3 Ocak 2018 Çarşamba

03.01.2017 Genel Gündem

TÜRKİYE
KEŞKE O KAYIĞA BİNSELER
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM'deki basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kasıtlı ve bilinçli olarak, belli seçmen kitlesini bir şemsiye altında tutmak için gerilim politikasından beslenmek adına Türkiye ve millete büyük kötülük yaptığını iddia etti. Erdoğan'ın birlikte yola çıktığı kişilerin nerelere savrulduğuna bakması gerektiğini de savunan Altay, geçmişte Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdullatif Şener ve Erdoğan için, "Mahşerin dört atlısı" denildiğini anımsattı. Altay, bunlardan üçünün, yollarını Erdoğan ile değil, demokrasi karşıtlığı, tek adam mantığıyla ayırdığını öne sürdü. Altay, "Metal yorgunluğu olan Ak Parti değil Erdoğan'dır. İç muhasebe, özeleştiri yapması gereken Ak Parti değil Erdoğan'dır" dedi. Erdoğan'ın, "Bay Kemal'in kayığı" ifadesini hatırlatan Altay, şu görüşleri dile getirdi: "Bay Kemal'in kayığına birlikte yola çıktığı arkadaşlarının bindiğini itham ediyor. Keşke binseler. Onlar o kayığa binerse Kılıçdaroğlu'nun kayığına binmiş olmaz, demokrasi, adalet ve hukukunun kayığına binmiş olurlar. Onlar otokrasi ve despotizm kayığında daha fazla vicdanlarını kanatmamak için yollarını ayıranlardır. Kılıçdaroğlu, bir kayığa bindi. 16 Temmuz sabahı Boğaz köprüleri kapalı olduğu için Ataköy'den kayığa binerek Pendik'e geçip, TBMM'deki oturuma yetişmek için bindi. Keşke Erdoğan da o oturuma yetişmek için Kılıçdaroğlu'nun bindiği kayığa binip 16 Temmuz sabahı Ankara'da, TBMM'de olabilseydi. Cumhurbaşkanı, sen neredeydin, 4 gün Meclis'e niye gelmedin? Kılıçdaroğlu ne hangarda ne tünelde saklandı. Dördüncü günde de bir cumhurbaşkanı ortada görünmüyorsa korkak odur, korkan Kılıçdaroğlu değildir." Altay, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin ortak adayı olup olamayacağına ilişkin bir soru üzerine, "CHP'nin Cumhurbaşkanı seçimi noktasında ittifak ile seçime girmek, birinci tur bakımından gündeminde yoktur. Ancak CHP'nin adayı hiç şüphesiz bir CHP'li olacaktır" karşılığını verdi. Altay, Gül'ün son açıklamalarının, "adaylık sinyali" olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusu üzerine de Gül'ün, son KHK'ya yönelik açıklamalarını, "vicdani feryat" olarak değerlendirdiğini söyledi.
Milliyet
------------------------------------------------------------------------
AKŞENER'DEN SADAT SORUSU
İYİ Parti lideri Meral Akşener, KHK ile 'darbe girişimi ve sonrasındaki terör olaylarına müdahale eden sivillere yargı dokunulmazlığı' getirilmesine tartışmalar devam ederken Tokat ve Konya'da silahlı eğitim kampları olduğu iddiasını gündeme getirdi. Akşener, son dönemlerde uzun namlulu silahlarla bazı kişilerin ortalıkta dolaştığını ve bunlarla ilgili çok önemli iddialar olduğunu söyledi. Akşener, "Örneğin Tokat ve Konya'da silahlı eğitim kampları bulunduğunu duyuyoruz, bu iddialar söyleniyor. Araştırılırsın ve bize bilgi verilsin. Bunların seçim döneminde rol alacakları, istenmeyen bir sonuç çıkması halinde karışıklık yaratacakları yolunda yoğun söylentiler var. Bunlardan birisi de SADAT diye bir yapı. 'Sandık başlarını SADAT'çılar tutacak, falanca silahlı örgüt tutacakmış' diye vatandaşa korku aşılıyorlar. Ben de her fırsatta onlara 'korkmayın' diyorum. Korku kelimesi sinsi şekilde insanların ilklerine işleyen bir kelime olmuş. Bizim huzura ihtiyacımız var bunu da sağlayacağız" diye konuştu. Akşener, bürokrasiyi bir gün hükümetin değişebileceğini söyleyerek, "Türkiye'de yarın ne olacağı belli olmaz. Bürokrasiyi uyarıyorum: Yasa dışı emirleri yerine getirmesinler, uygulamasınlar. Yargıda, bürokraside hukuksuzluk yapan, Zekeriya Öz ve onun gibileri hatırlasın" dedi. 
Vatan
------------------------------------------------------------------------
MİLLETE İYİ ANLATIN
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MKYK toplantısında, sivillere dokunulmazlık maddesiyle tartışma yaratan KHK için partililere "Düzenlemeleri vatandaşlara iyi anlatın" talimatı verdi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KHK'ya yönelik eleştirilerini de gündeme getiren Erdoğan, "Ben gereken cevabı verdim" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yılın son AK Parti MKYK toplantısında sivillere yargı dokunulmazlığı getiren 696 sayılı KHK ile ilgili eleştiriler gündeme geldi. Erdoğan, bu eleştiriler üzerine, "Ben Sayın Gül ile ilgili gereken cevabı verdim. Kimin ne dediği önemli değil. Biz işimize bakalım, doğruyu anlatalım. Mesele millete iyi anlatılmadı, siz iyi anlatın" diye konuştu. KHK'daki sivillere dokunulmazlık getiren düzenlemenin 15 - 16 Temmuz 2016 günlerini kapsadığını belirten Erdoğan, "Her hukukçu okuduğunu farklı değerlendiriyor. Yanlış anlaşılmalar oluştu. Bu yanlış anlaşılmaları doğru ve güzelce anlatın" dedi. Öte yandan Erdoğan, AK Parti'deki yenilenme süreci kapsamında parti toplantılarının yanı sıra şimdiye kadar Rize, Bayburt, Gümüşhane, Kars, Iğdır ve Ağrı'nın da aralarında bulunduğu 15 il kongresine katıldı. Erdoğan, ziyaretlerinde belediye başkanları ve teşkilat üyeleriyle görüştü. Başkanlar ve teşkilat üyelerine hem kendisine hem de CİMER ile BİMER'e gelen talepler ve şikâyetleri ileten Erdoğan, atılması gereken adımlar hakkında talimatlar verdi. Başkanlarla görüşmelerinde 2019 seçimlerinin önemini vurgulayan Erdoğan, halktan gelen şikâyetlere de duyarsız kalınmamasını istedi. Mart ayına kadar tamamlanması planlanan AK Parti kongrelerinin ardından, belediyelerin teşkilatla daha fazla koordinasyon içinde olması gerektiğini kaydeden Erdoğan, 'proje konusunda yavaş hareket eden, sorunlara duyarsız kalan, çözüm üretemeyen' başkanlara uyarılarda bulundu.
Hürriyet 
------------------------------------------------------------------------
BAYKAL KONUŞUYOR, YEMEĞİNİ KENDİ YİYEBİLİYOR
Almanya'da tedavisi devam eden CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın sağlık durumu iyiye gidiyor. Baykal'ın yürümeye, kendi başına yemek yemeye başladığı ve rahatlıkla konuştuğu belirtildi. Beyinde pıhtı atması sonucu Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi'nde 51 gün tedavi gören Baykal, Sağlık Bakanlığı'na ait ambulans uçak ile Almanya'ya götürülmüştü. Baykal'ın tedavisi, Münih yakınlarındaki Murnau Kaza ve Travma Kliniğinde (Berufsgenossenschaftliche Unfallklinik Murnau) devam ediyor. Hastane yönetimi, Baykal'ın sağlık durumu hakkında henüz bir açıklama yapmadı.Yönetim, gazetecilerin çevreden görüntü ve fotoğraf almasına da izin vermiyor. Sanatçı İbrahim Tatlıses de 2011'de uğradığı silahlı saldırının ardından Murnau kliniğinde tedavi görmüştü. Edinilen bilgiye göre, Baykal'ın sağlık durumu her geçen gün iyiye gidiyor. Yemeğini artık kimse yardım etmeden yiyebiliyor. Sol ayağındaki ve kolundaki güçsüzlük devam etmesine rağmen, her gün doktorların kontrolünde belirli sürelerle yürüyüşler yapıyor. Klinikte Baykal'a 56 günlük özel bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programı uygulanacak. Rehabilitasyon uygulamasının tamamlanmasının ardından Baykal'ın, sağlıklı bir şekilde yurda dönmesi bekleniyor. Bilincinin yerinde olduğu ve rahatlıkla konuştuğu ifade edilen Deniz Baykal, ayağı kırılan Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök'ü Almanya'dan telefonla arayarak "geçmiş olsun" dileğini iletti. Deniz Baykal'ın rahatsızlandığı günden itibaren yanından ayrılmayan kızı Aslı Baykal, babasının sağlık durumunun çok iyi olduğunu ve her geçen gün iyiye gittiğini belirtti.
Haber Türk
------------------------------------------------------------------------
DÜNYA
İRAN'DA SEYİR ENDİŞELER ARTIYOR
İran'da ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluklara tepki gereçkesiyle başlayan protesto gösterileri, şiddetlenerek devam ediyor. Ülkede perşembe gününden bu yana devam eden rejim karşıtı gösterilerde en az 23 kişinin öldüğü, 500'den fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Ülkedeki resmi makamların açıklamaları ve İran medyasında yer alan haberlere göre, önceki gece 9 kişi daha hayatını kaybetti ve ölü sayısı 20'nin üzerine yükseldi. İsfahan eyaletine bağlı Kehriz Seng ilçesindeyse 1 güvenlik görevlisi öldürüldü. Bu bir polisin yaşamını yitirdiğine dair ilk resmi açıklama oldu. İran makamlarının açıklamalarına göre, gösterilerde en az 500 kişi gözaltına alındı. Resmi olmayan kaynaklarsa, bu sayının birkaç kat fazla olduğunu belirtiyor. İran'daki olaylar, 28 Aralık'ta Meşhed'de bir grup göstericinin, ülkedeki hayat pahalılığı, işsizlik, yolsuzluk gibi sorunları protesto etmesiyle başladı. Kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüşen protesto eylemleri, başkent Tahran da dahil pek çok kente yayıldı. Bununla birlikte İranlı yetkililer, önümüzdeki günlerde daha sert müdahaleler gelebileceği belirtiyor.
Milliyet 
------------------------------------------------------------------------
TARTIŞMALI KARAR
İsrail parlamentosu Knesset, işgal altındaki Doğu Kudüs dahil kutsal şehrin herhangi bir kısmından çekilmeyi onaylamak için parlamentoda en az üçte iki çoğunluk aranması şartı getireh bir kararı kabul etti. Söz konusu kararla İsrail'in, Doğu Kudüs'ü gelecekte bağımsız ülkenin başkenti yapmak isteyen Filistinliler'in önünün kesilmesinin amaçlandığı belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıyan kararının ardından Tel Aviv yönetimi, Doğu Kudüs'teki işgali pekiştirme yönünde adımlar atıyor. Kentte yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini sürekli genişleten İsrail, parlamentoda işgal altındaki topraklardan çekilme kararı alınmasını zorlaştıran bir yasa geçirdi. Buna göre 120 sandalyeli parlamentoda işgal altındaki Doğu Kudüs dahil kutsal şehrin herhangi bir kısmından çekilmenin ya da üçüncü bir tarafa devretmenin onaylanması için en az 80 oy gerekecek. Yeni yasanın, aynı zamanda Kudüs'ün sınırlarını yeniden belirleyerek genişletme imkanı sağladığı vurgulandı. Bu karardan önce, Kudüs'ün belediye sınırlarını yasal olarak değiştirerek işgal altındaki Batı Şeria'ya doğru genişletme imkanı bulunmadığı belirtiliyor. Haaretz'in aktardığına göre bu kararla birlikte, gelecekte Kudüs'ün yetki sınırları değiştirilerek, İsrail yönetimi altında farklı bir belediye kurulabilir ve burada İsrail vatandaşları değil sadece Filsitinlilerin yaşaması sağlanabilir. Son yasa değişikliği, hafta başında Başbakan Benyamin Netanyahu'nun partisi Likud'un merkez komitesinin, işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim yerleri ile buradaki egemenliğini artırma kararı almasının ardından geldi. Bağlayıcılı olmayan bu karar, gelecekte Filistin'in bağımsız devlet kurmasına karşı çıkanlara umut verici nitelikte.
Milliyet 
------------------------------------------------------------------------
KRİZİN BEDELİ 1 MİLYAR EURO
İspanya Ekonomi Bakanı Luis de Guindos, Katalonya'da düzenlenen bağımsızlık referandumu ve sonrasında yaşanan siyasi krizin ekonomik maliyetinin yaklaşık 1 milyar Euro'yu bulduğunu açıkladı. İspanya'da bir radyo yayınında konuşan Guindos, Katalonya Özerk Bölgesi'nde düzenlenen referandumun ardından Katalan ekonomisinin yavaşladığını söyledi. Guindos'a göre referandum, Katalan ekonomisinin dördüncü çeyrekteki büyüme hızını yüzde 0,9'dan 0,4'e düşürdü. Guindos verdiği demeçte, "Katalonya eskiden İspanya ortalamasının üzerinde büyürdü ve İspanya ekonomisini de peşinden sürüklerdi. Fakat dördüncü çeyrekte ekonomiye bir yük haline geldi" ifadelerini kullandı. Referandumun ardından yaşanan siyasi kriz ve belirsizlik nedeniyle yaklaşık 3 bin 100 şirket merkezlerini Katalonya'dan taşımıştı. 21 Aralık'ta düzenlenen erken seçim de siyasi krizin çözülmesini sağlayamadı. İspanya yanlısı Ciudadanos (Yurttaşlar) partisi birinci sırayı alırken bağımsızlık yanlısı partiler 135 sandalyeli mecliste 70 sandalye elde ederek çoğunluk oluşturmayı başardı. Bakan Guindos, ayrılıkçı partilerin tek taraflı hareket etmeyi bırakması gerektiğini söylerken onları 'Katalan toplumunun temel ihtiyaçlarına odaklanmaya' davet etti.
Vatan
------------------------------------------------------------------------
EKONOMİ
22 MİLYON ARAÇ TRAFİKTE OTOMOBİLDE LPG BİRİNCİ
Trafiğe kayıtlı araç sayısı, kasım itibariyle bir önceki aya göre yüzde 0.43 artarak 22 milyon 38 bin 944'ten 22 milyon 134 bin 792'ye çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı. Buna göre, kasım sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 22 milyon 134 bin 792 taşıtın yüzde 54.1'ini otomobil, yüzde 16.4'ünü kamyonet, yüzde 14'ünü motosiklet, yüzde 8.3'ünü traktör, yüzde 3.8'ini kamyon, yüzde 2.2'sini minibüs, yüzde 1'ini otobüs, yüzde 0.2'sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak - kasım dönemi içinde 1 milyon 144 bin 407 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 100 bin 39 taşıtın ise trafikten kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 1 milyon 44 bin 368 artış gösterdi. Kasım sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 11 milyon 973 bin 699 otomobilin yüzde 38.4'ü LPG, yüzde 35.2'si dizel, yüzde 26'sı benzin yakıtlı olarak belirlendi. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0.4 oldu. Trafiğe kaydı yapılan 69 bin 181 otomobilin yüzde 14.4'ünü Renault, yüzde 12.5'ini Volkswagen, yüzde 7.5'ini Fiat, yüzde 6.5'ini Opel, yüzde 6.1'ini Hyundai, yüzde 5.8'ini Nissan, yüzde 5.6'sını Dacia, yüzde 5.5'ini Toyota, yüzde 4.6'sını Ford, yüzde 4.2'sini Peugeot ve yüzde 27.3'ünün ise diğer markalardan oluştuğu görüldü. Bu dönemde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 59'u beyaz, yüzde 18.1'i gri, yüzde 7.6'sı siyah ve yüzde 5.7'si kırmızı iken yüzde 9.5'i diğer renklerden oluştu.
Milliyet
------------------------------------------------------------------------
3 KEFİL BULAMAYAN TAŞERONA KADRO YOK
Taşeron işçilerinin kadroya geçişinde süreç başladı. Üç kefilli güvenlik soruşturması formu ve hak feragatnamesi ile kamu kurumlarına başvuran taşeron işçileri, yazılı ve sözlü sınavdan geçerse kadroya alınacak. Taşeron işçileri, 10 gün içinde ilgili kurumlara başvuruda bulunacak. 12 Ocak ile 20 Şubat arasında başvurular incelenecek. Değerlendirmenin bitişinin ve hak sahiplerinin ilan edilmesinin ardından, 21-23 Şubat arasında itirazlar alınacak. İtirazlardan sonra kesin listeler 24 Şubat ve 2 Mart arasında askıya çıkacak. 3-22 Mart arasında sınavlar yapılacak. Sınavda başarısız bulunanlar, 23-26 Mart arasında itirazda bulunabilecek. Hak sahiplerinin topluca kadroya geçirilmesinde son tarih 2 Nisan olacak. Kadro başvuruları taşeron şirkete değil, istihdam edilecekleri kuruma yapılacak. Kadro geçişi için, "tespit komisyonu" kurulacak. Komisyonu en az üç kişiden oluşacak. Komisyon, üye tam sayısıyla toplanacak ve oy çokluğu ile karar alacak. Üyeler; kendilerinin, boşanmış olsalar dahi eşlerinin, ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımlarının veya evlatlıklarının başvurularında görev alamayacak. İşçilerin sınavda en az 50 puan alması gerekecek. Sorular, çalışanların iştigal ettikleri görevlerle ilgili konularda, yürütmekle yükümlü oldukları vazifelerdeki yetkinliklerini ölçmeye yönelik ve  eğitim düzeylerine uygun olarak sınav kurulu tarafından hazırlanacak. 4 Aralık 2017 itibarıyla çalışanlar hak sahibi olabilecek. İşçinin sözlü sınavda da başarılı bulunması şart olacak. Sonuçlar kurumun internet sitesinde ilan edilecek.
Milliyet
------------------------------------------------------------------------
100 MİLYARLIK ENJEKSİYON
Türkiye'nin ekonomik büyümesine pozitif katkı sağlayan ve finansman sıkıntısı çeken şirketlere can suyu olan Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği yeni yılda da sürecek. KGF kefaletiyle sağlanan kredilerin geri dönüşlerinin yeniden kredi olarak tekrar kullandırılabilmesini ve kalan 50 milyar TL'lik limitin kullanıma açılmasını düzenleyen karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararda "Kullandırılan kefaletler kapsamında kredi verenlere tanımlanan toplam kefalet limiti içerisinde kalmak koşuluyla kefalet geri dönüşleri tekrar kullandırılabilir. Müsteşarlık geri dönüşlere ilişkin kullandırım esaslarını ve uygulanacak tazmin üst limitini belirlemeye yetkilidir" ifadesi yer aldı. KGF'de 250 milyar TL'lik kefalet limitinin yaklaşık 200 milyar TL'lik kısmını kullanmış
durumda. Kalan tutar bugüne kadar kullandırılmamıştı. KGF'nin sağladığı 199.5 milyar TL'lik kefalet hacmi ile 221 milyar TL tutarında kredi hacmi yaratıldı. Bu yılın ilk çeyreğinde KGF ile 100 milyar TL üzerinde bir kredi hacmi yaratılmış olacak. KGF kredilerinde geri dönüş oranının yüksekliği dikkati çekiyor. Takibe düşen alacak oranı binde 3 seviyesinde. KGF'nin tek başına 2017 büyümesine yüzde 1.5-2 katkı yaptığı da hesaplanıyor. Ayrıca yapılan bir madde değişikliğiyle Hazine Müsteşarlığı, işletme hesabındaki tutarın 25 milyon liranın altına düşmesi durumunda işletme hesabına hesap bakiyesi 250 milyon lirayı geçmeyecek şekilde destek hesabı aracılığıyla aktarım yapmaya yetkili de olacak. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, alınan bu karar ile birlikte KGF'nin kalan 50 milyar TL'lik kefalet limiti de kredi olarak kullanıma açılmış olacak.
Vatan
------------------------------------------------------------------------
İHRACATTA OVP HEDEFİ AŞILDI
Türkiye ihracatta tüm zamanların en yüksek ikinci rakamına ulaştı. 2017'de 157.1 milyar dolarla Orta Vadeli Program (OVP) hedefi aşıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın resmi olmayan geçici dış ticaret verilerine göre, 2017'de ihracat bir önceki yıla göre yüzde 10.22 artarak 142 milyar 532 milyon dolardan 157 milyar 94 milyon dolara çıktı. Bu dönemde ithalat da yüzde 17.92 artışla 198 milyar 576 milyon dolardan 234 milyar 156 milyon dolara yükseldi. Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru 157.6 milyar dolarla 2014'te kırılmıştı. OVP'de 2017 yılı hedefi 156.5 milyar dolar olarak belirtilmişti. Dış ticaret hacmi geçen yılın Ocak-Aralık döneminde 2016'ya göre yüzde 14.70 artarak, 341 milyar 108 milyon dolardan 391 milyar 250 milyon dolara çıktı. Dış ticaret açığı yüzde 37.50 büyüyerek 77 milyar 62 milyon dolar olarak hesaplandı. 2016'da dış ticaret açığı 56 milyar 44 milyon dolar seviyesindeydi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da 2016'da yüzde 71.8 iken 2017'de yüzde 67.1'e indi. Geçen yıl en çok ihracat yapılan fasıl, 23 milyar 957 milyon dolarla motorlu kara taşıtları oldu. Ülke bazında bakıldığında, 2017'de en çok ihracat 15 milyar 136 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Almanya'yı 9 milyar 616 milyon dolarla İngiltere, 9 milyar 60 milyon dolarla Irak izledi. En fazla ithalat 23 milyar 371 milyon dolarla Çin'den gerçekleşti. Bu ülkeyi, 21 milyar 302 milyon dolarla Almanya, 19 milyar 546 milyon dolarla Rusya takip etti.
Vatan
------------------------------------------------------------------------
100 BİN TL'LİK İŞE 2500 TL TAZMİNAT
Kamuda çalışan 450 bin taşeron çalışanın kadroya geçirilmesi, belediyelerde ise 400 bin çalışanın belediye şirketleri kadrosuna alınması için başvuru süreci başladı. İlk gün yoğun geçen başvurularda, çalışanların imzaladığı belgelerde, "İdarenize karşı açtığım davalardan ve/ veya icra takiplerinden feragat edeceğim, idarenizden herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağım" taahhüdü de yer aldı. 11 Ocak'a kadar tamamlanacak olan taşeron işçi başvurularında, bugüne kadar hangi iş kolunda çalışıldığı da idareye verilecek dilekçede belirtilecek. İdareye yanlış bilgi vermek ise bir dizi yaptırımı beraberinde getirecek. Taşeron çalışanların kadroya alınması sonrası sözleşmeleri feshedilecek olan yaklaşık 17 bin firmaya yapılacak tazminat ödemeleri de netleşmeye başladı. Buna göre örneğin 100 bin TL'lik personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı işinde, bugüne kadar yüzde 30'luk bölüm tamamlanmışsa, taşeron firmaya ödenecek tazminat tutarı 2 bin 500 TL'yi geçemeyecek. Malzemeli yemek ve temizlik işlerinin bir arada olduğu bir sözleşmede ise, personel çalıştırılmasına ilişkin bölüm 60 bin lira, personel çalıştırılmasına dayalı olmayan bölüm için de 40
bin TL'lik sözleşme imzalanmışsa, hesap değişecek.
Hürriyet
------------------------------------------------------------------------
SPOR
İNDİR POTAYI SEYRET SMACI
Türkiye Basketbol Federasyonu Genel Direktörü Ömer Onan, basketbol basınıyla bir araya gelerek gündemdeki konulara dair önemli açıklamalar yaptı, çalışmalarını anlattı. İşte Onan'ın anlattıkları: Biz basketbolu yaymak istiyoruz, en önemli konularımızdan biri. Voleybolda fileler aşağı iniyor, futbolda mini kaleler var. Çünkü çocukların bunu sevmesi lazım ki buna devam etsin. Gelen veli de çocuğunun bu spordan mutlu olduğunu görmesi lazım ki bu spora çocuğu göndersin. Biz 8 yaşında çocuğu idmana getirip 3.05'lik potaya basket attırmaya çalışıyoruz. Çocuk topu yetiştiremiyor ki potaya, sonra da ben bunu sevmedim yapmayacağım diyor. Sevmez tabi, çünkü sen bunu sevdirmiyorsun. Bu sene orta vadeli plan olarak yaş kategorilerine göre bu potanın yüksekliğini düşüreceğiz. 2.65 - 2.85 - 3.05, 13 yaşından sonra oynasın 3.05'te. Milli Eğitim Bakanlığı ve spor federasyonlarıyla oturacağız. Böylelikle sen o çocuğa basketi attırıp, smacı yaptırırsan o çocuk bunu sever. Çünkü televizyonda seyredip özeniyor, geliyor top büyük, pota yüksek.
Milliyet
------------------------------------------------------------------------
'VAR' MISIN RUSYA!
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu, Türkiye ve Avrupa'da hakem hatalarını asgari düzeye indirmek için tartışılan Video Asistan Hakemliği'nin (VAR) kaderinin bu yıl Rusya'da yapılacak Dünya Kupası'nda belirleneceğini ifade etti. VAR konusunda çok ciddi yol aldıklarını, büyük bir aksilik olmadığı takdirde, 2018-19 sezonunda Süper Lig'de uygulamanın başlayacağını söyleyen Namoğlu, "Bizim gibi ülkelerin emeklerinin boşa çıkmaması için Video hakemliğinin Dünya Kupası'nda göstereceği performans çok önemli. Olumsuz bir algı Türk kamuoyunu da etkiler" dedi. MHK'nin devre arası hakem semineri için bulunduğumuz Antalya'da Milliyet'e konuşan Namoğlu, MHK üyeleri Alican Lakot, Bedri Dölkeleş ve Serdar Tatlı'nın da katıldığı sohbette, VAR ile ilgili merak edilen konularda önemli saptamalar yaptı. "Türkiye'de uygulamaya geçilebilir mi, yapılanlar göstermelik bir şov mu, futbolun paydaşları farklı düşünürken, bunca emek boşuna mı gidecek?" gibi sorular vardı gündemde. İşte, akıbedi çok konuşulan, dönemin Kulüpler Birliği Vakfı başkanı Göksel Gümüşdağ'ın öncülük ettiği Video Asistan Hakemliği'nde geldiğimiz nokta ve Namoğlu'nun geleceğe yönelik düşünceleri; "Sistemin kaderi, 2018 yılında Rusya'da yapılacak Dünya Futbol Şampiyonası'ndan sonra belirlenecek. Çünkü, Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (IFAB) burada VAR'ı değerlendirip, sonuçlarına bakacak. Milyarlarca insan bu turnuvayı izleyecek. Video hakemliği konusunda kamuoyunda oluşacak algılar bu organizasyonda ortaya çıkacak. Tabii sadece IFAB değil kaderini belirleyecek olan. Bugün Hollanda ve Almanya VAR'ı kullanıyor. Gelecek sezon, futbolun beşiği İngiltere de başlayacak. Portekiz ve Polonya çok kısa sürelerde IFAB onayı aldı. Avrupa'da İspanya, diğer kıtalarda Avustralya ve Amerika sıcak bakıyorlar. Tek kaygımız, Rusya'daki kupada VAR ile ilgili uygulamadan olumsuz sonuçlar çıkması ve bunun projenin aleyhinde kullanılması. Bu algı bizim çalışmalarımızı da etkileyebilir. Bu yüzden FIFA'nın, Rusya'da video hakemliğinde görev alacak hakemler konusunda özellikle Avrupa'dan destek alması, projenin geleceği açısından yarar sağlayacaktır. Bu organizasyonda henüz hazır olmayan ülkelerin hakemlerini kullanmak sıkıntı yaratabilir. Bu ise sistemin sağlıksız olduğu eleştirilerini beraberinde getirebilir. Test, VAR konusunda deneyimli hakemlerle yapılmalı. Açık söyleyeyim, Türkiye Futbol Federasyonu olarak pek çok ülkeden daha fazla ilerledik ve 6 ay içinde hazır duruma gelebiliriz. Tüm planlarımız bunun üzerine kurgulu. UEFA Hakem danışmanımız Roberto Rosetti ve proje sorumlumuz Murat Ilgaz'ın büyük çabaları ve emekleri var. Onlara da teşekkür ediyorum."
Milliyet
------------------------------------------------------------------------
'BİR DAHA NE ZAMAN GELİR'
Everton ile neredeyse her konuda anlaşan ve Beşiktaş Yönetimi'nin son kararını beklemeye başlayan Cenk Tosun'un, yönetime haber göndererek Premier Lig'de oynamayı çok arzuladığını ilettiği öğrenildi. Tatilini Londra geçiren siyah - beyazlı golcünün yönetimle görüşerek, "Böyle bir teklif bir daha ne zaman gelir bilemiyorum. Benim transferde tek bir kıstasım vardı. O da giderken kulübüme de para kazandırmak. Şükürler olsun ki tarihin en iyi tekliflerinden biri geldi. Hem kariyerimde yeni bir sayfa açmak hem de kulübüme böylesine yüklü bir bonservis bedeli kazandırmak istiyorum. O yüzden ben Beşiktaşlı Cenk Tosun olarak sizden izin istiyorum" dediği belirlendi. Beşiktaş Yönetimi'nin ise Cenk'in bu isteği karşısında, "Senin bu kulübe gelirken yaptığın fedakârlıkları kim unutabilir. Başka kulüpler sana daha fazla ücretler vermesine rağmen sen Beşiktaş duruşunu gösterdin. Sen bu camiaya çok şey vermişken mutlaka karşılığını bulacaksın. Sana daha iyi teklifler geleceğini bildiğimiz için, yaz transfer döneminde gidişine onay vermedik. Şu an çok daha iyi bir teklif geldi. Belki de kalsan, bundan daha iyisi de gelebilir ama senin için gereken neyse devre arasında yapılacak" ifadelerini kullanarak üstü kapalı olarak gidişine onay verdi. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, iki kulüp arasındaki ödeme takviminin, ortak bir noktaya gelmesi halinde, Cenk Tosun ile vedalaşacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder