29 Kasım 2017 Çarşamba

29.11.2017 Genel Gündem

29.11.2017

GÜNDEM

Sarraf, Atilla'ya Karşı Tanık Olacak
ABD'de süren Rıza Sarraf davasında New York Güney Bölgesi Başsavcı Yardımcısı David Denton, Sarraf'ın suçunu kabul ettiğini ve Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'ya karşı tanıklık yapacağını kaydetti. Dün görülen davanın duruşması öncesi Yargıç Richard Berman'ın, "Mahkemeye kim gelecek?" sorusunu yanıtlayan savcı, "Rıza Sarraf suçunu kabul etti ve Atilla'ya karşı tanıklık yapmak üzere bugün ya da yarın mahkemeye getirilecek" dedi. Berman da 'Sarraf davasının tek sanığının Atilla olacağını' söyledi. Daha önce "ABD Sarraf'a karşı" olan dava adı da "ABD Atilla'ya karşı" olarak değiştirildi. Duruşmaya Atilla, mahkum üniforması yerine takım elbise ile çıktı, Rıza Sarraf ise duruşmaya katılmadı. Savcı Denton, duruşmada Zarrab'ın tanık olmasının Atilla'nın ABD'nin İran'a karşı yaptırımlarını delme, kara para aklama ve bankacılık sahtekarlığı işlemlerini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya çıkaracağını belirtti. Denton, Atilla'nın sahte belgeler düzenleyerek ABD bankalarını kandırdığını öne sürdü. Atilla'nın avukatlarından Victor Rocco ise, Atilla'nın kimseden rüşvet almadığını, kimseye rüşvet vermediğini, banka çalışanı olarak yalnızca görevini yaptığını söyledi. Öte yandan Yargıç Berman, Atilla'nın avukatlarının, davanın asıldan görüşülmesinin iki hafta ertelenmesi talebini reddetti. "Mahkemeye sunulan belgeler altında gömülü kaldıklarını" savunan Atilla'nın avukatları, davaya bakan Yargıç Berman'a ilettikleri dilekçede dava
başlangıcının iki hafta ertelenmesini istedi. Savcılık, avukatların isteğinin "kurallara uygun olarak haksız zaman kazanma girişimi" olduğunu savundu ve davanın ertelemesine itiraz etti. Yargıç Berman da, Atilla'nın avukatlarının yaptığı başvuruyu "reddettiğini" açıkladı.
Milliyet 


Üç Sınırda 'Darbeli' Vuruş
Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları, önceki gün Kuzey Irak'a son dönemin en kapsamlı ve etkili iki hava harekâtını gerçekleştirdi. F-16 savaş uçaklarının ilk operasyonu, Kuzey Irak'taki Zap ve Metina bölgelerindeki PKK'lılara yönelik oldu ve silahlı sekiz terörist etkisiz hale getirildi, iki mağara imha edildi. İkinci hava taarruzunda ise Irak-İran sınırı yakınında, Kandil Dağı'nın güneyi, Süleymaniye-Şarbajer'deki Asos bölgesi hedef alındı. Genelkurmay Başkanlığı dün, Asos'a yönelik harekâtın önceki gün gerçekleştirildiğini, tespit edilen barınak, sığınak, tünel ve benzeri toplam 41 hedefin vurularak imha edildiğini duyurdu. Hem PKK hem de terör örgütünün İran uzantısı PJAK'ın geçiş güzergâhı ve lojistik merkezi olarak kullandığı Asos bölgesinde yerel kaynaklar ve insansız hava araçları (İHA) ile yoğun bir hareketlilik tespit edildi. Irak sınırına yakın bölgelerdeki askeri üslerden havalanan 20 F-16, tespit edilmiş hedefleri bombaladı. Harekât boyunca bir tanker uçağı da görev yaptı. Yeraltındaki sığınakların imhası için 'darbeli vuruş' yapan 'nüfuz edici bombalar' kullanıldı. Hedefler arasında PJAK'ın kullandığı sığınakların da vurulduğu değerlendirildi. Güvenlik kaynakları, hava harekâtıyla ilgili Irak ve İran yönetimlerine haber verilip verilmediği sorusuna, "Duruma göre hassas bölgelerle ilgili koordinasyon paylaşımı yapılabilir" yanıtı vermekle yetindi. Asos'a Türk savaş uçakları 3 ve 12 Kasım tarihlerinde de hava harekâtları düzenlemiş, Türkiye'nin bu operasyonlarla ilgili Bağdat ve Tahran'ı bilgilendirdiği haberleri de yalanlanmamıştı.
Hürriyet

DÜNYA

Yeni Tur Yeni Umut
Suriye sorununun çozümüne yönelik Rusya'nın Soçi kentinde gerçekleştirilen üçlü zirvenin ardından, bu kez de, İsviçre'nin Cenevre kentinde görüşmelerinin 8'inci turu başladı. Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Sözcüsü Alessandra Vellucci, Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Komitesi'nin (MYK) Nasır Hariri başkanlığında Cenevre'de olduğunu ve BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ile Hariri'nin bir araya geleceğini ifade etti. Muhaliflerin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hakkındaki açıklamaları nedeniyle Cenevre'deki barış görüşmelerine temsilci gönderip göndermeyeceği son ana kadar netleşmeyen Suriye hükümeti, bu konudaki belirsizlikleri gideren bir açıklama yaptı. Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, hükümeti temsil eden bir heyetin bugün öğleden sonra müzakerelere katılacağını belirtti. Dün başlayan görüşmelerde geçiş yönetimi, anayasa, seçimler ve terörizmle mücadeleden oluşan 4 temel başlığın ele alınması bekleniyor. Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da geçen hafta bir araya gelen muhalifler, uluslararası toplantılara tek çatı altında katılma isteğinden dolayı yeni bir müzakere heyeti oluşturdu. Muhalifler yeni müzakere heyetiyle, rejimin, Suriyeli muhalif platformların çokluğu nedeniyle Cenevre görüşmelerinde "muhatap bulamama" itirazını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Riyad'daki söz konusu toplantıda ayrıca Riyad Hicab'dan boşalan MYK Genel Koordinatörlüğüne Nasır Hariri'yi getiren muhalifler, geçiş döneminin Devlet Başkanı Beşar Esad ve ekibi yönetimden ayrılmadan tamamlanmayacağını ifade etti. Bununla birlikte Staffan de Mistura Cenevre'de Suriye rejimi ve muhaliflerin ilk kez karşılıklı görüşme imkanına sahip olacağını açıkladı. De Mistura, "Bu şansı kendilerine sunacağız. Olup olmayacağını bilmiyorum ancak bu imkanı sunacağız" dedi.
Milliyet

Balmumu Heykele Döndü
İtalya'nın eski başbakanlarından Silvio Berlusconi, hafta sonunda partisi Forza Italia'nın Milano kentindeki seçim mitinginde podyuma çıktı. 81 yaşındaki siyasetçi akşam saatlerindeyse devlet televizyonu RAI'de yayınlanan bir siyaset programına konuk oldu. Yerel basın, 2011'de adının karıştığı vergi yolsuzluğu davası nedeniyle başbakanlıktan istifa etmek zorunda kalan Berlusconi'nin, 'seçmenlere genç görünmek' için geçirdiği cerrahi operasyonlar nedeniyle 'balmumu heykel'e benzediği yorumunu yaptı. Daha önce saç ektiren ve estetik operasyon geçiren Berlsuconi'nin geçtiğimiz aylarda özel bir klinikte bir dizi ameliyat daha yaptırdığı öne sürülmüştü. Daha önce 3 kez başbakanlık görevini üstlenen Berlusconi, yargının getirdiği aktif siyaset yasağının kaldırılması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde İtalya aleyhine dava açmıştı.
Vatan

Yargılanmamak İçin Meclisi Devreye Soktu
İsrail'de kamu fonlarını özel harcamalarında kullandığı ve işadamlarından pahalı hediyeler kabul ettiği gerekçesiyle hakkında 2 ayrı soruşturma bulunan Başbakan Benjamin Netanyahu, meclisten geçen yeni yasa tasarısıyla rahat bir nefes aldı. Pazartesi akşamı Knesset'te gerçekleştirilen oturumda 36 'hayır' oyuna karşı 46 'evet' oyuyla kabul edilen tasarı, polisin aktif görevde olan siyasetçilere yönelik soruşturma açılması talebinde bulunmasına yasak getiriyor. Tasarının yürürlüğe girmesi için 2 oylamadan daha onay çıkması gerekiyor. Netanyahu'nun partisi Likud tarafından hazırlanan tasarının, koalisyon ortaklarının desteğiyle ay sonunda yasalaşması öngörülüyor. 'Tavsiye yasası' adıyla anılan tasarıya ilk tepki, muhalefetteki Tesh Atid partisinin lideri Yair Lapid'ten geldi. Lapid, 'Netanyahu yasası' olarak tanımladığı tasarının, Başbakan'ı yargılanmaktan kurtarmak için hazırlandığını öne sürdü. Lapid, yasanın meclisten onay alması durumunda Yüksek Mahkeme'ye başvurarak tasarının iptal edilmesi için çalışacaklarını vurguladı. İsrail polisinin yolsuzlukla mücadele ekibi, Netanyahu'yu bugüne kadar 5 kez sorguladı.
Vatan

Kuzey Kore'den Bir Balistik Füze Denemesi Daha
Kuzey Kore dün TSİ 21:30'da Pyongsong şehrinden balistik füze denemesi
yaptı. Güney Kore ise Kuzey'in testine füze tatbikatıyla karşılık verdi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Pyongyang yönetiminin "kıtalararası balistik füze fırlattığının düşünüldüğünü" duyurdu. Pentagon açıklamasında "füzenin 1000 kilometre havada kaldığını ve Japon Denizi'ne düştüğü bilgisi" de yer aldı. Japonya hükümeti ise füzenin 50 dakika uçtuğunu ve Japonya üzerinden geçmediğini belirti. Füze henüz havadayken ABD Başkanı Donald Trump'ın bilgilendirildiği öğrenildi. Trump'ın Kongre'ye gitmek üzereyken, yolunu değiştirip Beyaz Saray'a döndüğü açıklandı. Başkan Trump, geçen hafta Kuzey Kore'yi "teröre destek veren ülkeler listesi"ne eklemişti. Kuzey Kore kıtalararası ilk balistik füze denemesini geçen Temmuz ayında yapmıştı. Pyongyang, ABD'yi vurabilecek menzildeki bir füzeye yerleştirilebilecek minyatürleştirilmiş hidrojen bombası denemesi gerçekleştirdiğini de savunuyor.
Hürriyet

Ab'den Türkiye'ye Önemli Davet
Uzun süredir durgun bir seyir izleyen Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde yüksek düzeyli diyalog toplantılarıyla kıpırdanma yaşanmaya başlarken Brüksel'den Ankara'ya önemli bir davet yapıldı. AB Dönem Başkanı Estonya, 12 Aralık'ta yapılacak Genel İşler Konseyi bağlamında organize edilen çalışma nitelikli öğle yemeğine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu davet etti. Hafta başında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'ın katılımıyla yapılan Yüksek Düzeyli Ulaştırma Diyaloğu Toplantısı ve aralık ayının ilk haftasında yapılması öngörülen Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı ile ilişkilerin teknik nitelikli boyutuna ivme kazandırılmaya çalışılırken Çavuşoğlu'na yapılan davet, ilişkilerin siyasi boyutuna yönelik değerlendirme açısından önemli görülüyor. Genişleme konusunun odakta olacağı toplantıya diğer aday ülkelerin dışişleri bakanları da davet edildi.
Hürriyet

EKONOMİ
Dolar: 3,9650-3,9665
Euro: 4,6991-4,7002
Sterlin: 5,3016-5,3038
Gram Altın: 162,0490-162,1409

Kerkük Petrolüne Yeni Boru Hattı
Irak merkezi hükümeti, yaklaşık 350 kilometre uzunluğunda ve günlük 1 milyon varil taşıma kapasitesine sahip yeni Kerkük-Ceyhan petrol boru hattı döşeyecek. Irak Petrol Bakanlığı, terör örgütü DEAŞ'ın Haziran 2014 yılında Musul'u ele geçirmesinden sonra Kerkük petrolünü Ceyhan limanına taşıyan boru hatlarının onarılamaz hale gelmesi nedeniyle Türkiye sınırına doğru yeni bir boru hattı inşa edecek. Söz konusu boru hattının inşasıyla birlikte Irak merkezi hükümeti, 16 Ekim tarihinde düzenlediği askeri operasyon sonucu Kerkük'teki petrol kuyularında sağladığı kontrolü kaybetmemek ve petrol ihracatı konusunda Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ni (IKBY) by-pass etmeyi hedefliyor. Terör örgütü DEAŞ'ın yaklaşık 3 yıl boyunca elinde tuttuğu bölgelerden geçen her iki petrol boru hattının onarılmaz durumda olmasından ötürü, aynı güzergahta 3'üncü bir boru hattı döşenecek. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Kerkük petrolünü Ceyhan limanına taşıyacak boru hattı, Salahaddin vilayetinden başlayıp Kerkük ve Musul'dan geçip Duhok'un Fişhabur bölgesinden Türkiye'ye geçecek. Kerkük'te Havana, Bay Hasan, Babagurgur, Hebaziya, Cenbure olmak üzere toplam 5 petrol yatağı bulunuyor. Bu yataklarda birden fazla petrol kuyusu var. Yaklaşık 3 yıl boyunca IKBY'nin denetiminde yer alan Havana ve Bay Hasan'dan 16 Ekim tarihine kadar günlük 300 bin varil çıkarılıp ihraç edilebiliyordu. Irak merkezi hükümetine bağlı olan Kuzey Petrol Şirketi ise diğer 3 kuyudan ortalama 150 bin varil ihraç edebiliyordu. Kerkük petrol kuyularından halihazırda yaklaşık günlük 450 bin varil çıkarılıyor. Irak Petrol Bakanı Cebbar Luaybi, 17 Ekim tarihinde yaptığı açıklamada, yabancı petrol şirketlerinin yatırımları sonucu Kerkük'teki petrol ihracat kapasitesinin günlük 1 milyon varile çıkarılmasını hedeflediklerini söylemişti.
Milliyet

Kaçak Elektriğe 'Süre' Affı Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Van Tatvan'daki bir tüketicinin bin 920 liralık kaçak fatura ücretini ödemesine karar veren yerel mahkeme kararını, aboneyi haklı bulan hakem heyeti kararına süresi içinde itiraz edilmediği için bozdu. Tatvan'da S.K. isimli abone, bir elektrik şirketi tarafından tarafına tahakkuk ettirilen bin 920 TL'lik kaçak elektrik faturasını Tüketici Hakem Heyeti kararıyla iptal ettirdi. Hakem heyeti ayrıca ödediği meblağın aboneye iadesine karar verdi. Elektrik şirketi Tatvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak, hakem heyeti kararının iptalini istedi. Mahkeme, davayı kabul ederek, hakem heyeti kararını iptal etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın kanun yararına bozulmasını istedi. Başsavcılık, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca tarafların tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilecekleri hükmünün yer aldığı belirtildi. Başsavcılık, somut olayda, hakem heyeti kararının davacı elektrik şirketine 25 Mart 2015'te tebliğ edildiği, itirazın ise bu tarihten itibaren 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 10 Nisan 2015'te yapıldığının görüldüğünü bildirdi. Başsavcılık, mahkemece davanın yasal itiraz süresinde açılmaması nedeniyle süre yönünden ret kararı vermesi gerekirken davayı kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtildi.
Milliyet 

Sözümüze Sadığız
Avrupa Birliği (AB) ile son dönemde siyasi ilişkiler gerilirken, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'ndan (EBRD) Türkiye ekonomisine tam destek geldi. EBRD Türkiye Direktörü Arvid Tuerkner, Türkiye'nin operasyon yaptıkları en büyük ülkelerden olduğunu belirterek, "Türkiye'ye verdiğimiz taahhütlerimize son derece sadığız. Herhangi bir şekilde yatırım miktarını azaltma hedefimiz yok" dedi. EBRD tarafından hazırlanan Geçiş Raporu'nun (Transition Report/ 2017-2018) Türkiye tanıtımı, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Tuerkner, EBRD'nin Türkiye'de 2009 yılından beri aktif olduğunu kaydederek, Türkiye'nin kısa sürede operasyonlarının olduğu en büyük ülke konumuna geldiğini söyledi. Bugüne kadar Türkiye'ye 9.5 milyar euroluk yatırım gerçekleştirdikleri bilgisini veren Tuerkner, "Bunun yanı sıra partnerlerimiz 20 milyar euro gibi ciddi bir yatırım yaptı. Şu andaki portföyümüz 7 milyar euro" dedi. Arvid Tuerkner, yatırımlarının, finans, altyapı, enerji ve tarım gibi farklı sektörlere yayıldığını ifade ederek, yatırım tutarının yüzde 97'sinin özel sektöre yönelik olduğunu anlattı. Tuerkner, "EBRD fırsatçı bir yatırımcı değil. Talep odaklı hareket ediyoruz ama bir strateji üzerinden gidiyoruz. Bu strateji kapsamında, Türkiye'nin ilerlemesi için ve sürdürülebilir piyasa ekonomisine dönüşebilmesi için gerekli en önemli kritik alanlara bakıyoruz ve bu alanlara yönlendiriyoruz yatırımlarımızı" diye konuştu.
Vatan 

Revizyon Furyası
Türkiye ekonomisinin bu yılın ilk 2 çeyreğinde Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) pozitif rüzgarıyla yüzde 5'in üzerinde büyümesi ve sanayi üretimi başta olmak üzere iyi gelen öncü göstergeler uluslararası kuruluşların Türkiye'ye ilişkin büyüme öngörülerini revize etmeye zorladı. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, kredi derecelendirme kuruluşları Moody's ile Fitch'ten sonra Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) de Türkiye tahminini yükseltti. OECD, güçlü mali teşvik ve ihracat pazarlarındaki toparlanmanın etkisiyle Türkiye için 2017 yılı büyüme beklentisini yüzde 3.4'ten yüzde 6.1'e, 2018 için de yüzde 3.5'ten yüzde 4.9'a yükseltti. Mali teşviklerin 2018 yılında geri çekilmesinin planlandığı ortamda işletmelerin ve hanehalklarının güvenlerinin güçlendirilmesinin büyümenin sürdürülmesi için zaruri olacağını ifade eden OECD, "Açıklanan yapısal reformlarda etkin ilerleme, mali şeffaflık ve Orta Vadeli Program döneminin dezenflasyon hedefleri, güveni artıracak ve yurtiçi ile yabancı özel sektör yatırımlarını büyütecek" değerlendirmesini yaptı. Birçok şirkette borç kaldıraçlarının kayda değer şekilde arttığına dikkat çeken OECD raporunda şunlar yer aldı: "Finans dışı birçok şirkette borç kaldıraçları kayda değer şekilde arttı, onların ek borçlanma ve yatırım için kapasitelerini sınırlıyor. Uygulamaya konan Kredi Garanti Fonu kısa vadeli finansal gerilimleri hafifletti ve bu uygulamanın 2 yıl yürürlükte kalacağını öngörüyoruz. Bununla birlikte esnekliğin artırılması için her büyüklükteki şirketlerde yurt içi ve yabancı yatırımcılar tarafından hisse senedi ortaklığı için ekosistem güncellenmeli." Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5.2 ve ikinci çeyreğinde yüzde 5.1 büyüyerek beklentilerin üzerinde bir performans gösterdi. Hükümet, 2017'de yıllık büyüme oranının yüzde 7 civarında olmasını bekliyor.
Vatan 

'Şu Aşamada Sanal Para Caiz Değil'
Vatandaşlardan gelen dini sorulara yanıt veren Din İşleri Yüksek Kurulu'na bu kez Bitcoin ve Ethereum soruldu. Bir vatandaşın yönelttiği, "Bitcoin ve Ethereum gibi sanal paraları yatırım amaçlı almak caiz midir?" sorusunu yanıtlayan fetva uzmanları, sanal paranın, arkasında herhangi merkezi bir finansal kurum bulunmaksızın kullanıcılar arasında doğrudan ticari alışverişe imkân tanıyan ve her kullanıcı için özel kriptolanmış/şifrelenmiş para birimi olduğunu belirtti. Bir para biriminin para hükmünde olabilmesi için ya değerini devlet otoritesinden alması ya da altın gibi zati bir değere sahip olması gerektiği belirtilen yanıtta, şöyle denildi: "Değer kazanıp kaybetme hususunda spekülasyona açık olmaları, daha çok kara para aklama amacı gibi meşru olmayan iş ve işlemlerde kullanılabilmesi ve devletin denetim ve gözetiminden uzak olması gibi sebeplerle sanal paraların alım satımını yapmak şu aşamada dinen uygun değildir." Din İşleri Yüksek Kurulu, Başkan Ekrem Keleş başkanlığında her çarşamba günü toplanıyor. Edinilen bilgiye göre, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun bugün yapacağı toplantıda, fetva uzmanlarının verdiği yanıtla yetinilmeyecek. Bitcoin ve Ethereum gibi sanal paralar, Kurul'da ayrıntılarıyla ele alınacak. Diyanet kaynakları, "Toplantıda sanal para konusu gündeme gelecek. Bizim kurul toplantımızda bu tür muhtelif konular ele alınır. Son şekliyle karar verilir. Gerekçeleriyle karar açıklanır" dedi.
Haber Türk

POLİTİKA 

Cibilliyetinin Gereğini Yapıyor
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu sert ifadelerle eleştirdi. Erdoğan, "Yurt dışında milyonlarca dolarlık paralar gönderdiğimi söylüyor. Belgesi var mı? Yok. Meselenin dünürlere kadar götürülmesi zaten saçmalığın dik alası. Cibilliyetinin gereğini yapıyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan, dün Ak Parti grubunda başta Kılıçdaroğlu'nun iddiaları olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin özetle şu mesajları verdi: Kendisine ya iddialarını ispat etmesi ya da özür dilemesi çağrısını yaptım. İddialarını ispat ederse siyaseti bırakacağımı ve Cumhurbaşkanlığından ayrılacağımı, ispatlayamazsa da kendisinden siyaseti bırakmasını beklediğimi ifade ettim. Biraz sonra grup toplantısında güya belge açıklayacakmış. Geçmişte defalarca iddia ettiği yalan ve yanlışlığı, bizimle ilgisi olmadığı defalarca ispatlanmış konuları ısıtıp ısıtıp yeniden gündeme getirecektir. Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış. Şimdi aynı şekilde bakıyorsunuz yine kendine bir yerlerden bir şeyler gönderiliyor. Benim çağrım açık, yurt dışında milyonlarca dolarlık paralar gönderdiğimi söylüyor. Belgesi var mı? Yok. Meselenin dünürlere kadar götürülmesi zaten saçmalığın dik âlâsı. Bu çağrılarımın beyhude bir uğraş olduğunun farkındayım ama müfterilere meydanı bırakmamak gerektiğini biliyorum. Türkiye olarak bu hassas dönemde, biz ne kadar kucaklayıcı olmaya, olumlu bir siyaset izlemeye çalışıyorsak, ana muhalefet partisinin başındaki zat da o derece işi, kusura bakmayın müptezelliğe vuruyor. Genel başkanlık görevine geldiğinden bu yana yaptığı iş hep çamur atmak, hep iftira iftira iftira. Şahsımla, ailemle ilgili meseleleri bir kenara bıraktım, bu partinin ve başındaki zatın ülkemize saldıran herkesle aynı safta yer alması gerçekten düşündürücüdür, üzüntü vericidir. Biz PKK'nın üzerine gideriz, o ise 'iyi çocuklar, piknik yapan vatandaşlar, arkadaşlar' diyerek, teröristlere sahip çıkar. FETÖ'nün üzerine gideriz, işi Ankara'dan İstanbul'a yürümeye kadar vardıracak derecede başımıza FETÖ'perest kesilir. Rabia işaretini terör örgütü simgesi sanacak kadar gözüne perde inmiş, yüreği nasırlaşmış, beyni sulanmış bir zat var. Yıl dönümleri vesilesiyle, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü sıkça andığımız için CHP'den her an cumhuriyet ve Atatürk karşıtı açıklamalar yapılmasını bekler hale geldik. Çünkü tek bir politikaları var, o da Ak Parti'nin yaptığının tam tersini yapmak. CHP, bu zat eliyle hızla, maalesef ana muhalefet partisi olmaktan çıkıp 'ana hıyanet partisi' konumuna sürüklenmektedir. CHP eski Genel Başkanı (Baykal) ile atışır, tartışırdık. Ama polemiklerin bir seviyesi vardı. Bugün ortada seviye falan kalmadı. Yok sayıp cevap vermesek, terbiyesizliklerini siyaset yapmak sanıyorlar. Muhatap alıp ağızlarının payını versek, bu defa biz kendimizi onların seviyesine düşürmüş oluyoruz. Açıkçası ne yapacağımızı biz de şaşırdık. Bu son saldırılarıyla alakalı olarak ailece biz bu zat hakkında manevi tazminat davamızı bir buçuk milyon lira olarak, avukatlarım müracaatlarını yaptılar. Öyle iftira at... Yok artık geçti o iş. Biz buna yönelik şöyle bir çizgi çekmiştik ama anlamadı. Çünkü cibilliyet meselesi bu. Cibilliyetinin gereğini yapıyor. Biz ise insanlığımızın gereğini yaptık ve bundan sonra da hukukumuzu hukuk içerisinde aramaya devam edeceğiz.
Milliyet

Adamsan Gereğini Yapacaksın!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yurt dışına para transferi iddialarına ilişkin "Belgelerini açıkla, istifa ederim, aksi takdirde sen istifa et" çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yanıt verdi. Yanında getirdiği beyaz bir kutuyu kürsüde açan Kılıçdaroğlu Çorum'da 17 Kasım'da yaptığı konuşmada ve 21 Kasım'daki grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Çocuklarının, dünürünün, eniştenin, kardeşinin, eski özel kalem müdürünün vergi cennetlerinde kurulan bir şirkete milyonlarca dolar gönderdiklerini biliyor musun?" dediğini anımsattı. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Aradan süre geçti tık yok. Ya 'haberim yok' diyeceksin veya 'var' diyeceksin. Sonra birgün gazetelerde, 'Kılıçdaroğlu'na dava açtık 1,5 milyon lira'. Vah vah vah ne kadar korktum, hiç bilemezsiniz. Dava açsan ne olur açmasan ne olur. Sen benim soruma otur adam gibi cevap ver. Herhalde beyefendi beni dinliyordur. Önce baştan bir tavsiyem olsun sevgili Erdoğan'a, doktor yanında olsun." Erdoğan'ın her tarafta "Suriyelilere 30 milyar dolar para harcadık" dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, Suriyelilerin çoğunun dilencilik yaptığını, açlıktan ölenlerin bulunduğunu öne sürerek "Sordum, sen gidip Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda '30 milyar dolar para verdim' diyorsan, bunu açıkla. 30 milyar doları nereye harcadın? Ben bilmiyorum, bakanlar, 550 milletvekili, sivil toplum örgütleri bilmiyor. Nereye gitti bu 30 milyar dolar? Sevgili Erdoğan, gözlerinden öperek bir soru daha soruyorum; 30 milyar doları ne zaman, nerede, kimin için harcadın?" diye konuştu. Erdoğan'ın, Balıkesir'deki konuşmasında "Bunu ispat et" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Madem istiyor, ispat edelim" dedi. Kılıçdaroğlu, 1 Ağustos 2011'de Man Adası Devleti'nde kurulan "Bellway Limited Şirketi"nin kuruluş senedini göstererek, 1-2 Ağustos 2011'de yönetim kurulu toplantısı yapan şirketin yönetim kurulu başkanının Sıdkı Ayan olduğunu ileri sürdü. Bu şirketin yönetim kurulu toplantılarının tutanaklarının ellerinde olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Şirketin sermayesi 1 sterlin. Yönetim kurulu bir kişi Sıdkı Ayan" iddiasında bulundu. Ayan'ın İstanbul'daki açık adresini veren Kılıçdaroğlu, bunların hem Türkiye hem de Man Adası Devleti'nin resmi kayıtları olduğunu savundu. Sıdkı Ayan'ın 15 Kasım 2011'de bu şirketi Kasım Öztaş'a devrettiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Öztaş'ın İstanbul'daki ikâmet adresini de açıkladı. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Sıdkı Ayan kimdir, tanıyor musun? Eminim benden çok daha iyi biliyorsun kim olduğunu. Peki bu Kasım Öztaş'ı tanıyor musun? Eminim onu da çok yakından tanıyor. Bu şirketin bütün kayıtları bizim elimizde. Peki bu şirkete para gitti mi? Evet para gitti. Şimdi geliyorum para nereye, ne zaman gitti? 15 Aralık 2011'de Ziya İlgen enişte 2,5 milyon dolar Bellway şirketine para gönderiyor. 15 Aralık 2011'de Mustafa Erdoğan, kardeşi, 2,5 milyon dolar para gönderiyor. 1 sterlinlik şirkete 2,5 milyon dolar parayı niye gönderir senin kardeşin? 26 Aralık 2011 tarihi Ziya İlgen yine 1 milyon 250 bin dolar para gönderir. 26 Aralık 2011'de Mustafa Erdoğan 1 milyon 250 bin dolar para gönderir. 27 Aralık 2011'de Osman Ketenci, 'dünür' dedim ya 1 milyon 250 bin dolar gönderiyor. Mustafa Gündoğan 1 milyon 250 bin dolar; bu eski özel kalem müdürü. 28 Aralık 2011 Mustafa Gündoğan 250 bin dolar. 28 Aralık 2011 Osman Ketenci 1 milyon dolar. 29 Aralık 2011 oğlu Ahmet Burak Erdoğan 1 milyon 450 bin dolar. 4 Ocak 2012 Ahmet Burak Erdoğan, 2 milyon 300 bin dolar gönderiyor." Bütün bu paraların, "swift mesajlarının" ellerinde olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, yurtdışına para gönderilirken bu mesajların kullanıldığını öne sürdü: Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Yetiyor mu? 'Bu beni tatmin etmez' dedim. Ne lazım bana? 'Bankaların dekontu lazım, bu paraların gönderildiği dekont' dedim. Şimdi diyecekler ki, 'Bu belgeleri falan ajan verdi, sahtedir, şudur, budur'. Bunların tamamı bankaların resmi kayıtlarıdır. Sadece Türkiye'de değil, bu parayı yurtdışına göndermişler o şirketlerin de kayıtlarında var. Hepsinde var. Hiç sağa sola kaçmaya gerek yok. Haysiyetli bir adamsan gereğini yapacaksın. Nokta." Kılıçdaroğlu, "Havuz medyasına da seslenmek istiyorum. En büyük kötülüğü Erdoğan'a siz yapıyorsunuz. Sizde vicdan, ahlak yok mu? Daha belgeleri görmeden 'Efendim bunlar sahte'. Niye sahte olsun? Bankadan gidiyor para kardeşim. Nereye gidiyor? Man Adası'na. Biz bunları biliyoruz" diye konuştu.
Milliyet

'Şarlatan Sarraf İade Edilsin!'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün partisinin Meclis grubu toplantısındaki konuşmasında ABD'deki Rıza Sarraf davasına geniş yer ayırdı. Bahçeli, Sarraf üzerinden Türkiye'de siyasi rant elde etmeye çalışmanın ihanet olduğunu söyledi. Bahçeli, özetle şöyle konuştu: Karanlık bir şahıs üzerinden adeta Türkiye yargılanmak istenmektedir. Amerika'daki dava hukuki olmaktan çıkmış, siyasallaşmıştır. Türkiye'yi hedef alan bir komplo senaryosu sahneye konulmuştur. FETÖ'cü hainler, Türkiye'ye husumet duyan lobiler ve bütün melanet odaklar bu senaryoya dahil olmuşlardır. Zarrab denilen şarlatan, ABD'nin kendi kanunlarına göre bir suç işlediyse, yargılansın ve hakettiği cezaya çarptırılsın. Buna kim itiraz edebilir? Türkiye'de, Türk topraklarında işlenen bir suç varsa, bunun hesabının sorulacağı yer de Amerika mahkemeleri değil, Türk yargısıdır. Bu kirli şahıs, bu suçlar için Türkiye'ye iade edilmeli, ABD bu konuda elindeki bilgi ve belgeleri Türkiye'ye vermelidir. Ve de Türkiye'de cezasını çektikten sonra da Türk vatandaşlığından çıkarılmalıdır. ABD'deki yargılama sürecinde bunlar görmezden gelinmekte ve sözde hukuk kılıfı içinde; Türkiye'ye tezgâh kurulmakta, Türk ekonomisinin çökertilmesi hedef alınmakta, dava Türkiye'de siyasi sonuçlar doğurmak amacıyla saptırılmakta ve yönlendirilmektedir. Sarraf kimdir ki, Türkiye'ye aba altından sopa gösterilmektedir? Bizim ABD'nin yargı sisteminden alacağımız, duyacağımız, öğreneceğimiz hiçbir şey yoktur.
Vatan 

SPOR

Errıc Bereketı!
Anadolu Efes, Sinan Erdem Spor Salonu'nda konuk ettiği Muratbey Uşak'ı 97-84 yenmeyi başardı, Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nin 8. haftasında 6. galibiyetine ulaştı. Maça boyalı alanı iyi kullanarak başladı Uşak. Carmichael'ın çabukluğunu ikili oyunlarla avantaja çevirdi ve 11-2 ile 9 farkı yakaladı. Simon- McCollum ikilisiyle hücumda temposunu artırarak öne geçen Efes, Şafak'tan gelen iki üçlüğe engel olamayınca, ilk çeyreği 26-20 geride kapadı. 2. çeyreğin başında farkı 9'a çıkaran konuk takım karşısında 15. dakikayı 38-31 geride geçen Efes'te, McCollum'un skorer oyununa Birkan'dan gelen katkı ve iki uzun Stimac ile Dunston'ın rakibin boyalı alan üstünlüğünü sonlandırması maçı yeniden ortaya getirdi, devre 46-46 bitti. Efes soyunma odasından iyi savunma ile döndü, rakibine 6 dakikada sadece 3 sayı şansı tanıyarak skoru 58-49'a taşıdı. Ancak önce Mutlu, ardından da Şafak'ın iki üçlüğü konuk takımı bir kez daha ayağa kaldırdı, 3. çeyrek 65-64 Efes üstünlüğüyle tamamladı. Son çeyrekte Dunston-Stimac ikilisiyle ribauntları toplayan ve hücumda da McCollum'un durdurulamaz performansıyla öne fırlayan Efes, art arda toplar çalan Birkan'ın hem savunma, hem de hücum katkısıyla arayı daha da açtı, farkı 17 sayıya kadar çıkardıktan sonra genç oyuncularını sahaya sürdüğü maçı kazandı.
Milliyet

G.Saray Olmazsa La Lıga
Aytemiz Alanyaspor karşısında bir gol atıp, diğerinde de asist yapan dün gece ise iki gol kaydeten Yasin Öztekin yeniden vitrine çıktı. Galatasaray ile sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan ve henüz
yenilenmeyen 30 yaşındaki futbolcu için menajer Ahmet Bulut'un İspanya La Liga ekiplerinden ikisiyle anlaşma sağladığı öğrenildi. Bu sezon yedek kulübesinin gediklileri arasında yer alan ve hiç ilk 11'de yer alamayan tecrübeli futbolcunun durumu, geçen haftaki çıkışıyla bir kez daha konuşulmaya başlandı. Bulut'un, Galatasaray'daki durumunun netleşmesine göre Yasin'in transferini gerçekleştireceği bildirildi. Türkiye'den birçok takımının teklifte bulunduğu Yasin'e son olarak Göztepe ile Karabük resmen talip olmuştu. Ancak yurt içinde Galatasaray dışında bir takımda görev almayı düşünmeyen tecrübeli oyuncu, sarı-kırmızılı kulüpte kendine gelecek görememesi halinde İspanya'ya gitmeye sıcak baktığı belirtildi. İspanya'da çok güçlü ilişkileri olduğu bilinen Ahmet Bulut'un Galatasaray ile devam edilmemesi halinde Yasin Öztekin'i Valencia veya Deportivo'dan birine pazarlayacağı ifade edildi. Cim-Bom, yeni mukavele konusunda geçtiğimiz aylarda bir prensip kararı almış ve sezon devam ederken kesinlikle yeni sözleşme yapmama kararı almıştı. Sarı-kırmızılı yönetim sadece bazı istisnai durumlarda bunu delebilecek.
Milliyet

İpleri Ele Aldı!
Fenerbahçe'de Osmanlıspor maçı sonrası yaşanan kriz sona erdi. Önce Sivasspor ardından da deplasmanda Antalyaspor'u mağlup eden sarı-lacivertliler zirve yarışına yeniden ortak oldu. Bu süreçte yaşananları kulüp yetkililerine sorduğumuzda ise verilen cevap şuydu; "Tüm takım Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın etrafında toplandı ve ortak bir hedef belirlendi..." Sezon başından bu yana sonuçların gelmemesiyle birlikte bir türlü gerçek takım kimliği oluşamamıştı. Bazı yeni transferler, kendilerini göstermek adına takım oyunundan uzak kalıp bireysel oyunu düşündü. On transferin yapıldığı, sonuçların gelmediği ve bireyselliğin olduğu takımda artık bu sıkıntılar yavaş yavaş geride kaldı. Yeni dönemle birlikte teknik direktör merkezli bir takım oluşmaya ve Kocaman da takım üzerindeki ağırlığını hissettirmeye başladı. Öte yandan sarılacivertli futbolcular ve teknik heyet bu haftada yönetimle yemekte buluşacak. Sivasspor maçıyla başlayan süreçte takım hafta içi biraraya geliyordu. Bu yemeklerin her maç öncesi yapılacağı ifade edildi.
Milliyet 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme