28 Aralık 2017 Perşembe

28.12.2017 Genel Gündem

28.12.2017

GÜNDEM
Neye Dayanarak Bunu Diyorsunuz? 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyunda tartışmalara neden KHK'nın 121. maddesinin sadece 15 Temmuz'u kapsadığını belirterek, "Bunun dışında hiçbir şey söz konusu değil" dedi. Erdoğan, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "muğlak" bulduğu ifadelerinin sorulması üzerine"Neye dayanarak siz böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz? Hangi madde sizi bu muğlaklığa itebiliyor? Bu üzücü olmuştur" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Çad'dan Tunus'a geçerken uçaktaki gazetecilere yaptığı değerlendirmeler ve sorulara verdiği yanıtlar şöyle: (Son KHK ile 15 Temmuz ile ilgili olarak sivillere yönelik yapılan düzenleme tartışma yarattı. Muhalefet partileri "paramiliter güç ve iç savaş yaratır" eleştirisi getiriyor. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de hukuken muğlak bulduğunu söyledi. Bu eleştirilere ne dersiniz ve bir değişiklik olacak mı?) Bu konuyla ilgili olarak, "15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler" ibaresi geleceğe yönelik belirsiz bir genişlikte yorumlanırsa şeklinde bir tartışma yapanlar var.. Bu düzenlemenin neyle ilgili olduğu aslında belli. Nitekim bundan önce de bu ifadenin yer aldığı dört ayrı KHK düzenlemesi yapıldı. Onların hiçbirine dair bu güne kadar kimse ses çıkarmadı. Şimdi bu son KHK'yı birileri köpürtmeye başladı. Oysa dediğim gibi bu sadece 15 Temmuz'u kapsayan bir olaydır. Bunun dışında hiçbir şey söz konusu değil. Geçmiş cumhurbaşkanımızın da, burada kalkıp maalesef bir muğlaklıktan bahsetmiş olması üzücüdür. Neye dayanarak siz böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz? Hangi madde sizi bu muğlaklığa itebiliyor? Bu üzücü olmuştur. Kendileri tarafından yapılan o açıklama, aldığı retweet'lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir. Ama şunu söyleyeyim: Gerek Adalet Bakanımız gerek Hükümet Sözcümüz bu konuyla ilgili gerekli cevapları vermiş durumdadırlar. Çıkarılmış olan yasal düzenleme son derece açıktır; biz bu düzenlemenin kararlılıkla ve aynen devamından yanayız. İddia edildiği türden, ilerde yanlış yorumlamalar gündeme gelecek olursa, o vakit gereken müdahale zaten yapılır. Öyle bir durumda, ya yargı ya da parlamento, gereği neyse yapar elbet.
Milliyet
 
2.5 Milyar Dolara Dört Adet Batarya 
Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemleri satın alımına ilişkin anlaşmada son imzaların atılması beklenirken, Moskova'dan anlaşmaya dair son detaylar kamuoyuna açıklandı. Rusya devlet savunma sanayi tekeli Rostec'in Başkanı Sergey Çemezov, Kommersant gazetesine verdiği özel demeçte anlaşmanın bedelinin 2.5 milyar dolar olacağını söyledi. Çemezov'un verdiği bilgiye göre Rusya Türkiye'ye toplam dört füze bataryası sistemi satacak. Komersant muhabirinin, "Rusya'nın Türkiye'ye S-400 Triumf savunma füzeleri sistemi satmasındaki çıkarı nedir?" sorusuna, Başkan Putin'e en yakın isimlerden olan Sergey Çemezov şu karşılığı verdi: Türkiye, S-400 füzeleri satın almak için başvuran ilk NATO ülkesi. Füze sisteminin satış şartları ile ilgili bir soruya ise Çemezev, şu cevabı verdi: Rusya ve Türkiye maliye bakanlıkları görüşmeleri sonuçlandırdılar. Sadece son belgelerin onayı kaldı. Şunu söyleyebilirim, kontrat bedelinin yüzde 45'ini Türkiye avans olarak ödeyecek. Yüzde 55'i ise Rusya'nın vereceği kredi olacak. İlk teslimatın 2020 Mart'ında yapılması planlanıyor. Bu arada Çemezov'un "ortak üretim" konusuna hiç değinmemesi ve sadece "teslimattan" bahsetmesi dikkati çekti. Sergey Çemezov, Başkan Putin'in St. Petersburg yıllarından ve KGB'den en eski dostlarından biri olarak "A Takımı"nın üyesi sayılıyor ve Kremlin çevresinin en güçlü isimlerinden biri olarak uzun yıllardır savunma sanayini kontrol ediyor.
Vatan

Dünya
Suriye'de Yeni Hedef El Nusra 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye konusuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunurken, ülkede yeni hedefin, ismini Fetih el Şam olarak değiştiren El Nusra örgütünün yok edilmesi olduğunu belirtti. "Bugün itibarıyla terörle mücadeledeki ana görevin El Nusra'yı yenmek olduğunu" kaydeden Lavrov, Suriye ordusu ve müttefiklerinin Rusya'nın desteğiyle Nusra üyelerine baskı yaptığını vurguladı. Rusya merkezli Sputnik'in haberine göre, Lavrov, El Nusra Cephesi'nin dış ülkelerden yardım aldığını gösteren verilere sahip olduklarını da söyledi. Lavrov, "Suriye'de olumlu değişiklikler görüyoruz. DAEŞ'e kararlı bir darbe indirildi. Muharebe alanından kaçan bazı militanlar Suriye'de yeniden gruplaşmaya veya yurtdışına kaçmaya çalışsa da, ana muharebenin sona erdiği aşikar" ifadelerini kullandı. Lavrov ayrıca Ulusal Diyalog Kongresi'nin, Suriye'de hükümet ile muhalefet arasında Cenevre'de doğrudan müzakereleri başlatacağına inandıklarını söyledi. Lavrov, Moskova'da yaptığı açıklamada, Türkiye, İran ve Rusya'nın garantör ülkeler olduğu Astana toplantılarının, geçtiğimiz yıl BM nezdinde yürütülen görüşmelere ivme kazandırdığını belirtti. Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenecek Ulusal Diyalog Kongresi'nin de benzer bir etki yaratacağını savunan Lavrov, "Kongrenin Suriye'de hükümet ile muhalefet arasında Cenevre'de herhangi bir ön koşul olmaksızın doğrudan müzakereleri başlatacağına yönelik inancımız tam" dedi
Milliyet

Soytarıya Koruma 
İsrail Parlamentosu'nun (Knesset) Koruma Birimi, Nefha Cezaevi'ndeki Filistinli tutukluların ailelerine hakaretler yağdıran Likud Partisi Milletvekili Oren Hazan'a takviye koruma sağlanmasına karar verdi. Jerusalem Post gazetesinin Knesset'te görevli ismi açıklanmayan bir yetkiliye dayandırdığı habere göre, Çarşamba günü Filistinli tutukluların ailelerini taşıyan otobüsü durdurarak sözlü saldırıda bulunan Hazan'a takviye koruma sağlanması kararı alındı. Başbakan Benjamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi'ne mensup olan Hazan, 25 Aralık'ta Gazze'den gelerek İsrail'in Nefha Cezaevi'ndeki yakınlarını ziyaret etmek isteyen Filistinli ailelerinin bulunduğu otobüsü zor kullanarak durdurmuş, ardından aracın içine girerek tutuklu yakınlarına küfür ve hakaret içerikli sözler söylemişti. Tutuklu yakınları da bu duruma tepki göstermişti. Hazan'ın, sosyal medya üzerinden canlı yayınladığı saldırısı sırasında, tutuklulardan birisinin annesine, "Senin oğlun bir köpek. O bir köpek. Buraya hapishanede oturan o pisliği görmeye geldin. Sizin buraya bir daha gelmenize izin verilmediğinden emin olacağım. İçeri girmemeniz için herşeyi yapacağız. Burada istenmiyorsunuz" diye çıkıştığı duyuluyordu. Hazan videonun devamında Hamas örgütünü kastederek, "Size ve Gazze'de kardeşlerimizi elinde tutan arkadaşlarınıza bir mesajım var. Çocuklarımızı geri istiyoruz. Bu mesajı onlara götürmezseniz buraya bir daha gelmeyin. Burada durursanız onları bir daha canlı göremezsiniz" demişti.
Vatan 
 
Trump'a Örtülü Gönderme 
Ocak ayında ABD Başkanlığı koltuğunu Donald Trump'a bırakan Barack Obama, yeni dönemde verdiği ilk röportajında liderlerin, güçlü konumdakilerin sosyal medyada mesaj verirken dikkatli olmaları gerektiğini söyledi. Mülakatta Trump'ın adı hiç geçmese de Obama'nın sosyal medyayla ilgili çıkarımları akıllara ABD liderinin Twitter paylaşımlarını getirdi. İngiliz tahtının beş numaralı varisi Prens Harry'nin BBC Radio 4 kanalı için yaptığı mülakatta soruları yanıtlayan Obama, "İnternetin tehlikelerinden biri şu, insanların tamamen farklı gerçeklikleri olabilir. İnternette kendi eğilimlerini güçlendiren bir enformasyon sarmalının içine alınabilirler. Durumlar, chat odalarında gösterildiği gibi basit olmayabilir" diyerek, dezenformasyon konusunda uyarıda bulundu. Sosyal medyanın farklı görüşleri teşvik etmesi, toplumların kutuplaşmasına izin vermemesi gerektiğini belirten Obama, liderlerin de internette ortak bir alan bulunması için çalışması gerektiğini söyledi. Beyaz Saray'dan ayrıldığı gün 'rahatlama' hissettiğini, 'iyi bir koşuyu geride bırakmış olma duygusunun' söz konusu olduğunu kaydeden Obama, yeni hayatıyla ilgili "Geç kalkıyorum, günü kontrol edebilmek harika bir şey" diye konuştu. Obama, Prens Harry'nin 'sevdiği ve sevmediği şeyler' hakkında hızlı cevaplaması gereken sorularına da yanıt verdi. 'Sinema mı, bowling mi' sorusuna 'Bowling' diyen Obama, "Aretha Franklin mi, Tina Turner mı" sorusunu "Tabii ki Aretha Franklin" diye yanıtladı. Michael Jordan'ı da LeBron James'e tercih edeceğini söyleyen Obama, iç çamaşırı tercihiyle ilgili soruyu ise es geçti. Uzun süre sigara alışkanlığından vazgeçemeyen Obama, "Sakız mı, sigara mı" sorusuna da "Artık sakız bebeğim" cevabını vererek Prens Hary'yi güldürdü.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,8133-3,8163
Euro: 4,5495-4,5522
Sterlin: 5,1228-5,1297         
Gram Altın: 158,2001-158,3199

Şampiyon Borsa 
Piyasalar 2017 yılını risk iştahının yüksek olması nedeniyle rekorlarla geçirdi. Küresel piyasalardaki coşkulu yükseliş ve şirket kârlarındaki artışlar Borsa İstanbul'da alımları getirirken hisse senetlerinde yüzde 100'lerin üzerinde getiriler oluştu. BIST 100 Endeksi 100 bin seviyesini de aşarak 115.000'e kadar tırmandı. Korku endeksi VIX, kasım ayında yılın en düşük seviyesi 9.14'e gerilerken yıl içerisinde zaman zaman 15'lere kadar yükseldi. Ancak düşen seyrini koruması küresel piyasalarda yükselişi getirdi. ABD borsalarında rekor üstüne rekorlar kırılırken gelişmekte olan ülkelere fon akış devam etti. BIST 100 Endeksi yılı yüzde 43 getiriyle tamamladı. Euro yüzde 22, Cumhuriyet altını yüzde 19.40 oranında değer kazandı. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primini gösteren CDS oranı yılbaşında test ettiği 300'lü seviyelerin ardından sürekli düşüş trendinde oldu. Senenin son ayında 167 ile yılın en düşük seviyelerine geriledi. Bu da borsada yükselişi desteklerken kurda aşağı yönde baskı oluşturdu.
Milliyet

Dolarda Dalgalı Ama Yüksek Seyir 
Dolar kurunda yılın ilk çeyreğinde gerilemeler yaşanabilecek. Yıl içerisinde kurda 3.60 - 4.20 bandında bir hareket gozlenebilir. Satışlarda 3.60'lara doğru gerileme yaşandıkça alımlar gorulurken yukselişlerde 4.20'lere doğru satışlar artacaktır. Dolar kuru 3.75 - 3.70 seviyelerinin altında kalıcı bir duşuş seyri izlemeyecektir. Fed'in faiz toplantıları boyunca kurdaki hareketlenmelerin yuksek olduğunu gorebiliriz. Jeopolitik riskler, siyasi gerilimlerin yaşanması Turkiye ozelinde kurda dalgalanmaları artırabilecek gelişmeler olabilir. Otomatik katılım ve yeni fonlarla birlikte BES'te buyumenin surduğu gorulecek. Performansa dayalı sistem rekabetin artmasını sağlayacak. 1 Ocak 2018'den itibaren otomatik 1.3 milyon çalışan daha Bireysel Emeklilik Sistemi'ne dahil olacak. BES'te uzun vadeli yatırım planlarının hedefl enmesi getirilerin yukselmesini sağlayacak. Yuksek getiriler için mutlaka değişken emeklilik fonları, hisse senedi emeklilik fonları da fon planlarının içerisinde olması gereken fonlar olmalı.
Milliyet

Tav'ın Rotası Yurt Dışına 
TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, 2018'de yurt dışında önemli yatırımlar gerçekleştireceklerinin bilgisini verdi. Şener, bu yıl yaptıkları toplam 35 milyon euroluk yatırımın 17 milyon eurosuyla Gürcistan'ın terminal kapasitesini artırdıklarını belirterek, "Gürcistan'ın 9 aydaki yüzde 44'lük yolcu büyümesi bu yatırımımızın ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. 2018'de yurt dışında ciddi yatırımlar gerçekleştireceğiz. Suudi Arabistan'da Medine Havalimanı'nın ardından Yanbu, Qassim ve Hail havalimanlarının geliştirilmesi ve işletmesini kazandık. Bu havalimanlarında yaklaşık 400 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Yine, Küba'da iki havalimanının geliştirilmesi ve işletmesi için ortaklarımızla birlikte 2018'de çalışmaya başlamayı umuyoruz. Afrika'da, Nijerya ve Ruanda'da yeni projelerle ilgileniyoruz. Asya'da Kırgızistan ve Hindistan'da takip ettiğimiz projeler var" açıklamasını yaptı. Büyümenin gerçekleşeceği pazarlara yoğunlaştıklarını söyleyen Şener, "Uzmanlaştığımız havalimanı işletmeciliği sektörüne odaklanarak, fırsatları değerlendireceğiz" dedi.
Vatan

Dakika Başı 3 İstihdam 
İstihdam seferberliği 2017'ye damga vuran gelişmelerin başında geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Ocak günü önce Çalışma Hayatında Milli Seferberlik programını, ardından 7 Şubat günü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi Şurası'nda istihdam seferberliğini başlatmış ve 1.5 milyon yeni istihdam hedefi konmuştu. Bu seferberliğin ikinci fazı da geçen günlerde başlatıldı. Erdoğan, 2017'de 1.5 milyon yeni istihdam yaratıldığını açıkladı. 12 ayda 1.5 milyon istihdam aylık 125 bin yeni istihdam sağlandığını gösteriyor. Yani kaba bir hesapla 2017 yılı boyunca her saat 173 kişi iş sahibi oldu. Her dakika ise istihdama 3 kişi katıldı. Seferberlik kapsamında yeni istihdam sağlayanlara teşvik de getirildi. Mevcut çalışana ek her bir sigortalı çalışan için asgari ücret üzerinden 773 TL tutarındaki prim ve vergi yükümlülükleri devlet tarafından karşılandı. Bu teşvik 31 Aralık'ta sona erecekti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, seferberliğin ilk günlerinde işverene teşviklerin toplam maliyetinin 12.3 milyar lira olacağını bunun 11 milyar lirasının ise İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacağını açıklamıştı. İkinci faz 14 Aralık'ta başlatıldı. Bunda ise artık ek istihdamla 4 bin 740 liraya kadar olan ücretler de sigorta primi teşvikine dahil edildi. Kadınlar, 18-25 yaş arası gençler, engelliler istihdamı durumunda bu teşvikten yani 1.5 yıl süreyle yararlanılacak. Rakamlar yeni asgari ücrete göre güncellenecek. Ayrıca 3 ve daha az çalışanı olanlara da her yeni istihdam için ödedikleri maaş, prim ve verginin bir ayını devletin ödemesi sistemi getirildi. Seferberlikte en önemli bölümlerden birini iş başında eğitim oluşturdu. İşverene sıfır maliyetli bu program 3 ay sürüyordu. Günlük 54 lira olan ödemeleri devlet karşıladığı gibi sigorta primleri ve vergiler de devletten geldi. İşletmeler çalışan sayılarının yüzde 30'una kadar katılımcı alabildi. Ve eğitim sonrası katılımcıların en az yarısının da 3 ay istihdam edilme şartı vardı. Programa katılana işletme yemek, yol gibi ödemeler yaparsa da bunun brüt asgari ücretin yarısı kadar olan tutarını (889 TL) vergiden düşebilmişlerdi. İkinci fazda iş başında eğitimin de kapsamı genişletildi. Yine günlük 54 lira devletten veriliyor. Ancak 3 aylık programlar bilişim ve imalat sektörleri için 6 aya çıkartıldı. Siber güvenlik, kodlama gibi alanlarda işbaşı eğitim programlarına katılan 18-25 yaş arası gençler günlük 75 lira alacaklar. Sanayi sektöründeki mesleklerde düzenlenecek eğitim programlarına ve mesleki eğitim kurslarına katılan kadınlara 2 ile 4 yaş arasındaki çocukları için aylık 400 lira bakım desteği verilecek. Ayrıca işgücü piyasasının nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için teoriği ve pratiği birleştiren yeni bir model başlatıldı. Bu proje 2 yıl uygulanacak.
Hürriyet

Tapdk'deki Gruplaşma Sonunu Getirdi 
Hafta sonu yayımlanan kararnameyle, iki üst kurul da kapatıldı. Şeker Kurumu'nun kapatılması uzun süredir gündemdeyken, geçen kasımda üyelikleri boşalan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (TAPDK) da aynı kapsama alınması sürpriz oldu. Kulislerde konuşulanlara göre, tütün ve alkol piyasasında geniş yetkilerle kurulan TAPDK yönetiminde gruplaşmalar uzun süredir devam ediyor. 7 kişiden oluşan kurul yönetimi, 2002'den bugüne kadar 3 kez değişti. Ancak değişen yönetimlere karşın fikir ayrılıkları her dönemde devam etti. Kuruldaki gruplaşmaların karar alma süreçlerine de etki etmesi, tartışmaları da getirdi. Kurulla ilgili sıkıntılar nedeniyle 2012'de TAPDK'nin kapatılması yönünde bir taslak hazırlandığına dikkat çeken kaynaklar, "O zaman kurula bir şans verildi. Ancak yaşanan süreçte görüldü ki, kurulun verimli bir şekilde çalışması sağlanamıyor. Bunun üzerine de 7 Kasım'da görev süresi dolan kurul üyelerinin yerine atama yapılmadı ve KHK'ya kapatıldığına dair hüküm eklendi" dedi.
Hürriyet

 POLİTİKA
Esed Teröristtir 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'de bundan sonraki sürecin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile devam edip edemeyeceğine ilişkin, "Suriye'de bir defa Esed ile yürümek kesinlikle mümkün değildir. Niçin, 1 milyona yakın vatandaşını öldürmüş olan bir Suriye'nin başkanıyla nasıl olacak da geleceği kucaklayacağız. Suriye'nin halkı böyle birisini başında görmek ister mi? Esed, kesinlikle açık ve net söylüyorum, devlet terörü estirmiş aslında bir teröristtir. Böyle birisine biz kalkıp da bu işi o götürebilir diyemeyiz. Dersek, o 1 milyona yakın o öldürülmüş olan Suriyeliye, o insanlara haksızlık yapmış oluruz" dedi. Erdoğan, Afrika ziyaretinin üçüncü ve son durağı Tunus'ta Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid es-Sibsi tarafından resmi törenle karşılandı. Erdoğan ile Sibsi'nin Tunus Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki tören alanında yerlerini almalarının ardından, Türkiye ve Tunus milli marşları çalındı. Törende Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan da hazır bulundu.
Milliyet

Hiçbir Düzeltme Yapılmayacak 
Başbakan Binali Yıldırım, dün resmi ziyaret için Suudi Arabistan'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan olarak Suudi Arabistan'a ilk ziyareti olacağını söyledi. Ziyarete ilişkin bilgi veren Yıldırım, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Yıldırım, bazı sendika yöneticilerinin, taşeron işçilere "Şu sendikaya üye olmazsanız, kadro alamazsınız" dediğine ilişkin haberlerin basında yer aldığı hatırlatılması üzerine, yasal düzenleme yapıldığını ve kamuda alt işveren bünyesinde çalışan 1 milyona yakın vatandaşın devlette daimi kadroya geçtiğini belirtti. Yıldırım, "Çalışanlarımızın hangi sendikaya üye olacağı tamamen kendi iradeleriyle karar vereceği bir iştir, hiçbir şekilde bir zorlama bir yönlendirme söz konusu olmaz. Bu konuda bir özel gayret içerisinde olanlara da hiçbir müsamaha göstermeyiz" dedi. Yıldırım, 696 sayılı KHK'nin 121. maddesiyle ilgili tartışmaların sorulması üzerine, şunları söyledi: "Bu konu bir kaç gündür ülkemizde konuşuluyor ama bu konuşmaların hepsi boş konuşmalardır, onu açıkça söyleyeyim. Sebebi şu; ülkemizde bir 15 Temmuz darbesi olmuştur, 16 Temmuz günü de darbe girişimi ve akabindeki terör olayları bastırılarak milli irade hakim hale gelmiştir. Ben şunu sormak istiyorum: Bu görüşlerini ifade edenler özellikle ana muhalefet partisi darbeye karşı mıdır, değil midir? Darbe zamanı millet sokağa çıkmış, resmi görevli olan, olmayan, ülkesine, bayrağına, vatanına sahip çıkan herkes bu darbeye karşı koymuştur. Dolayısıyla darbeye karşı koyan vatandaşlarımızın kanuni koruma altına alınmasından daha doğru bir şey yoktur. Buna karşı çıkmak demek vatandaşlarımıza, 'niye bu darbeye karşı çıktınız' demektir. Yani biz darbecilerin yanında mı olacağız, yoksa darbeye karşı koyanların yanında mı olacağız? Bunu anlamamız lazım. CHP'nin belli ki darbe konusunda kafa karışıklığı devam ediyor. Başından beri bu darbe teşebbüsüne bir türlü inanmamıştı ve aynı tutumunu belli ki sürdürüyor. Ana muhalefet partisi böyle davranmakla şehitlerimizin kemiklerini sızlatıyor, gazilerimizi ve yakınlarını fevkalade rahatsız ediyor. Bu tutum ve davranış asla kabul edilemez."
Milliyet 

SPOR 
120 Milyon Tl'lik Dert 
Galatasaray'da 20 Ocak'ta yapılacak kongre için çalışmalar sürerken, başkan Dursun Özbek'in dikkat çektiği ancak ayrıntılarını vermediği tablo ortaya çıktı. Çünkü göreve gelecek olan yönetim, ocak ayı sonuna kadar yaklaşık 120 milyon liralık bir ödeme yapması gerekiyor. Galatasaray Kulübü'nün 31 Ocak'ta UEFA'ya vereceği borçsuz kağıdı için 120 milyon lira ödeme zorunluluğu adaylığı düşünen isimler üzerinde büyük baskı oluşturdu. Galatasaray bu borçsuzluk kağıdını alamaması halinde UEFA'dan ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı vurgulandı. Dursun Özbek'in en önemli vaatleri arasında bu paranın ödenmesinin yattığı dile getirildi. Cim-Bom'da muhalefet yine hüsrana uğradı. Dursun Özbek'in karşısına güçlü bir isim çıkarmak için yoğun çaba harcayan isimler, eski başkan Duygun Yarsuvat'tan da istediğini bulamadı. Önceki gün Türk Telekom Stadı'nda başkan Dursun Özbek ile bir araya gelen Yarsuvat, seçime girmeyeceğini söyledi. Yarsuvat'ın bu kararı almasında, 120 milyon liralık ödemenin büyük etkisi olduğu dile getirildi. Bu gelişme üzerine sarıkırmızılı kulüpte iki adaylı bir seçim ağırlık kazandı. Galatasaray'da başkan Dursun Özbek'in karşısına aday olarak çıkan tek isim Mustafa Cengiz... Cengiz'in adaylık için gerekli imzaları Divan Kurulu'na teslim ettiği vurgulandı.
Milliyet 
 
Fernandao'ya Janssen Freni 
Fenerbahçe'yi devre arasında hareketli günler bekliyor. Şampiyonluk iddiasını pekiştirmek adına kadrosuna takviyeler yapmak isteyen sarı-lacivertlilerde Jose Fernandao başta olmak üzere bazı yabancı oyuncuların elden çıkarılması gündeme gelmişti. Ancak forvet hattında Vincent Janssen'in yaşadığı sakatlık hesapları değiştirdi. Ayak baş parmağında darbeye bağlı ezilme problemi olan Janssen'in sıkıntılı durumu sonrası Jose Fernandao için farklı bir plan gündeme geldi. İlk etapta kadrodan gönderilmesi düşünülen Brezilyalı oyuncunun, böylesi bir gelişme sebebiyle takımda tutulması ağırlık kazandı. Sezonun ikinci yarısında şampiyonluk yarışının sert geçeceğini bilen Teknik Direktör Aykut Kocaman, alternatifli bir forvet hattı istiyor. Şu anda ayak baş parmağındaki sakatlık nedeniyle ayakkabı dahi giymekte zorlanan Janssen'in durumu dolayısıyla Fernandao kadroda tutulacak. Forvette Soldado'nun tek alternatif olarak kalmasını istemeyen Kocaman, Brezilyalı forveti de opsiyonları arasında tutmayı düşünüyor. Öte yandan, tecrübeli golcüye gelen teklifler de istenen seviyede bulunmuyor. Özellikle Cruzeiro'nun çok az bir miktar önermesi kapıların kapanmasına neden oldu. Devre arası kampında Fernandao'yu görmek isteyen teknik heyet, 30 yaşındaki oyuncunun fiziksel olarak toparlanması halinde kadroda iyi bir alternatif olabileceğini planlıyor. Ayrıca Fernandao'nun gittikçe toparlayan bir görüntü çizmesi de umutları artırıyor. 2014- 15 sezonunda Bursaspor'da iken Süper Lig gol kralı olan Fernandao, sezonun ilk yarısında ligde sadece 3 maça çıktı ve gol atamadı.
Milliyet

20 Milyon'ya Cenk'i Satmayız 
Beşiktaş'ta devre arası transfer çalışmalarının en önemli kilometre taşı olan Cenk Tosun için siyah-beyazlı yönetim bekleyişe geçti. Everton, Newcastle United ve Cyrstal Palace gibi İngiliz ekiplerinin hedefinde olan golcü futbolcu konusunda yönetimin kesinlikle aceleci davranmayacağı belirlendi. Her fırsatta, "Cenk Tosun'u satmayı düşünmüyoruz" diyerek, bonservis bedellerinin daha da arttırılmasını bekleyen Başkan Fikret Orman'ın, gerekirse Cenk Tosun'u satmak yerine, yıldız oyuncunun 2019'da bitecek sözleşmesini uzatmayı bile gündeme getirebileceği öğrenildi. Cenk Tosun'un Newcastle United'a olası transferi için mali sorunlar yaşayan İngiliz ekibinin Çinli yatırımcılara satılmasını da bekleyen Başkan Orman şartların oluşması halinde 3 İngiliz kulübünü pazarlık masasına davet edecek. Demba Ba ile prensipte anlaşan Fikret Orman, Cenk Tosun'un menajerlerine golcü futbolcuyu 20 milyon euro seviyesinde konuşulan rakamlara satmayacaklarını bildirdi. Bu konuda Teknik Direktör Şenol Güneş'le bugün bir görüşme yapması beklenen Başkan Fikret Orman'ın geçen yaz döneminde olduğu gibi devre arasında da İngiliz kulüplerime olumsuz yanıt verebileceği aktarıldı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme