18 Aralık 2017 Pazartesi

18.12.2017 Genel Gündem



18.12.2017

GÜNDEM

Bu Coğrafyadaki Oyunları Bozuyoruz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin çevresinde yaşanan hadiselerin hiçbirinin diğerinden bağımsız olmadığını, Suriye'de Irak'ta, Kudüs'te Yemen'de ve Körfez bölgesinde yaşanan krizlerin hep aynı projenin ayakları olduğunu ifade etti. Bir takım güçlerin Türkiye'nin de içinde bulunduğu bu kadim coğrafya üzerindeki oyunları olduğunu belirten Erdoğan, "Biz, bu oyunu gördük, deşifre ettik. Bununla kalmadık, bu oyunu bozacak adımları birer birer atıyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan dün önce partisinin Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Spor Salonu'nda gerçekleştirilen Karaman 6. Olağan İl Kongresi'nde, ardından 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'ndaki Toplu Açılış Töreni'nde seslendi. Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları şöyle: Ülkemizin çevresinde yaşanan hadiselerin hiçbiri diğerinden bağımsız değildir. Suriye'de sergilenen insan ve medeniyet katliamı ile Kudüs'te kesintisiz şekilde süren zulümlerin, atılan provokatif adımların amacı aynıdır. Irak'ta, Yemen'de, Körfez Bölgesi'nde yaşanan krizler, hep aynı projenin ayakları mahiyetindedir. Rakka tiyatrosu DEAŞ ile YPG'nin, bir madalyonun iki yüzü olduğunu artık inkarı mümkün olmayacak şekilde ortaya koymuştur. Suriye'de DEAŞ'a 'kaç', YPG'ye 'tut' diyen aynı merkezdir. DEAŞ'ın, Suriye'nin PKK'ya altın tepside sunulmasının sadece bir aracı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Suriye'nin parçalanması misyonunu yerine getiren DEAŞ'ın farklı isimler, kılıflar altında başka bölgelerde de devreye alınması bizim için asla şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü terör birilerinin gözünde yok edilmesi gereken bir bela değil, çıkar hesaplarının vasatı durumundadır. Türkiye'nin de içinde bulunduğu bu kadim coğrafya, belli birtakım güçlerin yeniden tanzim etmeye çalıştığı senaryodur. Bölgedeki birtakım muhtelif yönetimler de bunlara destek veriyor. Terör örgütleri bu oyunun en acımasız, en kanlı, en ahlaksız araçlarıdır. Biz, bu oyunu gördük, deşifre ettik. Sadece bununla kalmadık, bu oyunu bozacak adımları birer birer atıyoruz. Afrin'i teröristlerden temizleyeceğiz, Münbiç'i, Tel Abyad'ı, Rasulayn'ı, Kamışlı'yı teröristlerden temizleyeceğiz, Şemdinli'den Yayla Dağı'na kadar tüm sınırlarımızı teröristlerden temizleyeceğiz. Sınırlarımızın dibinde terör yuvaları kurulmasına izin vermeyeceğiz. Aynı ittifaklar içerisinde bulunduğumuz ülke ve kuruluşlar ne zaman ki Suriye'de bizim terör örgütü olarak tanımladığımız yapılarla iş tutmaktan vazgeçerler, işte o zaman gerçekten müttefikimiz olurlar. İşte Amerika, 4 bini aşkın tırla kuzey Suriye'ye ağır silahlar getirdi. Niye getiriyorsun? Niçin? Bu silahlar kime veriliyor? Aynı şekilde koalisyon güçleri, açıklamaları lazım. Biz her yapılana eyvallah mı diyeceğiz. O güne kadar bizim için terör örgütlerinin ve onların sapkın ideolojilerinin destekçisi olarak kalmayı sürdürmeleri halinde bizim bakışımız da kusura bakmasın farklı olacaktır. Biz ülkemizin ve milletimizin tamamen meşru, tamamen haklı, tamamen adil çıkarlarına, beklentilerine, hedeflerine göre çalışmayı sürdüreceğiz. Bu yolda kim bizimle birlikte yürürse kendisine teşekkür eder, iş birliği yaparız ama kim önümüze çıkar, yolumuzu kapatır, ayağımıza çelme takmaya kalkar, hatta doğrudan birliğimize ve varlığımıza saldırırsa hiç kusura bakmasın basar tekmeyi geçeriz.
Milliyet


Epilepsiden Bunalımdaydı 
Beykoz'daki villasında önceki gün ölü bulunan Yavuz Yılmaz'ın, İcra Kurulu Üyesi olduğu İstanbul Kent Üniversitesi Mütevelli Heyeti tarafından yapılan açıklamada, ilerleyen epilepsi hastalığının komplikasyonları nedeniyle ağır stres altında olduğu belirtildi. İstanbul Kent Üniversitesi'nin internet sitesinden dün yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İcra Kurulu üyemiz Sayın Yavuz Yılmaz bir süredir temporal lop epilepsi hastalığından mustarip olup tedavi görmekteydi. Hastalığın doğal süreci çerçevesinde oluşan, son dönemde giderek ağırlaşan ve felce doğru ilerleyen komplikasyonları nedeniyle ağır stres altındaydı. Bu manevi baskıya dayanamayarak 16 Aralık 2017 günü hayata veda eden çok sevgili Yavuz Yılmaz'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz." Epilepsi Hasta ve Yakınları Derneği kurucusu ve Başkanı Ebru Öztürk de epilepsi hastalarında toplumdan dışlanmanın yarattığı huzursuzluğa dikkat çekti: "Epilepsi, görünürlüğü olan diğer rahatsızlıklardan farklıdır. Nöbetler röntgen çekildiği anda ortaya çıkmaz. EEG çekimleri beyinden geçen elektrik akımlarını gösterir. Normalde saniyeler içinde 10-15 saniye elektrik geçiyorsa, nöbet esnasında 100 elektrik akımı geçer. O geçişler esnasında da beynin bir bölümüne zarar verirler. İnsanlar sizi ilk kez bir nöbet geçirirken gördüğünde, "Ne oluyor" diye sormaya başlar. Epilepsi hastaları cevap veremiyor veya vermekten çekiniyor. Kişilerin epilepsilerini gizlemeleri toplumdan soyutlanmaları, psikolojik olarak yıkıma götürebiliyor. Bu saklama süreci sonunda da psikolojik huzursuzluk oluyor. İntihar vakaları görebiliyoruz. Toplum da eğitilmeli. Epilepsi nöbeti geçirenlere uyandığında, "Ne oldu?" diye sormak değil, teskin edici "Korkma, şu an buradasın" demek gerekiyor."
Hürriyet
  
Mesajları Sanal Bilgisayarla Silinmiş 
Ankara Cumhuriyet Savcısı Adem Akıncı'nın yürüttüğü soruşturmada 33 kişinin şüpheli olarak ifadesi alındı, 4 kişi tutuklandı. Dosyadaki tespitlere göre, olay sonrasında FETÖ mensuplarınca Altıntaş'ın cep telefonuna VPN'le bağlanılarak, 'Gmail' ve 'Facebook' mesajlarının içeriği silindi. Silme işlemi sırasında kullanılan IP adresinin ABD'de bulunan 'Expres VPN' isimli firmadan kiralandığı, firmanın log kaydı tutmadığı anlaşıldı. Firmanın ABD ve Avrupa hukuk kurallarına tabi olmadığını bildirmesi nedeniyle, yazışmalardan olumlu bir yanıt alınamadı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj içeriklerinin silinmesinde kullanılan bilgisayarın seri numarasını, Altıntaş'ın hesabını açarken oluşturduğu sorularını aşarak belirledi. Mesajları silen kişinin bağlantı yaptığı bilgisayarın sahibinin tespiti için Apple firması ile yazışma yapıldı. Ve sonuçta, bilgisayarın seri numarasının sanal ortamda oluşturulduğu, böyle bir bilgisayarın bulunmadığı anlaşıldı. Savcılık, Altıntaş'ın silinen mail hesabındaki içeriklerin tespiti için FBI ile yaptığı yazışmalardan da olumlu sonuç alamadı. Altıntaş'ın cep telefonunun şifresi yapılan ilk çalışmada kırılamadı. Ancak Başsavcılık ve Emniyet Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü uzmanları saldırgana ait mail adresinin şifresini tespit etti. Altıntaş'ın telefonundaki 'iCloud' hesabına erişildi ve yedekleme bilgilerine ulaşıldı. Savcılık, Apple'dan telefonun şifresini istedi. Firma olumlu yanıt vermedi. Savcılık, şifrenin açılması için yabancı bir firmayla irtibata geçti. Bu firma da fazla para istedi ve telefonu açma garantisi vermedi. Aynı firma işlemi yurtdışında yapmak için ısrarcı olunca görüşmelere son verildi. Öte yandan TRT'nin, cinayetin işlendiği serginin yapıldığı alandan 3G ile canlı yayın yapmasının da incelendiği bildirildi.
Hürriyet

DÜNYA 
Bmgk Kudüs'ü Görüşecek 
ABD'nin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti kabul etmesine yönelik girişimi sonrasında konu, Türkiye'nin de yoğun girişimleriyle BM Güvenlik Konseyi (BMGK) gündemine getiriliyor. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, söz konusu tasarının bugün gündeme getirilip görüşülmesi öngörülüyor. Oylamaya sunulması beklenen taslak metin, BM'nin, Kudüs'ün statüsü konusunda herhangi bir değişikliğe gitmeyeceğinin altını çiziyor. Tasarının, şu anda BMGK üyesi olan Mısır tarafından sunulacağı, teklifin sahibinin ise Filistin olduğu kaydedildi. Ancak ABD'nin Kudüs kararının ardından yoğun diplomasi süreci yürüten Türkiye'nin, bu süreçte de önemli rol oynadığı vurgulanıyor. Tasarının taslak metninde, Kudüs'le ilgili bugüne kadarki BM kararlarına atıf yapılarak, kentin nihai statüsünün tek taraflı adımlarla değil, "Filistin ile İsrail arasındaki barış görüşmeleri sonucunda" belirleneceğine işaret edildi. Tasarıda, Kudüs'ün statüsünü veya demografik yapısını değiştirmeye yönelik tüm tek taraflı adımların "hukuki bağlayıcılığı olmayan, geçersiz ve ilgili anlaşmalar gereği iptal edilmesi gereken" adımlar olduğuna işaret edilirken, herhangi bir ülkenin büyükelçiliğini Kudüs'e taşımaması gerektiği yönünde çağrıya da yer verildi. Metinde, Donald Trump yönetiminin aldığı karardan açık bir şekilde bahsedilmezken, "Kudüs'ün statüsü ile ilgili son gelişmelerden üzüntü duyuyoruz" ifadesi yer alıyor.
Milliyet

Ankara'dan Avusturya'ya Yeni Program Tepkisi 
Avusturya'da yeni kurulan hükümetin programındaki Türkiye bölümlerine Ankara'nın tepkisi gecikmedi. Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Avusturya'da yeni kurulan hükümetin programındaki "AB'nin Türkiye ile müzakereleri kesmesi ve bunun için müttefikler aranacağı" ifadesine tepki gösterdi. Çelik, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Avusturya'da merkez sağ ve aşırı sağ partiler arasında kurulması kararlaştırılan hükümet, temel demokratik değerlere gecikmeksizin saldırmaya başladı" ifadesini kullandı. "Merkez sağ" ifadesinin etiket olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Çelik, "Önceki Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz partinin başkanı. Şimdi Başbakan oluyor. Zihniyeti aşırı sağdan bile radikal. Ve şimdi bu koalisyon hükümeti programlarına Türkiye ile müzakereleri kesmeyi koyuyor. Üstelik bunun için müttefikler arayacaklarını söylüyor" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Çelik, paylaşımında, "Bu 'müttefik arama' işi ne kötü anıları çağrıştırıyor tarihten. Bu koalisyonla ilk defa AB içinde aşırı sağ iktidara geliyor. Ve Avrupa Birliği'ni Weimar Cumhuriyeti'nin akıbetine sürükleme gayreti içinde olacaklarını ilan ediyorlar" ifadelerine yer verdi. "Böyle bir hükümet programına rağmen, AB'nin genişlemeden sorumlu Avusturyalı komiseri Hahn 'Avusturya hükümetinin AB yöneliminden' memnuniyet duyduğunu söylüyor. Hangi AB yönelimi?" sorusunu yönelten Çelik, şöyle devam etti: "Bu yaklaşımlar, AB değerlerini bir formalite ve Avrupa içi güç oyununun parçası haline getirme çabasını gösteriyor. Avusturya hükümetinin, hükümet programındaki ırkçı yaklaşımları görmezden gelerek AB yöneliminden bahsetmek, büyük bir zaaftır. Dünyadaki pek çok krize baktığımızda AB istikrarlı bir düzeni temsil etmektedir. Bu düzenin korunması ancak siyasi değerlerin korunması ile mümkündür. Değerler aşınırsa bu istikrar korunamaz."
Milliyet

'Topladığı Deliller Yasa Dışı' 
ABD'de Federal Soruşturma Bürosu'nca (FBI) yürütülen, Rusya'nın 2016 başkanlık seçimlerine olası müdahalesine ilişkin soruşturmada delil olarak kullanılan onbinlerce elektronik postanın 'yasa dışı' yollardan ele geçirildiği iddia edildi. Başkan Donald Trump'ın ekibine geçiş döneminde yardımcı olmak için kurulan 'Amerika için Trump' adlı organizasyonun ortaya attığı iddiaya göre, eski FBI Direktörü Robert Mueller'in başkanlığındaki soruşturma ekibi, Trump'ın yardımcılarına ait elektronik postaları, 'Genel Hizmetler İdaresi'nden (GSA) kanunlara 'uygunsuz' şekilde temin etti. İddiaya göre Mueller'in yazışmalarını ele geçirdiği Trump'ın 12 yardımcısı arasında, ABD liderinin damadı ve başdanışmanı Jared Kushner de bulunuyor. Trump'ın geçiş ekibi, seçimlerden 20 Ocak'ta gerçekleştirilen yemin törenine kadarki geçiş dönemi boyunca GSA'nın kendilerine verdiği ofisleri kullanmıştı. Trump'ın avukatlarından birisi, GSA çalışanlarının bu dönemde ele geçirdikleri belgeleri Mueller'in ekibiyle 'yasa dışı' şekilde paylaştığını belirtti. Trump'ın avukatlarının, gelişmenin ardından Mueller'in ekibinden, ellerindeki elektronik kayıtların hepsini teslim etmelerini istemesi bekleniyor.
Vatan

Abd'nin Yeni Güvenlik Stratejisinin İpuçları 
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymond McMaster ve ekibinin üzerine aylardır mesai yaptığı Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde Katar-Müslüman Kardeşler çizgisine yönelik mücadelenin sertleşeceğine yönelik önemli ipuçları olması bekleniyor. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley'nin geçen hafta içinde füze parçaları önündeki şovuyla dünyadaki baş terörizm sponsoru olarak lanse ettiği İran'a karşı uluslararası koalisyon arayışı da yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi'nin bir başka ayağı olacak. Sadece bu iki gelişme üzerinden dahi zaten aylardır yüksek gerilim hattında giden Ankara-Washington ilişkilerinde ortak paydanın gittikçe daha da azalacağını kestirmek zor değil. Trump'ın Beyaz Saray'ı içinde nüfuz kavgaları içinde kâh yıldızı yükselen kâh kapının önüne konacağı söylenen Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster, her şeye rağmen Türkiye politikası söz konusu olduğunda sözü geçen bir isim. Beyaz Saray içindeki en büyük müttefiki olan yardımcısı Fiona Hill, Türkiye dosyasını bizzat yönetiyor. Bu ikilinin ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmelerde verdiği spontane sözlerden hiç haz etmediği de biliniyor. Son örnek iki lider arasında 24 Kasım'da gerçekleşen telefon görüşmesinde Trump'ın Erdoğan'ın YPG sitemi karşısında "Artık onlara silah göndermeyeceğiz" deyivermiş olması. Trump'ın bu sözlerinin sadece Pentagon'da değil Beyaz Saray'daki Ulusal Güvenlik Konseyi için bile belli ölçüde sürpriz olduğu belirtiliyor.
Hürriyet

EKONOMİ 

Dolar: 3,8668-3,8685
Euro: Euro 4,5459-4,5492
Sterlin: 5,1553-5,1588
Gram Altın: 156,0956-156,2214

Büyüme 'İş'e Yaradı 
Bu yıl eylülden geriye son 1 yılda, yani son 12 ayda, 1 milyon 233 bin kişi iş sahibi oldu. İşsizlik beklendiği kadar gerilemeyince, "Ekonomik büyüme bizde istihdam yaratmıyor" deniliyor. Söylemlerin tersine, büyüme istihdam yaratıyor. İstihdamı önemli ölçüde artırıyor. Ne var ki, nüfus artışı ve arayanların sayısındaki artış o kadar büyük ki, iş arayanların tamamına iş bulunamıyor. İşsizlik oranlarındaki artış önemli ama, daha da önemlisi istihdamdaki sayısal artış. Son bir yılda büyümenin etkisi yanında, hükümetin istihdam teşvikleri ve de Cumhurbaşkanı'nın işverenlere yaptığı istihdam çağrısının etkisinde, 1 milyon 233 bin kişinin iş sahibi olması önemlidir. Daha önceki yıllarda, 2015 yılında eylülden geriye 12 ayda 984 bin kişiye, 2016'da 408 bin kişiye istihdam imkânı yaratılmışken, 2017'de önceki yılların çok üzerinde bir istihdam artışı oldu. Eylülden geriye 12 ayda iş bulduklarında çalışmaya hazır kadın ve erkek sayısı 1 milyon 128 bin iken, iş arayanlardan fazlasına iş imkânı yaratılabildi. Son 12 ayda iş bulabilen 1 milyon 233 bin kadın ve erkeğin 829 bini, yüzde 70'e yakını ücretli ve yevmiyeli işe girdi. Basit anlatımıyla kayıt altında çalışıyor. Bu çok olumlu bir gelişme. Sanayi sektörü son 12 ayda 161 bin kadın ve erkeğe istihdam imkânı sağladı. Sanayinin ek istihdama katkısı yüzde 13 gibi düşük kaldı. Hizmetler kesiminin ek istihdamdaki payı yüzde 63 gibi çok çok yüksek. Hizmetler istihdam deposu durumunda. İstihdamdaki değişimi izlemek için son 10 yılda 2006'dan 2016'ya kadarki dönemde değişime bakmakta yarar var. Son 10 yılda 15 yaş üstü nüfus yüzde 18.9 artarken, iş bulduklarında çalışmaya hazır nüfustaki, işgücündeki artış yüzde 34.2 oldu. Çalışmaya hazır 8.3 milyon kadın ve erkeğin 7.1 milyonuna iş bulundu. İstihdam yüzde 33.2 arttı. İş arayanların tamamına iş bulunamayınca işsiz sayısı 10 yılda 1 milyon 195 bin arttı. İşsiz sayısı yüzde 43 yükseldi. Son 10 yılda sanayi 875 bin kişiye ek istihdam imkânı yarattı. Sanayide istihdam yüzde 24 gibi düşük oranda gerçekleşebildi.
Milliyet

Otomatik Bes'e 1.3 Milyonluk Yeni Katılım 
Türkiye genelinde mahalli idareler, KİT'ler ve 50-100 çalışanı olan özel sektör, 1 Ocak 2018'den itibaren otomatik olarak Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) dahil olacak. Sisteme 10-50 çalışanı olan özel sektör 1 Temmuz 2018'de, 5-10 çalışanı bulunan özel sektör de 1 Ocak 2019'dan itibaren katılım sağlayacak. Sisteme yeni girecek çalışanlardan da prime esas kazancın yüzde 3'üne karşılık gelen tutarda BES kesintisi yapılacak Çalışanlar tarafından ödenen katkı paylarına, BES ile aynı koşullara tabi olarak yüzde 25 teşvik verilecek. 2 aylık cayma süresi sonrasında sistemde devam eden çalışanlara ek olarak 1.000 lira devlet katkısı sağlanacak. Emeklilik halinde hesabındaki birikimi yıllık gelir sigortasıyla almayı tercih eden çalışana, birikiminin yüzde 5'i kadar ilave devlet katkısı ödenecek.
Vatan

İş Dünyası 2018'den Umutlu 
Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği (MÜSİ- AD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, "2018 yılında da hizmetler, sanayi, tarım ve inşaat sektörünün canlılığını sürdürmesini bekliyoruz" dedi. Kaan, bu yılın Türkiye ekonomisinde güçlü büyüme oranlarının gerçekleştiği bir dönem olduğunu belirterek, çift haneli bu büyüme oranının gelecek döneme yönelik motive edici bir gelişme olarak önem arz ettiğini vurguladı. Kaan sözlerine şöyle devam etti: "Ek tedbir ve teşviklerle 3'üncü çeyrekte 4 ana faaliyet kolunda da genişleme gözlendi. KGF ile ekonomiye enjekte edilen ek kaynakların, vergi indirimlerinin ve ihracattaki canlanmanın büyümeyi harekete geçirdi. 2018 yılında da hizmetler, sanayi, tarım ve inşaat sektörünün canlılığını sürdürmesini bekliyoruz. İmalat sanayisinde gerçekleşen yüzde 15.2'lik artışla yüzde 14.8 genişleyen sanayi sektörü önümüzdeki dönem için umut veriyor. 2018 de önde gelen ekonomiler arasından pozitif olarak ayrıştığımız bir yıl olacaktır."
Vatan

'Kamyon Tekeri Gibi Duruyor' 
Hürriyet'in , 6 Aralık'ta düzenlediği Türkiye Finans Forumu'nun, Sermaye Piyasaları Oturumu'nda konuşulanlar ve katılımcıların sermaye piyasalarının gelişimine yönelik verdikleri bilgiler önemliydi; özellikle de Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) tarafı. Önemliydi, çünkü 1 Ocak 2018'den itibaren emeklilik şirketlerinde, bugün için biriken 75 milyar liralık fonun yönetiminde önemli değişiklik olacak. Büyük tartışmalara neden olan; emeklilik şirketlerindeki fonların yüzde 40'ından fazlasını aynı portföy yönetim şirketi tarafından yönetilemeyeceğine yönelik uygulama, yeni yılla birlikte başlıyor. Emeklilik şirketleri artık, bir şirket yerine en az 4 portföy yönetim şirketi ile çalışacak. Bu da 75 milyar liralık fonun el değiştireceği anlamına geliyor. Nitekim, panelde, bu konu gündeme geldi ve portföy yönetim şirketleri uygulamanın, yaratacağı sıkıntıya dikkat çekti. Yeni uygulama, rekabet ortamını artırır gibi görünse de fon yönetiminin, performansa dayalı olduğu söylenerek, yatırım yapabilecek ve performans gösterecek portföy şirketlerinin sayısının az olduğu belirtildi. Daha da önemlisi emeklilik sektöründe 75 milyar TL olan varlığın, yüzde 60'ının bir gecede hem yönetiminin hem karar alma sürecinin değişeceği; bunun da yatırım kararlarını etkileyeceği söylendi.
Hürriyet

Faizsiz Sigortacılıkta Yeni Dönem Başlıyor 
ORTAK risk paylaşımıyla dayanışmayı esas alan "katılım sigortacılığı"nda yeni dönem 20 Aralık'ta başlayacak. Buna göre, katılım sigortacılığı faaliyetinde bulunacak şirketler, katılımcıların birikimlerini faiz içermeyen finansal araçlarda değerlendirecek. Sigorta şirketi, vekalet, mudarebe (emek-sermaye ortaklığı çerçevesinde kâr paylaşımı esası) ile bu ikisinin karmasından oluşan hibrit modelde veya danışma komitesinin onaylayacağı başka bir modelde faaliyette bulunabilecek. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de katılım sigortacılığının finansal kapsayıcılık açısından Türkiye'de önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, katılım sigortacılığının önümüzdeki dönemde pazar payının artmasını beklediklerini ifade etmişti. Şimşek, 2023 için katılım sigortacılığının payını yüzde 10 olarak hedeflediklerini, 2023 yılında 300 milyar liralık prim ve fon büyüklüğünün yaklaşık 30 milyar liralık kısmının katılım sigortacılığı ve emekliliği ürünlerinden oluşacağını tahmin ettiklerini bildirmişti.
Hürriyet

POLİTİKA
 Kudüs'te Yanlış Hesap Yapanlar Pişman Olacak 
Ak Parti Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım, ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıması kararına ilişkin, "Tek taraflı keyfi kararlar almak hiç kimsenin hakkı değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında İslam İşbirliği Teşkilatı, İstanbul'da olağanüstü toplandı ve tarihi kararlar aldı. Bu zirvede, İslam dünyası, Kudüs'e Filistin'e sahip çıktı. Bu bölgede, Kudüs'te yanlış hesap yapanlar sonunda pişman olacaktır" dedi Yıldırım dün partisinin Çankırı ve Kırıkkale il kongrelerine katıldı. Başbakan'ın mesajlarından satırbaşları şöyle: ABD Başkanı, Müslümanların ilk kıblesi Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak ilan etti. Bu keyfi bir karar. Bu haksız, bu hukuksuz kararı asla tanımayacağımızı ve bu kararın yok hükmünde olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımız bütün dünyaya ilan etti. Tek taraflı keyfi kararlar almak hiç kimsenin hakkı değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında İslam İşbirliği Teşkilatı, İstanbul'da olağanüstü toplandı ve tarihi kararlar aldı. Bu zirvede, İslam dünyası, Kudüs'e Filistin'e sahip çıktı. Filistinliler sahipsiz değildir. Bütün devletler, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletini tanımaya çağırdı. Bu kararın arkasında sonuna kadar Türkiye olarak duracağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu bölgede, Kudüs'te yanlış hesap yapanlar sonunda pişman olacaktır. Ak Parti olarak, Türkiye'nin umudunu, itibarını, ekmeğini, aşını büyütmek için yola çıkmış bir kutlu hareketin temsilcileriyiz. Son 15 yılda ülkenin birliğine, dirliğine, istikrarına yönelik birçok saldırıyla karşı karşıya kaldık. Kardeşliğe, adalet, demokrasi ve özgürlüklere kast eden nice hain girişimler oldu. Millet iradesinin temsilcileri olarak bu ihanet şebekeleriyle mücadele ede ede bugünlere geldik. Millet iradesine sahip çıktık. İhanet odaklarıyla cesaretle, kararlılıkla mücadele ettik. Türkiye'ye tuzak kuranların kurdukları tuzakları başlarına geçirdik. Allah'a inandık, millete güvendik, milletin emanetini hiçbir zaman yere düşürmedik. Tehditlere, 17-25 Aralık operasyonuna ve hatta 15 Temmuz alçak darbe girişimine dahi geçit vermedik. Ülkemiz yeni hükümet sistemiyle, 2017'de yapılan referandumla tanışmış oldu. 'AK Parti'ye muhalefet ederim' diye yalana, dolana, iftiraya sarılanlara bu ülke geçit vermedi. 'Anayasa değişikliği olursa kaos olur, geri düşeriz, ekonomik kriz yaşarız' diyenler, o karanlık senaryolarıyla baş başa kaldılar. 'Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilirse, Türkiye yalnızlaşır, dünyadan tecrit olur' diyenler yanıldıklarını gördüler."
Milliyet

Ak Parti'den De Rıdvan'a Tepki Var 
Ünlü futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen'in Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan için yaptığı "Parkasız Deniz Gezmiş" benzetmesine MHP lideri Devlet Bahçeli'den sonra AK Partili Selçuk Özdağ da sert tepki gösterdi. Manisa Milletvekili Özdağ, Deniz Gezmiş ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kıyaslanmasının kabul edilemez bir hata olduğunu vurguladı ve şöyle dedi: Deniz Gezmiş bir terörist idi ve bir banka soymuşlardı ve çeşitli yerleri bombalamışlardı. Kendisi ODTÜ öğrencisi olmadığı halde, ODTÜ'ye gelerek başka öğrencilerin okuma haklarını da ellerinden alarak hürriyetlerini engellemişti. Dilmen'e göre, Recep Tayyip Erdoğan da, Deniz Gezmiş de emperyalizme karşıymış. Evet, Recep Tayyip Erdoğan, her türlü emperyalizme karşı. Amerikan emperyalizmine de karşı, Çin emperyalizmine de karşı, Rusya emperyalizmine de karşı. Ama Deniz Gezmiş sadece ve sadece Amerikan emperyalizmine karşıydı. Rusya ve Çin'e de hoş geldin diyordu. O nedenle Rıdvan Dilmen boyundan büyük işlere kalkışmasın. Sporla ilgili, futbolla ilgili konuşsun.
Vatan

SPOR 
Fener Unvanı Bitirdi! 
Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nde haftanın en önemli karşılaşmasında Fenerbahçe Doğuş, Bursa deplasmanında TOFAŞ'ı 88-71 yenmeyi başardı, 11. haftada 9. galibiyetine ulaşırken, rakibine de ilk yenilgisini tattırdı. Rakip uzunların devreye girmemesi için yaptığı yardım savunmasında çok etkili olan Fenerbahçe, ilk yarıda rakibinin çok düşük üç sayı isabetiyle oynaması sonucu bu planına sadık kaldı. İlk çeyrekte ev sahibi 6'da 0, konuk takım ise 9'da 1 üç sayı isabetiyle oynayınca, 10 dakikalık bölüm 13-10 Fenerbahçe üstünlüğüyle tamamlandı. İlk çeyrekte 6 top kaybı yapan TOFAŞ, aynı hataya devam edince, Fenerbahçe Datome'nin sayılarıyla öne fırladı. İtalyan oyuncu 2. periyota 12 sayı sığdırırken, fark da 9 sayıya çıktı. Vesely'nin erken 3 faule ulaşsa da, boyalı alanı iyi savunmayı sürdüren Fenerbahçe, soyunma odasına da 40-32 galip girmeyi başardı. 2. yarıya Melih'in üçlüğüyle başlayan ve Guduric ile farkı çift hanelere çıkaran (36-49) Fenerbahçe karşısında TOFAŞ, 3 sayı çizgisinin gerisindeki suskunluğunu bozdu. Mejia- Kadji ikilisiyle 4 üçlük atıp, 13-0 seri bulan, Crocker'ın üçlüğüyle de 52-51 öne geçmeyi başaran Bursa ekibi, Vesely'nin yeniden oyuna girmesiyle savunmayı toparlayan ve yardımlarda hata yapmayan Fenerbahçe'ye karşı art arda 2 top kaybı yaptı, bu çeyrekte 9'da 5 üç sayı isabetiyle oynasa da, son periyota 59-52 geride girmekten kurtulamadı. Guduric-Melih-Datome üçlüsüyle, adeta kısaların oyununa dönen maçta, yeniden çift hanelere çıkaran Fenerbahçe Doğuş, rakibin telaşla yaptığı top kayıplarını da hızlı hücum basketlerine dönüştürdü, farkı 19 sayıya yükseltti. Yiğit'in üçlükleriyle ayakta kalmaya çalışsa da, rakibin hızına yetişemeyen Bursa ekibi, sahasında ligdeki ilk yenilgisini alarak mücadeleyi bitirdi.
Milliyet

Her Yol Gıulıano'ya 
Fenerbahçe'de lig ve kupada yakalanan galibiyet serilerinin arkasında taktiksel sistemdeki başarı ön plana çıkıyor. Aykut Kocaman'ın sıkıntılı sürecin ardından hayata geçirdiği bazı planların işlemesinde ise özel bir ismin adı dikkat çekiyor. Sezon başında büyük beklentilerle Zenit'ten transfer edilen Giuliano, bilhassa son 5 haftalık süreçte adından fazlasıyla söz ettiriyor. Kocaman'ın hazırlık döneminden beri kurguladığı 4-2-3-1, 4-6- 0 ve 4-3-2-1 sistemlerinde Brezilyalı yıldızın ağırlığı ve önemi göze çarpıyor. Özellikle ligde arka arkaya gelen son 4 galibiyetle beraber de bu durum iyice göz önüne çıktı. Giuliano'nun son 5 lig maçında 5 gol 1 asist yapıp, en skorer isim olması en önemli örnek oldu. Ancak 28 yaşındaki futbolcunun başarısı, taktiksel sistemlerdeki gücü oldu. 4-2-3-1 sistemiyle çıkılan Antalyaspor ve Bursaspor deplasmanlarında forvet arkasına geçip, galibiyet gollerini kaydeden Brezilyalı, 4-6-0'ın kullanıldığı Kasımpaşa mücadelesinde gizli forvet olup, 2 gol ve 1 asistle fark yarattı. Sezonunun genelinde de ilk 11'e Valbuena'nın girmesi durumunda 4-3-2- 1'e dönen takımda Giuliano yine kritik bir role geliyor. Valbuena ile beraber forvet arkasında merkezi alan tecrübeli oyuncu, 3-1 kazanılan Yeni Malatyaspor maçında da bu rolde 1 gol attı. Öyle ki sezon başındaki Beşiktaş derbisinde Giuliano'nun sağ açıkta görev alıp, 2-1'lik galibiyete verdiği katkı ise bir diğer önemli örnek konumunda.
Milliyet

Yurt İçi Uçuşları Başlamıştır 
Sadece goller açısından değil, oynanan oyun açısından da, Beşiktaş klasikleşmiş Vodafone Park baskısını, Osmanlıspor'un üzerinde çok erken hissettirdi. İlk gol, Babel'in kafasından 32. dakikada gelmiş olsa bile, Beşiktaş bu baskıyı daha ilk dakikalarda kurmuştu. Şenol Güneş'in sahadaki sistemi karşısında, konuk ekip de pek fazla şansı olmadığını anlamıştı. Bu sistem, Lawal'ın erken dakikalarda sarı kart görmesine neden oldu. Orta sahadaki en önemli isimlerinden biri sarı kart görünce, Osmanlıspor'un bu bölgedeki direnci daha da düştü. Maçın ilk net pozisyonuna, 18'de Atiba'nın kafa vuruşuyla giren Beşiktaş, 43. dakikada Babel ile skoru 2-0'a getirdi. Quaresma da gol bulabileceği bir an yakaladı ama Karcemarskas 36. dakikada çok başarılıydı. Osmanlıspor'da ise, Özer'in 34. dakikadaki kafa vuruşu, konuk ekibe, maçı 1-1'e getirme şansı doğurdu ama Fabri ne yapılması gerekiyorsa onu yaparak tehlikeyi uzaklaştırdı. İkinci yarıya da hızlı başlayan Beşiktaş, yine Babel ile gol buldu. 52'de hat-trick yapan Hollandalı ayakta alkışlandı fakat bu pozisyonu hazırlayan Tosic daha fazla alkış alan isim oldu. 66'da ise Negredo, bomboş pozisyonda topu kafasıyla, adeta Karcemarskas'a teslim etti. Fakat bir kez daha sahneye çıkan Matador, bu kez durumu 4-0 yapabildi. 78'de Talisca'nın vuruşu direkten dönse de, farkı 87'de Cenk Tosun uzaktan çektiği şutla 5-0'a çıkardı. 90+2'de Serdar maçın sonucunu belirledi: 5-1
Milliyet

Herkese İhtiyaç Var 
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Osmanlıspor karşısında üstün bir futbol oynadıklarını belirtti. Bütün oyuncuların iyi niyetle mücadele ettiklerinin altını çizen Güneş, "Son bölümler hariç oyunun hakimi bizdik. Son dakikalarda kopmalar oldu ve attığımız korner sonrası gol yememiz bunun en büyük işaretiydi. Rakip iyi oyuncuları olan bir takım. Fizik gücümüz, baskılı oyunumuz, pas yüzdemiz ve hızlı oyunumuz rakibin işini zorlaştırdı" dedi. Maçın yıldızı Ryan Bebel'in performansı için, "Tüm maçlarda takıma katkı yapmaya çalışıyor. Attığı goller için kendisini tebrik ediyorum. Umarım devam eder" yorumunu yapan Şenol Güneş, siyah-beyazlı taraftarların verdiği desteğin tüm oyunculara çok olumlu yansıdığını vurguladı. Sahada her şeyi güzel yapmaya çalıştıklarını da dile getiren Şenol Güneş, "Biz bir takımız ve bu takım içinde iyi oyuncularımız var. Bunları başarılı ya da başarısız diye ayırmak olmak. Zaman zaman bocalayan oyuncular olabiliyor. Bunları normal karşılıyoruz. Bugün oynamayan Tolgay, Oğuzhan da çok iyi oyuncular. Takımın yükünü taşıyan isimler. Lens de oyuna girdikten sonra elinden geleni yaptı. Negredo çok gayretliydi. Daha fazla gol atabilirdi. Takımın başarısı için herkese ihtiyaç var. Böyle olmasa 11 kişi transfer edip, başkasını oynatmazsınız. Herkesin sırası gelecek ve herkes takıma katkı için elinden geleni yapacak" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme