14 Kasım 2017 Salı

14:11.2017 Genel Gündem

14.11.2017
TÜRKİYE 
Yeniden Aday 
AK Parti, TBMM Başkanı adayı olarak mevcut başkan İsmail Kahraman'ı belirledi. 'Kahraman ile devam' kararı, önceki gün İstanbul'da partinin üst yönetiminin toplantısında alındı. 77 yaşındaki Kahraman'ın adaylığıyla ilgili resmi duyurunun Başbakan Binali Yıldırım tarafından bugün partisinin Meclis grup toplantısında yapılacağı belirtildi. AK Parti kulislerinde, Erdoğan'ın son ana kadar bu konuda bir işaret vermemesi nedeniyle Kahraman'ın değişebileceği konuşuluyordu. Ancak Kahraman'ın geçen çarşamba Beştepe'de akşam yemeği de yenen 3 saatlik buluşmalarında Erdoğan'a göreve devam etme isteğini ilettiği, Cumhurbaşkanı'nın da olumlu karşılık verdiği belirtildi. Kulislerde, "Uzun süre sağlık sorunları yaşayan Kahraman'ın bu ikinci dönemde görevi bırakabileceği beklentisi vardı, ancak kendisi 'Sağlığım da sıhhatim de iyi, göreve devam etmek istiyorum' dedi, Cumhurbaşkanı da bu talebi karşılıksız bırakmadı" yorumları öne çıktı. Kahraman'ın görev süresinin 22 Kasım'da bitecek olması nedeniyle 16 Kasım saat 23.59'a kadar sürecek başvuruların sona ermesinin ardından haftaya da yeni başkanın seçimi yapılacak. Kahraman'ın üçüncü turda seçilmesi bekleniyor. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, tek adayın İsmail Kahraman olduğunu dile getirerek, "Biz Kahraman'ı destekliyoruz. Başbakan grupta adını açıklayacak" dedi. Parti kurmayları, Burhan Kuzu'nun da Meclis Başkanlığı'na aday olmaması için ikna edilmeye çalışıldığını belirtti. TBMM Genel Sekreterliği'ne dün adaylık dilekçesini veren Kahraman, "Karar almadan önce Sayın Erdoğan'la istişareniz oldu mu?" sorusuna "Sayın Cumhurbaşkanımız partiler üstü bir hüviyete sahiptir. Bir parti genel başkanıdır ama bu tip münferit hadiselerde bir müessiriyeti olmaz, temennisi olabilir" yanıtını verdi.
Hürriyet


Avukatları Salondan Çıkarıldı 
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün medya yapılanmasına ilişkin, aralarında gazeteci-yazarlar Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan ve Mehmet Altan'ın da bulunduğu 7 sanıklı davanın üçüncü duruşması gergin başladı. İstanbul 26'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar gazeteci Nazlı Ilıcak, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Fevzi Yazıcı ile tutuksuz sanık Tibet Sanlıman hazır bulundu. Tutuklu sanıklar gazeteci Ahmet Altan ve Mehmet Altan ise Silivri Cezaevi'nden SEGBİS ile bağlandı. Saat 10.30'da başlayan duruşmada Mahkeme Başkanı Kemal Selçuk Yalçın, davaya ilişkin görüşünü açıklaması için duruşma savcısına söz verdi. Bu sırada Ahmet Altan ve Mehmet Altan'ın avukatı Ergin Cinmen ayağa kalkarak, savcının görüşü alınmadan önce savunmanın kanıtlarının toplanmasına ilişkin taleplerinin alınmasını istedi. Mahkeme başkanı, savcıya söz verdiğini belirterek, avukat Cinmen'i konuşmaya devam etmesi halinde duruşma salonundan çıkartacağı yönünde uyardı. Yalçın, üç kez uyardığı Cinmen'in salondan çıkartılmasına hükmederek duruşmaya ara verdi. Aranın ardından bu kez Altan kardeşlerin avukatlarından Figen Çalıkuşu, "Savunmanın delilleri toplanmadan mütalaa için söz verilmez" deyince o da salondan çıkartılarak duruşma kesildi. İkinci aranın ardından söz almak isteyen Altan kardeşlerin avukatlarından Ferat Çağıl da duruşmadan çıkarıldı ve yeniden ara verildi.
Hürriyet

İstanbul'da Büyük Operasyon 
"İstanbul'u kazanan, Türkiye'yi kazanır" diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partinin yeni dönem İstanbul yönetiminin kimlerden oluşacağı konusuyla bizzat ilgileniyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın değiştirilmesiyle başlayan operasyonun yeni yılın başında, hem il başkanlığı hem de ilçe başkanlıkları düzeyinde devam edeceği belirtiliyor. Bunun kesin tarihini, partinin İstanbul il kongresini ne zaman yapacağı belirleyecek. Önce ilçe kongreleri tamamlanacak ardından da il kongresinin tarihi belli olacak. Büyükşehirler dışındaki ilçe kongrelerinin tamamına yakınını bitiren AK Parti yönetimi, bu ayın sonuna doğru 51 ilin kongresini yapacak. Aralarında büyükşehirlerin bulunduğu diğer kongreler ise en geç şubat ayının sonuna kadar tamamlanacak. Süreç işlerken İstanbul'la ilgili özel değerlendirme yapılıyor. 39 ilçe başkanının en az üçte birinin değiştirileceği öne sürülüyor. Çalışmalar tamamlandığında, AK Parti'de istifa ettirilen il başkanı sayısının toplam 28-30'e ulaşacağı belirtiliyor. AK Parti, bir ilin veya ilçenin başkanını görevine devam ettirmeyecekse, kongreden en az bir ay önce istifa ettirerek yerine gelecek kişinin kadroyu dizaynına olanak tanıyor. Bütün bu sürecin ardından, 2018 yılı mart ayı sonunda tüm kongreler tamamlanmış olacak. AK Parti, ondan sonraki süreçte, kendi siyasi önceliklerine göre, büyük kongresinin tarihini belirleyecek. AK Parti kulislerine göre Erdoğan, seçimlere 'yenilenmiş parti yönetimi ve yenilenmiş kabine' ile girmeyi tercih edecek. Bu nedenle de büyük kongre ilkbaharda yapılacak. Partinin MKYK'sı ve genel başkan yardımcılarının bir kısmı değişecek. Bunu, kabine değişikliği izleyecek ve partiyi seçime götürecek, 'seçim kabinesi' oluşturulacak.
Hürriyet

'Suriye İçin Siyasi Çözümde Mutabıkız' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Soçi'de bir araya geldi. Soçi Başkanlık Konutu'ndaki görüşmede Türk heyetinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın hazır bulunurken, Rus heyetinde de Başbakan Yardımcısı Arkadiy Dvorkoviç, Kremlin Basın Sözcüsü Dimitry Peskov, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov ile Rus Devlet Nükleer Enerji Kurumu (ROSATAM) Başkanı Aleksey Lihaçev de yer aldı. Baş başa görüşme öncesi açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine "Sayın Başkan çok kısa bir süre içerisinde sizlerle tekrar bir araya gelmenin mutluluğu içerisindeyim" diyerek başladı. Özellikle normalleşme süreci içerisinde gerçekten yoğun bir şekilde bir araya gelişlerinin, ikili ilişkileri daha da güçlendirdiğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi: "Gerek bölgede ikili ilişkilerimiz bunun yanında bölge sorunlarına yönelik dayanışmamız, geleceğe yönelik güvenimizi de artırıyor. Aramızdaki siyasi, askeri, ekonomik, ticari bütün bu ilişkiler her geçen gün artarak devam ediyor. İkili görüşmelerimiz sadece rutin olmanın ötesinde, aynı zamanda telefon diplomasimiz de aramızda ve üst düzey yöneticiler arasında da güçlü bir şekilde devam ediyor. İnanıyorum ki verimli bir görüşme olacak. Ve buradan da Kuveyt ve Katar'a bu şekilde ayrılacağız." "Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin, artık tümüyle eski haline döndüğünü söyleyebiliriz" ifadelerini kullanan Putin ise "Dediğiniz gibi Soçi, Türkiye'ye son derece yakın bir şehir" dedi. Putin ile Erdoğan'ın baş başa görüşmesi 2 saat 10 dakika sürdü. Daha sonra yapılan ve yaklaşık 2 saat süren heyetler arası görüşmenin ardından ise iki lider basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, şunları söyledi: "Siyasi diyaloğumuza paralel olarak ekonomik ilişkilerimiz de yükseliş seyrine girmiş bulunuyor. Mart ayındaki ziyaretim sırasında bazı tarım ürünlerinin Rusya'ya girişine izin verilmesi, vatandaşlarımızın çalışma izni sorunlarının hallolması konusunda değerli dostumun verdiği müjdeler bizleri memnun etti. Aradan geçen süre zarfında ikili ekonomik işbirliğimizin önündeki tüm engellerin kaldırılması için yoğun temaslarımız da devam etti. Karma ekonomik komisyon toplantısı geçen ay Kazan'da düzenlendi. Burada domates, nar, patlıcan gibi ürünlerin Rus pazarına girişinin kolaylaştırılmasına yönelik alınan kararları memnuniyetle karşıladım. Ama istiyoruz ki son kısıtlamaları da kaldıralım."
Milliyet

Kartal İstimbotu Müze Gemi Olacak 
Mustafa Kemal Atatürk'ün İstanbul'un işgali sırasında güvertesinde "Geldikleri gibi giderler" sözünü söylediği Kartal adlı istimbot, restore edilerek müze gemi olacak. Birinci Dünya Savaşını kaybederek orduları dağıtılan Osmanlı İmparatorluğu'nun emri ile Adana'dan İstanbul'a trenle gelen Mirliva (Tümgeneral) Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918 günü Haydarpaşa Garı'na vardığında, kendisini bekleyen bir istimbot ile denize açılmıştı. İstimbot Haydarpaşa Gar Limanı'ndan çıktığında Mustafa Kemal, karşısında gördüğü İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan 55 parçalık işgal donanması için dünya savaş tarihine geçen "Geldikleri gibi giderler" sözünü söylemişti. İşte o tarihi sözün söylendiği gemi, yıllarca özel sektöre hizmet ettikten sonra hurdaya ayrıldı. Yarı batık halde çürümeye terk edilen gemiyi kurtarmak için bilim ve iş insanları ile akademisyen ve gazteciler biraraya gelerek "Kartal İstimbotunu Kurtarma ve Yaşatma Platformu"nu kurdu. Tarihi gemi, Tuzla'daki bir tersanede bakıma alınırken, platform üyeleri dün tersanede bir araya geldi. Emekli tümamiral Cem Gürdeniz, araştırmacı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir, İstimbotu satın alan işadamı İbrahim Benli ve tarihçi Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç, gemi hakkında bilgiler vererek, yapılacak restorasyonu anlattı. Platformu Başkanı Tümamiral Cem Gürdeniz, "99 yıl önce şu saatlerde Atatürk trenle Haydarpaşa Garı'na yaklaşmaktaydı. İşgal devam ediyor ve İstanbul Limanı Fransız deniz kuvvetlerinin kontrolündeydi. Atatürk'ü almaya giden 'Enterprise' yani Kartal, işgal nedeniyle rıhtıma yanaşamadı ve denizde bir süre dolaşmıştı. Atatürk yanındaki yaveri Cevat Abbas'a, 'Geldikleri gibi giderler' diyerek Kurtuluş Savaşı'nı başlatacağını ilan etmişti. Bu tekneye değerini veren bu sözlerin o ümitsiz, o en karanlık günde edilmesidir. Amacımız bu tekneyi bir an önce orijinal şekline sokmak, Deniz Kuwetleri'ne vererek seneye bugün müze gemi olarak sergilemek" dedi.
Milliyet

Yaver De İnkara Başladı 
FETÖ'NÜN 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlerle ilgili, aralarında sözde "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinin de bulunduğu 221 sanığın yargılandığı "çatı" davasına sanık savunmalarıyla devam edildi. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan'da görülen duruşmada, olay tarihinde yarbay rütbesiyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın emir subayı olarak görev yapan sanık Levent Türkkan önceki ifadelerini reddetti. Yaşadıklarının kelimelerle ifade edilemeyeceğini, görüntülerinin bunun en büyük kanıtı olduğunu savunan Türkkan, "Her şey hayal aleminde gibiydi, bana bir şeyler içirildiğini düşünüyorum" dedi. Sanık Türkkan, bilinci yerinde olmayan birine her şeyin söylettirilebileceğini, imzalattırılabileceğini söyledi. Önceki ifadelerine kendisinin de inanamadığını ileri süren Türkkan, mahkeme huzurunda ifade vereceği bugünü sabırsızlıkla beklediğini kaydetti. Genelkurmay Başkanının yaveri olduğu için olayın üzerine yıkılmaya çalışıldığını iddia eden Türkkan, darbeci ve FETÖ'cü olmadığını savundu. O gece Mehmet Dişli'nin Akar'ın yanına girdiğini, bir süre sonra özel kuwetler personelinin karargaha geldiğini anlatan Türkkan, bu kişilerin "Komutan'ın güvenliği söz konusu, acil tahliye etmemiz gerekiyor, sen gelmeyeceksin" dediklerini ve gittiklerini savundu. Türkkan, Akar'ı derdest etmediğini, aksi halde kendisinin de bu ekiple Akıncı Üssü'ne gitmesi gerektiğini öne sürdü. Akar götürüldükten sonra televizyondan olayların farklı geliştiğini anladığını, bunun üzerine yan odaya geçtiğini ve sabaha kadar hiçbir olaya karışmadığını öne süren Türkkan, sabah polise bilgi vermeye kendisinin gittiğini kaydetti. Türkkan, "Tamamen masum ve suçsuzum" dedi
Vatan

CHP: Atatürk Sevdası Artık AKP'yi Sarıyor 
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç dün düzenlediği basın toplantısında, iktidarın son günlerdeki Atatürk konusundaki açıklamalarını değerlendirdi. 15 yılda hiç alışık olmadıkları şekilde Atatürk gündemiyle karşı karşıya olduklarını ifade eden Özkoç, Atatürk'ün adının resmi törenlerde, Meclis açılışlarında anılmamasına, silah arkadaşları üzerinden üstü kapalı yaylım ateşine tutulmasına, Atatürk ve devrimlerinin müfredattan eksiltilmesine de tanık olduklarını savundu. Özkoç, ancak ilk kez, "Onu kimseye yedirtmeyiz" tarzında bir çıkışa tanıklık ettiklerini, bunun kendileri için memnuniyet verici olduğunu söyledi. Cumhuriyetin tehdit altında olmasının, vatandaşların Atatürk'e daha fazla sarılmasına yol açtığını ifade eden Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü: AKP ve onun Genel Başkanı, buradan yine bir CHP polemiğiyle kendisine hikaye çıkartmaya çalışıyor. Bizim bu tavır değişikliğinde gördüğümüz tek şey; halkımızın Atatürk'e ve Cumhuriyete sahip çıkışıdır. AKP'yi ve onun Genel Başkanı'nı Atatürk'ü ağzına almaya mecbur eden şey tam da budur. Tablo bizim için bundan ibarettir ve memnuniyet vericidir. Atatürk sevdası, mecburen de olsa artık AKP'yi de sarmaktadır.
Vatan

DÜNYA 

Hariri'den İstifasını Geri Çekme Sinyali 
Lübnan'ın istifa eden Başbakanı Saad Hariri, önceki akşam verdiği TV röportajında, ülkesine 'yakında dönebileceğini' ve 'istifasını geri çekebileceğini' ifade etti. Hariri, Hizbullah'ın Yemen'deki gibi bölgesel çatışmalardan uzak durmaya razı olması halinde istifa etmekten vazgeçebileceğini kaydetti. Lübnan'da Hizbullah'ın siyaset yapmasına karşı olmadığını belirten Hariri, "Ancak bu düşüncem, Hizbullah'ın ülkeyi mahvetmesine izin vermek anlamına gelmez. Ülkemizdeki bazı yanlışları düzeltmeliyiz ve bağımsız bir politika yürütmeliyiz. ABD yaptırımlarının yanı sıra bir de neden Arap ülkelerinin yaptırımları ile yüzleşelim" ifadelerini kullandı. Hariri'nin açıklamaları, onun Suudi Arabistan'da zorla tutulduğu imasında bulunan Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'den olumlu karşılık buldu. Avn, Twitter'dan "Döndüğü zaman çözülmesi gereken durumlar, konular ve meselelerle ilgili onu (Hariri'yi) dinleyeceğiz" diye yazdı. İran Dışişleri Sözcüsü Bahram Kasemi, "Hariri'nin açıklamaları, onun Lübnan'a dönüş ihtimaline dair küçük bir umut verdi. İran, Lübnan'ın iç işlerine karışmaz" açıklamasında bulundu. Arap Birliği de önümüzdeki pazar günü, Suudi Arabistan'ın isteği üzerine İran'ın bölgedeki ihlallerine ilişkin olağanüstü bir toplantı yapacaklarını açıkladı.
Hürriyet

AB Savunması İçin Yeni Sayfa 
Avrupa Birliği'nin (AB) 23 üyesi, savunma alanında iş birliğini daimi hale getirmeyi öngören "Yapılandırılmış Daimi İşbirliği"nin (PESCO) kurulması için ortak bildiriye imza attı. AB Konseyi'nden yapılan açıklamada, 23 üyenin, PESCO için ortak bildiriye imza attığı, bildirinin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Konseyi'ne iletildiği kaydedildi. Mogherini, de açıklamasında, "Avrupa savunması için yeni bir sayfa açıyoruz" ifadesini kullandı. Lizbon Anlaşması'nda yer alan daimi işbirliği yapısının, AB üye ülkelerinin güvenlik ve savunma alanında birlikte çalışmasına imkan tanıyacağı belirtiliyor. Üye ülkelerin, ortaklaşa savunma yeteneklerini geliştirebileceği bildirilen açıklamada, bu ülkelerin ortak projelere yatırım yapabileceği, ordularının gelişimine katkıda bulunabileceği ifade edildi. Bildiriye imza atan ülkeler Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çekya, Hırvatistan, G.Kıbrıs Rum Yönetimi, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve İsveç olarak sıralandı. Bu etapta PESCO'ya katılmayan ülkelerin ileride katılma ihtimalinin açık tutulduğu aktarıldı. PESCO'nun savunmaya ilişkin yatırımların düzenlenmesi için bağlayıcı ve kapsayıcı bir hukuki çerçeve olduğu belirtilen açıklamada, amacının "AB toprakları ve vatandaşlarını korumak" olduğu bildirildi. Açıklamada, üye ülkelerin bu çerçevede savunma bütçelerini arttırmayı teyit ettiği duyuruldu.
Milliyet

Duterte İle İyi Anlaştılar 
ABD Başkanı Donald Trump, çeşitli örgütler tarafından, "uyuşturucu savaşı" nedeniyle insan haklarını ihlal etmekle suçlanun Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte ile görüşmesini değerlendirdi ve "Harika bir ilişkimiz var, çok başarılı geçti" diye konuştu. 12 günlük Asya ziyaretinin son durağı olan Filipinler'in başkenti Manila'da, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) 31. Liderler Zirvesi'ne katılan Trump, önceki gece ve dün Duterte ile görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeden önce kısa süreli olarak gazetecilerle bir araya gelindiğinde Trump "Harika bir ilişkimiz var. (Görüşme) çok başarılı geçti" derken, Duterte'nin "çok güzel" zirve organize ettiğini belirtti. Gazetecilerin odadan çıktığı sırada bir gazeteci Trump'a, görüşmede insan hakları konusunun ele alınıp alınmayacağını sordu. Duterte bunun üzerine "Siz casussunuz" diyerek "şaka" yaptı ve gülen iki lider soruyu yanıtsız bıraktı. 40 dakika sürdüğü belirtilen görüşmenin ardından insan hakları konusunda Beyaz Saray ve Filipinler'den farklı açıklamalar geldi. Duterte'nin sözcüsü Harry Roque görüşmede insan hakları konusunun ele alınmadığını söyledi. Trump'ın sözcüsü ise, konunun uyuşturucuyla mücadele başlığı ele alınırken "kısa bir şekilde" gündeme geldiğini söyledi. Bu arada ABD eski Başkanı Barack Obama'ya küfür eden lider olarak tanınan Duterte, ASEAN Zirvesi'nde Trump için "Sen" adlı bir şarkı da söyledi. Duterte, Trump'ın ABD davetini ise "Çok meşgulüm" diyerek geri çevirmiş, Myanmar'ı ziyaretinde de Trump ile hayali bir telefon konuşmasını canlandırıp, Başkan'ın taklidini yapmıştı.
Milliyet

Savaşlar Krizler Yetmedi, Şimdi De Deprem Vurdu! 
Bağımsızlık referandumu sonrası çıkan kriz ve İran destekli milislerle yaşanan gerilimle dünya gündemini meşgul eden Ortadoğu, bu kez deprem acısıyla sarsıldı. İran-Irak sınır bölgesinde meydana gelen deprem en büyük hasarı İran'a verdi. İranlı yetkililer önceki gece yaşanan 7.3'lük deprem nedeniyle ülkede 407 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. İranlı yetkililer ayrıca deprem nedeniyle yaklaşık 6 bin 700 kişinin de yaralandığını açıkladı. Enkaz altında onlarca kişinin olduğu, arama kurtarma görevlilerinin uzak bölgelere ulaşmasıyla ölü ve yaralı sayısının artabileceği ifade edildi. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), depremin büyüklüğünü 7.3, merkez üssünü de Halepçe'nin 32 km güneyi olarak duyururken, Iraklı bir meteoroloji yetkilisi merkez üssü Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Süleymaniye bölgesine bağlı Pencwin olan depremin büyüklüğünü 6.5 olarak açıkladı. USGS'ye göre deprem 23 km derinlikte gerçekleşti. Avrupa Sismoloji Merkezi'nden (EMSC) Gilles Mazet-Roux sosyal medyadaki açıklamasında depremin son 50 yılda bölgede görülen en şiddetli deprem olduğunu yazdı. Irak ve İran'ın yanı sıra Türkiye ve İsrail'de de hissedilen deprem en büyük hasar ve can kaybına İran'ın Kirmanşah vilayetinde neden oldu. Ölenlerin çoğunun Irak sınırına 15 km uzaklıktaki Serpulzihab bölgesinden olduğu açıklandı.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,8697-3,8718
Euro: Euro 4,5178-4,5203
Sterlin: 5,0794-5,0842
Gram Altın: 158,9285-159,0556

Dolara Merkez Freni 
Dolar, iki ayda yüzde 15 değer kazandı. 11 Eylül'de 3.39'ları gördükten sonra yükselişe geçen dolar, özellikle Amerika ile yaşanan vize krizi ve diplomatik gerilimle 3.90'a kadar çıktı. Euro da bu yükselişe eşlik etti ve yeni rekorlar kırdı. Yükselen döviz, 80 milyonu ilgilendiriyor. Akaryakıta gelen zamlar zincirleme etkiye neden oluyor. Kısacası iğneden ipliğe zammın ve çift hanelerde yer edinen enşasyonun da sorumlusu zirvedeki döviz. Bir türlü ateşi düşmeyen dövize geçen hafta Merkez Bankası müdahale etmişti. Aynı gün iki önemli adım atan banka, 1.4 milyar doları bankaların kullanımına bırakırken, ihracat kredilerinin geri ödemesinde doları 3.70'e, euro'yu 4.30'a sabitlemişti. Merkez'in müdahalesi doların ateşini düşürmedi ancak aynı gün Amerika'nın vize başvurularını sınırlı da olsa kabul ettiği açıklamaları gelince dolar 3.82'ye kadar gevşemişti. Ancak dolarda sular durulmadı. 3.85'in altına düşme konusunda pek istekli olmayan dolar, dün yine 3.90'lı seviyelere yönelince Merkez bir kez daha silahına sarıldı. Ama bu kez farklı! Merkez'in son hamlesi döviz borcu olan şirketlerin riskini azaltmaya yönelik. Borçların geri ödeme vadeleri yaklaştıkça şirketler piyasadan döviz alıyor. Bu hamle hem doları yükseltiyor hem de şirketlerin maliyetini artırıyor. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci, bunu önlemek için 'TL uzlaşmalı vadeli döviz işlemleri' başlatmayı planladıklarını açıkladı.
Posta

Hem Üretimde Hem İhracatta Rekor 
Otomotiv sektörü her türlü olumsuzluğa rağmen rekor kırmaya devam ediyor. Otomotiv Sanayi Derneği'nin (OSD) Ocak-Ekim dönemini kapsayan 10 aylık raporuna göre toplam üretim ve ihracatta Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaşıldı. İlk 10 ayda üretim, yüzde 17 artış göstererek 1 milyon 380 bin adede ulaştı. İhracatı ise yüzde 22 artarak 1 milyon 103 bine yükseldi. Toplam otomotiv ihracatı 23.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu sonuçlarla otomotiv sektörünün 2016'da elde ettiği üretim ve ihracat rekorunu kırmak için Kasım ve Aralık'ta üretimde 103 bin, ihracatta 39 bin araç kaldı. Ayda ortalama 150 bin aracın üretildiği ve 115 bin adedinin ihraç edildiği düşünülürse yıllık tarihi rekora Aralık gelmeden Kasım sonunda ulaşılmış olacak. Geçen yıl toplam otomotiv üretimi 1 milyon 482 bin adetle, ihracat da 1 milyon 141 bin adetle rekora imza atmıştı. Son 3 yılda 6 milyar dolarlık yatırım yapan otomotiv sektörü, bu yıl hedeşeri büyüttü. Üretimin 2017'de yüzde 13 artışla 1.7 milyon adede çıkması öngörülüyor. İhracatın adet bazında 1.4 milyon adede, gelir olarak da 28 milyar dolarla rekora ulaşması bekleniyor
Posta

Carı Açıkta Yıllık Hedef Eylülde Gerçekleşti 
Cari açık eylülde aylık 4.1 milyar seviyesindeki beklentilerin üzerinde 4.5 milyar dolar oldu. Merkez Bankası'nın ödemeler dengesi raporuna göre 12 aylık birikimli cari açık ise 39.2 milyar dolara yükseldi. Bu yıl sonu için Orta Vadeli Program'a (OVP) revize edilerek koyulan cari açık hedefi olan 39.2 milyar dolara eylülden ulaşılmış oldu. İlk OVP'de hedef 32.3 milyar dolardı. Analistler, bu öngörüyle yıl sonunda 42 milyar dolar seviyesinde bir cari açıkla karşı karşıya kalabileceğimizi belirtiyor. Ocak-eylül dönemindeki cari açık ise 31 milyar 109 milyon dolar gerçekleşirken, bu rakam 2016'nın aynı dönemine göre 6 milyar 627 milyon dolarlık artışa işaret ediyor. Cari açıktaki bu güçlü artışın en büyük nedeni ise ithalattaki sert yükseliş. Gücünü koruyan ihracata rağmen, ithalatta hızlanmanın altın ve enerji ile sınırlı kalmayıp genele yayılması dış ticaret açığını oldukça arttırdı. Turizm gelirlerindeki toparlanma ise hizmet gelirlerinde son dönemde dikkat çeken artış eğilimini destekleyerek dış ticaret açığı kaynaklı etkiyi az da olsa sınırladı. Merkez Bankası verilerine göre dış ticaret açığı 6.6 milyar dolara yükselirken bu geçen yıl eylüle göre 3.4 milyar dolarlık artışı gösteriyor. Cari açığın finansmanı tarafında ise yabancıların 250 milyon dolarlık hisse senedi satışı olsa da tahvil piyasasında 0.8 milyar dolarlık alım gerçekleştirdiler. Bankaların 0.5 milyar dolarla devam eden tahvil ihraçlarına Hazine'nin 1.75 milyar dolarlık ihracının eklenmesi finansmanı destekledi. Ayrıca net hata ve noksan kaynaklı 1.7 milyar dolarlık giriş de oldu. ING Bank Ekonomik Araştırmalar Grubu Baş Ekonomisti Muhammet Mercan yayımladığı notta, "2017'nin ilk dokuz ayında dalgalı ama yavaş bir artış eğiliminde olan 12 aylık cari açığın, yılın kalanında yapısal faktörlerden çok çevrimsel etkilerin belirleyici olduğu dış ticaret açığı kaynaklı gelişmelere bağlı olarak bu eğilimini koruyacağını düşünüyoruz. Gelecek yıl ise yavaşlayan kredi büyümesi ve kalkan vergi indirimleri gibi faktörlerin büyümeyi ve cari açığı azaltabileceğini tahmin ediyoruz. Enerji fiyatlarında şimdiki seviyelerden düşüş beklentileri de cari açığı olumlu etkileme potansiyeli taşıyor" diye yazdı.
Hürriyet

Cepten Gıda Takibi Başlıyor 
Yeni yıl birçok kesimi ilgilendiren düzenlemelerin de başlangıç tarihi olacak. Gıda ürünlerinde uzun yıllardır ertelenen "ürün doğrulama ve takip sisteminin" 2018'de birlikte uygulamaya girmesi bekleniyor. İlk aşamada, takviye edici gıdalar, bal, enerji içecekleri, siyah çay, bitkisel sıvı yağlar, bebek mamaları ve ek gıdalarda uygulanacak sistemin temeli, gıda ürünlerine yapıştırılacak tek kullanımlık etiketlere dayanıyor. Böylece tüketiciler, gıda maddelerine ilişkin bilgileri internet, mobil uygulamalar, SMS ve otomatik sesli yanıt sistemiyle öğrenebilecek. Tüketiciler, satın aldıkları ürün üzerindeki etiketi sorgulayarak, ürünün kim tarafından üretildiğini ya da ithal edildiğini, ne zaman üretildiğini, son kullanma tarihinin geçip geçmediğini ürünlerin zorunlu etiket bilgilerini ve ürün hakkındaki özel uyarıları görebilecek. Esnaf, 1 Ocak 2018'e ahilik fonu kesintisiyle girerken, birçok işletmenin çalışanlar için aldığı 100 TL'lik asgari ücret desteği de, yeni bir düzenleme yapılmazsa, sona erecek. Geçtiğimiz yıl çıkarılan yasayla kurulan ve "esnaf için işsizlik sigortası" olarak bilinen ahilik fonunun ödemeleri, 2018 yılı başı itibariyle başlayacak. Esnaftan yeni dönemde yapılacak kesinti tutarları, asgari ücrete göre şekillenecek. Ödenecek primlerin yüzde 2'si sigortalılardan alınacak, yüzde 1'i de devlet payı olacak. Buna göre, 2017 yılı asgari ücreti, çerçevesinde esnaşardan yapılacak aylık ahilik fonu kesintisi 35.55-266.62 TL arasında değişecek.
Hürriyet

Helal İlaç, Helal Tıp Zirvesi! 
"Helal Akreditasyon Kurumu" yle İslami usülde üretimi resmiyete kavuşturan Türkiye, bu alanda uluslararası otorite olmak için harekete geçti. İstanbul'da düzenlenecek Dünya Helal Zirvesi ile İslam ülkeleri yetkilileri İstanbul'da ağırlanırken, "helal turizm", "İslami tekstil", "helal tıp", "helal kimya", "helal ilaç" gibi konular masaya yatırılacak. Türk Hava Yolları (THY), TÜRGEV, Dışişleri Bakanlığı ve Borsa İstanbul'un da sponsorları arasında yer alacağı zirvede, "İslami yaşam" konusu da irdelenecek. Başta gıda ürünleri olmak üzere, tüketimde "İslam fıkıhı" kurallarını egemen kılmak için devlet eliyle "helal kurumu" kuran Türkiye, İslam ülkeleriyle birlikte Dünya Helal Zirvesi düzenleyecek. 23-25 Kasım tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenecek toplantıda helal gıda, İslami finans, helal turizm, İslami tekstil, helal tıp, helal kimya, helal ilaç konuları görüşülecek. TY, TÜRGEV, Dışişleri Bakanlığı ve Borsa İstanbul'un da sponsorları arasında yer alacağı zirvede, Türkiye'deki helal ürün ve hizmetler tanıtılacak, Helal Akreditasyon Kurumu İslam ülkelerine tanıtılacak. Katılımcılar için THY'nin indirim yapılacağı zirve ile 5. İslam İşbirliği Teşkilatı (OIC) Helal Expo fuarı eş zamanlı gerçekleşecek. Fuara 200'den fazla firma ve markanın katılması bekleniyor.
Milliyet

Besici Destek İstedi 
Türkiye'de son günlerde gündemin üst sıralarını meşgul eden kırmızı et tartışması devam ederken bir çıkış da üreticiden geldi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kırmızı ette üretim düşüşünün sürdüğünü, acil önlemin şart olduğunu savundu. Bayraktar, Ocak-Eylül döneminde kırmızı et üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.2 düşüşle 794 bin 417 tona gerilediğini belirtti. Kırmızı etteki üretim düşüşünde tek nedenin sığır eti üretimindeki düşüş olarak göründüğünü vurgulayan Bayraktar, "Acil önlem şarttır. Üreticilerimiz acil olarak desteklenmelidir. Bizce en iyi önlem de besiye alınan sığıra 1.000 lira destek vermektir. Bu destek, ahırları yeniden dolduracak, kırmızı et üretimini artıracaktır. En kısa zamanda harekete geçilmezse, 2010-2016 döneminde 5 milyar doları aşan miktarda döviz ödediğimiz damızlık, besilik, kasaplık ve et ithalatımız çok daha yüksek rakamlara ulaşır" şeklinde konuştu. Bayraktar, et maliyetinin yaklaşık yüzde 60-70'inin besi hayvanı, yüzde 20-30'unun yem olduğunu vurgulayarak, besi hayvanı ve yem maliyetini indirmeden ucuz et yemenin imkanı olmadığını savundu.
Vatan

2018'de Büyüme Yavaşlar 
Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye'ye güçlü büyüme momentumunu göz önüne alarak, uygulanan mali politika desteğinin yeniden değerlendirmesi ve orta vadeli konsolidasyon için güvenilir bir plan oluşturulması tavsiyesinde bulundu. IMF, Avrupa ülkelerine yönelik Bölgesel Ekonomik Görünüm Raporu'nu yayınladı. Raporda, IMF ekonomistlerinin, Türkiye'nin de aralarında yer aldığı Avrupa ülkelerine yönelik tespit ve öngörülerine yer verildi. Geçen ay yayınlanan Dünya Ekonomik Görünüm (DEG) raporunda, Türkiye'nin bu yılki büyüme beklentisinin yüzde 2.7'den yüzde 5.1'e yükseltildiği hatırlatılan raporda, "DEG'deki en belirgin revizyonun Türkiye'ye yönelik olduğu" vurgulandı. Büyümenin gelecek yıl azalan mali destek ve sıkı para politikasının etkisiyle yavaşlayacağı öngörüsünde bulunulan raporda, IMF'nin Türkiye'ye ilişkin 2018 büyüme tahmininin yüzde 3.5 olduğu belirtildi. Raporda, Türkiye'de yıllık enflasyon oranının Ağustos ayı itibarıyla yüzde 10.7'ye yükseldiğine dikkat çekilirken, "Enşasyon, Merkez Bankası'nın yüzde 5 hedefinin 2 katından daha fazla. Gıda, gıda harici ve akaryakıt fiyatları 2 basamaklı oranlarda artış gösterdi. Çekirdek enflasyon kısmen aşırı genişlemeci makroekonomik politikalar nedeniyle 3 yılın en yüksek seviyesine yükseldi" ifadelerine yer verildi. Raporda, yüksek enflasyonun cari açığı da olumsuz etkilediğine işaret edildi.
Vatan

SPOR 

Ay-Yıldız Işık Vermiyor 
Mircea Lucescu yönetimindeki A Milli Futbol Takımımız kabus gibi bir dönem geçiriyor. 5 gün önce Romanya deplasmanından 2-0'lık mağlubiyetle dönen Ay-Yıldızlılar dün de Antalya'da konuk ettiği Arnavutluk'a boyun eğdi: 2-3. Uzatmalar dahil 54 dakika 10 kişi oynayan rakibi karşısında beklentilerin altında bir performans sergileyen Milliler gelecek adına umut vermedi. Bu sonuçla Milli Takımımız, Lucescu yönetiminde çıktığı 6. maçında 4. yenilgisini aldı. Ay-Yıldızılılar bu periyotta Hırvatistan'ı devirirken, Finlandiya ile berabere kaldı.

Soldado'ya Gün Doğdu 
Fenerbahçe'nin İspanyol forveti Soldado, beklentilerin altında kalınca formasını Janssen'e kaptırmıştı. Milli maç arasında U21 takımı ile oynanan hazırlık maçında attığı gol ve ortaya koyduğu performansla göz dolduran Soldado, pazar günü Demir Grup Sivas ile oynanacak maçta ilk 11'de sahaya çıkmaya hazırlanıyor. Janssen'in sakatlığı, van Persie ve Fernandao'nun ise henüz hazır olmaması da Soldado'nun önünü açtı. Dün yapılan idmanda hırslı bir görüntü sergileyen Soldado, formasını çok özlediğini belirterek, "Pazar günü hasret bitsin istiyorum. Kadıköy'de atacağım gollerle taraftarımızı coşturmak istiyorum" diye konuştu. Fenerbahçe'nin milli araya moralsiz girdiğine de vurgu yapan Soldado, "O günden beri çok şey değişti. Kendi aramızda toplantılar yaptık. Bu durumdan nasıl çıkılacağına yönelik fikirlerimizi paylaştık. Biz kaliteli oyunculardan kurulu güçlü bir ekibiz. Her türlü zorluğu aşacak durumdayız, yeniden çıkışa geçeceğiz" ifadelerini kullandı. Teknik direktör Aykut Kocaman ile bir görüşme yaptığını da söyleye Soldado, "Hazır olduğumu bildirdim. Son kararı hocamız verecek ¡ama ben gollerimle ilk 11'e dönmeye hazırım" dedi.

Hayalimi Yarıda Bırakıp Gitmem 
Gary Medel, şampiyonluk hayalini gerçekleştirmeden Beşiktaş'tan ayrılmak istemediğini açıkladı. Kartal'ın Inter'den büyük umutlarla transfer ettiği Şilili futbolcu kendisiyle ilgilenen kulüplerin olduğunu belirtirken, önceliğinin siyah-beyazlı takımda başarılı bir sezon geçirmek olduğunu ifade etti. Devre arasında ayrılmayı düşünüp, düşünmeyeceği sorusunu yanıtlayan tecrübeli futbolcu, "Beşiktaş'ta 3 senelik kontratım var. Şampiyonluk ve kupa sevinci yaşamak istiyorum. Bu hayali yarıda bırakıp gitmek istemiyorum" dedi. Arjantin basınında son günlerde ismi River Plate ile anılan Medel, "River Plate'e gitmezdim, Boca Juniors olabilirdi" diye konuştu. Şilili futbolcu, Aytemiz Alanyaspor maçının son dakikalarında Şenol Güneş'in yedekleri çağırması sırasında kulübeye giderken yavaş davranmaları konusunda hatalı olduklarını itiraf etti. Medel, "Alanya'da yaşanan olay geride kaldı. Orada yavaş davrandım. Takım arkadaşlarıma yardım etmedim, bundan dolayı da özür diledim. Şu anda elimden geldiği kadar çalışıp, kendimi göstermeye gayret ediyorum. Takımdaki yerimi kazanmak istiyorum. Bu durum beni mücadeleden vazgeçirmiyor. Alanya'da yaşanan olaydan sonra isteğim ikiye katlandı. Tamamen takıma adapte olmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Medel genelde yedek beklemesine rağmen takımına destek vermeye çalıştığını da belirterek, "Gerekli dakikaları alamamam üzücü ve zor bir durum. İlk 11'e adaptasyonum daha kolay geçer diye düşünmüştüm ama 2 senedir üst üste şampiyon olan takım var. 11'de oynayan çok güçlü oyuncular var. Bu durum bana da yeni bir mücadele yeteneği katıyor. Aslında uzun zamandır başıma gelmeyen bir şey. Bu da benim için güzel bir tecrübe oluyor" yorumunu yaptı.
Milliyet

Kendimize Güvenimiz Sonsuz! 
G.Saray'ın Uruguaylı file bekçisi Fernando Muslera, dün Florya'da antrenman öncesinde açıklamalarda bulundu. Deneyimli file bekçisi Medipol Başakşehir maçının çok zorlu geçeceğinin altını çizdi. Süper Lig'in zirvesi için herkesi ilgilendiren bir mücadele olacağını fakat kazanan tarafın kendileri olacağını belirten Fernando Muslera, sözlerine şöyle devam etti: Başakşehir çok zor bir maç olacak. İyi bir dönem yaşıyorlar. Avrupa'da da mücadele ediyorlar. Kaliteli bir takımları var. Daha önce orada kaybettiğimiz maçlar da oldu. Lideriz. Kendimize güvenimiz sonsuz. Rakibimizin hedefi de aynı şekilde ligin bitiminde mutlu sona ulaşabilmek. Oradan en iyi sonucu almak için uğraşacağız. Önemli olan yolun sonunda şampiyon olabilmek. Olumlu anda bir baskı hissediyoruz. Ama bir maçlık bir baskı yok. Bu sene birkaç büyük maçtan iyi sonuçla ayrılamadık. Ama lig devam ederken puan kayıpları olacaktır. Biz rakibimize saygı duyuyoruz ama hedefimiz belli."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme