25 Kasım 2017 Cumartesi

25.11.2017 Genel Gündem



25.11.2017

GÜNDEM

Trump: Ypg'ye Artık Silah Yok 
ABD Başkanı Donald Trump, dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefonla arayarak, "Suriye'de PYD/YPG'ye bundan sonra silah verilmeyeceği, bu konuda generallere ve ulusal güvenlik danışmanına talimat verdiğini" söyledi. Erdoğan, Twitter hesabından görüşmeye ilişkin çalışma odasından bir fotoğraf paylaşarak, "Bugün ABD Başkanı Sayın Donald Trump ile verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik" mesajını yazdı. Erdoğan'ın Trump'la telefon görüşmesinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Erdoğan'ın Başdanışmanı Hamdi Kılıç ve Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan hazır bulundu. Anadolu Ajansı, fotoğrafla ilgili haberinde, çalışma odasındaki, Çanakkale Savaşı sırasında son erine kadar şehit düşen 57. Alay sancağına dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu görüşmeye ilişkin açıklama yaptı: "Biz nasıl Soçi'de YPG'nin Ulusal Diyalog Kongresi'ne katılmasına karşı çıktıysak ki İran da bu konuda karşı çıkmıştır. YPG'nin böyle bir oluşumda yer almaması gerektiğini çok net bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımız, Trump'a da iletmişlerdir. Bizim ABD ile ilişkilerimizi en çok etkileyen konulardan biri FETÖ ve diğer konuların yanında, ABD'nin YPG'ye verdiği silahlar. Cumhurbaşkanımız bu rahatsızlığını bir kez daha Sayın Trump'a iletmiştir. Sayın Trump da net bir şekilde talimat verdi ve bundan sonra YPG'ye silah verilmeyeceğini, esasen bu saçmalığa daha önceden son verilmesi gerektiğini net şekilde söylemiştir. Trump, kapatmadan önce de bu sözünü teyit etmiştir. Generallere, Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster'a talimat verdiğini, bundan sonra YPG'ye silah verilmeyeceğini Cumhurbaşkanımıza net ifadelerle söylemiştir. Sayın Erdoğan ve Sayın Trump arasında yakın dostluk var. Sık sık telefonda görüşüyorlar. ABD ile vize sorununun kaldırılması konusundaki düşüncemizi Cumhurbaşkanımız Trump'a iletmiştir. Böyle gereksiz bir problemin olmaması gerektiğini tekrar vurguladık."
Hürriyet


Yurt Dışında En Çok Büyüyen Türk Ordusu! 
İngiltere merkezli ünlü denetim ve danışmanlık şirketi Pricewaterhouse Coopers'un (PwC) yayınladığı 'Küresel Savunma Perspektifleri 2017' adlı rapora göre Türk Ordusu ABD'den sonra yurt dışında en aktif olan ikinci ordu oldu. PwC'nin raporuna göre 2014'te mevcut personelinin yüzde 8.6'sı yurt dışı görevinde bulunan TSK, 2016'da askeri personelinin yüzde 13.2'sini yurt dışı görevlere gönderdi. Rapora göre Türkiye 2016'da güvenlik pozisyonunda ciddi değişiklik gösteren dünyadaki 5 ülkeden biri oldu. Bu alandaki diğer 4 ülke ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Rusya ve Suudi Arabistan olarak sıralandı. Tehdide dayalı kendini savunma pozisyonundan zorunlu savunmaya geçen Türkiye'deki bu artışın nedeni ise Suriye ve Irak'ta DEAŞ'a karşı yürütülen askeri mücadele oldu. Raporda Temmuz 2015'te İncirlik Hava Üssü'nün DEAŞ'a karşı operasyonlarda kullanılmasına izin veren Türkiye, ABD ile arasındaki YPG gerilimine rağmen müttefik olarak görevini yerine getirerek 2015 ve 2016'da koalisyon operasyonlarına desteğini arttırdı. 2016'da 'Küresel Savunma Haritası'nda Türkiye ile birlikte Norveç, İtalya ve Hırvatistan'ın durumu değişti. Türkiye güvenlik konusunda önemli bir değişim yaşarken, Norveç, İtalya ve Hırvatistan'da ise savunma önceliklerinde daha küçük değişimler meydana geldi. Tehdide dayalı savunmadan güvenlik durumunu iyileştirmek için pozisyon aldı. Türkiye'nin artan güvenlik tutumu ise Suriye ve Irak'taki DEAŞ karşıtı operasyonların artmasına bağlanıyor. Bu artışa bağlı askeri personelinin 13.2'sini yurt dışında görevlendiren Türkiye, ABD'nin (Yüzde 14.9) ardından toprakları dışındaki en çok asker artışı sağlayan ülke oldu.
Vatan

Sarraf Davasında Türkiye Karşıtı Vakıf Bilirkişi! 
New York'ta tutuklu yargılanan iş adamı Rıza Sarraf ve eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın gelecek hafta başlaması beklenen jürili duruşmalarına, İsrail'e yakınlığı, "neocon" kimliği ve Türkiye karşıtı söylemleriyle bilinen Demokrasileri Savunma Vakfının (FDD) iki üst düzey yöneticisinin bilirkişi olarak eklenmesi dikkat çekti. Mahkeme, 27 Kasım'daki jüri seçiminin hemen ardından başlayacak duruşmadan önce tarafların uzlaşmasını istediği 10 konuda anlaşmaya varılamaması üzerine, savcılığın ve savunma avukatlarının taleplerine ilişkin kararını açıkladı. Buna göre, Sarraf ve Atilla'nın davasına bakan Hakim Richard Berman, savunma avukatlarının itirazlarını reddederek Washington merkezli düşünce kuruluşu FDD'nin Başkanı Mark Dubowitz ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Schanzer'in "İran yaptırımları konusunda" bilirkişi olarak dinlenmesinin önünü açtı. Ancak 27 Kasım'dan sonra başlayacak jürili duruşmalarda "İran yaptırımları konusunda uzmanlıklarına başvurulacak" Dubowitz ile Schanzer'in geldiği FDD, hem İsrail'e olan yakınlığı hem de "Türkiye karşıtı söylemlerin" yoğunlaştığı bir merkez olmasıyla dikkat çekiyor. Washington'da birçok İran konusunda uzmanlaşmış düşünce kuruluşu ve uzman olmasına rağmen çoğu zaman FDD yöneticileri Kongre'deki İran yaptırımlarıyla ilgili oturumlara davet edildi. "İran'a yaptırımlar" konusunda bilirkişi olarak önerilen FDD Başkanı Dubowitz İran'a askeri harekat önerecek düzeyde İran karşıtı. Yine bilirkişi seçilen Jonathan Schanzer de Türkiye karşıtı söylemlerin merkezinde yer aldığı makale ve yazılarıyla son dönemde öne çıktı.
Vatan

DÜNYA 
Mısır'da Katliam 
Mısır, dün tarihinin en kanlı günlerinden birini yaşadı. Terör örgütü DEAŞ'ın faal olduğu Mısır'ın Kuzey Sina vilayetindeki Bir el Abd kentinde Sufilerin gittiği El Ravda Camisi'ne dört arazi aracıyla gelen silahlı militanlar camiyi bastı. Cuma namazı için camide bulunanlara bomba atıp, kurşun yağdıran saldırganlar en az 235 kişiyi katletti. Saldırıyı henüz üstlenen yok. Amerikan AP ajansına konuşan üç Mısır polisi, militanların bölgeden kaçış yollarını kapatmak için araçları havaya uçurduklarını, yanan enkazları da yollara bıraktıklarını bildirdi. Yaralı kurbanlar yerel hastanelerde tedavi altına alındı. Kahire yönetimi katliamın ardından üç günlük ulusal yas ilan etti. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi, üst düzey güvenlik kabinesini acil olarak topladı. Mısır'ın resmi haber ajansı MENA, en az 125 kişinin de yaralandığını aktardı. AP, saldırının tek seferde sivilleri hedef alan en büyük saldırı olduğunu belirtti. Ayrıca DEAŞ'ın bu ülkede faaliyetlerine başlamasından bu yana büyük bir cami cemaatini hedef alan ilk saldırı olduğunu da aktardı. Terör saldırısının ardından başkent Kahire'deki uluslararası havalimanında güvenlik önlemleri artırıldı. Fransız AFP haber ajansı camide, sivillerin yanı sıra askere çağrılmış gençlerin de olduğunu duyurdu. DEAŞ'a karşı mücadele eden bir Bedevi aşiretinin lideri, AFP'ye yaptığı açıklamada saldırıya uğrayan camide Sufilerin toplandığını belirtti. AFP, DEAŞ'ın geçmişte Sufileri hedef aldığını, son olarak bu terör örgütünün yaşlı bir Sufi'yi liderini kaçırıp infaz ettiğini hatırlattı. Terör örgütü DEAŞ'ın Mısır kolunun özellikle Sina Yarımadası'nda terör saldırıları düzenlediğine dikkat çekti. Bu saldırılarda yüzlerce güvenlik personeli ve onlarla işbirliği yaptığı gerekçesiyle siviller öldürüldü. Sina Yarımadası ve Mısır'ın diğer bölgelerinde Hıristiyanlar da DEAŞ'ın saldırılarına hedef olmuştu.
Hürriyet

Gözaltındakilerin Yüzde 95'i Anlaşmayı Kabul Etti 
Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Prens Muhammed bin Selman, ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'ın Ortadoğu konusundaki uzman köşe yazarı Thomas Friedman'a konuştu. Friedman, Prens Muhammed bin Selman ile Riyad'daki kraliyet saraylarından birinde gece bir araya geldi. Friedman'ın ilk sorusu başkentteki Ritz-Carlton Oteli'nde yolsuzluk gerekçesiyle tutulan prensler ve eski bakanların durumu oldu. Prens, yolsuzluğa karşı düzenlenen operasyonun bir siyasi tasfiye olduğu iddialarıyla ilgili, "Bu gülünçtür" yanıtını verdi. Veliaht Prens, Başsavcı Saud el Mojib'in gözaltındakilere iki seçenek sunduğunu belirterek, "Elimizdeki bütün dosyaları onlara gösteriyoruz. Bunları görür görmez yüzde 95'i bir anlaşmaya varma konusunda uzlaştı" dedi. Friedman, çözümün hisse veya nakitlerin Suudi devlet hazinesine devri anlamına geldiğini yazdı. Veliaht Prens Muhammed, "Gözaltındakilerin yüzde 1'i yolsuzluk yapmadıklarını kanıtladı ve davaları düştü. Yüzde 4 civarı suçlamaları reddetti ve avukatları ile mahkemeye gitmek istediklerini söyledi. Suudi yasalarına göre başsavcı bağımsız. İşine karışamayız. Kral onu görevden alabilir. Süreçte işsizliğe yol açmasından kaçınmak için şirketlerin iflas etmemesinden emin olmak amacıyla uzmanları görevlendirdik" dedi. "Savcıların ne kadar parayı geri aldıklarına" dair soruya Prens, başsavcının çözüm anlaşmaları sonunda bunun 100 milyar dolar civarında olabileceğini söylediğini aktardı.
Hürriyet

'Michael Flynn İtirafçı Olacak' 
ABD'de Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) Rusya'nın 2016 başkanlık seçimlerine olası müdahalesine ilişin yürüttüğü soruşturmada kritik bir gelişme yaşandığı öne sürülüyor. İddiaya göre, Başkan Donald Trump'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, Rusya soruşturmasında savcılarla işbirliği yapmaya başlamış olabilir. Flynn'in avukatlarının, Özel Savcı Robert Mueller'in yönettiği Rusya soruşturması hakkında Başkan Trump'ın avukatlarıyla bilgi paylaşımını kestiği belirlendi. New York Times gazetesinin dört farklı kaynağa dayandırdığı özel haberine göre Flynn'in avukatları, soruşturma konusunda bilgi paylaşımı anlaşmasına son verdi; Trump'ın avukatlarını da bu konuda geçtiğimiz günlerde bilgilendirdi. Gazete bu durumun, Flynn'in işbirliği yapmaya başladığı anlamına gelebileceğini yazdı. Mueller'in soruşturmasında, Rusya'nın ABD başkanlık seçimlerine Trump lehine müdahale ettiği ve Trump'ın kampanya sorumlularının Rus yetkililerle işbirliği yaptığı iddiaları araştırılıyor. Mueller Trump'ın kampanya ekibindeki isimleri tek tek inceliyor. Amerikan yasalarına göre savunma avukatları birbirleriyle sık sık bilgi paylaşabiliyor ancak bir şüphelinin savcılarla pazarlık ve anlaşma yoluna girdiği anda, çıkar çatışmasını engellemek için bu paylaşımı kesmesi gerekiyor. Soruşturma kapsamında Flynn'in Türk hükümetinden, FETÖ lideri Fetullah Gülen'in iadesi karşılığında para aldığı iddiaları da araştırılıyordu.
 Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,9404-3,9471
Euro: 4,7063-4,7119
Sterlin: 5,2521-5,2671
Gram Altın: 163,1223-163,4976

Stajyer-Çırak Seferberliği 
İstihdamda son zamanlarda yaşanan artışın gerçek mi, suni mi olduğu tartışması Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistiklerinde 2016 aralık ayında çırak sayısının bir anda 747 bin kişi artmasıyla başladı. Aralık 2016'da çıraklığın zorunlu eğitim kapsamına alınması ve üniversiteli stajyerlere ücret uygulaması getirilmesi dolayısıyla çırak ve stajyer sayısında yaşanan artış SGK ve TÜİK istatistiklerine yansıdı. SGK'nın 2016 yılına ilişkin yaptığı revizyon da eylül ayı itibarıyla zorunlu sigortalı sayısındaki artışın 734 binden 1 milyon 76 bine çıkmasına yol açtı. SGK, 2016 Kasım ayında aktif sigortalı sayısını 14 milyon 731 bin kişi olarak açıkladı. Bunun 13 milyon 900 bini zorunlu sigortalı, 423 bini çırak, kalanı ise diğer gruplarda yer alıyordu. Aralık ayında aktif sigortalı sayısı 15 milyon 355 bine çıktı. Zorunlu sigortalı sayısı 13 milyon 775 bine gerilerken, çırak sayısı 1 milyon 170 bine yükseldi. Bu yılın ocak ayında ise aktif sigortalı sayısı 15 milyon 48 bine düştü. Bunun alt kaleminde yer alan zorunlu sigortalı sayısı 13 milyon 116 bine, çırak sayısı da 710 bine geriledi. Buna karşılık istatistiklerde ilk defa stajyer ve kursiyerler için kalemaçıldı ve sayıları 816 bin kişi olarak gösterildi. Aralıkta çırak olarak gösterilenlerin bir kısmı ocak ayında stajyerkursiyer kalemine alındı. SGK kayıtlarında, ağustos ayı itibarıyla 1 milyon 74 bin stajyer - kursiyer, 184 bin çırak görünüyor.
Haber Türk

'Size Dayak Yedirmeyeceğiz' 
Maden Platformu tarafından düzenlenen, 'Madencilik Çalıştayı'nda konuşan Enerji Bakanı Berat Albayrak, sektörün kurumsallaşmasının çok önemli olduğunu ifade etti. Albayrak, "Her alanda bu sektörün profesyonelleşmesi, kurumsallaşması lazım. Firmalarımızın bir kısmı tam, bir kısmı değil. Yerli ve milli sektör bu. Yerli kaynaktan üretiyor, istihdam üretiyor. İhracat üretiyor. Özellikle kriz zamanlarında oluşabilecek hasarları reaktif değil, öncesinden planlayıp bütün bu stratejisini dizayn ederek, proaktif yöntemlerle çözecek plan ve uygulamaların her durum ve koşula göre hazırlanması, takip edilmesi, güncellenmesi her bir firmanız için hayati bir elzem" dedi. "Kriz oldu izledik, sonra bütün sektör dayak yedi" diyen Albayrak şöyle devam etti: "Mevlüt Bey (Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya), 'Dayak yediğimiz kavgadan bir ağabey gibi kurtardınız bizi' dedi. Bundan sonra dayak yedirmeyeceğiz size. Ama sizin de dayak yememeniz lazım. Bazen kavga çok büyük olabiliyor, yurtdışından da adam çağırabiliyorlar. Bakanın gücü de yetmeyebilir, onun için sizin de pazı yapmanız lazım, hep birlikte kavgaya gireceğiz. Bir ağabey var, kavga olduğu zaman döver kurtarır bizi. Onun için madencilik sektörü de biraz vücut çalışacak, fitness çalışacak, biraz kas yapıp hep birlikte olmamız lazım."
Haber Türk

Kdv Reformu Yıl Sonuna Kadar Görüşülecek 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, Katma Değer Vergisi (KDV) ile ilgili kanun çalışmasını yıl bitmeden önce Bakanlar Kurulu'nda görüşmeyi hedeflediklerini belirterek, "KDV sisteminde son derece önemli, radikal değişiklikler yapan bu kanun, önümüzdeki dönemde reel ekonomiye ciddi anlamda katkı verecek bir unsur olacak" dedi. Bakan Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bakanlığının 2018 bütçe görüşmelerinde sunum yaptı. Ağbal, yıl sonuna kadar Bakanlar Kurulu'na getirmeyi hedefledikleri KDV reformuyla, mükelleflerin yeminli mali müşavirlere yaptığı ödemeleri de düşüreceklerini söyledi. Ağbal, "KDV iade sürecinde yeminli mali müşavirler tarafından iade raporu düzenleniyor. Yeminli mali müşavirlere yapılan ödemeler, yapılan iadeye göre oran olarak yüksek. Bunun aşağı çekilmesi yönünde talep var. Meslek odalarımızla da görüşerek, bu ödemelerin aşağı çekilmesi konusunda bir çalışmamız var" diye konuştu. Ağbal'ın komisyona yaptığı sunuma göre, şans oyunları satış gelirleri 2017 yılında arttı. Milli Piyango İdaresi tarafından eylül ayı itibarıyla piyango, hemen kazan ve sayısal oyun satışlarından 1.9 milyar TL gelir elde edildi, talihlilere ise toplam 819 milyon lira ikramiye ödendi. 2017 sonu itibarıyla satış gelirlerinin yaklaşık 3.1 milyar TL olması öngörülüyor. Milli Piyango İdaresi eylül ayı itibarıyla kamu payı olarak 399 milyon TL aktarımda bulundu. Vergilerle birlikte doğrudan ve dolaylı olarak kamuya aktarılan tutar ise 855 milyon TL oldu.
Haber Türk

Asgari Ücrete Devlet Desteği 2018'de Yok 
İşverene Maliye Bakanlığı'ndan kötü haber geldi. Maliye Bakanı Naci Ağbal, "2018 yılı bütçemizde, 1 Ocak 2018'den sonraki dönemlerle ilgili bir asgari ücret desteği öngörüsü yok" açıklamasını yaptı. Asgari ücrete son 2 yılda yapılan yaklaşık yüzde 48'lik zammın ardından devlet desteği ile sürdürülebilir büyüme ve istihdam artışı sağlayan işverenler, istihdam teşviklerinin devam etmesini talep ediyordu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), asgari ücrete yapılacak 2018 yılı zammının yanı sıra devlet desteğinin sona ermesinin işletmelerin rekabet gücünü negatif etkileyeceğine dikkati çekmişti. 2016'da yapılan asgari ücret zammı sonucunda ortaya çıkan istihdam maliyetlerinin bir kısmının devlet tarafından karşılanması amacıyla çalışanlar için aylık 100 TL destek uygulanıyor. Bu destek, özellikle asgari ücretli çalışanların yoğun olduğu KOBİ'ler açısından işletmelerin rekabet gücünün artırılması adına olumlu sonuç doğurmuştu. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2018'de geçerli olacak 7 milyon kişiyi ilgilendiren asgari ücreti belirlemek üzere Aralık'ın ilk haftasında toplanacak.
Vatan

Dolar-Euro Fırladı Gurbetçiler Ev Aldı 
Dolar başta olmak üzere döviz kurlarında yaşanan artış gurbetçi Türkler'in ve yabancı yatırımcıların yönünü Türkiye'ye döndürdü. Döviz artışını, memleketlerinde gayrimenkul yatırımı yapmak için fırsata çeviren gurbetçi Türkler, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere emlak alımlarına hız verdiler. Dövizde yaşanan artışların neticesinde ofislerine gelen ziyaretçi sayısında ciddi artış yaşandığını belirten Realty-Tr Dünya Başkanı Fatih Elibol, aynı şekilde çağrı merkezlerindeki trafiğin de yoğunlaştığını söyledi. Ağırlıklı olarak İngiltere, Avrupa ve Arap ülkelerinde yaşayan Türkler'in memleketlerine yatırım yapmak için böyle dönemlerde ön plana çıktıklarını belirten Elibol, şunları söyledi: "Son 3 ay öncesiyle kıyasladığımızda, ofislerimizi ziyaret edenlerin oranında önemli bir artış söz konusu. Bu kişilerin çoğunluğunu Türkiye'de gayrimenkul almak isteyen gurbetçiler ya da yakınları oluşturuyor. Çağrı merkezimize Türkiye genelinde ayda ortalama 300 kişi başvuruyor ve satın alma kaydıyla aradığı özellikleri bildiriyor. Bu temasların sonucuna baktığımızda geçtiğimiz yıla göre aylık yüzde 23 satın alma artışı görülüyor." Dövizdeki artışın gurbetçilerin satın alma kriterlerini de yukarı çıkardığını belirten Elibol, "3 ay önce 300 bin liralık bir konut almak isteyen bir gurbetçi, aynı döviz bütçesiyle şimdi daha lüks bir konutu alıyor" diye konuştu. Gurbetçilerin emlak yatırımlarını ağırlıklı olarak akrabalarının yaşadığı şehirlere yaptıklarını da sözlerine ekleyen Elibol, "İstanbul ve İzmir alımların arttığı illerin başında geliyor" dedi.
Vatan

POLİTİKA
Gelecek Umudu Aşılayın 
Başbakan Binali Yıldırım, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla dün Çankaya Köşkü'nde ağırladığı öğretmenlere, "Sizlerden tek talebimiz, beklentimiz, mutlaka yavrularımıza, öğrencilerimize gelecek umudu, gelecek heyecanı aşılayın" mesajı verdi. Yıldırım, şunları söyledi: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önümüze koyduğu muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefi öncelikle eğitim konusundaki sorunlarımızın çözülmesi ve bu alanda yapısal dönüşümleri sağlamamıza bağlıdır. Elbette hükümet, bakanlık olarak burada bizlerin üzerine düşen önemli görevler var. Sizin için uygun eğitim alanlarını, fırsatlarını oluşturmak bizim görevimizdir. Bir milyonun üzerinde öğretmen topluluğumuz var. 15 yılda 584 bin 288 yeni öğretmen ataması yaptık. Bu dönemde 4 bin 522 engelli kardeşimizin de atamasını yaptık. Önümüzdeki sene içinde de 500 civarında engelli öğretmen ataması gerçekleştireceğiz. Şu anda öğrenci sayısı, okul sayısı bakımından öğretmen sayımız yeterli görünüyor. Bir sınıfta 17 öğrenciye bir öğretmen düşüyor. Bu ideal bir sayı. Sıkıntı nerede? Dağılımda. Bazı yerlerde eksik var, sınıflar kalabalık. Bazı yerlerde de fazla var. Zaman içinde de bu dengelemeyi yapmış olacağız. Ortaöğretimde ortalama 13 öğrenci. Norm kadro doluluk oranı, doğuda yüzde 92, güneydoğuda yüzde 90. Daha önce güvenlik sorunlarımız vardı. Otorite artık her yerde hâkim. Bir karar aldık. 2019 senesi sonunda bütün okullarımızda tekli eğitime geçeceğiz. Bu iddialı bir karar. Bu kapsamda tekli öğretime geçmek için 58 bin yeni dersliğe ihtiyacımız var. 15 yılda 300 bine yakın derslik yapmış bir iktidar olarak önümüzdeki 2 yılda 58 bin dersliği haydi haydi yaparız. Veliler de bu işe çok seviniyorlar. Sabah size teslim edecekler. Akşamleyin alacaklar. Einstein ve Edison hikâyelerini hepiniz bilirsiniz. İkisi de okulda başarısız görülmüş öğrenciler. Öğretmenleri 'Bu çocuktan bir şey olmaz' kanaatine varmışken ikisi de bugün bilime yön veren isimlerdir. Tabii her çocuk, Edison veya Einstein kadar şanslı olmayabilir. Özellikle de rekabetin yoğun yaşandığı günümüzde bu şans gittikçe azalıyor. Bu nedenle ihtiyacımız olan şey, 'Senden bir şey olmaz' diyerek karamsarlık aşılayan değil, Urfalı Aysel öğretmen gibi, 'Sizler dünyayı daha güzel hale getireceksiniz' diyerek umut aşılayan öğretmenlerimizdir. Sizlerden tek talebimiz, beklentimiz, mutlaka yavrularımıza, öğrencilerimize gelecek umudu, gelecek heyecanı aşılayın. Öğrencilerimize mutlaka vatan, millet, bayrak sevgisini aşılamayı ihmal etmeyin. En büyük belamız, terörle mücadelenin ilacı da birliğimizin, beraberliğimizin, toprak bütünlüğümüzün küçük yaşta gençlerimizin zihnine ilmek ilmek işlenmesidir, dokunmasıdır. Mutlaka sabrı öğretin. Sabır ve paylaşmayı onlara anlatın. İnanıyorum ki o kocaman yüreklerinizde yüzlerce öğrenciye yetecek kadar sevginiz mevcut."
Hürriyet

'Öğretmene Laf Değil İkramiye' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Beylikdüzü'ndeki bir okulun açılış programında yaptığı konuşmada, 'öğretmenler meslek yasası'nın çıkması gerektiğini vurgulayarak, "Her 24 Kasım'da toplanırız, okulları ziyaret ederiz, öğretmenlere ve öğrencilere güzel laflar ederiz; bir de bugün her öğretmene birer maaş ikramiye verelim" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, dün İstanbul'daki programları kapsamında Beylikdüzü'nde bir okulun açılış törenine katıldı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun, Bülent Tezcan ile CHP milletvekilleri ve Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muammer Yıldız'ın da katıldığı törende konuşan CHP Lideri, "Öğretmenlerin ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Neden değer vermiyoruz? Neden onun uygarca yaşayabileceği bir ortam hazırlamıyoruz?" diye sordu. Öğretmenlere özel bir yasa çıkarılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Öğretmenler meslek yasasının çıkması lazım. Devlet Memurları'ndan bunu çıkarmalıyız. Öğretmenler için bağımsız, güzel bir yasa çıkarmalıyız. Öğretmenlik mesleğini diğer mesleklerden ayrı tutmalıyız. Neden? Doktoru yetiştiren öğretmen, avukatı yetiştiren öğretmen, mimarı, mühendisi yetiştiren öğretmen, esnafı yetiştiren öğretmen, sanayiciyi yetiştiren öğretmen... O zaman öğretmenler için özel, ayrı bir yasa çıkarmalıyız. Bu konuda söz veriyorum, gelirse önce biz buna 'Evet' diyeceğiz." Öğretmenlerin düşük maaşla çalıştığını dile getiren CHP Lideri, "Bütün öğretmenlere istisnasız yoksulluk sınırının üstünde bir aylık verelim. Gelin diyorum, hep birlikte buna 'Evet' diyelim. Ayrıca öğretmene kesinlikle 3 bin 600 ek gösterge hakkını da verelim. Ayrıca her 24 Kasım'da geliriz, toplanırız, okulları ziyaret ederiz, öğretmenlere, öğrencilere güzel laflar ederiz; bir de bugün her öğretmene birer maaş ikramiye verelim. Niye vermiyoruz?" ifadesini kullandı.
Haber Türk

SPOR 
Hayaller 1. Lig Gerçekler Amator Küme 
Her yıl Türkiye'ye kendilerini azından TFF 1. Lig takımlarına göstermek isteyen onlarca yabancı futbolcu geliyor. 2011'de İzmirspor'dan Akhisarspor'a geçen Nijeryalı Gideon Sani gibi çok nadir örnekler dışında bunların neredeyse hiçbiri profesyonel olamadı. Birçoğu Türkiye'yi terk etmek zorunda kalırken, şanslı olanlar amatör kümede cüzi ücretler karşılığında top koşturuyor. Mütevazı koşullarda hayatlarına devam eden ve çoğunlukla Afrika ülkeleri, İran veya Orta Asya cumhuriyetlerinden gelen yabancıların ortak gayesi bir gün profesyonel olmak. Biz de amatör kümenin yabancılarına konuk olup hayatlarını mercek altına aldık...
Hürriyet

Neden Denayer? 
Çift forvet ve üçlü defansı rafa kaldıran G.Saray Teknik Direktörü Igor Tudor, cezalı Fernando'nun yerine ilk 11'de sürpriz bir isme görev verecek. Brezilyalı ön liberonun yokluğunda Tudor, bugün Aytemiz Alanyaspor karşısında Jason Denayer'i oynatacak. İdmanlardaki performansının yanı sıra yardımcısı Ayhan Akman ve analiz ekibi ile görüşen Tudor, Denayer'de karar kaldı. Bu sürpriz kararın arkasında hangi sebepler var? Hürriyet, bu kritik sorunun cevabına ulaştı: Fernando'nun yokluğunda teknik direktör Igor Tudor'un elindeki ilk alternatifleri Selçuk İnan ve Tolga Ciğerci görünüyordu. Ancak Hırvat çalıştırıcı, analiz ekibiyle birlikte Denayer'in geçen yıl kiralık gittiği Premier Lig ekibi Sunderland'de ön libero olarak görev aldığı maçları izledi. Denayer, Sunderland'de 11 kez ön liberoda, 2 kez orta sahada, 12 kez stoper bölgesinde, 3 maç sağ bekte ve 1 kez de sol bekte oynadı. Hem yeterli deneyime sahip olması hem de fiziksel yönden en iyi durumda olması nedeniyle Tudor, Belçikalıyı tercih etti.
Hürriyet

Acı Çekiyoruz 
Trabzonspor'da sakatlıktan çıktın sonra Osmanlı maçında sahalara tam anlamıyla dönüş yapan Fabian Castillo, Rıza Çalımbay'ın takımın başına gelmesiyle birlike çıkışa geçtiklerini söyledi. Kolombiyalı oyuncu, "Trabzonspor olarak çok kötü günler geçirdik. Rıza hoca geleli kısa bir süre oldu ama işler gidiyor diye düşünüyorum. İlk yarının bitimine 5 maç kaldı 15 puan hedefledik. Türkiye Kupası'nı kazanmayı hedefledik" dedi. Bordo-Mavili kulüpte çok mutlu olduğunu ifade eden Castillo, "Trabzonspor için henüz yolun başındayım diyebilirim, henüz hiçbir şey yapmadık, başarılı elde etmedik. Bu nedenle daha çok yapacak işimiz var. Ben Trabzon'da çok mutluyum. Trabzonspor, Türkiye'nin en büyük kulübü" diye konuştu. Puan kaybı yaşandığında en çok futbolcularını etkilediğini de sözlerine ekleyen yıldız oyuncu, "Alınan kötü sonuçların ardından en çok biz acı çekiyoruz. Çünkü olayı bire bir yaşayan bizleriz" dedi.
Haber Türk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme