12 Kasım 2017 Pazar

12.11.2017 Genel Gündem

12.11.2017 Pazar
TÜRKİYE 
'Dikey Yapılara Müsaade Etmeyelim' 
Fatih Belediyesi'nin 'Kültürel Mirası İhya Restorasyon Projeleri Tanıtım Programı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayağa kaldırdığımız, ecdadın emaneti olan her eserle adeta İstanbul'u yeniden fethediyoruz" dedi. İstanbul'da Fatih Belediyesi'nin Yenikapı Etkinlik Alanı'nda düzenlenen 'Kültürel Mirası İhya Restorasyon Projeleri Tanıtım Programı'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehircilik ve mimari konusunda açıklamalarda bulundu. Geçmişte, Fatih'teki selatin camiler ile ara bölgelerdeki yüzlerce mescidin, tarihi inkar edenler tarafından yıkıldığını dile getiren Erdoğan, CHP'yi de sert sözlerle eleştirerek, "Onlar yıktı biz ise inşa ediyoruz, ihya ediyoruz" dedi. Fatih'teki ihya ve inşa e d i l e n eserlerin anlatıldığı videoyu izlerken çok mutlu olduğunu dile getiren Erdoğan, Kapalıçarşı'yı da restore ederek İstanbul'a kazandırma çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Tarihi yeniden dokumak, bu şerefli ecdada layık olmanın bir nişanesidir. Tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. Fatih Sultan Mehmet gibi tarihi bir şahsiyetin ismini taşıyan Fatih Belediyesi'nin, şanına yakışır hizmetler içinde olduğunu görmekten memnun olduğunu söyleyen Erdoğan, "Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul'a 500'ün üzerinde eser kazandırıldı. Fethin üzerinden geçen 564 yıl boyunca İstanbul'a damga vuran yeni eserler kazandırma gayretimiz devam ediyor. Bazı eserlerin yıkılması, hatta ortadan kaybolması gibi talihsizlikler de yaşanmıştır. Bize düşen görev, tespit edebildiğimiz her esere sahip çıkmaktır. Ayağa kaldırdığımız, ecdadın emaneti olan her eserle adeta İstanbul'u yeniden fethediyoruz" ifadelerini kullandı. Belediyeleri dikey yapılaşmayla ilgili uyaran Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Valilerimiz, belediye başkanlarımızdan rica ediyorum. Şu dikey yapılaşmaya müsaade etmeyelim. Bizim mimari anlayışımızda yatay mimari esastır. Şehirlerimizin çirkin binalarla kirletilmesine daha fazla tahammül edemeyiz. Sadece ihtiyaca, skora veya kemiyete değil, kaliteye, estetiğe de önem vermek zorunda olduğumuz bir döneme girdik. Herkesi bu yeni anlayış doğrultusunda çalışmalarını gözden geçirmeye davet ediyorum. Tarihimizle ters düşmemeliyiz. Restorasyonlarını yaptığımız eserlere bakalım, bir de günümüz mimari tekniğiyle yapılan eserlere bakalım. Hangisi daha güzel, hangisi daha etkileyici, hangisi insan ruhuna daha iyi hitap ediyor? Hiç şüphesiz ecdadın yaptığı eserler bu özelliklere çok daha fazlasıyla sahiptir." Erdoğan, restorasyonu yapılan 320 eserin hayırlı olmasını dileyip, emeği geçenleri tebrik ettikten sonra, sözlerini şöyle tamamladı: "Restore edilerek yeniden medeniyetimize kazandırılan eserlerin kıymetini bilecek, buralara sahip çıkacak kuruluşlar tarafından kullanılmasını önemli görüyorum. İçinde ibadet edilmeyen bir cami, içinde yaşanmayan bir konak, içinde hayat olmayan hiçbir yapı kalıcı olamaz. Çünkü her şey insanla vardır, insanla değer kazanır. Bir eserin kıymetini bilmek demek, onu doğru ellere, ehil insanlara teslim etmek demektir."
Milliyet


'Biz Flynn'le Gülen Pazarlığı Yapmadık' 
Başbakan Binali Yıldırım, CNN International'a verdiği röportajda Gülen'in gayri resmi kanallarla Türkiye'ye getirilmek için harekete geçildiği iddialarını yalanladı. Önceki gece yurda dönen Başbakan Binali Yıldırım, ABD'deki temasları sırasında CNN International'dan Fareed Zakaria'ya röportaj verdi. Röportajda Trump'ın görevden alınan Eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn ile FETÖ lideri Fethullah Gülen'in kaçırılarak Türkiye'ye getirilmesi ile ilgili pazarlık iddiaları gündeme geldi. Bu iddiaları kesin bir dille yalanlayan Yıldırım, şunları söyledi: "Biz Michael Flynn ile değil ABD hükümeti ile anlaşmaya çalışıyoruz. İade işlemleri resmi makamlar üzerinden devam ediyor. İki ülke bakanlıkları arasında bir anlaşma aradık. Hala da iletişim halindeyiz. Türkiye olarak Fethullah Gülen'in iadesini gerçekten bekledik. Hala da bekliyoruz. Zaman geçtikçe buna dair sinyalin olmadığını gördük. 15 Temmuz'da uğradığımız saldırı 11 Eylül'de ABD'ye yapılan saldırının bir benzeri. Türkiye o dönem ABD'ye destek verip Afganistan'a asker gönderen ilk ülkeydi. Bu işin arkasında kim olduğunu sormadık. Bize delil sormaları bu nedenle anlamsız." Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, çok ilginç bir iddia ortaya atmıştı. Eski FBI başkanı Robert Mueller'in yürüttüğü soruşturmaya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, iddia edilen plan dahilinde Michael Flynn ve aynı ismi taşıyan oğlu Michael Flynn Jr.'a Fethullah Gülen'i ABD'deki evinden zorla alıp Türk hükümetine teslim etmeleri için 15 milyon dolara kadar ücret ödenmesi planlanıyordu. FBI'ın görüştüğü kişilerden biri toplantıda Gülen'in özel bir jetle PKK lideri Abdullah Öcalan'ın kaldığı İmralı Adası'na transfer edilme ihtimalinin de masaya yatırıldığı da iddia edildi. Bu planın Trump'ın seçim kampanyası ekibinin Rusya ile bağlantılarını araştırmakla görevlendirilen özel yetkili savcı Robert Mueller'in araştırılması sırasında ortaya çıktığı öne sürüldü.
Vatan

Kılıçdaroğlu: 'Atatürk'e Yoğun İlgi Mutlu Ediyor' 
Bursa'da konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Son günlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yoğun bir ilginin olması, bizi son derece mutlu ediyor" dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Bursa'da yaptığı ziyaretler kapsamında katıldığı Nilüfer Belediyesi'nce yaptırılan Beşevler Jimnastik Salonu'nun açılış töreninde konuştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e son günlerde yoğun bir ilgi olduğunu, bunun da kendisini son derece mutlu ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bizim ortak değerimizdir. Hangi siyasi görüşten, kimlikten, inançtan olursak olalım Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti halkının ortak değeridir. Ortak değerimize sahip çıkmak, hepimizin görevidir ama ortak değerimize sahip çıkarken birilerini karalayarak, kötüleyerek yola çıkarsak samimi olmadığımız ortaya çıkar." "Atatürk, Elmalılı Hamdi Yazır'a kendi cebinden para ödeyerek, Kur'an'ın mealini yazdırdı. O, daha bilgili ve nitelikli din adamları yetişsin diye Diyanet İşleri Başkanlığını, ilahiyat fakültelerini, imam hatip okullarını kurdurdu. Biz, bütün bu değerleri bilip kucaklayarak, 80 milyonun Atatürk'e saygı duymasını anlıyoruz. Atatürkçülük, geçmişe takılıp orada durmak değildir. Atatürkçülük, Türkiye Cumhuriyeti'ni geçmişten ders alarak, çağdaş uygarlığa ulaştırmak ve geleceğe taşımaktır."
Vatan

'Baraj Bizim İçin Problem Değil' 
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Genel Merkez binasının açılışını dün yaptı. Miting havasında düzenlenen törende önce partililere hitap eden ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akşener, özetle şunları söyledi: "25 Ekim'de partimiz kuruldu, ne oldu 29 Ekim'de herkes iyi oldu, kimse hastalanmadı. Meğer bizi yönetenler turp gibi sağlıklıymış. Bunu anlamak için İYİ Parti'nin kurulması gerekiyormuş. Bu hareket bir kadın hareketidir. İYİ Parti kuruldu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkanı 'bayanları' öğrendi. Kadınları ihmal ettiklerini söyledi. Adalet yaralıdır, kalkınma ortadan kalmıştır. Gemicikler, şirketler… Yahu nasıl bir şeydir bu? Bir baltaya sahip olamamış çocuk, dünyanın en zenginleri arasına giriyor. Kuruş kuruş, bu binanın bile hesabını veririz. Siz nasıl kurdunuz, ben o dönemleri bilirim. 2010'da FETÖ'cü oldular, 2011'de bebek katili PKK'nın başına eş oldular 'ne büyük bilge' dediler. 2017 referandumunda milliyetçi oldular, şimdi de Atatürkçü oldular. Baraj ister 10 olsun ister 7 olsun, bizim açımızdan bir problem teşkil etmiyor. Partimiz kurulma aşamasında anket ekibimiz sahaya çıktı. 19.5 civarında 'kesinlikle oy veririm' diyen vatandaş var. Benim ne dokunulmazlığım var, ne başka bir şeyim var, 22 aydır 'proje' diyorsunuz. Alt tarafı yalnız başına bir kadın. Varsa elinizde bir belge tutuklayın gitsin. Böyle bir proje var ben de bunun merkeziysem dokunulmazlığım yok, tutun ensesinden götürün. Mıy mıy söylüyorsunuz, siz devletin sahibisiniz, bu varsa elinizde gelin yapın. Pasaport almadım kaçtı denmesin diye. Hodri meydan. 7 sülalemde, gidin köyüme bakın bir tane FETÖ'cü bulun ben siyaseti bırakacağım."
Hürriyet

'Bahçeli'nin Haklılığı Ortaya Çıkacak' 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Yüzde 10'luk seçim barajı düşürülmeli" açıklamasıyla ilgili olarak, "Baraj konusunda da zamanla Sayın Bahçeli'nin haklılığı ortaya çıkacaktır" dedi. Yalçın, yazılı açıklama yaptı: "Asıl telaşa düşen MHP değil, Atatürk'ün kıymet hükümlerinden tamamen uzaklaşmış olan ana muhalefet partisidir." Bilecek'in Söğüt İlçesi Belediye Başkanı Halil Aydoğdu MHP'den istifa etti. Belediye Meclisi'nde 6 MHP'li, 5 AK Partili meclis üyesi var. Kendisinin yanı sıra MHP'li 6 meclis üyesi, MHP'nin eski Söğüt İlçe Başkanı Ali Islah'ın da aralarında olduğu 48 üyenin de MHP'den istifa ettiğini belirten Aydoğdu, "İYİ Parti'ye geçme kararı aldık" dedi.
Hürriyet

Erdoğan'ın Çağrısını Endişeyle İzlemişler 
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın CNN Türk'e FaceTime ile bağlanarak halkı sokağa çağırdığı konuşmasının o saatlerde darbecilerin kontrolünde bulunan 'müşterek harekât merkezi'nde (MHM) nasıl izlendiğini gösteren fotoğraflar, Genelkurmay Başkanlığı karargâhının işgaline ilişkin açılan dava dosyasına girdi. Erdoğan'ın halka direnin çağrısını yaptığı konuşmasının darbeciler tarafından yakından ve endişeyle takip edildiği görülüyor. Dava dosyasına giren Görüntü Analiz Raporu'na göre 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Genelkurmay Başkanlığı karargâhı işgal edilirken 'müşterek harekât merkezi'nin kontrolü de darbecilerin eline geçiyor. Rapora göre albay Osman Kardal saat 21.39'da MHM'ye geliyor. Osman Kardal, çalışanlara el işareti yaparak, o anda orada görevli personelin yönlerinin kendilerine dönmesini sağlıyor. Kardal, burada görevli personele hitaben bir konuşma yapıyor. Saat 22.39'da İstanbul Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin kapatıldığı haberleri televizyon kanallarından yayınlanmaya başlıyor. Rapordaki görüntülere göre, televizyonların bu son dakikayı verdiği sırada yüzbaşı Sedat Kıran, binbaşı Fatih Koç, yarbay Recep Yıldız, albay Armağan Ustael, binbaşı Erhan Metin, tuğgeneral Alpaslan Çetin ve albay Osman Kardal da MHM'deki masanın etrafında bulunuyor. Saatler 00.13'te ise TRT'de okunan sözde darbe bildirisi takip ediliyor. Dosyaya giren her iki görüntüde, darbecilerin rutin bir televizyon programı izler gibi izlediği, herhangi bir endişe belirtisi olmadığı görülüyor. Saat 00.24'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CNNTürk haber televizyonuna FaceTime'la bağlanarak Hande Fırat'ın sorularını yanıtlayarak, halka sokağa çıkma çağrısı yapıyor. Dosyaya giren fotoğraflarda, Erdoğan'ın Fırat ile yaptığı canlı yayının MHM'de dikkatle ve endişeyle izlendiği görülüyor. MHM'de açık olan televizyondan Erdoğan bu konuşmayı yaparken, masa etrafında binbaşı Erhan Metin, albay Armağan Ustael, albay Osman Kardal ve tuğgeneral Alpaslan Çetin'in olduğu da tespit edildi. Ustael, davanın tanıkları arasında yer alırken, diğer isimlerin hepsi ise sanık olarak yargılanıyor.
Hürriyet

DÜNYA

Trump Ve Putin'den Ortak Suriye Açıklaması 
ABD ve Rusya liderleri APEC zirvesi esnasında Suriye konusunda ortak bir metinde anlaşma sağladı. Metinde Suriye'de DAEŞ ile mücadelede kararlılık ve ülkenin toprak bütünlüğüne bağlılık bildirildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'de terör örgütü DAEŞ'i yenme konusunda kararlılıklarını teyit ettikleri bildirildi. Kremlin'den yapılan açıklamada, iki liderin Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) toplantısı kapsamında Vietnam'ın Da Nang şehrinde kısa bir görüşme gerçekleştirdikleri belirtildi. Putin ile Trump'ın, görüşme sonrasında ortak bir metne imza attıkları kaydedilen açıklamada, iki liderin söz konusu metinle Suriye'de DEAŞ'ı yenme konusunda kararlılıklarını teyit ettikleri vurgulandı. İki liderin, Suriye kriziyle ilgili Cenevre görüşmelerine tüm tarafların aktif katılması için çağrıda bulunduklarına işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "İmzalanan ortak metinle, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2254 sayılı kararı doğrultusunda, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve laik niteliğinde bağlılık teyit edildi. İki lider, Suriye krizi için askeri bir çözümün mümkün bulunmadığı konusunda hemfikirken DAEŞ'le mücadelede tehlikeli olayların engellenmesi için ortak iletişim kanalları kurulması için de anlaşmaya vardı." Putin ve Trump'ın ortak açıklamasında, Suriye'deki şiddetin azaltılması, ateşkes, insani yardım erişiminin iyileşmesi ve nihai siyasi çözüm için koşulların yaratılmasıyla ilgili anlaşmalarının uygulanması yönündeki geçici tedbir olarak oluşturulan gerilimi azaltma bölgelerinin önemi vurgulandı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ortak açıklamanın özel olarak iki ülke uzmanları tarafından hazırlandığını belirterek metnin nihai biçiminin dün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD'li mevkidaşı Rex Tillerson tarafından onaylandığını aktardı. Öte yandan Ürdün, Rusya ve ABD'nin Suriye'nin güneyinde çatışmasızlık bölgesi oluşturulması konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi.
Milliyet

Suudiler Yine Yemen'i Vurdu 
Suudi Arabistan öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin, Yemen'in başkenti Sana'da Husilerin kontrolündeki Savunma Bakanlığına hava saldırısı düzenlediği bildirildi. Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, koalisyon güçlerine ait uçaklar tarafından Sana'da Husilerin kontrolünde bulunan Savunma Bakanlığı binasına bir hafta içinde ikinci kez saldırı yapıldı. SABA haber ajansı ise saldırılar nedeniyle bazı vatandaşların evleri ile kamu ve özel mülklerde hasar olduğu bilgisini paylaştı. Reuters haber ajansının olay yerinden geçtiği fotoğraşar, büyük bir yıkımı gösteriyor.
Milliyet

İsrail İHA'yı Golan'da Düşürdü 
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Suriye'ye ait ve casusluk faaliyetlerinde kullanılan Rus yapımı bir insansız hava aracının Golan Tepeleri üzerinde düşürüldüğü belirtildi. Ordu sözcüsü Jonathan Conricus, aracın keşif için kullanılan İHA'lardan olduğunu, silahlı olmadığını açıkladı. Sözcü Conricus "Aracın İran ya da Hizbullah ile bağlantısının olup olmadığı inceleniyor" dedi. Açıklamada İHA'nın Rus yapımı ve Suriye'ye ait olduğun iddiasını doğrulayacak bir kanıt ise sunulmadı. İHA, Golan Tepeleri'ndeki askersiz bölge üzerinde İsrail'in Patriot füzeleri tarafından vuruldu. İsrail'in Haaretz gazetesi, hava aracı vurulmadan önce ordunun Rusya ile iletişime geçerek, İHA'nın Rusya'ya ait olmadığını teyit ettiklerini yazdı. İsrail Savunma Bakanı Avigdor Leiberman da bir açıklama yaparak provokasyonlara ve "Suriye'de saldırılara üs olarak kullanılacak bir Şii ekseni oluşmasına" izin vermeyeceklerini belirtti. 1973'teki Arap-İsrail Savaşı'nın ardından İsrail ve Suriye arasında imzalanan ateşkes anlaşması ile bölgede bir "ateşkes hattı" oluşturulmuştu.
Vatan

Referandumu Neden Ertelemediğini Açıkladı 
Eski Irak Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani, ABD'nin 25 Eylül'deki bağımsızlık referandumunun ertelenmesi için sunduğu öneriyi neden kabul etmediğini açıkladı. Barzani, Washington'dan ileri tarihteki olası bir referandum için destek garantisi istediklerini ama bunu alamadıklarını söyledi. CNN'den Christiane Amanpour'a konuşan Barzani, Kürtlerin iradelerine sahip çıkmalarının toprak kaybetmekten daha önemli olduğunu belirterek "Bize iki ya da üç yıl ertelememizi söylediler. Böyle yaparsanız, referandum sonucuna 'saygı' göstereceğiz dediler. Biz de ertelersek 'saygı' değil 'destek' ifadesinin yazılmasını istedik. Ancak onlar 'destek' demediler, destek taahhüdünde bulunmadılar. Bu nedenle biz ikna olmadık, ertelemenin daha büyük zarar vereceğini düşündük" dedi. Barzani, Irak yönetiminin Kerkük'ü almak için eylül referandumunu bahane ettiğini öne sürerek, "Bu referandumdan önce de Bağdat'ın planıydı. Uzun zamandır hazırlanmışlardı" ifadesini kullandı. Irak ordusunun Kürtlere saldırmasının sürpriz olmadığını belirten Barzani, "Beni şaşırtan, ABD'nin terörist saydığı kişilerin bize Amerikalı subayların ve yetkililerin gözleri önünde Amerikan silahlarıyla saldırması oldu. Bize sözle dost olduğunu söyleyenlerin bizi destekleyeceğini sandık, en azından tarafsız kalacağını düşündük. Ancak dağlarımızda yalnız olduğumuz açık" diye konuştu.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,8623-3,8637
Euro: Euro 4,5065-4,5084
Sterlin: 5,0981-5,1010
Gram Altın: 158,4148-159,4959

Otopark Seferberliği 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, "Binasını otopark yapmak isteyenlere kolaylık sağlanacak. Eski binasını yıkıp otopark yapmak isteyenler plan tadilatı için 1 yıl beklemek zorunda kalmayacak" dedi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, binalarını otoparka dönüştürmek isteyenlere kolaylık sağlanacağını söyledi. Özhaseki, şöyle konuştu: "Mesela iki komşu bina yan yana gelip bahçe mesafeleri içerisinde kalan yerlerde otopark yapabilecek veya eski bir binayı yıkıp plan tadilatına ihtiyaç kalmaksızın (elbetteki ruhsatlarını alacaklar, gerekli şartları yerine getirecekler) işlemlerini halledecekler. Belediyede yapılan ve 1 yıl süren plan tadilatı ile uğraşmayacaklar. Uygun şartları sağladığında kendiliğinden binalarını otoparka çevirebilecekler. Otoparkı açık veya kapalı yapabilirler. Trafiğin çok yoğun olduğu yerlerde işe yarayacak bir formül." Bakan Özhaseki, "Asıl devrim niteliğinde olan tedbirler yeni yapılacak olan binalarda. Eskiden 3 daireye bir otopark zorunluluğu vardı. Şimdi herkes plan yaparken 1 daireye 1 otoparkı göstermek zorunda" dedi. Özhaseki, şunları söyledi: "Eskiden otopark yeri yok diye belediyeye başvurulursa belediye bunu paraya çeviriyordu. Paraya çevrildiği zaman, güya otopark hesabında toplanıyor, daha sonra bu hesap üzerinden otopark yapımında kullanılıyordu. Bu sistemin işlemediğini de gördük. Çünkü belediye daraldığında parayı alıp başka yerlere kullanıyor. O zaman otopark hesabındaki para da gidiyor. İlçeler bazen büyükşehire aktarıyor, büyükşehir bazen o ilçeye gerektiği kadar otopark yapmıyor. Bütün bu aksaklıkları zaman içerisinde gördüğümüz için otopark zorunluluğu geldi, paraya çevirme olmayacak." Bakan Özhaseki, "İmarda birtakım plan tadilatları oluyor ve bu plan tadilatlarıyla 'Birilerine rant sağlanıyor, emsal artıyor, kim yapıyor, kim alıyor, ne oluyor burada?' gibi bir düşünce oluyor. Bu nedenle imar planı tadilatları zorlaştırılacak" dedi. Özhaseki. "Getirdiğimiz kurallarla şimdiye kadar yapılmış olan istismarın önünü kesmeye gayret ediyoruz. Bir yerde belediye plan tadilatı yapıyorsa, önünden geçen herkesin göreceği şekilde üzerine tabela asacak" dedi.
Milliyet

40 Milyarlık Bahis Torbacılara Emanet 
Emniyetin son dönemde düzenlediği operasyonlarla köşeye sıkışan kaçak bahis siteleri 5 milyon kişilik pazarı kaybetmemek için bankacılık sistemine girmeden torbacıları devreye soktu. Tamamen güvene dayalı sistemde köşedeki bakkal bir torbacı çıkabiliyor. İnternet siteleri üzerinden oynanan yasa dışı bahis ve sanal kumara olan ilgi her geçen gün artarken, ilgili bakanlıklar ve emniyet güçlerinin ortak çalışmaları ile son dönemde hızlanan operasyonlar farklı yöntemlerin de devreye girmesine neden oldu. Operasyonlar kapsamında bu işler için kullanılan kiralık banka hesaplarına el konularak sahiplerine cezai işlemler uygulanınca yasa dışı bahisçiler zehir tacirlerinin de kullandığı torbacılık yöntemini uygulamaya başladı. Bahisçilerin bu yöntemi seçmesinin en büyük sebebi hiçbir şekilde bankacılık sitemine girilmeden para tahsilatı yapılabiliyor olması. İddia oranlarının görüntülendiği sitelere girmek için de mutlaka içeriden bir kişinin size şifre vermesi gerekiyor. Son yöntemde kullanılan torbacılık sistemine göre organizasyon şöyle işliyor: İddia oynayacak kişi içeriden birisi ile tanıştıktan sonra kendisine bir şifre veriliyor ve özel bir ID ile bahis sitesine giriyor. Daha sonra buradaki seçeneklerden bir kupon hazırlayıp WhatsApp aracılığı ile bunu torbacı denen kişilere gönderiyor. Bu torbacılar kuponu bir sistem üzerinden oynanmış sayıp söze dayalı güven ilişkisi içerisinde süreci yürütüyor. Sistemin asıl sahipleri bu torbacılara haftalık 10-15 bin lira tutarında bir limit veriyor. Torbacı bu parayı her hafta üstündeki kişilere vermek zorunda. Kazanan bahisçilerin para alışverişi yine bu torbacılar vasıtasıyla elden oluyor. Torbacılar bölge bölge ayrılmış durumda. Kimi zaman bir tekel bayisi kimi zaman bir internet kafe torbacı olabiliyor. Kaçak siteler çoğu zaman BTK tarafından mahkeme kararları ile kapatılıyor ancak siteler alan adlarının sonuna 1,2,3 ekleyip yeni versiyonları ile yayına devam ediyorlar. Emniyet kaynakları bu kişilerin yasal boşluklardan yararlandığını ve bilişim suçlarından haklarında işlem yapılabilmesi için site üzerinden ticaret yapmaları gerektiğini ayrıca site sahiplerini alsalar dahi Kabahatler Kanunu kapsamında ceza kesip bıraktıklarını söylüyor. Bu sistemden farklı olarak kiralık banka hesapları için daha önce çok sayıda operasyon yapılmış ve hesaplara el konulup sahiplerine ceza verilmişti.
Vatan

Kerkük Petrolü Tankerle İran'a 
Kerkük'ün Irak merkezi yönetimi tarafından geri alınmasından sonra buradaki petrolün İran üzerinden taşınması için anlaşıldı. Petrol, Kerkük Barzani yönetimindeyken Ceyhan'a akıyordu. Irak'ın Kerkük kentinden İran'a petrol ihracatı yapılacağı bildirildi. Irak Petrol Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Petrol Bakanı Cebbar Luaybi, Kerkük'ten İran'a günlük 30 ila 60 bin varil petrol ihracatı yapılması için iki ülke arasında prensip anlaşması yapıldığını belirtti Söz konusu anlaşmanın Irak Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) ve İran tarafıyla Bağdat'ta yapıldığını ifade eden Luaybi, ihraç edilecek petrol oranının boru hattı döşenince artırılacağına da dikkati çekti. Iraklı bakanın işaret ettiği anlaşmaya göre, söz konusu petrol kamyonlarla iki ülke arasındaki sınıra (İran'ın Kermanşah kentine yakın noktaya) taşınacak ve İran da söz konusu petrolü Irak'ın güneyindeki sınırından teslim alacak. İran ile prensipte varılan anlaşmanın teknik ve yönetim boyutunun tamamlanmasıyla yakında imzalanacağı bilgisini de paylaşan Luaybi, "Hükümet ve bakanlık olarak Türkiye, İran, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Suriye ile de petrol ve stratejik projeler gerçekleştirmeyi amaçlıyor" ifadelerine yer verdi. Öte yandan yakın zamanda Irak'tan İran'a petrol boru hattı döşenmesi konusunda da görüşmelerin devam ettiği öğrenildi. Kerkük yaklaşık 3 yıldır fiili olarak Kuzey Irak Kürt Yönetimi'nin elinde bulunuyordu. O dönemde de Kerkük petrolü Ceyhan boru hattına sevk ediliyor böylece hattın günlük kapasitesi 600 bin varile kadar çıkıyordu. Söz konusu petrolün gelirini de Erbil yönetimi alıyordu. Ancak referandum sürecinden sonra Bağdat yönetiminin sert tepkisi ile karşılaşan Kürtler, Kerkük'ü terk etmek zorunda kaldı. Kerkük'ten başlayıp Ceyhan'a uzanan petrol hattının DAEŞ militanları tarafından tahrip edilen kısımlarının tamirine başlanırken, İran ile anlaşma yapılması kafa karıştırdı.
Vatan

Kilosu 5 Liradan 35 Liraya Çıktı 
Geçen ay kilosu 5 liraya kadar düşen palamudun fiyatı 35 liraya çıktı. Palamudun sayısında büyük azalma olduğunu, fiyatının daha da yükseleceğini dile getiren balıkçılar, uskumrunun fiyatının da 30 liradan 40 liraya çıktığını belirtti. Balıkçılar; çinekop, istavrit ve hamsinin bollaşmasını beklediklerini, yakın zamanda bu balıkların fiyatlarının düşeceğini söyledi.
Posta

Cam Filmine Yasak Yerine 'Limit' 
Araç sahiplerinin çözüm beklediği cam filmi yasağı konusu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla yeniden ele alınıyor. Önceki gün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Çalışma bitene kadar ceza yok. Belli serbestlikler olacak" demişti. Dün de Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, konuya açıklık getirdi. Faruk Özlü, şunları söyledi: "Cam filminde Emniyet'in görüntü olabileceği bir limit ile kriter getireceğiz. O kriteri aşanlar yasağa takılacak, o kriterin altında kalanlar serbest olacak. Teknik bir çalışma yapacağız. İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Ulaştırma ve bizim bakanlığımız müştereken karar verecek."
Posta

'Et İthalatı 3-4 Yıla Biter' 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, "Gelecek 3-4 yılda ithalatı durdurmak için çalışmalarda son noktaya geldik. Damızlık hayvan sayısının artması gerekiyor" şeklinde konuştu. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) Gaziantep'te açılan yeni şubesinde, MÜSİAD Gıda, Tarım ve Hayvancılık Sektörü Hayvancılıkta Kalkınma Türkiye İstişare Toplantısı'nı gerçekleştirdi. Toplantıya katılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, son günlerin en önemli gündem maddeleri arasında yer alan et ithalatını hakkında değerlendirmelerde bulundu. Daniş, "Kırmızı et ithalatını bir an önce sonlandırıp, ihraç eder konuma gelmemiz lazım" dedi. Gelecek 3-4 yılda ithalatı durdurmak için çalışmalarda son noktaya geldiklerini belirten Daniş, "Kırmızı et tüketimi artıyor. Kırmızı et ihtiyacının neredeyse yüzde 90'ı büyükbaş hayvanlardan temin ediliyor. Küçükbaş hayvanın etinden uzaklaştık. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kadınların çoğunluğu küçükbaş hayvan eti tüketmek istemiyor" dedi. Damızlık hayvan sayısının artması gerektiğine dikkat çeken Daniş, "Hayvan varlığını arttırmak için buzağı kayıplarını ve hastalıkları azaltmalıyız. Süt üretimini ihracat dayalı olarak arttırmalıyız ve meraları rasyonel olarak kullanmalıyız" diye konuştu. Türkiye'nin geçmişten gelen bir hayvancılık geleneği olduğunu dile getiren MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, "Türkiye'nin hayvancılıkta eskisinden çok daha güçlü ve iddialı olması için önünde hiçbir engel yok. Et ithalatını sonlandırıp, ihraç eder konuma gelmeliyiz" dedi.
Hürriyet

Arapça Tabela Davası 
İstanbul Fatih Belediyesi, 2016'da Yusufpaşa'da bulunan restoranlara bir tebligat göndererek, tabelalarda sadece Latin alfabesi kullanılacağını bildirdi. Arapça yazılı tabelasını değiştirmek istemeyen fastfood restoranı sahibi Mohamed Nizar Bitar belediyeye karşı hukuk mücadelesi başlattı. Suriyeli iş adamı Mohammed Nizar Bitar, 2011 yılında İstanbul'da Araplara hitap eden Şam- Osmanlı mutfağına ait bir restoran kurmak için kolları sıvadı. İlk işyerini Taksim'de açan Bitar, restoranına Arapça'da 'Fes' anlamına gelen 'Tarbuş' ismini verdi. Restoranın logosu ve ismi için Türk Patenti Enstitüsü'ne başvurarak markasını tescil eden Bitar, daha sonra Fatih Yusufpaşa'da yeni bir şube daha açtı. Restoranın tabelasına ise hem Türkçe hem de Arapça "Tarbuş, Şam'ın Osmanlı mutfağı" yazısını yazdı. Son yıllarda Fatih'te birçok Suriyeli restoranının açılması ve yeni restoranlarda Latin alfabesi dışında yazılar yazılması üzerine, Fatih Belediyesi geçen sene Bölge Koruma Kurulu'nun kararına istinaden 'Yeni tabela standartları' uygulaması başlattı. Uygulamaya göre tabelalarda sadece Latin alfabesine izin veriliyor. Belediyenin tebligatı üzerine bazı Suriyeli restoranlar tabelalarını değiştirdi. Ancak tebligat üzerine tabelasının üzerinde Arapça yazıyı kaldırmak istemeyen Suriyeli Mohammed Nizar Bitar hukuk mücadelesi başlattı. Türkiye'de 9 fast food dükkanı bulunan Bitar, 12 Aralık 2016'da İstanbul 4. İdare Mahkemesi'ne başvurarak yürütmeyi durdurma ve işlemin iptali talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde tabela uygulamasıyla ilgili dünyanın farklı yerlerinden örnekler verilerek, "Suudi Arabistan'da Türkler yoğun olarak bulunduğundan Latin Alfabesi ve Türkçe tabelalar da bulunuyor" denildi. Davalı taraf olan Fatih Belediyesi ise mahkemeye gönderdiği yazıda davaya muhatabın kendisi değil Koruma Kurulu olduğunu, dolayısıyla söz konusu davanın Kültür ve Turizm Bakanlığı'na karşı açılması gerektiğini savundu. Davada Koruma Kurulu'nun 05/04/2016 tarihli 1496 sayılı kararının iptal edilmesinin istendiği belirterek usül ve esas yönünden davanın reddini istedi. Bunun üzerine mahkeme Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı da davalılar arasına aldı. Ancak Kültür Turizm Bakanlığı hukuk müşavirliği tarafından 4 Nisan'da mahkemeye bir yazı gönderilerek, Fatih Belediyesi'nce iş yerlerine gönderilen tebligatlarda belirtilen alfabe kullanımlarının Kurul Kararı ile ilgisinin bulunmadığı belirtildi. Dava dosyasını inceleyen mahkeme 9 Mayıs 2016'da aldığı ara kararla Suriyeli işadamının yürütmeyi durdurma talebini reddetti. Uygulamanın iptali ile açılan davanın devam ettiğini söyleyen Suriyeli işadamı Mohamed Nizar Bitar "Markamızı ve logomuzu tescil ettirdik. Dört yıl önce Yusufpaşa'daki restoranımızı açtık. Restoranına Arapça tabela asan ilk şirket olduk" dedi.
Hürriyet

Kasım Sıkıntısı 
Piyasalarda Kasım havası yaşanıyor. Son 10 yıllık periyotta kasım ayı ortalamalarına göre borsa yüzde 3.1 değer kaybederken, döviz sepeti yüzde 1.5 yükseldi. Bu yıl da Kasım geleneği sürecek gibi... Para ve sermaye piyasaları arasında geçen haftalarda vurgu yaptığımız duyarsızlık azaldı. Faiz ve döviz tarafındaki gerginlik hisse senetlerini de etkisi altına aldı. Borsa bir süredir faiz oranları ve döviz kurlarındaki yükselişe kayıtsız kalmış ve yükselişini sürdürmüştü. Borsada genelde kasım ayları satıcılı geçer. Ay sonuna kadar ne olur yaşayıp göreceğiz ama bu yıl da bu gelenek bozulmayacak gibi. Son on yıllık periyotta kasım ortalamalarına bakıldığında borsada yüzde 3.1 değer kaybı, döviz sepetinde ise yüzde 1.5 oranında yükseliş var. Piyasaları taşıyacak yeni beklenti ihtiyacının sürüyor olmasına karşılık olumlu fiyatlamaya malzeme olacak gündem bulmak zorlaştı. Türkiye- ABD ilişkileri bağlamında vize yasağının sınırlı da olsa aşılmasına karşılık ABD'de devam eden dava ile ilgili yapılan spekülasyonlar nedeniyle piyasalar üzerinde bir baskı hissediliyor. Başbakanın ABD ziyaretinde yapılan görüşmelerden iki ülke ilişkilerinde yumuşamaya yönelik net açıklamalar gelmedi. Bir diğer dikkat çekici nokta ise iç piyasaların dışarıdaki gelişmelere zayıf tepki vermesi. Borsa uzun bir süredir dış borsalardaki yükselişe uyum sağlayamadı, olumsuz ayrışma gösterdi. Altının gram/TL fiyatı ise dolar/TL kurundaki yükselişin etkisiyle yeni zirveler denerken altının dışarıdaki ons/ dolar fiyatı yatay seyrediyor. Yine döviz kurlarının dış piyasalardaki parite hareketlerine duyarlılığı son günlerde biraz zayıfladı. ABD dolar endeksi ve ABD uzun vadeli tahvil faiz oranları geçtiğimiz günlere göre daha sakin seyrederken petrol fiyatlarındaki yükseliş sürüyor. Petrol üzerinde S.Arabistan ve Ortadoğu kaynaklı gelişmeler etkili. Bunları yan yana koyduğumuzda piyasaların iç gündemin etkisinde kaldığı veya ağırlıklı olarak iç dinamikleri fiyatladığı söylenebilir. Diğer yandan yabancı bakışını göstermesi açısından Türkiye'nin CDS oranları (risk primi) yükselişini ve piyasalar üzerindeki baskısını sürdürüyor. Geçen haftanın dikkat çeken bir diğer gelişmesi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından S&P'nin Türkiye'yi yeni kırılgan 5'li içerisinde Pakistan, Arjantin, Katar ve Mısır ile birlikte göstermesi oldu. Objektifliği oldukça tartışmalı bir değerlendirmeyi çok ciddiye alıp onun üzerinden karamsar yorumlar yapmak doğru değil. Bununla birlikte finans ve ekonomi çevrelerinin okuduğu bu değerlendirmeleri tamamen yok saymak da aynı ölçüde yanlış olacak. 2017/09 dönem bilançoları borsadaki satıcılı süreç nedeniyle çok da fiyatlamadı, hisse bazlı hareketlilik zayıf kaldı. Borsa yukarı yönlü hareketlendiğinde iyi bilançonun iyi prim olarak geri dönmesi muhtemel bir gelişme olacaktır. Özetlersek geçen haftayı sıkıntılı geçiren piyasalarda önümüzdeki hafta için de farklı bir süreç beklemek için çok geçerli nedenler görülmüyor. Bu durum borsada destek noktalarında tepki alımları, döviz ve faizde düzeltme hareketine bağlı geri çekilmeler için engel değil. Ancak yatırım araçlarında mevcut trendlerin korunması olasılığı yüksek görülüyor.
Hürriyet

SPOR

Emre: Yabancı Sınırına Karşıyım 
Ülkemizi İtalya'da, İngiltere'de ve İspanya'da başarıyla temsil eden, 37 yaşında Başakşehir'deki performansıyla gençlere taş çıkaran Emre Belözoğlu yabancı sınırlamasına karşı olduğunu açıkladı. Star TV'de Bir Hülya Avşar Sohbeti programına konuk olan tecrübeli futbolcu son günlerin en çok konuşulan konusu ile ilgili önemli açıklamalar yaptı: "Futbol, enternasyonel bir şey. Bu kadar yatırım yapılıyor ve taraftarlar kulüplerden başarı bekliyor. Ben yabancı sınırına karşıyım. Taraftarlar da öyle. Herkes iyi futbolcu izlemek ister. Türk futbolcularının artık şapkayı önüne koyma zamanı geldi. Aralarında bu mesleği profesyonel olarak görmeyenler var. Hayatınızın merkezine futbolu koyduğunuzda sevsinler ya da sevmesinler, herkesten takdir görürsünüz. Türk oyuncuların kendilerine çok doğru örnekler almaları gerekiyor. Gençler, futbolu hayatlarının merkezine koymalı ki 'Elimizde böyle oyuncular varken neden yabancı oyuncu kullanalım' diyelim." "Galatasaray'da hiçbir zaman F.Bahçeli olarak oynamadım. G.Saray'da büyük başarılar kazandık, Türk futbol tarihinin en başarılı takımıydık. F.Bahçe'ye gittiğim için hiçbir zaman pişman olmadım ve yıllar geçtikçe de 'İyi ki F.Bahçe'ye gitmişim' dedim. Camia ve taraftar bunu bana hâlâ hissettiriyor" "Çok hırslıyım ve bu sebeple de saha içerisinde birçok hata yapmışımdır. Bazen yakalansam da saha içerisinde en az küfür edenlerdenim. Hiç olmaması gerekir, dikkat etmeliyiz."
Vatan

Arda Keşke Gelse 
Galatasaray Teknik Direktörü Tudor, transferi gündemde olan Arda Turan için, "Galatasaray'a gelmesi karışık bir durum. Tabii ki Arda'yı isterim, beğendiğim bir oyuncu" dedi. Tudor Asamoah'ı da takımda görmek istediğini söyledi. Sarı-Kırmızılı takımın teknik direktörü Igor Tudor, yayıncı kuruluş Beinsports'a açıklamalarda bulundu. Tudor transferlerden, şampiyonluk yarışına, yabancı sayısından takımdaki futbolculara kadar önemli açıklamalar yaptı. İşte Tudor'un öne çıkan sözleri: Gazetelerde Arda Turan haberlerini görüyorum. Yazdan beri Arda'yla ilgili kulüpte hiçbir şey konuşmadık. Yaz dönemi evet konuşmuştuk ama o zamandan bu yana tek kelime konuşulmadı. Türk futbol tarihindeki en iyi oyunculardan biri. Karakterinin de iyi olduğunu duydum. Arda gibi bir oyuncunun Galatasaray'a gelmesi karışık bir durum. Tabii ki Arda'yı takımımda isterim. Beğendiğim bir oyuncu. Asamoah'ta işin sonuna gelmiştik. Onlar (Juventus) transfer yapamadıkları için kaldı. Hala gelmesini istiyorum. Futbolcuya dayalı düzenin yok olması sadece benim başarım değil. Yönetim önemli bir değişiklik yaptı ve bana güvendi. İlk 11 haftaya baktığımız zaman yüzde 80-90 iyi iş yaptığımızı söyleyebilirim. Sert idmanlardan etkilenen oyuncular da var tabii ki ama isim veremem. Diğer sporlara bakıyorsunuz. Basketbolcu LeBron James 7-8 saat çalışıyor günde. Biz buraya geliyoruz ve 24 saatin içinde 1,5 saat çalışıyoruz. Baktığınızda çok da değil. Dolayısıyla bir buçuk saatte elinizden gelenin en iyisini vermeniz lazım.
Posta

5 Gollü Prova 
Fenerbahçe, önümüzdeki hafta Demir Grup Sivasspor ile yapacağı lig maçının hazırlıklarına devam etti. Saat 14.00'da ısınma ve koordinasyon hareketleriyle başlayan çalışma, Fenerbahçe U 21 takımıyla yapılan antrenman maçıyla noktalandı. Can Bartu Tesisleri'nde oynanan antrenman maçını A Takım 5-0 kazandı. Golleri Aatif (2), Yiğithan, Soldado ve Hasan Ali attı. Fenerbahçe, iki gün izin yaptıktan sonra Sivas maçı hazırlıklarına 14 Kasım Salı günü tesislerinde yapacağı antrenmanla devam edecek. Fenerbahçe'nin Slovak futbolcusu Martin Skrtel uzun aradan sonra milli formayla sahalara döndü. Fenerbahçe'de önce cezası, ardından kulağındaki sorun nedeniyle son 4 lig maçında forma giyemeyen Skrtel, Slovakya'nın Ukrayna ile oynadığı maçta 90 dakika forma giydi. Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Süper Lig'in 12'nci haftasında 19 Kasım Pazar günü Sivasspor maçında büyük ihtimalle Slovak futbolcuya forma verecek.
Posta

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme