26 Aralık 2017 Salı

26.12.2017 Genel Gündem

26.12.2017

GÜNDEM

'Sevakin Adası'nı Turizme Açalım' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir'e Osmanlı dönemi yapılarının bulunduğu Sevakin Adası'nda tamamen restorasyon yapmak için özellikle ricada bulunduğunu söyledi. Erdoğan'a Sudan ziyaretinin ikinci gününde Dostlar Meclisi'nde gerçekleşen törenle, Hartum Üniversitesi tarafından hukuk alanında fahri doktora takdim edildi. Burada konuşan Erdoğan,"Bugün Sayın Cumhurbaşkanına özellikle rica ettim. Port Sudan'a, oradan adaya geçtik. Orada TİKA'nın yaptığı malum Hanefi ve Şafii Camilerinin restorasyonu var. 'Bu adayı bize tahsis etseniz de bu adayı tamamıyla şöyle bir restore etsek ve bu adayı tekrar tarihi şanına layık bir hale getirsek' dedim. Çünkü Sevakin Adası'nı bu halde görmek bizleri üzdü. Yer ile yeksan etmişler. Kim? Batı. Batı'nın karakterinde bu var. Hamd olsun, şimdi yeniden restore etmek, ayağa kalkmak, kaldırmak bizlere nasip olduğu için ayrı bir memnuniyet içerisindeyim" dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Müslümanlar olarak son yıllarda büyük bir türbülansın içinden geçtiğimizi görüyoruz. Suriye'den Irak'a, Libya'dan Mısır'a, Yemen'den Körfez bölgesine kadar birçok ülke sancılı ve sıkıntılı günler yaşıyor. Asırlar boyunca ilim, irfan ve hikmet merkezi olan şehirlerimiz maalesef bugün ancak çatışmalarla gündeme geliyor. Şimdi İsrail devlet terörü uygulamıyor mu? Onunla beraber hareket edenler devlet terörü uygulamıyor mu? 29 yaşındaki down sendromlu Muhammed'i duvar yaslayıp onu taciz edenler devlet terörü uygulamıyor mu? 15 yaşındaki Cüneydi'nin gözlerini bağlayarak adeta kuşatan 20 kadar İsrail askeri devlet terörü uygulamıyor mu? Bunu biz görüyoruz da Batı dünyası bunları görmüyor mu? Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. İrlandalı bir yazar şöyle bir tespitte bulunuyor: 'Kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi petrol kokusu almış emperyalistlerdir' Yerinde bir tespit. Modern sömürgeciler için günümüzün emperyalistleri için tek değer elmastır, altındır, petrolüdür. Onlar için tek mesele paradır, çıkardır, menfaattir. Bunun anlamını en iyi Afrika kıtası bilir. Gelecek, Allah'ın izniyle, bu asrın sonunu bulmayacak ama, Afrika kıtasının olacaktır. Yeter ki dik duralım, yeter ki gayret edelim, yeter ki eğilmeyelim. İşte aynen Kudüs meselesinde eğilmediğimiz gibi. Amerika'nın yönetiminin açıkladığı provokatif Kudüs kararı karşısında tüm Müslümanların, tüm insanlığın sergilediği uhuvvet bu anlamda gerçekten bir kırılma noktası olmuştur. Sadece Müslümanlar değil, aklı selim sahibi Hristiyanlar da Amerika'nın Kudüs'ü İsrail'e peşkeş çeken kararına direnmişlerdir.BM Genel Kurul sürecinde 128 ülke ise yapılan şantaj ve tehditlere rağmen karar tasarısı lehine oy kullandı. Fakat Amerika yanında sadece 8 ülke buldu. Onlar da nüfusu, 15 bin, 20 bin, 25 bin, 30 bin olan ülkecikler. Böylece Amerika'nın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını hukuksuzluğu tüm dünya tarafından kabul edilmiş oldu. Amerika'nın kararını açıklamasından sonraki 15 gün içinde elde edilen bu sonuç şüphesiz hepimizin ortak zaferidir. Bu tablo bir ve beraber hareket edince neleri başarabileceğimizin en güzel ifadesidir. İnşallah bundan sonra Müslümanlar olarak birbirimize daha çok kenetleneceğimize inanıyorum."
Milliyet


Vefatının 44. Yılı... 
İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, vefatının 44. yılında Anıtkabir'deki mezarı başında törenle anıldı. Törene, İnönü'nün kızı Özlem Toker ve bazı aile fertlerinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alpaslan ve askeri erkan ile vatandaşlar katıldı. Törende, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Alpaslan tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kabrine çelenk koyulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Heyet, daha sonra İnönü'nün kabrinin bulunduğu alana geçti. İnönü'nün özgeçmişinin okunmasının ardından Alpaslan Cumhurbaşkanlığı, Tüfenkci Başbakanlık, Kılıçdaroğlu CHP, Dündar Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve İnönü'nün kızı Toker de ailesi adına kabre çelenk koydu. Katılımcılar, saygı duruşunda bulunulması sonrasında İnönü ailesine taziyelerini iletti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yayınladığı mesajda, "Türkiye Cumhuriyeti'nin İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'yü vefat yıl dönümünde saygıyla anıyorum" dedi.
Vatan

Kaçışta Fbı Şüphesi 
ABD'de İran'a yönelik ambargoyu delme iddiasıyla görülen davanın tanıklarından FETÖ'cü eski komiser Hüseyin Korkmaz'ın ailesinin yasadışı şekilde Gürcistan üzerinden ülkeyi terk ettikleri değerlendiriliyor. 1 Eylül 2014'te '17-25 Aralık kumpas soruşturması' kapsamında gözaltına alınan Korkmaz, 2016'da yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliye edildiğinde "17/25 Aralık dosyalarında hiç çalışmadım, tek parafım yok" demişti. ABD'de devam eden Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın yargılandığı davada verdiği ifadede tahliyesinin ardından 17/25 Aralık operasyonu ile belge ve telefon tapelerini bir savcıdan ve polis memurundan temin ettiğini, annesine saklaması için verdiğini, ardından da yasadışı yollarla Türkiye'den kaçtığını söyledi. Yine kendi anlatımlarına göre 3 ülke değiştirdikten sonra ABD'li görevlilerle bağlantıya geçip, bu belgeleri kendilerine havalimanında teslim ettikten sonra ABD'ye gelebildi. Hüseyin Korkmaz'a ABD savcılığıyla yaptığı işbirliği sonunda 50 bin dolar verildi, ev kiralandı. Korkmaz, 17/25 Aralık soruşturmalarının tam göbeğinde olduğunu söyledi. Hüseyin Korkmaz'ın ABD'deki tanıklığı sırasında "ABD'ye kaçırdığım belge ve bilgileri saklaması için anneme verdim" sözleri ise Türkiye'de başka bir soruşturma konusu oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Korkmaz'ın anne, baba ve kardeşleri hakkında yakalama kararı çıkarttı. Ancak gelen bilgiler aile fertlerinin Türkiye'ye terk ettiği yönünde.
Hürriyet

DÜNYA 
Abd'ye Guatemala'dan Kudüs Desteği! 
Guatemala Cumhurbaşkanı Jimmy Morales, ülkesinin Tel Aviv'deki büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması talimatı verdiğini açıkladı. Facebook hesabı üzerinden açıklama yapan Morales, önceki gün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinden sonra ülkesinin Tel Aviv büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararı aldıklarını ifade etti. Taşıma işleminin ne zaman başlayacağına dair detay belirtmeyen Morales, bu konuda talimat verdiğini kaydetti. Ekonomik olarak büyük ölçüde ABD yardımlarına bağımlı Orta Amerika ülkesi Guatemala'nın kararı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda kabul edilen ve ABD'nin tehditlerine rağmen ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak tanınması ve Tel Aviv büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması kararını geçersiz sayan tasarının ardından geldi. Guatemala, bu oylamada "ret" oyu vermişti. Guatemala'nın kararı İsrail'de memnuniyetle karşılandı. İsrail Adalet Bakanı Ayelet Shaked, yaptığı açıklamada, "Guatemala Cumhurbaşkanı'na bu cesur kararından dolayı teşekkür ederim. İnanıyorum ki bu daha fazla ülkenin büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımasının başlangıcıdır" dedi. Karar Filistin'de ise tepki yarattı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, Guatemala'nın İsrail'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararını 'utanmaz bir kanunsuzluk eylemi' olarak nitelendirerek kınadı.
Milliyet

Irak'tan Boru Hattı Hamlesi 
Irak, Kürt Bölgesel Yönetimi ile yaşadığı krizin ardından kontrolünü ele aldığı petrol sahalarından, uluslararası pazarlara sevkiyat için yeniden çalışmalarını hızlandırdı. Bağdat hükümetinin, Kerkük-Ceyhan petrol boru hattının onarılamaz durumdaki bölümünün yerine inşa edilecek yeni boru hattı için ihale açtı. Irak Petrol Bakanlığı, Kerkük petrolünü Ceyhan limanına taşıyan Kerkük-Ceyhan boru hattının DAEŞ saldırılarıyla büyük hasar gören bölümünün yerini alacak yaklaşık 350 kilometrelik bir boru hattı için açtığı ihalede, projeyle ilgilenen şirketlere 24 Ocak'a kadar süre tanıdı. Yerli ve uluslararası şirketlerden bir aylık süre içinde tekliflerini iletmelerini isteyen bakanlık, söz konusu boru hattının günlük bir milyon varilden fazla petrol taşıma kapasitesine sahip olacağını duyurdu. Irak, 1980'li yıllarda inşa ettiği Kerkük- Ceyhan boru hattıyla günde 250 bin ila 400 bin varil petrol ihraç ediyordu. Irak Petrol Bakanlığı, yap-işlet- devret modeliyle hayata geçirilecek olan projenin asgari yüzde 25'inin Iraklı şirketlere verileceğini açıkladı. Yeni boru hattı, Kerkük'ün güneyindeki Selahaddin vilayetinin Beyci bölgesinden çıkarılan ham petrolü, Türkiye sınırındaki Fişhabur'a ulaştıracak. 2014 yılında DAEŞ'in Irak'ta ilerlediği dönemde Kerkük ve diğer tartışmalı bölgelerin kontrolünü ele geçiren IKBY, Türkiye'ye kendi boru hattı üzerinden petrol ihraç etmeye başlamıştı. Ancak bölgedeki sahaların kontrolü, IKBY'nin 25 Eylül'deki bağımsızlık referandumu sonrası yaşanan kriz sırasında bir kez daha Bağdat'a geçmişti.
Milliyet

İngiliz Ekonomisini Onlar Kurtaracak 
Mayıs ayında dünya evine girmesi beklenen Veliaht Prens Harry ve nişanlısı Megan Markle'ın yaratacağı 'olumlu etkinin', İngiltere ekonomisine ihtiyaç duyduğu canlanmayı sağlayacağı öngörülüyor. Ekonomi uzmanları, İngiliz kraliyet ailesinin giyim kuşam tercihlerinin, küresel pazarda son derece büyük etki yarattığını vurgularken, aileye yeni katılacak olan 36 yaşındaki Markle'ın kıyafet tercihlerinin, İngiltere ekonomisine Avrupa Birliği üyeliğinden çıkış (Brexit) sonrası ihtiyaç duyduğu hareketi getireceğini düşünüyor. Çiftin kamuoyunun önüne ilk kez beraber göründüğü Toronto'daki Invictus Oyunları sırasında Markle'ın taktığı güneş gözlüğünün bile, 24 saat içerisinde büyük bir satış başarısı yakaladığını kaydeden uzmanlar, ünlü markaların şimdiden 'müstakbel düşes'in gardrobuna dahil olmak için sıraya girdiklerini belirtiyor. Kraliyet ailesine gelin giden genç kadınların giyim tarzları, uzun yıllardır moda pazarına yön veren etkenler arasında yer alıyor. Son olarak Cambridge Dükü William'la 2011 yılında dünya evine giren Düşes Kate'in İngiliz ekonomisine 390 milyon Sterlinlik bir kazanç sağladığı tahmin ediliyor. Tercih ettiği markalar nedeniyle 'Perakende Kraliçesi' lakabıyla anılan Düşes Kate'in moda endüstrisine 2 milyar Sterlinlik satış yaptırdığı vurgulanıyor. Uzmanların 'Kate etkisi' adını verdiği satış patlamasının bir benzerinin de, Prens Harry ve Markle'ın düğünlerinin ardından yaşanması bekleniyor. Uzmanlara göre genç oyuncunun İngiliz ekonomisine getireceği kâr 500 milyon Sterlin'in üzerinde olacak.
Vatan

Acil Tahliye 
Suriye'de başkent Şam'ın doğusunda bulunan Doğu Guta'da insani durum dehşet verici boyutlarda… Muhaliflerin denetimindeki bölgede yaşanan sağlık krizine önceki gün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da dikkat çekmişti. Erdoğan, Suriye rejiminin ablukası altındaki bölgede acil tedavi olması gereken sivillerin Türkiye'ye nakledilmesiyle ilgili Rusya lideri Vladimir Putin'le görüştüğünü ifade etti. Dün de Doğu Guta'da çalışan sağlık görevlilerinden konuya ilişkin açıklamalar geldi. Anadolu Ajansı'na konuşan hekimler, bölgede tedavi edilemeyen yüzlerce hasta bulunduğunu duyurdu ve bunların yeterli sağlık hizmeti alabilmeleri için bir an önce tahliye edilmeleri için çağrıda bulundu. Muhaliflerin kontrolündeki Şam Kırsalı Sağlık Müdürlüğü Sözcüsü Feyiz Arabi, Doğu Guta'daki ablukaya dikkat çekerek, "Bu durum sağlık hizmetlerini de olumsuz etkiledi. Yetersiz ilaç ve tıbbi malzeme yüzünden tahliye bekleyen hastalarımızın sayısı 600'ü aştı. Bu rakam daha artacak; çünkü kayıt sırasını bekleyen hastalar var" dedi. Hekim Muhammed Ketub ise, bu sayının Doğu Guta'da tahliye bekleyen hastaların hepsini yansıtmadığını ifade ederek, şunları aktardı: "Bu rakam sadece Doğu Guta'da tedavi edilemeyen ve Suriye Kızılayı aracılığıyla tahliye edilmek üzere listeye eklenenlerin sayısı." Kanser hastalarının tedavisiyle ilgilenen Dr. Visam Ruz da çok sayıda kanser hastasının hayatını kaybettiğini duyurdu. Hastaların ilaç tedavisine gereksinim duyduğunu anlatan Ruz, "Tahliye bekleyen hastalarımızın çoğunluğu tümörü olanlar ve kalıcı kan hastaları. Bu hastalar, nisandan bu yana tahliye edilmek için bekliyor" dedi.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3, 8035-3, 8051
Euro: 4, 5155-4, 5184
Sterlin: 5, 0865-5, 0918       
Gram Altın: 155,2978-156, 4003

Rüzgâr Yok Sattı 
32 ayrı bölgede, yatırım değeri 5 milyar doları bulması beklenen, toplam 2.130 MW'lık kapasite için gerçekleştirilecek yarışmaların ilk gününde, sekiz bölge için toplam 430 MW'lık başvuru alındı. TEİAŞ Genel Müdür Yardımcısı M. Mustafa İzgeç'in başkanlığını yaptığı ihalelere 101 firma teklif sundu. İlk gün açılan teklif zarflarından bazı bölgelerde yine eksi fiyat çıktı. Haziran 2017'de 710 MW'lık kapasite tahsisi yapılmış ve yarışmalardan eksi fiyatlar çıkmıştı. Kapasite açıklandığı halde Siirt bölgesine (30 MW) herhangi bir başvuru yapılmadı. Tekli başvuru olması nedeniyle yarışma yapılmadan verilen bölgeler ise; Artvin 30 MW, Bingöl 50 MW, Van (50MW) oldu. Bu hafta içinde yapılacak 32 ayrı bölgedeki 2.130 MW'lık kapasite için gerçekleştirilecek yarışmalarda, son günün oldukça hareketli geçmesi bekleniyor. Dünkü yarışmada, sekiz bölge için toplam 430 MW'lık başvuru alındı. Böylece rüzgar enerjisi ön lisans ihalelerinde bugün sekiz bölge için toplam 430 megavatlık ön lisans verildi. 29 Aralık'a kadar devam edilecek rüzgar ön lisans ihalelerinde şirketlere bin 700 megavat kapasite daha tahsis edilecek.
Milliyet

Sudan Ucuz Et 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Sudan ziyaretinde sürpriz gelişme yaşandı. Gayri safi milli hasılasının üçte birinin tarım ve hayvancılığın oluşturduğu Sudan'dan Türkiye'ye ucuz et teklifi geldi. 100 milyondan fazla büyük ve küçükbaş hayvanın bulunduğu Sudan, 4 dolardan (15 TL) kaliteli et ihraç edebileceklerini bildirdi. Sudan Tarım ve Orman Bakanı Abdullatif Ahmed Mohamed Ijaimi, "Eğer bir anlaşmaya varabilirsek Türkiye için yüksek kaliteli eti ucuza üretebiliriz. Fiyatı 4 dolardan daha fazla olmaz" dedi. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) aracılığıyla 2014'te Türkiye ile Sudan arasında iş birliği protokolü imzalandığını söyleyen Ijaimi, bu kapsamda 30 bin hektarlık pilot bölgede projenin test edildiğini belirtti. Bakan Ijaimi, projenin tümünün hayata geçirilmesi için gereken hazırlıkların tamamlanma aşamasında olduğunu kaydetti. Ijaimi, pilot bölgede çeşitli tohumların denendiğini, buradan alınacak sonuçların büyük ölçekli projeler için kullanılacağını ifade etti. Ijaimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sudan ziyaretinin önemine işaret ederek, bu çerçevede bakanlar ve iş dünyasının bir araya geldiğini söyledi. Türk işadamlarının Sudan'daki yatırım fırsatları ve tarım sektörü konusunda bilgilendirildiğini anlatan Ijaimi, ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere önemli katkı sunacağını vurguladı. Stratejik iş birliği için çalışmalar yürüttüklerini anlatan Ijaimi, iki ülke tarım heyetlerinin Şubat'ta bir araya geleceğini, ardından bu kapsamda Türkiye'yi ziyaret edeceğini söyledi.
Vatan

Asgaride Kritik Cuma 
7 Milyon çalışanı ilgilendiren 2018 yılı asgari ücreti Cuma günü belli oluyor. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Cuma günü 4'üncü ve son kez toplanacak. Asgari ücrette zam pazarlığında ilk 3 tur görüşmelerinden sonuç alınamaması sonrası, haftanın son iş gününde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda bir toplantı gerçekleştirilecek. Bakanlığın asgari ücret kararı burada belli olacak. Türk-İş asgari ücretin net 1.893 lira, DİSK 2 bin 300 lira olmasını talep ederken, işveren tarafını temsil eden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) bu rakamların çok yüksek olduğunu savunmuştu. TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, işverenler olarak 100 liralık asgari ücret desteğinin 2018'de de devam etmesini istediklerini belirterek, "100 liranın verilmemesi demek mevcut asgari ücret maliyetlerinin yüzde 6 artması demek. 2018'de hedeflenen enflasyonu dikkate aldığımızda bir açmazdayız. Türk-İş'in teklifi çok yüksek. Şöyle söyleyeyim, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ın açıkladığı rakam, net asgari ücretin yüzde 35 artışı demek. Biz, Türk işvereni olarak 2015 sonunda yapılan artıştan dolayı hala iş yerlerimizde sorunlarımızı gideremedik. Türkiye gerçeklerine uygun bir rakam değil" şeklinde konuşmuştu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Julide Sarıeroğlu, asgari iücretle ilgili yaptığı açıklamada, "Asgari ücret yılın sonunda pozitif hava uyandıracak, etki yapacak bir rakamı Allah açıklamayı nasip eder inşallah. Bu hafta açıklayacağız, 1 Ocak itibarıyla da uygulanmaya başlayacak" demişti.
Vatan

'Bitcoin'in Gerçek Değeri Sıfır' 
20 bin dolara çıkması beklenirken son günlerde yaşadığı düşüşle dikkat çeken kripto para birimi Bitcoin ile ilgili her gün yeni iddialar ortaya atılıyor. Son olarak Morgan Stanley analisti James Faucette, yayınladığı 'Bitcoin Decrypted' adlı bir müşteri raporunda Bitcoin'in gerçek değerinin sıfır olabileceğini açıkladı. Stanley, raporunda Bitcoin'in bir para birimi gibi davranmamasını ve bir tasarruf aracı olmadığını belirterek, dijital paraya bir değer vermenin zorluğunu tartışmaya açtı. Bitcoin'in para birimi gibi değerlendirilemeyeceğini belirten Faucette, bunu bu para biriminde faizin yer almamasına bağladı. Bunun yanı sıra Bitcoin'in dijital bir altına benzetilebileceğini fakat altınla ayrılan noktası olarak elle tutulur bir yapıda olmadığını vurguladı. Raporda Bitcoin'e teknik anlamda ödeme ağı olduğunu, ölçeklendirmenin zor ve işlem ücretinin olmamasına dikkat çekti. Bitcoin'in daraldığını savunan Faucette, "Bitcoin'in son 30 günlük ortalama günlük işlem hacmi 3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Döviz piyasası 5.4 trilyon dolar. Bitcoin için tahmini günlük alım hacmi 300 milyon dolardan daha az" diye konuştu ve tüm bunların Bitcoin'in kabul görmediğini gösterdiğini ifade etti. Kripto para Bitcoin'in değeri dün itibarıyla 14 bin dolar seviyesinde işlem görüyor. Piyasa hacmi de 250 milyar doların üzerinde yer alıyor.
Vatan

Faturası 2 Milyar Tl! 
450 bin taşeron çalışanın kadroya alınmasının, kamuya maliyeti netleşmeye başladı. Mevcut haklarıyla kamuya geçecek taşeronlar içi, ilk yıl 52 günlük ikramiye ödenecek. Bunun ilk yıl için minimum 2 milyar TL ek maliyet doğuracağı hesaplanıyor. Ancak bu hafta belirlenecek asgari ücretle birlikte bu maliyet de artacak. Taşeron şirketlere yapılacak tazminat ödemelerinin hesaplaması ise sürüyor. Taşeron firmaların kullandığı taşınırlar ve tüketim malzemeleri de bundan sonraki süreçte kamu tarafından kiralanacak veya satın alınacak. Kamu kadrosuna geçecek olan taşeron çalışanlar için 2018 yılı itibariyle başlayacak ikramiye uygulamasında, çalışanların ortalama maaşı 1.5 asgari ücret olarak hesaplanıyor. O da bugünkü rakamlara göre, net 2 bin 100 TL gibi bir rakama denk düşüyor. Taşeron çalışanlara bu hesaplar doğrultusunda, brüt günlük 89 lira üzerinden 52 günlük ikramiye ödemesi yapılacak ve ikramiyenin aylık ücretlere yansıması brüt 385 TL olacak. Tüm yıl toplamı ise çalışan başına 4 bin 628 TL olacak. Söz konusu ikramiye ödemesinin kamuya toplam maliyeti de minimum 2 milyar TL olacak. Ancak rakamın daha da yükseğe çıkması bekleniyor. Çünkü, taşeron işçilerin neredeyse tamamı asgari ücret ve katları üzerinden ücret alıyor. Bu hafta sonunda da yeni asgari ücret belli olacağı için 2018 yılında verilecek ikramiye miktarı ve dolayısıyla kamuya gelecek olan yük de artacak.
Hürriyet

POLİTİKA
'Sivil Silahlı Çete Kurma Maddesidir' 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Tezcan KHK'daki 15 Temmuz ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki terör eylemlerini bastıracak sivillere getirilen "cezasızlık" hükmüne ilişkin, "Bu madde, iktidar eliyle, sivil silahlı çete kurma maddesidir. 'Terörle mücadele ediyorum adı altında, benim koruma ve kollamam altında bunları yaparsan, ben sana ceza verilmeyecek bir ortam yaratabilirim'in işaretidir. Bu çok tehlikeli bir süreçtir" ifadesini kullandı. Önceki gün yayımlanan ve tartışma yaratan yeni OHAL KHK'larının ardından CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında olağanüstü toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan Tezcan, özetle şunları söyledi: Türkiye dün (önceki gün) bir yeni darbe bildirisiyle uyandı. Askeri darbeler, toplumu sıkıyönetim bildirileriyle yönetilirler, sivil darbeler ise OHAL KHK'leriyle yönetirler. Türkiye, 20 Temmuz darbesinden bu yana 17 aydır darbe bildirisi olan OHAL KHK'leriyle yönetiliyor. Bu KHK'ler, 20 Temmuz darbesinin sıkı yönetim bildirileri. AYM'nin 1991'de verdiği evrensel hukuka uygun bir kararda "OHAL döneminde çıkarılan KHK'ler, OHAL'in amacına uygun olmak zorundadır. OHAL'in amacını aşarsa, bu anayasaya aykırıdır ve ben bunu denetlerim" demiştir. Bugünkü AYM, konjonktür mahkemesi olduğu için, aslında AYM değil, ana darbe mahkemesi gibi hareket ettiği için o içtihatından döndü. Çok büyük bir günah işledi. 17 aydır Türkiye'nin yaşadığı bu sıkıntının altında en önemli vebal sahiplerinden birisi AYM'dir. Şimdi, o AYM'ye bir tövbe istiğfar etme fırsatı vereceğiz. Bu, KHK'yi AYM'ye götüreceğiz. Bakalım vicdanları sızlamış mı? OHAL, halkın ihtiyacı değil, tek adam rejiminin tercihi. Tek adam rejimlerinin militarist bir biçimde tahkim edildiği rejimlerin adı "diktatörlük"tür. 696 sayılı KHK'nın 121. maddesine göre, resmi sıfatı olsun ya da olmasın sokaktan geçen bir kişi, "Ben terörle mücadele ediyorum" diyerek suç işlemesi durumunda ceza almayacak. Bırakın hukuk devletini hiçbir ciddi devlette olmaması gereken bir şey. Bu madde, iktidar eliyle, sivil silahlı çete kurma maddesidir. İktidar, "Niyetimiz bu değil" dedi. Niyetiniz bu değilse, niyetinizi doğru ifade edin.
Milliyet

Gocunanlar Fetö'nün Kurşun Askerleridir 
MHP Genel Başkanı Devlet Devlet Bahçeli, son KHK'yla 'sivillere yargı muafiyeti' getirilmesini savundu, "Bundan gocunanlar FETÖ'nün kurşun askerleridir" yorumunu yaptı. İşte Bahçeli'nin Twitter'dan yaptığı paylaşımlar: 696 Sayılı KHK'nin 121. Maddesi siyasi ve ideolojik provokatörler tarafından büyük ve tehlikeli bir tartışmanın odağına yerleştirilmiştir. Hep aynı simalar, hep aynı nakaratlar, hep aynı itham ve iftiralar yine sahne almıştır. Alayına yazık, hepsine yazıklar olsun! 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü ve bunların devamı niteliğindeki olayların bastırılması kapsamında hareket eden vatan evlatlarının 6755 Sayılı Kanunun 1'nci Fıkrası uyarınca hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluklarının doğmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var bunda? CHP niye rahatsızdır? HDP niye hoplamaktadır? İP niçin huzursuz, Barolar Birliği Başkanı neden keyifsizdir? 15 Temmuz'da milli beka zillet ve zulmet dolu saatlerde bizzat millet tarafından savunulmuştur. Bundan gocunanlar FETÖ'nün kurşun askerleridir. İnsanlar sokakta birbirlerinin kafasına sıkarmış, iç savaş çıkarmış, militarist bir toplum yaratılıyormuş. 11. Cumhurbaşkanı Gül de hukuk devleti açısından muğlak ve kaygı verici buluyormuş. Ben de vehme kapılmış bu zihniyetleri endişeyle takip ediyorum. OHAL kapsamında çıkarılan 696 Sayılı KHK'nin 121. Maddesinden rahatsız olmak; 251 şehide hakaret,2194 gazimize haysiyetsiz bir saldırıdır. Mezkûr bu maddenin örtülü af olarak sunulması sefil bir uydurmadır. Anlaşılan FETÖ hala aktif ve faaldir. Kripto damar çalışmaktadır. Ancak bunlar yine ve bir kez daha yenilip dağıtılacaklardır. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi tortu ve kalıntılarıyla birlikte kökten kazınasıya kadar OHAL sürmelidir. Pensilvanya lobisinin samimiyetsiz demokrasi, temelsiz özgürlük, asılsız insan hakları sözlerine aldırış edilmemeli, melanet mutlaka devrilmelidir.
Vatan

SPOR 
Yeni Fenomen 
Süper Lig'de ilk yarının sonu gelirken, zirvede Medipol Başakşehir rüzgarı esti. Son yılların en çekişmeli ligi yaşanırken, Abdullah Avcı ve ekibi, başarısıyla göz dolduruyor. Geçtiğimiz sezondan sonra bu sezon da takımıyla ligin ilk yarısını zirvede bitiren turuncu- lacivertliler, her geçen sezon biraz daha büyüyor. 2005-06 sezonunda o dönemdeki adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyespor alarak devraldığı takım ile adeta dev bir proje başlatan Abdullah Avcı, 2017 yılına kadar olan dönemde istikrarı ve başarısıyla dikkat çekti. İstanbul ekibinin Süper Lig'e geri döndüğü 2014-15 sezonundan beri de sürekli olarak ilk 4 sırada adını kabul ettiren Avcı'nın takımı, geçen sezon şampiyonluk yarışında net olarak yer almıştı. 2014-15 sezonunu 4., 2015-16 sezonunu 4. ve 2016-17 sezonunu 2. sırada tamamlayan Başakşehir, Avrupa Ligi gruplarından, Şampiyonlar Ligi elemelerine kadar birçok deneyim yaşadı. Bu sezon ise ligdeki iddiasını bir üst basamağa taşıyan turuncu- lacivertli takım, 36 puanla ilk yarının sonunda zirveyi kaptı. Avcı'nın kurduğu analiz ekibi, istatistiğe dayalı bilimsel metotlar, futbolcularıyla kurduğu başarılı ilişki, Türkiye'de örneğine daha önce rastlanılmayan istikrarı ve sürekli gelişen yapısıyla adeta rol model oldu.
Milliyet

Umrunda Mı Fener! 
Süper Lig'in ilk yarısını zirvenin 3 puan gerisinde bitiren Fenerbahçe'de transfer çalışmaları öncesi Robin Van Persie sorunu gündemde duruyor. Takım içerisinde çözülemeyen Van Persie'nin durumu artık can sıkıcı bir noktaya ulaştı. Yabancı kontenjanında yer açmak isteyen sarı-lacivertliler, bu nedenle makul bir teklife Hollandalı yıldızı elden çıkarmak istiyor. Ancak yaklaşık 4 aydır resmi maça çıkmayan, fizik olarak gerileyen ve sakatlık konusunda güven vermeyen tecrübeli forvet, sabırları taşırıyor. İkinci yarıda kadroda düşünülmeyen ve ayda 400 bin euro maaş alan 34 yaşındaki oyuncunun en ufak maddi konularda bile sıkıntı çıkarması rahatsızlık veriyor. Evindeki harcamaları ya da genel konularda yaptığı harcamalarda küçücük farkları bile talep ettiği belirtilen Van Persie'nin bu hareketlerinin profesyonellikten uzak olduğu görüşü öne çıkıyor. Fenerbahçe'ye sahada bir gram katkı sağlamayan, iş paraya gelince 2-3 bin dolarlık faturaları tahsil etmek için kulübün kapısını aşındıran Hollandalı yıldızın kulüpten gitmesini herkes dört gözle beklemeye başladı. Öte yandan, Van Persie'nin umursamaz tavırları da gözlerden kaçmıyor. 2015 yılında bir dünya yıldızı olarak Türkiye'ye gelen Van Persie, 2. yılın sonunda adeta İstanbul'da kendine bir tatil hayatı kurdu. Takım için hiçbir gayreti olmayan yıldız forvet, kadroda olmadığı maç günlerinde takımını düşünmeden ailesiyle gezmelere gidiyor. Boğaz turu, at çiftliği ve İstanbul'da özel aktivitelere katılan Van Persie, taraftarların da tepkisini çekiyor. Van Persie'nin özel hobileri de göze çarpıyor. Tavla oynamayı çok seven tecrübeli futbolcu, takımın genç yıldızları Uygar ve Ozan Tufan gibi isimlerle sık sık oyunlar oynuyor. Geçtiğimiz aylarda evindeki özel otomatik okey masası ile de gündeme gelen Van Persie, futbolundan çok İstanbul'da yaşadığı tatil hayatı, hobileri ve aktiviteleriyle akıllara kazındı.
Milliyet

Allıanz Arena'da Büyük Tehlike 
Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Bayern Münih'le eşleşen Beşiktaş, 20 Şubat'ta Allianz Arena'da oynayacağı ilk maça UEFA'nın 2 yıl ertelemeli men cezası nedeniyle özel önem veriyor. Ceza tehlikesi nedeniyle bu sezon Avrupa'daki maçlara taraftar götürmeyen siyah-beyazlı kulüp, Almanya'daki karşılaşma için de organizasyon düzenlememe kararı alırken, taraftarlara da karşılaşmaya gitmemeleri çağrısı yaptı. Almanya'daki Leipzig karşılaşmasında deplasman taraftarına yer ayrılmamasını sağlayan Kartal, Leipzig'in ev sahibi ekip taraftarlarına ayrılan bölüme siyah-beyazlıların girmemesi için önlem almasıyla da müsabakayı kazasız atlatmıştı. Ancak aynı durumun Bayern Münih maçı için geçerli olmadığı ortaya çıktı. Alman ekibinin deplasman seyircisine yer ayırmasa da kendi taraftarının bulunduğu tribünlere Türk taraftarların girmesi konusunda bir kısıtlama getirmediği tespit edildi. Bayern Münih Kulübü'nü telefonla arayarak yetkililerle yaptığım görüşme bu tehlikeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Çozumu anlattı Kendimi İstanbul'da yaşayan bir Beşiktaş taraftarı olarak tanıttım ve karşılaşmayı Allianz Arena'da takip etme olanağım olup olmadığını sordum. Bilet satın alma isteğimi ilettiğim kulüp görevlisinden, neler yapmam gerektiğini bana sırasıyla anlatmasını rica ettim. Öncelikle bilet satın aldığım takdirde maçı statta izleyebileceğim konusunda bilgilendirildim. Bayern Münih'in resmi internet sitesindeki üyelik bölümünde gerekli işlemleri yaparak işe başlamam gerektiği, bunun da online formu doldurup, 60 euroluk ücretin kredi kartımdan çekilmesiyle tamamlanacağı iletildi. Ardından da, "Üyeliğinizi yaptırdıktan sonra bize ulaşarak bilet talebinizi iletmeniz gerekiyor. Sonra da satın alma işlemleri başlayacak. Beşiktaş maçının 35 ila 130 euro arasında değişen fiyatlarındaki biletlerden satın alabileceksiniz" denildi. Beşiktaş Kulübü'nün bu maça taraftarının gitmemesi yönünde çalışması olduğunu belirterek, bilet satın aldıktan sonra stada girememe riskiyle karşılaşıp karşılaşmayacağımı sorduğum Bayern yetkilisi bunun üzerine şu yanıtı verdi: "Siz de o zaman deplasman seyircisine ayrılan bölüm için değil, diğer yerlerden bilet satın alırsınız. Bayern Münih taraftarlarıyla birlikte maçı ev sahibi ekibin seyircileri içinde izlersiniz."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme