21 Aralık 2017 Perşembe

21.12.2017 Genel Gündem



21.12.2017

GÜNDEM

Haddini Bil! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'e Medine savunması kahramanı Fahreddin (Türkkan) Paşa'yı "hırsız" olarak nitelendiren Twitter mesajını paylaşmasından dolayı sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Şimdi bakıyorsunuz maalesef oraya (Medine) yakın topraklarda bulunanlar bize utanmadan, sıkılmadan bühtanda bulunuyorlar. Önce haddini bil. Sen demek ki bu milleti tanımamışsın, sen Erdoğan'ı da tanımamışsın, Erdoğan'ın ceddini ise hiç tanımamışsın" dedi. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen, "42. Muhtarlar Toplantısı"nda konuştu. Erdoğan, Kudüs'ün tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de hem Müslümanların kendi aralarındaki hem de dünyadaki vicdanlar için adeta bir ölçü vazifesi gördüğüne işaret ederek, "Dün Kudüs'ü işgal etmek için İstanbul'dan Anadolu'ya 600 bin kişiyle geçen haçlı ordularını Toroslar'a kadar 60 bin kişiye indiren bir millet, biz de bu vicdan terazisinde şu anda tartılıyoruz. Ecdadımız bin yıl boyunca kanı ve canı pahasına Kudüs'ü ve tüm İslam coğrafyasını korumuştu. Birinci Dünya Savaşı bu büyük imtihanla bir kez daha yüzleşmemizin, Kurtuluş Savaşımız ise diriliş ruhuyla önümüzde yeni bir dönem açışımızın adıdır" diye konuştu.
Milliyet


Abd Korsanlığı Buruşturulup Atılacak 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda görüşülecek Kudüs tasarısına ilişkin, "ABD'nin hayasız kararının reddedileceği güçlü bir ihtimaldir" dedi. Bahçeli, dün yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti: Türkiye, doğru stratejiyle, isabetli politik hamlelerle, her türlü diplomatik imkanı kullanarak Kudüs meselesini uluslararası toplumun gündeminde sıcak tutmayı başarmıştır. Ülkemizin öncülüğünde, Mısır'ın girişimiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne getirilen ABD'nin Kudüs kararı 18 Aralık 2017 tarihinde görüşülmüştür. Konsey'in daimi ve geçici olmak üzere toplam 15 üyesinden 14'ü lehte oy kullanmasına rağmen, ABD'nin vetosuyla Kudüs kararının hukuken geçersiz sayılmasını temel alan tasarı reddedilmiştir. ABD, yanlışında gene ısrar etmiş, ibretlik yalnızlığa gömülmüş, kriz ve kaosa bağımlılığını bir kez daha alenileştirmiştir. Ancak, Güvenlik Konseyi'nin 14 üyesinin; ABD'nin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyıp ilan eden lekeli kararını haksız ve hukuksuz görmesi tarihi değerdedir. ABD, Güvenlik Konseyi'nde veto kartını kullanarak insanlık değerlerinden vize alamadığını, inançlara saygı ve demokratik hoşgörüden acınası mahrumiyetini çok açık gözler önüne sermiştir. Bu kapsamda MHP, ABD'nin tek yanlı, tek taraflı, mesnetsiz ve çarpık vetosunu kınamaktadır. Şüphesiz henüz tüm yollar kapanmış değildir. Yarın Kudüs konusu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 'Acil Özel Oturumu'nda görüşülecek ve oylanacaktır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısında ABD'nin hayasız ve hukuksuz Kudüs kararının ezici bir çoğunlukla reddedileceği güçlü bir ihtimaldir. Nitekim uluslararası toplum tarihi bir sınavdadır. Yarın, 'Barış İçin Birlik' formatında oylanacak tasarı, BM Güvenlik Konseyi'nin 1980 tarihli 478 sayılı kararını hiçe sayan ABD korsanlığını, inanıyorum ki, buruşturup atacaktır. Her ne kadar, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndan çıkacak kararın hukuken bir bağlayıcılığı yoksa da, ahlaken, vicdanen, siyaseten ve fiilen ABD-İsrail ortak zulmüne ağır bir darbe vuracağı kesindir. İslam'ın izi Kudüs'ten silinemeyecektir. Harem-i Şerif'in manevi ışığı söndürülemeyecek, söndürmeye çalışanlar sadece 1,5 milyarlık İslam ale mini değil, insanlık vicdanını, tarihin haşmetini karşılarında bulacaklardır.
Milliyet

'İnsanlık Ayıbına Karşı Yardım Eli Uzatılsın' 
Başbakan Binali Yıldırım, Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların yaşadığı Cox's Bazar'ı ziyaret etti. Balukhali kampında konuşan Başbakan Yıldırım, bölgede yaklaşık 700 bin Müslümanın bulunduğunu, Türk Kızılayı, AFAD ve Türkiye Diyanet Vakfının kampta yaşayanlara çeşitli yardımlarda bulunduğunu anlattı. Sağlık hizmetleri için sahra hastanesinin kurulacağını ifade eden Yıldırım, Bangladeş hükümetine, yakın işbirliği ve desteğinden dolayı teşekkür etti. Yıldırım, ağır şartlarda yaşam mücadelesi veren Arakanlı Müslümanlar için sığınmacı kampı kurmayı hedeflediklerini, Bangladeş hükümetinden yer talebinde bulunduklarını belirtti. Myanmar ile Bangladeş arasında 24 Kasım'da bir anlaşma imzalandığını hatırlatan Yıldırım, Arakanlı Müslümanların tekrar ülkelerine dönmeleri temennisinde bulundu. Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: Türkiye olarak, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bütün dünya ülkelerinin dikkatini buraya çekiyoruz. Burada yaşanan insanlık dramını bütün dünyaya anlatmaya çalışıyoruz. Yardıma ihtiyacı olan, muhtaç olan insanlara Türkiye dünyanın neresinde olursa olsun el uzatmaya, onların dertleriyle dertlenmeye, sorunlarını bütün uluslararası kamuoyuna duyurmaya devam edecektir. Burası insanlığın artık yok olduğu bir yer. Dolayısıyla insanlık bugün harekete geçmeyecekse ne zaman harekete geçecek?
Vatan

DÜNYA 
Bm Oylamasına Abd Tehdidi! 
Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan ABD Başkanı Donald Trump'ı bu kararından döndürmeyi amaçlayan ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) ABD vetosuna takılan karar tasarısı, bugün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda oylanacak. BM Genel Kurulu Başkanı Miroslav Lajcak'ın sözcüsü Brendan Varma, tasarının İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) dönem başkanı Türkiye ile BM'deki Arap devletleri adına Yemen'in talebiyle gündeme alındığını açıkladı. 193 üyeli genel kurulun oyuna sunulacak tasarının, BMGK'da ABD'nin vetosuna takılan tasarıyla büyük oranda aynı içeriğe sahip olacağı belirtiliyor. Oylama öncesinde ABD'nin tutumu ise büyük şaşkınlık yarattı. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley'in, Genel Kurul'da yapılacak Kudüs oylaması öncesi diğer BM üyesi ülkelerin diplomatlarına e-posta göndererek ABD'nin kararına karşı oy kullanmamaları konusunda üstü kapalı tehdit ettiği ortaya çıktı. 'Foreign Policy'nin ele geçirildiği e-postada, Haley'in diğer BM üyelerine uyarıda bulunduğu belirtildi. Haley'in, "Oyunuzu vermeyi düşünürken Başkan'ın ve ABD'nin bu oyu kişisel bir mesele olarak algıladığını bilmenizi istiyorum" notunu düştüğü dikkati çekti. Habere göre Haley, e-postada, "Başkan oylamayı yakından takip edecek ve benden, bize karşı oy kullanan ülkelerin raporunu istedi. Bu konuda bütün oyları not edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Haley daha sonra Twitter'dan yaptığı paylaşımda da 193 üyeli genel kurulda yapılacak oylama sırasında "ABD isimleri alacak" ifadesiyle haberi doğrulamış oldu. Haley ayrıca, "Kendi elçiliğimizi taşıma kararı alırken, yardım ettiklerimizin bizi hedef almasını beklemiyoruz" dedi.
Milliyet

Olaylar Sonrası Siyasi Deprem 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) muhalefet cephesindeki Goran (Değişim) Hareketi ve İslami Toplum Partisi (Komel), günlerdir devam eden gösteriler sonrası hükümetten çekildiklerini duyurdu. IKBY'de yer alan Süleymaniye kentinde devam eden gösterileri görüşmek üzere bir araya gelen Goran Hareketi ve Komel politbüro üyeleri, toplantı sonrası IKBY'nin 8'inci hükümetinden çekilme kararı aldı. Goran ve Komel'in resmi internet sitelerinden yapılan açıklamada, "Bölgenin durumunun değerlendirilmesi için birkaç gündür devam eden toplantı sonrası Komel ve Goran aldıkları ortak karar doğrultusunda hükümetten çekildi" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, koalisyondan çekilmenin yanı sıra Goran'ın, IKBY Meclis Başkanlığını da bırakacağı belirtildi. IKBY'nin 8'inci hükümetinin kabinesinde Goran, "Peşmerge, Maliye, Ticaret, Din İşleri, Yatırım" bakanlıklarına, Komel de "Çevre ve Ziraat" bakanlığına sahipti. Goran'ın IKBY meclisinde 24, Komel'in ise 6 milletvekili bulunuyor. Eski IKBY Başkanı Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile siyasi çekişme içerisinde olan Goranlı bakanlar, Ekim 2015'te Başbakan Neçirvan Barzani tarafından görevden azledilmelerine rağmen resmi bir şekilde istifa etmemişti. Uzun süredir çalışanların maaşlarının ödenmemesi, kötü yönetim, yolsuzluk ve giderek artan işsizlik; sorunların çözümünün ertelenmesi, bölge halkını sokağa dökmüş, Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin denetimindeki Süleymaniye ve çevresinde binlerce kişinin katıldığı gösteriler başlamıştı. Protesto gösterileri kontrolden çıkarken, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle yer yer çatışmalar da yaşanmış, bazı parti merkezleri ateşe verilmişti. Çıkan olaylarda, şu ana kadar 5 kişi öldü, 93 kişi yaralandı.
Milliyet

Trump'ın Hayali Gerçek Oldu 
ABD'de Cumhuriyetçilerin şirketlere, küçük işletmelere ve bireylere vergi indirimi getiren yasa tasarısı Kongre'nin alt kanadı Temsilciler Meclisi'nden sonra Senato'da da onaylandı. Tasarının yasal hale gelmesiyle, ABD'de 30 yıldan sonra ilk kez vergi kanunlarında kapsamlı bir değişiklik yapılmış olacak. Vergi indirimi reformu, ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelişinden yaklaşık 1 yıl sonra yasama alanındaki ilk zaferi olarak kayıtlara geçmiş oldu. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin hazırladığı vergi yasa tasarısının bütçe açığını şişireceği, zengin ile yoksul arasındaki gelir uçurumunu artırıp yalnızca zenginlerin faydalanacağı bir sistemin getirileceğini öne sürüyordu. Cumhuriyetçiler ise vergi indiriminin ekonomik büyümeye destek olacağını söylüyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan oylamanın ardından yaptığı açıklamada, "Bugün, bu ülkenin insanlarına paralarını geri veriyoruz. Nihayetinde bu onların paraları" dedi. Ryan'a göre yasayla birlikte yıllık 73 bin dolar kazanan 4 kişilik orta gelirli bir aile gelecek yıl 2 bin 59 dolar vergi tasarrufu yapmış olacak. Başkan Trump'ın 'ülkeye Noel hediyesi' olarak tanımladığı, Demokrat Kongre üyesi Barbara Lee'nin ise 'düşük ve orta gelirli ailelerin yüzüne bir şaplak' diye nitelendirdiği yasa tasarısı, 2018'den itibaren kurumlar vergisini yüzde 35'ten yüzde 21'e indiriyor. Yasayla birlikte bireysel gelir vergisi oranları da farklı gelir gruplarına göre değişecek. Kongre Vergilendirme Ortak Komisyonu'na göre yasa, 10 yıl içinde ABD'nin 20 trilyon dolar olan ulusal borcunu yaklaşık 1.5 trilyon dolar artıracak. Ancak ekonomik büyüme hesaba katılınca bu rakamın 1 trilyon dolara düşeceği öngörülüyor.
Vatan

Riyad'a İlk Kadın Elci Belcika'dan 
SON dönemde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın cinsiyet eşitliği için hayata geçirdiği reformlarla adından söz ettiren Suudi Arabistan, ilk kez bir kadın büyükelçiye ev sahipliği yapacak. Belçika hükümeti, halen Birleşik Arap Emirlikleri büyükelçisi olan Dominique Mineur'ü Riyad'a atadı. Belçika basınında yer alan haberlere göre Mineur, görevine gelecek yaz başlayacak. Belçika'nın yakın zamanda İran'a da kadın büyükelçi ataması bekleniyor. Resmi açıklama henüz yapılmış değil, ancak Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynders, hafta başında yaptığı konuşmada, Tahran ve Riyad gibi yerlere kadın temsilci atama kararının açık olması gerektiğini söyledi. Reynders, "Atamalar sadece bu ülkelerde kadın haklarıyla ilgili umudun kanıtı değil, aynı zamanda uluslararası sahnede önemi hızla artan mevkilere en yetenekli insanlarımızı yollamamızdır" dedi. Dünya Ekonomik Forumu'nun kadınların ekonomik ve siyasi hayata katılımı, sağlık ve eğitim durumunu incelediği 2017 Küresel Cinsiyet Uçurumu raporunda Suudi Arabistan 144 ülke arasında 138'inci sırada yer almıştı.
Vatan 
 
EKONOMİ 
Dolar: 3,8234-3,8267
Euro: 4,5451-4,5481
Sterlin: 5,1099-5,1124
Gram Altın: 155,8353-155,9844

İthal Ete Son 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "Et ithaline ben karşıyım. Bu et ithalini bıraktıracağız. Bunu küçük üreticilerle ve TİGEM'le yapacağız. İthalat bitecek, küçük desteklemeler olacak, TİGEM 500 bin tane buzağı besleyecek. Yani hayvancılıkta ithalatı başta ben olmak üzere hiçbirimiz istemiyoruz. Bu çalışmaların sonunda inanıyoruz ki hayvan ithal eden değil, ihraç eden bir ülke olacağız. Örnekleri var; Brezilya, Fransa var. Fransa'daki bir adamdan daha mı geriyim, benim üreticim daha mı geri? Biz ihracat yapacağız. Amacımız yerli ve yeterli üretimdir" dedi. TBMM Genel Kurulu'nda bakanlığının 2018 bütçesini anlatan Fakıbaba, Sırbistan'dan et alınmadığını belirterek, "Biz, süs olsun diye et almıyoruz, halkımız için alıyoruz. Sırbistan'ın hayvanı ayrı, Şırnak'ın havyanı farklı mıdır? Amacımız insanlara, kesesine uygun et yedirmektir. 2017'de yan kuruluşlarımızla beraber 3 bin 500 ziraat mühendisi kurumumuza kazandırdık, 2018'de de aynı şeyi düşünüyoruz" dedi. "Singapur'dan hayvan ithalatına" ilişkin olarak Fakıbaba, "İlk defa duyuyorum. Bosna Hersek'ten doğrudur, Bulgaristan çok bastırıyor doğrudur" ifadesini kullanırken, özetle şunları kaydetti. Küçük aile işletmeleri teşvik edilecek, görmediğiniz oranda teşvik edilecek, işi bilen insanları destekleyeceğiz. Damızlık, düve, manda, koç ve teke üretim merkezlerini güçlendireceğiz. Küçükbaşa verdiğimiz desteği devam ettireceğiz. Mera ıslahına ağırlık vereceğiz. 2018'de 2 milyon dekar alanda mera ıslahı yapacağız. Hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edeceğiz ve buzağı kayıplarını azaltacağız. Brucellosis, LSD ve çiçek aşılarına ilaveten E-Coli aşısını ve aşılama programını ekliyoruz ve hepsini ücretsiz yapacağız. TİGEM'in damızlık hayvan kapasitesini artıracağız. AR-GE'ye de büyük önem vereceğiz. Anadolu T yerli hattımızı ürettik, tavukçulukta bu bir devrimdir, inşallah bunu gündeme getireceğiz.
Milliyet

İlk Türk Blockchain Konsorsiyumu Geliyor 
Bitcoin'in icadı ile aynı anda hayatımıza Blockchain isimli yeni bir teknoloji girdi. Blockchain, en kısa tabir ile şifrelenmiş yapıya sahip dağınık bir veri tabanı demek. Yani Blockchain üzerinden bir işlem yapıldığında yüzlerce farklı bilgisayarda o işlemin yapıldığı doğrulanıyor ve merkezi bir yapıya olan ihtiyaç ortadan kalkıyor. Sistemde sadece Bitcoin işlemleri yapılmıyor bankacılık, sigortacılık, perakende hatta sağlık sistemlerine ait her türlü işlem gerçekleştirilebiliyor. Ortaya çıkan veriler farklı kayıt merkezlerinde doğrulanıyor. Dünyada Blockchain sistemine en hızlı adapte olması gereken sektör şüphesiz bankacılık. Çok sayıda teknoloji devi şimdiden kendi sektörlerindeki işlemleri bu sistem üzerinden yapmak için Hyperledger, Ethereum, Corda ve Ripple gibi sistemler üzerinden konsorsiyum oluşturuyor. Bunların en önemli örneklerinden biri uluslararası para transferinde kullanılan ve Swift'e alternatif olan Ripple. Şu anda dünyada 100 banka bu konsorsiyuma katılmış durumda ve Türkiye'den katılan tek banka Akbank. Bu teknolojiyle Türkiye'deki A kişisinden Japonya'daki B kişisine 2 milyon dolar para transferi şu anda 8 saniyede sorunsuz şekilde yapılabiliyor. Swift sisteminde bu işlemler 2-3 gün sürebildiği gibi bir de çok sayıda işlem maliyeti ortaya çıkıyor. Akbank şimdi de Türkiye'de ilk Blockchain konsorsiyumunun kurulmasına öncülük ediyor. Blockchain teknolojisinin varlık transferinin bir aracıya ihtiyaç duymadan gerçekleşmesine imkan tanıdığını söyleyen Akbank Direkt Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tolga Ulutaş, "Blockchain ile bir bilgi çok sayıda merkezde kayıt altına alınıyor. Bir ihracatçı, ihracat yapmaya kalktığında onlarca farklı kuruma yüzlerce farkı belge sunup onay almak zorunda. Biz de Türkiye'de ticaretin finansmanını kolaylaştıracak işlemleri azaltıp maliyetleri düşürecek Blockchain tabanlı bir konsorsiyum üzerinde çalışıyoruz. Bankalarla ve diğer 3'üncü şahıslarla görüşmelerimiz sürüyor. Zincirleme bir modelle inşa edilen, takip edilebilen ama kırılamayan Blockchain'de müşterilerimize birçok farklı alanda yenilikçi dijital sunmaya devam edeceğiz. Bu teknolojinin finans sektöründe para transferi dahil birçok alanda yeni bir dönem açacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
Milliyet

40 Uygulamanın 32'si Sahte Çıktı 
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan, Türkiye Bilişim Derneği'nin (TBD) düzenlenlediği 34'üncü Ulusal Bilişim Kurultayı'nda- Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi'nin (USOM) ülkedeki siber güvenlik ekosisteminin gelişimi için önemli işlevleri yerine getirmeye devam ettiğini anlattı. USOM'da birçok siber tehdit tespit ettiklerini ve önlediklerini anlatan Sayan, sözlerine şöyle devam etti: "Yürüttüğümüz çalışma çerçevesinde e-devlet, HGS, SGK, e-okul gibi popüler isimlere sahip 40 civarında uygulamanın analizi neticesinde 32 uygulamanın sahte olduğu ve bu sahte mobil uygulamaların bir kısmının zararlı aktivite içerdiği tespit edildi. Uygulamalar, kullanıcının konum bilgisine, hoparlör ve mikrofonuna, adres defterine erişme gibi izinleri vermesi halinde, sahte uygulama sahibi saldırganlar, kişisel verilere kolayca erişebiliyor." Sayan, bu konuda vatandaşları bilinen mecralardan uygulama indirmeleri, indirilme sayısına, kullanıcı yorumlarına, yayıncısının ve iletişim bilgilerinin kurumsal olup olmadığına, uygulama kurulumu sırasında istediği izinlerin gerekli olup olmadığına bakmaları konusunda uyardı.
Vatan

3 Proje Riskte 
Dünya Bankası Grubu, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2019 senesinden itibaren petrol ve doğalgaz sahası aramalarına yönelik sağladığı teşvik ve finansmanı durdurma kararı aldı. Grubun elindeki toplam büyüklüğü 280 milyar dolar civarında olan fonun yüzde 2'si petrol ve doğalgaz aramaları için ayrılmış durumda. Dünya Bankası'nın açıkladığı bu kararın sektör üzerindeki etkisi nasıl olacak? Bunu uzmanlara sorduk. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Dünya Bankası'nın desteklediği üç önemli petrol ve doğalgaz projesinin bu karardan olumsuz etkilenebileceğini belirterek, projeleri şöyle sıraladı: Irak'ta petrol ve doğalgaz yataklarında üretimin artırılması, Ukrayna'nın kaynak çeşitliliği çalışmaları ve Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı (TAP) projesi. Birol, söz konusu projelerle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu projelerden biri, Irak'taki petrol ve gaz yataklarında üretimin artırılması. Irak'ın yoksulluktan kurtarılması için petrol ve doğalgaz gelirlerinin artırılması gerekiyor. İkinci proje ise TAP. Arz güvenliği açısından çok ciddi ve önemli bir proje. Bir diğer proje ise Ukrayna. Ukrayna şu anda enerjinin çok büyük bir kısmını tek bir ülkeden alıyor ve kaynak çeşitliliği yapmaya çalışıyor. Bu da engellenmiş olacak. Yani Dünya Bankası bu politikayla Irak'taki projenin ülkeye ekonomik katkısını engellemiş olacak. TAP projesi için de bence önemli bir negatif sinyal veriliyor."
Hürriyet

'Asgari' Gerilim 
2018 yılında uygulanacak asgari ücret için pazarlıklar sürerken, işverenlerden enflasyon çıkışı geldi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu işveren heyeti sözcüsü Akansel Koç, "Bütün hesaplamalar enflasyona göre yapılıyor. 2018'in enflasyon hedefi yüzde 7. Bu hesaba göre bakıyoruz, gelecek yıl 100 TL'lik asgari ücret desteği verilmeyeceği için şu anda bile asgari ücrete 100 TL yük geldi. Yani işverenlerin maliyet artışı şimdiden enflasyonu buldu ve yüzde 6'ya yükseldi. Ücret artışı yapılırken bu da dikkate alınmalı, aksi sıkıntı doğurur" dedi. Asgari ücrette son iki yıldır yüzde 48 artış yapılmasının ve 100 TL'lik desteğin 2018 yılında uygulanmayacağına ilişkin açıklamaların işletmelerin rekabet gücünü ciddi anlamda etkilemeye başladığını savunan Koç, "Asgari ücretteki artış sadece asgari ücreti değil, aynı zamanda ortalama ücretleri de etkiliyor. Bu da artan işcilik maliyetleri nedeniyle istihdam hacminin daralması veya kayıt dışı istihdamın artması şeklinde sonuçlar çıkarıyor. Çalışma barışı da bundan zarar görüyor" dedi. İşverenler olarak asgari ücret tartışmalarında verimlilik ve ücret arasındaki ilişkinin de değerlendirilmesini istediklerini belirten Koç, şöyle devam etti: "İşgücü maliyetlerinin verimliliğe göre fazla artması, istihdamı ve yatırımları olumsuz etkiler. Verimlilik, firmaların hem şimdiki maliyetleri hem de gelecek dönemlerdeki istihdam potansiyeli açısından önemli. Türkiye'de son yıllarda işgücü verimliliği yerinde sayarken, reel işgücü maliyet artışı yükselmeye devam etti. İşgücü maliyetindeki artış, verimliliğe kıyasla 4 kat arttı. Talebimiz asgari ücret-verimlilik ilişkisinin dikkate alınması." Asgari ücrette 35 TL uygulanan işveren işsizlik sigortası fonu kesintisinin, 2018 için alınmamasını da istediklerini belirten Koç, asgari ücretin 6'ar aylık belirlenmesinde de ısrarcı olduklarını vurguladı. Koç, diğer taleplerini de şu şekilde sıraladı: "35 TL'lik işsizlik sigortasındaki işveren primi 2018 yılı için alınmazsa, Hazine'ye hiçbir ilave yük gelmez. Ayrıca teşvikler sadeleştirilmeli. Teşvikler ilave istihdam halinde en yüksek düzeyde, mevcut istihdamın korunması halinde daha düşük düzeyde uygulanabilir. Asgari ücret artışın belirlenmesinde artık sadece enflasyona bakılmamalı. İşsizlik oranları, ekonomik ve siyasi gelişmeler, riskler ve rekabet gücü gibi değişkenler de dikkate alınmalı."
Hürriyet

POLİTİKA
 Mit Tır'larında Savcı '15 Yıl' İstedi 
MİT TIR'larına ait görüntülerin yayınlanmasına ilişkin davada savcı, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül'ün "Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım" suçundan 7.5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmalarını talep etti. Aydınlık gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile eski istihbarat şefi Orhan Ceyhun Bozkurt hakkındaki dosyanın bu davadan ayrılmasına karar verildi. Adana ve Hatay'da Ocak 2014'te silah taşındığı gerekçesiyle durdurulan MİT TIR'larına ait görüntülerin yayınlanmasına ilişkin CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmen Can Dündar ve Cumhuriyet gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül'ün "Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım" suçundan, yine aynı görüntüleri yayınladıkları gerekçesiyle, Aydınlık gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile eski istihbarat şefi Orhan Ceyhun Bozkurt hakkında "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması bilgileri açıklama" suçundan açılan davadanın görülmesine devam edildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Devletin güvenliğini ilgilendiren bilgi ve belgelerin olduğu gerekçesi ile gizli yapılan duruşmada tutuklu CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile tutuksuz sanıklar Erdem Gül, Mustafa İlker Yücel ve Orhan Ceyhun Bozkurt hazır bulundu. Mahkeme heyeti, önceki celse Berberoğlu'nun reddi hakim talebinin üst mahkeme tarafından reddedildiğini açıkladı. Daha sonra ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, aralarında herhangi bir irtibat bulunmadığı gerekçesiyle Aydınlık gazetesine ilişkin davanın bu dava dosyasından ayrılmasına karar verdi. Bu arada duruşma savcısı Mehmet Yeşilkaya mahkemeye yazılı olarak mütalaasını sundu. Savcı mütalaada, Can Dündar, Erdem Gül ve Kadri Enis Berberoğlu'nun, söz konusu MİT TIR'larına ilişkin görüntüleri yayınlayarak, FETÖ terör örgütünün amaç ve eylem birliği ve bütün içinde terör örgütünün hiyerarşisine dahil olmaksızın terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediklerini iddia etti. Mütalaada, Can Dündar, Erdem Gül ve Kadri Enis Berberoğlu'nun, 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Milliyet

Kötü Müttefik Füze Sahibi Yaptı 
Türkiye'nin füze çalışmalarını değerlendiren güvenlik analisti Metin Gürcan, 2012'de ABD ile Türkiye arasında yaşanan füze krizinin Türkiye'yi kendi silahını yapma konusunda çalışmalarını artırdığını belirtti. Gürcan Al Monitor'e yaptığı değerlendirme de ABD yapımı SLAM-ER füzesinin Türkiye'de test edilmesine izin vermediğini ve F- 16'lara takılan füzenin testini Türkiye'den Teksas, Forth Worth'a gönderilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na (HKK) ait F-16'da Amerikalı yetkililer gözetiminde yapıldığını ifade etti. Halihazırda 300 km menzilli destek füzesi SOM için Roketsan, motor üretme çalışmalarını başlatmıştı. Roketsan SOM-B2 model füze ile F-35 savaş uçaklarına monte edilebilen SOM-J modeli üzerinde çalışırken, Kale Havacılık da Türk yapımı turbojet motorları geliştirmeye başladı. İlk milli turbojet motorların 2018 yılının ikinci yarısında hazır olacağı vurgulandı. 2018'de havadan havaya ve havadan yere sistemlere birden fazla hedefe aktarılmasını sağlayan bir veri ağı ile seyir füzelerinin saldırı gücü ve esnekliğini artıracağını söyleyen Gürcan, bu sayede SOM füzelerinin uçuş sırasında hedefinin değiştirilebileceğini belirtiyor. Kısıtlamalardan kendini kurtarabilmek için kendi silahlarını üreten Türkiye, 500 ile 800 km'lik balistik füzeler geliştiriyor. Türkiye önümüzdeki dönemde hassas hedefleme kabiliyetlerini koruyacak 1.500 ile 2 bin 500 km'lik bir füze hedefliyor.
Vatan

SPOR 
Işık Var Sonuç Yok 
THY Euroleague'in 13. hafta mücadelesinde yeni antrenörü Ergin Ataman ile Rusya'da Khimki'ye konuk olan Anadolu Efes, rakibine 86-68 yenildi, 10. mağlubiyetini tattı. Perasovic ile yollarını ayırdıktan sonra Khimki deplasmanında Ataman yönetiminde hem savunma, hem de hücumda farklılıklar göstereceğinin mesajlarını veren Anadolu Efes, ilk çeyrekte çok fazla top kaybı yapmasının sıkıntısını yaşadı, potasında 26 sayı görüp, 10 dakikalık bölümü 7 farklı geride kapadı. Khimki farkı çift hanelere çıkarsa da, adam değişmeli savunma ile rakibinin temposunu düşürmeyi başaran Efes, geri dönüş fırsatı buldu. Perasovic yönetiminde çok fazla kullanılmayan bu sistem ve iki 5 numaranın yan yana oynaması yerine, daha hareketli bir takımda ısrar edilmesi, maça 12'de 7 üç sayı isabetiyle başlayan ev sahibinin yüzdesinin düşmesine de neden oldu, devre sonunda temsilcimiz 37-33 ile farkı 4'e indirmeyi bildi. 3. çeyrekte Ergin Ataman yönetiminde kilit isimlerden birisi olması beklenen McCollum, 3 kez attığı sayıyla temsilcimizi öne geçirse de, ev sahibi son çeyreğe 57-56 galip giren takım oldu. 32. dakika 59-58 geçilirken, Efes'in eski hastalığı nüksetti, top kayıpları sonrasında kolay basketler bulan Khimki karşısında yelkenler bir anda suya indi. 13-1'lik seri ile farkı çift hanelere çıkaran Khimki, temsilcimizin telaş hücumlarını da çabuk basketlerle cezalandırdı, salondan 18 farkla galip ayrıldı.
Milliyet

Souza İle Devam 
Devre arası transfer döneminde takviye yapmayı planlayan Fenerbahçe'de Josef de Souza'nın durumu merak ediliyor. Takımın en değerli isimlerinden biri olan Brezilyalı futbolcunun satılıp ciddi bir bonservis geliri elde edileceği ve bunun da transferde kaynak olarak kullanılacağı ileri sürülüyordu. Finansal Fair Play kriterleri çerçevesinde hareket etmek zorunda olan sarı-lacivertlilerin sanılanın aksine futbolcuyu şimdilik satmak gibi bir planı bulunmuyor. Birçok kulüp tarafından takip edilen başarılı orta saha oyuncusu için yaz ayı transfer döneminde İngiltere'den 11 milyon euroluk çok ciddi bir teklif gelmişti. Souza için yine benzer tekliflerin söz konusu olabileceği bildirildi. Ancak teknik heyet ve yönetim Brezilyalı futbolcuyu kesinlikle bırakmayacak. Aksine ligin ikinci yarısında Souza ile yeni bir sözleşme yapılması dahi gündemde... Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın vazgeçilmezlerinden olan ve sistemin en önemli parçalarından birisi haline gelen Souza'nın boşluğunun doldurulması pek mümkün gözükmüyor. Ayrıca Brezilyalı futbolcu da takımdan ayrılmak istemiyor. Bu nedenle Souza, ikinci yarıda takımın en önemli kozlarından biri olmaya devam edecek, büyük olasılıkla yeni sözleşmeye imza atacak.
Milliyet

Yerli Dursun Yabancı Gelsin 
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in mesaisi daha da arttı. Her konuya yetişmek için çabalayan Özbek'e artık 24 saat bile yetmiyor! Başkan Özbek, futbolda takımın başına bir an önce teknik direktör getirmek için yoğun çaba harcıyor. Özbek ve kurmaylarının, teknik direktör işini seçim sonrasına bırakmadığı belirtildi. Sarı- kırmızılılar yeni hocayı kısa süre içerisinde göreve getirecek. Özbek de, Giresun Üniversitesi'nin düzenlediği 1. Onur Ödülleri organizasyonundan çıkışta, "Taraftarımız merak etmesin. Camiamıza layık bir teknik direktör getirmek için çabalıyoruz. Devre arasına varmadan inşallah kendisini Galatasaray Kulübü'ne getireceğiz" diye konuştu. 7 Ocak'taki ikinci yarı hazırlıklarına yeni hocayla başlayacak olan Galatasaray'da yerli teknik direktör rafa kaldırılırken, Ronald Koeman ve Tuchel ismi ağırlık kazanmıştı. Cim-Bom'un listesindeki diğer hocalar ise Blanc ve Bielsa... Bu 4 isimle temaslarını sürdüren sarı-kırmızılı yetkililerin birkaç gün içinde mutlu sona ulaşması bekleniyor. Dursun Özbek'in yoğunlaştığı diğer bir konu da seçimler... Genel kurul kararı alınmasının ardından bir yandan kulüp işleyişinin aksamaması diğer yandan seçim çalışmaları, Özbek'i daha da yoğun hale getirecek. Başkan, iyi bir yönetimle genel kurul üyelerinin karşısına çıkmak istiyor. Özbek, "Galatasaray için iyi olacak bir seçim sürecine girdik. Dolayısıyla bütün Galatasaray genel kurul üyelerinin seçime ilgi göstermelerini, seçime katılmalarını, oy kullanmalarını istiyorum" diye konuştu.
Milliyet

Sosyal Medya Kahramanı! 
Beşiktaş forması altında Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi'nde kariyerinin en iyi günlerini geçiren Ryan Babel, adeta ikinci baharını yaşıyor. Hollandalı yıldızın yakaladığı bu başarıda, 2015- 2016 sezonunda yaşadığı kötü deneyim önemli yer tutuyor. Kasımpaşa'dan Temmuz 2015'te Birleşik Arap Emirlikleri takımı Al Ain'e transfer olan Babel, burada hem Avrupa futbolundan uzaklaşmanın hem de farklı bir sosyal hayata girmenin sıkıntılarını yaşadı. Hatta Babel'in Al Ain yönetimiyle yaşadığı bir olay da dönüm noktası oldu. Sosyal medya paylaşımlarıyla Liverpool zamanında bile dikkat çeken, Beşiktaş'ta da Youtube'da özel bir kanalı bulunan Hollandalı yıldız bu konuda Birleşik Arap Emirlikleri'nde sıkıntılar yaşadı. Tecrübeli oyuncunun sosyal medya paylaşımları nedeniyle sert eleştiriler almasıyla başlayan kavgalar, kulüp hiyerarşisini ihlal etme noktasına getirildi. Babel ile kulüp arasında yönetime saygı duymadığı gerekçesiyle sert bir kavga da yaşandı. O dönem neredeyse futboldan tamamen uzaklaşan 30 yaşındaki futbolcu, sadece 5 ay dayanabildi ve Aralık 2015'te Avrupa'ya geri döndü. Deportivo La Coruna ile İspanya'ya açılan Babel, adeta başka bir profile döndü. Oldukça hırslı oynayan Babel, 12 ayda Deportivo'nun bayrak adamlarından biri haline gelip, uğruna şarkılar yazılan bir isim oldu. Beşiktaş ile de geçen sezon devre arasında yeniden Avrupa kupalarına adım atan Ryan Babel, önce Avrupa Ligi bu sezon da Şampiyonlar Ligi ile adından söz ettirdi. Hollanda Milli Takımı tarafından da yeniden fark edilen başarılı futbolcu, son Osmanlıspor maçında yaptığı kariyerinin ilk hat-trickiyle yeniden vitrine çıktı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme