15 Kasım 2017 Çarşamba

15.11.2017 Genel Gündem

15.11.2017 Çarşamba
TÜRKİYE 
'Bre Ahmaklar! Ak Partı Kurulduğu Günden Beri Anıtkabır'e Gidiyor' 
Başbakan Binali Yıldırım, "Ellerinde Atatürkçülük dedektörü varmış gibi ortalıkta gezinen siyaset hafiyeleri, milleti fişlemeye, sosyolojik bir çatlak oluşturmaya gayret ediyorlar. Bre ahmaklar, AK Parti kurulduğu günden beri Anıtkabir'e gidiyor, 10 Kasım törenlerine de katılıyor. AK Parti'nin kimseye Atatürkçülüğünü kanıtlama gibi bir ihtiyacı yok" dedi. Yıldırım, partisinin Meclis grubunda özetle şunları söyledi: "Şaşkınlıkla takip ettik ki birileri bütün Türkiye'nin ortak değeri olan Atatürk'ü hâlâ tekellerinde görmeye devam ediyor. Ne yazık ki bazı medya çevreleri de Atatürk tekelleşmesine çanak tutarak, toplumda bir ayrışmayı körüklemeye çalışıyor. Bazı basın yayın organlarına bakarsanız akıl almaz ifadeler var: 'AK Parti Anıtkabir'de. AK Partililer Anıtkabir'de...' Bre ahmaklar, AK Parti kurulduğu günden beri Anıtkabir'e gidiyor, 10 Kasım törenlerine de katılıyor. Kaldı ki AK Parti'nin kurumsal anlamda veya mensuplarımızın hiç kimseye Atatürkçülüğünü kanıtlama gibi bir ihtiyacı yok. Ellerinde sanki Atatürkçülük dedektörü varmış gibi ortalıkta gezinen siyaset hafiyeleri, milleti fişlemeye, sosyolojik bir çatlak oluşturmaya gayret ediyorlar. Çok şükür ki bu sefer de çakıldılar. Cumhurbaşkanımızın da 10 Kasım konuşmasında ifade ettiği nokta budur. Atatürk, hiçbir siyasi kurum ya da kuruluşun tekelinde değildir. Atatürkçülük, laşa olmaz, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine çıkarma idealine hizmetle olur. Türkiye'nin her iline üniversite açarsan; 20 bin kilometreden fazla bölünmüş yol yaparsan; Anadolu'yu hızlı tren ağlarıyla donatırsan; Türkiye'nin milli savunma sanayisini yerli ve milli hale getirirsen; tankını, topunu, tüfeğini, uçağını, İHA'sını, SİHA'sını üretirsen Atatürkçülük budur. Laf üstene laf koymak değil taş üstüne taş koymak, eser üretmektir. Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin ortak değeridir. Toplumu bu konu üzerinden ayrıştırmak Atatürkçülük değildir, vatanseverlik hiç değildir. Türkiye, kökleri saksıda yeşermiş cılız bir ülke değil, güçlü köklerini kadim medeniyetin toprağına salmış koca bir çınardır. Bu çınarın dallarından biri Fatih Sultan Mehmet ise diğer biri de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Fatih Sultan Mehmet ne kadar bizimse Gazi Mustafa Kemal Atatürk de o kadar bizimdir. AK Parti, Cumhuriyetin ve onun sarsılmaz uzantısı olan laikliğin de en sağlam teminatıdır.
Hürriyet


Ak Parti İle Sonuna Kadar Yan Yana Mücadele Ederiz 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında, "Partimiz, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle Cumhurbaşkanı Hükümet etme sistemini 2019'da tesis etmek maksadıyla, sonuna kadar yan yana mücadelesini sürdürecektir" dedi. Bahçeli özetle şunları söyledi: "Dedim ki, 'yüzde 10 barajı Türkiye'de çok ağır bir barajdır'. Yüzde 5 mi olur, 6 mı olur, yüzde 7 mi olur, yoksa yüzde 10 olarak mı kalır, böyle mi devam etmesi gerekir, bunları görmek lazımdır. Bildik korodaki müfteriler, saldırmaya, MHP'yi karalamaya başlamışlardır. Şunu herkes bilsin ki, MHP'nin baraj maraj sorunu asla yoktur. Biz ülke barajı tartışılsın diyoruz sorun oluyor, CHP yüzde 3'e çekilsin diyor, itiraz eden çıkmıyor. CHP'nin müflis ve geveze sözcüleri unutmasınlar ki, horozu çok olan köyün sabahı geç olurmuş. CHP'nin 16 Nisan'dan beri karın ağrısı geçmek bilmiyor. CHP, yüzde 49'luk hayır blokunu derinleştirmek için İP'ten HDP'ye kadar herkesten medet umuyor, el uzatıyor. Bu bloklaşmaya cevaben, 15 Temmuz'dan beri süregelen tutarlı duruşumuz korunacak, siyasi pozisyonumuz tartışmasız muhafaza edilecektir. Bu durum karşısında partimiz; 7 Ağustos Yenikapı ruhu ve 16 Nisan Halkoylaması şuurunun gereği olarak Adalet ve Kalkınma Partisi'yle Cumhurbaşkanı Hükümet etme sistemini 2019'da tam manasıyla tesis etmek maksadıyla, sonuna kadar birlikte ve yan yana mücadelesini sürdürecektir. Türkiye'nin demokratikleşme, normalleşme ve istikrar içinde bir yönetim yapısına kavuşabilmesi için 15 Temmuz'dan bu yana üstlendiğimiz sorumluluk aynen devam ettirilecektir."
Hürriyet

4 Milyonluk PKK'lı Öldürüldü 
Aranan teröristler listesinin kırmızı kategorisinde bulunan ve başına 4 milyon lira ödül konulan 'Delal Amed' kod adlı Hülya Eroğlu öldürüldü. Eroğlu'nun, öldürülen en üst düzey PKK'lı olduğu bilgisi verildi. Hakkâri Şemdinli'de 2 Kasım'da 6 asker ve 2 güvenlik korucusunun şehit olmasının ardından Jandarma Komando Birlikleri, Jandarma Özel Harekât ve Polis Özel Harekât, bölgede operasyon başlattı. Operasyonlar, Şırnak Bestler- Dereler bölgesinde yoğunlaştırıldı. PKK'lı bir grubun bu bölgede hareketlilik gösterdiğinin belirlenmesi üzerine gece kesintisiz operasyonlara devam edildi. Operasyonlarda 31 terörist öldürüldü. Öldürülen teröristler arasında PKK'nın askeri kadın kolu YJA-Star'ın komutanı 'Delal Amed' kod adlı Hülya Eroğlu'nun yer aldığı belirlendi. Bir dönem PKK'nın sözde 'beşli yürütme konseyi' üyesi de olan Eroğlu, en çok aranan teröristler listesinin başında geliyordu. İçişleri Bakanlığı'nın aranan teröristler listesinin 'kırmızı' kategorisinde yer alan Eroğlu'nun başına 4 milyon lira ödül konulmuştu. Eroğlu, bugüne kadar öldürülen en üst düzey PKK'lı yönetici oldu. Eroğlu, çözüm sürecinde Kandil'e giden heyetlerle görüşmeler yapan isimler arasında bulunuyordu. İlk kez kırmızı listede aranan bir PKK'lı öldürüldü.
Hürriyet

Kuveyt'le 3 Anlaşma 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya temaslarının ardından geldiği Kuvey'te, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah tarafından resmi törenle karşılandı. Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından iki ülke arasında spor, bilim ve teknoloji alanlarında önemli anlaşmalar imzalandı. Erdoğan, bölgesel krizlerin ele alındığı toplantıların ardından yine Kuveyt Emiri Şeyh Sabah tarafından onuruna verilen öğlen yemeği sonrası Katar'a geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gece özel uçak "TUR" ile 23.15'te Rusya'nın Soçi kentinden Kuveyt'e hareket etti. Erdoğan, 01.30'da Kuveyt'e geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Uluslararası Havalimanı'nda Kuveyt Başbakan Birinci Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah Al Khaled Al Sabah, Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Gassan ez-Zevavi, Türkiye'nin Kuveyt Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak tarafından karşılandı. Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan da Kuveyt'e geldi. Erdoğan daha sonra Beyan Sarayı Devlet Konukevi'ne geçti. Erdoğan'ın ziyareti nedeniyle başkent Kuveyt'in deniz sahilinde yer alan Arap Körfezi Meydanı'ndaki kuleler, Türk bayrağının yansıtılmasıyla kırmızı beyaza büründü. Kuveyt Türk Toplumu Başkanı ve MÜSİAD Temsilcisi Nesim Ömeroğlu, "Bu gece mübarek bir ziyarete şahitlik ediyoruz. Kuveyt semaları da bu vesileyle fevkalade ihtişamlı bir geceye sahne oluyor" dedi. Bölgenin fevkalade bir dönemden geçtiğini dile getiren Ömeroğlu, "Bu ziyaret Kuveytliler için büyük bir önemi haiz. Kuveyt Emiri Şeyh Sabah Ahmed Cabir el-Sabah da parlamento açılışında yaptığı konuşmada, bölgenin başta Katar krizi olmak üzere yaşanan sorunlar nedeniyle şu anda çok kritik bir dönemden geçtiğini, Katar ve Körfez gerçeği ile alakalı olarak başta Kuveytliler olmak üzere Müslümanların, bölge halkının destek beklediğini ifade etmişti. Kuveyt Emiri ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu sorunun nihai çözümü konusunda ciddi adımlar atacağını söylemişti. Kuveyt liderliğiyle, devlet erkanıyla, halkıyla umutlarını önce Allah'a, sonra Sayın Cumhurbaşkanı'nın yapacağı bilgece çözümlerine ve inşallah ortaya koyacakları duruşa bağlamış durumdalar" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Kuveyt Emiri Şeyh Sabah tarafından resmi törenle karşılandı. Beyan Sarayı'nda gerçekleştirilen törende iki ülke milli marşları dinlendi. Daha sonra heyetler arası ve baş başa görüşmeye geçildi. Törende Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar ve heyette yer alan bakanların yanı sıra MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın da yer aldı.
Milliyet

Atatürkçülük Lafla Olmaz 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Atatürkçülükten söz ediyorlar, laşa Atatürkçülük olmaz, Atatürkçülük milletin çıkarlarını savunmaktır. 7 yıldır et ithalatı yapıyorsunuz, hani üretim artacaktı? Et ithalatına 5 milyar dolar para ödedik. Bizim kasapları Sırp kasabına teslim ettiler. Besmelesiz eti getirdiler, sen onu otur sarayında ye" dedi. Partisinin grup toplantısında Antalya'daki felaketten zarar gören çiftçilerin zararlarının karşılanmasını isteyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: AHLAKSIZLIĞA İZİN VERMEYİZ: Bugünlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik bir sevgi dalgası var. Bu bizi son derece memnun ediyor. Tek parti dönemi ve İsmet İnönü için de bu tür eleştiriler yapılıyor. İnönü, Kocatepe Camii'nin yapımı için kurulan 72 kişilik kurucu heyetinin içinde yer alıyor. Çankaya Merkez Camii de İnönü ailesi tarafından yaptırıldı. Müslümanlıkta ölen kişinin arkasından konuşulmaz. Şimdi siz geçmişi kötülemeye kalkarsanız ve bugün o kötülemeden siyasi rant devşirmeye kalkarsanız, bunun tek bir adı vardır; ahlaksızlık. Bu ahlaksızlığa izin vermeyiz. Salonda, tutuklu harp okulları öğrencilerinin velileri var. Anneyi düşünün çocuk harp okulunu kazanmış, bekliyorsunuz subay olacak. Anne, baba gurur duyacak. Şimdi bu çocuklar hapiste. Hiç kimse 20 Temmuz darbesini unutmasın. Eğer hapishaneler tıka basa doluysa, gazeteciler, avukatlar, hakimler, öğrenciler hapisteyse hiç kimse 20 Temmuz'u unutmasın. Devlet öyle bir noktaya geldi ki devlet şu anda yönetilmiyor. Bu durumu en net 5,5 milyon araç sahibinin karşılaştığı cam filmi olayı ortaya koyuyor. Bir yönetmelikle binlerce sürücü cam filmi taktırıyor. Aynı hükümetin bir yönetmelikle cam filmini yasaklıyor. Ne oldu da ertesi gün 427 lira ceza keseceğim dediniz. Söküm parası 150 lira. Sen cebinden mi ödüyorsun, vatandaşın cebinden alıyorsun. Tepki gelince bakan açıklama yapıyor, 'ceza yazdırmayı kaldırdık' diye. Peki ödeyenler ne olacak? Türkiye'deki et üretiminde yüzde 23 azalma var. 7 yıldır et ithalatı yapıyorsunuz, hani üretim artacaktı? Üretim azaldı. Et ithalatına 5 milyar dolar para ödedik. Sanki bu ülkede meralar yok, üretici yok. Bizim kasapları Sırp kasabına teslim ettiler. Besmelesiz eti getirdiler, löp eti getirdiler halka yedirmeye çalışıyorlar, sen onu otur sarayında ye. Atatürkçülükten söz ediyorlar, laşa Atatürkçülük olmaz, Atatürkçülük milletin çıkarlarını savunmaktır. Atatürk, 'Türkiye'nin gerçek sahibi, gerçek üretici olan köylüdür' diyor. Tütünü yok ettiler, sıra geldi çayı ve fındığı yok etmeye. Türkiye, 81 bin ton kurutulmuş bezelye ithal ediyor. Bizim ülkemizde bezelye mi yetişmiyor? Bursa'da ziraatçilerle bir toplantı yaptık. Hepsi burnundan soluyor. Hükümet, çiftçi zarar etse de yüzde 4 vergi alıyor. Sen Atatürkçü olamazsın kardeşim. Atatürkçü olmak için çiftçiyi koruyacaksın, üretimine destek vereceksin
Milliyet

AİHM 25 Bin Başvuruyu Reddetti 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından bugüne kadar yapılan yaklaşık 25 bin başvuruyu, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nu adres göstererek reddettiği öğrenildi. AİHM'e, olağanüstü hal (OHAL) kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameler'le (KHK) meslekten ihraç edilenlerin de bulunduğu çok sayıda kişi tarafından başvuru yapıldı. AİHM'de 31 Ekim 2016 tarihi itibarıyla Türkiye aleyhine derdest başvuru sayısı 7 bin 600 oldu. Bu rakam, 31 Mayıs 2017'de 24 bin 600'e yükseldi. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun kurulmasının ardından AİHM, haziran ayında görevden uzaklaştırılan öğretmen Gökhan Köksal'ın başvurusunu komisyonu adres göstererek reddetti. Emsal nitelikteki kararda, başvurucunun "iç hukuk yollarını tüketmediğine" hükmedildi. Bunun üzerine, AİHM'deki Türkiye aleyhine başvuru sayısı haziran sonu itibarıyla 12 bine düştü. 30 Ağustos 2017 tarihi itibarıyla tekrar 19 bine çıkan başvuru sayısı, AİHM tarafından 13 Kasım 2016 tarihinde açıklanan istatistiklere göre, 31 Ekim 2017'de 8 bin 300'e düştü. Verilere göre AİHM, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından bugüne kadar yapılan yaklaşık 25 bin başvuruyu reddetti. Mahkemenin bu kararlarda Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'nu adres gösterdiği öğrenildi.
Vatan

TEM Başkanı Böyle İnfaza Götürülmüş 
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı'nın Beştepe Karargahı'ndaki eylemlere ilişkin 244 kişinin yargılandığı dava dosyasına, karargahın güvenlik kameralarına ait görüntülerin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu girdi. Karargahta darbe girişiminin başladığı 15 Temmuz günü ile kalkışmanın bastırıldığı 16 Temmuz'a ait yaklaşık 48 saatlik görüntüler uzmanlarca incelendi. Bilirkişi raporuna giren binlerce fotoğraf arasında, olay günü gelişmeler hakkında bilgi almak için gittiği Jandarma Genel Komutanlığı'nda darbeciler tarafından başından vurulan Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanı Turgut Aslan ile şehit edilen korumasının alıkonulduğu anlar da yer aldı. Görüntüleri inceleyen bilirkişinin hazırladığı rapora göre Aslan, 15 Temmuz gecesi F-16'ların alçaktan uçmasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir hareketlilik olup olmadığını öğrenmek için Beştepe'deki Jandarma Genel Komutanlığı'na korumasıyla geldi. Karargaha giren Aslan, otomatik silahla nöbet tutan askerlerin bulunduğu toplantı salonuna alındı. Aslan, gelişmelerle ilgili bilgi almak için yetkilileri beklerken darbeciler tarafından alıkonuldu. Aslan ve koruması Hasan Gülhan, toplatı salonundan elleri ve gözleri bağlı bir şekilde sanık eski kurmay albay Erkan Öktem ve üsteğmen Mehmet Emin Deniz tarafından çıkarıldı. Bu sırada darbeci Öktem ve Deniz'in ellerinde ağır silahlı tüfekler olduğu görüldü.
Vatan

DÜNYA 

Ülkesine Dönüş İçin Tarih Verdi 
Lübnan'ın Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da istifasını açıklayan Başbakanı Saad Hariri, Twitter'dan ülkesine döneceği tarihi açıkladı. 4 Kasım'da istifa eden ancak istifası Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmeyen Hariri, "Herkese merhaba. Ben iyiyim. İnşallah 2 gün içinde Lübnan'dayım" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın oğlu Donald Trump Jr, Demokrat Parti adayı Hillary Clinton'ın e-postalarını ifşa eden WikiLeaks ile seçim kampanyası döneminde Twitter üzerinden yaptığı yazışmaları yayınladı. Trump Jr, Twitter'dan yaptığı açıklamada, "İşte Kongre komitelerinden birinin sızdırmaya karar verdiği, WikiLeaks ile yaptığım yazışmalardaki tüm mesaj trafiği. Ne kadar ironik!" ifadelerini kullandı. Şeffaf bir tavır sergileme imasında bulunan Trump'ın oğlu, mesajlarda Wiki- Leaks'in Hillary Clinton ile ilgili olumsuz bir paylaşımına destek verdiğini ifade ediyor.
Hürriyet

DAEŞ Militanlarını Rakka'dan Kaçırdılar! 
İngiltere'nin köklü yayın kurumu BBC'nin Suriye'de gerçekleştirdiği özel araştırma, 250 DAEŞ militanı ve ailelerinin, ABD-İngiltere öncülüğündeki koalisyon ile çoğunluğunu PKK'nın Suriye kanadı YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) ortak operasyonuyla Rakka'dan güvenli şekilde tahliye edildiğini ortaya koydu. BBC muhabirleri Quentin Sommerville ve Riam Dalati'nin haberine göre tahliyeler, ABD destekli SDG'nin, Rakka'yı DAEŞ'in elinden aldığı geçen ay gerçekleşti. Tahliye edilen DAEŞ'liler arasında, örgütün önde gelen militanlarının yanı sıra çok sayıda yabancı savaşçı da vardı. Tahliye edilen 250 militanın, Rakka'nın ABD destekli milislerce ele geçirilmesinden önce şehirden ayrılan ve çoğu DAEŞ militanlarının ailelerinden oluşan 4 bin kişi arasında yer aldığı belirtiliyor. BBC'nin haberine göre onlarca yabancı DAEŞ savaşçısı da, silah ve cephane yüklü 10 kamyonla Rakka'dan ayrıldı. BBC'ye konuşan ve militanları taşıyan kamyon şoförleri, yüklü ödeme alacakları vaadiyle Rakka'ya yalnız girdiklerini; militanların aksaklık yaşanması ihtimaline karşı kamyonlara, tüm konvoyu havaya uçurmak amacıyla bomba yerleştirdiğini anlattı. Şoförler, militanların çocukları ve eşlerinin üzerinde bile intihar yelekleri olduğunu kaydederken, bir şöför, konvoyda, aralarında Türklerin de bulunduğu çok sayıda yabancı savaşçının olduğunu aktardı. Rakka'dan tahliye edilen militanların bir kısmı Suriye geneline dağılırken, bazılarının da Türkiye'ye gittiği ortaya çıktı.
Milliyet

'Bağımsızlık Reddine Saygı Duyuyoruz...' 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Irak Federal Mahkemesi'nin, bağımsızlık referandumu ile ilgili "hiçbir bileşenin ayrılma hakkı olmadığı" yönündeki kararına saygı duyduklarını açıkladı. IKBY hükümetinin, sorunların çözümü için anayasaya bağlılığı savunduğu belirtilen açıklamada, Irak anayasasının, "Irak Cumhuriyeti federal, bağımsız ve egemen bir devlettir. Hükümet sistemi parlamenter ve demokratik bir cumhuriyettir ve bu anayasa, Irakın bölünmezliğinin garantisidir" ifadelerinin bulunduğu 1. maddesinin nasıl yorumlanacağına dair verilen karara saygı duydukları belirtildi. Açıklamada, "Bu yöndeki her öneri konusunda tavrımız nettir. Her şeyden önce Ayetullah Uzma Seyid Sistani ve Iraklı bazı kişilerle Irak halkının dostu olan ülkelerin, sorunların Irak anayasasına göre çözülmesi konusunda, Federal Mahkeme'nin, anayasanın ilk maddesine atığta bulunduğu hükmüne saygı duyuyoruz" denildi. IKBY, açıklamasında, anayasaya ilişkin Yüksek Mahkeme kararının Erbil ve Bağdat arasında daha kapsayıcı ulusal bir diyaloğun başlangıcına temel olacağına inanıldığı da belirtildi. 25 Eylül'de yapılan referandum sonrası Irak Başbakanı Haydar el İbadi, referandumun anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Federal Mahkeme'ye başvuruda bulunmuştu.
Milliyet

7.3'luk Depremin Bilançosu Artıyor 
Geçtiğimiz pazar günü İran ile Irak sınırında meydana gelen 7.3'lük depremde can kaybı artıyor. İran resmi haber ajansı İRNA'nın haberine göre, depremin en çok hissedildiği Irak sınırındaki Kermanşah'ta en az 530 kişi hayatını kaybederken, 7 bin 817 kişi de yaralandı. Ayrıca İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, depremden etkilenen bölgeleri ziyaret ederek, arama kurtarma çalışmalarını yerinde izledi. Depremde en çok can kaybının yaşandığı Serpulzehab kentinde halka hitap eden Ruhani, depremde yıkılan evlerin yeniden inşası için karşılıksız yardımların yanında uzun vadeli kredinin de devlet tarafından sağlanacağını söyledi. Ruhani, hasar tespit heyetinin bugün (dün) oluşturularak, bölgenin yeniden imarı için gerekli bütçe çalışmalarına ivedilikle başlanacağı sözünü verdi. Öte yandan, İran Kızılayı Arama Kurtarma Birimi Başkanı Murtaza Selimi, depremden etkilenen bölgelerde, arama kurtarma çalışmalarının sona doğru yaklaştığını söyledi. Selimi, "Depremden etkilenen bölgelerde göçük altında kimsenin kalmadığını düşünüyoruz" dedi. Gıda ve çadır sıkıntısının yaşandığını aktaran yetkililer, bölgede 536 köyde hasar meydana geldiğini,12 bin civarında evin tamamen yıkıldığını, en az 70 bin kişinin evsiz kaldığını belirtiyor.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,8863-3,8919
Euro: Euro 4,5841-4,5906
Sterlin: 5,1143-5,1237
Gram Altın: 160,0368-160,3183

Dövizin Ateşi Düşmek Bilmiyor 
Dolar ve euro'nun ateşi gün geçtikçe artıyor. Dolar; Rusya ve Amerika ile yapılan görüşmelere ve olumlu mesajlara rağmen 3.85'in altına inmiyor. Merkez Bankası'nın müdahaleleri de ateşi söndürmeye yetmedi. Bir başka ifadeyle döviz tarafından talep güçlü. Piyasalarda Merkez'in faiz artırımı yoluyla dövize müdahale etmeyeceği algısı hakim. Buna ek olarak jeopolitik risk algısı devam ediyor. Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki risk primi (CDS) de yükseliyor. Bunun ne demek olduğunu anlamak için 11 Eylül'e yani doların 3.39'a indiği gündeki CDS'e bakmak gerekiyor. 11 Eylül'de CDS 162'ydi. Bir başka ifadeyle Türkiye'ye ilişkin risk algısı son iki ayda arttı. Bu iki ayda dolar yüzde 15.5 yükseldi.
Posta

Esnafa Rapor Parası 
Ekonominin vazgeçilmezi esnaf, sigorta konusunda genelde şanssız. SSK'lıdan daha fazla prim ödeyerek emekli olmalarına rağmen, daha düşük maaş alıyorlar. Mali zorluklar nedeniyle işyerini kapatsa, işas etse işsizlik maaşı alamıyor. 60 gün prim yatıramazsa ne kendisi ne de ailesi devlet destekli sağlık yardımı alabiliyor. Bunca olumsuzluklara rağmen güzel gelişmeler de var ama esnaf habersiz. İşte bu gelişmelerden ve önemlilerinden bir tanesi 'rapor' parası, teknik adıyla 'iş göremezlik ödeneği'. Sosyal güvenlik reformuyla halk arasında 'istirahat ve rapor parası' olarak bilinen ve sadece SSK'lıların yararlandığı bu hak, Bağkurlulara da tanındı. Kendi nam ve hesabına çalışan Bağkurlu artık iş kazası ve hastalık nedeniyle rapor alıp izin yaparsa para alacak. İstirahat parası almanın en önemli koşulu, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle hastanede yatarak tedavi görmek ve rapor almak. Yani grip, nezle gibi rahatsızlıklardan dolayı çalışamayan Bağkurlu'ya para ödenmiyor. Ayrıca, Bağkurlu'nun rapor aldığı günden önceki 90 günlük sürede prim borcu olmamalı. Yasaya göre; şirket ortağı olan Bağkurlu rapor parası alamazken, muhtarlar, esnaf ve tüccarlar bu paraya hak kazanıyor.
Posta

Maden İşçilerinin Eylemi Ses Verdi 
Zonguldak'taki maden işçilerinin 21 saatlik "maden ocağından çıkmama" eylemi Meclis'te yankı buldu. Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren torba tasarıda yapılan son dakika değişikliğiyle, maden işçilerinin bu eylemine gerekçe oluşturan Zonguldak'taki kömür madenlerinin özelleştirilmesinin önünü açan düzenlemeden vazgeçildi. Tasarıdaki, "Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile Türkiye Kömür İşletmeleri, uhdelerinde bulunan maden sahalarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu rahsatları ihale etmeye yetkilidir" maddesinde AK Partililerin önergesiyle şu değişiklik yapıldı: "Ancak, Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun halen kendisi tarafından doğrudan işletilen işletme izin alanlarında oluşturulacak ruhsatlar bu madde kapsamında ihale edilemez." Önergenin gerekçesinde de, "Önerge ile halihazırda TTK tarafından doğrudan işletilen maden alanları kendi uhdesinde kalarak ayrıca ruhsatlandırılıp üretim faaliyetlerine aynı şekilde devam etmesi amaçlanmaktadır. Böylece mevcut üretim yapısının korunması ve istihdamın devamı sağlanmış olacaktır" denildi. AK Parti kaynakları, bu değişikliğin Zonguldak ve Bartın'daki TTK madenlerini kapsadığı bilgisini verirken, muhalefet ise kamuya ait diğer madenlerin de kapsama alınmasını istedi. Ancak, bu AK Partililerin oylarıyla reddedildi.
Hürriyet

Gelecek Yenilenebilir Enerji Ve Gazın 
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Dünya Enerji Görünümü (WEO) 2017 raporunu yayınladı. Rapora göre, önümüzdeki 25 yılda dünyanın artan enerji ihtiyacı öncelikle yenilenebilir enerji ve doğalgaz ile karşılanacak. Azalan maliyetler güneş enerjisini en ucuz yeni elektrik üretim kaynağına dönüştürecek. Raporda, ABD'de petrol ve doğalgazda üretimin yeniden canlanması, yenilenebilir enerjide maliyetin keskin şekilde düşmesi ve elektrifikasyonun büyümesinin, küresel enerji sisteminin yüzünü değiştirdiği ve enerji talebini karşılama yollarını alt üst ettiği belirtiliyor. İşte WEO 2017'ye göre önümüzdeki 20 yılda küresel enerji sistemini etkileyecek başlıca dört faktör: 1) ABD tartışılmaz küresel petrol ve gaz lideri haline geliyor, 2) Düşen maliyetler sayesinde yenilenebilir kaynaklar hızlı bir şekilde devreye giriyor, 3) Enerji karışımında elektriğin payı artıyor, 4) Çin'in yeni stratejisi onu daha temiz bir büyümeye moduna sokuyor, bunun etkileri olacak. IEA Başkanı Fatih Birol, "Çin ve Hindistan dahil birçok yerde en düşük maliyetli elektrik üretim kaynağı haline geldiğinden, güneş enerjisi küresel enerji pazarlarında öne geçiyor" diyor. Hükümetlerin desteği ve düşen batarya maliyetleri ile elektrikli araçların hızlı şeritte bulunduğunu da söyleyen Birol, "Petrolün ölüm ilanını yazmak için çok erken. Çünkü, petrokimya, nakliye ve havacılıkta büyüme petrol talebini artırmaya devam ediyor" diyor. IEA'nın 'Yeni Politikalar Senaryosu' uyarınca, petrol 2020'lerin ortalarına kadar 83 dolara yükselmeye devam edecek. IEA, 2025'e kadar yolda 50 milyon ve 2040'a kadar 300 milyon elektrikli araç olacağını tahmin ediyor. Bunun petrol talebini günde yalnızca 2.5 milyon varil azaltması bekleniyor.
Hürriyet

ASELSAN Taarruzu En Değerli Şirket Oldu 
Türk savunma sanayi şirketi Aselsan 11.4 milyar dolar piyasa değeri ile Türkiye'nin en değerli şirketi haline geldi. Garanti Bankası, Akbank, Ereğli, Tüpraş gibi Türkiye'nin öncü şirketlerini geride bırakan Aselsan'ın piyasa değeri yılbaşında 3.5 milyar dolar seviyesinde iken 14 Kasım'da 11.4 milyar dolara yükseldi. Yatırımcısına son bir yılda yüzde 322, yılbaşından bu yana ise yüzde 248 oranında getiri sağladı. Son bir haftada borsada yaşanan gerilemeye rağmen yüzde 13.84 değer kazanarak 44.24 TL seviyesine yükseldi. Son dönemde jeopolitik gerilimlerin yükselmesi savunma harcamalarını artırırken beraberinde Aselsan'ın da cirosu yükseldi. Önümüzdeki yıllarda Türkiye'de savunma harcamalarının artmaya devam edeceği beklentisi hisselere olan ilgiyi canlı tutuyor. Aselsan, 2016 yılını yüzde 36 oranındaki ciro artışı ile tamamlamasının ardından 2017'nin 9 aylık döneminde yüzde 60'lık ciro artışı gerçekleştirdi. Şirketin yılın dokuz aylık dönemindeki kâr artışı ise yüzde 112 oldu. Şirketin 2017'nin dokuz aylık döneminde geçekleştirdiği ciro ve önümüzdeki döneme ilişkin aldığı siparişler satışlarını artırmaya devam edebileceğine yönelik beklentileri güçlendiriyor. Aselsan'ın satışları ağırlıklı olarak döviz cinsinden. Döviz pozisyonu 928 milyon TL artıda bulunuyor. Şirketin satışlarında dövizin ağırlıklı olması ve yabancı para pozisyonunun artıda olması kurun yukarı hareketlerinden olumlu etkilenmesine neden olarak bilançosuna artı yönde yansıyor.
Milliyet

Küçüklerle Olmuyor Büyükler Gelsin 
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, bu yılın başından itibaren Türk hisse senetlerine ve menkul kıymetlerine özellikle yurt dışından çok yüksek montanlı talep olduğunu belirterek, "Bu kapsamda en az ayda veya 2 ayda bir büyük montanlı halka arzlara ihtiyaç var" dedi. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nin açılışında konuşan Karadağ, büyük ölçekli, İSO 500'de, İSO 1000'de yer alan şirketlerin Borsa İstanbul'a girmesi için yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Karadağ, "Büyük şirketlerin borsaya gelmesi, halka arz edilmesi lazım. Çünkü 2011'den sonra gördük ki küçük işletmelerde başarıyı yakalayamıyoruz. Ne patronlar, ne küçük hisse yatırımcıları ne de sermaye piyasası kurumları olarak biz memnun oluyoruz" ifadelerini kullandı. Karadağ, hiçbir sıkıntısı olmayan, ölçeği yakalamış firmaların, finansmana erişimi varsa ve kurumsallaşma anlamında problem yaşamıyorsa halka arza gelmekte isteksiz olduğunu kaydetti. Karadağ, "İnşallah yakın dönemde hedeflerimiz doğrultusunda 1 milyar lira veya dolar üstü piyasa değerli firmaları borsamızda göreceğiz. Gelecek sene için şimdiden hazırlanan 12-13 şirket var. Bu sermaye piyasalarımızda beklediğimiz hareketliliğin, canlılığın başlangıcı olacaktır. Çünkü sermaye piyasası kurumları olarak önümüzde çok güzel günler olacağını düşünüyorum" diye konuştu.
Vatan

TAB Gıda Nasdaq Yolcusu 
Türkiye'de Burger King başta olmak üzere 6 markanın franchise hakkını elinde bulunduran; Çin'de Burger King markasının münhasır franchise haklarına sahip olan TFI TAB Gıda Yatırımları, ABD'de 400 milyon dolara kadar halka arz için başvuruda bulundu. TAB Gıda'nın yayımlanan geçici izahnamesinde şirketin ne kadarının hangi tarihte halka arz edileceği veya talebin hangi fiyat aralığından toplanacağı belirtilmedi. ABD sermaye piyasa kuruluna kayıt için açıklandığı belirtilen geçici izahnameye göre, halka arz gelirlerinin bir bölümü Yapı Kredi Bankası'ndan alınan Kasım 2019 vadeli 50 milyon dolar tutardaki kredinin geri ödemesi, bir bölümü de işletme sermayesi ve kurumsal harcamalar için kullanılacak. Hisseler Nasdaq Global Select Market'ta QSRG koduyla işlem görecek. Halka arzı Morgan Stanley, Credit Suisse, Goldman Sachs & Co. LLC, Citigroup, J.P. Morgan ve Rabo Securities yönetecek. Türkiye'de Burger King, Popeyes, Sbarro ve Arby's restoranlarının münhasır franchise işletmecisi olan TAB Gıda, bunun yanı sıra kendisine ait Dönerci Usta restoranlarını işletiyor. Şirket Çin'de münhasır olarak 2030 yılına kadar Burger King restoranlarını işletme hakkına sahip.
Vatan

SPOR 

Fener'de Sıkıyönetim 
Osmanlıspor beraberliği Fenerbahçe'de taşları yerinden oynatmıştı. Teknik direktör Aykut Kocaman istifa sinyali vermiş, 2 gün süren ikna çabalarının ardından "Göreve devam" kararı almıştı. Sarı-Lacivertliler milli arada yara sardı. Bu periyotta oyuncularına mesafeli yaklaşan Kocaman dün birleştirici bir konuşma yaptı. Aykut Kocaman'ın, "Şampiyonluğa inanın. Burası büyük bir camia, zor günleri hep beraber atlatacağız. Sivasspor maçıyla birlikte güzel günler bizleri bekliyor. Buna tüm kalbimle inanıyorum, siz de inanın" ifadesini kullandı. Sarı-Lacivertli ekibin bugünkü antrenmanını Başkan Aziz Yıldırım da izleyecek. Yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Samandıra'ya çıkarma yapacak olan Başkan Yıldırım'ın motivasyonu artırmaya yönelik sözler sarf etmesi bekleniyor. Aziz Yıldırım'ın, "Tek tek değerlendirdiğimizde hepiniz çok kaliteli futbolcularsınız. Ancak bu haftaya kadar takım olamadık. Bundan sonra birbirinize daha fazla kenetlenin ve Fenerbahçe'yi ayağa kaldırın" diyeceği öğrenildi.
Posta

Aslan'ın Korkusu Yok 
Galatasaray, Başakşehir maçına kilitlendi. Milli maç arasında rakibinin zayıf yönlerine çalışan teknik direktör İgor Tudor sahaya süreceği ilk 11 ve uygulayacağı sistemi de belirledi. Hırvat hocanın aklındaki plan çift forvetle oynamak. Tudor'un bu kararı almasında Hoffenheim ilham oldu. Alman ekibi UEFA Avrupa Ligi'nde Başakşehir'i 3-1 yendiği ilk karşılaşmada çift forvetli sistemle mücadele etmişti. 5-1 kazanılan Gençlerbirliği maçında başarılı bir performans sergileyen Gomis ve Eren Derdiyok'tan memnun olan Tudor, bu ikiliyle rakip savunmaya baskı yapacak, orta sahadan gelecek destekle de top kapıp gol arayacak. Tudor'un 3'lü savunma hayali ise bu maç için rafa kalkmış durumda. Serdar Aziz'in sarı kart cezalısı olması Tudor'u bu konuda geri adım attırdı. Çünkü Maicon ile Denayer'in yanına monte edeceği üçüncü bir stoper bulunamadı. Ne Ahmet Çalık ne de Koray Günter henüz istenen seviyede değil. Buna göre; kalede Muslera'nın yeri garanti. Sağ bekte Mariano, sol bekte Latovlevici oynayacak. Stoper ikilisi Maicon-Denayer olacak. Orta sahada cezası biten Ndiaye, Fernando'nun yanına monte edilecek. Tolga ile Belhanda da bu isimlere destek verecek. Gomis ve Eren Derdiyok da Sarı-Kırmızılılar'ın gol ayakları olacak.
Posta

Tekvando Babasını Kaybetti 
Türk tekvandosunun babası olarak kabul edilen İsmet Iraz, uzun süredir böbrek ve solunum yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde dün sabah 08.55'te hayatını kaybetti. 81 yaşında ölen Iraz için bugün saat 10.00'da Ankara 19 Mayıs Spor Tesisleri içinde bulunan İsmet Iraz Spor Salonu önünde anma töreni düzenlenecek, sonrasında öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karşıyaka'da bulunan aile mezarlığına defnedilecek. Kendisinin de Iraz'ın öğrencisi olduğunu belirten Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, "İsmet hoca Türkiye'de tekvandonun kurucusudur. Tekvandonun bugünlere gelmesindeki en büyük pay sahibi insandır. 1980'li yıllarda Türk sporunda daha hiçbir başarının olmadığı zamanlarda, Türk gençlerine inanarak, güvenerek tekvando dalında yola çıktı. Bu noktada da çok başarılar elde etti. Hocamızı unutmayacağız, unutturmayacağız. Spor camiasının başı sağolsun" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da, İsmet Iraz için başsağlığı mesajı yayımladı: "Türk tekvandosunun efsane ismi İsmet Iraz'a Allah'tan rahmet diliyorum. Ailesi, sevenleri ve tüm spor camiasının başı sağ olsun."
Milliyet

El Clasıco Eczacıbaşı'nın 
Vestel Venus Sultanlar Ligi 7. maçında 2 namağlup takımın kapışmasında gülen taraf VakıfBank'ı 3-0 deviren Eczacıbaşı VitrA oldu. İlk sete iyi başlayan Eczacıbaşı'nın da çok fazla hatasıyla sarı-siyahlılar oldu ve 20-17'yi buldu. Ancak 8-3'lük seriyle dönen turuncubeyazlılar 25-23'le 1-0 öne geçti. 2. oyun da oldukça çekilmeli geçti. Boskovic'in skor yükünü sırtladığı Eczacıbaşı 25-22 ile 2- 0'ı buldu. 3. bölüm ise uzun zaman akıllardan çıkmayacak cinstendi. Sete fırtına gibi girerek 5- 1'i bulan turuncu-beyazlılar takım halinde herkesten skor katkısı alarak karşılaşmaya 25-9'la son noktayı koydu. Burhan Felek Voleybol Salonu'nda oynanan mücadelede Eczacıbaşı'nda Boskovic 23 ve Beyza da 10 sayıyla oynayarak galibiyete damga vuran isimler oldu.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme