11 Kasım 2017 Cumartesi

11.11.2017 Genel Gündem

11.11.2017 Cumartesi
TÜRKİYE 
Benzersiz Sevgi 
Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu'nu en aşağı ve fakir kalmış bölgesine hapsedilmekten çıkarıp üstelik de Birinci Cihan Harbi'nin yükünü çekmiş bir ülkeden yeni bir Cumhuriyet kurdu. Endüstrisini yenileyip, eğitimi geliştirip, sağlık hizmetlerini kurarken de Batı medeniyetine karşı kazandığı zafere rağmen Batı medeniyetini kazanmak zorundaydı. Zaferde bile kendisini yenmeyi bilen, gören adam iki kere muzafferdir. Savaşı kazandık, Batılıları kovaladık ama Batı medeniyeti karşısında zaaflarımız vardı. Bunu telafi etmek gerekiyordu. Atatürk, galibiyetin gururunda kaybolmadı. Kaybolmayınca da değişen bir toplum ortaya çıktı. Bu değişen toplumun yetersiz olduğu sahalar var. Ayrıca kendiyle barışık olduğu ve olamadığı noktalar var. Bu sebeple bu değişimi yaratan lider unutulmuyor. Bu nedenle 10 Kasım'lar her zaman derin ve duygulu ritüellerle, resmi törenlerin ötesinde ele alınacak. Geniş kitleler derin duygusallıkla bu işi yapacak. Dışarıdaki kalabalığa bakın. Ne kadar organize, oysa onları kimse organize etmiyor. Kendileri organize oluyor çünkü ortak duyguları olan kitleler çok çabuk ve düzgün iş görmeye, bir araya gelmeye muvaffak olurlar. Atatürk, dünyadaki çok nadir liderlerdendir. Her yıl saat 9'u 5 geçe böyle bir ritüel olması benim çok hoşuma gidiyor. Bağlı olduğumuz şeyler var ve bu, topluluk değil toplum olduğumuzu gösteriyor. Adeta hayat duruyor. O birkaç dakika içinde durduğunda hiçbir şey kaybetmezsin ama çok şey kazanırsın. Bir nesil Atatürk'ün verdiği komutla hareket etti. Penisilin olmadığı dönemde sağlık ve aşı politikaları yaptılar, yolsuz köylerde çocuk okutmayı becerdiler. O öldükten sonra bu hava değişti zannedildi ama yeni nesiller yeniden onun etrafında toplanıyorlar. Bugün yanımdaki okulda resmi tören değil, onun ötesinde bir tezahürat vardı. Üniversite gençliğinin tavrında, sokakları dolduran on binlerde bunu görüyoruz."
Hürriyet


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 10 Kasım Mesajları 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 'Atatürk' söylemiyle ilgili tartışmalara Beştepe'deki 10 Kasım töreninde yanıt verdi. "Birileri çıkmış Atatürk'e 'Atatürk' dedik diye senaryo yazıyor" diyen Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Ülkemizde eskiden beri hep bir Atatürk ve Atatürkçülük tartışması yaşanmaktadır. Özellikle tek parti CHP'si döneminde, tarihimizin bu önemli kurucu liderinin ismi öylesine istismar edilmiştir ki, milletimizin gönlündeki Atatürk ile sonradan kavramsallaştırılan Atatürkçülük arasında çok büyük bir fark ortaya çıkmıştır. Milletimizin, Gazi'ye hürmeti sonsuzdur. Milletimizin, Mustafa'ya saygısında en küçük bir tereddüt yoktur. Milletimizin Kemal'le de en küçük bir sorunu bulunmuyor. Milletimizin soyadı olarak kendisine verdiği 'Atatürk' konusunda da hiçbir sıkıntısı olmadığını gayet iyi biliyoruz. Buna rağmen ne için böyle bir tartışma hep süregelmiştir? Bunun cevabı darbecilerin, cuntacıların, vesayet odaklarının, ülkenin tarihine, milletin değerlerine düşmanlık eden kesimlerin kendilerini 'Atatürkçülük' kılıfı altında gizlemeye çalışmış olmasıdır. Bugün hâlâ Atatürk'ün mirasçısı olduğu iddiasındaki CHP'nin, Atatürk'le zaten çok daha önceden zayışamaya başlamış olan ilişkisi 10 Kasım 1938'de tamamen kesilmiştir. Atatürk ebediyete irtihal ettikten sonra o ana kadar Türk Lirası üzerinde Atatürk'ün resmi vardı. Atatürk'ün irtihalinden sonra o resim paranın üzerinden kaldırılmış ve onun yerine İnönü'nün resmi konmuştur. Bunu yapan o zamanki CHP zihniyetinin ta kendisi. Bu tarihten sonraki CHP önce İsmet İnönü'nün, daha sonra da başına geçen diğer genel başkanlarının CHP'si olmuştur. Bugünkü CHP de malum şimdiki başında bulunan zatın CHP'sidir. Böyle bir parti ile Atatürk arasında ilişki kurmak, Gazi'ye yönelik en büyük bühtandır. Herkes gibi Atatürk de eleştirilebilir. Yüce Allah dışında hiçbir güç layüsel (sorumsuz) değildir. Saygı sınırları içindeki eleştirilere diyecek sözümüz yoktur. Atatürk'ün ailesini de hedef alacak şekilde ve hakaretamiz bir tarzda ortaya konan ifadeleri doğru bulmadığımızı da belirtmek istiyorum. Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi olarak kendisinin hakkını, milletimizin huzurunda teslim etmeyi görev telakki ediyoruz. 'En büyük eserim' dediği Cumhuriyetimize, en büyük hedef olarak gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma mirasına sahip çıkarak Atatürk'ü ve hatırasını istismarcıların zulmünden de kurtarıyoruz. Birileri çıkmış Atatürk'e 'Atatürk' dedik diye kendilerine göre senaryo yazıyor. Cumhuriyetimizin kurucusunun adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bizim bunu ifade etmemizden daha tabii ne olabilir? Ülkemizin, milletimizin bu önemli değerini darbecilerin, vesayetçilerin, ruhu faşist, söylemi Marksist, marjinal çevrelerin tekeline mi bırakacağız? CHP gibi amorf bir partinin Atatürk'ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz. Atatürk'ün bunların o zihinsel fetişizmine kurban edilmesine hiç rıza göstermeyeceğiz. Onu Kurtuluş Savaşımızın Gazisi, milletimizin Mustafa Kemal'i, Cumhuriyetimizin Atatürk'ü olarak tüm yönleriyle anlayacağız ve anlatacağız. Ülkemizin bu olgunluğa ulaşmasından dolayı herkesin memnuniyet duyması gerekir."
Hürriyet

Berberoğlu Davası İstinafta Görülecek 
Enis Berberoğlu hakkında, MİT TIR'ları davasında 'Siyasi ve askeri casusluk maksadıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak' suçlamasıyla verilen 25 yıl hapis cezası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 2. Ceza Dairesi'nce bozulmuş ve dosya yeniden yargılama yapılması için İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti. 14. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek dosyayı iade etmişti. Berberoğlu hakkındaki ilk yargılamayı yaparak mahkûmiyet yönünde hüküm kuran İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iade kararını inceleyen İstanbul BAM 2. Ceza Dairesi, 10 Kasım tarihli tensip tutanağında (duruşma hazırlığı tutanağı) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 280/1-e maddesince davanın kendi ceza dairelerinde yeniden görülmesine karar verdi. Davanın 1 Aralık 2017 saat 10.00'da görülmesine karar veren İstanbul BAM 2. Ceza Dairesi, suçun vasıf ve mahiyeti, tutuklulukta kaldığı süre ve delil durumunu dikkate alarak Berberoğlu'nun tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Hürriyet

'Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'dir' 
MHP lideri Devlet Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, vefatının 79. yılı nedeniyle twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "O, milletine samimiyetle inanmış bir yürek, vatanına sevdalı fazilet timsali bir şahsiyettir. Elbette o, istiklal ve istikbal demektir. Onda, karamsarlığa tamah etmek, karanlığa teslim olmak, yılgınlık ve yenilgiyi kabullenmek hiç görülmemiş, hiç rastlanmamıştır. Tarih boyunca, hüner ve haysiyet sahibi devlet ve siyaset adamları için zorluklara, imkansızlıklara, darboğazlara boyun eğme hali hiç yoktur" ifadelerini kullandı. "Aziz Atatürk umut olmuş milleti kavramış, ufuk olmuş geleceği kurgulamış, güç olmuş vatanı kurtarmış, ülkü olmuş Cumhuriyeti kurmuştur" diyen Bahçeli, harap olmuş bir ülkeyi, yorgun düşmüş bir milleti yeniden kuvvet haline getirmenin onun marifeti ve muzafferliği olduğunu kaydetti. Atatürk'ün milliyetçi bir mimar, milli bir mihver olduğunu vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Bu itibarla Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'dir. Seneler geçip asırlar birbirini kovalasa da, milletimiz, mazlum toplumlar ve vicdan sahibi her insanımız aziz Atatürk'e müteşekkirdir. Bu düşüncelerle aziz şehitlerimizi, kurucu kahramanları, kurtuluşumuzun mümtaz neferlerini rahmet, minnet, şükran hislerime anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ebediyete irtihalinin 79. yıl dönümünde Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Milli eserlerinin, kutlu mirasının sonsuza kadar yaşatılacağını, bu konuda en büyük güvencenin Türk milleti olduğuna içtenlikle inanıyorum. Bizzat demişti ki 'Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine sadakat gerekir' Türk ve Türkiye sevdalıları çok şükür bu sadakattedir. Naçiz bedenlerin gelip geçici olduğu şu fani dünyada, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet ve ilanihaye payidar kalacaktır. Ne Mutlu Türk'üm diyene."
Milliyet

Hassasiyetimizin Farkındalar 
Başbakan Binali Yıldırım, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşmesine ilişkin olarak, "Biz olması gerekeni söyledik, beklentilerimizi ilettik. Bu konulardaki hassasiyetimizin, konuya verdiğimiz önemin farkında olduklarını paylaştılar" dedi. Başbakan Yıldırım, New York'ta Eyüp Sultan Cami'de cuma namazını kıldıktan sonra, Türk ve Müslüman toplum temsilcileriyle bir araya geldi. Program çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, şunları kaydetti: ABD Başkan Yardımcısı Pence ile ülkeler arası ve bölgesel meseleler üzerine konuştuk. Bundan sonra ilişkilerimizi bulunduğu düzeyin daha ilerisine iyi yönde taşımak için gayret göstermeye karar verdik. Diğer bir resmi ziyaretimiz BM Genel Sekreteri'ne oldu. Orada da genellikle Arakan'da yaşananlar, burada BM'nin daha etkin olarak rol alması, keza Suriye krizinin kalıcı çözümüne yönelik Cenevre sürecinde BM'nin daha etkin olması gibi ve benzer bölgesel konuları değerlendirdik. Aynı zamanda ABD ekonomi çevreleri ile yatırımcılarla bir araya geldik. Müslüman topluluklarla bir araya geldik. ABD'nin çeşitli STK'larla bir araya geldik. Gerek Türkiye- ABD ilişkileri ve burada ABD aleyhine yapılan bir takım algı çalışmalarına karşı doğru şekilde bu STK'ları bilgilendirme fırsatını bulduk ve nihayet şu anda önünde bulunduğumuz Eyüp Sultan Camisi'nde cumayı eda ettik ve burada Türk ve Müslüman toplulukların temsilcileriyle konuştuk. Şunu gördük Türkiye'ye karşı büyük bir sevgi var, büyük bir hayranlık var. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra burada bütün Müslüman cemaatler ve STK'lar tek yürek olarak Türkiye'nin yanında yer aldı ve Türkiye'nin bu darbeden başarıyla çıkması için desteklerini, dayanışmalarını gösterdiler. Bu 15 Temmuz darbe girişimi aynı zamanda Türk Müslüman topluluğu ile diğer ülkelerin Müslüman toplulukları arasındaki ilişkilerin gelişmesine vesile oldu. Şu anda güzel bir işbirliği çalışması içerisindeler. Özetle gezimizin hem resmi tarafı, hem diğer bölümü oldukça yoğun ve verimli bir şekilde geçti. Şimdi de artık memleketimize dönüyoruz.
Milliyet

DÜNYA 

Macron'dan Kriz Ziyareti 
Ortadoğu'da Sünni-Şii ekseni çatışmasının Lübnan'a sıçrama tehlikesi Başbakan Saad Hariri'nin suikast gerekçesiyle aldığı istifa kararıyla artarken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron önceki gece Suudi Arabistan'a sürpriz bir ziyaret yaptı. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan habere göre, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) temaslarının ardından Suudi Arabistan'a geçen Macron, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile başkent Riyad'da görüştü. "Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a attığı füzenin İran füzesi olduğu açık" diyen Macron saldırıyı kınayarak, Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğunu vurguladı. Görüşmelerde ev hapsinde tutulduğu öne sürülen Saad Hariri'nin de gündeme geldiği belirtildi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian dün sabah Europe 1 radyosuna yaptığı açıklamada, "O (Hariri), (Emmanuel) Macron'un (çarşamba günkü) ziyaretinden bir gün önce Abu Dabi'ye gitti. Dolayısıyla onun seyahat özgürlüğü olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Lübnan'daki durum şu anın en kaygı verici konusu" diyen Dışişleri Bakanı Le Drian, bu ülkenin yeni bir anayasa ve seçimlerle çözüme yönelmek üzere olduğunu ancak Başbakan Hariri'nin görevini bırakmasının yeni belirsizliklere yol açtığını ekledi. Öte yandan Amerikan AP ajansı Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ofisinden isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkiliye dayandırdığı haberinde Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin yabancı elçilere Suudi Arabistan'da hapiste olmadığını söylediğini aktardı. Konuyla ilgili Almanya'dan da açıklama geldi. Alman Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Hariri'nin Riyad'da gözaltında olduğuna dair kanıtımız yok ve istediği yere gittiğini varsayıyoruz" dendi. Dün Suudi Arabistan'ın Lübnan Maslahatgüzarı Velid el Buhari ile görüşen Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ülkesine dönmesi gerektiğini ifade ettiği Hariri'nin istifa koşullarının "kabul edilemez" olduğunu da belirtti.
Hürriyet

Riyad-Tahran Hattı Gergin 
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr, ülkesinin son dönemde İran ile yaşadığı gerginliğe ve bölgesel gelişmelere dair Amerikan CNBC televizyonuna açıklamalarda bulundu. Cubeyr, Riyad'ın Tahran'la karşılıklı direk çatışma içine girmek istemediğini, ancak ülkesinin İran'a ambargo uygulanmasını arzu ettiğini söyledi. Cubeyr, cumartesi günü Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a Yemen tarafından fırlatılan balistik füzeye ilişkin olarak da "Füze, geçen 22 Temmuz'da Yenbu vilayetine atılan İran yapımı füzenin bir benzeriydi" dedi. Füzenin Yemen'e gizlice getirildiğini, Hizbullah ve İran Devrim Muhafızlarına bağlı askeri uzmanlarca monte edildiğini ileri süren Cubeyr, "Bu uzmanlar Suudi Arabistan'a yönelik saldırıyı koordine ettiler ve füzeyi kullananlara eğitim verdiler" ifadesini kullandı. Suudi Arabistan'a füze fırlatılmasının bir savaş nedeni olduğunu dile getiren Cubeyr, İran'la direk bir çatışmaya girmeyi arzulamadıklarını vurguladı. Cubeyr, yine İran'la gerilimi artıran bir başka mesele olan Lübnan'a ilişkin açıklamalarda da bulunurken, "Hizbullah, Lübnan sistemine el koymuştur. İran, Hizbullah ve benzeri silahlı örgütleri, Suriye'de olduğu gibi Hamas ve Husiler'i de kullanarak ülkelere hakim olmak istiyor" ifadelerini kullandı. Bu arada Hizbullah lideri Hasan Nasrallah da, konuyla ilgili beklenen konuşmasını dün gerçekleştirdi. Nasrallah, Suudilerin Hariri'yi ev hapsinde tuttuğunu söyledi. Suudi Arabistan'ın Lübnan halkı ve Hizbullah'a savaş açtığını savunan Nasrallah, Riyad'ı halka yeni bir başbakan dayatma kararı almakla suçladı. Hariri'ye hakaret etmenin, tüm Lübnan halkına hakaret etmekle aynı anlama geldiğinin altını çizen Nasrallah, başbakana bir an önce ülkeye dönme çağrısı yaptı. İsrail'e de yüklenen Nasrallah, Suudi Arabistan'ın İsrail'i Lübnan'ı vurması için kışkırttığını söyledi.
Milliyet

Putin İle Sadece Selamlaştı 
ABD Başkanı Donald Trump, Asya turu kapsamında, aynı zamanda Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesinin de gerçekleştiği Vietnam'ın Da Nang kentine gitti. Burada Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir görüşme yapacağı bilgisi paylaşılan Trump, kapsamlı bir görüşme yerine sadece selamlaşmayı ve ayaküstü sohbet etmeyi tercih etti. Bu da, Ruslar tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Nitekim Putin'in Sözcüsü Dmitri Peskov, ABD tarafından herhangi bir açıklama ya da talep gelmediğini bildirdi. Trump'ın, son dönemde iki ülke ilişkilerinde yer yer yaşanan gerginlikler nedeniyle Putin'le resmi bir görüşme yapmak istemediği belirtiliyor. Daha önce Trump, Putin ile APEC zirvesi kapsamında görüşebileceğini söylemişti. Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov da görüşmenin bugün gerçekleşeceğini bildirmişti. Ancak Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, dün yaptığı açıklamada, Trump ile Putin arasında APEC zirvesi kapsamında gerçekleşmesi planlanan ikili görüşmenin program yoğunluğu nedeniyle yapılmayacağını duyurmuştu. Bu arada APEC zirvesi kapsamında bir konuşma yapan Başkan Trump, Kuzey Kore konusuna da değindi ve "Bu güzel bölgenin ve insanlarının geleceği, bir dikatatörün vahşi fetih ve nükleer şantaj gibi sapkın fantezilerince esir alınamaz" ifadesini kullandı. Trump "Bölge, Kuzey Kore rejiminin daha fazla silaha yönelik her adımının daha büyük bir tehlikeye doğru yönelme olduğunu ilan etmede birlik olmalı" diye konuştu. Da Nang'da önde gelen şirketlerin CEO'larına hitap eden Trump, ülkesinin ekonomik büyüme ve işsizlikteki azalmalar konusunda istatistiklerini paylaştı ve gittiği ülkelerde "ABD'den iyi haberler" verdiğini vurgulayarak "Tüm dünya ABD'nin yenilenmesinden mutlu oldu" dedi.
Milliyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,8623-3,8637
Euro: Euro 4,5065-4,5084
Sterlin: 5,0981-5,1010
Gram Altın: 158,4148-159,4959

Cam Filmine Ceza Yok 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün cam filmi yasağının yanlış olduğunu belirterek kararın yeniden gözden geçirilmesi talimatı vermişti. Bunun üzerine ilk açıklama İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan geldi. Soylu "Cam filminde belli standartlarda serbestlik olacak. Çalışma bitene kadar ceza kesilmeyecek. Talimatı verdim" diye konuştu. Bakan Soylu'nun verdiği bilgiye göre öncelikle Karayolları'nda ilgili yönetmelik kaldırılacak. Eşzamanlı olarak Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile çalışma yapılacak ve cam filmine bir standardizasyon getirilecek. Ön, arka ve yan camlarla ilgili olarak farklı stardardizasyon yapılacak. Cam filmi takılması önce serbest bırakılmış ancak daha sonra yeniden yasaklanmıştı.
Posta

Dürüst Mükellefe İndirim 
Vergisini düzenli ödeyen mükellefe, yıllık Gelir veya Kurumlar Vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin yüzde 5'i oranında indirim sağlanacak. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, "İndirim 1 Ocak itibarıyla geçerli olacak. Finans sektöründe faaliyet gösterenler, sigorta şirketleri ve emeklilik yatırım fonları kapsam dışı olacak" dedi. Bülent Tüfenkci, hesaplanan indirim tutarının 1 milyon liradan fazla olamayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Vergi indirimi, her yıl bir önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacak. Bakanlar Kurulu, indirim oranını ve tutarını iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye yetkili olacak."
Posta

Gayrımenkulün 'En'leri Seçildi 
Türkiye'nin önde gelen inşaat ve gayrimenkul projelerinin 5 ana kategoride 24 başlıkta ödüllendirileceği Sign of the City Awards (SotCA) yarışmasının kazananları belirlendi. Hürriyet'in öncülüğünde ve Lineadecor proje ortaklığında gerçekleşen yarışmada, jüri üyeleri 2 tüm gün süren toplantılarla ön elemeyi geçen projeleri değerlendirdi ve 'Sign of the City" olan projeleri belirledi. Prof. Dr. Güzin Konuk (Yüksek Mimar ve kent tasarımcısı) ve Prof. Dr. Suha Özkan'ın (World Architecture Community Kurucu Başkanı) eş başkanlık yaptıkları jüri, final değerlendirme toplantılarında 68 kurum ve kuruluşun 155 başvurusunu tartıştı ve oylamaya sundu. Başvuruların sona ermesinin ardından, Sign Of The City Awards değerlendirmeleri ve seçim işlemi 3 aşamada tamamlandı. Başvuruların tam ve eksiksiz olduğu, kategori kriterlerine uygunluğu Sign of the City Awards stratejik ortağı EY Türkiye tarafından değerlendirildi ve teknik eleme gerçekleştirildi. Teknik elemeyi geçen projeler arasında, alanlarında uzman olan jüri üyeleri tarafından 1.aşama değerlendirmesi yapıldı ve finale kalacak her kategoriden adaylar belirlendi. Finale kalan projeler, son olarak bütün jüri üyelerinin değerlendirmesine sunuldu. Jüri üyelerinin katıldığı ve toplam 2 gün süren toplantılarda; her proje için hazırlanan sunum izlendi. Sunum sonunda proje yetkilisi 5 dakikalık bir görüşmeyle, projeyi jüriye anlattı. Değerlendirme sonucunda her kategoriden bir proje Sign of the City olmaya hak kazandı.
Hürriyet

Her Türlü İzin Ve Ruhsat Tek Yerden 
İstanbul'da yatırım yapacak yabancı yatırımcılar artık tüm izin ve ruhsatlarını tek bir merkezden yapacak. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, "Her bakanlıktan temsilcilerimiz bu merkezde bulunuyor ve işlemleri hallediyor" dedi. Uygulamanın önümüzdeki yıl tüm illere yaygınlaştırılması hedeflenirken, süreç içinde yerli yatırımcıların da uygulamadan yararlanması öngörülüyor. Kalkınma Bakanlığı'nın 2018 yılı bütçesi sunumunda merkezi anlatan Elvan, "İstanbul Kalkınma Ajansı'nda bir katı ayırdık. Burada her bir bakanlıktan temsilciler var. Yatırımcı buraya geliyor. Mesela, Maliye Bakanlığı'yla ilgili bir işlem varsa, ilgili kişi işlemini yapıyor. Diğer işlemler için de başka bakanlardan arkadaşlar orada bulunuyor ve tüm işlemleri o kat içinde yürütüyorlar" dedi. Böylece izin ve ruhsat işlemlerinin tek bir yerde yapıldığını ifade eden Elvan, "Bundan farklı olarak genç girişimciler için de, genç girişimci merkezleri kuracağız" ifadelerini kullandı. Yatırımlar hakkında da bilgi veren Elvan, 2018'de kamu ve özel sektör yatırımlarının ilk kez 1 trilyon lirayı geçeceğini söyledi. Toplam yatırım tutarının 1 milyar 63 milyon TL'ye çıkacağını ifade eden Elvan şöyle devam etti: "2017'de 928.6 milyar TL olarak gerçekleşeceği tahmin edilen toplam sabit sermaye yatırımları, 2018'de yüzde 14.5 artacak. Bunun yüzde 86.7'si özel kesim tarafından gerçekleştirilecek. 2018 kamu yatırım programı kapsamında yürütülecek projeler için tahsis edilecek ödeneklerden, sektörel olarak en yüksek payı, yüzde 33 ile ulaştırma sektörü alacak."
Hürriyet

Yabancı Yatırıma 'Tek Durak' 
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye'ye gelen yabancı yatırımcının bürokratik işlemlerini hızlandırmak için ülke genelinde "tek durak ofis" sistemine geçileceğini belirterek, "Maliye Bakanlığıyla ilgili yapılması gereken bir işlem varsa Maliye Bakanlığı temsilcisi o yatırımcının işini orada çözüyor" dedi. Elvan, dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bakanlığının 2018 yılı bütçe tasarısını sundu. Elvan, cari açığın finansmanı için doğrudan yabancı yatırımların payını artıracak yapısal önlemler alındığını, bu yıl sonunda tasarruşarın gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 25, yatırımların oranının ise yüzde 29.5 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini bildirdi. Elvan, TÜİK'in nüfus projeksiyonu çalışmasını yenilediğini ifade ederek, "İnşallah önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde tamamlamış olacağız" dedi. BES'te toplam katılımcı sayısının 6 milyon 840 bin kişiye, fon büyüklüğünün devlet katkısıyla 73.5 milyar liraya ulaştığını anlatan Elvan, önümüzdeki dönemde döviz ve altının tabi olduğu vergi uygulumalarının gözden geçirileceğini, kamu tasarrufunda "sıfır tabanlı bütçe" ilkesi kullanılacağını anlattı. Elvan, 2018'de, "tek durak ofis" yaklaşımı ile yabancı yatırımcıya hizmet verileceğini belirterek şunları söyledi: "Yatırım destek ofislerini çok daha etkin bir şekilde kullanacağız. Bunun bir örneğini İstanbul'da, İstanbul Kalkınma Ajansı'nda başlattık. 'İstanbul'da Yatırım Yap' sloganıyla başlattık. Özellikle yabancı yatırımcılara hizmet veriyor. Her bir bakanlığımızdan bir temsilci var ajansımızda. Örneğin yabancı bir yatırımcı geldi Türkiye'de yatırım yapmak istiyor. Bununla ilgili her türlü bilgi, belge, danışmanlık hizmeti İstanbul Kalkınma Ajansımız tarafından veriliyor. Burada bir şirket kurmak istiyor, eleman almak istiyor. Maliye'de, Çalışma Bakanlığı'nda, belediyede, birçok kurumda bu yatırımcının işi olacak. Bu yatırımcıyı biz kurum kurum dolaştırmıyoruz.
Milliyet

SPOR 

Mehmet Ve Alper Fener'den Kopuyor 
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, ilk 11'de olmadığını öğrenince Osmanlı maçında oynamak istemeyen Mehmet Topal'ı, Ankara'ya götürmemişti. Bu andan itibaren ikili arasındaki ipler koptu. Kadroda düşünülmeyen tecrübeli futbolcu da kendisine kulüp aramaya başladı. Mehmet'in İspanya'ya gitmek istediği öğrenildi. Bir dönem formasını giydiği Valencia'da başarılı bir performans sergileyen Mehmet Topal'ın, La Liga (İspanya 1. Ligi) ekiplerinden teklif beklediği kaydedildi. Gözden düşen diğer isim de Alper Potuk. Osmanlıspor maçında sonradan oyuna giren Alper Potuk hiçbir varlık gösterememişti. Kocaman'ın yönetime sunduğu raporda Alper için "Satılabilir" raporu verdiği ileri sürüldü.
Posta

Lucescu Kafa Karıştırdı 
A Milli Futbol Takımı hazırlık maçında Romanya'ya 2-0 yenilmiş, teknik direktör Lucescu'ya olan güven sarsılmıştı. Türkiye, Lucescu yönetiminde 5 maçta, 1 galibiyet 3 yenilgi ve 1 beraberlik ile başarısız tablo çizdi. Lucescu'nun sürekli farklı konuşmalar yapması tepkilerin daha da artmasına neden oldu. Lucescu, İtalyan La Gazzetta dello Sport gazetesine verdiği demeçte "Yabancı sayısına limit koyacağız" demiş, sonrasında "Yabancıya karşı değilim. Milli oyuncular takımlarında fazla süre alsın yeter" ifadelerini kullanmıştı. Buna rağmen Lucescu şaşırtıcı şekilde, kendi kulüplerinde oynamayan Şener Özbayraklı, Arda Turan, İsmail Köybaşı ve Selçuk İnan'a birçok maçta şans verdi. Kulüplerinde sürekli forma giyen Emre Akbaba ve Deniz Türüç'ü ise hiç düşünmedi. Lucescu'nun bu tutarsız tavırları federasyonu da rahatsız etti. Bazı yöneticilerin teknik direktör değişikliği istediği örenildi.
Posta

Sporun Markaları İstanbul'da Buluştu 
Brand Week Istanbul'un beşinci gününde marka ve spor işbirliklerinin konu alındığı Brand & Sport Summit zirvesi gerçekleştirildi. Zorlu Center'da gerçekleştirilen ve gün boyu süren etkinlikte ilk olarak Sportsnet Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Gülüm söz aldı. Konuşmasında ilginç rakamlar paylaşan Gülüm, dünyada yapılan sponsorluk anlaşmalarının yüzde 81'inin spor sponsorluklarından oluştuğunu, 2016'da bu rakamın 49 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Octagon Uluslararası Pazarlama Başkanı Jeff Ehrenkranz gerçekleştirdiği sunumunda 2020 beklentilerine göre alternatif dağıtım kanallarının çoğalacağını, spor üzerindeki devlet desteğinin yükseleceğini, büyük spor kulüplerinin finansal değerlerini artıracağını, ve sanal sporların daha çok ilgi çekeceğini belirtti. Küresel spor yayıncılığının ana konu olarak ele alındığı konuşmada; ülkenin futbol otoritelerinden Güntekin Onay, beIn Sports Prodüksiyon Direktörü Bruno Bensimon, yıllarca dünya futbolunun en önemli takımlarında forma giymiş EricAbidal yer aldı. Nissan Genel Müdürü Sinan Özkök de Nissan'ın Şampiyonlar Ligi yatırımlarını anlattı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme