2 Aralık 2017 Cumartesi

02.01.2017 Genel Gündem

02.12.2017

GÜNDEM

Sarraf'ın malları gitti! 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında, Rıza Sarraf ve yakınlarının mal varlıklarına el konulması kararı verildi. ABD'nin New York kentinde davanın üçüncü duruşması devam ederken, İstanbul Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca Rıza Sarraf ve yakınları hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz'ın talimatıyla Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gönderilen yazıda, "Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı devlet lehine siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin ettiği" gerekçesiyle Rıza Sarraf'ın mal varlıklarına el koyma kararı verildiği belirtildi. Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gönderilen yazı şöyle: "Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüpheli Rıza Sarraf hakkında başlatılan soruşturma kapsamında şüphelinin ve irtibatlı olduğu şahısların yazılı ve görsel basından elde edilen bilgilerde Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin ettiğine, mal varlığını kaçırma girişiminde bulunduğuna dair bilgilere ulaşıldığından, şüpheli Rıza Sarraf ve diğer şüphelilerin gerek atılı suçu işleyip işlemediği hususunda inceleme yapmak, gerekse mal varlığı değerlerinin işlenen bur suçlardan kaynaklanmış ihtimali. mal varlığı değerlerinin kaçırmasının önlenebilmesi amacıyla atılı suçun işlendiğine dair bulgu ve emarelere ulaşılmış olması, gecikmesinde sakınca bulunan hallerin mevcut olması nedeni ile, şüpheli Rıza Sarraf ile çocuğu Alara Sarraf ve aşağıda isimleri belirtilen kişilerin taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarına, banka, şirketler ve diğer tüm kurumlar nezdindeki tüm hak ve alacaklarına, şirket hisselerine (tüm mal varlıklarına) el konulmasına karar verilmiştir."
Vatan


Her liseye öğrenci çemberi 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, yeni liseye giriş sistemini anlatırken liseleri baz alarak, oraya gelebilecek öğrencilerin hangi bölgede oturduğuna baktıklarını, mahalle mahalle, sokak sokak her lisenin etrafında bir daire oluşturduklarını anlattı. Tüm öğrencilere her okul türünden dokuz tercih sunacaklarını bildiren Tekin, Habertürk'te katıldığı programda şöyle konuştu: "Öğrenciler, beş tercihi doldurmak zorunda. İstediği okul türüne yerleşemeyen ya da yerleştiği okul türünü beğenmeyen öğrenciler için nakil veya ek yerleştirme süreçleri başlayacak. Boş kontenjanlarımızın kaldığı okul türlerinden ilerleyen aylarda, takvimi açıklamadık henüz ama ağustosta, başka bir seçenek sunacağız. Bu kez belki adresine yakınlık sıralamasında bir kategori çemberin dışındaki bir okul önermiş olacağız." Tekin, "Liselere girişte yapılacak merkezi sınav öğrencileri sınav stresinden kurtarayım derken, onları daha büyük bir rekabet içine sokmadı mı?" sorusuna yanıt verirken, TEOG'a girenlerin yüzde 10'dan bile daha düşük liseler için sınava girdiğini hatırlattı. "Yüzde 5 oranında bir lise daha fazla tercih ediliyordu. Öğrencilerin yüzde 75'i bu liseleri seçiyordu. Şimdi biz geriye kalan okullar için öğrencilere, velilere bir alan açıyoruz" diyen Tekin, şöyle devam etti: "Şu garantiyi veriyoruz, seçtiğiniz bir okul türünü ve erişim olarak sınav olsaydı eğer gideceğiniz okuldan çok daha yakın ve rahat ulaşabileceğiniz bir lise alternatifini size sunuyoruz. Listeleri yayınladığımızda velilere bu dokuz okuldan birine çocuğunuz yerleşecek dediğimizde, veliler de yüzde 10'luk kitleye giremeyeceğini düşündükleri çocukları bu sınava sokmaktan imtina edecek. Böyle bir sınav stresini çocuğuna yaşatmak istemeyecek."
Hürriyet

DÜNYA 

Flynn suçunu itiraf etti 
ABD Başkanı Donald Trump'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, dün FBI'a yalan söylemekle suçlandı. Rusya'nın ABD'deki başkanlık seçimlerine müdahalesi konusunda devam eden soruşturma kapsamında FBI'a yalan söylemekle suçlanan Flynn, dün mahkemeye gelerek suçunu itiraf etti. Dün hakim karşısına çıkan Michael Flynn'in, federal yetkililerle işbirliği yaptığı kaydedildi. Flynn'in yetkililerle tam olarak nasıl bir anlaşma yaptığı ve ne konularda itiraflarda bulunacağı büyük merak konusu. Rusya'nın ABD başkanlık seçimlerine müdahalesi iddialarıyla ilgili soruşturmayı Özel Savcı Robert Mueller yürütüyor. Son gelişmelerin ardından ABD basınındaki değerlendirmelerde, Flynn'in suçlamaları kabul etmesinin, özel savcı Robert Mueller'in Rusya soruşturmasında, Trump yönetimine bir adım daha yaklaşması anlamına geldiği, Flynn'in vereceği bilgilerin soruşturmanın seyrini önemli ölçüde belirleyebileceği kaydediliyor. Beyaz Saray'ın avukatlarından biri tarafandan yapılan açıklamada, Flynn'a yöneltilen suçlamaların, kendisinden başkasını bağlamayacağı belirtildi.
Milliyet

Dış politikada hassas ayar 
"50 yıldan fazladır üye olduğumuz NATO'dan ayrılmayız! Bu kadar açık!" "Rusya'dan aldığımız S-400 füzeleri bir seçim değil, mecburiyet." Başbakan Binali Yıldırım'ın sarf ettiği bu iki cümle, hafta başında yaptığı İngiltere ziyaretinin özeti mahiyetinde. Başbakan bu mesajları önce Londra'da bulunan en önemli düşünce kuruluşlarından Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü'ndeki (IISS) konuşmasında verdi. Sonra da dönüş yolunda bizlere verdiği röportajda tekrarladı. İşte bu iki cümle, Ankara'nın şu anki stratejik okumasının bire bir yansıması. Rusya ve İran'la yürüttüğümüz Astana süreci ve eşzamanlı olarak Rusya'dan S-400 füzesi almamız... Buna mukabil ABD ve NATO ile yaşadığımız krizler ve Avrupa'yla aramıza giren gerilimli mesafe... Tüm bunlar Türkiye'nin Batı ittifakını sorgulamaya açtı. Ve Rusya'nın kanatları altına girdiğimiz endişesi yarattı. Sadece dışarıda değil, içeride de öyle. EDAM'ın (Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi) yaptığı son araştırmaya göre, toplumun yüzde 68'i Türkiye'nin Batı ittifakından kopmakta olduğunu düşünüyor. Başbakan'ın Londra ziyareti işte tam da bu endişelerin zirve yaptığı zamana denk getirildi. Yıldırım, art arda Batı'ya yönelik yapıcı mesajlar verdi. "Türkiye ve ABD'nin orta ve uzun vadede daha çok birlikte hareket etmesi gerekir" dedikten sonra, NATO üyeliğimizi üstüne basa basa vurguladı. S-400 füzeleriyle ilgili soruya karşılık da "Biz füze alımını NATO ile yapmak isteriz. Bunun için de çok gayret ettik" diyerek, gezinin 3 hedefini belli etti. 1.si; Rusya'ya bağımlı olduğumuz algısını kırmak. 2.si; Batı ittifakına bağımızın kalıcı olduğunu ve Rusya ile işbirliğinin buna alternatif olmadığını vurgulamak. Belli ki bölgemizde sınırların değişmesine varacak ölçüde derin kırılmalar yaşanırken, Ankara NATO gibi kitlesel bir güvenlik örgütünü bir çıpa ve güvence olarak görüyor.
Milliyet


Çin de suriye'ye asker gönderiyor 
Pekin yönetiminin, Suriye'de terör örgütü DEAŞ saflarında çatışan Uygurlarla mücadele için bölgeye özel ordu birimleri göndermeyi planladığı öne sürüldü. Yerel sitelerde çıkan haberlere göre Çin Halk Kurtuluş Ordusu'na bağlı 'Gece Kaplanları' ve 'Sibirya Kaplanları' adlı özel kuvvetlerin, İdlib çevresinde faaliyet gösteren Uygur kökenli DEAŞ militanlarıyla mücadele etmek amacıyla Suriye'nin kuzeyine gönderilecek. Çin yönetimi geçtiğimiz yıllarda Esad rejimine silah sistemlerinin kurulumu, istihbarat toplama ve lojistik konularında destek için Suriye'ye askeri gözlemciler göndermişti. Konunun geçen hafta Esad'ın danışmanlarından Buteyna Şaban ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi arasında gerçekleştirilen görüşmede karar bağlandığı kaydedildi.
Vatan

'Pyd'nın 13 ana silah deposu var' 
AA, en büyük bileşenini PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) elindeki bölgede bulunan yerel kaynaklardan elde ettikleri bilgilerle, Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü tarafından oluşturulan silah depoları ve sevkıyat güzergâhlarını saptadığını bildirdi. Buna göre, örgüt, Nisan 2016'dan bu yana Suriye- Irak sınırındaki Simelka kapısından ve Haseke'deki kurduğu Rümeylan ve Halep'in doğusundaki Harab Işk üslerinden CENTCOM'un askeri yardımlarını alıyor. Kara ve havayoluyla Haseke'ye giren silah ve mühimmatlar iki rotadan terör örgütüne iletiliyor. Karayoluyla gelen silahlar Fırat Nehri çevresindeki noktalara dağıtılıyor. Erbil'den havayoluyla Rümeylan'daki üsse inen silahlar ise Haseke'deki 3 depoya; Dirbasiye, Tel Beyder ve Derik beldelerindeki depolara gönderiliyor. AA'ya göre ABD güvenlik kurumları, askeri yardım sağlamanın yanı sıra yaklaşık 2 bin asker ile 10 noktada terör örgütü ile aktif işbirliği içerisinde. CENTCOM'un terör örgütüne sağladığı silah ve mühimmatın büyük kısmı ise henüz kullanılmadı. AA'ya göre, kullanılmayan yardımlar, Türkiye sınırına 21 kilometre mesafedeki Harab Işk'ta saklanıyor. PYD'ye sağlanan silah ve araçlar arasında çok namlulu roket atarlar ve füze rampaları, 80 ve 120 mm havanlar, MK19 bomba atar, M4 Cabrine ve M16 piyade tüfekleri, ABD yapımı BGM-71 TOW-Anti tank füzeleri, Humwee tipi askeri araçlar, Cougar tipi zırhlı personel taşıyıcılar, insansız hava gözlem araçları ile Türkiye'nin çeşitli kereler talep etmesine rağmen satmaya yanaşmadığı FGM-148 Javelin Anti-tank füzeleri bulunuyor.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,9125-3,9141
Euro: 4,6528-4,6563
Sterlin: 5,2704-5,2750
Gram Altın: 161,0826-161,1841

Elektrikte neredeyse herkes 'serbest' oldu 
Elektrikte serbest tüketici limitinin yıllık 2 bin kilovatsaate (kWh) düşmesiyle 3 milyon 661 bin elektrik abonesi daha serbest tüketici olma hakkını kazandı ve serbest tüketici hakkına sahip toplam abone sayısı 13 milyon 232 bin 593'e ulaştı. 30 Kasım'da yapılan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurul toplantısında alınan kararla serbest tüketici limiti 2018 için 2 bin kWh'a düşürüldü. Yeni belirlenen limite göre, yıllık elektrik tüketimi 2 bin kWh'ın üzerinde olan veya aylık elektrik faturası 68 TL ve üzerinde olan tüketiciler serbest tüketici olabilecek. EPDK yetkililerinin verdiği bilgiye göre bu limit, elektrik tüketicilerinin yüzde 92.6'sini kapsıyor. Serbest tüketici limitinin 2 bin 400 kWh'dan 2 bin kWh'a düşürülmesi ile birlikte ilave olarak 3 milyon 661 bin 40 abone serbest tüketici niteliğine kavuştu ve Türkiye genelinde, yıllık tüketimi 2 bin kWh'dan fazla olan, yani serbest tüketici limitinin üzerinde bulunan abone ise 13 milyon 232 bin 593'e ulaştı. Serbest tüketici niteliğini haiz tüketicilere ait toplam sayaç sayısı da ekim ayı sonu itibarıyla 4 milyon 711 bin 967 oldu. Bu sayının 3 milyon 330 bin 562'sini mesken, 1 milyon 315 bin 585'ini ticarethane, 19 bin 32'sini sanayi, 6 bin 424'ünü aydınlatma ve bin 690'ını tarımsal sulama aboneleri ve 38 bin 674'ünü de diğer gruplar oluşturdu.
Milliyet

İhracat doludizgin 
İhracat, otomotiv sektörünün öncülüğünde kasım ayında yüzde 14.2 artışla 13.63 milyar dolar, 2017'nin 11 ayında ise yüzde 10.7 artışla 142.66 milyar dolar oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) kasım ayına ilişkin ihracat rakamları, Tokat Organize Sanayi Bölgesi'ndeki CRS Denim Üretim Tesisleri'nde düzenlenen toplantıda açıklandı. Toplantıya katılan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bu yılı 'İhracat Seferberliği Yılı' ilan ettiklerini hatırlatarak, 2017 için 153.3 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 4.4'lük büyüme hedeflediklerini anımsattı. Zeybekci, "2017 yılının 11 ayında, 2016'nın ihracatını geçtik bile. 153.3 milyar dolarlık ihracat hedefi iddialı bir rakamdı, aştık. Yüzde 4.4'lük büyüme iddialı bir rakamdı, bunu da çok fazlasıyla şimdiden aştık" dedi. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, 2016 yılındaki ihracata bu yılın sadece 11 ayında ulaşıldığına dikkat çekerek "Aralık ayında da en az bu ayki seviyeye ulaşarak OVP (Orta Vadeli Program) hedefimizi aşacağız" dedi. OVP'de 2017 yılı ihracat hedefi 156.5 milyar dolar, ihracatta tarihi zirve ise 157.6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Milliyet

Come to bıst 
Sermaye Piyasayı Kurulu (SPK) önümüzdeki yıl beklenen 3.5 milyar dolarlık büyük halka arzlar öncesinde önemli düzenlemeye imza attı. SPK, şirketlerin Londra, New York yerine Borsa İstanbul'a (BIST) gelmesini teşvik etmek için 'yüzde 30 yerli yatırımcı şartı'nı esnetti. Yeni düzenlemeyle halka arzda yerlilere yüzde 30 olan tahsis zorunluluğu, kurumsalların limiti yarı yarıya indirilerek yüzde 20'ye düşürüldü. Halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarının nominal değerinin en az yüzde 10'u yurt içi kurumsal yatırımcılara ve yüzde 10'u yurt içi bireysel yatırımcılara tahsis edilmesi zorunlu olacak. Bu düzenleme ile halka arzların yurt dışına yönelmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. SPK'nın 'Sermaye Piyasası Araçlarının Satışı Tebliği'nde değişiklik yapılmasına dair tebliği Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni tebliğle sermaye piyasası araçlarının halka arz fiyatının, satış veya talep toplama süresinin başlamasından önce aşağı yönlü revize edilebilmesine imkan tanındı.
Vatan

Asgari destek devam etsin 
İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını dün gerçekleştirdi. 2018 yılı asgari ücretinin belirlenmesi için Aralık ayı boyunca devam edecek toplantılarda işçi tarafını Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), işveren tarafını da Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil ediyor. Görüşmelerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu'ndan ilk mesaj "İşçi ve işverenden fedakarlık bekliyoruz" şeklinde olurken işveren asgari ücret için verilen desteğin devam etmesi gerektiğini söyledi. İşçi tarafı da asgari ücret belirlenirken en düşük memur maaşının dikkate alınmasını talep etti. Asgari ücret şu anda net 1.404 lira 6 kuruş olarak uygulanıyor. Asgari ücret toplantılarda 2'nci tur 15 Aralık'ta yapılacak. Son 15 yılda asgari ücreti 7.5 kattan fazla artırdıklarını ifade eden Sarıeroğlu, görevlerinin hem işçi hem işveren tarafından meseleye bakarak en doğru sonucun hayata geçirilmesine garantörlük yapmak olduğunu söyledi. Sarıeroğlu şöyle devam etti: "Emekçilerimizin hak kaybına uğramamasını sağlarken, işverenlerimizin de piyasa koşulları karşısında rekabet edebilirliklerini teminat altına almalıyız. Çünkü karşılıklı fedakarlık birlikte kazanmayı getirir. Fedakarlık özellikle altını çizdiğim gibi birbirini hak ve hukukunu gözetmeyi gerektirir. Söz konusu asgari ücret olunca asla popülist bir tavır ve tutum içerisinde olmadık, bundan sonra da olmayacağız."
Vatan

Artık binalar 5+1 olacak 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yeni dönem belediyecilik anlayışından hareketle bundan sonra yapılacak binaların 5 artı 1 esasına göre yapılması talimatı verdiğini, buna uyulmasını yakından takip edeceğini söyledi. Erdoğan, partisinin son Merkez Yürütme Kurulu toplantısında, "belediyecilik ve çevre" konulu sunumu dinledikten sonra, "Bizim en büyük sorunumuz bu işte. Çevreye duyarlı, kentler olması için çok talimat verdim. Özellikle İstanbul ve Ankara belediye başkanlarını çok uyardım. Maalesef 'haklısınız efendim' demelerine rağmen hiçbir şey değişmedi. Geçmişte, Çevre Bakanlığı'nın da çok ihmali olmuş" dedi. Toplantıda, şehircilik anlayışı ve çevreye duyarlı kentlerle ilgili brifing verildikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı belediye başkanlarının görevden alınmasında önemli bir başlık olan çarpık kentleşme ve imar izinleri konusunu açtı. Yeni dönemde daha farklı bir belediyecilik görüleceğini anlatan Erdoğan, özetle şu çarpıcı ifadeleri kullandı: "Bizim en büyük sorunumuz bu işte. Çevreye duyarlı, kentler olması için çok talimat verdim. Özellikle İstanbul ve Ankara belediye başkanlarını çok uyardım. Maalesef 'tabi efendim haklısınız, gereğini yapacağız' demelerine rağmen hiçbir şey değişmedi. İstanbul'da o binaların tıraşlanması konusunda zamanında çok söyledim. 'Gereğini yapıyoruz' dediler, ortada bir şey yok. O dönem, Çevre Bakanlığı'nın da çok ihmali olmuş. İzinlerle ilgili çok uyarılarım oldu. Ama bakıyorsunuz değişen bir şey yok. Her yerde çok katlı binalar. Şimdi, Çevre Bakanımız Mehmet Özhaseki'yle konuştuk. Bundan sonra izni verilecek binaların 4 artı bir olmasını istedim. 'Tüm Türkiye'de tüm belediyelerde bu sınırlar aşılmasın' dedim. Sonra bakan bey bana geldi. Müteahhitlik açısından 4 artı birin kurtarmadığını söyledi. Sonra 5 artı bir olarak anlaştık. İzleyeceğim, bakalım neler olacak? Bunlara bir daha müsaade etmeyeceğim, takipçisi olacağım. Şimdi yeni göreve gelen belediye başkanlarını da uyardım. Mustafa'yla (Tuna) konuştum, göreceksiniz neler yapacak? Bu tür binalarla ilgili gereği yapacak." Toplantıya katılanlar, özellikle İstanbul ve Ankara'da çevre ve imar sorunu olan, kentte çarpık yapılaşma izlenimi yaratan bazı binaların yıkımının söz konusu olacağını, buna ilişkin alınan kararların önümüzdeki günlerde görüleceğini söylediler.
Hürriyet

POLİTİKA
 'Küresel operasyonların bir ayağı tekrarlanıyor' 
Başbakan Binali Yıldırım dün İstanbul Sancaktepe'deki 1915 Çanakkale Panorama ve Muhsin Yazıcıoğlu Şehitlik Parkı'nın açılışında, küresel siyaset mühendislerinin işbaşında olduğunu söyledi ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu sert bir dille eleştirdi. Türkiye'nin 15 yılda kat ettiği bu mesafeyi bir türlü hazmedemeyenler, içine sindiremeyenlerin çirkin saldırılarına devam ettiklerini söyleyen Yıldırım, "Saldırıların başrolünde de ana muhalefet partisi başkanı Kılıçdaroğlu, senaryonun koltuğunda da FETÖ var FETÖ. Filmin yapımcısı küresel siyaset mühendisleri. Konu, Türkiye'ye diz çöktürmek. Bunun için Kılıçdaroğlu'nun eline kağıtlar tutuşturarak adeta cumhurbaşkanımız hakkında itibar suikastı yapmaya çalışıyorlar. Onun eline bu kağıtları verenler bilmiyorlar mı ki bu millet cumhurbaşkanına her zaman sahip çıktı, sahip çıkmaya da devam edecek" diye konuştu. Kılıçdaroğlu'nun son çıkışlarıyla kendisinden başka partisini de süratle uçuruma sürüklediğini söyleyen Yıldırım, "Buradan bir kez daha söylüyorum. Ey Kılıçdaroğlu, heybende ne varsa dök de rahatla. İşi, arkası yarın tefrikalarına çevirme. FETÖ'cülerin büyüsüne kapılmış gidiyorsun" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyetin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini küresel sömürge güçlerinin arka bahçesine çevirdin" diyen Yıldırım şöyle devam etti: Bugün hâlâ aymaz bir şekilde Türkiye'ye karşı yapılan küresel operasyonların değirmenine su taşıyorsun. Bunların hiçbirisi tesadüf değil. Küresel operasyonların bir ayağı da Amerika'da tekrarlanıyor. CHP'nin akıl hocası FETÖ, biliyorsunuz 17-25 Aralık'ta bir yargı darbesine kalkışmış, başarılı olamamıştı. 15 Temmuz'da tekrar denediler, yine başarılı olamadılar. Şimdi bu başarısızlıklarının arkasından darbeye kaldıkları yerden devam etmek için bu sefer orayı seçtiler. Bu hain topluluğu, Amerika'daki bir davaya müdahil olarak Türkiye adına, Recep Tayyip Erdoğan adına bir algı oluşturmak için var gücüyle çalışıyor.
Vatan

Abd, iran'a uçak sattı 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran'a uygulanan ambargoyu delmediklerinin altını ısrarla çizerek, ambargoyu asıl ABD'nin deldiğini, ABD'li uçak firması Boeing ile İran arasında uçak satış anlaşmalarını örnek göstererek anlattı. Erdoğan, önceki gün bir araya geldiği milletvekilleri ile toplantıda ABD'de devam eden Sarraf davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ambargoyu delmediklerini, her işlemin yasal olduğunu ABD'ye de ambargo ile ilgili taahhüt vermediklerini söyleyen Erdoğan, ABD'li uçak firması Boeing ile İran arasında uçak satış anlaşmalarını örnek göstererek, "ABD, İran'a kendi uçaklarını sattı. Fransa ve Almanya'nın da ticari ilişkileri üst düzeyde" dedi. Erdoğan, ambargoyu bizzat ABD'nin deldiğini kaydederek, "Bu konuda yaşayacağımız hiçbir sıkıntı yok" değerlendirmesini yaptı. Toplantıda söz alan milletvekilleri seçim bölgelerine ilişkin başta yurt ve konut taleplerini iletti. Erdoğan'ın yurt konusunda gerekli adımların atıldığını ihtiyaç dahilinde yeni yurtların da yapılabileceğini söyledi. Erdoğan, "Yeni yatırım için beklenti yaratmayın, mevcutları bitirelim" dedi. Erdoğan, 2019'da yapılacak üç seçim konusunda milletvekillerinden daha sıkı çalışmalarını isteyerek, "Vatandaş çabuk unutuyor. Kapı kapı dolaşıp yaptıklarımızı bıkmadan usanmadan anlatın. Herkes en az benim kadar çalışmalı" diye konuştu. Toplantıda, şehirlerdeki dikey mimari konusu da gündeme geldi. Erdoğan, "Çarpık yapılaşmayla mücadelemizi sürdürüyoruz buna son vereceğiz. Bunun takipçisi olacağım. Binalar artık dikey olmayacak" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Daha yeni kutular açılır 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın yakınlarının Man Adası'nda 1 sterlin sermaye ile kurulan şirkete para transferleri yaptığını iddia ederek kürsüden gösterdiği, günlerdir tartışılan ve son olarak savcılık tarafından talep edilen belgeleri kamuoyu ile paylaştı. Tezcan, belgelerin orijinallerini savcılığa vereceklerini bildirdi. Tezcan, dün TBMM'de düzenlediği basın toplantısına, Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği "yurt dışı para transferine" ilişkin olduğu savunulan belgelerle geldi. "Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Mübarek cuma günü bize kutuyu açtıracaklar" diyerek sözlerine başlayan Tezcan, bu konunun TBMM'de konuşulmasını istediklerini, ancak TBMM'deki hâkim iradenin, konunun görüşülmesinden rahatsız olduğunu ileri sürdü. Kılıçdaroğlu'nun para transferinin yapıldığını açıkladığı şirketin "naylon" bir şirket olduğunu öne süren Tezcan, "1 sterlin sermayeli bir şirket. Yani şirketin sermayesi 5 lira. Adaya gitmek isteseniz dolmuşa binecek para değil. Buradan sizi havaalanına götürecek para değil. Genel Başkanımız salı günü bu para transferini anlattı belgeler ile. Çarşamba günü, 'Meclis araştırması yapalım' dedik. Bu transferin altını üstünü inceleyelim diye. Sonra perşembe günü TBMM'de Meclis araştırma önergemiz AK Parti milletvekillerinin oyuyla reddedildi. 'Niye paylaşmıyorsunuz?' dediler. Önce milletvekilleri görsün dedik. Şimdi milletle paylaşıyoruz" dedi.
Milliyet

SPOR 
'Her şey farklı olacak' 
Önce Süper Lig'de Sivasspor ve Antalyaspor'u, ardından da hafta içinde Türkiye Kupası'nda Adana Demirspor'u yenerek galibiyet serisini sürdüren Fenerbahçe'de teknik direktör Aykut Kocaman, kritik Kasımpaşa maçı öncesi takımıyla bir toplantı yaptı. Deneyimli teknik adamın, Osmanlıspor maçının ardından başlayan zorlu sürecin önemli bir bölümünü geride bırakmayı başardıklarını ancak işlerinin henüz bitmediğini ifade ettiği öğrenildi. Takımın ortaya koyduğu karakterin kendileri için umut verici olduğunu belirten tecrübeli çalıştırıcı, ilk yarının sonuna kadar aynı konsantrasyon ile devam edilmesinin kendileri için belirleyici olacağının altını çizdi. Aradaki farkı kapatıp yollarına devam edebileceklerini en zorlu süreçte gösterdiklerini vurgulayan Kocaman, ilk devrede kalan dört maçı da kazanacak güçte olduklarını oyuncularına iletti. Yeni kurulan bir takım olduklarını, ilk haftalarda istenen sonuçların gelmediğini, ancak buna rağmen yarışın içinde kalmayı başardıklarını vurgulayan Teknik Direktör Aykut Kocaman, bu kadar sıkıntıya, sakatlığa, şanssızlığa rağmen burada olmalarının değerli olduğunu belirterek, "Sonuçlar bu şekilde devam ederse kazanılacak özgüven, devre arası kampı ve sistemin oturmasıyla gerçek kapasitemize ikinci yarıda ulaşabiliriz" dedi.
Milliyet

Sadece 3 puan değil! 
Galatasaray'da teknik direktör Igor Tudor, Beşiktaş maçını kazanmaları halinde kendilerini çok güzel bir gelecek beklediğini söyledi. Florya'da futbolcularına konuşan Tudor, "Kazanmak sadece 3 puan değil. Aynı zamanda moral ve büyük avantaj demek" dedi. Beşiktaş maçında istedikleri sonucu almaları halinde ilk yarının sonuna kadar iyi bir fikstürlerinin olduğuna dikkat çeken Hırvat teknik adam, "Beşiktaş sonrası maçlarımıza baktığımızda, devre sonuna kadar bir seri yapabiliriz. Yenilirsek belki çok şey kaybetmeyiz ama 3 puan alırsak çok net bir mesaj vermiş oluruz. Benim için her karşılaşmanın değeri aynı ama böylesine büyük maçlar sizler için önemli bir fırsat. Galatasaray olarak lider durumda olmamıza rağmen ağır eleştiriler altındayız. Bunlara karşı en iyi cevabı vereceğinizi düşünüyorum" dediği öğrenildi. Tudor, "İlk yarı sonuna kadar öngördüğümüz gibi olursa devre arasına rakiplerimizin gardını düşürebilecek bir farkla girebiliriz" yorumunu yaptı.
Milliyet

Hadi oynayın da görelim! 
Hepsi yalan, bu sahi! Vodafone Park'ta oynanacak Beşiktaş - Galatasaray derbisi, hiçbir bahaneye yer bırakmayacak, saklanmayacak, beraberliğe razı olunmayacak bir maç olarak önümüzde duruyor. Bu maçı kaybetmek, iki teknik direktör açısından da 3 puanın ötesinde büyük erozyonlara neden olacak. İgor Tudor açısından kariyeriyle ilgili tartışmalarda negatif düşünen, ona zerre prim tanımayan kişileri ve grupları haklı çıkaracak. Başkan Dursun Özbek de teknik direktörün seçimi, desteklenmesi konusundaki ısrarından dolayı yönetimiyle birlikte taraftarın ve medyanın baskısı altında kalacak. Galatasaray'ın yenilmesi Tudor'un kariyerini kesintiye uğratır mı ? Sanmıyorum. Ama büyük maç kazanamadığı için yapılan eleştirilerin yanında, daha gerçekçi bir yaklaşımla önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi'ne katılıp katılamayacağı tartışmaları da yoğunlaşacak. Aynı durum Şenol Güneş için de geçerli. Son 2 yılın şampiyonu olarak unvanını korumaya çalışan Beşiktaş, maçı kaybederse zirveden uzaklaşmasıyla birlikte şampiyonluk şansını da kaybedebilir. Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez 11 puan toplayıp gruptan çıkmayı garantileyen Beşiktaş için daha da dramatik olanı, yenilgi halinde Avrupa'daki en büyük organizasyona katılamamak ve bir kırılma yaşamak olasılığıdır. Hayır, ne olursa olsun, Şenol Güneş eleştiri sınırlarının ötesinde kariyeriyle ilgili kritik yorumlara ve kararlara hedef olmayacaktır.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme