6 Aralık 2017 Çarşamba

06.12.2017 Genel Gündem

06.12.2017
GÜNDEM
77 Hedef Vuruldu 80 Pkk'lı Öldürüldü! 
Kuzey Irak'taki Asos bölgesine PKK terör örgütünün yığınak yaptıklarının tespit edilmesi üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri düğmeye bastı. Türk Silahlı Kuvvetleri Asos bölgesine geniş kapsamlı 2 ayrı hava harekatı düzenledi. Asos bölgesine ilk hava harekatı 27 Kasım 2017 tarihinde düzenlendi. Türk savaş uçaklarının katıldığı hava harekatında PKK'ya ait olduğu tespit edilen silah deposu, sığınak, barınak ve benzeri toplam 36 hedef imha edildi. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bu hava harekatına yapılan ikinci bilgilendirmede, bölgeden elde edilen ilk bilgiler ışığında hava harekatı sonucunda bölge sorumlularının da yer aldığı 80'den fazla teröristin etkisiz hale getirildiği, çok sayıda yaralı teröristin bulunduğu, ölü sayısının daha da artabileceği belirtildi. Ayrıca saldırıda büyük bir cephanelik, silahlı 2 araç ve örgüt tarafından kullanılan sığınak ve barınakların büyük oranda tahrip edildiğinin tespit edildiği belirtildi. Asos bölgesine dün düzenlenen ikinci hava harekatında ise PKK'ya ait olduğu tespit edilen silah deposu, sığınak, barınak ve benzeri toplam 36 hedef başarıyla tahrip edildi.
Vatan


Sarraf İçin Meclis'te Soruşturma Çağrısı 
Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 83'üncü yıl dönümü nedeniyle Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen "Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması"na katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Man adasına ilişkin iddiaları yineledi. Belgelerin sahte denildiğini ancak sorulara yanıt verilemediğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Her türlü dümen var, her türlü üç kağıt var sizde. Ya ben eski maliyeciyim. Mal nasıl götürülür senden daha iyi bilirim. Senin hırsızlığını çok daha iyi ortaya çıkarırım" dedi. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: Bu sahtekarı, şarlatanı hiç utanmadan televizyona çıkaracaksınız, arkasına Türk bayrağını koyacaksınız. Bir de tweet atıyorlar 'Rıza Sarraf'a şeref madalyası takmalıydık.' E şimdi tak bakalım. Sen vatan hainisin. AK Parti'nin milletvekilleri, rüşvet alan bakanları akladılar. Amerika'da gözaltına alındı. Bizimkilerde bir telaş. En çok da gözünden öptüğüm adam telaşlanıyor. Sarraf bülbül gibi ötünce vatansever olmaktan çıktı, hain oldu. 18 Nisan 2013'te dönemin başbakanı Erdoğan'ın önüne bilgi notu bırakılır, konusu Rıza Sarraf'tır. MİT, 3 sayfalık bilgi notu bırakılır. Yapılan tüm sahtekarlıklar anlatılır. '... Türkiye ABD ilişkilerinde sorun yaşanabileceği, Ebru Gündeş evliliği nedeniyle kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken, Ekonomi bakanı Çağlayan ve Bakan Güler ile ilişkisinin ortaya çıkması halinde hükümet aleyhine kullanabileceği değerlendirilmektedir' diyor. Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ihanet etti. Bütün sırlarını götürüp Sarraf'a teslim ettiler. Eğer vatana ihanet eden birilerini arıyorsunuz, o birilerinin başında sarayda oturan vardır. Sayın Yıldırım'a açık çağrı yapıyorum. Ama Türkiye'yle ilgili davanın Amerika'da görüşülmesi beni rahatsız ediyor. Samimi bir çağrı yapıyorum. Madem ki savcılık soruşturma açtı. Gel Binali Yıldırım, parlamentoyu harekete geçirelim. Bizim ülkemizde demokrasinin olduğunu, adaletin olduğunu, rüşvet dağıtanın da yiyenin de mahkum edildiğini bütün dünyaya ilan edelim. Gelin dosyayı yeniden açalım, soruşturma komisyonu kuralım. Bu olayı Amerikan yargısına değil biz çözelim. Biz kendi pisliğimizi kendimiz temizleyelim.
Vatan

DÜNYA 
Ap'den 'Gurbetçi Raporu' 
Genellikle Türkiye'ye yönelik eleştirileriyle tanınan Kati Piri, bu kez, Belçikalı Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili Kathleen van Brempt ile birlikte Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan Türk ve Türk kökenli AB vatandaşlarının haklarına sahip çıkan bir rapora imza attı. AB vatandaşlarının Bulgaristan'da araçlarıyla seyahat ettiklerinde idari makamlarca sürekli taciz edildiklerini hatırlatan Piri ile Van Brempt, Bulgar gümrük memurlarının, sınırda rüşvet talep ettiklerini, verilmemesi halinde de memurların, Türk kökenli Hollanda ve Belçika vatandaşlarının yanı sıra AB ülkelerinde ikamet eden Türkleri saatlerce gümrükte beklettiklerine dikkat çekti. Avrupa Komisyonu'nun, Bulgaristan'da gümrük memurları ile pasaport polislerinin rüşvet almalarını engelleyecek adımlar atmasına karşın, bu önlemlerin son derece etkisiz olduğuna vurgu yapılan raporda, rüşvetin önlenmesi amacıyla kolluk kuvvetlerince gümrük ve pasaport polislerine yonelik operasyonlarının da yargı tarafından etkisizleştirildiği ifade ediliyor. Raporda, mahkemelerin, sanık gümrük memurları ile pasaport polislerini mahkum etmeden, operasyonlardaki usul hatalarına odaklandığını ve takipsizlik kararı verdiklerine de dikkat çekiliyor. Bunun sonucunda mahkemelerin, polis ve gümrük memurlarına yönelik caydırıcı bir etkisi olmadığı izlenimi verdiğinin altını çizen Piri, Bulgar idari makamlarının, otobüs, otomobil ve kamyonlara fahiş fiyatlarla otoyol pulu sattıklarını da hatırlatıyor. Rapora göre Bulgar makamlarının, Türk ve Türk kökenli AB vatandaşlarına zulmü bununla da sınırlı kalmıyor. Trafik polislerinin, Türkiye'ye giden veya Türkiye'den Bulgaristan'a giriş yapan araçlara haksız cezalar kestiğine ilişkin çok sayıda görüşün dile getirildiğine vurgu yapan Kati Piri, sınır kapılarında keyfi bekletme konusundaki uygulamaların da son derece yaygın olduğunu hatırlatıyor. Raporda, Türkiye'den gelen araçların dezenfekte edilmesi konusunda Bulgar sağlık kuruluşları ve gümrük memurlarının küçük düşürücü eylemlerine eylemlerine de yer veren Piri ile Van Brempt, Bulgar Kamu Saglığı Ajansı'nın bu uygulamasını da şiddetle kınadılar. Türkiye'de 2014'ten bu yana besi hayvanlarına yönelik bulaşıcı bir hastalık bulunmadığı hatırlatılan raporda, Bulgar sağlık ajansının da konuya ilişkin en son 2015'te bir rapor yayınladığı ve o tarihten bu yana başka bilimsel raporu olmadığına işaret edildi. Raporda, Türkiye ile sınırı bulunan bir diğer AB ülkesi olan Yunanistan'da, buna benzer bir uygulama bulunmadığı da vurgulandı.
Milliyet

Yemen'de Kaos Derinleşti 
Yemen'in başkenti Sana'da, eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in Husiler tarafından öldürülmesinin ardından ortamın sessiz ancak gergin olduğu belirtiliyor. Başkentin tamamını ele geçiren Husiler, kentin farklı yerlerinde kontrol noktaları oluşturdu. Bir görgü tanığı, Husilerin kontrolleri sıklaştırdığını, araçları ve şoförleri ayrıntılı aramaya tabi tuttuğunu bildirdi. Husiler, geçen cumartesi günü Salih'e bağlılığını ilan eden Haziz mahallesindeki Es-Sevad ve Es-Sebin kamplarının yanı sıra Attan Dağı'ndaki askeri mevzilerde de kontrolü sağladı. Kentin kuzeyindeki Sana Havalimanı yakınında, önde gelen Salih yanlısı aşiret liderleriyle çatışmaların yaşandığı Ceder bölgesinde yayılan Husiler, Salih'in liderliğini yaptığı Genel Halk Kongresi (GHK) Partisi'ne ait tüm ofis ve merkezlere de el koydu. Ülkede 2014'ten bu yana meşru yönetim güçlerine karşı ortak silahlı eylemler düzenleyen Husiler ile Salih yanlıları arasında bir süredir anlaşmazlık yaşanıyordu. Taraflar arasındaki çatışmalar, cumartesi sabahı Sana'da yeniden alevlenmiş, dün de eski Cumhurbaşkanı Salih'in Husiler tarafından öldürüldüğü açıklanmıştı. Yemen'deki Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Husiler ile Salih yanlısı güçler arasındaki çatışmalar nedeniyle kentte son 4 gün içinde 234 kişinin öldüğünü, 400'den fazla kişinin ise yaralandığını duyurdu. Öte yandan öldürülen eski devlet başkanı Salih'in oğlu Ahmet Ali Abdullah Salih, İran ajanı olarak nitelediği Husilerin Yemen'i yerle bir ettiğini, ülkede tek bir Husi kalmayana kadar savaşacağını söyledi. Ahmet Ali, babasının destekçilerine de Husilere karşı birleşme ve savaşma çağrısı yaptı.
Milliyet

Çatıya Çıkmak Da Kurtarmadı 
Ukrayna'da Devlet Başkanı Petro Poroşenko'yla, en büyük muhaliflerinden eski Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili arasındaki gerilim büyüyor. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) dün Saakaşvili'nin başkent Kiev'deki evine baskın düzenledi. Güvenlik güçlerine direnen Saakaşvili, gözaltına alınmamak için evin çatısına çıkarak çevresindekilere tehditler savurmaya başladı. Operasyondan Poroşenko'yu sorumlu tutan Saakaşvili, güvenlik güçlerinin kendisine dokunması halinde aşağı atlama tehdidinde bulundu, ardından da ortadan kayboldu. Saakaşvili kısa süre sonra, yüzü maskeli SBU üyelerince evden yaka paça çıkarılarak bir araca bindirildi. Bu sırada bina önünde toplanan Saakaşvili taraftarlarıyla güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı. SBU, Saakaşvili'nin suç örgütü üyelerine destek vermek ve bu kişilerin suçlarını gizlemekten gözaltına alındığını duyurdu. Ancak Saakaşvili'nin içinde bulunduğu arabanın kapılarını kıran taraftarları eski lideri serbest bıraktı. Saakaşvili taraftarlarıyla birlikte Ukrayna Parlamento binasına yürüdü. Öte yandan Ukrayna başsavcılığı Saakaşvili'ye teslim olması için 24 saat süre verdi.
Vatan

'Derin Devleti' Çökertme Planı 
Göreve geldiği günden bu yana selefi Barack Obama döneminde işe alınan devlet personelinin 'kuyusunu kazdığını' savunan ABD Başkanı Donald Trump'ın ekibi, istihbarat toplama işini 'özelleştirmeyi' tartışıyor. Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) Direktörü Mike Pompeo'nun başını çektiği bir grup, Beyaz Saray'a bağlı özel bir 'ajan ağı' oluşturmayı düşünüyor. Yerel basında çıkan haberlere göre öneriyi Pompeo'ya, Irak'ta işlediği savaş suçlarıyla tanınan ABD'li özel güvenlik şirketi 'Blackwater'ın kurucusu Erik Prince ve eski CIA ajanlarından John R. Maguire götürdü. Trump yönetimiyle yakın bağlara sahip olan Prince ve Maguire, CIA'nın giremediği İran, Kuzey Kore gibi düşman ülkelerde istihbarat toplama, terör zanlılarını yakalama ve sorgulama, Ortadoğu'da radikal İslam'la mücadele propagandası yürütme gibi faaliyetlerde bulunmayı öneriyor. Plan kabul edilir ve yürürlüğe girerse toplanacak bilgilerin CIA ve diğer istihbarat kurumlarıyla paylaşılmaması öngörülüyor. Konuya yakın bir kaynak, "Pompeo CIA bürokrasisine güvenmiyor, bu nedenle istihbaratın direkt ona ulaşabilmesi için Prince'in sunduğu plana ihtiyacımız var" diye konuştu. Planı destekleyen grubun Başkan Yardımcısı Mike Pence dahil, kabinedeki isimlerden bazılarıyla planın ayrıntılarını paylaştığı, hatta projeye mali destek sağlamaları için Trump'ın önde gelen bağışçılarıyla görüşmeye başladıkları söyleniyor.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,8404-3,8416
Euro: 4,5489-4,5506
Sterlin: 5,1594-5,1627
Gram Altın: 156,3185-156,4270

Taşeron Kalkıyor, Kadro Geliyor 
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, kamuda 450 bin, belediyeler ve il özel idarelerinde 400 bin işçinin, çalıştıkları yerlerdeki belediye iktisadi teşekküllerinde istihdam edileceğini belirterek, "Kamuda 4C statüsünde çalışan kardeşlerimiz de 4B kadrosuna alınıyor. Böylece kamuoyunda uzun zamandır tartışılan bu meseleyi kökten çözmüş oluyoruz" dedi. Erdoğan, grup konuşmasında 2018 bütçe görüşmelerinin ardından Meclis'ten geçirilmesi düşünülen, "taşeron" düzenlemesine ilişkin şunları söyledi: "Yaklaşık 900 bin çalışanımızı ilgilendiren ve kamuoyunda taşeron olarak bilinen alt işveren işçileriyle ilgili düzenlemeye de değinmek istiyorum. Kamudaki 450 bin ile belediyeler ve il özel idarelerindeki 400 bin işçimiz, çalıştıkları yerlerdeki belediye iktisadi teşekküllerinde istihdam edilecekler. 23 bin mevsimlik işçilerin, halen en fazla 5 ay 29 gün olan çalışma süreleri de 9 ay 29 güne kadar çıkartılabilecek. Kamuda 4C statüsünde çalışan kardeşlerimiz de 4B kadrosuna alınıyor. Böylece kamuoyunda uzun zamandır tartışılan bu meseleyi kökten çözüyoruz. Artık aradaki komisyonlar, taşeronlar tamamen ortadan kalkıyor, hepsi böylece işçi kadrosuyla görev alıyorlar. Belediyelerde de belediye şirketlerinin, iktisadi teşekküllerinin inşallah personeli olarak göreve devam edecekler." Erdoğan, taşeron sorunun ortadan kalkmasında gösterdekileri çabadan dolayı başta Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal'a teşekkür etti.
Milliyet

'İstikrar İçin Dövize Gerekli Tepki Verilir' 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2018 Yılı Para ve Kur Politikası Raporu'nda, 2018-2020 döneminde geçerli olacak enflasyon hedefinin hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde belirlendiği belirtilerek, "Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme ve hedeflerle uyum sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecek, ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir" denildi. Raporda, "TCMB'nin nominal ya da reel herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır. TCMB, döviz kurundaki hareketlerin fiyat istikrarını kalıcı olarak etkilemesi durumunda sahip olduğu araçlarla gerekli tepkiyi verecektir. Ayrıca, döviz kurunun iktisadi temellerden belirgin şekilde kopması ve finansal istikrara dair risk oluşturması halinde bu duruma kayıtsız kalınmayacaktır" denildi. TCMB'nin fiyat istikrarına odaklı para politikası duruşunun korunduğu bir çerçeveyi esas aldığı vurgulanan raporda, enflasyon hedeflemesinin temel para politikası rejimi olmaya devam edeceği kaydedildi. Raporda, para politikası kararlarının, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak oluşturulacağı aktarılarak, enflasyonun hedefle uyumlu seviyelerde tutulması amaçlanırken, finansal istikrarın da gözetileceği belirtildi. Raporda, "TCMB'nin temel amacı, fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. 2018-2020 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program kapsamında enflasyonun yüzde 5 hedefine kademeli olarak yakınsayacağı öngörülmektedir" denildi. Raporda, belirsizlik aralığının, yüzde 2 puan olarak korunduğu, enflasyonun belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda hükümete 'açık mektup' yazılacağı kaydedildi.
Milliyet

Abd'li Yatırım Bankaları Faiz Artışı Bekliyor 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 14 Aralık tarihindeki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz artışına gideceğini öngören yabancı yatırımcı bankalarına Morgan Stanley ile JP Morgan eklendi. Buna göre Morgan Stanley, TCMB'den 75 baz puan faiz artırımı bekliyor. Bankaya göre TL toplantıya kadar olan 10 günlük süreçte büyük bir yükseliş sergilemeyecek ve TCMB, 14 Aralık'taki toplantısında 75 baz puanlık bir faiz artışı yapacak. Goldman Sachs da TCMB'nin Aralık ayı toplantısında Geç Likidite Penceresi (GLP) faizinde 100 baz puanlık artırıma gitmesini bekliyor. Kasım'da yüzde 12.98'e ulaşan TÜFE'nin baz etkisinin gevşemesiyle düşmesini bekleyen JP Morgan, enflasyonun 2018 yılının 4'üncü çeyreğine kadar çift haneli kalmasını öngörüyor.
Vatan

Doğalgaz Santralleri 'Fiyat'ta Anlaşamadı 
Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ile doğalgazdan elektrik üreten santrallerin yetkililerinin, çekilecek gaz miktarı ve gazın fiyatına ilişkin olarak sürdürdüğü görüşmelerin 8 Aralık Cuma gününe kadar sonuçlandırılması bekleniyor. BOTAŞ tarafından, doğalgazla elektrik üreten santrallerin çektiği gazın bedelinin 1 Aralık itibariyle yüzde 8.4 artırılması ve miktarın, santralin tüketiminin yarısıyla sınırlandırılması kararı taraflara iletilmişti. Ancak yeni fiyat ve kurallar santrallerin kafasını karıştırmışa benziyor. Santraller miktarı yüzde 50'nin üzerine çektikleri takdirde zam oranı yüzde 20'lere hatta yüzde 25'lere kadar yükselecek. Santrallerin bu yüzden ya üretimi yüzde 50 düşürmeleri ya da zamlı fiyatlara razı olmaları gerekecek. 9 bin MW üretim kapasitesi olan santrallerin üretiminin bu şartlarda 4-5 bin MW'ye kadar düşebileceği iddia edildi.Daha önce doğalgaz ihtiyaçlarının neredeyse tamamını kamudan karşılayan santral yetkilileri, BOTAŞ yetkilileriyle konuya ilişkin görüşmek ve durumun olası sonuçlarını değerlendirmek üzere önceki gün toplandı. Fiyat artışıyla doğalgaz santrallerinin aldığı 1.000 metreküplük gazın bedeli 704 liradan 783 liraya çıkarken, özel sektörle dün bu konuda herhangi bir sözleşme imzalanamadı. Yetkililer, BOTAŞ'ın aldığı kararda ticari olarak herhangi bir yanlışlık olmadığını fakat bu seviyelerdeki rakamların özel sektör santrallerindeki üretimi ve kâr marjını olumsuz etkileyeceğini de kaydettiler. Görüşmelerde, özel sektörün, elektrik üreten santralleri için gaz çekiş miktarını yüzde 50'den daha fazla yükseltmek istediği, BOTAŞ'ın ilettiği kararlar doğrultusunda en geç 8 Aralık'ta sonuç almayı arzuladığı aktarıldı.BOTAŞ'ın son kararından etkilenen doğalgaz elektrik santrallerinin kapasitesi yaklaşık 9 bin megavatı buluyor.
Vatan

Kur İstikrarı Bozarsa Devreye Gireriz 
Merkez Bankası 2018 yılında fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecek. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme ve hedeflerle uyum sağlana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecek. İhtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecek. 2018 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısı da 18 Ocak'ta yapılacak. Merkez Bankası, her yıl aralık ayında, gelecek yıl uygulayacağı para ve kur politikasını açıklıyor. Genellikle basın toplantısı yapılarak açıklanan para ve kur politikası, bu yıl Merkez Bankası'nın internet sitesinden yayımlandı. 2018 Para ve Kur Politikası Raporu'nda, "Uygulanmakta olan kur rejiminde, döviz kuru bir politika aracı olarak kullanılmamaktadır. Döviz arz ve talebini belirleyen esas unsurlar, iktisadi temeller, uygulanan para ve maliye politikaları, uluslararası gelişmeler ve beklentilerdir. MB'nin nominal ya da reel herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır. MB, döviz kurundaki hareketlerin fiyat istikrarını kalıcı olarak etkilemesi durumunda, sahip olduğu araçlarla gerekli tepkiyi verecektir. Ayrıca döviz kurunun iktisadi temellerden belirgin şekilde kopması ve finansal istikrara dair risk oluşturması halinde bu duruma kayıtsız kalınmayacaktır. MB, döviz piyasasının etkin bir şekilde çalışabilmesi için kur gelişmelerini ve her türlü risk faktörünü takip etmeye, gerekli önlemleri almaya ve ilgili araçları kullanmaya devam edecektir" denildi. Raporda gelecek yılın döviz likiditesi yönetimine ilişkin de, "Piyasa derinliğinin kaybolmasına bağlı olarak spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi ve aşırı oynaklık durumlarında piyasaya esnek ihaleler yoluyla veya doğrudan müdahale edilebilecektir" denildi.

POLİTİKA
 Abd'nin Bize Karşı Planı Olduğu İyice Anlaşılıyor 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ak Parti grup konuşmasında özetle şu mesajları verdi: CAMBAZA BAK OYUNU: ABD'deki dava, bir 'cambaza bak cambaza' oyunudur. Bu oyunla bir taşla bir çok kuş birden vurgulaak isteniyor. Bunlardan biri, Türkiye'nin tüm dikkat ve ilgisini bu davaya çekilerek, Suriye ve Irak'ta ülkemiz aleyhine yürütülmek istenen projeye hız verilmesi. Davanın projesi, Amerikan yönetimi içindeki bir gruba aittir. Malzemelerinin temini görevi de FETÖ'ye ve CHP'ye verilmiştir. ABD'de 28 Şubat dönemine benzer bir süreç yaşanıyor. Kritik kademelerde söz sahibi olan eski yönetim bakiyesi bir grubun, Türkiye konusunda, sandıktan çıkan Trump yönetiminin iradesine aykırı olarak bambaşka bir politika izlediği ortaya çıkıyor. Bizim muhatabımız seçimle işbaşına gelmiş yönetimdir. Yani Trump'tur, öyle de kalacaktır. Bizi İran ile ticaretimiz nedeniyle yargılamaya kalkanların niyeti, sınırlarımız boyunca kurmaya çalıştıkları on binlerce kişilik terör ordusunu gizlemektir. Davanın, ülkemizi bölgedeki iddialarından vazgeçirmek için bir şantaj aracı olarak kullanıldığı görülüyor. Davanın Amerikan medyasındaki yansımalarına baktığımızda, medyanın davayı, 'Rusya, Flynn, Trump' başlıklarıyla birlikte değerlendirdiğini görüyoruz. Bu dava Amerikan iç siyasetindeki büyük çekişme malzemesi olarak algılanıyor. Nasıl 17/25 Aralık'ta yolsuzluk görüntüsü altında ülkemizdeki anayasal düzeni emniyet, yargı darbesiyle yıkma çabası varsa, Amerika'daki davada da aynı amacı uluslararası alanda gerçekleştirme niyeti vardır. Davanın iddianamesindeki komplo iddiası doğrudur. Ama bu komplo Amerika'ya değil, Türkiye'ye bir komplodur. Rakka operasyonundaki DEAŞ militanlarının sürüleceği yer neresi biliyor musunuz? Mısır Sina Çölü. Orada istihdam edilecekler. Amerika'daki mahkemede dile getirilen iddiaların değerlendirilmesini bizim yargımız yapmıştır, hükmünü de vermiştir. Bu iddiaların siyasi bir faturası olacaksa onu kesecek olan da bizim milletimizdir. Kiminle ticaret yapacağımızın kararını biz veririz. Türkiye, BM kararına uymuştur.ABD'nin kendi önemli marka firmalarının bugün İran'da ürünleri vardır. Türkiye'nin ABD'ye karşı bir planı yoktur ama ABD'nin bize karşı bir planı olduğu artık iyice anlaşılıyor. Binlerce TIR'la zırhlı taşıyıcılar, silah, mühimmat bu bölgeye geldi. Peki bu silahları nerede kullanacak Amerika? DEAŞ'a karşı mı? Ya DEAŞ diye bir şey mi kaldı orada? Suriye'ye karşı mı kullanacak? Yok. Suriye ile koalisyonda. Eee kime karşı kullanacak, Irak'a karşı mı kullanacak? Yok, zaten Irak'tan geldi girdi. Kime karşı kullanacak? Ya İran, ya Türkiye, sıkıysa Rusya.
Milliyet

Türkiye İş Yapmak İçin İdeal Bir Yer 
Başbakan Binali Yıldırım, Asya'nın doğu ucunda Kore'nin, Batı ucunda da Türkiye'nin olduğunu ifade ederek, "Asya emniyette. Bir tarafta Kore bir tarafta Türkiye, arada muazzam bir medeniyet var. Buralara yönelik yapılacak çok da iş var. Kore firmalarının Türkiye'ye olan ilgileri bizi mutlu ediyor. Karar verememiş olanlar için de Türkiye büyük fırsatlar sunmaktadır. Türkiye iş yapmak için ideal bir yer" dedi. Güney Kore'nin başkenti Seul'de akşam yemeğinde Daelim, Daewoo, Hana, Hyundai, Samsung başta olmak üzere çok sayıda dev şirketin yöneticileri ve yatırım bankaları yöneticilerine hitap eden Yıldırım, şu mesajları verdi: Türkiye- Kore ilişkileri geçmişine baktığınız zaman yarım asırdan fazla geçmişi var. Kore'nin 1950'de başlayan savaşlarda BM şemsiyesi altında Kore bağımsızlık mücadelesinde Türkiye yer aldı ve omuz omuza sizin atalarınızla mücadele ettiler. Dostluktan öte kan kardeşliğine de dönüşmüş oldu... Asya'nın doğu ucunu Kore; batı ucunu da Türkiye tutuyor. Asya emniyette. Bir tarafta Kore bir tarafta Türkiye, arada muazzam bir medeniyet var. Buralara yönelik yapılacak çok da iş var. Kore bir mucize gerçekleştirdi. Geçtiğimiz 30 yıla bakınca ortaya koyduğu büyüme başarısı ile Kore bugün kişi başı milli geliri 30 bin dolara ulaşmış, gelişmiş ülke sınıfında bir ülke. Türkiye de özellikle son 15 yılda ciddi bir yatırım yaptı. İç piyasada büyüme devam ediyor. OECD ülkeleri arasında en yüksek büyümeyi sağlayan ülkeyiz. Büyüme oranı yüksek olması demek o ülkede iş fırsatlarının var olması demektir. Kore firmalarının Türkiye'ye olan ilgileri bizi mutlu ediyor. Kore ve Türkiye işbirliği ile bazı projeleri gerçekleştirdiler. Karar verememiş olanlar için de Türkiye büyük fırsatlar sunmaktadır. Kore'nin de Türkiye'nin de küresel firmaları var. Bu iki gücü birleştirerek etrafındaki ülkelerle iş yapma imkânı var. Koreli firmaların daha fazla yatırım yapması sadece Türkiye açısından değil, coğrafya açısından da önemli. 4 saatlik uçuşla 1.6 milyar nüfusa ulaşabilen bir coğrafyada da iş imkânları mevcut. Türkiye iş yapmak için ideal bir yer. Türkiye var olan siyasi istikrar ve güçlü iktidar sayesinde 2002'den bugüne üç kat büyüdü. Dinamik bir iş gücüne sahibiz. Yaş ortalaması 30 civarında. Bilişim alanında çabalarımız var. Kore, bilgi bilişim konusunda dünya şampiyonu ve öncü bir ülke. Türkiye de bu teknolojilere yatkın. Ayrıca Türkiye altyapıda AR-GE faaliyetlerinde ciddi kararlar alan ve destekleyen bir ülke. Türkiye bir hukuk devleti her türlü yatırım, kanunların ve anayasaların güvencesi altında. Önümüzde büyük fırsatlar var. Cumhuriyetin 100 yılına giderken ciddi yatırım fırsatları var.
Milliyet 

Jürisi Alık Niyeti Tanıdık 
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Reza Zarrab'la ilgili davayı eleştirirken, "Türkiye'yi sanık, şarlatanı tanık yapan; jürisi alık, niyeti tanıdık, iddiaları sarsak olan sözde bir hukuk sistemi ayaklarımızın altındadır, sonuna kadar da nefret ve öfkemizin hışmına uğrayacaktır" dedi. Bahçeli, dün MHP grup toplantısında özetle şunları kaydetti: "TÜRKİYE, soytarıların ithamıyla değerinden bir şey kaybetmeyecektir. Aziz milletimiz soysuzların çamuruyla duruşundan ve tarihi vakarından asla vazgeçmeyecektir. Türkiye'yi sanık, şarlatanı tanık yapan; jürisi alık, niyeti tanıdık, iddiaları sarsak olan sözde bir hukuk sitemi her zaman, her daim ayaklarımızın altındadır, sonuna kadar da nefret ve öfkemizin hışmına uğrayacaktır. Biz demiyoruz ki, ortada suç yoktur. Biz demiyoruz ki, şarlatan yargılanmasın. Suç nerede işlenmişse hukuki sınırlar orasıdır ve bu da Türkiye Cumhuriyeti'dir. Uluslararası kumpasın hükmü Türkiye'de geçmeyecektir. FETÖ'cülerin intikam arayışları duvara çarpacaktır. ABD'de kurulan tezgâhın acentesi, selam mangası gibi hareket ederek doğruluğu yanlışlığı belli olmayan belgeleri pervasızca sallayanlar, Türkiye'ye karşı yeni bir cephe açmak için kollarını sıvayan namertlerdir. İç siyasi hesaplarını ülkemizin karışmasına bağlayan, büyük kongreleriyle ilgili tahkimat yapan, dağınıklıklarını iftira siyasetiyle kapatmaya çalışan işgüzâr ve işbirlikçilerin gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. İçlerinde yalan nefreti kopanlar belge de sallasa, ABD'ye el de sallasa nihai son, kendileri adına utanç verici bir kokuşmuşluk olacaktır. Bilindiği üzere 16 Nisan'ı takip eden 6 ay içinde uyum yasalarının çıkması gerekiyordu. Ancak şu zamana kadar bu hedef gerçekleşmemiştir. Temennimiz bütçe sürecinden hemen sonra, hatta yeni yılla birlikte uyum yasalarıyla ilgili zaruretlerin karşılanmasıdır. Biz 16 Nisan şuuruna bağlı kalarak, uyum yasalarının çıkarılması konusunda uzlaşmacı bir siyasi tavır izleyerek, üzerimize düşeni harfiyen yapmanın kararındayız. Uzlaşmadan kaçmadık, kaçmayacağız. Türkiye'de iktidar malum ve meydandadır. Partimizle ilgili dedikodu sermayesi üreten çevreler yalanlarına yalan katarak ortalığı karıştırmaya çalışmaktadır. Neymiş, MHP ne derse o yapılıyormuş. MHP iktidara yön veriyormuş. Altını kalın olarak çiziyor ve buradan sesleniyorum: Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bir kısım milletvekili ve yöneticisi kaygılanmasın, korkuya kapılmasın. Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten Cumhurbaşkanı'dır, Başbakan'dır, Bakanlar Kurulu'dur ve mesai arkadaşlarıdır. Bunlar da görevlerinin başındadır. MHP şu an için üstlendiği muhalefet görevini 36 milletvekiliyle en etkili şekilde icranın amacındadır. Hükümete desteğimiz terörle mücadelenin başarıya ulaşması içindir. Hükümete desteğimiz dış politikada elinin zayıf olmaması içindir. MHP yerini de yurdunu da bilir. Zamanı geldiğinde, şartlar olgunlaştığında neyin nasıl olacağını da herkes görecek ve bizzat şahit olacaktır."
Hürriyet

SPOR 
Golcüler Uyandı 
Süper Lig'de sahasında Antalyaspor'u Burak Yılmaz'ın 2, Dame N'Doye'un 1 golüyle 3- 0 mağlup ederek çıkışını sürdüren Trabzonspor'da golcü oyuncular gösterdikleri performansla dikkatleri çekti. Bordo-mavili takım, geçtiğimiz sezon ileri uç oyuncularından alamadığı katkıyı bu sezon aldı, takımın topladığı puanlarda başrolü bu futbolcular oynadı. Ligde ilk 14 haftada 28, Ziraat Türkiye Kupası'nda da 2 maçta 10 gol atarak toplam 38 gol kaydeden Karadeniz ekibinde bu gollerin 25'i golcülerden geldi. Burak Yılmaz 12, Hugo Rodallega 8 ve Dame N'Doye 5 gol kaydetti. Trabzonspor'un 3 santrforu, gollerin yüzde 65,7'sini sağlama başarısı gösterdi. Trabzonspor'da santrforlar, ligin ilk 14 haftasında 28 golün 18'ünü atarken geçen sezon lig boyunca yalnızca 11 golde kalmıştı. Hyun-Jun Suk, Muhammet Demir, Dame N'Doye, Ramil Sheidaev ve Hugo Rodallega'nın görev yaptığı geçen sezon, santrfor oyuncuları 34 hafta boyunca 11 gol attı. Muhammet Demir, Sheidaev ve Suk, gol kaydedemeden bordo-mavili takımdan ayrılırken, N'Doye 27 lig maçında 5, Hugo Rodallega da 15 maçta 6 kez rakip fileleri havalandırdı. Sezon başında Çin'in Beijing Guoan takımından gelen Burak Yılmaz, forma giydiği 11 lig maçında 12 golle takımının en golcü oyuncusu oldu, toplam 906 dakika sahada kalırken ortalama 75,5 dakikaya 1 gol sığdırdı.
Milliyet

En Büyük Rakip Kararsızlık 
Galatasaray'ın teknik direktörü kim olursa olsun her gün "gidiyor mu, gitmiyor mu?" diye papatya falı açılmaz. Ya aslan gibi, futbolcuları, taraftarları, kamuoyunu inandırıcı biçimde hocanızın arkasında durursunuz, ya da "bu hafta mı, haftaya mı?" diye kararsızlık yaşayacağınıza, bir gün, bir saat geçirmeden koparıp atarsınız. Galatasaray Yönetimi ne onu yapıyor, ne bunu yapıyor. Her gün, "gitti, gidiyor" gözüyle bakılan hocadan ne hayır gelir? Futbolcular o hocaya nasıl güven duyabilir? Dursun Başkan, hocasına gönülden inanıyorsa, daha kararlı bir irade göstermek zorunda... İnanmıyorsa, ciddi kuşkuları varsa ne bekliyor? Kararsızlığın Galatasaray'ı bitireceğini bilmiyor mu? Şunu da söylemeliyim... Galatasaray Yönetimi'nin, "Aman Fatih Terim gelsin" diye bir hevesi ve acelesi yok. Olsa, zaten Tudor'u çoktan gönderirlerdi. Hatta kulübün içinde Fransa Milli Takımı'nın ve PSG'nin eski hocası Laurent Blanc'ın adı bile geçiyor. Devre sonuna kadar kalan üç maç için "Bu hafta Akhisar'ı yenersek, Malatya deplasmanını geçersek, Göztepe'yi mağ- lup edersek" hesapları, Galatasaray'ın şampiyonluk hesaplarına darbe vurabilir. "Kararsızlık" şu anda şampiyonluk yarışında Galatasaray'ın en büyük rakibi gibi duruyor. (Bu yazıyı Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in açıklamaları öncesinde yazdım. Görüşümde değişiklik yok. Bu açıklamaya rağmen Igor Tudor'un arkasında halen kararlı bir irade yok gibi... Görünen o ki, bu olay devre sonuna kadar böyle gider.)
Milliyet
Beşiktaş İçi Maça Gitmiyoruz 
Şampiyonlar Ligi'ndeki son grup maçını bugün RB Leipzig ile oynayacak Beşiktaş'ta, Almanya'da yaşayan taraftarların büyük çoğunluğu stada gitmeme kararı aldı. Karşılaşmadan 2 gün önce Berlin ve Leipzig'deki taraftarların nabzını tutmak için Almanya'ya çıkarma yapan Milliyet ekibine konuşan siyah- beyazlılar, kulübe zarar vermemek adına karşılaşmaya gitmeyeceklerini bildirdi. Milliyet'e yaptığı açıklamada Beşiktaşlı taraftarlara stada gitmemeleri çağrısında bulunan Başkan Fikret Orman ve yönetimin uyarısını dikkate alacaklarını kaydeden siyahbeyazlılar, kulübün menfaatlerinin her şeyden önemli olduğunu ifade etti. Beşiktaş'ın lider olarak gruptan çıkmayı garantilemesi nedeniyle kendi aralarında düzenleyecekleri çeşitli organizasyonlarla müsabakayı izleyecek olan Almanya'daki taraftarlar, RB Leipzig karşısında en az bir puanla sahadan ayrılacaklarını da dile getirdi. Bu arada RB Leipzig kulübünün de, Beşiktaş Yönetimi'nin isteği üzerine Almanya'da yaşayan Türk taraftarlara bilet satmama konusunda çok hassas davrandığı aktarıldı. Avrupa'dan men tehlikesi nedeniyle Beşiktaş Yönetimi sadece idareciler ve personel için sadece 20 bilet talep etmişti. Alman ekibinin, bilet ve kimlik bilgilerine göre seyircileri stada alacağı kaydedildi. Bilgileri eşleşmeyen taraftarlar kesinlikle stada giriş yapamayacak. Öte yandan dün Leipzig'e giden Beşiktaş Kulübü yetkilileri güvenlik konusunda Alman görevlilerle bir görüşme gerçekleştirdi. Toplantıda maç öncesi ve maç sırasında alınacak önlemlerin masaya yatırıldığı belirtildi.
Milliyet

 Tudor İle Yola Devam 
Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor ile devam edilirken, hatası varsa uyarılması yönünde karar alındı. Rutin bir toplantı gerçekleştirdiklerini dile getiren Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, "Gündemdeki konulardan birisi de kulübümüzün son maçlarda gösterdiği performans. Hem taraftarımızı hem de yönetim kurulunu oldukça üzdü. Yapmamız gereken, hatalarımızı tespit etmek ve bu hataları tekrar etmemek. Eğer teknik ekibin bir hatası varsa, dikkatini çekerek yola devam etmek. Antrenör değişikliği söz konusu değildir. Sil baştan yapıp, antrenör değişikliğinin olumlu olacağını düşünmüyorum. Sadece ben değil, tüm yönetim kurulu böyle düşünüyor" dedi. Özbek şöyle devam etti: "Sayın Tudor'un lig başında gösterdiği performans çok iyiydi. Araştırdığımız konu zaten bu. Yapılan hatalar neyse, bir daha yapılmamasını sağlamak. Taraftarın özlediği, sezon başındaki Galatasaray'ı tekrar izlettirmeye çalışacağız. Bugün (dün) yaptığımız görüşmelerde gördük ki takımın şampiyonluğa olan inancı tam. Biz gereğini yapıyoruz. Bizim bir takımımız ve antrenörümüz var. 8-9 hafta gösterdiğimiz çok iyi performansı tekrarlamak istiyoruz. Şampiyonluğa inanan bir takım ve taraftar var. Kimse tereddüte düşmesin." Fatih Terim ile bir görüşme olmadığını tekrarlayan başkan Özbek, "Böyle bir gelişme olmadı. Hem teknik direktöre hem de futbolculara olan güvenimiz tam" diye konuştu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme