7 Kasım 2017 Salı

07.11.2017 Genel Gündem

07.11.2017 Salı 

TÜRKİYE
Vize Krizi Çözülüyor
ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda irtibat memuru olarak görev yapan Metin Topuz'un 4 Ekim'de casusluk suçlamasıyla tutuklanmasının ardından ABD'nin 8 Ekim'de vize işlemlerini durdurma kararı alması ve Türkiye'nin de misilleme kararı ile başlayan krizin çözümü için önemli bir adım atıldı. Başbakan Yıldırım'ın bugün yapacağı gezi öncesinde ABD temsilcilikleri sınırlı da olsa vize hizmeti vermeye başladı. ABD Büyükelçiliği yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Türkiye'deki ABD misyonu, sınırlı ölçüde vize başvurularını kabul etmeye başladı. ABD'ye seyahat etmek isteyen başvuru sahiplerinin yeniden randevu almalarına imkan sağlanıyor. Ancak randevular sınırlı sayıda verilebileceğinden işlemlerin normalden uzun süreceği ifade ediliyor. Bazı durumlarda acil randevu alınabileceği, bu durumda da seyahatin neden acil olduğunun açıklanması isteniyor. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nin yazılı açıklamasında şunlar kaydedildi: "Türkiye'deki misyonumuzda yerel çalışanlara yönelik başka bir soruşturma bulunmadığına ilişkin Türk hükümetinden ilk etapta üst düzeyde güvence almış bulunuyoruz. Ayrıca Türk hükümetinden, yerel çalışanlarımızın kendi resmi görevlerini yerine getirirken gözaltına alınmayacakları veya tutuklanmayacaklarına ilişkin güvence de alınmıştır. Bundan sonra Türk hükümeti bizim yerel bir çalışanımızı gözaltına alma ya da tutuklama niyetine ilişkin önceden Amerikan hükümetine bilgi vermeyi taahhüt etmiştir. Bu ön güvenceler temelinde, Türkiye'de kısıtlı vize hizmetlerinin yeniden başlamasına izin verecek derecede güvenlik durumunun iyileştiğine inanmaktayız. Tutuklu misyon çalışanlarımıza yönelik mevcut davalarla ilgili ciddi endişemiz sürmektedir. Aynı zamanda Olağanüstü hal altında tutuklanan Amerikan vatandaşlarının davalarına ilişkin endişemiz devam etmektedir. Amerikalı yetkililer, bu davaların tatmin edici bir şekilde çözüme ulaştırılması için Türk muhataplarıyla görüşmeyi sürdüreceklerdir."
Hürriyet 


Ankara'ya Yeni Başkan
Melih Gökçek'in istifasının ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna Sincan Belediye Başkanı Mustafa Tuna oturdu. Tuna, başkan olarak yaptığı ilk konuşmada, "Akıl bedava; benim herkesin aklına ihtiyacım var. Ortak akılla güzel hizmetlere vesile olacağız" mesajını verdi. İstişareler ve temayül yoklaması sonrası AK Parti'nin aday olarak açıkladığı Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, belediye meclisindeki seçimin ilk turunda, 136 üyenin 104'ünün oyunu alarak Ankara'nın yeni büyükşehir belediye başkanı oldu. 29 oy boş çıkarken 3 oy da geçersiz sayıldı. Seçim öncesi Mustafa Tuna'nın adaylık önergesine MHP, BBP ve 3 bağımsız üye imzalarıyla destek verdi. Mustafa Tuna teşekkür konuşmasında şunları söyledi: "Bütün kurumların, herkesin görüşleri, kanaatleri, şehrimizin daha iyi noktalara gelmesi noktasında çok önemlidir. Akıl bedava; benim herkesin aklına ihtiyacım var. Ortak akılla güzel hizmetlere vesile olacağız. Temel felsefemiz dürüst, şeffaf ve adil bir yönetim. Bu anlayışla hiç kimseye farklı muamele, hiç kimseye zulüm yok. Bu yönde de sizin desteklerinizi hep yanımda göreceğime inanıyorum." Mustafa Tuna ilk icraatının ne olacağı sorusuna ise "Birçok konuda, bir ilki yok. Hepsine beraber ortak akılla inşallah güzel çözümlere vesile olacağız" yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın da Tuna'yı telefonla arayarak tebrik ettikleri öğrenildi.
Hürriyet 

Avrupa'ya 'Popülizm' Konuşması
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Avrupa Konseyi Dünya Demokrasi Forumu'nun davetlisi olarak bugün Strasbourg'a gidecek. Günübirlik ziyarette Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ile bir araya gelecek olan Kılıçdaroğlu görüşmeye, çantasında Türkiye ile Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği ilişkilerinin yanı sıra Olağanüstü Hal'den (OHAL) kaynaklı uygulamalar, tutuklu milletvekilleri ve tutuklu gazetecilerle ilgili dosyalarla girecek. CHP Lideri, Türkiye-AB ilişkilerinin önemine değinerek, olası bir kopmanın hem Türkiye hem de AB'nin aleyhine olacağını vurgulayacak. Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı'na yürütmeyi tek başına kontrol etme imkânı verdiği yönünde eleştirilerin yer aldığı bir rapor hazırlayan Venedik Komisyonu delegasyonuyla da görüşmeler yapacak. Her yıl düzenlenen ve dünyanın farklı yerlerinden siyasetçi, gazeteci, sivil toplum örgütü temsilcileri ve akademik çevrelerden davetlilerin katılımıyla yapılan 'Dünya Demokrasi Formu' Fransa, Avrupa Konseyi ve Strasbourg Belediyesi'nce organize ediliyor. Forumda bu yıl "Avrupa'da yükselen popülizm, siyasi partilerin ve medyanın rolü" başlığı tartışılırken Kılıçdaroğlu, "Popülizm problem midir?" konulu oturuma Yeni Zelanda Başbakanı Helene Clark, Kanada Avrupa Birliği ve Almanya Büyükelçisi Stephane Dion ve Uluslararası Barış Enstitüsü Başkanı Terje Roed Larsen'le beraber katılacak.
Hürriyet 

Bin 837 Sanık Hâkim Karşısında
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimindeki eylemlere ilişkin Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen altı ayrı davada bin 837 sanık hâkim karşısına çıktı. Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonlarında, darbe girişimine ilişkin, "Genelkurmay çatı", "Akıncı Üssü", "Jandarma Okullar Komutanlığı", "Kara Harp Okulu", "Polatlı 58. Topçu Tugayı" ile "Topçu ve Füze Okul Komutanlığı" duruşmalarına devam ediliyor. Darbe gecesi Beştepe'de yaşananlara ilişkin "Jandarma Genel Komutanlığı" davası da görülmeye başlandı. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen Genelkurmay çatı davasında 221, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen Akıncı Üssü davasında 486, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen Jandarma Okullar Komutanlığı davasında 317, Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen Kara Harp Okulu davasında 239, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen Polatlı 58. Topçu Tugayı ile Topçu ve Füze Okul Komutanlığı davasında 330 sanık yargılanıyor. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülmeye başlanan Jandarma Genel Komutanlığı davasında ise 244 sanık hâkim karşısına çıktı. Böylece Sincan'daki kampüste, altı salonda görülen davalarda bazıları tutuksuz yargılananların toplam sayısı bin 837 oldu.
Milliyet 

Fetö'den Tutuklu Eski Komutan Gata'da Öldü
Manisa'da, 15 Temmuz darbe girişimine karıştığı iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklanan Manisa 1. Piyade Eğitim Tugayı eski komutanı Tuğgeneral Yavuz Ekrem Arslan, tedavi gördüğü Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde (GATA) yaşamını yitirdi. Solunum yetmezliği ve sindirim sistemi sorunu nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtilen Arslan'ın ölüm haberini sosyal medya üzerinden CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer duyurdu. Tutukluluğunun 259 gününü cezaevinde geçiren, ardından kadlrıldığı GATA'da 219 gün tedavi gören Arslan hakkındaki iddianamenin henüz hazırlanmadığını belirten CHP'li Biçer, bu durumu eleştirdi. Arslan'ın strese bağlı sindirim sistemi bozukluğu nedeniyle mide ve bağırsağının bir kısmının alındığını, 3 ay yoğun bakımda kaldığını dile getiren Biçer, "Burada önemli olan 478 gündür tutuklu bulunan birinin hâlâ iddianamesinin yazılmamasıdır. Yavuz Ekrem Arslan ne ile suçlandığını bilmeden vefat etti" dedi.
Milliyet 

İşte Türkiye'nin Yeni Opera Binası
Büyük tartışmalara, protestolara ve davalara konu olan Atatürk Kültür Merkezi'nin yenilenmesi projesi sonunda hayata geçiyor. Haliç kongre Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla tanıtımı yapılan proje tamamlandığında, dünyanın sayılı operalarından biri İstanbulluların hizmetine sunulmuş olacak. İşte projeye göre yeni AKM... Daha önce 1300 kişilik olan AKM yenilendikten sonra 2500 kişilik büyük bir opera salonuna kavuşacak. Bu büyük salon her operada olduğu gibi doğal bir akustiğe sahip olacak. Diğer konser salonları, tiyatro salonları, sinemalar, kütüphaneler, tasarım dükkanları ve bunların arasında yer alan kafeler ve restoranlar gibi ikincil mekanları, daha etkin hizmet verebilecekleri şekilde, senelerce atıl kalmış olan depo ve otopark alanında, tamamen baştan kurgulandı. Mevcut AKM'ye eklenecek yeni binada ise 800 kişilik tiyatro salonu, 1000 kişilik konferans salonu, 285 kişilik sinema, 250 kişilik oda tiyatrosu, sergi salonu, kütüphane, 885 araçlık otopark bulunuyor. Zemin ve birinci kattan fuayelerin birleşmesi vasıtasıyla birbirlerine ve nihayetinde ana binaya bağlanan alçak yapılardan oluşan bu ikincil üniteler sokak seviyesinde, kolay erişilebilir, bağımsız mekanlardan ibaret olacak. İçinden geçilen kültür merkezi sokağı boyunca, bahsedilen tüm fonksiyonlara ait mekanlar sokağın etrafında, çeşitli kotlarda konumlanacak. AKM tek bir binadan, geniş kapsamlı, büyük bir komplekse dönüşecek. Bu yeni planda, Atatürk Kitaplığı ve Teknik Üniversite'nin yer aldığı kongre vadisi yönünde ikinci bir meydan oluşacak. Yeni oluşan bu kademeli binaların üzerinde ise bir park yer alacak. AKM'nin yapımı sayesinde elde edilecek tartışmasız kültürel artı değerin yanı sıra malzeme kullanımında gösterilen özenle Türkiye menşeili tercihler yapılarak üretim ve ekonomiye katkı söz konusu olacak. Mümkün olan her uygulama için, özellikle zeminlerde, doğal malzeme kullanılacak. Binanın içi ve çevresi için sanatçılarla birlikte çalışılacak, ortaya çıkacak olan sanat eserleri de binanın önemli bir parçası olacaktır. Yenilenen Atatürk Kültür Merkezi İstanbul'un 365 gün kullanılan yeni bir kültür mekanı olacak.
Vatan 

Lise Tercihi Tutmazsa Komisyon Çözüm Bulacak
TEOG yerine gelen yeni sistemde öğrenci önce gideceği okul türünü seçecek, ardından gitmek istediği 5 okulu ismiyle tercih edecek. Eğer bu okullara yerleşemezse il ve ilçe komisyonları öğrenciyi tercihlerine en uygun liseye yerleştirecek. Liselere girişte TEOG'un yerini alacak yeni sistemin açıklanmasıyla birlikte veliler ve öğrencilerin merak ettiği bazı noktalar aydınlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkilileri adrese dayalı yerleştirmeyle ilgili sistemi şöyle anlatıyor. Sınava girmeden adrese dayalı yerleştirme ile bir liseye kaydolmak isteyen öğrenciler için MEB'in sisteminde bir tercih penceresi olacak. Öğrencinin karşısına çıkan bu pencerede okul türleri yer alacak. Öncelikle öğrenci bu pencerede gitmek istediği okul türünü seçecek. Öğrenci örneğin Anadolu lisesinde okumak istiyorsa pencerede karşısına gelen okul türlerinden Anadolu lisesini işaretleyecek. Seçimin ardından sistem aynı link üzerinden öğrencinin evine en yakın okulların isimlerini karşısına getirecek. Bu noktada tercih hakkı en fazla 5 olacak. Öğrenci karşısına gelen bu okulların arasından beşini tercih edebilecek. Ancak öğrenci beş tercih yerine 1, 2, 3 ya da 4 okul da tercih edebilecek. Öğrenci eğer tercihlerine yerleşemezse bu noktada il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonları devreye gidecek. Komisyon öğrencilere tekrar hangi okul türüne gitmek istediklerini soracak. Öğrenci bu noktada gitmek istediği okul türünü belirttikten sonra, komisyonlar öğrenciyi seçtiği okul türüne göre olabilecek en uygun liseye yerleştirecek.
Vatan 

DÜNYA
Katalan Lidere Şartlı Tahliye
İspanya'nın hakkında Avrupa genelinde tutuklama kararı çıkarttığı ayrılıkçı Katalan lider Carles Puigdemont ve beraberindeki dört eski bakan, Brüksel'de polise teslim olduktan sonra Belçika yargısı tarafından şartlı tahliye edildi. Belçika'daki iç siyaset açısından sorun olmayı sürdüren Puigdemont'un yargı süreci 17 Kasım'da başlayacak. Tahliye şartları gereği Puigdemont ve dört eski bakan, yargının onayı olmaksızın Belçika sınırları dışına çıkamayacak, sabit bir adreste ikamet edecek ve yargı ya da polis tarafından çağrıldığında davete icabet edecekler. Puigdemont'un tahliye edilmesi, 21 Aralık'ta Katalonya'da düzenlenecek seçimler için
Brüksel'den kampanya yürütebilecek olması anlamına da geliyor. Tahliye sonrasında sosyal medya mesajıyla İspanya'yı eleştiren Puigdemont, "Düşüncelerimiz demokratik normlardan uzak bir ülke tarafından adil olmayan şekilde hapsedilen çalışma arkadaşlarımızla" ifadelerini kullandı. Tahliye şartlarını yerine getirdiği sürece tutuklanma riski bulunmayan Puigdemont, 100 gün kazanmış oldu.
Hürriyet 

Suudi Krizine Farklı Yorumlar
Suudi Arabistan'da bazı prenslerin tutuklanmalarıyla başlayan olaylar ve Lübnan'daki gelişmeler, dünyanın gözünü yine Ortadoğu'ya çevirdi. Suudi Arabistan'daki gözaltı dalgası, yönetim tarafından yolsuzlukla mücadele, kamu malını koruma ve hukuk devletini güçlendirme amaçlı olarak nitelenirken, söz konusu sürecin muhalişerin tasfiyesi ve yönetimin sorunsuz şekilde Prens Selman'a intikalinin sağlanmasına yönelik bir ön hazırlık olduğu iddia ediliyor. Muhammed bin Selman'ın, ülkeyi "yeni Suudi Arabistan"a doğru taşıdığını dile getirenlere karşılık, Kraliyet Muhafızları Bakanı Prens Mutab ve Prens El Velid bin Tallal'in de arasında olduğu çok sayıda prens, bakan ve iş adamını hedef alan operasyonun, yalnızca yolsuzlukla mücadeleden ibaret olmadığını savunanlar ağırlık kazanıyor. Tutuklamaların ardından yaşanan ve bir prensin hayatını kaybettiği "şüpheli" helikopter kazası da, bu yöndeki kuşkuları yoğunlaştırdı. Yerel medyada yayınlanan haberlere göre, krallık, geniş çaplı soruşturmalar, tutuklama ve görevden almalarla, ülkeden kaçırılan veya kaçırılmak istenen paraların da peşine düştü. Yolsuzluk komisyonundan yapılan açıklamada, tespit edilen ve kanunsuz kaçırılmaya çalışılan tüm paralara el konulması yönünde adımlar atıldığı, şüpheli şirketler üzerinde de soruşturmanın derinleştirildiğini belirtildi. Komitenin yurtiçi ve yurtdışındaki mallara el koyma yetkisi, özellikle yatırımcıların "zorunlu satışlar" yaşanacağı yönünde endişelerine yol açtı. Öte yandan eski Kral Fahd'ın oğlu 44 yaşındaki Prens Abdülaziz bin Fahd'ın, kendisini tutuklamaya gelen güvenlik güçleriyle korumaları arasında çıkan çatışmada öldürüldüğü ileri sürüldü. İddiayı, ABD'de yaşayan yazar ve eski FBI Ajanı Ali H. Soufan'ın Twitter adresinden duyurdu. Saudi Oger şirketinde ortağı olduğu bilinen Prens Abdülaziz bin Fahd'ın, tam olarak nasıl öldüğü bilinmiyor. Bazı yerel haberlerde, kalp krizinden öldüğü yolunda da haberler bulunan Prensin ailesinin Riyad'ta yas tuttuğu belirtiliyor.
Milliyet 

'Akıl Sağlığı Sorunu Var'
ABD'nin Teksas eyaletinde bir kiliseye silahlı saldırı düzenleyerek 26 kişinin ölümüne neden olan saldırganın kimliği belli oldu. ABD basını, polis kaynaklarına dayandırdığı haberlerde, saldırganın beyaz ve 26 yaşındaki Devin Patrick Kelley olduğunu duyurdu. Saldırganın ABD Hava Kuwetleri'nden "eşini ve çocuğunu dövdüğü" gerekçesiyle atıldığı ortaya çıktı. Bununla birlikte Kelley'nin sosyal medya hesabında AR-15 yarı otomatik tüfeğinin fotoğrafına yer verdiği belirtildi. Teksas Valisi Gregg Abbot, daha önce yerel medyada 27 olarak verilen ölü sayısının 26
olduğunu açıklarken, ölenler arasında kilise papazının 14 yaşındaki kızının da olduğu haber verildi. ABD Başkanı Donald Trump ise, ülkede bir silahlanma sorunu değil akıl sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi. Asya gezisi kapsamında ilk durağı olan Japonya'da Başbakan Şinzo Abe ile ortak açıklama yapan Trump, Teksas saldırısından ülkedeki "silahlanma sorunu"nu değil "akıl sağlığı" sorunun sorumlu tuttu. Trump, polisin elde ettiği ilk bilgilere göre saldırganın "çok sorunlu, dengesiz biri" olduğunu söyledi. Saldırının ardından silah politikalarıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Trump, "Başka ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de pek çok akıl sağlığı sorunu var. Ama bu bir silah meselesi değil. Şükür ki silahı olan başka biri de diğer taraftan ona ateş ediyordu" diye konuştu. Buna karşın ilk belirlemeler saldırganın, aracının içinde kendi silahından çıkan bir kurşunla öldüğü yönünde.
Milliyet 

Kim'i Durdurmanın Tek Yolu İşgal
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Kuzey Kore'nin nükleer silahlanma programının tamamen ortadan kaldırılması için tek yolun bölgeyi işgal etmek olduğunu açıkladı. Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tumgeneral Michael J. Dumont, Demokrat Partili Temsilciler Meclisi Üyesi Ted Lieu'nun Kuzey Kore ile olası bir savaşın sonuçlarının ne olacağına ilişkin soru önergesine bir mektupla yanıt verdi. Dumont mektupta "Kuzey Kore'nin nükleer silahlanma programını belirlemenin ve tamamen yok etmenin tek yolu, karadan işgal" ifadelerine yer verdi. Mektupta ayrıca, Kuzey Kore'nin olası bir karadan işgale nükleer karşı saldırıyla yanıt verebileceği ancak sivil ölümlerinin sayısına ilişkin öngörüde bulunmanın çok zor olduğu belirtildi.
Vatan 

EKONOMİ
Dolar: 3,8277-3,8293
Euro: Euro 4,4465-4,4488
Sterlin: 5,0420-5,0468
Gram Altın: 157,5852-157,6695

Yerli Kömürle İthalata Son
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin kömür üretiminin artış eğiliminde olduğunu belirterek, "Bu yılki hedef 80 milyon ton. 2018 yılı sonuna doğru 100 milyonları yakalamak ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak istiyoruz. Elektrik
üretiminde ithal kömürün payını azaltacağız" dedi. Hattat ve Eren Holding arasında gerçekleştirilen "Zetes-Hattat Yerli Kömüre Dönüşüm Protokolü" imza törenine katılan Albayrak, bu protokolle sağlanan işbirliğinin Türkiye'nin yerli kaynakları inceleme stratejisi için önemli bir adım olduğunu söyledi. Albayrak, "Türkiye, 18 milyar ton kömür rezervi varken yılda 40 milyon tona yakın kömür ithal ediyorsa burada problem var" diye konuştu.
Posta 

Ette 'Ucuzluk Rekabeti' Başladı
Hükümet, enflasyonu artıran nedenlerden biri olan gıda fiyatını düşürmek için aldığı tedbirlere, geçen hafta 'ucuz et' uygulamasını eklemişti. Kıymanın kilogramını 29 lira ve kuşbaşı etin kilogramını da 31 liradan satmayı taahhüt eden ve bütün illerde satış noktası bulunan zincir marketlere, Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) dana karkas et satacağı açıklanmıştı. Uygulama için 1 Kasım'da 8 firma başvurdu. ESK, değerlendirmesi sonucunda, belirlenen kriterlere uygun olduğu tespit edilen A101 ve BİM ile sözleşme imzaladı. Bu marketlerde et satışı başladı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, ESK'nın aracılığıyla iki markette başlanan uygun fiyattan et satışını, piyasa oturana kadar sürdüreceklerini söyledi. Ahmet Eşref Fakıbaba, "Kasabı, üreticiyi rahatsız etmeden sürdüreceğiz. Gerekirse bu iki markete verdiğimiz aylık 6 ton eti, 10 tona çıkaracağız" dedi. Bu arada Migros da 'ucuz et' kampanyası başlattı. Migros kampanya süresince, tıpkı ESK'nın et verdiği marketler gibi yarım kilo kutuda 14.5 liradan kıyma ve 15.5 liradan kuşbaşı satacak.
Posta 

Çifte Müdahale
Merkez Bankası 3.89 lirayı aşan dolar kuruna iki koldan müdahale etti. Merkez Bankası öncelikle bankaların TL mevduatlarına karşılık tutmak zorunda oldukları dolar miktarını belirleyen zorunlu karşılık oranlarında 5 puanlık indirim yaptı. Bu sayede piyasadan 5.3 milyar lira çekip, 1.4 milyar dolar vermiş oldu. Ayrıca, reeskont kredisi geri ödemesi olan ihracatçılar için dolar kurunu 3.70 lirada sabitledi. 1 Şubat 2018'e kadar ihracatçıların 5 milyar dolarlık geri ödemesi bulunuyordu. Bu iki hamlesiyle dün sabah 3.88 lira seviyelerinden güne başlayan dolarda 4 kuruşluk bir düşüş oldu ve 3.84 lira seviyeleri görüldü. Dün akşam saatlerinde ABD'nin sınırlı vize başvurularını kabul etmeye başladığı haberleriyle beraber bankalararası piyasada dolarda son işlemler 3.8454 liradan yapıldı. Merkez Bankası dün ilk adım olarak reeskont kredilerine yönelik aldığı kararı açıkladı. Merkez'in açıklamasına göre, 1 Şubat 2018'e kadar vadesi dolacak olan ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinin geri ödemesinin, kredinin vadesinde ödenmesi halinde, banka tarafından açıklanan kur seviyesinden Türk Lirası cinsinden yapılabilmesi imkanı getirildi. Buna göre, geri ödemelerde dolar için 3.70, Euro için 4.30, sterlin için 4.80 seviyesinden geri ödeme tutarı hesaplanacak. Kredi kullandırım tarihindeki işlem kurunun, belirtilen seviyelerden yüksek olması halinde ise kullandırım tarihindeki işlem kuru esas alınacak. Merkez yetkilileri, reeskont kredilerinin TL verilip döviz olarak geri ödendiğini belirterek, 1 Şubat'a kadar vadesi dolacak 5 milyar dolarlık geri ödemenin olduğunu söylediler. Alınan kararla da Merkez Bankası'nın "siz bize döviz değil TL ödeyin, geri öderken de kur sabit olsun" dediğini, böylece reeskont kredileri geri ödenirken oluşabilecek döviz talebinin engellendiğini, borçlunun elinde döviz varsa da avantajlı kurdan ödeme yapmak için dövizini bozduracağını anlattılar. Yetkililer böylece döviz piyasasının rahatlayacağını ifade ettiler. Merkez Bankası, ikinci adım olarak da fiyat istikrarına ve finansal istikrara destek sağlanması amacıyla rezerv opsiyon mekanizması kapsamında döviz imkanına ilişkin üst sınır ile dilim aralıklarında değişiklik yaptı. Rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkan oranı üst sınırını yüzde 60'tan yüzde 55'e düşürülürken tüm dilim aralıkları 5'er puan aşağı çekildi. Bu önlemle piyasadan 5.3 milyar lira likidite çekilirken yaklaşık 1.4 milyar dolar tutarında dövizin bankaların kullanımına geçeceği belirtildi.
Hürriyet 

Yeraltında Direniş
Zonguldak Ereğli'de, Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) bağlı çalışan maden işçileri, kurumun özelleştirilmesinin önünü açan torba yasa tasarısını protesto için 'Maden ocağından çıkmama' eylemi başlattı. Armutçuk Müessese Müdürlüğü'nde ve Üzülmez Müessese Müdürlüğü'nde çalışan işçilerin yerin 170 metre altındaki eylemi önce gece vardiyası ile başladı, ardından gündüz vardiyası da destek verdi. İki işletmedeki 410 işçi ocaklarında bekliyorlar. Ayrıca Bartın'ın Amasra ilçesinde bulunan TTK Amasra Müessese Müdürlüğü maden ocağında gece 24.00-08.00, 08.00-16.00 vardiyalarındaki toplam 237 işçi eyleme katıldı. Yerin 250 metre altındaki madencilerden 2'si, akşam saatlerinde rahatsızlanmaları üzerine ocaktan çıkarıldı. İşçiler, işyeri hekimi tarafından tedavi edildi. Bu arada Bartın Valiliği kararıyla, 16.00-24.00 vardiyası için ocağa gelen işçilerin yer altına inerek eyleme katılmalarına, güvenlik gerekçesiyle izin verilmedi. Polis ekipleri maden ocağı önünde önlem aldı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen torba yasanın, 'TTK ile Türkiye Kömür İşletmeleri, uhdelerindeki maden ruhsat sahalarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkilidir' şeklindeki 58'inci maddesine karşı madenciler eylem başlattı. Kuruma bağlı müessese müdürlüklerine ait maden ocaklarında gece 24.00-08.00 vardiyasında işçiler, mesaileri bitmesine rağmen yer üstüne çıkmadı. Gündüz 08.00-16.00 vardiyasındaki madencilerin de bir kısmı yerin altına inerken bir kısmı da ocak üstünde eyleme katıldı. Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Armutçuk Şube Başkanı Ali Eşitmez, işçilerin kendi inisiyatifleriyle eyleme başladığını belirterek, şöyle konuştu: "Gece vardiyasındaki arkadaşlarımız maddenin bu hafta içerisinde Meclis'e geleceğini, geç kalmak istemediklerini, ocaktan çıkmadıklarını ifade ettiler. Bizler de kendilerine bu işi diyalog ile masa başında çözmek istediğimizi söyledik. Bugün (dün), genel merkez önünde buluşacaktık. Çarşamba günü Meclis'te tüm muhalefet milletvekilleri ve Zonguldak'taki sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bir basın açıklaması yapacağımızı duyurmuştuk. Fakat madenci arkadaşlarımız, hükümetin bunu alelacele gecenin bir vakti geçirebileceği endişesi ile kendilerini yer altına kilitlediler. Şu anda, gece vardiyasında görev yapan 160 arkadaşımız, yeraltında. Gündüz vardiyasındaki arkadaşlarımızın da yarısı onlara destek vermek için yer altına indiler. Sendika olarak arkadaşlarımızın aldığı kararın arkasındayız. Bu madde, Meclis'ten geri çekilinceye kadar arkadaşlarımız dışarıya çıkmayacaklarını söylüyorlar."
Hürriyet 

İhracatçı Sevindi
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 1 Şubat 2018'e kadar vadesi dolacak olan ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinin, kredinin vadesinde ödenmesi halinde dolar için 3.7, euro için 4.3 ve İngiliz sterlini için 4.8 kuru kullanılarak Türk lirası olarak yapılabilmesine olanak tanınmasının ihracatçıları oldukça mutlu ettiğini bildirdi. Büyükekşi, TİM olarak her çeyrekte İhracatçı Eğilim Anketi'ni açıkladıklarını, bu anketlerde, ihracatçıların karşılaştıkları sorunların başında kur riskinin geldiğini belirterek, şunları kaydetti: "Özellikle son dönemlerde, piyasada sağlıksız fiyat oluşumlarına şahit oluyoruz. Bu da ihracatçılarımızı kur riskine karşı daha hassas hale getiriyor. Bugün Merkez Bankası tarafından alınan karar ihracatçılar olarak bizleri oldukça mutlu etti. Bu uygulamayı hayata geçiren Merkez Bankası'na ve ayrıca bizleri bu hususta her daim dinleyip çözüm bulmaya çalışan hükümetimize 67 bin ihracatçımız adına teşekkür ederim."
Milliyet 

44 Milyar Lirayı İnternetten Ödedik
Türkiye'de internetten gerçekleştirilen kartlı ödeme tutarı, 2011 yılında 18.7 milyar lira iken 2016'da 68.4 milyar liraya çıktı. Bu yılın ilk yarısında söz konusu tutar 44.4 milyar lira olarak gerçekleşti. Türkiye'de, 2011 yılında yüzde 8.4 olan internetten alışveriş yapanların oranının bu yıl yüzde 24.9'a ulaşması bekleniyor. Turizm potansiyelinin yanı sıra alışveriş ve moda merkezlerinin artması da yurt içi ticareti olumlu etkiledi. 2005-2016 döneminde toptan ve perakende ticaret sektöründe 7.3 milyar dolar, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde 750 milyon dolarlık uluslararası doğrudan yatırım gerçekleştirildi. Gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 3.2 büyüdüğü 2016'da toptan ve perakende ticaret yüzde 2.5 büyümeyle GSYH içinde yüzde 11.4 paya sahip oldu. Haziran 2017 itibarıyla toptan ve perakende ticarette 4 milyon, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde 1.5 milyon kişi istihdam edildi. Toplam istihdamda, toptan ve perakende ticaretin payı yüzde 14.3, konaklama ve yiyecek hizmetlerinin payı yüzde 5.4 olarak belirlendi. Programa göre, Türkiye'nin ticaretin en kolay ve güvenli yapıldığı dünyanın önemli ticaret merkezlerinden biri olması hedefi kapsamında, alışveriş turizminde ülke potansiyeli değerlendirilecek, moda ve alışveriş merkezleri geliştirilecek. Ticareti kolaylaştırmaya ve güven ortamını tesis etmeye yönelik uygulamalar sürdürülecek.
Vatan 

S&P: Türkiye En Kırılgan 5'ten Biri
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, "Yeni Kırılgan Beş" raporunu yayımladı. Kuruluş en kırılgan 5 ülke olarak, Türkiye, Arjantin, Pakistan, Mısır ve Katar'ı işaret etti. S&P'nin yayımladığı rapora göre, Türkiye yeni kırılgan 5'li içerisindeki en kırılgan ülke olarak yer aldı. Raporda, "Bu 5 ülkede büyük cari işlemler açıkları, ulusal yatırımları karşılamak için yetersiz tasarruf oranı ortaya koyuyorlar" denildi. "Bizim görüşümüze göre bu ülkeler, global finansal şartlar er ya da geç sıkılaştığında en fazla risk altında olabilecek ülkeler" ifadelerini kullanan S&P, Tayland, Çin, Rusya, Suudi Arabistan ve Malezya'nın en dirençli, esnek ekonomiler olarak ortaya çıktıklarını kaydetti.
Vatan 

SPOR
Her Yerde Aslan
İgor Tudor yönetimindeki Galatasaray, Süper Lig'de fırtına gibi esiyor. Yenilenen kadrosuyla sezona müthiş bir giriş yapan Sarı-Kırmızılılar'ın ilk haftada oturduğu liderlik koltuğunu rakiplerine kaptırmaya niyeti yok. Cim Bom ligde puan, galibiyet, gol atma, topa sahip olma (yüzde 60), isabetli şut (5.5), pas yüzdesi (yüzde 83.6) istatistiklerinde zirvede bulunurken, en az mağlup olan ve gol yiyen takım unvanını taşıyor. Galatasaray'da Bafetimbi Gomis 11 golle krallık yarışında zirveyi Göztepeli Jahovic ile paylaşırken, 6 gollü Tolga en golcü orta saha, 4 gollü Maicon da en golcü savunma oyuncusu konumunda. Galatasaray, Süper Lig'in geride kalan bölümünde en çok puan kazanan takım olma başarısı gösterdi. Ligde 26 puan toplayan Sarı-Kırmızılı takım aynı zamanda, son 12 sezondaki en başarılı performansını sergiledi. Galatasaray'ı 23 puanı olan Medipol Başakşehir ile 21 puanı bulunan Beşiktaş takip ediyor. Sarı-Kırmızılılar, Süper Lig'de en çok maç kazanan ve en az maç yitiren ekip unvanına sahip. 8 galibiyetle ilk basamakta bulunan Galatasaray'ı, 7 maçını kazanan Başakşehir ile altışar galibiyeti olan Beşiktaş ve Sivas izliyor. Ligde sadece bir kez yenilen Aslan'ı, bu istatistikte de ikişer yenilgiyle Başakşehir, Beşiktaş, Kayseri ve Fenerbahçe takip ediyor. Süper Lig'in en skorer takımı konumunda bulunan Galatasaray, aynı zamanda en az gol yiyen ekip olarak da öne çıkıyor. 26 kez ağları havalandıran Cim Bom'un ardından, 24 golle Alanyaspor ile 22'şer golle Bursa ve Göztepe geliyor. 9 gol yiyen Galatasaray'ı, en az gol yiyen takımlar sıralamasında 12 golle Beşiktaş, 13'er golle de Başakşehir ve Kayserispor izliyor.
Posta 

Türkiye'de Oyuncu Yok
Milli Takım Teknik Direktörü Mircea Lucescu, "Türkiye'de para var, İtalya'daki gibi statlar var ama İtalya'daki gibi oyuncular yok" dedi. İtalyan La Gazzetta dello Sport gazetesine demeç veren Rumen çalıştırıcı, Cengiz Ünder, Emre Mor ve Enes Ünal'ı örnek göstererek, "Çok genç
yaşta yurt dışına gidiyorlar. Hazır olmadıkları için forma giyemiyorlar ve hayal kırıklığı yaşıyorlar" dedi. 72 yaşındaki teknik adam Lucescu, Türkiye'deki yabancı sayısının fazla olması nedeniyle milli takıma çağıracak oyuncu bulamadığını, sayının düşürülmesi için çalışmalar yapıldığını belirterek şunları söyledi: "Bazı kulüpler 11 yabancı ile sahaya çıkıyor. Ben kulübünde oynamayan futbolcuyu (Fener'de sol bekte çoğunlukla 11'de olan Hasan Ali'yi çağırmadı, yedek kulübesindeki İsmail'i kadroya aldı) nasıl çağırayım! İtalyancam iyi ancak Türkçe öğrenmek istemiyorum. Türkçe konuştuğumu, anladığımı bilseler 40 muhabir peşime düşer, beni yaşatmazlar."
Posta 

'Elemelerde Biz Yokuz'
Fenerbahçe Doğuş'un Turk oyuncuları, Melih Mahmutoğlu, Sinan Guler, Barış Hersek, Ali Muhammed ve Egehan Arna, Euroleague takvimlerinin çakışması nedeniyle 2019 Dünya Kupası Eleme maçlarında ayyıldızlı formayı giymeyeceklerini açıkladı. Oyuncuların kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Bilinmesini isteriz ki; Milli Takım formasını giymek, bizler için gurur ve mutluluk kaynağıdır. Ancak FIBA tarafından yapılan takvim düzenlemesi, fedakârlıklarla kurulmuş ve Avrupa'da başarıya ulaşmayı hedefleyen kulübümüzü zor durumda bırakacaktır. Her ne kadar Milli Takım forması giyebilmek, biz sporcular için gurur verici bir görev olsa da, sezon içerisinde kulübümüze karşı olan yükümlülüklerimizi yerine getirmek de vazgeçilmez bir sorumluluktur." Açıklama şöyle devam etti: "Milli Takım turnuvaları bizim için, önem taşımayı sürdürecektir. Lakin bu mücadelelerin, NBA'de ve Euroleague'de forma giyen oyunculardan yoksun olacak şekilde yapılmasına neden olan değişiklik, oyuncuların görüşleri dikkate alınarak tekrar gözden geçirilmelidir. Fenerbahçe Doğuş oyuncuları olarak, ülke basketboluna hem Milli Takımımızın hem de kulübümüzün formasıyla en iyi şekilde hizmet etmek en büyük arzumuzdur. Ancak yukarıda bahsettiğimiz gibi, Milli Takım ve Euroleague maç tarihlerinin çakışmasına neden olan takvimden ötürü, 2019 Dunya Kupası Eleme maçlarında olmayacağımızı belirtmek isteriz."
Milliyet 

Cehennem Daha Donmadı
Zirveye yaklaşma hesapları yapılırken iki haftadır engellenemeyen son dakika golleriyle şampiyonluk trenini kaçıran F.Bahçe'de hareketli saatler yaşanıyor. Teknik direktör Aykut Kocaman, 1-1 sona eren Osmanlıspor karşılaşmasının ardından düzenlediği basın toplantısında istifa sinyali vermişti. Ancak duruma sarı-lacivertlilerin başkanı Aziz Yıldırım el koydu. İLK önce arkadaşlarıyla yaptığı durum değerlendirmesinde sezon ortasında yaşanacak teknik direktör değişikliğinin kendilerine bir şey kazandırmayacağı vurgulayan başkan, "Aykut hocayı bir şekilde kalmaya ikna edeceğim. İstifa etmemesi için elimden geleni yapacağım" ifadelerini kullandı. F.Bahçe Başkanı Yıldırım daha sonra da yakınları aracılığıyla Aykut Kocaman'a ulaştı. Sarı-lacivertlilerin 1 numarası, Kocaman'ı, "Hepimiz zor günler geçiriyoruz. İstediğimiz skorları alamadık ama bunu düzeltecek olan yine sensin. Biz sana güvendik ve inandık. Sen bu güveni devam ettir. Hepimiz üzgünüz ama futbolda duygusallığı yer yok. Bu takımın sana ihtiyacı var. Kötü günleri atlatacağız. Gel takımın başında ol" sözleriyle ikna etti. BU sözlerin üzerine Kocaman çok direndi. Fakat Yıldırım'ın ısrarcı tavrı üzerine 52 yaşındaki teknik adam, "Ben her şeyden önce F.Bahçeli'yim. Son 2 haftada alınan skorlara çok üzüldüm ve çareyi böyle bir açıklama yapmakta buldum" dedi. Kocaman'ın bugün 16.00'da Samandıra'da yapılacak idmanda da takımın başında olacağı öğrenildi.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme