7 Aralık 2017 Perşembe

07.12.2017 Genel Gündem

07.12.2017

GÜNDEM
İddia: gülen'den meral akşener notu gelmişti 
Kahramanmaraş'taki FETÖ soruşturmasında halen görevde olan polis memuru Ş.U. hakkında hazırlanan iddianamede, İyi Parti'yi kuran Meral Akşener hakkında iddialara yer verildi. Polis memuru Ş.U. hakkında, "terör örgütüne üye olma" suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan 165 sayfalık iddianame, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede ifadesine yer verilen, örgütün sözde Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü asayiş birimi abisi eski öğretmen M.Y. (başka bir davanın tutuksuz sanığı), zaman zaman FETÖ elebaşından geldiği söylenen bazı notların SD kartlar ya da flaş belleklerle kendilerine iletildiğini anlattı. M.Y., şöyle devam etti: 2012 yılı sonlarına doğru Fetullah Gülen'den geldiği söylenilen o notlar içerisinde siyasi içerikli konular da bulunuyordu ve bunlar flaş belleklere atılmaya başlandı. Bunların sadece 'beşlik' olan kişilere söylenmesi istenirdi. Bu not içeriklerinden birinde 'Meral hanım (Meral Akşener) üzerinde çalışalım' yazıyordu. İl istişaresinde de 'daha sonraki dönemlerde bir parti kurulacağı ve bu partinin başında Meral Akşener'in olacağı, böyle olması durumunda Meral Akşener'i desteklememiz gerektiği şeklinde konuşmalar oldu. Ayrıca, 'Ecevit nur içinde yatsın', Cumhurbaşkanı Erdoğan'a atfen 'Abilerimizi dinlemiyor. Özellikle hassas yerlere müdürlük atamalarında bakanlarına hizmet hareketine mensup kişilerin kesinlikle getirilmemesi talimatı verdi' gibi notlar da vardı. Biz de bunları 'beşlik' olan alt grubumuzdaki kişilere söylerdik.
Vatan


Hakan atilla'nın ilk sorgu anı 
ABD'nin İran yaptırımlarını delme davasında New York'ta tutuklu yargılanan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın 27 Mart'ta FBI tarafından gözaltına alınır alınmaz yapılan sorgusunun görüntülerine Hürriyet ulaştı. FBI ajanları Jennifer McReynolds ve Scott Giessler sorgunun başında kendilerini tanıtıp kimliklerini gösteriyor. Küçük bir odada kendisine Reza Zarrab soruşturmasıyla ilgili tutuklandığı anlatılan Atilla, İngilizce başladığı konuşmasına Türkçe devam ederek, "Benim Reza ile hiçbir şahsi işlemim yok. Bankanın Reza'yla yapmış olduğu işlemler vardır. Benim şahsımla ilgili bir konu değil. Benimle ilgili olsa Amerika'da ne işim var? Aptala mı benziyorum" diye tepki gösteriyor. FBI ajanları ise ellerinde Zarrab ile aralarında geçen konuşmaların dinleme kayıtları olduğunu söylüyor. Attila sorgu sırasında bir noktada, "Elinizden geleni yapın. Ben hükümet görevlisiyim. Bu yüzden büyük ihtimalle bu davayı takip etmeyi isteyeceklerdir" diyor. Atilla ajanlarla diyalogunda, "500 milyon dolarlık fon sağlama işimiz var. Bu her şeyi bozacak" da diyor.
Hürriyet

DÜNYA 
Ve trump kararını verdi! 
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye dahil dünyanın pek çok ülkesinden gelen olumsuz tepkilere rağmen beklenen kararını açıkladı. Trump, "Kudüs'ü resmen İsrail'in başkenti olarak tanıma zamanı gelmiştir. Dışişleri Bakanlığı'na, Tel Aviv'deki büyükelçiliğimizin Kudüs'e taşınması için hazırlıklara başlaması talimatını verdim" ifadesini kullandı. Başkan Trump, uzun süredir tartışılan ve büyük tepki gösterilen yeni yaklaşımını, Beyaz Saray'da düzenlediği toplantıyla açıkladı. İsrail ile Filistin arasındaki sorunlara yeni bir perspektifle bakmak gerektiğini savunan Trump, ABD'nin Kudüs'ü, resmen İsrail'in başkenti olarak tanıdığını belirtti. 1995 tarihli "Kudüs Yasası"na atıf yaparak o tarihte ABD'nin Kudüs'ü İsrail'n başkenti olarak tanıması ve büyükelçiliğini de Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma tavsiyesinde bulunduğunu hatırlatan Trump, "20 yıldan fazladır tüm başkanlar, bu yasanın gereğini yapmayı erteledi ve gerekçe olarak barış çabalarını gösterdi. Şu anda daha önce olmadığı kadar İsrail ile Filistin arasında kalıcı bir barışa yakınız. Dolayısıyla Kudüs'ü resmen İsrail'in başkenti olarak tanıma zamanı geldi" dedi. Hamlesinin, Kudüs'ün statüsü hakkında İsrail lehine kesinlik içermediğini söyleyen kararı Trump, kentin geleceğiyle ilgili asıl kararın, tüm taraflarca yapılacak görüşmelerden sonra belirlenmesi gerektiğine işaret etti. Bu kararın, nihai barışa olan bağlılıklarının ihlal edilmesi anlamına gelmediğini de savunan Başkan Trump, "ABD olarak İsrail ile Filistin arasında iki devletli çözümü hala destekliyoruz. Bölgenin liderlerinden isteğim, nihai barışın peşinden gitmeleridir" diye konuştu.
Milliyet

Saakaşvili icin yakalama emri 
Gürcistan'ın ardından Ukrayna'da da 'istenmeyen kişi' ilan edilen eski Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili için Ukrayna Başsavcılığı yakalama emri çıkardı. Ukrayna'ya yerleşmesinin ardından bir dönem Odessa bölgesinin valilik görevini yürüten Saakaşvili, önceki gün başkent Kiev'deki evine kendisini gözaltına almak için gelen Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) mensuplarının elinden taraftarları sayesinde kurtulmayı başarmıştı. Baskın sırasında çatıya çıkan Saakaşvili, kendini aşağıya atma tehdidinde bulunmasına karşın gözaltına alınmıştı. Taraftarları daha sonra Saakaşvili'yi bindirildiği aracın kapısını kırarak polislerin elinden almıştı. Başsavcılık Sözcüsü Larisa Sargan, Saakaşvili'nin polise teslim olmaması halinde, yakalandığı anda ev hapsine alınacağını duyurdu. Parlamento önündeki protestoculara katılan Saakaşvili ise, 'meşru görmediği' bir savcının önüne çıkmayacağını açıkladı. Savcılık halihazırda Saakaşvili'yi suç örgütlerine destek vermekle suçluyor. Ukrayna lideri Petro Poroşenko, Saakaşvili'ye 2015'te Ukrayna vatandaşlığı vermişti. Saakaşvili o dönemde Odessa Valiliği görevine atanmış, ancak 2016'da valilik görevinden ayrılarak muhalefetteki Yeni Güçler Hareketi Partisi'ni kurmuştu. Saakaşvili, Temmuz ayında ABD'de bulunduğu sırada Ukrayna vatandaşlığından da çıkarılmıştı. Polonya üzerinden Ukrayna'ya pasaport kontrolü olmadan giren Saakaşvili, taraftarları ile Ukrayna Parlamentosu önünde 17 Ekim'den bu yana protesto gösterileri düzenliyor.
Vatan

Kaddafi'nin geri dönüşü 
Libya'da Arap Baharı döneminde yaşanan ayaklanmalar sırasında devrilen eski Devlet Başkanı Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam, ülke siyasetinde yeniden yer edinmeye çalışıyor. 2011 yılında Zintan kentinde yerel bir aşiretin üyelerince tutsak alınan ve 6 yıl hapis tutulan Seyfülislam Kaddafi, Haziran ayında serbest bırakılmıştı. Babasının iktidarı döneminde ülke yönetiminde büyük rol üstlenen Seyfülislam'ın, serbest kalmasının ardından Libya'dan ayrılmak yerine, kendisine destek veren Warshefana Aşireti üyeleriyle birlikte silahlı mücadele yürütmeye başladığı söyleniyor. Kaddafi ailesine yakın bir kaynak, Seyfülislam'a sadık milislerin son olarak, sahil kasabası Sabratha'nın kontrolünü ele geçirdiğini belirtti. Bölgede DEAŞ bağlantılı gruplarla ve insan kaçakçılığı yapan çetelerle savaşan milislerin büyük bölümünün, Kaddafi'ye sadık eski ordu mensuplarından oluştuğu vurgulanıyor. Yerel kaynaklar, Kaddafi'nin yeterli milis toplandığında başkent Trablus'a doğru harekete geçeceğini öne sürüyor. Siyasi gözlemciler, Libya'da bugün seçim düzenlenmesi halinde, Seyfülislam Kaddafi'nin siyasi bir güç olarak yeniden kabul görecek kadar desteğe sahip olduğu yorumunda bulunuyor. Ancak askeri açıdan hala zayıf olan Kaddafi'ye bağlı güçlerin, mevcut Libya ordusuna karşı şansı bulunmayacağı düşünülüyor.
Vatan 

Almanya'da türk imamlara takipsizlik kararı 
Almanya'da Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'ne (DİTİB) bağlı imamlara yönelik başlatılan soruşturmayla ilgili Federal Savcılık takipsizlik kararı verdi. Federal Savcılık tarafından geçen yıl başlatılan soruşturma DİTİB'in 19 yönetici ve imamını kapsıyordu. İmamlar ve yöneticiler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın isteği doğrultusunda Almanya'da FETÖ ile bağlantılı kişiler ve kurumlarla ilgili bilgi ile belgeleri Ankara'ya vermekle suçlanıyordu. Savcılık yedi şüpheli hakkında takipsizlik kararına gerekçe olarak, şüphelilerin Almanya dışında bilinmedik bir adreste ikamet etmelerini gösterdi. Diğer yedi şüpheli için verilen takipsiz kararında suçu işlediklerine ilişkin yeterli delile ulaşılamamasını gerekçe gösteren savcılık, beş kişi hakkında da yaptıkları fiilin önemsiz olması nedeniyle takipsizlik kararı alındığını açıkladı. Almanya genelinde DİTİB'e bağlı yaklaşık 900 cami bulunuyor.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,8525-3,8540
Euro: 4,5521-4,5543
Sterlin: 5,1602-5,1636
Gram Altın: 159,4683-159,5891

Koreli devleri yatırıma çağırdı 
Başbakan Binali Yıldırım, Güney Kore'de Samsung, Hyundai, Daelim, LG gibi dünya devi şirketlerin yöneticileri ile yemekte bir araya geldi. Yıldırım, bazı şirket temsilcileri ile ikili görüşmeler de yaptı. Türkiye'deki yatırım ortamına dair bilgiler veren Yıldırım, teşvik düzenlemelerini de anlattı. Her biri milyarlarca doları bulan şirket büyüklükleri ile dikkat çeken Koreli firmaların Türkiye'de birçok yatırımı da bulunuyor. Yatırımı bulunmayan, ancak Türkiye'ye yatırımı gündemine alan firmalara da detaylı bilgiler verildi. Yıldırım, "Kore firmaları bizim projelerimizde yer alıyor. Koreli firmaların daha etkin olmasını istiyoruz" dedi. Kore Başbakanı Lee Nak-Yeon, "İki ülke hızlı tren, denizaltı tüneli, Kanal İstanbul olmak üzere altyapı projelerinde yakın işbirliği anlaşmalarına vardık. Kore firmaları yatırımları artıracak. Kore firmaları Türkiye'deki potansiyeli ve cazibeleri biliyor" diye konuştu. Yıldırım, Samsung, LG, Hyundai, Daewoo, Daelim, Güney Kore'nin önemli sivil toplum kuruluşu FKI, Hanwha, birçok otomobil firmasına iç aksam üreten Seoyon, Hana Yatırım Bankası gibi birçok dev şirket ve yatırım bankası yetkilisi ile görüştü. Firmalar Yıldırım'a iş birliği ve yatırım imkanlarına ilişkin sorularını yöneltti. Yıldırım, Türkiye'deki Hyundai, Daelim gibi şirketlerin yatırımları örnek gösterdi ve teşvik düzenlemelerinden bahsetti. Yıldırım, genç nüfusun önemli bir artı olduğunu da ifade ederek, genç nüfusun bilişime olan ilgilerini anlattı. İki ülke arasındaki ticari potansiyelin artırılması gerektiğini kaydeden Yıldırım, "Kore'nin belli başlı büyük firmalarının ortaklarıyla yeni projeler geliştirilmesi konusunda mutabakata vardık. Yavuz Sultan Selim, Avrasya, Çanakkale Köprüsü alanında başlayan işbirliğinin enerji ve demiryolu, petrokimya ve savunma sanayinde genişletilerek devam etmesinin mümkün olduğunu tespit etmiş olduk. Kore firmalarının yapacağı doğrudan yatırımların sadece Türkiye pazarı değil Türkiye etrafında 60 ülkeyi 1.5 milyar nüfusu 30 trilyon dolarlık gayrisafi milli hasılayı ilgilendirdiğini ifade ettik" dedi.
Milliyet

'Türkiye'ye inanıyoruz' 
ICBC Turkey olarak Türkiye'de faaliyet gösteren ilk Çin bankası olduklarını belirten ICBC Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Xu Keen, "Türkiye'de hizmet verdiğimiz, buradaki yatırımlarımıza devam ettiğimiz için gururlu ve mutluyuz" dedi. 2017'de sermaye artırımının da yardımı ile iş hacimlerini, kişi başına ve şube başına düşen karlılığı arttırarak sağlıklı bir büyüme elde ettiklerini söyleyen Keen, 2018 yılında da bu büyümeyi devam ettirmeyi hedeflediklerini söyledi. Xu Keen, "Türkiye'deki müşterilere ve onların projelerine destek vermek, Türkiye piyasasını genişleterek komşu ülkelerle de iş ilişkilerini güçlendirmek, Avrupa ve Asya'yı müşterilerimiz vasıtasıyla birbirine bağlamak, bölgesel hizmetleri güçlendirmek ve "Tek Kuşak ve tek Yol Projesi" kapsamında pazarlama faaliyetlerini genişletmek amaçlarımız arasında" dedi. "ICBC'nin diğer yurt dışı kurumları arasındaki ICBC Turkey sıralamasını yükseltmek için çaba sarf etmeye devam edeceğiz" diyen Keen şunları söyledi: "Çin Yuanı'nın içselleştirilmesini sağlamak ve Çin ile ticaret yapan şirketlerin ana bankası olmak da bizim için önemli. Türkiye'deki büyük altyapı ve enerji projelerine finansman sağlayarak kârlılığımızı artırmak, ayrıca büyük kurumsal şirket ve devlet kurumlarına finansal hizmetler sunmak hedeflerimiz arasında. Türkiye gelişme yolundaki ülkeler arasında büyük potansiyeli olan ve inandığımız bir ülke. Biz ICBC Turkey olarak, yerli sektördeki artan rekabet ortamına uyum sağlayarak, bankamızın ve Türkiye'nin gelişmesine yarar sağlayacak şekilde hareket etmeyi amaç edindik. ICBC dünyanın en büyük bankası. Kurumsal ve yatırım bankacılığı alanında da en büyük hizmeti veren bankayız. Türkiye başta olmak üzere, yakın coğrafyadaki kamu ve özel sektördeki enerji, ulaşım gibi altyapı projelerine ve yatırımlara finansör olmayı hedefliyoruz. Perakendeyi de bankacılık temelinde görüyoruz. Perakende bankacılık yapmayan bir finansal kuruluşun tam olarak bir banka sayılmayacağını düşündüğümüz için bu alana da büyük önem veriyoruz ve dijitalde büyüyeceğiz.
Milliyet

23 bin şirkete yasak 
Hükümet şirketlerin dövizle borçlanarak kurdaki dalgalanmalardan etkilenmesini önlemek için harekete geçti. Açık pozisyonu olan 23 bin küçük ve orta ölçekli şirketin dövizle borçlanması yasaklanacak. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, çok yakında makro ihtiyati çerçeve anlamında önemli bir yapısal reform yapacaklarını söyledi. 'Türkiye Finans Forumu'nda konuşan Şimşek, 25 bin şirketin döviz yükümlülüğü olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu 25 bin şirketimizin 23 bininin döviz yükümlülüğü 15 milyon dolar ve altında. Bunlar nispeten küçük, kısmen orta ölçekli şirketler. 23 bin şirketin açık pozisyondaki payı yüzde 16 civarı. 2 bin büyük firmanın payı yüzde 84 civarı. Biz ilk aşamada 2 bin firmaya ilişkin veri toplamanın yasal altyapısını bu hafta oluşturduk. Bir çerçeve oluşturacağız. Bu küçük ve kısmen orta ölçeklilere biz doğrudan doğruya sınırlama getireceğiz." Şimşek, dövizle borçlanan şirketlere hane halkı için uyguladıklarına benzer tedbirler alacaklarını belirterek, "Birkaç istisna olacak. Örneğin; makine teçhizat ithalatı için istisna olacak. Kamu özel sektör iş birliği ile yapılan bir takım projeleri var, orada bir takım istisnalar olacak ama genel anlamda biz hane halkında olduğu gibi ciddi sınırlamaya gideceğiz" dedi.
Vatan

8-10 firmadan gayrimenkul sertifikası ihracı 
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Altan Elmas, ellerini taşın altına koyacaklarını belirterek, "KONUTDER üyesi en az 8-10 belli- başlı firmamız önümüzdeki yıl içerisinde sertifikaların bir ucundan tutarak halka arz yapamaya başlayacağız" dedi. Geçen yıl SPK'nın gayrimenkul sertifikasını yeniden düzenleyerek bir projede TOKİ ile arzını gerçekleştirdiğini dile getiren Elmas, ancak devamında ikinci bir proje eklenemediğini söyledi. KONUTDER olarak bu konuda çeşitli tespitleri olduğunu, sektörün taleplerini ve işleyişlerle ilgili talepleri Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş'a arz ettiklerini anlatan Elmas, geçen haftalarda tebliğin yeni halinin yayınlandığını bildirdi. Elmas, yeni tebliğde taleplerinin büyük kısmının dikkate alındığını belirterek, "Sektör temsilcileri olarak bize göre önümüzdeki dönemde gayrimenkul sertifikası bir araç olabilir" dedi.
Vatan

32 yıllık kural değişiyor 
Maliye Bakanı Naci Ağbal, enflasyonla mücadelenin maliye politikasının da en önemli gündemi olduğunu belirterek, "Maliye politikası harcamalarında ve vergi toplamada daha ekonomiyi destekleyecek yerlerde kullanılacak işte KDV reformunu anlatıyorum. Bu bedava bir reform değil. Bir miktar kamu maliyesinin yatırım üretim istihdam lehine fedakarlıkta bulunmasını getiren reform. Bir mali alan oluşturabileceğimiz ölçüde yapacağız. Devreden KDV uygulamasına son vereceğiz. Bugüne kadar değişmemiş 32 yıldır bu kural. Aslında Türkiye ekonomisinde yatırım ve üretimi baltalamış. Ne yapıyoruz, bunu değiştirmek istiyoruz. Bu sayede reel sektöre güçlü destek vereceğiz" diye konuştu. 'Türkiye Finans Forumu'nun öğleden sonraki ikinci bölümünün açılış konuşmasını yapan Ağbal, üçüncü çeyrekte Türkiye ekonomisinin yüzde 10'un üzerinde büyüme performansı kaydedeceğini belirterek "Bu gelişmeler kendiliğinden olmadı. Bütün sektörler darbe girişimi sonrası dönemde ekonomide yeniden büyüme ivmesi kazanmak için hükümetten beklentilerini ifade ettiler. Acil karar almalı kapsayıcı olmalı etkin tedbirler olması gerekiyordu. 2016 Ağustos-Kasım ve 2017 Ocak ayında arka arkaya önemli kararlar aldık. Kredi Garanti Fonu (KGF) çok önemli inisiyatifti, bir miktar kamu maliyesine yükü geldi ama bu yükten çok daha fazla katmadeğer üretti, ekonominin düzenlenmesine katkı verdi" dedi. Yatırım harcamalarının 2017 ilk yarısında başta inşaat olmak üzere önemli ölçüde arttığını belirten Ağbal, makine teçhizat yatırımında daha düşük harcama gerçekleşse de 2017'de yapılan inşaat harcamalarının eninde sonunda makine teçhizat harcamaları getireceğini söyledi. Ağbal, kamu maliyesi göstergelerinde yakalanan performansın korunarak devam edileceğini söyleyerek, dezenflasyonist politikaların uygulanıyor olmasının önemli olduğunu vurguladı. Ağbal, "Para politikasının hedeflerine varması için Merkez Bankası kendi araçlarını bağımsızca kullanırken maliye politikası para politikasının bu hedeflerine varması için aynı yönde hareket edecek. Önümüzdeki kamu fiyat ayarlamaları ve vergi düzenlemeleri bu açıdan para politikasıyla tam uyumlu şekilde yürüteceğiz" dedi. Ağbal, yeni Gelir Vergisi Kanunu ile de kayıt dışı ekonomi ile daha fazla mücadele ederek, vergi toplamanın öncelikli olacağını söyledi.
Hürriyet

POLİTİKA
Kudüs'ün kadim karakterine aykırı 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı sıfatıyla tüm dünya kamuoyuna çağrıda bulundu. Çağrıda, "Amerika Birleşik Devletleri'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, sadece BM kararlarına değil, Kudüs'ün asırlara sâri kadim karakterine de aykırıdır" denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasını ve "İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden Dünya Kamuoyuna Kudüs Çağrısı" başlığını taşıyan metinde, şu ifadeler yer aldı: "Üç semavi dinin kutsal mekânlarının bir arada yer aldığı, ilk kıblemiz Harem-i Şerif'in kalbinde her daim nur gibi parladığı, Peygamberler şehri Kudüs'ün kutsiyetinin müdafaası ve tarihi statüsünün muhafazası sadece Müslümanların için değil tüm insanlık için önemli bir görevdir. Bölgemizle birlikte tüm dünyada, vicdanın, adaletin, karşılıklı saygının tesisinin ve sürdürülebilmesinin mihenk taşı, Kudüs'e sahip çıkabilmektir. Tarihte, Kudüs'ün özel dini yapısına ve bundan kaynaklanan mahremiyetine saygı duyulmadığında ne kadar acılar çekildiğinin pek çok örneği vardır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Kudüs'ün merkezinde olduğu bölgede, yeni ve bitip tükenmek bilmeyen bir trajedi yaşanmaya başlanmıştır. Kudüs'te, Filistin'in BM kararlarıyla defalarca tasdik olunmuş haklarını yok sayan her adım, farklı dinlere mensup insanların bir arada yaşama idealine vurulmuş çok ağır bir darbedir. Bölgedeki huzur ve güvenliğin şartı olarak gördüğümüz 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs olan, egemen ve bağımsız Filistin Devleti talebinden vazgeçilebilmesi asla mümkün değildir. Amerika Birleşik Devletleri'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, sadece BM kararlarına değil, Kudüs'ün asırlara sâri kadim karakterine de aykırıdır. Dolayısıyla bu adım, uluslararası hukukla birlikte, tarihi ve sosyal gerçeklerin hiçe sayılması anlamına gelmektedir. İsrail'in Kudüs'ü ilhak kararı, bu çerçevede yaptığı tüm işlemler ve uygulamalar nasıl hiçbir zaman kabul görmemişse, bu açıklama da aynı şekilde gerek vicdan, gerek hukuk, gerek tarih önünde hükümsüzdür. Herkes için barış, ancak Doğu Kudüs, Batı Şeria, Gazze'deki İsrail işgali sona erdiğinde ve Filistinliler kendi yurtlarında hür olabildiğinde mümkün olacaktır. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkanı olarak, tüm dünyaya bu ve bu tür tüm gayrihukuki adımların karşısında durularak, gelecek nesillerin barış ve güvenliğine sahip çıkılması çağrısında bulunuyorum."
Milliyet

Dinler arası çatışma çıkar 
Başbakan Binali Yıldırım, ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni Kudüs'e taşıyacağı açıklamalarına ilişkin olarak, "Yeni bir dinler arası çatışmayı getirmiş olacaktır. İslam âlemi bakımından çok hassas bir konudur" ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Güney Kore'de Başbakan Lee Nak-Yeon ile ortak basın toplantısı düzenledi. Yıldırım, toplantıda özetle şu açıklamalarda bulundu: Amerika büyükelçiliğini Kudüs'e taşımak veya İsrail'in başkenti olarak Kudüs'ün tanımak, açıkça hukuk dışıdır ve bölgede var olan sorunları da iyice içinden çıkılmaz bir hale dönüştürecektir. ABD Başkanı'nın açıklamaları hem bölgenin geleceği hem de küresel barış açısından hayati öneme sahiptir. Böyle bir kararın doğuracağı sonuçlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıkça ortaya konuldu. Bilindiği gibi Kudüs üç büyük dinin kutsal mekanıdır; İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilik. Dolayısıyla burada herhangi bir emrivakiyle değişiklik yapmak hem uzun süreden beri İsrail-Filistin arasında devam eden ve bir türlü çözüme ulaşmamış Filistin devletinin kurulması yönündeki çabaları da ortadan kaldırmış olacak, diğer yandan yeni bir dinler arası çatışmayı da getirmiş olacaktır. İslam alemi bakımından çok hassas bir konudur. Bu yöndeki tek yanlı emrivakiler, yanlış adımlar telafisi imkansız sonuçları da beraberinde getirir. İsrail-Filistin arasındaki barışın yegâne yolu İsrail'in 1967 sınırları dahilinde olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılığa sahip Filistin Devleti'nin, Doğu Kudüs olduğu bir yapının hayata geçirilmesidir. Türkiye haklı davasında Filistinli kardeşlerimizin bütün İslam alemiyle beraber yanında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olmaya devam edecek.
Milliyet


Savcılık soruşturma açtı 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, partisinin dünkü "Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması"nda yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret"ten suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, suç duyurusu üzerine Kılıçdaroğlu hakkında soruşturma başlattı. Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın'ın verdiği suç duyurusu dilekçesinde, Kılıçdaroğlu'nun sarf ettiği ifadelerin, FETÖ'nün uzun zamandır Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik yürüttüğü algı oluşturma çabalarının bir parçası olduğu öne sürüldü. Dilekçede, "Esasında davalının ve Genel Başkanı olduğu siyasi partinin Cumhurbaşkanımıza yönelik söylemleri, FETÖ'nün söylemleriyle birebir örtüşmekte olup bu doğrultudaki söylem ve politikanın örgüt tarafından adı geçen siyasi partiye empoze edildiği hususunda toplumda yaygın bir kanaat oluşmaktadır" ifadelerine yer verildi. FETÖ'nün 17-25 Aralık operasyonları sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik mesnetsiz ve dayanaksız iddialarla algı oluşturmak amacıyla yurt içi ve yurt dışında yaygın bir kampanya başlattığı anımsatılan dilekçede, şu ifadeler yer aldı: Kılıçdaroğlu da ilk günden itibaren söz konusu kampanyayı sahiplenmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında haksız ve gerçek dışı iddialarla kampanyaya katkı sağlamıştır. 17-25 Aralık yargı darbesiyle ortaya çıkan gerçekler ışığında söz konusu kampanyanın 17-25 Aralık yargı darbesine meşruiyet kazandırmak amacıyla planlanıp icra edildiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. 17-25 Aralık darbesinin azmettiricilerinin, Türkiye'de başarısız olmanın verdiği kin ve öfkeyle ABD'de adli soruşturma kılıfı altında benzer iddialarla dava açtığı ve davanın kamuoyuna yansıtıldığı bugünlerde aynı kampanyanın FETÖ tarafından başlatılması ve eş zamanlı olarak şüpheli ve Genel Başkanı olduğu parti tarafından asılsız iddiaların dile getirilmesi ve hakarete varan ifadeler kullanılması, yukarıda ifade edilen iş birliğinin bir yansıması olarak değerlendirilmelidir.
Vatan

SPOR 
Zirvede tek başına 
Beşiktaş Sompo Japan, FIBA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda 6 haftada 5 galibiyeti bulunan iki ekibin buluşmasında Beşiktaş Sompo Japan, sahasında Fransız ekibi Nanterre karşısında 79-74 ile kazandı, liderlik koltuğunu sağlama aldı. Hücum gücü yüksek rakibine karşı maça çok sert savunma ile başladı temsilcimiz ve ilk 4 dakika sayı attırmadı. 7-0'lık serinin ardından gelen top kayıpları, atletik isimlerden kurulu konuk takım için ilaç olsa da, kenardan gelen Sertaç'ın 8 sayılık katkısı, ilk çeyreğin 21-12 tamamlanmasını sağladı. Sertaç'ın iyi oyununu sürdürmesi, dışarıdan da Diebler ile arka arkaya üçlükler b u l m a s ı , temsilcimizin 39- 24 ile farkı 15'e çıkarmasını sağladı, devre de 42-31 tamamlandı. İlk yarıda dışarıdan skor bulmakta sıkıntı yaşayan Fransızlar, Shuler ve Schaffartzik ile art arda üçlük isabetler bulmaya başlayınca arayı kapadı, Weems ile ayakta kalan Beşiktaş, son çeyreğe de 62-56 galip girdi. Hücumda sıkıntı yaşayan ve 66-65'le farkın 1'e inmesine engel olamayan Beşiktaş, Erkan'ın iki basketiyle toparlandı, Strawberry ile seriyi 7-0'a çıkarıp, rahatladı. Konuk takımın son dakikalardaki çabasına da Weems ile bir kez daha yanıt veren temsilcimiz, haftaya aynı puanda başladığı rakibini devirerek, zirvede tek başına kaldı.
Milliyet

'Futbolu burada bırakabilirim' 
F.Bahçe'nin yıldızı Mathieu Valbuena, FB TV'de katıldığı 1'e 1 programında sorulara içtenlikle cevap verdi. Taraftarın tutkusunun kendisini etkilediğini belirten tecrübeli futbolcunun konuşmalarından satırbaşları şöyle: ¦ 3-4 aydır buradayım ve sıra dışı bir kulüpte olduğumu hissediyorum. Eski kulübümle Fenerbahçe Stadı'nda oynamıştım ve bu stattaki atmosferi hâlâ hatırlıyorum. İlk teklif aldığımda düşündüğüm şey taraftar oldu. ¦ Taraftarın benim için yerine gelince, gerçekten onların desteğini hissetmek yüreğimi ısıtıyor ve özgüvenimi fazlasıyla artırıyor. ¦ Kariyerimdeki en inanılmaz anlardan birini taraftar beni havaalanında karşılamasıyla yaşattı. Bu kulübü gerçekten büyük bir aile olarak görüyorum. ¦ Bu sezon kaç gol atacağımı bilmiyorum. Çünkü bir limit koymayı sevmiyorum. Şu anda 3 gol, 4 asistim var. 10 ve üzeri bir sayıya ulaşmak isterim. ¦ Fenerbahçe'deki en etkileyici maç kesinlikle Galatasaray maçıydı. O ateşi hissettim. Deplasmanda oynasak bile inanılmaz bir maçtı. Üzücü olan taraf ise Avrupa Ligi'nde Vardar'a elenmekti. ¦ Futbolu Fenerbahçe'de bırakabilirim. Ama futbolda neler gelişir hiçbir zaman bilemeyiz. 2+1 yıllık bir sözleşme imzaladım. Eğer daha fazlasını yapmak gerekirse, hâlâ kendimi iyi hissediyorsam benim için hiç sorun olmaz. ¦ Mağlubiyeti sevmiyorum kesinlikle. Eğer bir mağlubiyet aldıysak kendimi hiç iyi hissetmem. Maç kaybetmek hafta sonumu tamamen berbat eden bir durum. ¦ Bordeaux'dayken orta sahanın solunda oynuyordum. 3 yılda artık orta sahanın solunda oynuyorum. O bölgede yapabileceklerimi artık biraz daha çözdüğümü düşünüyorum. ¦ Bana göre şampiyonluk konuşmak için erken. Hâlâ uzun bir lig var önümüzde. İstikrarlı olmak, galibiyet serisi yakalamak bizim elimizde ve şampiyonluk şansımızın ne durumda olduğunu hâlâ söyleyemem. Ama içimizdeki her şeyi sahaya yansıtmaya çalışacağız şampiyon olabilmek için. ¦ Gençlere tavsiyem, en önemlisi bana göre futbol oynamaktan keyif almak. Çünkü futbol bir oyun ve futboldan keyif almalıyız. Artık üst düzey futbolcu olabilmek zor bir hal aldı, çünkü günümüzde futbolda yetenek yeterli olmuyor aynı zamanda kafada da bitiyor bu durum. Başarılı olabilmek için önce kafanızda iyi olmanız gerekiyor ama en önemlisi çalışmak.
Milliyet

Kartallar yüksekten uçar 
Tarihinde ilk kez Ş ampiyonlar Ligi'nde, grup müsabakalarının bitimine bir maç kala, bir üst tura çıkan Beşiktaş, dün yine tarihi bir maça çıktı. Red Bull Leipzig karşısında yedek ağırlıklı bir kadroyla sahaya çıkmasına rağmen, Negredo, Lens, Medel ve Oğuzhan gibi isimlerle tarih yazmaya çıkan Beşiktaş, maça hızlı başlayan taraf oldu. Lens'in düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı 10. dakikada gole çeviren Negredo, siyah - beyazlı forma altında ilk Şampiyonlar Ligi golünü de atmış oldu. 15. dakikada Werner'in kaçırdığı pozisyonla, Leipzig tribünleri heyecanlanırken, Lens'in 26'daki şutu kaleci Gulasci'de kaldı. Lens, bu kez 37. dakikada boştaki Negredo'ya çıkarmak istedi ama top auta gitti. 43'te, Bruma'nın sert şutunu iki hamlede kurtaran Tolga, takım arkadaşlarından alkış aldı. İkinci yarıda sakatlanan Necip, 51'de yerini Adriano'ya bırakmak zorunda kaldı. Skor avantajı nedeniyle geriye yaslanan Beşiktaş, ev sahibi ekibinin ataklarına adeta Tolga ile direndi. Tecrübeli eldiven, 52. dakikada önce Werner'in ardından Keita'nın şutlarını büyük bir soğukkanlılıkla kurtardı. 77'de de Bruma'nın şutunu müthiş bir refl eksle kurtaran Tolga Zengin, maçın adamı oldu. Ilsanker çift sarı karttan oyun dışı kalınca, Beşiktaş atakları kendini göstermeye başladı. 85'de Lens yakaladığı fırsatı değerlendiremedi. Leipzig'in başarılı isimlerinden Keita, 87'de attığı golle maça eşitlik getirdi. 90'da Cenk yakaladığı fırsatı değerlendirmese bile, yine aynı dakika Orkan'ın müthiş asistiyle buluşan Talisca, tarihi golü atarak üç puanı getirdi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme