1 Ocak 2018 Pazartesi

01.01.2018 Genel Gündem

01.01.2018 Pazartesi
TÜRKİYE 
Nereden Çıktı 
Cumhurbaşkanı Erdoğan isim vermeden, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e tepkisini sürdürdü ve "Türkiye yanarken en küçük aksiyonlarını görmediğimiz kişiler, bir anda olur olmaz konularda konuşmaya başladı. Hayırdır, bir anda bu heves, bu hız, bu tepkisellik nereden çıktı? Bu bozgunculuk merakının sebebi nedir" dedi. Düzce İl Kongresi'nde konuşan Erdoğan özetle şunları söyledi: "16 Nisan'da ne oldu gördünüz değil mi? Biz 'Evet' kampanyasını sürdürürken ne yazık ki birileri de tabii 'Hayır' kampanyası sürdürdü. 'Hayır' kampanyasının içinde beraber olduğumuz arkadaşlarımızın olması bizi ayrıca üzdü. Hiç önemli değil. Kişi sevdikleriyle beraber haşrolunacaktır. Biz yaptıklarımızı yapacaklarımızı doğru şekilde anlatmaz isek birileri gider bizi bin bir yalanla, iftirayla başka türlü anlatır. 15 Temmuz gecesi milletimize çağrıyı yaptık mı? Yaptık. Milletim caddelere çıktı mı? Çıktı. Yürüdü mü? Yürüdü. Ama birisi de vardı ki o adresi şaşırdı. Soruyorlar, diyorlar ki 'Siz niye yoktunuz Atatürk Havalimanı'nda?'. Verdiği cevap, 'Bana da haber verseydi Cumhurbaşkanı ben de gelirdim'. Biz çağrımızı milletimize yaptık. Beyefendi taahhütlü istiyordu. Tanklar var, on binler var. Ama o adamlarını tankların başındaki FETÖ'cülere gönderdi. Beraber çalışıyorlar ya. FETÖ'cülerle görüşmeyi yaptılar, sonra beyefendiye, Bay Kemal'e yol açıldı. Koltuğa gelişi dahi şaibeli olan bu zatın, her ihanetin arkasından çıkması tesadüf olamaz. Sanıyorum kendisini birileri bu iş için özel olarak görevlendirdi. Açık söylüyorum, net söylüyorum. 15 Temmuz gecesi Bay Kemal'in takımı bizlerle beraber MHP'li kardeşlerimizle beraber o FETÖ'cülere karşı yürümediler. Biz birlik olduk, beraber olduk yürüdük. Ama Bay Kemal'in takımı ortada yoktu. Onlar tam aksine Bağdat Caddesi'nde, tankları alkışlıyorlardı. Biz de milletimizle bu mandacı kafayı, bu mankurtları çok iyi biliriz.
Hürriyet


Büyük Bir 'Hayır' Ailesiyiz 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni yıl mesajında "2018 yılını tüm gazeteciler için bir umut yılı kılacağımızın sözünü veriyorum" dedi. Adalet Yürüyüşü için "Toplumumuzun tüm katmanlarına yerleşmiş 'adalet' talebinin vücut bulduğu, ülkenin üstüne örtülmeye çalışılan korku örtüsünün yırtılıp atıldığı tarihi bir uyanıştır" diyen Kılıçdaroğlu'nun mesajı özetle şöyle: "Karşı karşıya olduğumuz tüm bu sorunlara karşın, 2017'nin bize öğrettikleri var. Adaletten sapmış bir iktidara karşı verdiğimiz hak, hukuk, adalet ve özgürlük mücadelesinde ne kadar haklı olduğumuzu ve yalnız olmadığımızı gördük. Milletimizin, tek adam rejimine karşı 16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu'nda ortaya koyduğu 'Hayır' iradesi, demokrasiye bağlı büyük bir aile olduğumuzu bize gösterdi. Enis Berberoğlu'nun sevgili eşi Oya Berberoğlu'nun şahsında tüm tutuklu milletvekillerinin eşlerine, 2018 yılında hayat arkadaşlarına, çocuklarına, dostlarına özlemlerinin sona ereceğine duyduğum inancı iletiyorum. KHK mağdurlarının sembolü Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın, görevlerine dönüş talebiyle başlattıkları eylemlerinin, hepimizi mutlu kılacak bir sonuca ulaşması için gösterdiğimiz çabanın 2018 yılında da kararlılıkla süreceğini vurguluyorum. Her dönemde gazeteciliğini halkın haber alma özgürlüğüne duyduğu inançla yapan, gördüğü hakikatı anlatma ısrarından vazgeçmeyen sevgili Ahmet Şık'ın eşi Yonca Şık'ın şahsında, tüm tutuklu gazetecilerin eşlerine, çocuklarına ve hatta torunlarına 'Onlar çıkacak, yine yazacak' diyorum. 2018 yılını tüm gazeteciler için bir umut yılı kılacağımızın sözünü veriyorum. Bir kez daha bilinmesini isterim ki ülkemizin tüm çocuklarının ayrımcılığa uğramaksızın, özgür bireyler olarak huzur içinde yaşacağı bir Türkiye mümkündür. 'Ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzen' kurmak mümkündür. İşsizliği yenmek mümkündür, sevgisizliği ortadan kaldırmak mümkündür. Başta FETÖ, PKK ve IŞİD olmak üzere tüm terör örgütlerini, akılcı politikalarla yok etmek mümkündür. Barışçıl, tutarlı bir dış politika mümkündür. Ve inanıyoruz ki Türkiye'nin tüm bu temel sorunlarının çözümüne dair hedeşerimize, milletimizin azim ve kararlılığıyla ulaşacağız."
Hürriyet

'Kim İtiraz Ediyorsa Darbeciden Farksız' 
Başbakan Binali Yıldırım, Burdur'da Hüsnü Bayar Spor Salonu'nda düzenlenen partisinin 6. Olağan İl Kongresi'nde konuştu. Ak Parti teşkilatlarında bayrak değişiminin devam ettiğini belirten Yıldırım, "Ak Parti'de bayrak değişimi o bayraklı koşulara benzemez. Atletizmde bayrağı veren kenara çekiliyor, bayrağı alan yola devam ediyor. Bizde bayrağı veren de alan da hız kesmeden yola devam ediyor" dedi. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşleri güçleri Ak Parti ne yaptıysa onu kötülemek, Ak Parti ne dediyse tersini söylemek. Siyaset beyaza siyah demek değildir. Siyaset doğruları taklit etmek, yanlışları da tenkit etmektir ama maalesef bizim ana muhalefet partimiz henüz o siyasi ergenliğe ulaşamadı. Elbet bir gün olur." Başbakan Yıldırım 696 sayılı KHK'nın 121'inci maddesiyle ilgili tartışmalara ilişkin olarak "Son günlerde bir tartışma var, önüne gelen konuşuyor, neymiş? 'Biz bir düzenleme yapmışız, vatandaşları korumaya almışız'. Ne yapacaktık? Darbeye karşı, alçakların karşısına hayatını koyan insanlara 'Siz niye buraya geldiniz de bu darbeyi önlediniz' mi diyecektik? O darbecilerin üzerine giden, tankların üzerine çıkan darbecileri derdest edip emniyete teslim eden kahraman vatandaşlarımızı korumak için kanun çıkardık. Buna kim itiraz ediyorsa, bizim için darbecilerden farkı yoktur" dedi. Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü: "Neymiş efendim, 'Darbeye direnen vatandaşları koruyan kanun çıkardınız'. Ne var bunda? Yani bir daha darbe girişimi olursa vatandaşlar sokağa çıkmasın mı, memlekete sahip çıkmasın mı? 'Niye geldiniz, darbe olsaydı, başarılı olsaydı' onu mu istiyorsunuz? Sayın Kılıçdaroğlu şunu iyi öğrenmen lazım, Türkiye'yi işgal etmek isteyenlere, Türkiye'nin anayasal düzenini ortadan kaldırmak, Meclis'i bombalamak, hükümeti alaşağı etmek, kurumları silah zoruyla ele geçirmek isteyenlere direnmek bir görevdir, meşru müdafaadır, Türk milleti de bunu en güzel şekilde yapmıştır. Hukuki düzenlemede hiçbir sorun ve belirsizlik olmadığını belirten Yıldırım "Düzeltmeyi gerektirecek bir durum da yok. Ama mesele iş yapmak, vatandaşın sorununu çözmek değil, vatandaş üzerinden polemik oluşturmak, siyaset yapmak. Böylece akılları sıra vatandaş bir daha darbe işine hiç karışmasın, darbecilerin ekmeğine yağ sürülsün. 81 milyon vatandaşımızın hukukuna sonuna kadar sahip çıkacağız, yağma yok" dedi
Milliyet

Tablo Bu Yıl Daha Da Kara 
Türkiye'nin kanayan yarası 'kadına yönelik şiddet' pansuman tutmuyor. Milliyet'in düzenli olarak gündeme getirdiği kadın cinayetleri istatistiği, iç karartan tablonun daha da kötüye gittiğini gözler önüne seriyor. İstatistiklere göre, geçen yılın 316 kadın katledilirken bu sayı 2017 yılında 389'a yükseldi ve en az 308 çocuk da annesiz kaldı. En çok ölüm ise Ekim ayında yaşandı. Rakamlar tüm uyarı, haber ve önlemlere rağmen kadın cinayetlerinin azalmayıp arttığını gösteriyor. Katledilen kadınlardan bazıları da koruma kararları olmasına rağmen vahşice öldürüldü. Bu kadınlardan biri de İstanbul'da yaşayan Selda Yılmaz'dı. Boşanma devası devam ederken hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Emrah Yılmaz tarafından başından vurulan Yılmaz, ölümünden bir süre önce de yine evil olduğu kişi tarafından 8 yerinden bıçaklanmıştı. Kastamonu'da eşinden gördüğü şiddet nedeniyle evden ayrılarak kadın sığınma evine yerleşen Naime Kaçakoğlu da, boşanmak isterken öldürülen kadınlardandı. İşlemleri için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne geldiği sırada ayrılmak istediği Engin Kaçakoğlu'nun silahlı saldırısına uğrayan Naime Kaçakoğlu, geride 2 çocuk bıraktı. Kayseri'de de Abdurrahim Polat, mahkeme kararıyla uzaklaştırma kararına rağmen eşi Meral'in kaldığı eve giderek bıçaklayarak öldürdü. Yılın acı tablosuna yansıyan örnekler arasında işkenceyle öldürülen kadınlar da vardı. Yozgat'ta 30 yaşındaki Halime D., tokat attığı iddiasıyla kardeşi tarafından levyeyle işkence edilerek öldürülürken, Antalya'da Nurcan Demiröz de erkek arkadaşı tarafından evine döşenen dinamitle öldürüldü. Şanlıurfa'da 60 yaşındaki Necmiye Gürses satırla, Soma'da Cennet Akuş da baltayla eşleri tarafından öldürüldü. Kadın cinayetlerinin önemli özelliği tehdit veya öncül bir suçun ardından gerçekleşmesi. Bu aşamada alınan, bazı önlemler cinayetleri önleyebiliyor ama geç kalınması kadınların yaşamına mal oluyor. Mesela 25 yaşındaki 1 çocuk annesi Gizem Olgun'un ölüme giden süreçte bu eksiklik önemli bir rol oynadı. Olgun boşandığı eşi Mert Toprak tarafından tehdit ediliyordu, bunu gerekli makamlara bildirdi. Ancak şikâyetine rağmen alınmayan önlemler Olgun'un sonu oldu. Genç kadın eski eşi tarafından 9 Mart'ta bıçaklanarak katledildi. 17 yaşındaki Helin Palandöken de sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda "Gizli bir platonik sapığım var, sokağa çıkmaya korkuyorum" diye yazmıştı. Bu paylaşımdan 1 ay sonra genç kız okuduğu okulun bahçesinde pompalı tüfekle katledildi. Bursa'da yaşayan Nafiye Şahin (40) katledilmeden önce kendisini rahatsız ettiği gerekçesiyle şikâyetçi olduğu Kemal Y. (61) tarafından 9 yerinden vurularak öldürüldü.
Milliyet

'Şehidi Mezarda Rahatsız Ederler' 
Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, 696 Sayılı KHK'nın 121. maddesine ilişkin, "Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan'ın çirkin ve ahlaki yaklaşımdan uzak açıklamalarını görünce yaptığımız işin kıymeti ortaya çıkıyor ve iyi ki böyle bir şey yapmışız diyoruz" dedi. Akdağ şöyle konuştu: Şimdi bu ahlaksız adamın, milletvekili kılıklı bu adamın söylediklerine nasıl tahammül edeceğiz. Bunlar yarın Allah korusun şehidi mezarda bile rahatsız ederler. İfadeler apaçık ortada. Bu düzenleme 15 ve 16 Temmuz'la alakalı. Ayrıca sonuçta mahkeme karar verecek. Aldan, "Bu düzenleme, benim bir sürü itim var, bunları salarım sokağa ve onlara af bile getirebilirim mantığını toplumda yayma anlayışıdır" demişti.
Vatan

DÜNYA 
Dünya 2018'e Böyle Girdi 
Avustralya ve Yeni Zelanda dün 2018'e ilk "hoş geldin" diyen ülkelerdendi. Sydney kentinin simgesi Opera Binası çevresinde düzenlenen havai fişek gösterileri gökyüzünü aydınlattı. Yeni Zelanda'da da renkli havai fişek gösterileri vardı. Fransa da yeni yıl kutlamalarına yoğun güvenlik önlemleri arasında hazırlandı. Fransa İçişleri Bakanlığı, yılbaşı gecesinde artan terör tehdidine karşı ülke genelinde yaklaşık 140 bin güvenlik görevlisinin seferber edildiğini duyurdu. Ülke genelinde 56 bin polis, 36 bin jandarma, 7 bin asker ve 39 binden fazla güvenlik görevlisinin görevlendirildiği belirtildi. Terör saldırısı riskinin arttığına dikkati çekilen açıklamada, turistlerin güvenliğinin de sağlanmasının öncelikler arasında yer aldığı ifade edildi. Dondurucu soğukların etkili olduğu ABD'nin Doğu Yakası'ndaki New York kentinde de yılbaşı dolayısıyla yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti. Polis, New York'un ünlü Times Meydanı'nda güvenlik önlemlerini arttırdı. Almanya'nın başkenti Berlin'de dün gece düzenlenen açık hava partisi için yoğun güvenlik önlemleri alındı. DW'nin haberine göre taciz olasılığına karşı kadınlar için de 'güvenli alan' oluşturuldu. Yüz binlerce kişinin katıldığı parti dolayısıyla güvenlik önlemleri de arttırıldı. Partinin organizatörlerinden Anja Marx, güvenlik önlemleri için harcanan bütçenin altı rakamlı olduğunu söyledi. Brandenburg Kapısı çevresindeki bütün girişler beton barikatlar ve yan park etmiş polis araçlarıyla kapatıldı. Türkiye'de de yılbaşı nedeniyle günler öncesinden sıkı önlemler alındı. İstanbul'da Taksim Meydanı'na çıkan yollar dün saat 15.00'ten itibaren araç trafiğine kapatıldı. Taksim'e çıkan bazı yerlerde arama noktaları oluşturuldu. Taksim Meydanı'na girmek isteyenler kontrol noktalarında çantaları ve üst aramaları yapıldıktan sonra meydana giriş yaptı. Türkiye'deki yılbaşı kutlamalarının başlıca adreslerinden olan Bursa Uludağ'da da güvenlik görevlileri araçları tek tek aradı. Yeni yıl sadece dünyada değil uzayda da kutlandı. Yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) görevli astronotlar da yeni yıla hazırlandı. ISS, dünyanın yörüngesinde saatte 28 bin kilometre hızla döndüğü için uzay istasyonundaki personel günde 15-16 günbatımı ve gün doğumuna tanık olabiliyor.
Hürriyet

Ürdun'de İddialara Soruşturma 
Ürdün'de, ordudan erken emekliye sevk edilen uç prens hakkında asılsız iddia ortaya atan kişi ve taraflar hakkında adli kovuşturma başlatılacağı uyarısında bulunuldu. Ürdün resmi haber ajansı PETRA'da yer alan Kraliyet Divanı'nın açıklamasında, Kral 2. Abdullah'ın iki kardeşi ile amcasının oğlunun ordudan erken emekliye sevk edilmesi ile ilgili asılsız iddialar ortaya atanlar hakkında adli kovuşturma başlatılacağı kaydedildi. Kral 2. Abdullah'ın geçen hafta görevden aldığı orduda görevli kardeşleri Faysal (54) ve Ali bin Hüseyin (42) ile amcasının oğlu Talal bin Muhammed'in (52) emekliye sevk edilmesi kararı ülkede tartışmalara ve darbe söylentilerine neden oldu.
Milliyet

Yemen'de Koalisyon Saldırıları Sürüyor 
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin, Yemen'in batı sahil şeridine düzenlediği yoğun hava saldırılarında 20 Husi'nin olduğu, onlarcasının yaralandığı bildirildi. Halk Direniş Güçlerindeki saha komutanlarından Visam Salih, koalisyon güçlerine ait uçakların, Hudeyde iline bağlı El-Huhe, El-Cerahi ve Hays ilçelerinde Husi hedeflere saldırı düzenlediğini belirtti. Salih, saldırılarda 20 Husi'nin olduğunu, onlarcasının yaralandığını belirterek söz konusu ilçelerde Husilere ait 6 araç ile 1 otobüs ve motosikletin de imha edildiğini kaydetti.
Milliyet

Ağır Bedel Ödetiriz! 
İran'da işsizlik, yükselen enflasyon ve yolsuzluğa karşı başlayıp rejim karşıtı gösterilere dönüşen protestolar, hükümetin 'yasa dışı' ilan etmesine rağmen dördüncü gününde de devam etti. İran'ın kuzeydoğusunda Meşhed'de başlayıp, Kirmanşah, Reşt, İsfahan ve Kum'a son olarak da başkent Tahran'a yayılan gösterilere binlerce kişi katıldı. Birçok şehirde çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Tahran Üniversitesi de eylemlerin merkezlerinden biri oldu. İran İçişleri Bakanı Abdülreza Rahmani-Fazli, halka şehirlere 'korku, şiddet ve terör' yayan yasa dışı gösterilere katılmamaları çağrısında bulundu, aksi halde 'çok ağır bedel ödetileceği' uyarısı yaptı. Düne kadar kansız devam eden gösterilerde gece iki kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Devlet televizyonuna konuşan İranlı bir yetkili ise hayatını kaybedenlerin İran polisi tarafından değil 'yabancı ajanlar' tarafından öldürüldüğünü iddia etti. İran İçişleri Bakanı Abdülrahman Rahmani Fazli, göstericilere sert karşılık verileceğini açıkladı.
Vatan

EKONOMİ 
Dolar: 3,8668-3,8685
Euro: Euro 4,5459-4,5492
Sterlin: 5,1553-5,1588
Gram Altın: 156,0956-156,2214

Tüketiciye İyi Haber 
Hakem heyetlerine başvuru için ödenen parasal sınırlar ilçede 4570 TL'ye illerde ise 6860 TL'ye çıkarıldı. Artık daha çok tüketici mahkemeye gitmeden hakkını hakem heyetlerinde arayabilecek... Aldığı ürün ve hizmet nedeniyle mağdur olan tüketiciler dikkat! Başvuru için gerekli olan parasal üst sınırlar yüzde 14.47 artırıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe göre; tüketici sorun yaşadığı bir ürünün değeri 4570 liranın altındaysa ilçedeki hakem heyetlerine başvuru yapabilecek. Bu tutar daha önce 2400 liraydı. 20 Aralık'ta 4000 liraya çıkarılmıştı. Tüketici illerdeki hakem heyetlerine başvuru yapacaksa burada limit 6860 lira olarak uygulanacak. Örneğin 6 bin liralık bir iPhone aldıktan sonra mağdur olan tüketici, satıcıyla ilgili sorun yaşarsa mahkeme masrafı ödemeden hakem heyetine gidip sorununa çözüm arayabilecek. Bu limit de 2017 başında 3600 lirayken 20 Aralık'ta 6000 liraya çıkarılmıştı.
Posta

Eczacıya Yeni Yıl Şoku 
Maliye Bakanlığı'nın 25 Aralık'ta yayımladığı tebliğe göre, eczaneler bugünden itibaren her ay SGK'ya "vergi borcu yoktur" yazısını ayın 6'sına kadar ulaştıramaz ise reçete ödemelerini alamayacaklar. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, şunları söyledi: "Her ay 25 bin eczane tarafından yapılması istenen bu uygulama evrak, işgücü ve zaman kaybının yanı sıra ödemelerde aksama yaşanmasına ve eczacıların ciddi anlamda mağdur olmasına neden olacak. Evrakın yetişmemesi, yanlış yere gitmesi, yanlış belge gönderilmesi gibi bir çok durumda eczaneler hak ettikleri halde ödemelerini alamayacaklar. Zira SGK ödeme birimleri bu belge olmadan ödeme yapacak olurlarsa evrak başına 4 bin lira gibi ceza ödeyeceklerinden evrakta yaşanacak en ufak bir sorunda eczane ödemesi çıkmayacak. Memurların da görevini yapmasını zorlaştıracak bu düzenleme eczanelerimizin kredisini ve itibarını geri dönülemez olarak tahrip ederek iflas etmesine dahi neden olabilecek. Vergi beyanlarımız bizim kişisel ve ticari sırlarımızdır."
Hürriyet

İhracatçılar Kanatlandı 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ihracatın önündeki engellerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında bu yıl toplam 6 bin 583 şirket yetkilisine yeşil pasaport verildiğini bildirdi. Zeybekci, AA'ya yaptığı açıklamada, ihracatçıların işlemlerini kolaylaştırarak hareket kabiliyetlerini artırmayı amaçlayan hususi damgalı (yeşil) pasaport uygulamasına ilişkin bilgileri paylaştı. Pasaport Kanunu'nda yapılan değişiklikle ihracatçılara hususi damgalı pasaport verilebilmesinin önünün açıldığını anımsatan Zeybekci, uygulamada son 3 yılda ortalama ihracat tutarı Bakanlar Kurulunun belirlediği değerin üzerinde olan firma yetkililerine, belli esaslara göre 2 yıl süreyle hususi damgalı pasaport verilebileceğinin hükme bağlandığına dikkati çekti. Zeybekci, buna ilişkin kararın "İhracatçılara Hususi Damgalı Pasaport Verilmesine İlişkin Esaslar Hakkında Karar" adıyla 23 Mart'ta yürürlüğe girdiğine işaret ederek karar kapsamında son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1 milyon dolar ile 10 milyon dolar arasında (10 milyon dolar dahil) olan firmaların bir, 10 milyon doların üzeri ile 25 milyon dolar arasında (25 milyon dolar dahil) olan firmaların iki, 25 milyon dolar üzeri ile 50 milyon dolar arasında (50 milyon dolar dahil) olan firmaların üç, 50 milyon dolar üzeri ile 100 milyon dolar arasında (100 milyon dolar dahil) olan firmaların dört, 100 milyon dolar üzerinde olan firmaların beş yetkilisine hususi damgalı pasaport verildiğini bildirdi.
Milliyet

'Türkiye'ye Yakışır Bir Gemi' 
Norveç'in güney kıyısındaki Hoylandsbygda Limanı'ndan yola çıkan "Türkiye'nin ilk sondaj gemisi Deepsea Metro-2", dün saat 11.00'de İzmit Körfezi'nde demirledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da gemide incelemelerde bulundu. Albayrak, "Gemimiz 230 metre uzunluğunda 36 metre genişliğinde 6. nesil son teknoloji bir sondaj gemisi. Bizde yeni yıla burada girelim istedik. Türkiye'ye yakışır bir gemi. Önümüzdeki aylar içerisinde hazırlıklar tamamlandıktan sonra Akdeniz'deki ilk sondajı gerçekleştirmek için yola çıkacak. Enerjide 2017'de tarihi rekorlara imza attık" dedi. Albayrak konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye tarihi günlerden geçiyor. Özellikle 15 Temmuz sonrası Türkiye, birlik ve beraberlik içerisinde yakaladığı ruh ile birlik içerisine gelince ne kadar büyük zaferlere imza atacağını gösterdi. 15 Temmuz ruhuna ihanet etmek isteyenler, ülkemizin birlik ve beraberlik içerisinde olmasını engellemeye çalışanlar içerideki ve dışarıdaki kesimlerin müdahalelerine de şahit oluyoruz. Gerek hükümetimiz gerek bakanlığımız noktasında bunun zedelenmemesi buna ihanet edilmemesi için çok ama çok çalışacağız. Ülkemize çok daha fazla hizmet edeceğiz. Milletimiz bizden dualarını eksik etmesin. 2018'de 2017'den daha fazla başarılara imza atacağız." Öte yandan Deep Sea Metro gemisinin Marmara'da yanaşabileceği kapasite ve evsafta olan tek liman MED Lojistik AŞ tarafından işletilen Beldeport limanı olarak tespit edildi.
Milliyet

Otoya Yüzde 10 Zam Geliyor 
Otomobil fiyatlarına yeni yılda euro zammı gelecek. Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış CEO'su Ali Haydar Bozkurt, araç fiyatlarının yılbaşından itibaren alındığı kura göre belirleneceğini belirterek, zam sinyali verdi. Bozkurt, sektörde kur farklılıklarının sineye çekildiği bir yıl yaşandığına işaret ederek, "Kur artışının yönetilme şekli var. Ortalama stok maliyetinden gidildiği için fiyatlar geriden geliyor. Geçen yılın Aralık ayına göre euroda yüzde 23'lük bir artış var. Buna rağmen araç fiyatları yüzde 23 artmadı" diye konuştu. Kurun yükselmesinin satışları etkilediğine değinen Bozkurt, "Ancak daha kötü bir şey var; kurların inişli çıkışlı olması. Bu durumda planlama yapamıyorsunuz" dedi. Bozkurt, 2018 yılında mevcut fiyatların görülemeyeceği tahmininde bulunarak, şunları kaydetti: "Artık kur farkının yansıtılması diye bir şey kalmayacak. Aracı hangi kurdan aldıysanız fiyat buna göre belirlenecek. Bunun yanında bir de MTV konusu var. Aracınızı 31 Aralık tarihinde alıp tescil ettirdiğinizde farklı, aynı otomobili 1 Ocak'ta aldığınızda farklı fiyatlar olacak. Kur bugünkü pozisyonunu korursa 2017 ile 2018 yılı arasında araç fiyatlarında yüzde 5-10 artışlar bekleyebiliriz." 2018'in ilk 6 ayının ilginç geçeceğine işaret eden Bozkurt, "Yılın ikinci 6 ayını da şu anda kestirmek güç. Bu süreçte; global konjonktür, pariteler, faizler, kurlar ne olacak? Kurlar bu seviyeyi korursa satışlarda yüzde 10-15 daralma olabilir" dedi.
Vatan

SPOR 
Son Derbi Fener'in 
Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi 13'üncü hafta maçında Fenerbahçe Doğuş, deplasmanda Beşiktaş Sompo Japan'ı 76-71 mağlup etti, sezonun son derbisinde gülen taraf oldu. Akatlar Spor Salonu'nda oynanan maçta Fener baştan sona üstün götürdüğü maçı rahat kazandı. Tamamen dolu tribünler önünde Fenerbahçe'de Vesely ve Guduric etkili oyunları ve attıklarnı 15'er sasıyla galibiyetin mimarı oldular. Günün diğer maçları: Banvit- Gaziantep Basketbol: 86-76.
Posta

Aslan'dan Sürpriz Atak Vagner Love 
Galatasaray'da devre arası transfer çalışmaları sürüyor. Sarı-Kırmızılı ekipte öncelik sol bek transferi. Ancak teknik direktör Fatih Terim'in isteği üzerine dün sürpriz bir gelişme yaşandı. Takımda Gomis ile birlikte oynatacağı bir forvete ihtiyacı olduğunu söyleyen Terim, Aytemiz Alanyaspor'un Brezilyalı golcüsü Vagner Love'nin transfer edilmesi için talimat verdi. Love için Alanyaspor'a oyuncu takası artı bir miktar para teklif etti. Love, Galatasaray'ın teklifine sıcak bakıyor. Alanya yönetimi teklifi kabul ederse, takasta kullanılacak oyuncu ve verilecek para miktarı konusunda resmi görüşmeler başlayacak.
Posta

'Cenk'e Yol Verelim' 
Everton'a transferi an meselesi olan Cenk Tosun'u rekor bir bonservisle İngiltere'ye göndermek isteyen Beşiktaş'ta, yönetimin büyük çoğunluğu dev satışın en kısa surede bitmesi gerektiğini düşünüyor. Cenk'le ilgili son kararı verecek olan Başkan Fikret Orman'ın da son teklifi kabul etmesi bekleniyor. Premier Lig'e giderek, kariyerinde yeni bir sayfa açmak isteyen Cenk'in satılmasından yana olan siyah-beyazlıların, "Cenk bize geldiğinde, Gaziantep'teki bazı alacaklarından vazgeçti. Fenerbahçe ve Galatasaray daha iyi teklifler vermesine rağmen bizi seçti. Geldiği gunden beri elde edilen iki şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi maçlarında takıma çok önemli katkılar sağladı. Artık ona yol vermeliyiz. Hem Beşiktaş'ın hem de Turkiye'nin bayrağını artık İngiltere'de de dalgalandırmalı" diye konuştukları öğrenildi.
Milliyet

Halterin Düzelmesi İçin Başkan Olmam Lazım 
Olimpiyat şampiyonu haltercimiz Halil Mutlu halterde son dönemde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak hem karamsar hem umutlu konuştu. Dopingin bu branşı sarmasını yönetim ve eğitim sıkıntısına bağlayan Mutlu, "Doping özelikle 2008'den beri bela oldu. Ama dikkat edin. O dönemlerde başkanlar değişebilir ama teknik kurul kimlerden oluşmuşsa bugün de hemen hemen aynı. Farkı bir sonuç beklenebilir mi" dedi. Kimsenin koltuğu bırakmak istemediğine de işaret ederek, "Ekmek elden su gölden yaşıyorlar. Bırakmıyorlar. Kimse kurulu düzenin bozulmasını istemiyor. O yüzden camiayla hiç alakası olmayan delegeler yönetim seçiyor" şeklinde konuştu. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin halteri yarışmalardan çıkarmak için tehdit savurmasının da kaçınılmaz olduğuna değinen Mutlu, "Sonu hayırlı olur inşallah. Dışarda çok ciddi bir şekilde önüne geçmek için mücadele var. Biz aynı karşılığı verebiliyor muyuz, ona bakmak lazım. 1 yıl caza aldık. Peşimizi de bırakmazlar. Başka ülkeler de aldı. Geçen sene 20 yakaladık, bu sene 30 demek hem başarı değildir hem de çözüm olmaz. Doping vakaları artarak devam ediyor. Siz bataklığı kurutmak zorundasınız. Geçen sene 30'sa bu sene 0 olmalı. Başarı odur. Dopingle yanlış mücadele ediyoruz" ifadesinde bulundu. Halterde işlerin yoluna girmesi için "Benim başa gelmem lazım" diyen Halil Mutlu, önerilerini de şöyle sıraladı: "Delege yapısı artık değişmeli. Seçilmiş atanmışlar değil, gerçekten hür iradeleriyle oy kullanan delegeler seçim yapmalı. Ben gelirsem önce camianın özgüvenini artıracağım. Her salona gireni halterci yapmayacağım. Okullardan alacağım. Ben dersleri iyi olmadan spora izin verilmeyen bir sistemde yetiştim. Benim olduğum yerde doping ortadan kalkar. Ben nefes alışından anlarım. Her yerde de olacağım için kimse cesaret edemez. Ama önceliğim eğitim olur, olacak. Ve altyapıya yoğunlaşacağız. İlk olimpiyatlar ilk hedefim olmayacak. İzlanda, Almanya'nın futbolda yaptığı gibi, en az 10 yıl süre isteyeceğiz. Sonra ortaya çıkacağız"
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder