13 Kasım 2017 Pazartesi

13.11.2017 Genel Gündem

13.11.2017
GÜNDEM
Bylock'taki Adı Alpo3453 
Bir dönem "Ergenekon" soruşturmasını da yürüten eski İstanbul Başsavcıvekili firari Cihan Kansız'ın, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) şifreli haberleşme programı ByLock'a 326 kez giriş yaptığı belirlendi. 2015'te yurt dışına kaçan Kansız'ın, By- Lock verileri ve mesajlarına ulaşıldı. ByLock'a, "Alpo3453" kullanıcı adıyla giren Kansız, sistem üzerinden 375 mesaj aldı, 358 ileti gönderdi. Sisteme 326 kez giriş yapan Kansız'ın arkadaş listesinde ise aralarında firari eski hakim ve savcıların da bulunduğu FETÖ mensupları yer aldı. Kansız'ın arkadaş listesinde eski hakimler Mehmet Karababa, Kazım Kahyaoğlu, Sedat Sami Haşıloğlu ile eski savcı Fikret Seçen'in de bulunduğu belirlendi. Firari savcı Kansız, eski hakim Karababa'yı ByLock listesine "Kutay Bey" ismiyle kaydetti. ByLock içeriklerinde Kansız, Belçika'ya kaçtıktan sonra kısa bir süre sisteme giriş yaparak "Yiğit Avrupa" olarak kaydettiği kişiyle pasaport ve vize konularında yaşadıklarını görüştü. Türkiye'de, Belçika'da olduğunun bilinmediğini ifade eden Kansız, aynı kişiye gönderdiği mesajda, Paris, İsviçre ve Hollanda'da yaşadığının zannedildiğini bildirdi. Yurt dışında bulunduğu sırada Ocak 2016'da eski hakim Karababa ile sistem üzerinden mesajlaşan Kansız, ailesinin pasaport başvurusunda bulunduğunu anlattı. Ailesini yanına aldırmayı düşündüğünü ifade eden Kansız, "Kimseye söyleme. Siz de gelebilseniz ne iyi olurdu. Güzel bir yerde otelin bir katını kapatacağız" mesajını yazdı. Karababa ise Kansız'ın bu mesajının ardından "Evde tedirgin yatmak ayrı bir işkence" yazdı. Kansız, bazı firarilerin Türkiye'ye dönmek istediğini, kendisinin ise geri dönüşü düşünmediğini belirtti. Firari savcı Kansız'a gönderilen başka bir mesajda ise telefon güvenliği konusunda bilgiler yer aldı. Mesajda, gönderilen programın yüklenmesi istenerek, "Herhangi sıkıntılı bir durumda telefonunun şifresini açmaya çalıştıklarında 4 defa yanlış yapılınca fabrika ayarlarına geri dönülecektir" ifadesine yer verildi.
Vatan


Pkk'da İlk Kez Ele Geçen Füze 
Şırnak'ın Besta ve Bestler- Dereler bölgelerinde teröristlere yönelik devam eden operasyonlarda, Rus yapımı METİS tanksavar füzesi ele geçirildi. Şırnak Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Besta ve Bestler- Dereler bölgelerinde Şırnak, Siirt ve Van'dangelen güvenlik güçlerince başlatılan hava destekli 'Şehit İstihbarat Binbaşı Koray Onay Operasyonu' kapsamında, bugüne kadar 22 sığınak ve 4 erzak deposunun tespit edildiği belirtildi. Valilik, bulunan sığınaklarda 130 milimetre çapında, 2 bin metre menzilli yabancı menşeli METİS tanksavar silahı, 130 milimetre tel güdümlü METİS tanksavar mühimmatı, 82 milimetre havan, RPG-7 roketatar, Şiyar keskin nişancı tüfeği, kanas keskin nişancı tüfeği, Bixi makine litüfek, 10 Kaleşnikof piyade tüfeği, 3 adet M-16 piyade tüfeği, İncil ile bu silahlara ait çok sayıda mühimmat, yaşam malzemesi ve örgütsel doküman ele geçirildiğini açıkladı. Daha önce PKK terör örgütü yanlısı sosyal medya hesaplarında görüntüleri paylaşılan METİS tanksavar füzesinin kartuşu, 2015 yılında Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde ele geçirilirken, Şırnak bölgesinde silahının ilk kez ele geçirildiği belirtildi. Sovyetler Birliği tarafından 1992 yılında geliştirilen, yarı otomatik güdümlü tanksavar füzesi sınıfında olan METİS, tanklara ve helikopterlere karşı kullanılıyor. 13.8 kiloağırlığında ve 98 santimetre uzunluğunda olduğu belirtilen füzede 10 kilo TNT'ye eşdeğer nitelikte HEAT harp başlığı kullanılıyor. 2 kilometre etkili menzili bulunan füzenin başlığı, saniyede 200 metre hızla seyrederken, değerinin ise 70 bin Dolar civarında olduğu belirtiliyor.
Vatan

'Müftüler Nikâh Kıyabilecek Ben Kıyamayacağım' 
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Müftüler nikâh kıyabilecek, ben kıyamayacağım. Müftüler olarak değil de müftülükler olarak kanun geçti" dedi. Müftülerin kıyacağı resmi nikâhın belediye nikâhından bir farkı olmayacağını ifade eden Erbaş, şunları söyledi: "Mevcut sistemde evlendirme dairelerinde, belediyelerde nasıl kıyılıyor? Bazen belediye başkanı bazen de belediye başkanının yetki verdiği memur nikâh kıyıyor. Burada da aynı sistem geçerli olacak. Ya müftü kıyacak ya da müftü memuruna yetki verecek. Belediyeler biraz rahatlamış olacak. Müftü de belediye başkanı da bir devlet memuru. Resmi nikâhta prosedür neyse müftülük de onu yapacak. Burada bazı kardeşlerimizin eleştirmesi, karşı çıkması çok anlamlı değil. Halkımızın endişe etmesine gerek yok."
Hürriyet

DÜNYA 
Putin'in Samimiyetine İnanıyorum 
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın 2016 ABD başkanlık seçimlerine müdahale ettiğini savunan Amerikan istihbarat kurumlarını desteklediğini söyledi. Bununla birlikte bu iddiları reddeden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in samimiyetine inandığını vurgulayan Trump, Moskova ile ilişkileri geliştirmesine karşı çıkanları da eleştiri yağmuruna tuttu. Rusya'nın Amerika seçimlerine müdahalesi konusunda konuşan Trump, "Bence o (Putin), kendisinin ve Rusya'nın seçimlere müdahale etmediğini düşünüyor. O istediği şeye inanabilir. Ben istihbarat kurumlarımızla birlikteyim, onlara inanıyorum" ifadelerini kullanırken, Rusya ile ilişkilerin iyileştirmesi vaktinin geldiğini de söyledi. ABD Başkanı "Rusya'ya çok ama çok ağır yaptırım yapıldı. Çok üst düzeyde yaptırıma uğradılar ve bu kısa süre önce gerçekleşti. Artık bitkin düşmüş ve kırılmış bir dünyayı iyileştirmeye dönme vakti. Rusya ile dostça geçinmenin bir engel değil ülkemiz ve dünya için bir kazanç olduğunu düşünüyorum" dedi. Trump, Twitter'dan yaptığı açıklamada da "Ne zaman dışarıdaki o kıskananlar ve aptallar Rusya ile iyi ilişkilerin kötü değil iyi bir şey olduğunu anlayacak? Her zaman siyasetle oynuyorlar. Bu ülkemiz için kötü. Kuzey Kore'yi, Ukrayna'yı, Suriye'yi ve terörizmi çözmek istiyorum. Ve Rusya çok yardım edebilir" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Hariri Konusuna Abd De Dahil Oldu 
Lübnan Başbakanı Saar Hariri'nin Suudi Arabistan'a giderek, burada istifa etmesiyle başlayan gerginliğe Beyaz Saray da dahil oldu. ABD, bütün devlet ve taraflara Lübnan'ın egemenliği, bağımsızlığı ve anayasal sürecine saygı duyma çağrısında bulundu. Beyaz Saray'dan Lübnan'daki siyasi duruma ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "Bu hassas zamanda ABD, Lübnan'ın içindeki milis veya Lübnan'ın istikrarını tehdit edecek, hükümet kurumlarına zarar vermeye çalışacak ve Lübnan'ı bölgede diğerlerini tehdit etmek için temel olarak kullanacak herhangi dış güçlerin çabalarını reddediyor" ifadelerine yer verildi. Beyaz Saray ayrıca Lübnan eski Başbakanı Saad Hariri'nin, uzun yıllardır Lübnan kurumlarını güçlendirmek, terörle mücadele ve mültecilerin korunması konularında ABD'nin güvenilir partneri olduğunu da belirtti. Öte yandan, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz, Medine'deki temaslarını tamamlayarak başkent Riyad'a döndü. Kralı havalimanında karşılayanlar arasında, kısa süre önce görevinden istifa etiğini açıklayan ve akıbeti konusunda yorumlar yapılan Lübnan eski başbakanı Hariri'nin de bulunması dikkati çekti.
Milliyet

Lübnan'a Kardeş Hariri 
İngiliz haber ajansı Reuters, kimliği gizli tutulan Lübnan kaynaklarına dayandırdığı haberinde Riyad yönetiminin, Baha'yı yeni Lübnan Başbakanı olarak görmek istediğini belirtti. Halen Suudi Arabistan'da olduğu düşünülen Baha Hariri, Sünni kökenli olduğu için Lübnan Anayasası'na göre başbakanlık koltuğuna oturabiliyor, zira Lübnan'da anayasaya göre başbakanın Sünni kökenli olması zorunlu. Aynı kaynaklar, Suudi Arabistan'ın Hariri ailesini çağırarak Baha'ya bağlılıklarını açıklamasını istediğini öne sürdü. Ancak Suudi Arabistan'da zengin olan ve hala önemli mal varlığı bulunan aile, Saad yerine Baha'nın geçmesini kabul etmedi. Haberde, Baha ve Saad'ın, babaları Refik Hariri'nin suikast sonucu öldürülmesinden bu yana aralarının açık olduğu belirtildi. İddiaya göre her ikisi de başbakanlık koltuğunda hak iddia eden kardeşler, iktidar kavgası yüzünden birbirlerine küstü. Reuters, 2 Kasım 2017 tarihinden bu yana Riyad'da tutulan Saad Hariri'nin, Suudi yetkililerle yaptığı görüşmelerde Hizbullah'ın Lübnan siyasetindeki pozisyonu konusunda net bir tavır takındığını yazdı. Habere göre Hariri, Riyad yönetimini, Lübnan'da istikrar için Hizbullah yöneticileriyle anlaşma yolunu tercih etmeye ikna etti. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, başbakanlık görevinden istifa eden Saad Hariri'nin tutum ve hareketlerinin, Suudi Arabistan'da yaşadığı şüpheli ve gizemli durumun bir sonucu olduğunu belirtmişti. Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Hariri'nin istifanın arkasında yatan nedenlerin henüz netlik kazanmadığı vurgulanmıştı. Açıklamada, "Lübnan'ın Başbakanı uluslararası anlaşmalara zıt hareket edemez. Hariri'nin tutum ve hareketleri, Suudi Arabistan'da yaşadığı şüpheli ve gizemli durumun bir sonucudur. Suudi Arabistan, Hariri'nin hangi sebeplerden dolayı Lübnan'a dönmediğini açıklamalı" ifadeleri yer almıştı.
Vatan

Irak'ta 7.3'lük Deprem 
Irak'ta Süleymaniye ile Halepçe'nin kesiştiği noktada yerel saat ile 21.18'de şiddetli deprem meydana geldi. Elektriklerin kesildiği depremden sonra telefonla haberleşme de bir süre durdu. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, merkez üssü Halepçe'nin 32 kilometre güneybatısı olan depremin, 33,9 kilometre derinlikte meydana geldiğini duyurdu. Richter ölçeğine göre 7.3 şiddetinde olan deprem, Türkiye dahil altı ülkeden hissedildi. İnsanların korkuyla sokaklara döküldüğü deprem, ilk bilgilere göre Süleymaniye'de sekiz köyde büyük hasara yol açtı. Kuzey Irak Sağlık Bakanlığı, dört kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bölgedeki binaların az katlı olması facianın büyümesini engelledi. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Süleymaniye İl Sağlık Müdürü Mirhan Muhammed, yerel basına yaptığı açıklamada, depremde Süleymaniye'nin Derbendihan ilçesinde 50 kişinin yaralandığını söyledi. Muhammed, yaralıların ilçe ve Süleymaniye kent merkezindeki hastanelere kaldırıldığını ifade etti. Derbedihan İlçe Kaymakamı Nasih Mela Hasan da deprem sonrası yaptığı açıklamada, hükümete ivedi bir şekilde yardım çağrısında bulundu. Hasan, yaralı sayısının çok olduğunu ve bazılarının durumun ise ağır olduğunu belirtti. 7.3'lük deprem, İran'da da can kaybı ve büyük korkuya neden oldu. İran Televizyonu, "İran'da en az 6 kişi öldü, çok sayıda yaralı var" açıklaması yaptı. Deprem, Irak ve Türkiye'nin yanı sıra İran, Suriye, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde de hissedildi. Sarsıntının hissedildiği Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak ve Hakkari'de korkuya yol açtı. Yaklaşık 40 saniye süren deprem nedeniyle bayak panik yaşayan vatandaşlar, kendilerini sokağa attı. Mardin'de çocuğunu kucaklayarak sokağa çıkan bir vatandaş, "Depremi eşim bayağı hissetti. Eşim panikledi bu yüzden çok korktum" dedi.
Vatan

İran'dan Yeni Müzakereye Ret Yanıtı 
İran ile P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer anlaşmada balistik füze programı konusunda yeni görüşmelerin olması gerektiği yönünde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan gelen açıklamaya Tahran'dan ret yanıtı geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, anlaşmanın "müzakereye açık olmadığını" ifade etti. Kasımi "Fransa liderlerine birçok kez İran nükleer anlaşmasının müzakereye açık olmadığını ve anlaşma metnine başka konuların dahil edilemeyeceğini söyledik" dedi. Öte yandan İran, Bahreyn'deki bir boru hattına yönelik saldırının arkasında oldukları yönünde Bahreynli yetkililerden gelen suçlamaları da reddetti. Kasımi iddiaları "temelsiz ve yalan" olarak niteledi. İranlı sözcü, Bahreynli yetkililerin "çocukça suçlamalar" içerisinde olduğunu belirtti. Bahreyn'in başkenti Manama'ya 15 kilometre uzaklıkta bulunan Buri köyündeki petrol boru hattında geçen cuma akşam saatlerinde meydana gelen patlama nedeniyle çıkan yangın sabah saatlerinde kont- Mariano Rajoy rol altına alınmıştı.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,8623-3,8637
Euro: Euro 4,5065-4,5084
Sterlin: 5,0981-5,1010
Gram Altın: 158,4148-159,4959

Fonlara Doğrudan Hazine Kaynağı Yolda 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, torba yasa tasarısında yer alan düzenlemeyle Hazine'nin doğrudan fonlara kaynak aktarabileceğini belirterek, "Bu sayede yabancı fonların Türkiye'de daha fazla ve uzun vadeli yatırım yapmaları teşvik edilmiş olacak" dedi. Şimşek, "Torba yasa tasarısında yer alan yeni düzenlememizle sistem daha esnek ve erişilebilir hale getirilecek ve Hazine Müsteşarlığının doğrudan fonlara kaynak aktarması sağlanacak. Bu sayede yabancı fonların Türkiye'de daha fazla ve uzun vadeli yatırım yapmaları teşvik edilmiş olacak" diye konuştu. Girişimcilik sermayesinin fonlarla desteklenmesine devam edileceğini vurgulayan Şimşek, böylece istihdam olanaklarının ve üretimin artırılacağını, daha güçlü ve dirençli bir ekonomi oluşturulacağını kaydetti. Türkiye'de girişimcilerin önemli sorunlarından biri olan finansmana erişim noktasında elde edilen ivmenin aynı hızla devam etmesini sağlayacaklarını dile getiren Şimşek, sistemle KOBİ'lere daha çok ve hızlı kaynak aktarılacağını bildirdi. imşek, "Girişim sermayesi fonları başta olmak üzere ülkemizin gelişmesine ve orta gelir tuzağından kurtulmasına fayda sağlamak amacıyla kurulacak kalkınma fonlarına, teknoloji odaklı spesifik fonlara ve bölgesel fonlara Müsteşarlığımız doğrudan kaynak sağlayacak" ifadesini kullandı. Katılım bankalarıyla iş birliğiyle bir fon kurulmasının da gündemlerinde olduğunu anlatan Şimşek, "Bu fon aracılığıyla girişimcilerimizin faizsiz finansmana erişiminin artırılmasını teminen mudaraba-muşaraka benzeri alternatif finansman araçlarının kullanılması, yaygınlaştırılması planlanmaktadır" dedi.
Milliyet

Rekorlar Bıst'e 6 Bin Yeni Yatırımcı Çekti 
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinde tarihi zirvelerin görülmesi yatırımcıları borsaya çekerken, bu yılın 9 aylık dönemde 6 binin üzerine yeni yatırımcı borsaya giriş yaptı. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre, borsada işlem yapan yatırımcı sayısı geçen yıl sonunda 9 bin 485'i yabancı ve 1 milyon 31 bin 309'u yerli olmak üzere toplam 1 milyon 40 bin 794 oldu. Eylül sonu itibarıyla yerli yatırımcı sayısı geçen yıl sonuna kıyasla 6 bin 61 artarak 1 milyon 37 bin 370'e, yabancı yatırımcı sayısı da 35 artarak 9 bin 520'ye yükseldi. Böylece toplam yatırımcı sayısı 6 bin 96'lık artışla 1 milyon 46 bin 890'a ulaştı.
Vatan

Çifte Rekor Kırıldı 
Türk otomotiv sektörü rekorlara doymuyor. 10 aylık toplam üretim ve ihracatta Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaşıldı. 2016'da elde edilen rekoru kırmak için üretimde 103 bin, ihracatta 39 bin araç kaldı. Ayda ortalama 150 bin araç üretildiği ve 115 bin adedinin ihraç edildiği düşünülürse Kasım'da rekorlar egale edilecek. Otomotiv Sanayi Derneği'nin (OSD) raporuna göre, Ekim'de toplam üretim geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 7 artışla 156 bin 303 adet olarak gerçekleşti. İlk 10 ayda üretim yüzde 17 artış göstererek 1 milyon 380 bin adede ulaştı. Yeni projelerin rüzgarıyla otomobil üretimi de yüzde 27 büyüyerek 941 bine ulaştı. Otomotiv ihracatı 10 aylık dönemde yüzde 22 artarak 1 milyon 103 bin adede yükseldi. Oto ihracatındaki artış hızı yüzde 34'ü buldu. Şirketler dünya pazarlarına 769 bin oto gönderdi. Toplam otomotiv ihracatı 23.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Otomotiv üretimi 2016'da 1 milyon 482 bin adetle, ihracat da 1 milyon 141 bin adetle rekora imza attı. Son 3 yılda 6 milyar dolarlık yatırım yapan Türk otomotiv sektörü, bu yıl hedeflerini büyüttü. Toplam üretimin 2017'de yüzde 13 artışla 1.7 milyon adede çıkması öngörülüyor. İhracatın adet bazında 1.4 milyon adede, gelir olarak da 28 milyar dolarla rekora ulaşması bekleniyor.
Vatan

Dövız Rıskı Harıtası Çıkıyor 
Dolar kurunda yaşanan hareketlilik nedeniyle başlatılan ve son bir yıldır süren şirketlerin döviz borcuna yönelik çalışmada son aşamaya gelindi. Reel sektörün 212 milyar doları bulan döviz açığı için yasal düzenlemenin çıkması bekleniyor. Şirketlerin gelir ve borçlarına ilişkin bilgileri bankacılık başta olmak üzere Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) gibi kanallardan toplanabiliyordu. Ancak, riski nasıl yönettiklerine ilişkin bilgilerin eksik kaldığı belirtildi. Torba tasarıda yer alan yetki alındıktan sonra bilgiler talep edilerek toplanabilecek. Böylece reel sektörün döviz gelir ve borcu arasındaki risk haritası ortaya çıkarılacak. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen torba tasarı beş bölüm halinde ele alınıyor. İlk bölüm çıktı. Bu hafta görüşmeler devam edecek. Torba tasarıda yer alan düzenlemeye göre, Merkez Bankası gerçek ve tüzel kişilerden döviz pozisyonu etkileyen işlemlerini izlemek için her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilecek. Reel sektörün döviz borcunun izlenmesine yönelik çalışmada nihai aşamaya gelindiği belirtildi. Yasal düzenlemenin ardından şirketlerin risk yönetim ürünlerinin daha fazla detaylarının alınabilecek. Risklerinin ne kadarının hangi ürünle hedge edilmeye çalışıldığı, risk yönetiminde nelerin kullanıldığı sorulacak. Ekonomi yönetiminin çalışmaya orta ölçekli firmalardan başlamayı planlandığı kaydedildi. Çalışmalarda swaplı ürünler, forward'lı ürünlere bir takım vergi teşviklerinin sağlanıp sağlanmayacağı üzerinde ilerleyeceğini anlatan yetkililer, öncelikle firmaların risk haritasının çıkarılacağını, düzenlemelerin belli bir aşamaya gelmesi gerektiğini vurguladılar.
Hürriyet

Tüketici Hakem Heyeti Değişiyor 
Tüketicilerin, firmalara karşı korunması amacıyla oluşturulan, ancak işleyişiyle ilgili sıkıntılar yaşanan ve birbiriyle çelişen kararlar çıkan "Tüketici hakem heyetleri" yeniden yapılandırılıyor. Konu son Ekonomi Kooridasyon Kurulu'nun gündemine geldi. Sistem, sil baştan yenileniyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın Tüketici Hakem Heyetleri'nin daha hızlı karar alması ve tüketicinin korunması yönünde "standart" kararların çıkması için başlattığı çalışmada sona gelindi. Çalışmaya göre, başvuru için belirlenen ürün fiyat limiti, 3 bin 600 liradan 5 bin 600 liraya çıkartılacak. Yetkin kişilerin bulunmadığı, zabıt katiplerinin hakem yapıldığı küçük yerlerdeki kurumlar kapatılacak. Bakan Bülent Tüfenkci, kısa sürede hazır olacağını dile getirdiği düzenlemeyle ilgili şunları söyledi: "Tüketici hakem heyetleri rantabıl işlemiyor. Biz tüketicinin daha fazla korunduğu ve kısa zamanda netice alan bir sistem olsun istiyoruz. Şu anda bin 120 hakem heyeti var. Hepsi, kaliteli ve yetkin insanlar oluşmuyor malesef. Diyelim ki küçük bir yerde üniversite mezunu veya bu konuda uzman eleman yok. Zabıt kâtibi, nüfus memuru hakem heyeti olarak atanıyor. Tabi belli bir ücret de alıyor. Yetkinliği olmadığı istenileni yapamıyor. Biz radikal bir adım atarak, bunların sayısını 400'e düşürmeyi planlıyoruz. Bu tartışılacak. Şimdi orada görev alacak arkadaşların niteliklerini ve şartlarını yeniden belirleyeceğiz. Hakem heyetindeki toplantı ücretlerini yükselteceğiz. Hepsi, TUDİS sistemine bağlanacak. Çoğunun bilgisayar ağı yok. Tek bir sistemle, tüm Türkiye'de verilen kararların standartı sağlanacak. Siz bir ayakkabı alıyorsunuz, örneğin Çankaya Hakem Heyeti itirazını kabul ediyor, Yenimahalle etmiyor. Böyle olmaz, kararlarda yeknesaklık sağlanacak."
Hürriyet

POLİTİKA
Putin İle 7. Görüşme 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bugün Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki turistik sahil kenti olan Soçi'de biraraya gelecek. Putin'in özel davetiyle gerçekleşecek görüşmede ana gündem ekonomik başta olmak üzere ikili ilişkiler, terörle mücadele, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel konular olacak. En önemli gündem maddesinin ise Suriye'deki gelişmeler ve barış görüşmeleri olması bekleniyor. Erdoğan, Suriye toplantılarına PYD'nin katılmamasına yönelik Türkiye'nin hassasiyetlerini Putin'e ayrıntılı olarak iletecek. Suriye Halkları adı altında yapılacak toplantıya Rusya önce PYD'yi de davet etmiş, ancak Türkiye'nin isteği üzerine bu davetten vazgeçildiği açıklanmıştı. İkilinin bu görüşmesinde PYD konusunun da etraflıca ele alınması bekleniyor. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki enerji projeleri olan Türk Akımı ve Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin de ele alınması da bekleniyor. Ayrıca Türkiye başta turizm olmak üzere ilişkilerin geliştirilmesi için vizelerin kaldırılması konusunu da gündeme getirecek. Ziyarete Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş da katılacak. Görüşmede S-400'lerin alımı ve ortak üretime yönelik de değerlendirmeler yapılması bekleniyor. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 100 milyara çıkarılması hedefi de toplantılarda etraflıca ele alınacak. Soçi'deki bir çok bakanın da katılacağı zirve 1 yıl içinde ikilinin 7. görüşmesi olacak. En son Putin 28 Eylül'de Ankara'yı ziyaret etmişti. İki lider Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğü konusunda hemfikiriz olduklarını açıklamıştı. Putin, Suriye'de Erdoğan'ın girişimleri ve iradesiyle çatışmasızlık bölgeleri konusunda önemli bir başarıya imza attıklarını söylemişti. Erdoğan ise en son 3 Mayıs'ta yine Soçi'ye gelmişti. Soçi'de de ekonomik yaptırımların bir çoğu kaldırılmıştı. İkili ayrıca sık sık da başta Suriye olmak üzere sıcak gelişmelerle ilgili telefon görüşmeleri yapmıştı. Erdoğan Rusya'dan 14 Kasım'da Kuveyt'e de gidecek. Kuveyt'te de ikili ilişkiler, Katar krizi, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel konular ele alınacak. Erdoğan Kuveyt'ten sonra 15 Kasım'da da Katar'da temaslarda bulunacak. Körfez turunda ayrıca başta Suudi Arabistan olmak üzere bölgedeki gelişmeler de ele alınacak.
Milliyet

Abd'ye El Kaide Delili Sorulmadı 
Başbakan Binali Yıldırım, Amerikan CNN televizyonunda yayınlanan GPS programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Yıldırım, Suriye ve Irak'taki iç savaşa, bölgesel sorunlara ve DEAŞ'la mücadeleye dikkati çekerek, "PKK, YPG ve PYD var. Bunlar Kürt, Marksist-Leninist gruplar. Türkiye için sıkıntı oluşturuyorlar. Ayrıca ABD, DEAŞ'ı yenmek için bu örgütlerle birlikte çalışıyor. ABD'nin içinde bulunduğu tarzda bir iş birliğinin bölgede barış ve istikrarı inşa etmeye katkı sağlayacağını düşünmüyorum" dedi. Fethullah Gülen'in iadesi konusunda bir sinyal olmadığını söyleyen Yıldırım, kanıtların yetersiz olduğu iddiaları için de "15 Temmuz'da bir darbe girişimi oldu, benzer bir şey 11 Eylül'de ABD'de oldu. Dönemin Başkanı George W. Bush, ABD'nin saldırı altında olduğunu ilan ettiğinde Türkiye yardım teklifinde bulunan ve Afganistan'a asker gönderen ilk ülkeydi. Biz bunun arkasında kim var diye sormadık. ABD, bu saldırının arkasında El- Kaide var, El-Kaide sorumlu dedi. Kimse ABD'ye El-Kaide'nin yaptığına dair delil var mı diye sormadı" yanıtını verdi. Yıldırım, AB'nin yönünü belirlemesi gerektiğini belirtirken, Türkiye'nin kültürel ve coğrafi olarak zaten Avrupalı olduğunu kaydetti. Yıldırım, "Türkiye'deki sivil özgürlükler ve basın özgürlüğü konularında Batı'daki eleştiriler artıyor" sözü üzerine, "Bunlar gerçekten ziyade algıdır ve sebebi de bu Gülen örgütüdür" diye konuştu.
Milliyet

SPOR 
Fener'e Scottıe Freni 
Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nde 6. hafta mücadelesinde Darüşşafaka, Fenerbahçe Doğuş'u 84-78 yenmeyi başardı, rakibine 2. yenilgisini tattırırken, 3. galibiyetine ulaştı. Fenerbahçe için maç öncesi kritik nokta Melli'nin rotasyon nedeniyle dışarıda olduğu maçta boyalı alana ne kadar hakim olabileceğiydi. Ancak Vesely'nin ilk yarı sonunda Doğuş Özdemiroğlu'nun yaptığı çok sert faule, ayağa kalktıktan sonra rakibini yere devirerek tepki göstermesi ve diskalifiye edilmesi, Obradovic'in tüm planlarını bozdu. Maçın kalan bölümünü 4 kısa oynamak zorunda kalan, ne Thompson, ne de Ahmet'ten hücumda istediğini alamayan Fenerbahçe, bütün yükü kısaların omuzlarına bırakmak zorunda kaldı. Kısa rotasyonda da Sloukas, Wanamaker, Nunnally ve Melih, kora kor çarpıştı, Datome ribauntlarda takımının geri düşmesini engelledi ama karşılarında tek kelimeyle alev almış bir Scottie Wilbekin vardı. ABD'li oyuncu, aslında ilk yarıda da takımını sırtlayan isimdi. Fenerbahçe'nin 18-13 öne geçtiği andan itibaren takımının bulduğu 13-0'lık serinin de mimarıydı, ancak maç sonundaki liderliği çok daha farklıydı. İkinci yarıyla birlikte 4 kısa oynayan ve baskı ile rakibini bozmayı başararak 59-54 geride girdiği son çeyreğin başında 65-64 öne geçmeyi de başaran Fenerbahçe karşısında hep o sorumluluk aldı. Oyun tam guardların savaşına döndüğünde Sloukas'ın 5 faulle kenara gelişi de avantaj sağladı ABD'liye, attıkça moral ve güven kazandı. 41 saniye kala Nunnally'nin kaçırdığı faul ile beraberlik şansını kaybetmesinin ardından Wilbekin'in attığı üçlük, Fenerbahçe'nin umutlarını yıktı ve ev sahibi kazandı.
Milliyet

Kartal Lıma'yı Kaçırdı 
Hem devre arası hem de yaz transfer dönemi için şimdiden düğmeye basan Beşiktaş Yönetimi'ne, Brezilya'dan kötü haber geldi. Uzun bir süredir Santos'ta oynayan Lucas Lima'yı transfer etmek için çalışmalar sürdüren siyah-beyazlı kulüp, yıldız oyuncunun bir başka kulüple anlaşması üzerine rotasını başka isimlere çevirdi. Devre arası transfer döneminde sözleşmesi bittiği için bu oyuncuyla temasa geçen yönetim, önce Lima'nın istediği yıllık 7 milyon euroyu aşağıya çekmeye . Kariyerine Avrupa'da devam etmek istediği için siyah-beyazlı kulüpten gelen teklife sıcak bakan Lima, Palmeiras'ın önerisine ise daha fazla direnemedi. Brezilyalı futbolcu şimdiden bir diğer Brezilya kulübüyle ön protokol imzalayarak, sadece Beşiktaş'ı değil kendisini isteyen diğer Avrupa kulüplerine de kötü bir sürpriz yaptı. Lima'yı büyük bir gizlilik içerisinde kadrosuna katan Palmeiras, bu transferde Beşiktaş'ın taktiğini izledi. Vida'yı daha sezon bitmeden siyah-beyazlı renklere bağlayan yönetim, deyim yerindeyse kendi silahıyla vuruldu. Brezilyalı oyuncuyu Palmeiras'a kaptıran yönetim, listesinde bulunan diğer 10 numara oynayabilen futbolcuları gündemine aldı. Yeni sezonda orta sahayı daha da güçlendirmek ve Avrupa'da güçlü bir takım haline gelmek isteyen Kartal, yine ses getirecek transfer için çalışmalarını yoğun bir şekilde devam ettiriyor.
Milliyet

'Boş Durmuyorum' 
A Milli Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Türk futbolunda yeni bir nesli yaratmak üzere olduklarını söyledi. Rumen teknik adam, ilk olarak takımın başına geçiş sürecini anlattı. Milli takımın başında ilk maçına Ukrayna karşısında çıktığını ve 3 günlük sürede hazırlanmak zorunda kaldıklarını söyleyen Lucescu, "Bu yüzden daha tecrübeli oyuncuları çağırdım. Birlikte çok fazla maç oynamışlardı. Gençleri de 15-20 dakika oynatıp, uyum sorununu kolay atlatabileceklerini düşündüm. Kolay olmadı. Milli takımda oynayıp kendi kulübünde oynamayan, futbolcuyu bir yere çekip sonra aynı seviyeye getirmek kolay değil" diye konuştu. Ay-yıldızlı ekibin teknik patronu, Romanya ve Arnavutluk maçlarının aday kadrosuna davet ettiği oyuncuların kulüplerinde sürekli oynayan futbolcular olduğuna da dikkat çekti. Lucescu, bu oyuncularla çok zaman geçiremediğini, yine de onlara ne yapmak istediğini, felsefesini aktarmaya çalıştığını anlatarak, hazırlık maçlarında sonucun önemli olduğunu ancak öncelik olmadığını belirtti. A Milli Takım Teknik Direktörü Lucescu, şöyle devam etti: "Çok iyi genç bir ekip oluşturduk. 20 yaşında 4 oyuncumuz var. 22-25 yaş oyuncularla iyi bir grup elde ettik. Bunlarla çalışırken kendi inançlarını ortaya koyup sonuç alabilecek grup yarattık. Milli takım formasını renklerini taşıma imkanı verdik. Artık bundan sonrası onların çalışmalarına bağlı. Bundan sonra kendi kulüplerinde yapacakları çalışma bu formayı ne kadar hak ettiklerini ve ne kadar ileri götüreceklerini gösterecek. Bu yüzden takım antrenörlerinden rica ediyorum. Mümkünse bu gençlere daha fazla önem verebilmeleri milli takım için iyi olacak. Onların oynaması hem kendi gelecekleri hem de Türk Milli Takımı'nın geleceği için önemli."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme