14 Aralık 2017 Perşembe

14.12.2017 Genel Gündem

14.12.2017
GÜNDEM
Hedef Liderler Miydi? 
İstanbul'da İslam İşbirliği Teşkilatı liderlerinin Küdüs zirvesi için toplandığı gün Bahçelievler'de polisin operasyon yaptığı minibüste yaklaşık 60 kilo güçlü patlayıcı ele geçirildi. İstanbul Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri PKK'nın İstanbul'da bombalı araçla saldırı yapacağını belirleyince alarma geçti. Polis ekipleri 24 saat boyunca yaptığı fiziki ve teknik takibin ardından kapalı kasa bir minibüste yüklü miktarda patlayıcı olduğunu tespit etti. İstihbarat ve TEM ekipleri bomba yüklü minibüsün Bahçelievler Şirinevler 18. Sokak'ta park halinde olduğunu belirleyince operasyon yaptı. Operasyonda terör örgütü PKK'dan kaydı bulunduğu öğrenilen bir şüpheli yakalandı. Ekipler, minibüsün bulunduğu sokağa çıkan bütün yolları trafiğe kapattı. Olay yerine gelen polis ekipleri, durumu Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen bomba imha uzmanı ekipler, özel kıyafetlerini giyerek minibüste bir süre inceleme yaptıktan sonra araçta fünye ile üst üste patlatmalar gerçekleştirdi. Ekipler, fünye ile patlatılan kapalı kasa minibüsten bazı parçaları dışarı çıkartarak ilk incelemeyi yaptı. Kapalı kasa minibüste yaklaşık 60 kilo patlayıcı olduğu saptandı. Polis ekipleri, yaklaşık 2,5 saat süren incelemenin ardından minibüste ele geçirilen patlayıcıların alüminyum tozu ve RDX'ten oluştuğunu belirledi. Polis ekipleri; gözaltına aldığı şüphelinin, 19 Kasım'da sansasyonel bir eylem için İstanbul'a geldiği belirlenen PKK'lı 'Baver' kod adlı Yunus Sanamalı ile irtibatlı olup olmadığını ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesine yönelik bir saldırı mı planlandığı konusunu araştırıyor.
Vatan


'Tutuklamalar Uygun' 
Türkiye'nin savunmasında HDP'liler hakkında hazırlanan iddianamelerin ayrıntılarına yer verildi. Türkiye, HDP milletvekillerinin AİHM'ye açtığı davanın kabul edilemez olduğunu savunarak özetle şu ifadelere yer verdi: "Siyasal partiler ve temsilcilerinin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına karşı en büyük tehlikeyi teşkil eden terörü, terör örgütlerini ve bunların eylemlerini kınamaları ve terörden uzak durmaları beklenir. Anayasa ve yasalarını ihlal eden, devletin birliğini ve bütünlüğü parçalamayı hedefleyen başvurucuların eylemleri siyasal parti faaliyeti kapsamında düşünülemez. 'Özyönetime' destek veren ve güvenlik güçlerinin eylemlerini 'katliam' olarak tanımlayan siyasal partinin yönetici ve üyelerinin açıklamaları, PKK/KCK yöneticilerinin açıklamalarıyla aynı çizgidedir. HDP'nin haklarında soruşturma başlatılan bazı milletvekillerinin yurtdışına kaçtıkları, başvurucu Ferhat Encü'nün yabancı bir ülke için uçak bileti ile yurtdışına kaçarken yakalanması ve Nursel Aydoğan'ın hâlâ kaçak olması dikkate alındığında, bu durum başvurucuların kendilerine ceza verilmesi ihtimaline karşı yurtdışına kaçabilecekleri şüphesine yol açmaktadır. Demokratik bir toplumda başvurucular hakkında soruşturma başlatılması ve tutuklanmaları gerekli ve demokratik toplumun korunması, barış içinde yaşanması, şiddetin önlenmesi ve terör örgütlerine karşı mücadelede başarılı olunması için uygun olmuştur. Terör örgütlerinin siyasetçiler tarafından desteklenmesi ve siyasetçilerin dokunulmazlıklarına istinaden terör örgütlerine destek vermesi nedeniyle hükümet ve muhalefet partileri (CHP ve MHP) ortak hareket edip milletvekillerinin, dokunulmazlıklarına yaslanarak terörü desteklemesini önlemek için dokunulmazlıkları kaldırma kararı almışlardır. Bu açıklamalar göz önünde tutularak başvurucuların milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının hükümet tarafından muhalefeti engellemek için atılmış bir adım olduğu iddiası kabul edilemez."
Hürriyet

DÜNYA 
Trump'ı Yerin Dibine Soktular 
Amerikan USA Today gazetesi, geçmiş yıllarda çok sayıda kadına cinsel tacizde bulunmakla itham edilen Başkan Donald Trump'ın, Demokrat Senatör Kirsten Gillibrand'a yönelik 'aşağılamalarına', bir başyazıyla karşılık verdi. Trump, kadınları hedef alan cinsel taciz kültürüne karşı başlatılan kampanyanın önde gelen isimleri arasında yer alan Gillibrand'a hitaben önceki gün attığı tweet'te, Demokrat siyasetçinin kampanyasına mali destek almak için kendisine geldiğini ve yardımda bulunması karşılığında 'herşeyi yapmaya hazır olduğunu' iddia etti. Ülkenin önde gelen yayın organlarından USA Today de, ABD liderinin tweet'ine, 'Trump'ın düzeysizlikte sınırı olmayacak mı?' başlıklı bir yazıyla tepkisini ortaya koydu. Yazının girişinde "Gillibrand'a 'or..pu' diyen bir başkan, Barack Obama'nın tuvaletini temizlemeye ya da George W. Bush'un ayakkabılarını parlatmaya bile layık değildir" ifadelerini kullanan gazete, "Bu başkanların politika farklılıklarıyla ya da aldıkları kararların yarattığı hayal kırıklığıyla ilgili değil. Obama ve Bush pek çok açıdan başarısız oldular. Sözlerini tutmadıları ve yalan söylediler, ama hiçbir zaman terbiyelerinden şüphe duyulmadı" diye devam etti. Bugüne kadar çok sayıda kadın tarafından cinsel tacizde bulunmakla suçlanan Trump'ın kendisini suçlayan kadınları sözleriyle 'aşağılamaya' devam ettiğini vurgulayan USA Today, ABD liderinin göreve geldiği günden bu yana bin 628 kez yalan ya da yanlış açıklamalarda bulunduğunu öne sürdü. Gazete, Alama eyaletindeki ara seçimlerde 'çocuk tacizcisi' olmakla suçlanan Roy Moore'u destekleyen Trump'ın 'ırkçılara destek verdiğini, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) eski direktörünü haksız yere görevden aldığını ve Adalet Bakanlığı'nı siyasi rakiplerini soruşturmaya zorladığını' da vurguladı. Gazete yazının sonunda Amerikan halkının hiçbir zaman 'mükemmel başkanların' peşinde olmadığı, ancak böylesine 'saygısız' bir başkanı da hak etmediği yorumunu yaptı.
Vatan

Çin'den Uygurlara Genetik 'Fişleme' 
İnsan Hakları İzleme Örgütü, Pekin yönetiminin ülkenin batısındaki Şincan Özerk Bölgesi'nde yaşayan 12 ile 65 yaş arasındaki herkesten DNA örneği toplamaya başladığını duyurdu. Oluşturulacak veri tabanında Uygurların parmak izleri ve kan grubu bilgileri de tutulacak. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre toplanan bilgiler vatandaşları etnik köken, fikir ve ifade özgürlüğü konularında fişlemede kullanılabilir. Örnek toplama işlemlerinin sağlık muayeneleri sırasında gerçekleştirildiği ve vatandaşlarının bundan haberinin olup olmadığının belli olmadığı belirtiliyor. Toplanan biyometrik veriler polisle de paylaşılabilecek. İnsan Hakları İzleme Örgütü yetkilileri bu uygulamanın uluslararası insan haklarına aykırı olduğunu ifade ediyor. Şincan bölgesinde 21 milyon kişi yaşıyor ve bunların 11 milyonu Uygur Türklerinden oluşuyor.
Vatan

Bağdat, İttifakı Yalanladı 
Irak ordusu ile terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı YPG'nin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) sınırda DEAŞ'a karşı ortak koordinasyon kuracağı haberine Bağdat'tan yalanlama geldi. Irak Ortak Operasyonlar Komutanı Tuğgeneral Yahya Resul, ABD destekli SDG'den gelen 'Irak ordusu ile ortak koordinasyon merkezi kurulacak' haberinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Resul, "Gerçekte olan şey, Irak ordusunun Cezire bölgesindeki operasyonlarından sorumlu komutanın Suriye sınırındaki bölgedeki SDG komutanı ile görüşmesiydi. Bu görüşmenin amacı yalnızca koordinasyondu. Daha fazlası ya da daha azı değildi. Bu, güçlerimizin herhangi bir bölgeye ulaştığında gerçekleşen doğal bir durum" dedi. Resul'ün SDG'yle yapılan görüşmeyi yalanlamamasına rağmen görüşmeye dair detay vermemesi dikkat çekti. SDG ile Irak ordusu temsilcilerinin pazartesi günü Irak-Suriye sınırında yaptığı görüşmenin ardından SDG, Suriye- Irak sınırında güvenliği sağlamak amacıyla Irak ordusu ile bölgede ortak koordinasyon merkezi kurulacağını açıklamıştı. SDG, Irak sınırındaki Deyrizor'da geçen hafta zafer ilan etmiş, Irak ordusu da cumartesi günü DEAŞ'a karşı nihai zafer kazandıklarını duyurmuştu.
Haber Türk

Cerablus Suriyelilerin Cazibe Merkezi 
Fırat Kalkanı harekâtıyla DEAŞ'tan temizlenen Cerablus bölgenin cazibe merkezi oldu. İçsavaştan sonra 2 bine kadar düşen Cerablus şehir merkezinin nüfusu 50 bine çıktı. Köy ve beldelerle birlikte ise 10 bine kadar inen bu sayı 150 bine yükseldi. Şehirde hayat yeniden canlanırken inşaat, ticaret ve üretim başladı. Türkiye tarafından onarılan 100 okulda 30 bin öğrenci eğitim görüyor. Fırat Kalkanı harekâtıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin DEAŞ'ten temizlediği Cerablus'a "tersine göç" başladı. Cerablus'a geçişi sağlayan Karkamış Sınır Kapısı yeniden onarılarak faaliyete geçti. Fırat Kalkanı'nın ardından terör örgütlerinden temizlenen Azez, El Bab gibi bölgelere de Suriyelilerin dönüşü devam ediyor. İç savaşın ardından ülkelerini terk ederek Türkiye'ye sığınan Suriyelilerden günde ortalama 300'ünün Karkamış Sınır Kapısı'nı kullanarak ülkelerine döndükleri öğrenildi. İçsavaşın ardından ara verilen eğitime de yeniden başlandı. Türkiye, Cerablus'taki 100 okulu onararak hizmete sokarken, bu yıl 30 bin öğrenci eğitime başladı. Savaş nedeniyle ailelerini kaybeden 200 çocuk, Türkiye tarafından kurulan yetimhanede barındırılıp, eğitimleri veriliyor. Buradaki çocuklara Arapça eğitiminin yanı sıra Türkçe eğitim de veriliyor. Adalet sistemi, kadılık ile yürütülüyor. Yerel meclisin kararıyla göreve başlayan yerel hakim ve savcılar ilk kez aktif göreve başladı. Türkiye'nin onardığı adalet sarayının faaliyete geçirilmesiyle yerel savcılar ve hakimler burada görev yapıyor. Burada yargılanıp tutuklanan kişiler ise Türkiye tarafından onarılan cezaevine gönderiliyor. Cerablus'ta asayiş ve kent güvenliğinin sağlanması için Türkiye'de eğitilen yerel polis gücü göreve başladı. Aralarında kadınların da bulunduğu Cerablus polisi, asayiş olaylarının yanı sıra trafik düzenlenmesinde de görev alıyor. Kenttin birçok noktasında kontrol noktası oluşturan polis gücü, kentte giriş-çıkışları da kontrol ediyor.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,8110-3,8124
Euro: 4,5148-4,5165
Sterlin: 5,1248-5,1273
Gram Altın: 154,0330-154,1251

Bistcoin Rüzgârı 
Sadece Türkiye'nin değil dünyanın pek çok ülkesinin bir anda gündemine oturan Bitcoin çılgınlığı yeni arayışları da beraberinde getiriyor. Bazı ülkeler bu alana ciddi yatırım planları yaparken, kimi ülkeler de sistemin tehlikelerine vurgu yaparak uzak durulması hatta yasaklanması yönünde adım atıyor. Dün Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Bitcoin uyarısı yaparken, Borsa İstanbul cephesinden ilginç bir öneri geldi. Borsa İstanbul'un (BİST) Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, "BİSTcoin üzerinde çalışıyoruz" dedi. Borsa İstanbul'un kendi kripto para birimi "BİSTcoin" üzerinde çalıştığını belirten Karadağ, "Blockchain teknolojisini kullanacak olan ve bir dayanak varlığı olan kripto paralar üzerinde çalışıyoruz. Adı BİSTcoin olabilir" dedi. Karadağ, dayanak varlığı olmadığı, manipülasyona açık olduğundan şu haliyle kripto paraların BİST'te işlem göremeyeceğinin de altını çizdi. Borsa'nın halka arzı noktasında Asya, Avrupa ve ABD'yi temsil edecek stratejik ortaklıkları tamamlayacaklarını ifade ederek, halka arz edilecek kısmın 1 milyar lirayı aşacak bir büyüklükte olmasını planladıklarını belirtti. Şu anda Borsa İstanbul hisselerinin yüzde 73.6'sı Türkiye Varlık Fonu'nun elinde bulunuyor. Borsada Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) yüzde 10, Nasdaq OMX ise yüzde 7 pay sahibi durumunda. Daha önce İslam Kalkınma Bankası BIST'ten yüzde 10 hisse satın almayı planladığını duyurulmuştu. Yeni yatırımcıları çekecek alternatif finansman araçlarını çeşitlendirmeye devam edeceklerini belirten Karadağ, bu noktada Kanal İstanbul ve 3. Havalimanı projelerini menkul kıymetleştirmeyi istediklerini de anlattı.
Milliyet

Milli Otomobile Herkes Ortak Olacak 
Türkiye'nin 60 yıllık hayali yerli otomobil için 5 babayiğit Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Turkcell ve Zorlu Holding taşın altına eline soktu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tam desteği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın koordinasyonunda 'Türkiye'nin Otomobili' için start verildi. 5 babayiğidin 2018'in başında şirketleşme sürecini tamamlaması hedefleniyor. Otomobilin prototipinin 2019'a yetişmesi, 2021'de de satışına başlanması hedefleniyor. 50 milyar dolarlık varlığa sahip olan Türkiye Varlık Fonu (TVF) da milli otomobil için Babayiğit Fonu kurup, vatandaşı ortak etmeyi istiyor. Türkiye Varlık Fonu (TVF) Başkan Vekili Himmet Karadağ, yerli otomobil projesinin finansmanında yer almayı istediklerini, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile stratejiyi konuştuklarını söyledi. Karadağ, "TVF tarafında görev verilirse finansmanda yer almak istiyoruz. Babayiğit Fund (Fonu) kuralım. Bilim ve Sanayi Bakanı'na söyledik, bize görev düşerse hemen fon kurarız. Babayiğit Fund kurarsak katılma belgeleri kapış kapış gider. Stratejisini konuştuk, görev verilmedi. Bana denilirse '1 milyar dolar fon lazım' hemen çıkarırız. Çalışılıyor konsorsiyumda. Fon tarafında, finansman tarafında pasifi nasıl şekillendiririz diye söyledim, bu mümkün" diye konuştu.
Vatan

Gücümüzü Küçümsediler 
Uluslararası finans kuruluşlarından ekonomistler, Türkiye'nin yılın 3'üncü çeyreğinde yüzde 11.1 büyümesinin ardından bu yılın tamamı için beklentilerinin yeniden revize edildiğini söyledi. TD Securities Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Christian Maggio, "Büyüme verileri açık bir şekilde yukarı yönlü. Birkaç ay boyunca biz büyüme verisinin yüzde 7'ye doğru gerçekleşebileceği yönündeki görüşümüzü koruduk. Fakat son veriler tahminimizin yaklaşık 4 puan üzerinde. Bu da Türkiye ekonomisinin gücünü azımsadığımız anlamına geliyor" dedi. Bluebay Varlık Yönetimi Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Timothy Ash de "Bu yılın 3'üncü çeyreğinde Türkiye'nin kaydettiği ekonomik büyüme beklentilerin üzerinde. Bu veriler yılın tamamı için ekonomik büyüme projeksiyonlarının yüzde 6.5-7 seviyesine yükselmesine neden oldu" ifadelerini kullandı.
Vatan

2018'e 3 Randevu Verdi 
ABD Merkez Bankası (Fed) yılın son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında sürpriz yapmadı ve beklenildiği gibi faizi 25 baz puan artırdı. 2'ye karşı 7 oy ile alınan bu karar ile birlikte, Fed faizi bu yıl üçüncü kez yükseltti ve faiz hedef aralığını yüzde 1.00-1.25'ten yüzde 1.25-1.50'ye çıkarttı.Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), Washington'da gerçekleştirdiği 2 gün süren toplantının ardından yaptığı açıklamada, "Kasırgalarla ilgili dalgalanmaların ortalaması alındığında, istihdam artışı sağlam ve işsizlik oranı daha da düştü" denildi ve enflasyonun kısa vadede Fed'in yüzde 2 olan hedefinin altında kalmaya devam edeceğini ancak orta vadede hedef yakınlarında istikrar bulacağını kaydetti. Piyasaların faiz kararından çok daha fazla önem verdiği 2018 yılına ilişkin projeksiyonda da bir sürpriz yaşanmadı. Fed üyeleri, 2018'de üç, 2019'da iki kez faiz artışı öngörüsünde bulundu. Bazı ekonomistler son gelen verilerden sonra 2018'de 4 faiz artışı sinyalinin gelebileceği tahminini yapmıştı. Açıklamada kilit nokta, Fed'in önceki açıklamasında bahsettiği işgücü piyasasının daha da güçlenmesini beklediği yolundaki söylemine yer vermemesi oldu. Bunun yerine, para politikasının işgücü piyasasının "güçlü kalmasına" yardımcı olacağı söylemine yer verdi. Bu durum, Fed yetkililerinin, işgücü piyasasındaki iyileşmenin yavaşlamasını beklediklerini işaret etti.
Vatan

Türk Akımı'nda Güzergâh Değişti 
Türkiye ile Rusya arasında son dönemde yürütülen en önemli enerji projesi olarak öne çıkan Türk Akımı'nda, boru hattının Avrupa güzergâhı konusunda sürpriz bir gelişme yaşanıyor. Hattın, Trakya'dan Yunanistan'a ve Avrupa'ya uzanması öngörülüyordu, fakat güzergâh konusunda önemli bir makas değişikliği gündeme geldi. Buna göre hat, Türkiye'den çıktıktan sonra Yunanistan yerine Bulgaristan'a giriş yapacak. Sonrasında da Bulgaristan, Romanya, Macaristan üzerinden Avrupa'nın kalbi Avusturya'ya ulaşacak. Ankara'da enerji koridorlarında da konuşulan bu konunun, en üst düzeyde Bulgaristan yönetimi ile de paylaşıldığı kaydedildi. Bulgaristan'ın da hazırlıklara başladığı belirtildi. Kaynaklar, Rusya'nın her yıl özellikle kış mevsimlerinde uluslararası boru hattına müdahale ederek "gaz aşırması" nedeniyle Ukrayna'yı by-pass etmek için Türk Akımı'nın inşa edildiğini belirterek "Türkiye, Rusya'dan halen Batı Hattı olarak adlandırılan Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan güzergâhından gaz alıyor. Türk Akımı ile Ukrayna bypass edilecek. Türk Akımı'nda Bulgaristan hattının tercih edilmesiyle mevcut boru hattı tersine işleyecektir. Mevcut Bulgaristan, Romanya hattına Macaristan ve sonra Avusturya eklenecektir" dedi. Kaynaklar, bu yönde atılacak bir adımın, karaya yapılacak boru hattının milyonlarca dolarlık yatırım maliyetini de ortadan kaldıracağına işaret etti
Haber Türk

Hedef 100 Bin Yeni İstihdam 
Doğu ve Güneydoğu'daki 23 ile daha önce cazibe merkezleri kurulması için verilenlere ilave olarak, iki yeni teşvik geliyor. Son KHK'da ana hatları belirlenecek yeni teşvik modeli, ardından çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararıyla uygulamaya geçecek. Bu illerde, kendi fabrikasını yapana kredi maliyet desteği verilecek. Kullanılan kredinin maliyetini devlet karşılayacak. 2009'dan beri uygulanmayan enerji desteği de yeni düzenlemede yer alacak. Enerji desteği, sektör sektör belirlenecek. İthalata bağımlılığı azaltacak sektörler öncelikli olacak. Hükümet, bu planla imalat sektöründe 130 bin olan istihdamı, 230 bine çıkarmayı hedefliyor. Edinilen bilgiye göre, daha önce açıklanan teşviklerden beklenen sonuç elde edilemeyince, daha cazip hale getirilmek üzere yeni çalışma yapıldı. Yayınlanması beklenen son Kanun Hükmünde Kararname'deki yeni teşvikler, 23 ili kapsayacak. 6. bölge için verilen tüm teşviklere ilave olarak, kendi fabrikasını yapana kredi maliyet desteği verilecek. Kullanılan kredinin maliyetini devlet karşılayacak. Adı, yatırım finansman desteği olacak. Daha önce fabrikada devlet tarafından işletme özel sektör olarak tartışılan modelden 1990'lı yıllardaki başarısız örnekleri nedeniyle vazgeçildi. Teşviklerde ikinci yenilik ise enerji kullanımında olacak. 2009 yılından beri verilmeyen enerji destekleri yeniden gündeme gelecek. Enerji destekleri il il, sektör sektör belirlenecek. Hükümet kaynakları, amacın imalat sanayine destek olduğunu belirterek, "Yeni teknoloji ile olursa daha fazla destek alacak. Bölgeyi bir taraftan kalkındırırken, Türkiye'nin ihtiyaçlarının buradan karşılanması sağlanırsa, daha çok desteklenecek. Proje tam anlamıyla gerçekleşirse, bu illerde imalat sanayindeki işgücü iki katına çıkacak. Şu anda 130 bin işgücü. En az 100 binin üstünde yeni istihdam hedefliyoruz. İmalat sanayindeki bir istihdam, hizmet sektöründe 2 istihdam oluşturuyor" dediler.
Hürriyet 

POLİTİKA
Çavuşoğlu: Yunanistan Sürekli Ayak Sürüyor 
Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, "Son yıllarda özellikle Yunanistan devleti ne yazık ki Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının, azınlık olmaktan kaynaklanan hatta onun da ötesinde insan olmasından kaynaklanan haklarına ilişkin sürekli ayak sürüyor. Onları iade etmek ve vermek konusunda maalesef görmedim, duymadım ve bilmiyorum şeklinde bir yaklaşımı var" dedi. Çavuşoğlu, dün Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Konferans Salonu'ndaki Kudüs Programı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunanistan'a bir ziyareti oldu. Orada özellikle Lozan Antlaşması'nın düzenlenmesiyle ilgili birtakım açıklamaları var. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz" sorusuna, Çavuşoğlu, 65 yıl sonra Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olarak hem Yunanistanı ziyaretinin hem de Batı Trakya Müslüman Türk azınlığıyla kucaklaşmasının önemli olduğunu vurguladı. Çavuşoğlu, görüşmeler sırasında Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos'un özellikle Lozan Antlaşması ile ilgili ifadeleri neticesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın da mukabele ederek, Lozan'ın güncellenmesi gerektiğine ilişkin sözlerinin olduğunu dile getirdi. Bunun altında yatan nedenin, Batı Trakya Müslüman Türk azınlığına Lozan'ın alt metinleri ve Lozan'dan önce yapılmakla beraber atıf yapılan diğer anlaşmaların uygulanmamasından kaynaklanan bir durum olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, şunları söyledi: "İstanbul'daki gayrimüslim azınlığa karşılık olarak, Batı Trakyadaki Müslüman azınlık yerlerinde bırakıldılar. Diğer bölgelerde yaşayan Rum ve Türkler mübadeleye tabi tutuldular. 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması ile bu hüküm altına alınmıştır. O tarihte Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının bölgede nüfus yoğunluğu yüzde 85, Yunanlıların ise yüzde 15'ti. Mülkiyet oranı da Türklerin lehine yüzde 85'ti. Bugün geldiğimiz zaman bunun tam tersi istikamette bir gelişme olduğunu görüyoruz. Son yıllarda özellikle Yunanistan devleti ne yazık ki Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının, azınlık olmaktan kaynaklanan hatta onun da ötesinde insan olmasından kaynaklanan haklarına ilişkin sürekli ayak sürüyor. Onları iade etmek ve vermek konusunda maalesef görmedim, duymadım ve bilmiyorum şeklinde bir yaklaşımı var." Lozan Antlaşması'nın 37. ile 45. maddeleri arasında karşılıklı iki toplumun hak ve hukukunu tayin ve tespit edildiğini dile getiren Çavuşoğlu, Yunanistan'ın, 1967'de gerçekleşen darbeden sonra vakıflara el koyduğunu ve vakıf yönetimlerini de azınlık mensuplarına seçtirmediğini vurguladı.
Milliyet
 
Chp'den Soylu'ya 'Tehdit' Gensorusu 
CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik "sen bittin!" ifadesi nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında gensoru önergesi verdi. Soylu'nun mafyavari yöntemlere başvurduğu savunulan önergede, siyasette eleştiri ve tartışmanın doğal olduğu belirtilerek, "Doğal olmayan, silahlı güçleri emri altında bulunduran bir kişinin hakaret ve tehdide başvurmasıdır" denildi. Bakan Soylu'nun, bu sözleriyle Kılıçdaroğlu'nu açıkça hedef haline getirdiği kaydedilen önergede, "İçişleri Bakanı'nın sözleri basit bir tehdit değil, kolluk kuvvetlerine talimat amacını taşıyan yasa dışı bir girişimdir" ifadesine yer verildi. CHP Grup başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan önergede, Soylu'nun, Ak Parti'nin Trabzon'da bir ilçe kongresinde "Kılıçdaroğlu, sana açık açık söylüyorum, sen bittin" diyerek, Kılıçdaroğlu'nu tehdit ettiği savunuldu. Soylu'nun konuşmasında, "iftiralar içeren, siyasi ahlaka sığmayan seviyesiz sözlerle sindirmeye çalıştığı, aynı tehditlerine sosyal medya üzerinden de devam ettiği" ileri sürüldü. Siyasetçiler arasında eleştiri ve şiddetli tartışmaların demokrasinin işleyişi açısından son derece doğal olduğuna işaret edilen önergede, şunlar ifade edildi: "Doğal olmayan, silahlı güçleri emri altında bulunduran bir kişinin hakaret ve tehdide başvurmasıdır. Bu bakımdan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bakanlığının gerektirdiği sorumluluğu yerine getirmemiş, mafyavari yöntemlere başvurmuştur." Soylu'nun sözlerinin, kin ve nefretin olduğu kadar CHP'ye oynanan komplonun da itirafı niteliği taşıdığının iddia edildiği gerekçede, şunlar kaydedildi: "Bu ifadeleri kullanan sıradan bir kişi değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı'dır. Bu açıdan İçişleri Bakanı'nın sözleri basit bir tehdit değil, kolluk kuvvetlerine talimat amacını taşıyan yasa dışı bir girişimdir. Bu sözlerle Sayın Kılıçdaroğlu açıkça hedef haline getirilmiştir. Siyasetin antidemokratik bir şekilde kolluğun bağlı olduğu bakanlık eliyle dizayn edilmeye çalışılması, demokrasinin tasfiyesi anlamına gelmektedir. Açıklanan nedenlerle, bulunduğu makam itibariyle tarafsızlık, hukuk içinde hareket etme ve İçişleri Bakanlığı'nı yasalara uygun olarak yönetme sorumluluğu konusunda güveni tamamen yitiren İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu hakkında anayasanın 98 ve 99'uncu, TBMM İç Tüzüğü'nün 106'ncı maddeleri uyarınca gensoru açılmasını arz ve teklif ederiz."
Milliyet 

Abd, İsrail Terörünü Adeta Ödüllendirdi 
ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararına tepki gösteren İslam ülkelerinin liderleri, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla dün İstanbul'da bir araya geldi. "İsrail bir işgal devletidir. İsrail aynı zamanda terör devletidir" diyen Erdoğan, Kudüs'ün Filistin'in başkenti olarak tanınması için çağrıda bulundu. İİT Olağanüstü Zirvesi İstanbul'da Lütfi Kırdar Kültür ve Kongre Merkezi'nde toplandı. 57 üyesi bulunan teşkilatın toplantısına 16'sı devlet ve hükümet başkanı seviyesinde 48 ülkeden temsilci katıldı. Zirvede en dikkat çeken ayrıntı Suudi Arabistan'ın bakan düzeyinde katılımı oldu. Suudi Arabistan Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Nizar Madani ve İslam İşleri Bakanı Sheikh Saleh Abdulaziz Mohammed Al Shaikh toplantıda hazır bulunurken, Suriye'den hiçbir temsilcinin yer almaması da dikkat çekti. Zirve, dışişleri bakanları oturumu ile başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, Doğu Kudüs'ü Filistin'in başkenti olarak tanıyan bizler, diğer ülkeleri Filistin devletini 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olacak şekilde tanımaya teşvik etmeliyiz" dedi. Çekilen aile fotoğrafının ardından zirve Kur'an tilaveti ile başladı. Açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İsrail'i ve ABD Başkanı Donald Trump'ı sert sözlerle eleştirdi. Konuşmasına "Kudüs'ün kardeşi İstanbul'dan, şu an kalbi bizimle çarpan tüm kardeşlerime, tüm Kudüs dostlarına selamlarımı ve saygılarımı yolluyorum" diyerek başlayan Erdoğan, İslam'ın ilk kıblesi ve üç mukaddes mescidinden biri olan Mescid-i Aksa ile Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsüne yapılan tecavüzü ele almak üzere bir araya geldiklerini vurguladı. Barış girişimine öncülük etmesini bekledikleri ABD'nin Başkanı Donald Trump'ın, 6 Aralık'ta uluslararası hukuku hiçe sayan tutumla Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu: "Hiç uzun söze gerek yok. Kudüs'te bu kadim şehrin sokaklarında birkaç dakika dolaşan herkes, orasının işgal altında olduğunu anlayacaktır. Zaten, işgal altında olan bu şehirle ilgili böyle bir kararın açıklanmasının hiçbir hükmü olamaz. ABD'nin veto yetkisine sahip olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1980 tarihinde aldığı 478 sayılı karara göre, hiçbir ülke Kudüs'te büyükelçilik bulunduramaz. Nitekim ABD'nin bu hukuksuz kararına, sadece Kudüs'ü işgal altında tutan İsrail destek vermiştir. Bu gayrimeşru kararı kabul etmeyen tüm ülkelere teşekkür ediyoruz. Sayın Papa dahil olmak üzere, şu ana kadar yaptığım tüm görüşmelerde Kudüs ile ilgili bu kararlı duruş teyit edilmiştir."
Milliyet

SPOR 
Tofaş Kaza Yaptı! 
Eurocup D Grubu'ndaki 8. maçında İtalya'nın Dolomiti Energia Trento takımını Bursa'da konuk eden Tofaş, deplasmanda mağlup ettiği rakibine rövanşı 91-79 ile verdi, gruptan çıkma ihtimalini riskli hale getirdi. Mücadeleye tutuk başladı temsilcimiz, hücumda ritmini bulamayıp top kayıpları yapınca, konuk takıma kolay sayı bulma şansı tanıdı, ilk çeyreği 21- 16 geride kapadı. Boyalı alandan ürettiği basketlerle kontrolü ele geçirmeye çalışsa da, İtalyanlar'ın dışarıdan çok yüzdeli oynaması nedeniyle bunda başarılı olamayan TOFAŞ, bir ara 10 farklı geriye düştüğü devreyi de 46-42 mağlup tamamladı. Dışarıdan bir türlü istediği katkıyı alamayan ve rakibinin temposuna karşılık veremeyen temsilcimiz 25. dakikada İtalyanlar'ın 60-46 ile farkı 14'e çıkarmasına da engel olamadı. Savunma sertliğini artırıp, Henry ve Kadji ile basketler bularak farkı eritmeye başlasa da son çeyreğe de 67-59 yenik giren temsilcimiz, 35. dakikada skoru 76-71'e getirip umutlansa da, konuk takımın kritik anlarda bulduğu üçlüklere engel olamadı, salondan farklı mağlup ayrıldı. Kazanması durumunda liderlik şansını devam ettirebilecek olan TOFAŞ'ın, sürpriz yenilgi sonrası kalan iki maçı daha da büyük önem kazandı. Temsilcimizin kalan iki maçı, deplasmanda Asvel ve sahasında son hafta Petersburg ile olacak.
Milliyet
 
Kartal'da Gizli Hedef 10 Numara 
Süper Lig'in ilk yarısında istediği istikrarı yakalayamayan ve buna bağlı olarak şok puan kayıpları yaşayan Beşiktaş'ta, yönetim kurulu ve teknik heyet önümüzdeki günlerde transfer için bir araya gelecek. Ligin aksine Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiği başarılarla dünyada konuşulan bir kulüp haline siyah-beyazlılarda sezonun ikinci yarısı için bir takım önlemler alınacak. Şampiyonluk yarışını riske etmemek için stoper Vida ile kadroyu güçlendirmeyi planlayan Beşiktaş'ın, Cenk Tosun'un devre arasında satılması durumunda yeni bir golcü ve 10 numara transfer edebileceği ileri sürüldü. Lucas Lima'yı ara transferde renklerine bağlamayı planlayan fakat bu oyuncunun Palmeiras ile anlaşması nedeniyle farklı arayışlara giren yönetim özellikle kilit açabilecek oyuncuları takip ediyor. Transfer gündemine aldığı oyuncular içerisinde Fellaini'yi bulunduran siyah-beyazlılar sezon sonu sözleşmesi bitecek olan Belçikalı futbolcunun devre arasındaki durumunu da yakından takip ediyor. Manchester United ile sözleşme uzatıp, uzatmayacağı netlik kazanmayan Fellaini'yi kadroya katmak isteyen yöneticiler, kış transferi için yakında düğmeye basacak. Ligdeki puan kayıplarını genelde katı savunma uygulayan takımlar karşısında yaşayan Beşiktaş'ta, yönetim ve teknik heyet bu sorunu çözebilmek için yakın zamanda bir transfer zirvesi gerçekleştirecek. Siyah-beyazlılar, Cenk Tosun'un kadroda tutulması halinde ise 10 numara konusunda takım içinden çözüm üretmeye çalışacak.
Milliyet

Saygı Duyacaksın 
Florya'nın boşaltılmasının ardından kulübün taşınacağı Kemerburgaz Tesisleri'nin onayının alındığını söyleyerek Divan Kurulu'ndaki toplantısına başlayan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, son dönemde yaşanan olaylarla ilgili de sitem dolu bir konuşma yaptı. Özbek'in dünkü konuşmasından satır başları şöyle: Galatasaray'ın rakamları, borç-alacak farkı... Bunlar zaten belli, zaten kayıt altına alınmış değerler. Fakat biz bu rakamların içinde kaybolurken, bu rakamların kavgasını verirken, büyük bir resmi gözden kaçırıyoruz. Bu büyük resim nedir? Galatasaray'ın değerleri, Galatasaray'ı Galatasaray yapan yazılmamış kurallar ve ruhudur. Peki, biz bugün nasıl ve neredeyiz Galatasaray olarak? Geçtiğimiz Cumartesi günü ilk yarı iyi oynamadık ama sonunda 4-2 maçı aldık. Bunun sevincini yaşamak varken maç sonunda protesto edildik. Kim protesto edildi? Antrenörümüz, yönetim... Protesto ile kalınmadı; benim bulunduğum mekana; söylenenleri bir yana geçiyorum; fiziki olarak bozuk para, kutu atıldı. Hatta bir arkadaşımın kafası yarıldı. Bize ne oluyor sevgili Galatasaraylılar? Beraber sevinemeyecek miyiz? Bir halatı birlikte çekemeyecek miyiz Baba Gündüz'ün dediği gibi? Galatasaray Başkanı ve yönetimi, genel kurul tarafından seçilir. Herkes genel kurula ve iradesine saygı duyacak. Galatasaray Başkanı, Galatasaray Spor Kulübü'nü temsil eder. Beğenir, beğenmezsin ama saygı duyacaksın. Galatasaray'a gösterdiğin saygıyı başkana da göstermek zorundasın. Niye Galatasaray Başkanı vasıtasıyla Galatasaray'ı yaralıyoruz. Dünya, alem bu söylemleri, bu sataşmaları izliyor. Kimin ağzından? Galatasaray'a hizmet etmiş birinin ağzından. Tabii ki taraftarı tutamazsın. Eğer Galatasaray Spor Kulübü'nde hizmet eden biri böyle söylüyorsa taraftar az bile yapıyor. Elbette herkes bu söylemlere bakarak basın da, rakip takımın hocası da herkes buradan cesaretlenerek pozisyon aldı. Hepsini kınıyorum; Galatasaray'ın kendi değerlerine de bir an evvel dönmesini arzuluyorum. Bu zorlu yürüyüşümüzde kolumuza girecek herkese kolumuz açık. Ancak ayağımızdan çekmek isteyenlerle sonuna kadar mücadele ederiz. Galatasaray hepimizin. Bugün biz buradayız, yarın başkaları. Ama o arma sonsuza kadar yaşayacak. Kimse Galatasaray armasını rant ve çıkar elde etmek için kullanmasın. G.Saray'ı menfaatsiz sevenlere terk edelim.
Milliyet

"Hepiniz Değerlisiniz" 
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, son dönemde takımda forma şansı bulamayan isimlerle yakından ilgileniyor. Son dört maçı da kazanan sarı-lacivertli takımda başta Valbuena olmak üzere sezon başında ilk 11'de yer alan birçok isim kulübünün yolunu tutmuştu... Kocaman, hem Valbuena hem de diğer isimlerle yaptığı konuşmada kadrodaki tüm oyuncuların çok değerli olduğunu ifade ederek "Kaybettiğimizde kişiler değil takım kaybediyor" ifadesini kullandı. Sezona kötü başlayan ve arka arkaya önemli kayıplar yaşayan oyuncularına bu tabloyu hatırlatan deneyimli teknik adam, futbolcularından kaybettikleri maçları akıllarına getirmelerini istedi. Tüm kulübün alınan kötü sonuçlardan olumsuz etkilendiğini söyleyen Kocaman, bir daha benzer durumların yaşanmaması için adil olacağını ve iyi işleyen takım ile devam edeceğini vurguladı. Öte yandan son dört maçta yedek kaldığı için morali bozuk olan Valbuena'nın kendini toparlamaya başladığı ifade edildi. Önceleri yedek kalmayı kabullenemeyen Fransız futbolcu ile Teknik Direktör Aykut Kocaman iletişimi koparmıyor. Valbuena'nın da sosyal medyadan olumlu paylaşımlarda bulunması bir problemin kalmadığını gösteriyor. Sarı-lacivertli takımının normal şartlarda ilk 11'inde yer alan Isla, Neto ve Hasan Ali de benzer şekilde kulübede. Sakatlanan Isla'dan formayı alan Şener iyi bir form yakaladı. Cezalı Neto'nun yerine oynayan Neustadter de büyük bir çıkış içinde. En çok eleştirilen isimlerden olan İsmail de bulduğu şansı iyi değerlendirdi ve Hasan'dan formayı aldı. Kocaman'ın tüm bu gelişmeleri gözönünde bulundurarak kadroyu kesinlikle bozmama kararı aldığı belirtildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme