25 Aralık 2017 Pazartesi

25.12.2017 Genel Gündem



25.12.2017 Pazartesi
TÜRKİYE 

'Kravatlı, Havalı Gelemeyecekler' 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 'tek tip kıyafet' düzenlemesi konusunda "Sadece duruşmalara gelirken, tek tip elbiseleriyle, belirlendiği şekilde gelecek. Kravatlı, havalı şekilde duruşmalara gelmeyecekler" dedi. Sudan'a hareketi öncesi Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, özetle şöyle dedi: "(Tek tip kıyafet) Burada zannediyorum şöyle bir şey anlaşılıyor, yani 'cezaevine girdiği andan itibaren tek tip elbise'. Böyle bir şey yok. Bu, sadece duruşmalara gelirken, tek tip elbiseleriyle, belirlendiği şekilde gelecek. Yani öyle kravatlı, öyle çok havalı şekilde duruşmalara gelmeyecekler, tek tip elbiseyi giyecek, gelecekler. Bunların içerisinde tulum giyecek olanlar da bulunuyor. Bayanların giyim şekli çok daha farklı olacak. Bunun çalışmasını Adalet Bakanlığı kendisi yapacak. Bu mağdurların bir talebidir de. Diyorlar ki, 'Bunlar, benim evlatlarımı şehit etti. Ama nedir bu halleri? Bunlar darbeci nasıl geliyorlar?' Aslında bu sese kulak vermedir. Şu anda Amerika'da, dünyanın değişik yerlerinde bu uygulanıyor. Guantanamo'da tek tip elbiselerle bir yaşam şekli oluşturulmuştur. Son meşhur duruşmada bırakın tek tip elbise giymeyi ayaklarına zincir vurarak mahkemeye getirmişlerdir. Türkiye, böyle bir uygulama yapmıyor. Sadece eline kelepçesini vuruyor, duruşma salonuna kadar getiriyor. (Kudüs kararı) BM'de alınan Kudüs kararı sonrasında Filistin ile görüşmeler gerçekleştirildi ve neler yapılabileceği konusunda çalışılıyor. Bu işin peşinin bırakılması mümkün değil. Bu, BM Güvenlik Konseyi'nde atılan adımdan sonraki ikinci adımdı ve bu ikinci adım başarıyla aşıldı. Şimdi bunu üçüncü adım, belki dördüncü adımlar da takip edecek. Bunların da duygusallığa kapılmadan, gayet akıllı şekilde uluslararası diplomasi içinde yapılması gerekir. Bütün uluslararası güçleri, Avrupa Birliği gibi, Arap Ligi gibi bunun yanında İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Bakanlığı'nın bize vermiş olduğu yükle, tüm uluslararası kuruluşları da yanımıza almak suretiyle, BM Genel Kurulu içerisinde çok farklı bir güç, farklı bir dinamizmi ortaya çıkarmalıyız.
Hürriyet


Militan Hâkim Uyarısı 
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, son KHK ile yüksek yargıya atamalara tepki göstererek, "Falan partiden, falan cemaatten, falan tarikattan deyip Yargıtay'a ve Danıştay'a militan hâkim tayin ederseniz, onun karşısına biz çıkacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, Eskişehir İl Kongresi'nde özetle şunları söyledi: "Geçmişte, bir değişiklik yapıldı Yargıtay ve Danıştay'da. 160 militan Yargıtay'a hâkim olarak tayin edildi. Danıştay'a da tayin edildi. Büyük bir kısmı şimdi hapiste. Kim atadı bunları? Atayanlar hesap veriyor mu? Vermiyor. Karşı çıkanlara şimdi 'FETÖ'cü' diyorlar. Eğer bu ülkeye FETÖ'yü bela yaptılarsa, bela yapanlar şu anda iktidardalar. FETÖ'yü başımıza bela edenlerden birisi şu anda Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal etmektedir. Sanki FETÖ'cü kaymakamları, hâkimleri biz tayin ettik. Nasıl utanmadan bizi suçluyorsunuz? FETÖ'nün siyasi ayağı çıkıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 20 Temmuz'da bir sivil darbe olmuştur. Bu kadar uzun süreli OHAL'e ne gerek var, niçin ve neden OHAL? Bütün muhalifleri susturmak istiyorlar. En çok da bizim üstümüze geliyorlar. 'Acaba CHP'yi de nasıl sustururuz' diye. Senin feriştahın gelse CHP'yi susturamaz. İzledikleri yöntem FETÖ'nün 15 Temmuz öncesi izlediği yöntemdir. KHK çıkartıyorlar, Parlamento'yu devre dışı bırakıyorlar. Meclis çalışıyor, niye oraya getirmiyorsunuz. Şimdi bu sabah (dün) yayınlanan KHK ile Danıştay'a 16, Yargıtay'a 100 yeni hâkim tayin ediyorlar. Yargıtay'a yeni üye seçilecekse, yargıç kimliği önde olan, liyakate dayalı bir yargıç tayinine asla ses çıkarmayız. Ama falan partiden, falan cemaatten, falan tarikattan deyip, liyakatı ve yargıç kimliğini devre dışı bırakıp Yargıtay'a ve Danıştay'a militan hâkim tayin ederseniz, öncelikle onun karşısına biz çıkacağız. Buna izin vermeyiz. Çay toplamaya gidenlerin yargıya nasıl gölge düşürdüklerini hepimiz biliyoruz. Aynı tuzağa bir daha kimse düşmemeli, bütün hâkimler yargıç kimliğini korumalı. Eğer bu ülkede adalet de bozulursa tuz kokmuştur denir. Tuzun koktuğu yerde hayat yoktur artık. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.
Hürriyet

'Kontrollü Darbe Sözü Şehitlere Hakaret' 
Başbakan Binali Yıldırım, Adıyaman İl Kongresi'nde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Kontrollü darbe' sözlerini eleştirerek, "20 Temmuz diye bir şey uyduruyor. Bu söz nedir biliyor musunuz? 15 Temmuz şehitlerimizin hatıralarına saygısızlıktır" dedi. Yıldırım özetle şöyle konuştu: "Biz bulunduğumuz her ortamda, konuştuğumuz her zeminde, Yunus'un, Mevlânâ'nın, yani gönül diliyle konuşuruz. Ama muhalefete bakın. Muhalefet öyle mi? Maalesef yapıcı dil bir türlü muhalefete nasip olmadı. 15 Temmuz'un arkasından çok önemli bir terörle mücadele sürecinden geçiyoruz. İçeride, dışarıda terör örgütleriyle mücadele ediyoruz. Ana muhalefet partisi çıkmış bu mücadelede iktidara destek olacağı yerde köstek olmaya devam ediyor. Bizim halkımızın, ülkemizin güvenliği için aldığımız önlemleri OHAL'i kast ederek 15 Temmuz darbe girişimine 'kontrollü darbe' diyebiliyor. Hem de bu sözü 15 Temmuz'da bombalanan Gazi Meclis'te milletimizin oylarıyla geldikleri yerde sarf ediyor. 15 Temmuz'u yok sayarak 20 Temmuz diye kendince bir şey uyduruyor. Bu söz nedir biliyor musunuz? 15 Temmuz şehitlerimizin hatıralarına en büyük saygısızlıktır. Ülkeyi ele geçirmek için kan dökmekten çekinmeyen bu alçak örgüte karşı mücadeleye 'kontrollü darbe' demek bu milletin aziz şehitleri, gazilerine büyük bir hakarettir. Ana muhalefetten bu milletin derdine çare olacak hiçbir hayırlı iş, hayırlı proje, hiçbir hayırlı söz duydunuz mu? Türkiye'nin gelecek hedeşerine dair tek bir cümle duydunuz mu? Toplumsal barış için, demokrasi için, hak ve özgürlükler için hiçbir adım attıklarını gördünüz mü? Göremezsiniz; çünkü yok. Bunlarda bilgi yok, proje yok, gelecek vizyonu yok. Dürüstlük ise zaten yok. Yalan, dolan, hakaret bunlarda gırla. Milletin Tayyip Erdoğan'a, AK Parti'ye olan güvenini hazmedemiyorlar. AK Parti başarılı olmasın da Türkiye kaybederse kaybetsin diyorlar. Engelleri aşa aşa, oyunları boza boza yolumuza devam edeceğiz."
Hürriyet

2 Bin 766 Kişiye Daha İhraç 
695 Sayılı KHK, dün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. TSK'daki ve çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarındaki ihraç ve iadelerle kapatılan kurumları ve yeni düzenlemeleri içeren 695 sayılı KHK'daki bazı maddeler şöyle: 2 bin 756 kişi kamu görevinden çıkarıldı. Kamudan çıkarılanların, mahkumiyet kararı aranmaksızın rütbe ve/veya memuriyetleri alınacak. Bu kişiler çalıştıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyecek, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecek, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecek. 115 kamu görevlisi hakkındaki görevden uzaklaştırma kararı kaldırıldı. Bunlardan 10 gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılacak. Göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenecek. Kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklar. Kara Kuwetleri Komutanlığı'ndan 17, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 2 ve Hava Kuwetleri Komutanlığı'ndan 3 olmak üzere 22 emekli subayın rütbeleri söküldü, emekli kimlikleri iptal edildi. Diyanet İşleri Başkanlığından 341 kişi ihraç edildi, 18 kişi görevlerine iade edildi. 1 başkanlık müşaviri, 2 ilçe müftüsü, 14 vaiz, 106 Kur'an kursu öğreticisi, 167 imam hatip, 32 müezzin, 1 murakıp, 1 diyetisyen, 1 şef, 8 veri hazırlama kontrol işletmeni ve 8 sözleşmeli imam hatip görevinden ihraç edildi. 5 Kur'an kursu öğreticisi, 11 imam hatip, iki müezzin görevlerine döndürüldü. 7'si dernek, 7'si vakıf, 2'si gazete ve biri sağlık kuruluşu olmak üzere 17 kurum ve kuruluş kapatıldı. Bunlara ait taşınırlar ile her türlü malvarlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak ilgisine göre Hazineye veya Vakışar Genel Müdürlüğü'ne bedelsiz olarak devredilmiş sayılacak. Daha önce kapatılan Türk Genç İşadamları Vakfı ise yeniden açıldı.
Milliyet

'Gerçek Anlamda Kadro Niyeti Yok' 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sozcusu Bülent Tezcan, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılan taşeron düzenlemesinin, taşeron işçilerin mevcut kadrolu çalışanlarla aynı haklara sahip olarak kadroya geçmesini güvence altına alan bir düzenleme olarak görünmediğini savundu. Tezcan, "Bütün bunlar aslında ortada gerçek anlamda bir kadroya geçirme niyet ve düzenlemesi olmadığını gösteriyor. Buna karşın sınırlı da olsa taşerona kadro verilmesi uygun olmuştur" ifadelerini kullandı. Tezcan, yazılı açıklama yaparak, 695 ve 696 sayılı KHK ile ilgili değerlendirmede bulundu. Düzenlemeyle Yargıtay'a 100, Danıştay'a 16 yeni üye atandığını, Hukuk ve Ceza Genel Kurulu üyelerinin sabitlendiğini anımsatan Tezcan, "Yürütme organı açıkça yargıyı yeniden dizayn ediyor. Amaç hem Yargıtay ve Danıştay seçimlerinde iktidar lehine oy nisabı oluşturmak hem de Hukuk ve Ceza Genel Kurulu kararlarına etki edebilme yolunu açmaktır. Bu çaba yüksek yargıyı darbe mahkemesine dönüştürme çabasıdır. 12 Eylül cuntasının dahi yapmadığı, FETÖ icadı yöntemlerle yargı tamamen teslim alınmaktadır" dedi. KHK ile yapılan "tek tip" elbise düzenlemesini de "masumiyet karinesinin ihlali" olarak nitelendiren Tezcan, "Yargılama aşamasında mahkum etme önyargısının ifşasıdır. Tek tipleştirmenin yakın tarihimizde açtığı derin yaralar hala hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Buradan yargılama surecine yönelik hiçbir fayda da bulunmamaktadır. Öç alma duygusuyla yargılama yapılamaz" açıklamasında bulundu.
Milliyet

Kefen Giymeyi Tercih Ederim 
Diyarbakır Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 4 Kasım 2016'dan beri Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün yayımlanan KHK'de yer alan tutuklu ve hükümlülere tek tif kıyafet giydirilmesi ile ilgili avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Darbeciler tek tip kıyafet giyer mi, giymez mi umurumuzda değil. Ancak on binlerce siyasi tutsağı darbecilerle eşitleyen bu onursuzluğu asla kabul etmeyeceğiz. Bize tek tip kıyafet verilmesi halinde parçalayıp çöpe atacağız. Faşizme boyun eğip tek tip kıyafet giymektense kefen giymeyi tercih edeceğiz. Bize Guantanamo'yu hatırlatanlara biz de Diyarbakır, Mamak, Metris, Ümraniye, Ulucanlar Cezaevi direnişlerini hatırlatırız. Burası ne Amerika'dır ne de Ebu Gureyb. Kimse daha fazla ateşle oynamasın."
Vatan

DÜNYA 

Suudi Kadının Yeni Hedefi Erkek Vesayeti 
Suudi Arabistan'da bir süredir kadınların hayatını olumlu etkileyen gelişmeler yaşanıyor. New York Times gazetesine göre toplumun farklı kesimleri kendi inanç sistemi, yaşları gibi çeşitli unsurlara bağlı olarak farklı hızlarla bu değişime ayak uyduruyor. Aslında kadınların statüsü konusunda 1960'lardan bu yana yavaş ilerleyen adımlar söz konusu. 1960'larda dönemin Kralı Faysal, devlet okullarını kız çocuklara açtığında tepki gösteren toplumun en muhafazakâr kesimi bile bir süre sonra kızlarını okula yollamaya başladı. 2015 yılında ölen Kral Abdullah ise kraliyete danışmanlık sunan Şura Konseyi'ne ilk kez 30 kadın üye atadı. Ayrıca kadınların satış görevlisi olarak çalışması için de onay verdi. Son yıllarda sadece kadınların gidebildiği üniversiteler sayesinde eğitime katılım giderek arttı. Ve 2015'te tahta çıkan Kral Selman bin Abdülaziz'in oğlu olan 32 yaşındaki Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın aldığı kararlarla kadınlar için yeni açılımlar söz konusu oldu. Stadyumlarda spor müsabakalarını izleme izni verilen kadınlar haziran ayından itibaren de bir tabunun daha yıkıldığına tanık olup direksiyon başına geçebilecekler.
Hürriyet

İsrail'den Doğu Kudüs'e 300 Bin Konut! 
İsrail hükümetinin, işgal atındaki Doğu Kudüs'teki Yahudi yerleşim birimlerine ek olarak 300 bin yeni konut inşa etmeyi planladığı bildirildi. İsrail'in "Kanal10" televizyonundaki habere göre, İsrail Bayındırlık ve İskân Bakanı Yoav Galant, "İsrail'in başkenti birleşik Kudüs'ün topraklarında konut inşa etme" adı altında 300 bin yeni konut planını açıkladı. Yeni konutların hangi Yahudi yerleşim birimlerinde inşa edileceği bilgisi verilmeyen haberde, söz konusu planın, İsrail hükümetinin daha önce açıkladığı ve işgal altındaki Doğu Kudüs'ün etrafında yer alan Yahudi yerleşim birimlerinin Kudüs'e bağlanmasını öngören "Büyük Kudüs" planının bir parçası olduğuna vurgu yapıldı. Binyamin Netanyahu başbakanlığındaki İsrail hükümetinin, geçen çarşamba günü, işgal altındaki Batı Şeria'nın Ürdün Vadisi (Ağvar) bölgesinde de 10 bin kişinin iskan edileceği 3 yeni Yahudi yerleşim birimi kuracağı açıklanmıştı. Netanyahu hükümeti, son dönemde Batı Şeria ile Doğu Kudüs'te Yahudi yerleşim birimi inşa faaliyetlerine hız verdi. İsrail'in 1967'den bu yana Batı Şeria'da 131, Doğu Kudüs'te 10, Batı Şeria'nın tepelerindeki bölgelerde ise 116 yerleşim birimi kurduğu ifade ediliyor. Filistin topraklarındaki yerleşim birimlerinde yaklaşık yarım milyon, Doğu Kudüs'tekilerde 220 bin yerleşimcinin ikamet ettiği kaydedilirken, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimcilerin sayısını kısa sürede bir milyona çıkarmayı istediği öne sürülüyor. Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in söz konusu planına tepki göstererek, planın ABD Başkanı Trump'ın Kudüs'e ilişkin kararının uygulanması anlamına geldiğini belirtti.
Milliyet

Kuzey Kore'den Yeni 'Savaş Nedeni' 
Kuzey Kore, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) kabul edilen yeni yaptırımların "savaş nedeni" olduğunu kaydetti. Kuzey Kore'nin resmi haber ajansı KCNA'daki Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, BMGK'de onaylanan yeni yaptırımların, "Kore Yarımadası ile bölgede barışı ve istikrarı ihlal eden savaş nedeni olarak nitelendirildiği" belirtildi. Bu yaptırımların Pyongyang'a karşı ekonomik ablukadan farksız olduğunun kaydedildiği açıklamada, ABD ve müttefiklerinin, Kuzey Kore'nin nükleer gücü karşısında "dehşete düştüğü" iddia edildi. Kuzey Kore'nin, ABD'nin nükleer tehditlerini, şantajlarını ve düşmanca davranışlarını ortadan kaldırma amacıyla nükleer caydırıcılığını daha da pekiştireceğinin vurgulandığı açıklamada, yaptırımları destekleyenlerin "bunun bedelini ödeyeceği" ifadesi kullanıldı. BMGK'de Çin ve Rusya'nın da desteğiyle cuma günü kabul edilen karara göre, Kuzey Kore'ye ihraç edilen rafine petrol ürünlerinin yüzde 90'ının bloke edilmesi ve yurt dışında çalışan Kuzey Kore vatandaşlarının 24 ay içerisinde ülkeye dönmesi öngörülüyor. Aynı kararda, Kuzey Kore'ye ihraç edilen ham petrolün yıllık sınırının 4 milyon varile çekilmesi konusunda da mutabık kalınmıştı. Ayrıca ülkeye tüm endüstriyel makinelerin, kamyonların, demir, çelik ve diğer materyallerin satışı yasaklanmıştı.
Milliyet

Haitililerin Hepsi Aids'li Nijeryalılar Çadıra Dönmez 
Başkanlığının hemen hemen her gününe yeni bir skandal sığdırmayı başaran ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'da göçmenlerle ilgili hakaret dolu sözleri New York Times gazetesi tarafından yayınlandı. Buna göre Trump, Haiti'den Amerika'ya giren tüm göçmenlerin AIDS hastalığını taşıdıklarını iddia etti. Sadece Haitili göçmenlere hakaret etmekle kalmadı, ABD Başkanı aynı zamanda Nijeryalı ve Afganlı göçmenleri de hedef alarak onların da teröristlere yataklık yaptıklarını ve kendi evlerine geri dönmediklerini söyledi. Trump'ın Nijeryalı göçmenler için, 'Buraya geldiklerinde bir daha ülkelerindeki çadırlarına asla dönmezler' dediği belirtildi. Haziran ayında göçmenlerle ilgili kabisiyle yaptığı bir toplantıda bu ifadeleri kullandığı belirtilen Başkan'ın 'Müslüman ülkelere yasak getirdik ama bu göçmenler benim ülke güvenliği ile ilgili verdiğim söze sekte vuruyor' diye serzenişte bulunduğu ileri sürüldü. Haber Amerikan medyasında yer almasının ardından Beyaz Saray hemen söz konusu iddiaların 'yalan haber' olduğunu ilan etti. Beyaz Saray sözcüsü, 'Başkan Trump kesinlikle böyle cümleler kurmamıştır' ifadesini kullandı. Görüşmede, Başkan'ın başdanışmanı General Kelly, Ulusal Güvenlik Danışmanı General McMaster, Dışişleri Bakanı Tillerson gibi isimlerin bulunduğu ve hiçbirinin bu sözlerle ilgili haberi doğrulamadığı vurgulandı. Trump seçim kampanyası sırasında göçmenlerle ilgili düzenlemeyi içeren DACA yasasını iptal edeceğini söylemiş ancak göreve gelince bu konuyu "çok çok zor bulduğunu" açıklamıştı. Birçok teknoloji şirketi 'Göçmenlerle Trump'ın Kongre'ye alternatif bir yasa hazırlanması çağrısı yapması, Cumhuriyetçi Parti üyelerinin ve Google, General Motors ve Microsoft gibi şirketlerin programın lehine yaptıkları çağrıların ardından bir uzlaşı hamlesi olarak görülüyor.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,8668-3,8685
Euro: Euro 4,5459-4,5492
Sterlin: 5,1553-5,1588
Gram Altın: 156,0956-156,2214

110 Bin Memur Alınacak 
850 bin taşerona kadro düzenlemesi ile ilgili KHK Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra memur adaylarına da müjdeli haber geldi. Kilis Valiliği'nde konuşan Başbakan Binali Yıldırım, 2018 yılında toplam 110 bin memur alınacağını açıkladı. Yıldırım, bunların 36 bininin sağlık personeli, 20 bininin ise öğretmen olacağını söyledi. Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: "Adalet Bakanlığı'na zabıt katibi, infaz koruma memuru gibi 15 bin personel alacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı'na 9 bin 500 kadro vereceğiz. Ayrıca Kredi Yurtlar Kurumu'a 10 bin 900, üniversitelere 4 bin, Aile Bakanlığı'na 2 bin ve üniversite hastanelerine 7 bin yeni personel alınacak."
Posta

Torba Dolusu Yenilik 
OHAL kapsamında çıkarılan 696 sayılı KHK ile önemli düzenlemeler yapıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan KHK'ya göre; Varlık Fonu'na dış borç yetkisi verildi. Düzenlemede özetle, "Varlık Fonu tarafından kurulacak şirket ve alt fonlara dış borcun devri, dış borcun ikrazı (borç verme) ve Hazine geri ödeme garantisi hususlarında Bakanlar Kurulu karar verebilir" denildi. Varlık Fonu, 26 Ağustos 2016'da 50 milyon liralık sermaye ile kurulmuştu. Ziraat, Botaş, Türkiye Petrolleri, PTT, Borsa İstanbul ve Türksat'taki Hazine hisselerinin tamamı, Eti Maden, Çaykur, THY ve Halkbank'ın özelleştirme kapsamındaki payları fona devredilmişti. Fondaki varlıkların aktif büyüklüğü 160 milyar dolar. Fon, büyük projeler için kaynak sağlayacak. KHK ile ayrıca Şeker Kurumu kapatıldı. Kurumun görev ve sorumlulukları Tarım Bakanlığı'na aktarıldı. Bakanlık, kotaların tespiti, denetim, iç fiyat, arz talep dengesi ve spekülatif etkileri dikkate alarak şeker ticaretine ilişkin kuralları belirleyecek. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) da kapatılan kurumlar arasında. Bu kurumun görev ve sorumlukları Tarım ve Sağlık Bakanlıklarına devredildi.
Posta

450 Bin Taşeron 3 Ayda Kadroda 
Resmi Gazete'de dün yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname'yle (KHK), uzun süredir tartışılan taşeron düzenlemesinin tüm detayları da ortaya çıktı. Kararnameyle 450 bin taşeron çalışan kadroya alınırken, son ana kadar kadroya alınmaları beklenen 50 bin KİT personeli ise kapsam dışında bırakıldı. Kararnameyle yapılan düzenlemeler arasında Vakıfbank'ın Hazine'ye devri, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu ile Şeker Kurumu'nun kapatılması da yer aldı. Kararnameye göre genel bütçeli, özel bütçeli kurumlar, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, sosyal güvenlik kurumları, Atatürk Orman Çiftliği, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, kalkınma ajansları, Milli Piyango İdaresi, Spor Toto, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu gibi kurumların taşeron personeli kadroya geçecek. Burada milat 4 Aralık 2017 olacak. Kadroya alınacak olanlar için güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapılacak. 10 gün içinde kurumuna başvuracak olan taşeron çalışana, kurum yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınav yapacak. Geçiş süreci 90 gün sürecek. İl özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşlarda çalışan taşeron işçiler de artık belediyelerin kendi şirketlerinde istihdam edilecek. Bugüne kadar 4/C (özelleştirme uygulamaları sonucu sözleşmeleri sona eren ve geçici personel olan) çalışanlar, artık 4/B (sözleşmeli personel) statüsüne geçirilecek ve artık 4-C statüsü olmayacak. Mevsimlik geçici işçilerin en fazla 5 ay 29 gün olan çalışma süreleri, kurum ve kuruluşların talebi üzerine 4 ay kadar daha uzatılabilecek. Kararnameye göre, ihale edilen işin yüzde 70'i personel gideri ise, o iş kapsamda kabul edilecek ve personeli belediye şirketine geçecek veya kadroya alınacak. Ancak park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak temizliği yapanlarda bu kural işlemeyecek ve onlar için belediye şirketine geçme hakkı verilecek. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar ise, kapsam dışında tutulacak.
Hürriyet

Amirle Uçacak 
Uluslararası otomotiv markaları artık tüm dünyada pazarı daha iyi koklayan, bayilerle, müşterilerle daha iyi iletişim kurabilen yerel yönetici stratejisine yöneldi. Bu noktada bugüne kadar Türkiye'de hep Fransız Genel Müdürleri tercih eden Peugeot bile ilk kez yola Türk yöneticiyle devam etme kararı verdi. Kasım ayında Peugeot Türkiye'nin ilk Türk Genel Müdürü olarak Nissan'dan transfer edilen İbrahim Anaç açıklama yaptı. 1990 yılında Polis Akademisi'nden Komiser Yardımcısı olarak mezun olduktan sonra bir yıl Balıkesir'de Çevik Kuwet Özel Tim Amiri, ardından Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Başkanlığı'nda komiser olarak görev yapan Anaç, 1997 yılında otomotiv sektörüne geçiş yaptı. Peugeot'ya transfer olmadan önce 12 yıl Nissan'da görev yapan ve son olarak 1 Ekim'de Japon markanın Afrika, Orta Doğu, Hindistan Bölgesinin Hafif Ticari Araç Direktörlüğü görevine atanan Anaç'ın bu görevinde henüz bir ayını doldurmadan Fransız Peugeot'ya geçmesi dikkat çekti. Kariyerinin en üst noktası olarak gördüğü Peugeot Genel Müdürlüğü görevini uzun yıllar yapmak istediğini kaydeden Anaç, otomotivdeki 20 yıllık satış ve satış sonrası tecrübesini Fransız markanın Türkiye'de büyümesi için kullanacağını belirtti. ABD'de MBA ve Uluslararası İşletme alanında master yaptıktan sonra Harvard Business School'da General Management Programı'nı bitiren Anaç, Fransız Peugeot'yu Türkiye'de adeta uçurmak için düğmeye bastı. Fransız markanın Türkiye'de 3008 ve 5008 modeliyle çok iyi bir çıkış yakaladığını kaydeden Anaç şunları söyledi: "Daha önce çalıştığım markada özellikle satış ve satış sonrasında bayilerle iyi bir iletişim stratejisi belirleyip müşteri memnuniyetini çok yükseltmiştik. Bu da satış başarısını beraberinde getirmişti. Şimdi Peugeot'da zaten iyi olan bayi teşkilatını daha kuwetlendirip, müşteri memnuniyetinin yeni modellerin gücüyle birlikte yükseltmek istiyoruz. Peugeot bu yılı yaklaşık 41 bin adet satışla tamamlayacak ki geçtiğimiz yıla göre önemli bir büyüme gerçekleştiriyor. Eğer daha fazla 3008 alabilseydik, Türkiye'de tarihi satış rekorunu kırardık. Peugeot, Türkiye'de en çok satışı 43 bin 395 adetle 2010 yılında gerçekleştirmişti. Biz bu yıl satışta rekor kıramasak da pazar payında yüzde 4.1 ile tarihi seviyeye ulaştık. 2010'da satış rekoru kırdığımızda bile pazar payımız yüzde 3.7 idi. Biz bu yıl toplam pazardan daha fazla büyüyerek rekor pazar payına ulaştık.
Hürriyet

100 Milyon TL'lik 'Puan' Tehlikede 
Kredi kartlarında ve markaların sadakat kartlarında biriken 100 milyon TL para puan yılbaşında silinme tehlikesiyle karşı karşıya. Tüketicilere bu tarihe kadar para puanlarını kontrol ederek harcamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Tüketiciler Derneği (TÜDER) Başkanı Levent Küçük, Türkiye'de 62 milyon adet kredi kartı bulunduğunu belirterek, "Bir de kurumsal firmaların müşterilerine verdiği sadakat kartları var. Kredi kartları ve sadakat kartlarında alışverişten sonra puan birikiyor. Bunlara para puan diyoruz. Firmalar ve bankalar, yıl sonunda tüketicilerin kazandığı bu puanların bir kısmını siliyor. Vatandaşları bu konuda uyarmak istiyorum. Tüketiciler puanları kontrol etsinler. Bu mağduriyetin toplam bedeli 100 milyon TL'yi buluyor" dedi. Para puanlarını kontrol edenlerin varsa ihtiyaçlarına uygun harcamalarda kullanabileceklerini dile getiren Küçük, "Puanımız silinecek diye ihtiyaçları olmayan ürünleri almasınlar. Ama kontrol edip silinmeden de kullanmaları gerekiyor. Kartların içinde para var mı diye öğrensinler. Kartı veren banka ya da mağaza ile görüşülerek durum tespiti yapılabilir. Firmalar ve bankaların da tüketicilere puanlarını silinebileceği konusunda kısa mesaj ve e-posta ile uyarıda bulunması lazım. Bazı kurumsal firmalar bunu yapıyor. Bunlar tüketicilerin kazanılmış hakkı. Tüketicinin ekonomik çıkarları gözetilmeli" diye konuştu. Küçük, bu konunun yasal mevzuatlarla da düzenlenmediğini vurgulayarak, kazanılmış para puanların silinmesi durumunda hakların geri istenemediğine de dikkat çekti.
Milliyet

Yüksek Gelir Grubuna Çıkmak İçin Reform Şart 
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Johannes Zutt, Türkiye'nin geçen yılki zorlu koşullardan sonra 2017'de çok güçlü bir ekonomik toparlanma süreci yaşadığını belirterek, "Daha sürdürülebilir büyümenin gerçekleşmesi için sağlam makroekonomik politikalara daha geniş yapısal reformlar eşlik etmeli" dedi. Zutt, temel yapısal reformlar arasında; yatırım ortamının iyileştirilmesi, finansal sektörün derinleştirilmesi, kamu harcamaları yönetiminin güçlendirilmesi, iş gücü piyasası reformlarının tamamlanması ve eğitim sisteminin kalitesinin artırılmasının yer aldığına dikkati çekti. Zutt, "Reformlar, Türkiye'nin etkileyici ekonomik performansını sürdürmek ve yüksek gelir grubuna çıkmak için attığı adımların devamı için önemli" diye konuştu.
Vatan

SPOR 

Sahadan Sileceğiz 
Fenerbahçe, Konyaspor beraberliği ile sezonun ilk yarısını 33 puanda tamamladı. Teknik direktör Aykut Kocaman, "Devre arasına 35 puanla girsek harika olurdu. Ancak yine de 6-7 hafta öncesindeki tablo ve şu anki tabloya bakarsak her şey planladığımız gibi gitti diyebilirim. Rakipleri 60. dakikadan sonra bitiriyoruz. Sezonun ikinci yarısında tamamen sahadan sileceğiz. İkinci yarıda bıraktığımız yerden devam ederek sezonu şampiyonlukla tamamlamak istiyoruz" dedi. Konya maçının son 5 dakikasında 4 pozisyonları olduğunu belirten Aykut Kocaman, "Doldur-boşalt yerine son pasları dikkatli kullanabilseydik kazanırdık. Volkan'ın son dakikadaki kafa vuruşu gol olsa yılın golü olurdu" dedi. Aykut Kocaman ara transferde iki hazır oyuncu istediğini belirterek, "Eksiğimiz var. Ancak transfer kolay değil. Şartlar uygun olursa iki oyuncu almak istiyoruz" diye konuştu.
Posta

3 Maçla Yıkılmayız 
Beşiktaş son dört sezonun en kötü dönemini yaşıyor. Son iki sezonun şampiyonu Kartal, 17 maçta 6 beraberlik, 3 yenilgi ile 21 puan kaybetti. Bu olumsuz tabloya rağmen Siyah-Beyazlı ekipte şampiyonluğa inanç tam. Kulüp genel sekreteri Ahmet Ürkmezgil, "3 mağlubiyet aldık diye yıkılmayız. Hocamıza ve takıma güveniyoruz. Şampiyon olacağımıza inancımız hiç sarsılmadı" dedi. Sivas maçında kazanacak pozisyonları bulduklarını belirten Ürkmezgil şunları söyledi: "İnanılmaz puanlar kaybettik. Biz oynuyoruz, rakipler direniyor. Bu sonuçlar bizim kötü olduğumuzu göstermez. İkinci yarıda hocamız da bu sorunlara çare bulacaktır. Camia olarak kenetlenmeli, takımın ve hocamızın arkasında durmalıyız. Şampiyonluk böyle gelecektir."
Posta

Vakıfbank'tan Müthiş Final 
Voleybolda Kadınlar Kupa Voley finalinde Vakıfbank, Eczacıbaşı'nı 3-0 yendi. Üç yıl sonra organizasyonda mutlu sona ulaşan Vakıf, 6. kez bu önemli kupayı müzesine götürdü. Birinci set Eczacıbaşı taktik servis atarak başladı. Boskovic'in ve Larson'un ataklarıyla Eczacı teknik molayı 12-8 önde girdi. Fakat, Vakıfbank Zhu Ting'in sayılarıyla toparlandı ve 19-19'da eşitliği yakaladı. Aradaki farkı kapatarak öne geçen sarı-siyahlı takım Lonneke'nin de devreye girmesiyle seti 25-22 kazandı. İkinci sette kontrol tamamen Vakıfbank'a geçti. Taktik servislerle rakibin hücum gücünü ortadan kaldıran Vakıf, Rasic'in blokları da eklenince molaya 12-9 üstün tamamladı. Zhu Ting karşılanması zor smaçlarıyla Eczacı'nın oyun düzenini iyice bozan sarı-siyahlılar bu seti de 25-18 galip tamamladı. İki takımın da karşılıklı sayılar bulması setin 37 dakika sürmesini sağladı. Eczacıbaşı Boskovic ve Larson, Vakıfbank ise Zhu ile Lonneke'nin etkili ataklarıyla sayı buldu, teknik molayı 12-11 önde geçen Vakıf oldu. Önce Eczacı, Larson ile 12-12'de eşitliği sağlayıp öne geçti. Ardından 21-21'de Rasic'in sayısıyla skora denge getiren sarı-siyahlılar son oyunlarda daha az hata yapınca seti 32-30, maçı da 3-0 kazanarak mutlu sona ulaştı. VakıfBank, bu sonuçla 2019 CEV Kupası'nda Türkiye'yi temsil etmeye de hak kazandı.
Milliyet

İşte İmparator İşte Aslanları 
Fatih Terim 1554 gün sonra G.Saray'ın başındaki ilk maçına çıktı. 90 dakikanın her anında bu hissedildi. Tabiri caizse kan, göz yaşı ve sevinç... Her şey vardı. G.Saray, Göztepe karşısında tartışmalı bir golle geri düştü, pes etmedi maçı çevirdi: 3-1. Uzun süredir görülmeyen bir coşku, bayram havası vardı statta. Maç da hızlı başladı. 8. Dakikada tartışmaya açık pozisyonda hakem Maicon'un Pereira'ya müdehalesi sonrası penaltı noktasını gösterdi. Topun başına gelen Jahovic net bir vuruşla perdeyi açtı: 1-0. Geriye düşmesi adeta G.Saray'ı ateşledi. Taraftarının da desteği ile rakip kaleye kamp kurdu. 19'da Gomis ile duvar pası yapan Rodrigues harika bir gole imza atarak beraberliği getirdi. 27'de Rodrigues, Gomis'e al da at dedi. Ancak Gomis altı pasın içinden topu kaleciye nişanladı. 2. yarı sahneye çıkan Feghouli Göztepe'nin solunda ağırlığını hissettirdi. 53'te çizgiden adrese teslim ortasına kafayı vuran Yasin takımını öne geçirdi. 70'te Maicon'un Brezilyalı işi frikiği gecenin skorunu belirledi: 3-1! G.Saray'ın başındaki ilk karşılaşmasına çıkan Fatih Terim, Beşiktaş'ın kaybettiği, F.Bahçe ve Trabzonspor'un berabere kaldığı haftada altın değerinde bir 3 puanla devreye mutlu ve umutlu girdi.
Vatan



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme