan bir toplantı olmadığını, farklı abilerin sorumluluğundaki askerlerin burada bir amaç için toplandıklarını anladım. Ben içeridekilere şaşkınlıkla bakarken Murat Korkmaz yanındaki subaya dönerek bana da orada bulunma sebebimin anlatılması gerektiğini söyledi."
Vatan

DÜNYA 

Olumsuz Yaklaşımlar Destek Bulmuyor... 
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Türkiye ile müzakereleri kesmek ya da askıya almakla ilgili yaklaşımlar AB zirvesinde destek bulmadı" dedi. Çelik, AB Bakanlığı'nda, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger'le görüşmesi sonrası yaptığı açıklamada, Brüksel'de düzenlenen AB Liderler Zirvesi'nde Türkiye'yi ilgilendiren konuların da ele alındığını hatırlatarek "Gelinen aşamada bundan sonrasında nasıl bir yol izleyeceğimizle ilgili değerlendirmelerimizi yapıyoruz" dedi. Gelecek dönemde çok sayıda ziyaret yapacaklarını belirten Çelik, "Bu bağlamda, Türkiye ile müzakereleri kesmek ya da askıya almak ile ilgili yaklaşımlar AB zirvesinde destek bulmadı. Başka çeşitli kararlar alınıyor fakat içinden geçtiğimiz dönem, dünyanın zor bir dönemi. Türkiye- AB ilişkilerinin kazan-kazan çerçevesinde çok daha iyi olmasını, pek çok alanda iş birliği ve katılım müzakereleri konusunun hızlanmasını değerlendirdiğim bir dönem" diye konuştu. Çelik, AA'ya yaptığı açıklamada da IPA yardımlarını (AB'nin katılım öncesi mali yardımları) kesmenın bir şey ifade etmeyeceğini, bunun dillendirilmesinin, "birliğin saygınlığını geriye götüren" bir durum olduğunu kaydetti. Brüksel'deki zirvede Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ile müzakerelerin askıya alınması konusunu dile getirmesine de değinen Çelik, "Türkiye ile müzakereler kesilsin ya da askıya alınsın gibi söylemleri kullananlar, AB'nin kredibilitesine büyük zarar verdi" ifadesini kullandı. Avrupa'da aşırı sağcı partilerin, AB'yi bir birlik değil, Almanya'nın patronajında bir yönetim birliği olarak gördüklerini söyleyen Çelik, seçimlerden önce Almanya'da da AB kurumlarına neredeyse talimat veren bir üslubun ortaya çıktığını hatırlatarak "Bu üslubun ortaya çıkması, bizce aşırı sağcıların tezine haklılık kazandıracak kadar olumsuz bir tablo ortaya çıkardı" dedi.
Milliyet


İsrail Myanmar'a Gemi Satışını Reddetti 
İsrail hükümetinin, Myanmar ordusuna, Arakanlı müslümanlara yönelik "etnik temizlik" sürdüğü sırada silah satışına devam ettiği iddiası, gündemde kalmaya devam ediyor. Burma Deniz Kuvvetleri'nin Face- book sayfasında, İsrail yapımı iki adet hücumbotun fotoğrafını "Myanmar donanmasına hoş geldiniz" mesajıyla paylaşması, tartışmayı yeniden alevlendirdi. İngiliz "Independent" gazetesi, fotoğraftaki hücumbotların 30 mm'lik ağır makineli tüfek montajına uygun olduğunu savunurken, bu gemilerin, Myanmar'dan deniz yoluyla kaçan Arakanlılara karşı kullanılmış olabileceğini öne sürdü. Bu fotoğrafları ilk kez sayfalarına taşıyan ise, İsrail'in "Haaretz" gazetesi olmuştu. Haaretz, İsrail yapımı gemilerin üzerinde bulunan silahların da İsrail ordusu için gelişmiş savunma sistemleri üreten Rafael şirketine ait Typhoon tipi füze ateşleme sistemleri olduğunu aktarmıştı. ABD ve Avrupa Birliği'nin (AB) Myanmar'a silah ambargosu koymasına rağmen, İsrail'in silah satışına devam ettiğine vurgu yapan gazete, söz konusu silahların İsrail ile Myanmar arasında yapılan silah anlaşmasının bir parçası olduğunu, kalan iki geminin ise Burma'da inşa edileceğini yazmıştı. İsrail Dışişleri Bakanlığı, medyadaki iddiaların asılsız olduğunu belirterek, İsrail'in Burma ordusuna silah satmadığını, Myanmar'da yaşanan trajediyle herhangi bir bağlantısı bulunmadığını bildirdi.
Milliyet


Trump'a Rusya Bayrağı Fırlattı 
ABD Başkanı Donald Trump Kongre binasında Cumhuriyetçilerle yapacağı bir toplantıya giderken bina içindeki bir eylemci tarafından protesto edildi.'Trump ihanettir' diye bağıran eylemci ABD Başkanı'na Rusya bayrakları fırlattı. Kendisini 'Rus hükümetinin ajanlarıyla birlikte çalışmakla' suçlayan eylemci birkaç kez 'Trump ihanettir' diye bağırdı. Trump ise istifini bozmayarak, hatta başparmağıyla 'onay işareti' yaparak yoluna devam etti. Polis ve güvenlik görevlileri eylemciye müdahale ederken adının Ryan Clayton olduğunu söyleyen ve 'Amerikalılar Harekete Geçiyor' adlı organizsyondan olduğunu belirten eylemci, Trump'a seslenerek "Neden ihanetten bahsetmen gerekirken vergi kesintilerinden bahsediyorsun?.Neden Kongre ihaneti konuşması gerekirken vergi kesintilerini konuşuyor? Bu Başkan, seçimleri çarpıtmak için Rus ajanlarıyla birlik oldu" ifadelerini kullandı.
Vatan


Öso'nun Adı Artık Suriye Milli Ordusu 
Suriye Geçici Hükümeti (SGH), ÖSO'ya bağlı 37 birlik ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SDMK), Türkiye'nin gözetiminde tek çatı altında birleşmek için anlaşma imzaladı. Kilis'te düzenlendiği öğrenilen toplantıya Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Kilis Valisi Dr. Mehmet Tekinarslan ile Türk askeri yetkililerinin de katıldığı iddia edildi. Edinilen bilgiye SGH, ÖSO ve SMDK bundan sonra DEAŞ'tan geri alınarak temizlenen Fırat Kalkanı bölgesinde ortak hareket etme ve birlikte yaşama kararı aldı. İmzalanan bildiride ise bölgenin yeniden yapılanması için hizipçiliğe son vererek ortak çaba gösterileceği ve bölgeyi karıştırmak isteyenlere fırsat verilmeyeceğinin altı çizildi. Birleşen gruplar, Fırat Kalkanı bölgesinde sağlanan huzur ve güven ortamının başta İdlib olmak üzere tüm Suriye'de sağlanması için mücadele edeceklerini vurguladı. Katılan her birlik komutanının imzası bulunan anlaşmaya göre, Fırat Kalkanı bölgesindeki sınır kapıların idaresi SGH'ye bırakılacak. Sınır kapılarından elde edilen gelir SGH'nin oluşturacağı hazinede toplanacak. Toplanan gelirler ise yerel yönetimler ve oluşturulacak orduya adil şekilde dağıtılacak. Anlaşmaya göre ÖSO adı altında faaliyet gösteren askeri gruplardan "Suriye Milli Ordusu" adında yeni bir düzenli ordu kurulacak. İki aşamalı Suriye Milli Ordusu'nun kuruluşu için ilk etapta 3 kolordu oluşturulacak. Gruplar Ulusal Ordu, Sultan Murad ve Şam Cephesi birliklerinin altında örgütlenecek.
Vatan


Berlin'de Türk'e Ait 4 Evde Cephanelik 
Almanya'nın başkenti Berlin'de köktendinci örgütlerle bağlantısı olduğundan şüphelenilerek bir süreden beri takip edilen bir Türk erkeğe ait evlerde çok miktarda silah ve cephane bulundu. Ele geçirilenler arasında çok sayıda tabanca ile otomatik silah da olduğu belirtiliyor. Alman polisinden edinilen bilgiye göre 40 yaşındaki şüpheli, Türk mahallesi olarak bilinen Kreuzberg'de bir nargilecide yakalandı. Ardından Reinickendorf ile Charlottenburg semtlerinde üzerine kayıtlı olan dört eve baskın düzenlendi. Evlerde ele geçen silahlara ait 30 kutu mermiye de el kondu. Konuyla ilgili açıklama yapan Berlin Savcılığı, "Yakalanan kişi 40 yaşında. Türk kökenli Alman vatandaşı. Daha önce de silah yasasına muhalefetten ceza alan biri" dedi. Yakalanan kişinin kimliği açıklanmazken, eşinden boşandığı ve çocukları bulunduğu da edinilen bilgiler arasında. Şüphelinin hem poliste hem de savcılıkta kaydı bulunuyor. Adı açıklanmayan şüphelinin silah yasasına muhalefetten 18 ay hapis cezası aldığı ve cezasının ertelendiği de ortaya çıktı. Polis bir somut saldırı planının bulunmadığını belirtti. Ancak yakalanan kişinin silahlarla bir eylem mi planladığı veya bunları başkalarına sağlama niyetinde mi olduğu konusu ise açıklık henüz kazanmadı.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,7547-3,7554
Euro: Euro 4,4432-4,4453
Sterlin: 4,9829-4,9861
Gram Altın: 154,4175-154,5253


Yüzde 7 Büyürsek Kimse Şaşırmasın 
Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye'nin 2018'i 2017'den daha iyi olacak. Bunu kesinlikle bir yere not edin. Bakın bu yılın 3. çeyrek büyümesi çift haneli olursa şaşırmayın. Yıl sonu büyüme yüzde 7 olursa yine şaşırmayın" dedi. Büyüme hedefi yüzde 5.5 oarak açıklanmıştı. Ege bölgesinin ekonomideki rolünü öne çıkarmak adına düzenlenen Ege Ekonomik Forumu dün başladı. Başbakan Binali Yıldırım, dün İzmir'de katıldığı Ege Ekonomik Forumu'nda ekonomiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu: "Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye'nin büyüme tahminleri konusunda sınıfta kaldı. IMF'si, Dünya Bankası, diğerleri, raiting kuruluşları art ardına Türkiye'ye darbe vurdular. Bugüne kadar 3 düzeltme yapan oldu. Önce yüzde 2 büyüme dediler. Sonra yüzde 4 dediler. Sonra yüzde 5 ve üzeri olabilir dediler, gidiyor. 3. çeyrekte Türkiye büyük bir ihtimalle G-20 içinde en fazla büyüyen ülke olacak. Belki dünyada da 3. çeyrek itibarıyla bir rekor yakalama ihtimalimiz var." "2017 yılında Türkiye olarak ihracat seferberliği başlattık. Bugüne kadar önemli yatırımlar yapıldı. Sonuçlarını da gördük. 153.3 milyar dolar belirlemiştik, bu gidişle bunun üzerinde gerçekleşecek. Belki 156'yı da geçecek. Ortalama büyüme yüzde 8-10, dilimler halinde baktığımızda yüzde 14-15'e varan ihracatta büyüme gözlüyoruz." "Türkiye etrafındaki ateş çemberine, istikrarsızlıklara, küresel krize rağmen 2008'den bu tarafa dünyada 10 tane mega proje yapılmış. Adından söz ettirilen 10 projeden 6 tanesi Türkiye'de. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul- İzmir Otoyolu, Marmaray, Avrasya Tüneli, dünyanın en büyük havalimanı, şimdi de Çanakkale Köprüsü. Diğerleri de var da bunları saymak istemiyorum. Hızlı trenler, bölünmüş yollar vesaire. Türkiye'nin kabiliyetini gösteren bir başka rakam da 2016 yılında müteahhitlik sektöründe proje hacminde dünya devleri Almanya ve Japonya'yı da geride bırakmış durumdayız. Turizm sektöründe ilk 8 ayda turist sayısında yüzde 26 artış var. Ancak 2015'in seviyesine henüz dönebilmiş değiliz. Ama süratle bu yönde gidiyoruz. Benzer şekilde THY kendi hizmet ihracatında küresel bir marka olma younda emin adımlarla ilerliyor." "Bizim Avrupa'dan beklediğimiz şudur, özellikle Leipzig'den sonra gelecek vizyonunu gözden geçirmesi lazım. Türkiye'nin de içinde olduğu genişleyen bir Avrupa mı düşünüyor, yoksa kendi sınırlarını yüksek duvarlarla kapatmış bir Avrupa kulübüne mi dönüşmek istiyor? Bu kararı Avrupa verecek.
Milliyet


Şahin Taylor Öne Çıktı Doların Faizi Yükseldi 
ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü öğle yemeğinde biraraya geldiği Cumhuriyetçi senatörlerden ABD Merkmez Bankası (Fed) Başkanı adayları konusundaki görüşlerini almak için el kaldırarak oy kullanmalarını istedi. Teksas Senatörü John Cornyn, Trump'ın hangi isimlere işaret ettiğini veya hangi adayın en fazla oyu aldığını söylemedi. Ama Senatör Tim Scott Trump'ın özellikle Stanford Üniversitesi Ekonomisti John Taylor ve Federal Reserve Guvernörü Jerome Powell'ı sorduğunu söyledi, konuşmasında Fed Başkanı Janet Yellen'den da bahsettiğini belirtti. Scott, "Trump kazananı ilan etmedi ancak bence Taylor galip geldi" dedi. Bir diğer senatör Mike Rounds, birçok senatörün elini kaldırmaması nedeniyle hangi Fed başkanı adayının en fazla desteği aldığını anlamanın zor olduğunu söyledi. Aynı gün erken saatlerde Trump'ın bırakacağı mirasın, ulusun birliğinin bozulması olacağını söyleyen Tennessee Senatörü Bob Corker da elini kaldırmadı. Corker, "Bunun Fed Başkanı'nı seçmek için çok iyi bir yol olduğunu düşünmüyorum, bu yüzden katılmadım" diye konuştu. Trump'ın senatörlere böyle bir yöntemle neden başvurduğunun sorulması üzerine Beyaz Saray Basın Sekreteri Sarah Sanders, "Başkan bu kararı ciddiye alıyor" cevabını verdi. Trump tarafından yapılan sürpriz anket ve Taylor'ın önde olduğuna işaret eden açıklamalarla ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 2.40'ın üzerine çıktı.
Vatan


Turizme Yeni Paket 
Yaralarını saran turizm sektörünün atılım yapması için yeni destek paketi yolda. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, turizm sektörüne yönelik teşvik çalışmasının tamamlandığını belirterek, "Maliye Bakanlığı ile anlaştıktan sonra Bakanlar Kurulu'na getireceğiz. Turizm acentelerini yüksek sezon dışında da destekleyecek bir plan üzerinde çalışıyoruz" dedi. '3. Turizm Şurası' tanıtım toplantısında konuşan Kurtulmuş, turizmin stratejik sektör haline gelmesi için hamle yapacaklarını söyledi. Bakan Kurtulmuş, "Ürün çeşitlendirmesinin yanı sıra Uzakdoğu, Hindistan ve Çin alternatif pazarlarımız olacak. Turist sayısında yıl sonunda 30 milyon hedefimizi yakalayacağız" şeklinde konuştu. Turizmde özel sektör odaklı bir yaklaşım izleyeceklerini belirten Kurtulmuş, bu kapsamda ilave teşvikler üzerinde çalıştıklarını söyledi. Kurtulmuş, şöyle devam etti: "İlave teşvikler konusunda iki şeye dikkat ediyoruz. Birisi, daha zayıf sezonları diriltmek; biri de Türkiye'nin şimdiye kadar açılmadığı pazarları diriltmek. Bununla ilgili çalışıyoruz. Bakanlık olarak son şekline getirdik. Bitirebilirsek hemen Kasım ayında, tabii Maliye Bakanlığı ile anlaştıktan sonra bunu Meclis'e getireceğiz, Bakanlar Kurulu olarak getireceğiz. Bizim yaptığımız hesaplamalara göre böyle davrandığımız takdirde daha az parayla çok daha kuvvetli bir teşvik vermemiz mümkün olacak... Yeni hedefimizi özel sektör ağırlıklı bir kültür turizm politikası haline getirmek durumundayız. Teşvikleri de en iyi olabilecek şekilde ortaya koyacağız." 2023 turizm stratejisinin revize edileceğini kaydeden Kurtulmuş, sert düşen fiyatların önümüzdeki yıldan itibaren yükseleceğini, hedeflerinin turist başına 1.000 dolar seviyesini geçmek olduğunu belirtti.
Vatan


E5 Avm Yorgunu 
İstanbul'un en büyük sıkıntılarının başında belki de trafik sorunu geliyor. Her geçen gün trafikte geçen süre artıyor. Trafik sorununu çözebilmek için yeni yollar, köprüler, tüneller yapılıyor. Ancak sorun bir türlü çözülmüyor. Uzmanlar sorunun yeni yollar, köprüler veya tünellerle çözülmesinin zor olduğunu, nüfus yoğunluğunun belirli bölgelerde toplanmasının engellenmesi gerektiğini, şehrin daha geniş bir şekilde kullanılmasının şart olduğunu, göçün de azaltılması gerektiğini söylüyor. Ancak uzmanların görüşlerinin aksine özellikle İstanbul'da zaten konut, ofis ve AVM yoğunluğunun olduğu yerlerde yeni yatırımlar yükseliyor. Bu da var olan trafiğin daha da artmasına neden oluyor. Bu konuda en son örneklerden biri de İstanbul'un Anadolu yakasında yaşanıyor. İstanbul içinde ulaşımın en önemli aksalarından biri olan E5 (D-100) yolunun bulunduğu hat üzerinde projeler bir biri ardına hayata geçiriliyor. Sadece Kartal Cevizli köprüsünden Avrasya Tüneli'ne kadar olan 16 kilometrelik hat üzerinde 9 AVM bulunuyor. Bunlardan bazıları uzun yıllardır burada hizmet verirken, kısa süre içinde açılması planlanan AVM'ler de var. Hatta bazı noktalarda bir AVM'nin hemen yanı başına başka bir AVM yatırımı yapılıyor. Sadece AVM'lerde değil söz konusu hat üzerinde hastane, konut, ofis, iş merkezi gibi nüfusu yoğunlaştıracak projeler de inşa ediliyor. Sabah 08.30'da Cevizli'den başladığımız yolculuğu Avrasya Tüneli'nin girişine kadar ancak 40 dakika da tamamlayabildik. 16 kilometrelik yol boyunca yaptığımız ortalama hız ise 16 kilometre oldu. Ortalama 2 kilometre de bir AVM'nin arasında geçtiğimiz yol boyunca yapılan ve yapımı devam eden projeleri fotoğrafladık. Yoğun bir trafik sıkışıklığının yaşandığı yolda, Avrasya Tüneli'ne ulaşmak pek de kolay olmadı. İstanbul'da yaka değiştirme süresini kısaltmayı amaçlayan Avrasya Tüneli'nde herhangi bir trafikle olmazken tünele ulaşımda büyük sıkıntılar yaşadık.
Hürriyet


25 Ton Altın Topladılar 
Hazine'nin yastık altındaki altınları ekonomiye kazandırmak için başlattığı altın ve altına dayalı kira sertifikası ihracında 5 bin kişi, 150 milyon lira değerinde, bir ton altın getirip, kira sertifikası veya tahvil aldı. Tahminlere göre, 100 milyar dolar değerinde, 2 bin 220 ton altın yastık altında tutuluyor. Hükümetin, 2 Ekim'de başlattığı ve Ziraat Bankası aracılığı ile Türkiye genelinde etaplar halinde altın tahvili, altına dayalı kira sertifikası ihracı uygulaması ile de bugüne kadar bir ton altın toplandı. Katılım bankaları ise bugüne kadar şubeleri aracılığı ile düzenledikleri altın toplama faaliyetleri sonucunda yastık altındaki 25 ton altın ekonomiye kazandırıldı. Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, hükümetin başlattığı uygulamada rakamlar düşük görünse de başlangıç olarak ümit verici olduğunu söyledi. Utku, altınların bu sistem ile devlet güvencesinde saklandığını, aynı zamanda yatırımcısına altı ayda bir yüzde 1.20 ek getiri sağladığını ifade ederek, "Yatırımcılar dilediği zaman altınlarını satabilme imkânına sahip ve bu yatırımından elde ettiği tüm kazançlar gelir vergisinden muaf. Bu avantajlar ve ilk hafta rakamları bir araya getirildiğinde, bu çalışmanın orta vadede finansman noktasında ekonomiye ciddi katkı sağlayabileceğini düşünüyorum" dedi.
Hürriyet
POLİTİKA
 Dayanışma İçinde Mücadele Teklifi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Irak Başbakanı Haydar İbadi ile bir araya geldi. Görüşmede Kuzey Irak'ta yapılan ve Barzani yönetiminin önceki akşam sonuçlarını askıya aldığını duyurduğu referandum ile ilgili son gelişmeler ve terörle mücadele konuları ele alındı. Erdoğan, dün Türkiye'ye gelen Irak Başbakanı İbadi'yi kabul etti. İkilinin baş başa ve heyetlerarası görüşmesi yaklaşık 2.5 saat sürdü. Heyetlerarası görüşmeye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın katıldı. Ortak açıklamada Erdoğan, şunları söyledi: Bölgemizdeki hassasiyetler hepimizin malumudur. Heyetler arası görüşmelerimizi etraflıca ele aldık. Gerek siyasi noktada, gerek askeri noktada, ekonomik, ticari, kültürel noktada bundan sonraki süreçte ne gibi adımlar atabiliriz bunları değerlendirdik. Özellikle son dönemde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin almış olduğu gayri meşru referandum kararına yönelik tabii üzüntümüz ortadaydı ve buna karşı olan tavrımızın değişmediğini tekrar ifade ettik. Başından itibaren biz Irak'ta toprak bütünlüğünden yana olduğumuzu hep ifade ettik, bundan sonra da aynı şekilde ifade edeceğiz. Bunu kabullenmemiz mümkün değildi. Ki arada yapmış olduğumuz bazı uyarılara rağmen herhangi bir olumlu gelişme olmayınca da bazı yaptırım kararlarını almak durumunda kaldık. Türkiye, İran, Irak olarak yapmış olduğumuz görüşmelerle, attığımız adımlarla şu anda olumlu bir noktaya geliyoruz, geldiğimize inanıyorum. Merkezi Yönetim kararlı attığı son adımlarla DEAŞ denilen bu terör örgütünden nerdeyse ülkenin bütününü, yüzde 15-20 haricinde temizlemiş vaziyette. İnanıyorum ki bu kalan DEAŞ terör örgütü de temizlenecektir. Tabii bu durumu fırsat bilen PKK terör örgütünün de aynı şekilde Irak'ta bir yapılanmasının olduğunu biliyoruz. Kandil, Sincar gibi bu bölgelerde PKK'nın bir varlığı söz konusu. Bütün buralarda da bizler her türlü dayanışma içerisinde ortak mücadeleyi sürdürmeye Türkiye olarak varız. Temennim odur ki Irak'taki bütün bu yıkımlarını olduğu bölge de küllerinden yeniden buralar ayağa kalksın. Bizler de ellerimizden gelen desteği inşallah vereceğiz. Bölgenin barışı, huzuru için de atılması gereken adımları inşallah atacağız.
Milliyet


'Yanlış Hesap Bağdat'tan Dönmüştür' 
Başbakan Binali Yıldırım, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) tüm uyarılara rağmen gerçekleştirdiği referandumun tanınmadığını ifade ederek, "Sorunların dayatmayla tek taraflı oldu bittiyle çözülemeyeceği görülmüştür. Yanlış hesap Bağdat'tan, Tahran'dan, Ankara'dan dönmüştür. Irak'ın adımlarını takdirle karşıladık. Bu adımlarda Irak hükümet ile devleti ile beraberiz" dedi. Irak Başbakanı Haydar el-İbadi de "Her iki ülkenin de çıkarları temelinde bir ülkenin çıkarının diğerinin çıkarını etkilemeyecek şekilde iç işlerine de müdahale etmeksizin kalkınma ve gelişmeye odaklanarak, bölgenin istikrar ve güvenlik düzeyinin daha iyi noktaya gelmesi için çalışmalıyız" diye konuştu. Yıldırım, İbadi'yi Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi uzayan Irak heyeti 2 saat rötarlı olarak Çankaya'ya geldi. Karşılama töreni yağmurlu hava nedeniyle açık hava yerine ilk kez kapalı olan "Büyük Şeref Salonu"nda yapıldı. Karşılamada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da hazır bulundu. Yıldırım ve İbadi, baş başa görüşmenin ardından basın açıklaması yaptı. Bu yılın başında bir ziyaret gerçekleştirdiğini ifade eden Yıldırım, "Yıl bitmeden Irak'tan ziyaret gerçekleşiyor. Irak bizim için herhangi bir ülke değildir. Tarih, kültür, coğrafya gibi ortak değerlere shaip ki ülkeyiz. Sevinçleri bizim sevincimiz üzüntüsü bizim üzüntümüzdür. Bu nedenledir ki Türkiye Irak'ın toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin mutlak savuncusuudur. Irak'ın birliğine halel getirecek en ufak gelişme karşısında tereddütsüz Irak'ın yanında yer aldık, yer almaya da devam edeceğiz. Bu itibarla komşu ülkelerin Irak Merkezi Hükümeti, İran ve Türkiye uluslarası toplumun neredeyse tamamının uyarılarına rağmen bölgesel yönetiminin gerçekleştirdiği gayrı meşru referandum asla tanınmamıştır, kabul edilmemiştir. Sorunlar dayatmayla tek taraflı oldu bittiyle çözülemeyeceği görülmüştür. Yanlış hesap Bağdat'tan Tahran'dan Ankara'dan dönmüştür" dedi.
Milliyet

SPOR 
Dersimiz Kapalı Savunma 
Fenerbahçe sezon başından bu yana kapalı savunmaları aşmakta zorlanıyor. Galatasaray derbisinde rakibinin önde oynamak istemesi nedeniyle etkili gözüken sarı - lacivertliler diğer maçlarda ise rakip yarı alan ve ceza alanında istediği kadar üretken olamıyordu. Derbide de rakibin 10 kişi kalması ve savunmaya çekilmesiyle birlikte benzer bir sıkıntı yaşayan Fenerbahçe'nin en önemli sorunu gömülü defansları çözememek... Teknik Direktör Aykut Kocaman bunun için bazı çalışmalar üzerinde duruyor. Hızlı oyun ve doğru oyuncuyu boşa çıkarmak bunların başında geliyor. Böylelikle rakip savunma yerleşmeden pozisyon bulunması sağlanabilecek. Bunun dışında duran ve yan toplar da belirleyici olacak. Bu konuyla ilgili de ciddi çalışmalar yapılıyor.
Milliyet


Florya Atış Polıgonu! 
Galatasaray eski Teknik Direktörü Graeme Souness, futbolculuk ve teknik adamlık dönemlerini anlatan bir kitap kaleme aldı. 'Football: My life, my passion' (Futbol: Hayatım, tutkum) ismini taşıyan biyografi Douglas Alexander'ın editörlüğünde kaleme alındı. 12 bölümden oluşan 280 sayfalık kitabında Türkiye anılarına da geniş yer veren İskoç futbol adamı, Galatasaray'da geçirdiği günleri, Türk futbolu ve ülke üzerine izlenimleri ile başından geçen bazı olayları açık bir dille anlattı. O dönemde Türkiye'de silahlarla sık sık karşılaştığını belirten Souness, Florya'da gerçekleşen bir olayı şöyle anlattı: "Pazar maçlarından önce cumartesileri antrenman yapardık. Sonrasında ben oyuncularla akşam yemeği yer ve ailemin yanına eve giderdim. Futbolcular da yataklarına gider, yardımcım Ahmet'i (Akcan) görevli olarak bırakırdım. Kendisi iyi yabancı dil bildiği için futbolcularla iletişimimde bana çok yardımı dokunurdu.
Milliyet


Oğuzhan 2022'ye Kadar Kartal 
Arsenal'den 2012 yılında Beşiktaş'a transfer olan ve oynadığı futbolla alkışları toplarken, takımda kaptanlığa kadar yükselen Oğuzhan Özyakup ile siyah-beyazlı kulüp arasında yakın zamanda yeni sözleşme yapılacağı ortaya çıktı. Dört yıllık hazırlanan sözleşmede milli futbolcunun yıllık ücretini 2 milyon euronun üzerine çıkarmaya karar veren Beşiktaş Yönetimi, yeni mukaveleye ayrıca 15-20 milyon euro arasında serbest kalma bedeli koyacak. Oğuzhan'ı 2012'de 500 bin euro bonservis bedeli karşılığında transfer eden Beşiktaş, Arsenal'e yetenekli oyuncunun gelecekteki olası satışından yüzde 30 pay vermeyi kabul etmişti. Siyahbeyazlılar, İngiliz kulübüne bu hakkından vazgeçmesi için 2 milyon euro teklif edecek. Beşiktaş'ın daha önce yaptığı 1 milyon euroluk teklifi geri çeviren Arsenal, 2 milyon euroluk öneriyi de kabul etmezse siyah-beyazlılar, Oğuzhan planında hiçbir değişiklik yapmayacak. Yönetim en kısa süre içinde başarılı futbolcunun sezon sonunda bitecek sözleşmesini 2022'ye kadar uzatacak. Beşiktaş'ta kariyerinin zirvesine çıkan Oğuzhan Özyakup'un takımda kalmak istediğini kesin bir dille yönetime bildirdiği öğrenildi. Yıldız futbolcunun, "Beşiktaş'ta çok mutluyum. Ailem de kulüpte kalmamı çok istiyor. Takımdan ayrılmam için kulübün de kabul edeceği iyi bir teklif olması lazım. En kısa zamanda yeni sözleşmeyi imzalamak isterim. Mukavele konusunda benden yana hiçbir sıkıntı yok" diye konuştuğu belirtildi. Bu arada Beşiktaş Yönetimi, Oğuzhan ile birlikte attığı gollerle dikkatleri üzerine çeken Cenk Tosun'a da yeni sözleşme önerecek. Özellikle İngiliz kulüplerinin takibi altında olan Cenk'in de tıpkı Oğuzhan gibi çok cazip teklif gelmediği sürece önceliğinin Beşiktaş olacağını yöneticilere söylediği kaydedildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme