4 Aralık 2017 Pazartesi

04.12.2017 Genel Gündem

04.12.2017

GÜNDEM

Fetö Dergisinde O Albayın Parmak İzi! 
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında yaklaşık 3 ay önce başvuruda bulunan itirafçı, örgüt adına önemli bilgiler verdi. Örgütün 'Gaybubet evleri'nden (aranan firari örgüt üyelerinin saklandığı evler) sorumlu itirafçının verdiği bilgiler sonrasında MİT ile İzmir Emniyet Müdürlüğü Terör ve İstihbarat Şube ekipleri eş güdümlü çalışma yürüttü. İtirafçının verdiği 'Gaybubet evleri' bilgisi üzerinden başlayan çalışmada, 3 aylık takip sonrasında, örgütteki dağılımı önlemeye çalışan yeni hücre yapılanması deşifre edildi. Adreslerin de tespit edilmesiyle İzmir, İstanbul, Manisa, Uşak ve Kayseri başta olmak üzere 10 ilde operasyon yapılırken, 41 kişi gözaltına alındı. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden 28'i tutuklandı. İstihbarat ekiplerinin takibiyle FETÖ'deki çöküşü önlemeye çalışan hücrenin faaliyetleri de tek tek ortaya çıkarıldı. Buna göre, hücre sistemiyle hareket eden FETÖ üyelerinin, İzmir'in farklı bölgelerindeki lüks semtlerde değeri milyonlarca dolar olan evleri dolar üzerinden kiraladıkları, yine lüks araçlar kullandıkları saptandı. Her evde, örgütün üst düzey kişilerinin sahte kimliklerle kaldıkları ortaya çıktı. Örgüt üyelerinin ayrıca haftalık olarak büyük gizlilik içinde yaptıkları toplantıların da her seferinde başka bir lüks sitedeki villa ya da evde düzenlediği, zaman zaman kırsal bölgelerde, yine villaların olduğu siteleri tercih ettiği belirlendi. Böylelikle örgüt üyelerinin hem dikkat çekmemeye çalıştıkları hem de kendilerince güvenlik önlemleri aldıkları üzerinde duruldu. Örgüt üyelerinin bunun yanı sıra örgütteki dağılımı önlemek adına eşleri cezaevinde bulunan ailelere yardımda bulundukları, yardımlar için para toplamayı sürdürdükleri ortaya çıktı.
Vatan


Önce Tahliye Sonra Dubai 
ABD'de, 'İran'a ambargoyu delmek' iddiasıyla görülen davada tanık olan Reza Zarrab'ın Türkiye'deki malvarlığına el konulurken operasyon genişletildi. Zarrab'ın yanında çalışan ve ABD'deki mahkemeye evrak yollamaya çalışmakla suçlanan Sinem Arslan, Regaip Akol ve Mustafa Hacısalihoğlu, önceki gece İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla gözaltına alındı. TCK'nın 326/1 maddesindeki "Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinden sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan..." hükmünden işlem yapılan üç şüpheli İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde sorgulanırken, Reza Zarrab'ın tutuklu olduğu sırada kimi zaman kendi elyazısıyla kimi zaman da avukatlarının aldığı notlarla kendilerine gönderdiği talimatlar da ele geçirildi. Bu notlardan biri, Reza Zarrab'ın kendi elyazısıyla Sinem Arslan'a ABD'deki avukatları aracılığıyla WhatsApp üzerinden yollanmış. Tek sayfalık not, ABD'de savcılarla anlaşan Reza Zarrab'ın cezasını tamamlamasının ardından Dubai'ye yerleşme planı ve bu konuda Dubai'deki avukatı ile görüşme isteğini içeriyor. İşte Hürriyet'in ulaştığı o not: "Sinem, Burada mailden çok açık yazamadım. Dubai'deki avukat Abdurrahman Al Sharif ile görüşüp ileride Dubai'de yaşayabilmem için Dubai'de oturum alıp alamayacağımı. Avukata de ki, Amerika'da savcılarla işbirliği yapıp uzlaşmaya giderse, cezası bittikten sonra Dubai'ye yerleşebilir mi? Amerika'dan direk Dubai'ye deport ettirse oturumumu halledebilir mi? Bütün bunları görüşmek için avukattan randevu iste gidip yüz yüze görüş." Sinem Arslan'da ele geçirilen ancak elyazısı olmayan notlardan birinde de ABD'deki mahkemenin 4 Nisan 2017'de verdiği duruşma tarihine dikkat çekilerek şöyle deniliyor: "Aileniz de, siz de sürece dahil edilebilirsiniz. Şu anda bulunduğunuz yeri, ülke değiştirmemenizde fayda var. Dubai'ye dönüşünüzde problem olabilir. Otel yerine haftalık ev kiralayabilirsiniz. Mümkünse farklı bir isimle kiralanabilir. Kayıt bırakmamayı, takip edilebilecek dijital yazışmalara dikkat. Özellikle 4 Nisan sonrasında bu yazdıklarıma dikkat." Savcılık, bu uyarıların kime yapıldığını da araştırıyor. Yine Arslan'ın evinde bulunan notlardan biri "Klostrofobinin etkisiyle yanlış tercihler" ile başlayıp "Hükümet sahip çıkmayabilir" ile son buluyor. Sinem Arslan polis sorgusunda bu notu kendisinin kaleme aldığını söyledi. Nottaki bilgileri anlatırken de Reza Zarrab'ın isteği üzerine görüştüğü falcıların mahkemeyle ilgili söylediklerini yazıp ABD'ye gönderdiğini ifade etti.
Hürriyet

DÜNYA
Kafalar Karıştı 
ABD Başkanı'nın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in, FBI'a "yalan söylediği"ni kabul etmesinin ardından başlayan tartışmalar devam ediyor. Son olarak Başkan Donald Trump'ın, Flynn'in eylemlerinin yasal olduğunu ve kendisini "yalan söylediği için görevden aldığını" söylemesi, soru işaretlerini artırdı. Nitekim Başkan'ın, bu açıklamasıyla Flynn'in yalan söylediğini başından beri bilip bilmediği tartışılıyor. ABD Başkanı Donald Trump, cumartesi günü Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Rusya soruştırmasıyla ilgili verdiği ifadede FBI'a yalan beyanda bulunduğunu kabul eden eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Flyn'in eylemlerinin yasal olduğunu, kendisini yalan söylediği için görevden aldığını bildirdi. Trump, Twitter açıklamasında "O'nu başkan yardımıcısı ve FBI'a yalan söylediği için kovmak zorunda kaldım. Bu yalanlardan sorumlu olduğunu kabul etti. Bu utanç verici, çünkü geçiş sürecindeki faaliyetleri yasaldı ve gizleyecek hiçbir şey yoktu" dedi. Associated Press ajansı, Trump'ın, Flynn'i kovma nedenleri arasında FBI'a yalan söylemesini de saymasının "Başkan, o dönemde Flynn'in yalan söylediğini ve kanuna karşı geldiğini suç işlediğini biliyor muydu" sorusunu gündeme getirdiğini kaydetti. AP, Başkan'ın Flynn hakkındaki incelemeyi "anlamsız, gereksiz" bulduğunu da hatırlattı. Trump'ın o dönemdeki sözcüsü de, Flynn'in "anlaşmazlık nedeniyle" görevden alındığını duyurmuştu.
Milliyet

Teröristlere Akdeniz'e Açılma Sözü 
Suriye'de 9 Eylül'de (DEAŞ'a karşı SDG adıyla) operasyonu başlattık. Duyurusunu bizzat ben yaptım. Hedef Suriye'nin el-Cezire bölgesinin kalanını ve Fırat Nehri'nin kuzeyini almaktı. Ne bizim ne YPG'nin DEAŞ'a karşı operasyon başlatma imkanımız vardı. Bu operasyon ABD'nin isteğiyle oldu. Konu kesinlikle petrol ile alakalı değildi. Hedef bu güçlerin SDG adı altında rejimden önce Bukemal ve Meyadin ilçelerine varmasıydı. Böylelikle Irak ve Suriye arasında bir barikat kurulacaktı. ABD başında yardım etmeye çalıştı ama başarısız oldu. İlk başlarda Rusların tacizine uğradık. Hatta birçok kişi Rus ve rejim saldırılarında öldü. ABD ile SDG omuz omuza savaşıyordu. Rejim uzaktaydı. Araştırma merkezinden geldiği söylenen bir Amerikalı ile görüştük. Görüşmeyi onlar istemişti. Çok sayıda koruması vardı. Daha sonra ABD istihbarat yöneticisi olduğu ortaya çıktı. Bize dedi ki 'Eğer siz Deyrizor'a yönelirseniz, ABD de SDG ve Suriye Demokratik Meclisi'ne, denize doğru bir nokta sağlama konusunda gereken desteği verir.' Bunun için söz verildi. Ancak şu anda Deyrizor'u alma operasyonu başarısız oldu. Asıl mesele köylerin ya da petrol sahalarının alınması değil. SDG'ye (Akdeniz'e çıkış için) söz verildi. Ben de oradaydım. Bu (Deyrizor) operasyon başarıyla sonuçlansaydı, zafer kazansaydık ABD belki SDG için denize doğru bir koridor açmaya çalışacaktı. (Amerikalı istihbarat yöneticisi) "Böyle bir oluşumun denize bir erişimi olmazsa, bir geleceğinin olması mümkün değil" dedi. Kürdistan ve Erbil konusunu örnek gösterdi. Kürdistan'ın denize açılan bir noktası yok. Dolayısıyla diğer tarafları her zaman razı etmek durumunda.
Vatan

İsrail Halkının 'Utanç Yürüyüşü' 
Yolsuzluk suçlamaları nedeniyle polis soruşturması altındaki Başbakan Benjamin Netanyahu'nun, polisin devlet yetkilileriyle ilgili soruşturma sonucu savcılığa iddianame hazırlanması yönünde tavsiyede bulunmasını ve tavsiyesini kamuoyuyla paylaşmasını engelleyen yasa tasarısını meclise getirmesine tepki gösteren 20 bini aşkın İsrailli önceki akşam Tel Aviv'de düzenlenen 'utanç yürüyüşü'ne katıldı. 'İsrail meclisinin önüne gelen en yolsuz yasa' diye nitelenen tasarıya karşı Rothschild Bulvarı'ndan Habima Meydanı'na dek yürüyenler, Netanyahu'nun yargılanıp hapse atılmasını talep etti. Yürüyüşe katılanlar arasında eski Başsavcı Michael Ben-Yair, Netanyahu'nun eski güvenlik ve dış politika danışmanı Profesör Uzi Arad, emekli General Amiram Levin ve Başbakan'ın Kudüs'teki konutunun eski idarecisi Meni Naftali de yer aldı. İlk okumada 36'ya karşı 46 oyla geçen yasa tasarısı için bugün ikinci okuma yapılacak. Netanyahu hakkında iki yolsuzluk soruşturması var. İlki zengin işadamlarından aldığı hediyeler, ikincisi bir gazeteye hakkında iyi yayın yapması karşılığı rakip gazeteyi engellemeyi vaat etmesiyle ilgili.
Vatan

Yemen'de Suudi Salih İttifak 
Yemen'de 2014'te biten iç savaşta dengeler yeniden değişiyor. Ülkeyi 34 yıl yönettikten sonra 2012'te çıkan ayaklanmalar ve suikast girişiminin ardından istifa eden Ali Abdullah Salih, Husilere karşı Suudi Arabistan liderliğinde Arap ülkeleri koalisyonu ile işbirliğine gidiyor. 2015'ten beri süren koalisyon saldırılarına karşı Husilerle ittifak yapan Salih'e bağlı güçler, saf değiştirdi. Salih koalisyona "diyalog" çağrısında bulunurken, başkent Sana karıştı. Husiler ile Salih güçleri arasında 3 gündür çatışmalar yaşanıyor. Koalisyonun, insansız hava araçları ile Husi mevzilerine saldırılar düzenleyerek Salih güçlerini ayakta tutmaya çalıştığı ileri sürülüyor. Husiler başkentte kontrol sağladıklarını ileri sürdü ancak Salih bu iddiayı reddetti. Salih, televizyonda yaptığı açıklamada, Suudilerin öncü olduğu koalisyona seslenerek, "Ablukayı kaldırır ve saldırıları durdurursanız yeni bir sayfa açmaya hazırım" dedi. Tekliften memnun olduklarını açıklayan koalisyon, ''Salih'in öncülük edip Yemen halkının yanında yer alması, Yemen'i İran'a bağlı milislerden kurtaracak'' ifadesini kullandı. Husilerin Ensarullah Hareketi lideri Abdülmalik el-Husi ise Salih'e "Bu vatana ihanettir, utanç duyması gerekir'' tepkisini gösterdi.
Haber Türk

EKONOMİ 
Dolar: 3, 9125-3,9141
Euro: 4,6528-4,6563
Sterlin: 5,2704-5,2750
Gram Altın: 161,0826-161,1841

İstihdam Artışında Oecd'yi 5'e Katladık 
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından her yıl düzenli olarak yapılan araştırmalardan biri de "Hayat Nasıl Gidiyor? İyi Halin Ölçümü" (How is Life?: Measuring Well-Being). Araştırmada esas olarak "hayatı iyi yapan nedir?" sorusuna cevap aranıyor. 2017 yılı raporunda OECD ülkelerinde yaşayan insanların iyi haline ilişkin genel bir resim ortaya konuyor. Raporda ele alınan ülkelerden biri Türkiye. Bugünkü yazımda, OECD verilerinden hareketle "Türkiye'de hayat nasıl gidiyor?" sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Her ne kadar Türkiye OECD ülkeleri içinde en düşük istihdam oranına (2016 için yüzde 51) sahip ülke olsa da, 2005'ten bu yana yarattığı istihdam artışı ile OECD ortalamasını beşe katlamış durumda. 2005'ten beri Türkiye'de istihdam oranındaki artış yüzde 6.2 iken, aynı dönem için OECD ortalaması sadece yüzde 1.2. Diğer taraftan, Türkiye'de uzun dönemli işsizlik oranı 2016 itibarıyla (yüzde 2.2) 2005'in yarısı seviyesine inmiş durumda. OECD raporu, geçtiğimiz on yılda Türkiye'de iş - yaşam dengesi açısından önemli gelişmelerin yaşanmış olduğunu ortaya koyuyor. Bu anlamda, 2006'da 50 saat veya daha fazla mesai yapanların, yani çok uzun saatlerle çalışanların yüzde 49.7 olan oranında büyük bir düşüş yaşanmış olmakla birlikte, bu oranın 2016 yılı itibarıyla OECD içinde en yüksek olduğu ülke yine Türkiye (yüzde 33.8). Diğer taraftan, Türkiye'de iş yükünün fazla olduğunu düşünen çalışanların oranı 2010'da yüzde 73'e kadar yükselirken, 2015 itibarıyla yüzde 55'e gerilemiş durumda. Sağlık durumu, eğitim ve beceri düzeyi, sosyal destek (arkadaşlar ve aileler tarafından görülen destek) ve çevre kalitesi açısından Türkiye, OECD ortalamasının altında yer alıyor. Ancak Türkiye söz konusu göstergeler açısından geçmiş yıllara göre gelişme kaydetmiş durumda. Türkiye'de ortalama yaşam beklentisi 78 yıl. 2014 ve 2016 yılları arasında eğitime katılım oranları 3 puan yükselmiş. Son on yılda sosyal destek düzeyinin de yükselmiş olduğu görülüyor. Bu anlamda, ihtiyaç duyması durumunda yardımcı olabilecek arkadaşlara veya akrabalara sahip olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 80'den yüzde 86'ya çıkmış. Bu, söz konusu gösterge itibarıyla OECD ülkeleri içindeki en yüksek ilerleme anlamına geliyor.
Milliyet

Çiftçinin Borcuna 1 Yıl Erteleme 
Başbakan Binali Yıldırım'ın talimatıyla bu yıl yaşanan doğal afetler nedeniyle zarar gören çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri'ne olan borçlarına, Bakanlar Kurulu kararı ile 1 yıllık erteleme imkanı getirildi. Başbakanlık'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, karardan 80 bin çiftçinin yararlanması öngörülüyor. Ayrıca Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri de borçlarını ödeme zorluğu çeken çiftçilere, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması için, mevcut kredi borçlarını, 5 yıla yayılan taksitlendirme imkanı veriyor. Konuya ilişkin geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı kapsamında, 1 Ocak 2017- 31 Aralık 2017 arasında ilgili gerçek ve tüzel kişilerin, ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları, tesisleri veya seraları en az yüzde 30 zarar görenlerin, banka ve TKK tarafından kullandırılan vadesi, taksit vadesi veya hesap devresi henüz gelmemiş olmakla birlikte bir yıl içinde dolacak olan tarımsal kredi borçları vade tarihleri, taksit vadeleri veya hesap devrelerinden itibaren bir yıl süreyle ertelenmesi kararlaştırıldı. 1 Ocak'tan bugüne kadar olan sürede banka ve TKK tarafından tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarılmış kredi borçları da aralık ayının birinci işgünü itibarıyla, bugünden sonra tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarılmış borçlar hasar tespit komisyonu kararı tarihini takip eden ayın birinci iş günü itibarıyla "faiz tahakkuk ettirilmeksizin" bir yıl ertelenecek.
Milliyet

Girişimcilerin Fikri'Kitle'lere Açılıyor 
Türkiye'de uygulamaya geçirilecek kitle fonlaması sistemi, başta teknoloji odaklı yatırımlar olmak üzere, tüm sektörlerle ilgili projeleri elektronik ortamda yatırımcılarla buluşturarak, finansmana ihtiyacı olan girişimcilerin fikirlerinin hayata geçirilmesinde önemli bir fırsat sunacak. TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen torba yasayla sermaye piyasası kurumlarına, kitle fonlanmasına aracılık eden ve elektronik ortamda hizmet veren kitle fonlama platformları eklenecek. Başta teknoloji odaklı yatırımlar olmak üzere, tüm sektörlerde erken aşamada finansmana ihtiyaç duyan girişimcilere kaynak sağlamayı amaçlayan sistem, fikri bulunan ancak kaynağı yetersiz girişimcileri yatırımcılarla buluşturacak. Kitle fonlaması faaliyeti, kanun uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunca (SPK) kurulmasına izin verilecek kitle fonlaması platformları aracılığıyla gerçekleşecek ve kanunun izahname ya da ihraç belgesi hazırlama yükümlüğüne ilişkin hükümlerine tabi tutulmayacak. Bu platformların temel işlevi, fon arz edenlerle fon talep edenleri elektronik ortamda buluşturmak olacak. Proje fikirlerine platform üzerinde yer verilecek. Katılmak isteyen fon sağlayıcılara yazılı ve görsel bilgiler sunulacak ve paranın ne şekilde yatırılacağı duyurulacak. Toplanması beklenen fon tutarının tamamlanmasından sonra ilgili şirkete paranın aktarılması sağlanacak. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek daha önce yaptığı açıklamada, Türkiye'de erken aşamada gelecek vadeden projeler bulunduğunu, bu projelere kaynak sağlamak için teminat noktasında kitle fonlamasının önemli olduğunu belirtmişti. Şimşek, yasal mevzuatın ardından SPK'nın kitle fonlamaları platformlarına lisans vereceğini bildirmişti.
Vatan

Maliyeti Bildirin Fetö Ödeyecek 
Başbakanlık, 15 Temmuz darbe girişiminin ülkeye verdiği maddi zararın belirlenmesi için harekete geçti. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) başta olmak üzere ilgili kurumlara gönderilen yazıda, darbecilerin ve darbenin bastırılması için asker ve polisin kullandığı mühimmat ile kamu ya da özel kişi ya da kuruluşlara ait birçok yapı, araç, gereç ve teçhizatın maddi değerinin belirlenmesi istendi. Türkiye'nin zarar gören imajının da belirlenecek rakama eklenmesi talimatı verildi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal imzası ile 14 Kasım'da ilgili bakanlık ve kurumlara gönderilen yazıda darbenin Türkiye'ye faturasının belirlenmesi için çalışma başlatıldığı belirtildi. Darbe gecesinden başlayıp 31 Ekim 2017'ya kadar 3 aylık döneme ilişkin zararın hesaplanması istenirken, kurumlardan yanıtların 31 Aralık 2017'ye gönderilmesi istendi. Gülal imzalı yazıda şöyle denildi: "Darbe gecesi yaşanan olaylar sırasında darbeci militanların yaptıkları saldırılarla kamu ya da özel birçok yapı, araç, gereç ve teçhizatta zarar ve ziyana neden olmuşlardır. Zararın daha büyüğü ekonomik alanda kendini göstermiştir. Yaşanan hadiseler ve sonrasında ülkemizin uluslararası alanda sahip olduğu kredibilite ve imaj olumsuz etkilenmiş, ülkemizin marka değeri zarar görmüş, yatırım ve güven ortamındaki olumsuz hava nedeniyle ekonomide ve ticarette kayıplar meydana gelmiştir." Yazıda, örgütün ve militanlarının devletin içine sızmış yandaşları üzerinden devlet imkânlarını kullanmak ve milletimizin halisane duygularını istismar ederek elde ettikleri servet üzerinden söz konusu zararın karşılanması hakkaniyetin gereği olarak ortaya çıktığı kaydedilerek, "Dolayısıyla FETÖ/PDY örgütüyle irtibatlı ya da iltisaklı olan kişi ve kuruluşlardan milletimizin her bir ferdinin üzerine yüklenen bu ağır maliyetin en azından maddi olarak hesaplanabilen kısmının tazmini yönünde hukuki girişimlerin başlatılması düşülmektedir" denildi. Darbe girişiminin maliyetinin üç ana başlıkta hesaplanması öngörüldüğü ifade edilen yazıda şöyle denildi: "Darbe gecesi çıkan olaylar sonucu oluşan maddi zarar. Darbe girişimin bozduğu istikrar ortamı nedeniyle ülkemizin ekonomisine sirayet eden zarar. Ülkemizin marka değeri ile imajının uluslararası arenada bozulması nedeniyle oluşan değer kaybından kaynaklı zarar."
Hürriyet

Artık Rekora Çalışıyor 
Türkiye otomotiv endüstrisi, bu yıl rekorlara çalışmaya devam ediyor. Otomotiv, ocak-kasım döneminde yüzde 21 artışla 26 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşarak, tüm zamanların rekorunu kırdı. Bu rekorda, Türkiye'de üretilen modellerin yurt dışındaki satışlarının artması da etkili oldu. Endüstrinin, bu yıl üretim rekoru kırması da kesinleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, otomotiv sektöründe kasım ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artışla 2.6 milyar dolar oldu. Mart ayındaki 2.7 milyar dolarlık ihracatın ardından aylık bazda tarihinin en yüksek ikinci rakamına ulaşan otomotiv endüstrisinin kasım ayında Türkiye ihracatından aldığı pay da yüzde 19.4 olarak kayıtlara geçti.
Milliyet

POLİTİKA
Bu Şantaja Boyun Eğmeyiz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Ülkemizle ve siz kardeşlerimizle ilgili senaryolara boyun eğmedik diye bizi cezalandırmaya, yargılamaya, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar Amerika'da. Bunu ülkemizdeki işbirlikçileri aracılığıyla yapıyorlar, FETÖ ile birlikte yapıyorlar. Bu oyuna bizi getiremeyeceksiniz bunu böyle bilin. PKK'yı bunun için azdırdılar, DEAŞ'ı bunun için üzerimize saldılar hatta şu anda ana muhalefetin, diğer adıyla ana hıyanetin başında bulunan zatı da aynı amaçla kullanıyorlar" dedi. New York'taki davada sadece şantaj malzemesi üretme gayreti olduğunu belirten Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, biz bu şantaja boyun eğmeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan dün partisinin Ağrı ve Muş kongrelerinde sıcak gündeme ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları şöyle: Demokrasi ve insan haklarını ağızlarından düşürmeyenler, terör örgütleriyle hareket ediyor. Bizi de buna rıza göstermediğimiz, itiraz ettiğimiz, sesimizi yükselttiğimiz için hedefe koydular. Şimdi buradan, soruyorum, Türkiye Irak'taki, Suriye'deki kardeşlerinin yaşadığı zulümlere sırtını dönebilir mi? Birileri kendi günlük çıkarları için zalimlerin dümen suyuna girebilir ama biz yapamayız. Şimdi bizi ülkemizle ve siz kardeşlerimizle bütün bunlarla ilgili senaryolara boyun eğmedik diye cezalandırmaya, yargılamaya, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar Amerika'da. Senaryo belli, tezgah belli. Bunu ülkemizdeki iş birlikçileri aracılığıyla yapıyorlar, FETÖ ile birlikte yapıyorlar. Bu oyuna bizi getiremeyeceksiniz bunu böyle bilin. PKK'yı bunun için azdırdılar, FETÖ'yü bunun için sahaya sürdüler, DEAŞ'ı bunun için üzerimize saldılar hatta şu anda ana muhalefetin, diğer adıyla ana hıyanetin başında bulunan zatı da aynı amaçla kullanıyorlar.
Milliyet

5 Bin Engelliye İstihdam Müjdesi 
Başbakan Binali Yıldırım, 15 yıllık Ak Parti iktidarları döneminde, engellilerin adeta kabuğunu kırdığını ve her birinin birer başarı hikayesi yazdığını belirterek, "Artık ülkemizde hiçbir engelli kardeşimizin hayal kurmasının önüne kimse engel koyamıyor" dedi. İstanbul Silence Otel'de düzenlenen "3 Aralık Dünya Engelliler Günü" etkinliğine katılan Yıldırım birçok programa katıldıklarını ama bunun en fazla duygulandığı programlardan biri olduğunu dile getirdi. Türkiye'yi bir baştan bir başa imar etmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Yıldırım, ülkenin dağ gibi sorunlarını dağ gibi hizmetlere dönüştürdüklerini söyledi. Dünyanın en büyük havalimanını, en uzun, en geniş köprülerini yaptıklarını, en büyük projelerini hayata geçirdiklerini ifade eden Yıldırım, bunların Türkiye'nin ve milletin başarısı olduğunu kaydetti. Kadınların, çocukların, yaşlıların, engellilerin hayat kalitesinin iyileştirilmesi konusunda apayrı bir hassasiyetleri olduğunu belirten Yıldırım, "15 yıllık iktidar dönemimizde engelli kardeşlerimiz adeta kabuğunu kırdı ve her biri birer başarı hikayesi yazdı; yazmaya devam ediyor. Dört duvar arasından çıkarak engelli kardeşlerimiz toplumun içine girdi ve toplumla kaynaştı. Artık ülkemizde hiçbir engelli kardeşimizin hayal kurmasının önüne kimse engel koyamıyor. Hayalime nasıl ulaşırım korkusu yaşamıyor. Yarınına ümitle bakıyor" ifadesini kullandı.
Milliyet

'Türkiye Ne İşlerle, Siz Neyle Uğraşıyorsunuz?' 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ve Genel Sekreter Kamil Oktay Sındır imzasıyla İstanbul il ve ilçe başkanlıklarına gönderilen sürpriz genelgeyle kongre süreçlerinin durdurulmasının ardından, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu devreye girdi. Kılıçdaroğlu, dün genel merkezdeki makamında İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ve ilçe başkanları ile ayrı ayrı görüşerek, kongre sürecinin durdurulmasına neden olan sıkıntılar hakkında bilgi aldı. İlçe başkanlarına İstanbul'da yaşanan liste kavgası hakkında sitem eden CHP Lideri'nin, "Türkiye ne işlerle uğraşıyor; siz İstanbul'da ne yapıyorsunuz? Türkiye'nin bu kadar sorunu varken İstanbul'la mı uğraşacağız? Baştan beri kongre sürecinin düzgün yürütülmesini istedim. Ancak o kadar şikâyet geldi ki İstanbul'da kongre sürecini durdurmak zorunda kaldık" dediği öğrenildi. İstanbul İl Başkanı Canpolat'ın, görüşmede, disiplin süreci başlatılan ilçelerdeki tedbir kararlarının kaldırıldığını, 1-2 ilçe dışında sorun olmadığını ifade ederek, kongre sürecinin devam etmesini talep ettiği belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun ise "Düşüneceğim, arkadaşlarla durum değerlendirmesi yapacağım ve kararımı bildireceğim" yanıtını verdiği bildirildi.
Haber Türk

SPOR 
Tek Kelımeyle Skandal 
Trabzonspor ile Fenerbahçe Doğuş arasında oynanan Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi 9. hafta mücadelesinde kazanan 119- 90 ile sarı-lacivertli ekip oldu. Karadeniz ekibi maça çılgın bir üç sayı isabetiyle başladı. İlk çeyrekte 10'da 7 üç sayı ile oynayan ancak iki sayılık basketi bulunmayan Trabzon'a Fenerbahçe Sloukas ve Ahmet'in ikili oyunlarıyla yanıt verdi, ilk çeyrek 25-25 bitti. 15. dakikaya kadar 12'de 9 üç sayı isabeti bulan ve 37- 35 önde olan Trabzonspor, bu dakikada çıkan olaylar nedeniyle 50 dakika duran ve seyircisiz tamamlanan maçta, Obekpa da diskalifiye edilince, ritmini kaybetti. Uzun duraksamanın ardından 3 uzunla sahaya dönen ve rakibin boyalı alandaki zaafını çok iyi değerlendiren Fenerbahçe, Egehan'dan da çok önemli skor katkısı alınca, soyunma odasına 55-47 galip girdi. 3. çeyrekte Vesely- Thompson ikilisiyle boyalı alandaki etkinliğini artıran ve son çeyreğe de 87-74 galip giren Fenerbahçe Doğuş, 117-86'da 31 farkı yakaladığı maçı rahat bir oyunla tamamladı, galibiyet sayısını 7'ye çıkardı.
Milliyet
  
Bu Takımla Gurur Duyuyorum 
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman önceki akşam ezeli rakipleri Galatasaray karşısında elde edilen 3-0'lık derbi zaferini Milliyet'e değerlendirdi. Şampiyonluk yarışında çok önemli bir galibiyete imza attıklarını belirten Başkan Orman, "Bu mutlu tabloda herkesin emeği var. Şu an için sadece üç puan kazandık. Önümüzde kazanmamız gereken daha çok maç bulunuyor. Şampiyonluk tek bir derbi galibiyetiyle gelmiyor ama şu bir gerçek Beşiktaş'a yakışır futbol oynadık. Hocamızı, futbolcularımızı, tesis çalışanlarını, yönetici arkadaşlarımı, taraftarları özetle tüm camiayı kutluyorum" dedi. Göreve geldiği günden bu yana prensip olarak soyunma odasına gitmemeye dikkat eden ancak Galatasaray maçından sonra teknik heyet ve futbolcuların derbi sevincine ortak olan Fikret Orman, "Sağolsun çocuklar davet etti. Hem sahada hem de soyunma odasına çok büyük bir coşkuyla kutlamalar oldu. Ben de soyunma odasından gelen davet üzerine oraya gittim. Teknik heyet ve oyuncuları tebrik ettim. Bu takımın çok daha büyük başarıları hak ettiğini ve bunu başaracak gücümüzün olduğunu da söyledim. Bu takımla gurur duyuyorum. Hepsi pırlanta gibi çocuklar" ifadelerini kullandı. Beşiktaş Başkanı, Süper Lig'de ilk devrenin son üç haftasında Kayserispor (D), Osmanlıspor ve Sivasspor'la (D) oynayacakları maçları kazanarak kayıpsız bir şekilde yola devam etmek istediklerini sözlerine ekledi.
Milliyet

Koltuğun Yeni Sahibi 
Medipol Başakşehir, küme düşme hattından kurtulma savaşı veren Osmanlıspor'u tek golle geçti, puanını 30'a çıkararak Galatasaray'ın liderlik koltuğuna oturdu: 1-0. 15. dakikada Adebayor kaptığı topu sol taraftaki Clichy'e aktardı. Bu futbolcunun ortasında Adebayor'un ceza sahası içerisinde dokunamadığı top auta gitti. 18'de tek paslarla rakip kaleye giden Başakşehir'de Caiçara'nın pasıyla ceza yayı üstünde topla buluşan Adebayor'un vuruşu kaleci Hakan'ın kucağına gitti. 57. dakikada Visca'nın sağ kanattan kullandığı kornerde Mossoro topu arka direğe aşırttı. Boş durumdaki Epureanu rahat bir dokunuşla topu ağlara gönderdi: 1-0. 64'te sol taraftan İrfancan'ın kullandığı serbest vuruşa iyi yükselen Mahmut'un kafa vuruşu direğin dibinden auta çıktı. 77. dakikada kısa paslarla rakip ceza sahasına giren Mossoro, Visca'nın önüne bıraktı. Bu oyuncunun şutunu Hakan Arıkan güçlükle çelmeyi başardı. 87'nci dakikada ceza sahası içerisinde Attamah'tan topu kurtaran Doukara, pasını Aminu'ya aktardı. Penaltı noktasına yakın noktadan Aminu'nun sert şutunu kaleci Volkan Babacan ayağıyla çıkardı.
Milliyet

Bugünleri De Gördük 
Fenerbahçe, maça gerçek bir forveti olmadan çıkmasına rağmen hücumdaki en etkili maçını oynadı. Bunun temel sebebi ise ileri uçta tek kişi yerine iki kişi ile sahada yer almasıydı. Fenerbahçe, rakip yarı saha ve ceza sahasında kalabalık oynadığı her bölümde sonuç aldı. Dün de bunun bir örneği yaşandı. Alper'in yanında Giuliano'nun oynaması tüm değerleri değiştirdi. Taraftar desteği, maçı kazanma isteği, Topal-Souza'nın orta sahada geçit vermemesi de eklenince Kasımpaşa adeta bunaldı. Kasımpaşa, rakibine boşluk bırakmamaya çalışıyordu. Fenerbahçe de sabırla boş alan arıyordu. Net pozisyonunu yakalamak için sarı-lacivertliler 15 dakika bekledi. Bol pas yaptı. Beş dakika sonra Alper ve ardından Aatıf'ın net pozisyonları geldi. Bu ataklar golün habercisiydi. İsmail'in köşe vuruşundaki ortası, Alper'in aşırtması ve arka direkteki Neustadter'in golü ile sarı-lacivertliler 26'da öne geçti: 1-0. Fenerbahçe önceki maçlarda olduğu gibi golü bulunca durdu. 38'de ilk tehlikeli atağını yakalayan Kasımpaşa ilk yarının son dakikasında golü buldu: 1-1. Mensah'ın şutu baraja çarpıp ağlara gitti. Bu şok gole rağmen Fenerbahçe, ikinci yarının hemen başında bulduğu golle bu şoku atlatmayı başardı. Şener, Giuliano, Dirar üçgeninde son vuruşu yapan Giuliano oldu: 2-1. Sonrası tek taraflı bir maç oldu. Sahada tamamen Fenerbahçe vardı. Maçın yıldızlarından olan Şener'in ortasında maçın tartışmasız en etkili ismi olan Giuliano'nun vuruşu skoru 3-1'e getirdi. Valbuena klasına yakışır bir vuruşla sol kanattan gelen topa bekletmeden vurdu ve skor 81'de 4-1 oldu. Maçın kopmasıyla birlikte oluşan bir anlık konsantrasyon kaybı sonrası Kasımpaşa, Murillo ile farkı azalttı: 4-2
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme