8 Kasım 2017 Çarşamba

08.11.2017 Genel Gündem

08.11.2017 Çarşamba
TÜRKİYE
Diyorlar Ki 'Bilmiyorduk' Hepsi Hikaye 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, FETÖ ile mücadele konusunda sert mesajlar vererek, "Hepsini bilerek yaptınız. Şimdi 'Bizim taksiratımız yoktu' diye ağlıyorsunuz. Kusura bakmayın, atı alan Üsküdar'ı geçti. Akıllı olanlar Türkiye'yi terk etti, aklı yetmeyenler burada tuzağa düştü. Diyorlar ki 'Bilmiyorduk', hepsi hikâye" dedi. Erdoğan, partisinin dünkü Meclis grubunda şunları söyledi: "15 Temmuz darbe girişimi, bu teşhisin ne kadar doğru, bu ihanet çetesinin başının ezilmesinin ne kadar gerekli olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koydu. Bizler, 'Çocuklarınızı bunların okullarından alın' diye meydanlarda haykırdığımız zaman boşuna haykırmadık. 'Sakın ha bunların bankasına paralarınızı yatırmayın, varsa paralarınızı çekin, alın' dediğimiz zaman boşuna bunları haykırmadık. Yapılan uyarıları dikkate almayanlar, şimdi bilerek yapmadıklarını söylüyor. O zaman onların bankalarından veya bankasından parasını çekip almayanlar; şimdi yanımıza gelip 'Biz bunları bilerek yapmadık'... Neyi bilerek yapmadın ya? Hepsini bilerek yaptınız. Arabanızı, dairenizi sattınız gittiniz oraya yatırdınız. Şimdi 'Bizim taksiratımız yoktu' diye ağlıyorsunuz. Kusura bakmayın, atı alan Üsküdar'ı geçti. Bunların hepsi biliniyor. Akıllı olanlar Türkiye'yi terk etti, gitti. Maalesef aklı yetmeyenler burada tuzağa düştü. Bütün bunları söylemiş olmanın da rahatlığı içindeyiz. Çünkü söyledik. Diyorlar ki 'Bilmiyorduk, onun için gönderdik'. Yok şuydu, yok buydu. Hepsi hikâye. Ve neyi, nasıl götürdükleri, silahlı kuvvetlerimizde, polisimizde nasıl örgütlendikleri, bütün devletin kurumlarına nasıl sızdıkları; bütün bunların hepsi ortada. Şimdi ise artık tamamen temizlenme, toparlanma döneminin içindeyiz. Yargı ile birlikte hukukun kuralları neyi gerektiriyorsa, bunu sonuna kadar yapıp yolumuza devam edeceğiz. Özellikle de bu devlet mekanizmasını bunlardan arındıracağız, temizleyeceğiz.
Hürriyet


Yıldırım'a Off-Shore Çağrısı 'Meclis Araştırsın' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım'ın çocukları ve yakınlarının Malta'da off-shore şirketleri olduğuna dair haberler üzerine yaptığı "Her türlü soruşturma yapılabilir. Özellikle de istiyorum" açıklamasına yanıt verirken "Umuyorum Sayın Başbakan sözünün arkasında durur" dedi. Kılıçdaroğlu, dün CHP grubunda özetle şunları söyledi: Herkesin gözü önünde iki gazimizi darp edebiliyorlar. Cesareti kimden alıyorlar? Bu ülkede rahatlıkla geziyorsan o gazilerin sayesindedir. Onlara kalkan her el millete kalkmıştır. Havuz medyasından bir köşe yazarı, gazilere 'şaklaban' diyecek kadar aklını yitirmiş. Aslında kendisi bir şaklaban. Daha ağırını konuşacağım ama millete karşı ayıp olur. O gazetenin sahipleri ne yapacak? Sen bu kelimeyi kullanamazsın diye kapının önüne mi koyacaklar? Bir şaklaban bir gazetede yazı yazamaz. Merak ediyorum, iktidar kanadı, Başbakan, AK Parti Genel Başkanı ne yapacak? Gazilere sahip mi çıkacaklar yoksa şehitlere 'kelle' dedikleri gibi aynı tavrı sergileyecekler mi? Dedik ki, 17 ay beklemeyelim, erken seçime gidelim, yerel yönetimlerde. Kaçtılar. Şimdi teklifi biraz daha yumuşatıyorum, kaçmasın diye. Gel, istifa eden ve görevden alınan belediye başkanları için erken seçim yapalım. Niçin kaçıyorsun? Ne diyorlar, 'Ey vatandaş vergini öde, yastık altındaki altınları çıkar, dövizini bozdur'. Bir şey istiyorsan önce kendin yapacaksın. Sen ödemiyorsun, şirketi niye Malta'da kuruyorsun, vergi cennetlerine kuruyorsun? Vatandaşa 'vergini öde' diyorsun ama sen başka yere götürüyorsun. Gün içinde 494 çeşit vergi ödüyor vatandaş. Bu Ankara'daki beyler vergi ödememek için şirketlerini götürüp vergi cennetlerinde kuruyor. Vatandaşa vergi ödet, sen vergi ödeme ve Türkiye'yi yönet. Başbakan, 'çocuklarım dahil herkesin hesabı incelensin' diyor. Sayın Yıldırım'a içten teşekkürlerimi sunuyorum. Arkadaşlarım vergi cennetinde kimin ne kadar parası var, kimin ne kadar şirketi var, ortaya çıksın diye Meclis'e araştırma önergesi verecekler. Umuyorum Sayın Başbakan, verdiği sözünün arkasında durur ve hep birlikte aydınlatmış oluruz."
Hürriyet

Atatürk'e Saldırmak Vatan Hainliğidir 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin dünkü grup toplantısında Atatürk'e ve gazilere yapılan saldırılara sert tepki gösterdi: "Son yıllarda, aziz Atatürk'ün özel hayatını kurcalayarak ahlaksız sorgu ve yargılamalara teşebbüs edenlerin bayağı tavır ve ayağa düşmüş zihniyetleri dikkat çekicidir. Atatürk düşmanlığına heves edenler, Sakarya'da Türk'ün süngüsüyle kalan tek dişleri de sökülmüş işgalcilerin bu çağdaki mirasçılarıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ne dil uzatmak, aziz Atatürk'e bühtanla saldırmak tarihe, ecdada, millete, mukadderata, muhteşem Türk asırlarına husumet ve hazımsızlıktır ki, bunun adı tam anlamıyla vatan hainliğidir. Gazilerimiz 6 gözü dönmüş alçak tarafından darp edilmişlerdir. Bu olayı lanetliyor, saldırgan suçluların savunmasız gazilerimize vurmanın ne demek olduğunu, bunun sonuçlarının neler olacağını burunlarından fitil fitil gelesiye kadar yaşayıp görmelerini tez elden bekliyorum. Bu iğrenç mahluklar doğduklarına pişman edilmeli, acımasız şekilde cezalandırılmalıdır."
Hürriyet

Hukuk Devleti İlkelerine Uymaz 
Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye ile ABD arasındaki vize işlemlerinin sınırlı ölçüde alınmaya başlanması konusunda ABD'nin "Türk hükümetinden yerel çalışanlarımızın tutuklanmayacakları güvencesi alınmıştır" açıklamasının gerçek olmadığını söyledi. Yıldırım, "İki ülke arasında özellikle bazı yargılamalar, bazı tutuklama işlemleri var. Her iki ülkede de hukuk devleti kurallarına göre işlem ifa edilmektedir. O bakımdan ABD'ye güvence vermek veya onların bize güvence vermesini istemek gibi bir müzakere, hukuk devlet ilkelerine uymaz" açıklamasında bulundu. Dün ABD'ye hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulunan Yıldırım, şunları kaydetti: ABD'de gerek kongre mensupları, gerekse oradaki yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarıyla Türkiye- ABD ilişkileri konusunda temaslarda bulunacağız. ABD Başkanı Donald Trump'ın Uzakdoğu ziyaretinde olmasından dolayı ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile 'başkan vekili' olarak görüşeceğiz. Özellikle Türkiye-ABD arasındaki Suriye, Irak meseleleri, FETÖ konusundaki ABD ile ilgili taleplerimiz ve bu konuda bundan sonraki aşama, kapsamlı bir şekilde dile getirilecek. Ayrıca PYD/YPG ve DEAŞ ile mücadele konusunda da aramızda mevcut olan bazı sorunları açıklıkla ele almayı hedeşiyoruz. ABD ile Türkiye arasında bir süre önce askıya alınan vize işlemlerinin ziyaret öncesinde sınırlı da olsa başlamış olması olumlu bir adım olarak mütalaa edilebilir. Ümit ederim ki her iki ülkenin menfaati ve beklentileri açısından verimli bir ziyaret gerçekleştirmiş oluruz.
Milliyet

Komutan Cephede: Lamı Cimi Yok Pkk Bitecek 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar; kuwet komutanlarıyla birlikte bir hafta süreyle Hatay'dan Hakkâri'ye uzanan hatta terör örgütü PKK'ya karşı ön safta mücadele yürüten askeri birlikleri denetledi. El yapımı patlayıcı ile tuzaklanmış tepelere çıkan, geceyi Dağlıca üssünde geçiren Akkar; askerlere "Büyük kahramanlıklar yapıyorsunuz. Bunun lamı cimi yok PKK bitecek" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Akar'ın telefonundan askerlere, "Bütün arkadaşlara selamlar. Allah yar ve yardımcınız olsun. İnşallah neticesi de güzel olur" diye seslendi. Türk Silahlı Kuwetleri, terör örgütü PKK ve Suriye'deki uzantısı YPG'ye karşı yürütülen operasyonların şiddetini artırmaya yöneldi. Genelkurmay Başkanı Akar, kuwet komutanlarıyla birlikte bir hafta süreyle terörle mücadele yürüten askeri birlikleri yerinde denetledi. Akar, denetimlerine 31 Ekim'de Diyarbakır'dan başladı. Akar'a, Kara Kuwetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Hava Kuwetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz eşlik etti. Akar, Diyarbakır'dan sonra 1 Kasım'da Hatay'a gitti. Akar, burada özellikle İdlib harekatını yürüten askeri birliklerde inceleme ve denetlemede bulundu. Akar'ın, bölgedeki birlik komutanlarıyla düzenlediği toplantıda, Suriye'nin İdlib bölgesine yapılan intikaller ayrıntılı olarak ele alındı. Akar, 3 Kasım'da ise terörle mücadelenin yürütüldüğü Elazığ ve Tunceli'deki birliklerde denetleme ve incelemelerde bulundu. Bu denetlemede, kara ve hava kuwetleri komutanlarının yanı sıra Deniz Kuwetleri Komutanı Koramiral Adnan Özbal da yer aldı. Akar, 4 ve 5 Kasım'da ise Hakkâri'ye giderek askeri birlikleri denetledi. Genelkurmay Başkanlığı, Akar'ın ziyaretine ilişkin video görüntüsünü dün paylaştı. Buna göre Akar, geçen hafta çıkan çatışmada şehit olan güvenlik korucuları Osman Yeşil ve Alaattin Tekin'in Toklu köyündeki taziye evini ziyaret etti. Akar, taziye evindeki vatandaşlara seslenirken, "Arkadaşlar bu terör bitecek. PKK bitecek. Bunun lamı cimi yok bitecek. Türkiye Cumhuriyeti devleti, terörü bitirmeye askeriyle siviliyle kararlıdır" diye konuştu. Akar, İkiyakalar Göller Başı Üs Bölgesi'nde görev yapan askerleri ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonla konuştu. Akar, Erdoğan'a, "Arkadaşlar sizi dinliyor efendim" dedikten sonra telefonun sesini dışarı verdi. Erdoğan, Akar'ın telefonundan askerlere, "Bütün arkadaşlara selamlar. Allah yar ve yardımcınız olsun. İnşallah neticesi de güzel olur" diye seslendi.
Milliyet

İstinafa İade: Sen Yargıla 
CHP'li Enis Berberoğlu hakkında 25 yıl hapis cezası veren ilk derece mahkemesi, istinaf mahkemesinin buna ilişkin bozma kararını usul ve yasaya aykırı bularak, dosyayı iade etti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin verdiği bozma kararıyla ilgili incelemesini tamamladı. Mahkeme heyeti kararında, CMK'ya göre, istinafın başvurularla ilgili dört şekilde karar verebileceği anlatıldı: 1. Esastan ret, 2. Düzeltme, 3. Hükmün bozulması, 4. Yeniden görülme. Kararda, yetkisizlik veya ret kararı vermediği takdirde işin esasına geçebileceği anlatıldı. Bölge Adliye Mahkemesi'nin, ilk derece mahkemesinin kararını sadece sınırlı olarak CMK'de belirtilen hallere göre bozup gönderebileceği hatırlatılarak, şunlar kaydedildi: Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını esastan inceleyerek, delil tartışmasına girmiş ve sübut meselesinde sıkıntı olduğunu, delillerin irdelenmesinde ve takdirinde yanlış sonuca ulaşıldığını düşünüyorsa ve delillerin eksik olduğu kanaatindeyse, esasa yönelik eksikliklerin olduğu tespitini yapmışsa, eylemin hukuki nitelendirmesinde hata olduğunu düşünüyorsa, CMK'nın 280. maddesi uyarınca bizatihi davayı görmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yargılamayı bizatihi yapması gerekirken, söz konusu eksiklikleri CMK'nın 289. maddesi kapsamına sokarak kararı bozarak, mahkememize göndermiştir. Adeta kendini yüce Yargıtay'ın yerine koyarak esastan bozma yapmış, mahkememizin bağımsızlığına, karar verme özgürlüğüne müdahale etmiştir. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, istinafın yetki ve görevini bu şekilde kendilerine devretmesinin de usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, bu nedenle bir işlem yapamayacaklarını anlatarak, dosyayı istinafa, yani İstanbul Bölge Adilye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne iade etti.
Vatan

İstanbul 370 Eğitim Bölgesine Ayrılacak 
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, geçtiğimiz günlerde açıkladığı yeni TEOG sisteminde 1.2 milyon öğrenciden yaklaşık 100 bininin sınavla liseye yerleştirileceğini geri kalan 1.1 milyon öğrencinin ise mahallesindeki okula kaydedileceğini söylemişti. Sınavsız yerleştirme için de nüfusu 30 binden az olan il ve ilçelerde eğitim bölgeleri oluşturulacak, öğrenci önüne gelen 5 tercihten birini seçerek okul notlarına göre yerleştirilecek. Bu kritere göre İstanbul'u ele aldığımızda 39 ilçeden 21'inde nüfus 360 binin üzerinde olduğu ve İstanbul'da 370 eğitim bölgesinin kurulması gerektiği ortaya çıkıyor. Eğitim bölgeleriyle ilgili şu anda geçerli olan yönergenin yeterli olmadığını ve güncellenmesi gerektiğini söyleyen Eğitimci Alaattin Dinçer ise şunları söyledi: Bu yönergeye göre bir bölgeye düşen okul sayısı çok sınırlı olabilir. Okul çeşitliliği çok az olabilir. Öğrencilerin okul başarı puanlarına bakacağız, kontenjan dolarsa ona göre bir ayarlama yapılacağı yönünde açıklama var. Ancak bu açık liseye gidecek öğrenci sayısını arttırır. Eğer öğrenci yerleşemezse açık liseye yönelecek. 25 tercih yapıldığı halde bu yıl 106 bin kişi açıköğretime kayıt oldu. 5 tercihe düşünce bu sayının artacağını düşünüyorum. Burada yapılacak olan eğitim bölgelerindeki 30 bin nüfus oranının arttırılması ve ir bölgeye düşen okul çeşitlerinin de çoğaltılması gerekiyor.
Vatan

DÜNYA
Referandumdan Pişman Değilmiş 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki başkanlık görevinden ayrıldıktan sonra ilk kez verdiği röportajda Mesud Barzani, bağımsızlık mücadelesine destek vermediği gerekçesiyle ABD ile ilişkilerin yeniden ele alındığını söyledi. 71 yaşındaki politikacı, Irak ile yaşanan kriz ve Kerkük'ün kaybı ve istifa etmek zorunda kalmasına rağmen referandumu yapmış olmaktan pişmanlık duymadığını söyledi. Amerikan NPR radyosundan Jane Arraf'a konuşan Barzani, Irak ordusunun ABD'nin verdiği tanklar ve Şii milislerin desteğinde Kerkük'e yürüdüğüne işaret edilmesi üzerine ABD'nin hiçbir şey yapmamasından şoke olduklarını kaydetti. Barzani, "ABD'nin IŞİD ile mücadele için verdiği Abram tankları ve Amerikan silahlarını kullanıyorlardı. Ancak bunu insanlara karşı kullandılar, ABD sessiz kaldı" dedi. Arraf'a göre Barzani şimdi Rusların daha iyi müttefik olabileceğini düşünüyor. Arraf, krizin ardından IKBY'nin 2003 sınırlarına geri döndüğünü belirtirken "Maaşları ödemek için para yok, ışıkları yakmak için bile yok. Ancak Barzani pişman değil. (Referandumun) Denemeye değer olduğunu açık bir şekilde hissettiriyor" yorumunda bulunuyor. Barzani ise "Sonuçtan çok gurur duyuyorum. Kürdistan halkına seçim yapma fırsatı verdiğimiz için çok gurur duyuyorum. Bu konuda pişman değilim" diyor. Sunucu Arraf'a göre Barzani bağımsızlık için mücadele etmeye devam edeceklerini söylüyor.
Hürriyet

Ortadoğu'da Yeni Satranç 
Suudi Arabistan'da, ülkede muhalif olabilecek ve nüfuz sahibi kişilere yönelik yolsuzluk operasyonu devam ederken, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'dan İran'a yönelik sert açıklamalar geldi. Suudi Arabistan Savunma Bakanı ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, İran'ın Yemen'deki Husilere füze sağlamasının "doğrudan askeri bir saldırı" sayılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın haberine göre, Veliaht Prens Bin Selman, İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ile telefon görüşmesinde "İran rejiminin kendisine bağlı Husi milislere füze tedarik etmesi doğrudan askeri bir saldırı sayılır. Hatta krallığa karşı bir savaş hareketi olarak düşünülebilir" ifadelerini kullandı. Husilerden dün yapılan açıklamada ise Suudi Arabistan ve BAE topraklarının hedef alınacağı bildirildi. Suudilerin, Veliaht Prens önderliğinde İran'a karşı giderek daha sert bir tutum içine girmesinin, ülke içinde gerçekleştirilen operasyonla bağlantılı olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor. 32 yaşındaki Veliaht Prens'in önderliğindeki hareket, bir yolsuzluk operasyonu olması nedeniyle halk arasında da büyük destek buldu. Öte yandan Selman'ın reformcu bir lider imajı çizmesi de, hem büyük çoğunluğu genç olan Suudi halkı içinde hem de krallığın yurtdışındaki destekçilerinde olumlu bir izlenim yarattı. Dünya kamuoyu, ülkedeki gözaltı dalgasını "Veliaht Prens'in yolunun açılması" olarak değerlendirirken, ABD yönetiminin de bu operasyona destek vermesi, Ortadoğu'da İran'a karşı daha güçlü bir cephe oluşturmak isteyen ABD'nin yeni ortağını seçtiği izlenimi verdi. Nitekim ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'daki gözaltı dalgasına ilişkin Kral Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens bin Selman'ı destekleyen paylaşımlarda bulundu. Twitter'dan açıklama yapan Trump, "Kral Selman ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi tam olarak ne yaptıklarını biliyorlar" mesajını paylaştı. Trump ayrıca mesajında, "Şu kötü davrandıklarından bazıları yıllarca ülkelerini sağdılar" ifadesine yer verdi.
Milliyet

Trump'tan K. Kore'ye Mesaj 
ABD Başkanı Donald Trump, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Güney Kore'de "Kuzey Kore'ye karşı güç kullanmayı ummuyorum" açıklamasını yaptı. Trump, ev sahibi ülke Devlet Başkanı Moon Jae-in ile ortak basın toplantısı düzenledi. Kuzey Kore'nin nükleer ve balistik denemelerinin tüm dünya için tehdit olduğunu söyleyen Trump, "Kuzey Kore'ye karşı güç kullanmayı ummuyorum" dedi. Trump, "gerekirse" askeri seçeneği kullanmaya hazır olduklarının altını çizdi. Trump, "Büyük bir güç gösterisinde bulunuyoruz ve onların (Kuzey Kore) bunu anladığını düşünüyorum. Pyongyang'ın hem kendi ve hem de dünya halklarının iyiliği için müzakere masasına oturup anlaşma yapmasının mantıklı olacağına inanıyorum" dedi. Güney Kore Devlet Başkanı Moon ise ABD ile Güney Kore'deki balistik füzelerin sınırlandırılması konusunda anlaştıklarını, bundan sonra Pyongyang'a yaptırımlara odaklanacaklarını söyledi.
Milliyet

Ödüllü Yazara Bakanlık Verdi 
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransızca'nın ve Fransız kültürünün tanıtımından sorumlu bakanlık görevine, Fas asıllı yazar Leyla Slimani'yi getirdi. Macron, atama öncesinde 35 yaşındaki yazarla Elysee Sarayı'nda bir görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, Slimani'nin Frankofon dünyasını temsil ettiği ve Macron'un büyük önem atfettiği genç jenerasyonun bir parçası olduğu için bakanlık görevine getirildiğini belirtti. Macron daha önce de Slimani'nin kitaplarına hayran kaldığını dile getirmişti. Genç yazar, seçim kampanyası döneminde Macron'a açık destek veren isimler arasında yer almıştı. Slimani geçen yıl Fransa'nın en saygın edebiyat ödülü sayılan Goncourt'un sahibi olmuştu. Genç yazar, 'Tatlı Şarkı' (Chanson douce) adlı ikinci romanıyla ödüle layık görülmüştü.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,8829-3,8877
Euro: Euro 4,5074-4,5122
Sterlin: 5,1162-5,1240
Gram Altın: 159,4786-159,6780

Yerli Otomobil Lokomotif Olacak 
Türkiye'nin ilk yerli otomobilinin üretimi için imzalar geçen hafta atılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimi yapacak Ortak Girişim Grubu'nu oluşturan 5 babayiğitin adını; Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Turkcell ve Zorlu Holding olarak açıklamıştı. Meclis'te dün partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, yeri otomobile verdiği önemi bir kez daha vurguladı. Erdoğan, şunları söyledi: "Son bir asırda dünyada yaşanan büyük sıçrama dönemlerinin ilk üçünü kaçırmıştık. Geçtiğimiz 15 yılda ülkemizi getirdiğimiz seviye, bizi dördüncü atılım dönemini yakalayabilmemiz konusunda fevkalade umutlandırdı. Türkiye'nin otomobil projesi işte bu dördüncü atılım döneminin adeta sembolü olacak, lokomotifliğini yapacak önemde görüyoruz."
Posta

Umutluyuz 
Capital ve Ekonomist dergilerinin, Vodafone'un sponsorluğunda düzenlediği 'CEO Club, CEO Ajanda 2018' toplantısı, Wyndham Grand İstanbul Otel'de dün yapıldı. Burada konuşan 6 büyük holdingin üst düzey yöneticisi (CEO), 2017'nin iyi yıllardan biri olduğunu, 2018'den ise daha umutlu olduklarını söyledi. Holdingin cirosunun 2017'nin ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 arttığını belirten Doğan Holding CEO'su Yağmur Şatana, "2017 iyi ama zor bir yıl. Doğru karar verilmesi ve sürdürülebilirlik önemli. Yatırım yapıyoruz. Bu nedenle kur riski daha da önem kazanıyor. 12 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Her yıl 1000 kişi alıyoruz" dedi. Gelecek dönemde de tüketiciye dokunmaya devam edeceklerini anlatan Şatana, şunları söyledi: "Çok hızlı dönüşüm içindeyiz. Perakende, medya, enerji, sanayi ve hizmet kollarında büyümeye devam edeceğiz. Yeni işlere de bakıyoruz. 2018 yeni bir hamle yılı, fırsatları değerlendirmek açısından heyecanlı bir yıl. 2018'in 2017'den daha başarılı olması için çalışacağız."
Posta

Bir 'Yıldız' Doğuyor 
PETKİM yarımadasındaki Star Rafineri'nin yüzde 96.4'lük kısmının tamamlandığını söyleyen Star Rafineri AŞ Genel Müdürü Mesut İlter, rafinerinin 2018 yılı eylül ayında hizmete gireceğini açıkladı. Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'ın İzmir Aliağa'da 10 ay sonra devreye alacağı Star Rafineri, yılda üreteceği 4.8 milyon ton motorinle, 2019'a gelindiğinde yıllık yaklaşık 13-14 milyon tonluk ithalatın yaklaşık yüzde 35'ini tek başına karşılayabilecek. Toplam 6 milyar dolara mal olacak rafinerinin üreteceği motorin, jet yakıtı, nafta ve petrol koku gibi ürünlerle ithalat büyük oranda azalacak. Star Rafineri'nin toplamda 1.5 milyar dolarlık LPG, jet yakıtı, motorin ve türevi akaryakıt ithalatının önüne geçeceği hesaplanıyor. 2008 yılında özelleştirme kapsamında sanayi devi Petkim'i satın alarak Türkiye yolculuğuna başlayan SOCAR, Türkiye'de Petkim, Petlim Limanı, Star Rafineri ve son aşamaya yaklaşan TANAP projesiyle faaliyetlerine devam ediyor. 6 milyar dolar yatırımla hayata geçecek Star Rafineri'yi, Genel Müdürü Mesut İlter ile gezerek son durum hakkında bilgi aldık. İlter, yüzde 96 ilerleme oranına ulaştıklarını belirterek, "Yardımcı tesislerden başlayarak, bir kısım birimleri devreye almaya başladık. 4 Ağustos'ta ilk enerjilendirme yapıldı, tüm ekipmanları artık test edebiliyor, ihtiyacımız olan ekipmanları çalıştırabiliyoruz. 2018 Eylül'e kadar testler devam edecek, hedefimiz 2018 Eylül ayında rafineriyi tam kapasite devreye almak. Önümüzde 10 aylık süre var. İlk ham petrol gemisi haziran ayında gelecek, ilk ham petrol ünitemizi de temmuz ayında devreye alacağız" dedi. Rafinerinin yıllık 10 milyon ton ham petrol işleyebileceğini aktaran İlter, Türkiye'nin ithal ettiği ürünlerin bir kısmının Aliağa'da üretileceğini söyledi. Türkiye akaryakıt pazarında özellikle dizelin yıllık yüzde 7 civarında büyüdüğünü anlatan İlter, "Rafineri devreye girdiğinde, yıllık yaklaşık 5 milyon ton dizel, 1.6 milyon ton jet yakıtı, 1.6 milyon ton nafta, 700 bin ton petrokok, 500 bin ton reformat ürün, 400 bin ton karışık ksilen, 300 bin ton LPG ve 160 bin ton kükürt üretecek. Bunlardan dizel, jet yakıtı ve LPG'yi iç piyasaya sunacağız. Böylece, rafineri Türkiye'nin cari açığının kapanmasına 1.5 milyar dolarlık bir katkı sağlayacak" şeklinde konuştu.
Hürriyet

En Uzun Gün 
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessesi'nin avlusunda volta atan ikinci vardiyanın madencileri af haberini bekleyen sabırsız mahkumlar gibi, Ankara'dan gelecek haberi bekliyor. Yeni torba yasada, TTK'ya ait madenlerin bölünerek ruhsatlandırılmasını ve ihaleye çıkarılmasını özelleştirmenin, işsizliğin ve iş kazalarının başlangıcı olarak görüyorlar. Huzursuz bekleyiş, yerin 170 metre altında da devam ediyor. Üzülmez'de iki vardiyadan 350'yİ aşkın işçi yeryüzüne kulak kesilmiş halde, bir günü geride bırakıyor. Üzülmez'dekiler ile birlikte Karadon'dan Kozlu'ya, Armutçuk'tan Amasra'ya 5 müessesede 3 bini yer altında olmak üzere 7 bin 600 işçi; dede ve baba yadigarı saydıkları ocaklarında, Zonguldak'ın en uzun süreli ocağı terk etmeme eylemini gerçekleştiriyor. Madencilerin bu uzun gecesi, 21'inci saatin sonunda, torba yasadaki ilgili maddenin gözden geçirileceği haberi ile aydınlanırken, kömürün oğulları güneşe çıkıyor. Müjde gelmeden önce, bekleyen madencilerle konuştuk. Üzülmez Müessesi'nin demirhanesinde demli çayını yudumlayan Önder Şentürk, bir dede mirasından söz eder gibi, 23 yılını verdiği bu maden ocağında geçen hikâyesini anlatıyor. TTK'nın şehit madencilerin yetimleri için açtığı çıraklık okulunu bitirip yarısı yerin metrelerce altında tükenen siyah beyaz bir ömürden bahsediyor. Şentürk, "Bu madenler dedemizden bize kaldı. Bizden çocuklarımıza kalsın" diyor. Amele Birliği Üzülmez Müessesi Başkanı Osman Tutkun; Zonguldak, Bartın ve Karabük'ü kastederken, "Eski 67" diyor. Bu mıntıkadaki bütün evlerde ya bir maden şehidinin, ya bir madencinin var olduğunu vurguluyor. TTK'nın 41 bin kişilik işçi kadrosunun 7 bin 600'e düşürüldüğünü, adım adım özelleştirmeye gidildiğini savunuyor. Tutkun, "170 yılık tarihimizde 5 bin şehidimiz var. Bu tasarı, özelleştirmenin önünü açıyor. Özelleştirme; iş güvenliğinin zaafa uğratılması, işsizlik ve ölümdür" diyor. Tutkun, Dilaver köyündeki bir özel şirket devredilen ocağı örnek gösteriyor. Bekleyiş sabah saat 04.00'te Ankara'da bakanlık ile görüşen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'dan gelen telefonla, 21'inci saatin sonunda bitti. İşçiler dün sabah saat 06.00'da Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) önünde toplandı. Atalay, torba yasadaki 58. maddenin yeniden gözden geçirileceği ve TTK'nın halen faaliyet yürüttüğü sahaların kapsam dışında bırakılacağı sözünü aldıklarını açıkladı. İşçi Kaya'nın deyimiyle, "Ekmeği almadan eve gelme" diyen eşlerinin ocağın kapısında toplanmasına gerek kalmadan, madenciler şimdilik rahat bir soluk alarak, evlerine dağıldı.
Hürriyet

Güvenliğimiz Cam Filminden Önemli 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, araçların ön camı ile ön sağ ve sol camlarının renksiz olacağını, sadece arka cam ile arka sağ ve sol camlarda fabrika çıkışlı 43R onaylı renkli cam kullanılabileceğini belirterek, "Cam filmi önemli ama can güvenliği daha önemli, önce can güvenliğimize bakacağız" dedi. AA'ya konuşan Özlü cam filmi yasağının hiç kalkmadığını belirterek, "Şu anda cam filmi taktırmış olan vatandaşlarımız da yasak varken cam filmi taktırdılar. Biz bakanlık olarak cam filmi yasağını kaldırmak istedik. Geçen yıl bu niyetimizi beyan ettik, ilgili kurumlardan da olumlu görüşler aldık ve yönetmelik yayımladık" diye konuştu. Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinin, artan terör eylemleri sebebiyle şüpheli şahısların tespitinde sıkıntı yaşandığını aktardıklarını dile getiren Özlü, bu nedenle de cam filmi yasağının kaldırılmaması yönünde görüş beyan edildiğini kaydetti. Özlü, cam filmi yasağının kalkmamasının, güvenlik gereği olduğunun altını çizdi. Özlü, "Cam filmi önemli ama can güvenliği daha önemli, önce can güvenliğimize bakacağız. Sadece fabrika çıkışlı 43R onaylı renkli arka camların kullanımı serbest" dedi.
Milliyet

İşsizlik Fonu 130 Milyar Liraya Ulaşacak 
İşsizlik Sigortası Fonu'nun toplam varlığının bu yıl 26 milyar 682 milyon lira gelir, 13 milyar 841 milyon lira giderin ardından 116 milyar 49 milyon lira olması bekleniyor. 2018 Yılı Programı'nda İşsizlik Sigortası Fonu'nda gelecek yıl gerçekleşmesi beklenen rakamlara yer verildi. Buna göre söz konusu rakamın 2018'de Esnaf Ahilik Sandığı dahil toplam 130 milyar 470 milyon liraya ulaşması öngörülüyor. Bu gerçekleşmeyle gelecek yıl toplam fon varlığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 3.8'ine ulaşacağı tahmin ediliyor. Her yıl ortalama 10 milyar lira büyüyor. İşsizlik sigortasının uygulanmaya başladığı 2002'nin Mart ayından bu yılın Eylül sonuna kadar fona 8 milyon 849 bin 220 kişi başvuruda bulundu. İŞKUR tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından başvuranlardan 5 milyon 647 bin 21 kişiye 17 milyar 518 milyon 579 bin 747 liralık ödeme yapıldı.
Vatan

EBRD Büyüme Tahminini İkiye Katladı 
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), faaliyet gösterdiği 37 ülke için büyüme tahminlerini keskin şekilde yükseltti. EBRD, faaliyet gösterdiği 37 ülke için ortalama büyüme tahminini Mayıs 'taki yüzde 2.4'ten 3.3'e çıkardı. Rusya'ya kredilerin durdurulması sonrasında EBRD'nin en büyük iki yatırım ülkesi haline gelen Türkiye ve Polonya, bölgedeki büyümenin lokomotifi konumunda. EBRD, Türkiye ekonomisi için 2017 büyüme tahminini yüzde 5.1'e çıkararak Mayıs'a göre neredeyse 2 kat artırdı. Banka, Mayıs'ta 2017 büyümesini yüzde 2.6 olarak öngörmüştü. EBRD, 2018'de büyümenin yüzde 3.5 olmasını bekliyor. Bir önceki tahmin yüzde 3'tü. EBRD Baş Ekonomisti Sergei Guriev, "En büyük revizyonlardan birini Türkiye'de yapıldı. Revizyonda cesur mali teşvikler ve kredilerde büyümenin teşvik edilmesi etkili oldu" dedi.
Vatan

SPOR 
Kocaman U Dönüşü 
Fenerbahçe'de 2.5 gün süren Aykut Kocaman krizi sona erdi. Osmanlıspor beraberliğiyle şampiyonluk yarışından bir yara daha alan Sarı- Lacivertli ekipte, eleştiri oklarının hedefinde tecrübeli teknik adam vardı. O da karşılaşma bitimi "Gerekeni yapacağım" dedi. Takım otobüsüne binmeyen Kocaman, özel aracıyla stattan ayrıldı. Telefonunu kapatıp dış dünyayla ilişkisini kesen Aykut Kocaman'a yöneticiler de ulaşamadı. 1 gün sonra kayınvalidesinin Gelibolu'daki evine gittiği ortaya çıkan Kocaman, "Asla dönmeyeceğim" ifadesini kullandı. Devreye Başkan Aziz Yıldırım girdi. Ancak o da gönderdiği mesaja, "Şu anda kimseyle konuşacak durumda değilim" yanıtı aldı. Başkan Yıldırım'ın kardeşi, futboldan sorumlu yönetici Ali Yıldırım pes etmedi. Kocaman'a eşinin telefonundan ulaşan Ali Yıldırım, "Tek yetkili sensin. İstediğin futbolcuyu kadro dışı bırak, arkandayız. Devre arasında da gerekli takviyeleri yapacağız" garantisi verdi. Bu gelişmeler ışığında ailesinin de desteğini arkasına alan Kocaman istifadan vazgeçti, dün idmana çıktı.
Posta

Çok Gürültü Yapıyoruz 
Beşiktaş taraftarı son iki sezonda kazanılan şampiyonlukta büyük pay sahibi olmuştu. Vodafone Park tribünlerini hemen her maç dolduran Siyah-Beyazlılar, Şampiyonlar Ligi maçlarında denediği desibel (yüksek ses) rekorlarıyla da Avrupa medyasında manşetlere çıkmıştı. Beşiktaş'ın Portekizli futbolcusu Pepe de taraftara övgüler yağdırdı. Real Madrid'de forma giydiği dönemde de Beşiktaş taraftarı hakkında çok şeyler duyduğunu belirten Pepe, "Anlatılanlar yetmez bu atmosferi yaşamak lazım" diye konuştu. Beşiktaş tribünlerini artık tüm dünyanın konuştuğuna da vurgu yapan Pepe, "Maçlardan eve geldiğim zaman kulaklarım çınlıyor. Ancak bunlar futbolcuların alışmak zorunda olduğu şartlar. Kesinlikle çok etkileyici bir ortam" ifadelerini kullandı. Beşiktaş kariyerine Atiker Konyaspor ile oynanan Süper Kupa maçıyla başlayan Pepe, bu sezon hiç maç kaçırmadı. Tecrübesiyle saha dışında da takım arkadaşlarına örnek olmaya çalışan Pepe, Beşiktaş'ın çok kaliteli oyunculardan kurulu olduğuna vurgu yaparak, "Takımdaki arkadaşlarımla tecrübelerimi paylaşıyorum ama onlar zaten Türkiye'nin en kaliteli oyuncuları. Hedefimiz Süper Lig'de şampiyon olmak, Şampiyonlar Ligi'nde de Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek. Bunu da şimdiye kadar yaptığımızı düşünüyorum" diye konuştu.
Posta

'Yerliye De Sınır Gelsin' 
Türk futbolunda son dönemde yeniden alevlenen yabancı oyuncu tartışmasına Galatasaray'dan ilginç bir çıkış geldi. Konuyu kendi içinde değerlendiren sarı-kırmızılı yönetim şu aşamada sınırlamayı kesinlikle doğru bulmuyor. Hatta sarı-kırmızılı idarecilere göre yayıncı kuruluş da sınırlamaya sıcak bakmıyor. Galatasaraylı yöneticiler olası bir sınırlama halinde yerli oyuncu ücretlerinin yükselmesinden de fazlasıyla çekiniyor ve şöyle bir öneri getiriyor: "O zaman yerli ücretlerinde de bir tavan sınırlaması gelsin. Bir yerli futbolcuya en fazla yıllık 6 milyon lira ödenebilir şeklinde bir sınır koyulsun. Madem yabancı yerine yerliye dönerek kalitesizlik tercih edilecek bunun bir yansıması olsun. Sonuçta bu kez yabancıya giden para yerliye gidecek." Galatasaray'ın bu sıra dışı önerisi kabul görür mü bilinmez ancak yabancı sınırlaması yokken bile büyük takımlarda oynayan yerli futbolcuların ücretleri yıllık ortalama 10 milyon lira düzeyinde bulunuyor. Galatasaray Yönetimi sınırlama gelmesi durumunda yerli ücretlerinin anormal boyutlara ulaşabileceği endişesini yaşıyor.
Milliyet

Lucescu İle Gençlik Aşısı Tutacak 
Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, A Milli Takım'ın 2020 Avrupa Şampiyonası'ndaki yerini alacağını söyledi. Dün 'yeni yol arkadaşları' Damat ile yapılan anlaşmanın imza töreninde konuşan Demirören göreve geldiklerinden bu yana sponsorluk anlaşmalarına büyük önem verdiklerini belirtirken şu ifadeleri kullandı: GÖREV yaptığımız 5.5 yıllık dönemde birbirinden önemli sponsorluk anlaşmaları yaptık. Şimdi yeni bir sponsorumuzla yeni bir döneme başlıyoruz. Artık A Milli Futbol Takımımızı, %100 Türk sermayesi ile modayı bir yaşam stili haline getiren Damat giydirecek YENİ başlangıçlar, daima yeni hedefler, yeni ufuklar demektir. Biz de Milli Takım olarak yenileniyoruz. Yeniden yapılanma sürecinde yeni yüzler, yeni gençler izleyeceksiniz. Aramızdan ayrılanlar da oldu… Vedasını erken bulsak da Nuri Şahin'e bu şereşi formaya hizmetleri için tekrar teşekkür ediyoruz. Hocamız Lucescu, çok kritik bir süreçte göreve geldi ama eminim ki Sayın Mircea Lucescu ile gençlik aşısı tutacak ve 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılacağız. Bu yolda yeni sponsorumuz Damat bize ayrı bir güç verecek. Günümüzde başarının anahtarı sponsor desteğidir. Tabii bu çocuklarımızdan başarı beklerken biz de onlara huzur vermeli, destek olmalıyız. Milli Takım'a bugüne dek katkı sağlayan ve sağlamaya devam eden tüm sponsorlarımıza teşekkür ediyorum. Damat ile yaptığımız anlaşmanın Türk futboluna hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Bu mutlu anımıza ortak olduğunuz için teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme