12 Ocak 2018 Cuma

12.01.2018 Genel Gündem

12.01.2018
GÜNDEM 
İkinci Hendek Planı! 
Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı YPG'den kaçarak Kilis'te polise teslim olan 3 kadın, etkin pişmanlıktan faydalanarak bildikleri her şeyi anlattı. İfadelerinde örgüte arkadaşları ve çevresindekilerin yönlendirmesiyle katıldığını söyleyen kadınlardan K.Y., Suriye'nin Haseke bölgesinde bulunan sözde "Cizire kantonu" olarak adlandırılan bölgede görev aldığını belirterek, şunları anlattı: Örgüt içi değerlendirme ve talimat toplantılarında, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde gizli yapılanmalara gittiklerini, silah ve mühimmat depoladıklarını, Türkiye'nin hiç beklemediği bir zamanda yeni bir hendek savaşı başlatarak kesin sonuç elde edeceklerini anlattılar. Daha öncekinden farklı olarak daha fazla kitlenin harekete geçirileceği yönünde konuşmaların olduğundan bahsedilirdi. Amaçlarının Türkiye'yi, Suriye gibi ele geçirip savaş ülkesi haline getirip sözde bağımsız bir devlet kurmak olduğu konuşulmaktaydı. Ayrıca, bunun için yeni hazırlıklara başlandı.
Vatan 

Korkutan Yüke Yunan Engeli 
Yunanistan Sahil Güvenlik Teşkilatı, Türkiye'den aldığı yükle yola çıkan Tanzanya bandıralı 'Andromeda' gemisine el koydu. Gemide patlayıcı yapımında kullanılan 410 ton amonyum nitrat, fitil, özel jel maddesi ile LPG tankları bulunduğu ve malzemelerin Avrupa Birliği'nin (AB) ambargo uyguladığı Libya'ya götürüldüğü ileri sürüldü. Açıklamada, geminin Mersin ve İskenderun limanlarından yüklendiğinin anlaşıldığı belirtildi. Ayrıca gemi kaptanının ifadesinde, sözkonusu yükü Libya'da boşaltma talimatı aldığını söylediği kaydedildi. Bir Yunan gemicilik şirketine ait 'Andromeda'nın 8 kişilik (2 Ukraynalı, 5 Hintli, 1 Arnavut) mürettebatı tutuklandı. Gemideki malzeme güvenlik nedeniyle boşaltıldı. Girit Adası'nın Kandiye (İraklion) limanına çekilen ve sıkı şekilde korunan geminin sahibi Teodoros Rellos, yükün Libya'da değil Etiyopya'da boşaltılacağını söyledi. Rellos, yükün bir Türk firmasına ait olduğunu, adını açıklamadığı bu firmanın kendisine 440 bin dolar olan borcunu ödemediğini de iddia etti. Rellos, "Gemi kasım ayı sonlarından bu yana Akdeniz'de dolaşıyor. Yükü nedeniyle hiçbir ülke, limanlarına demir atmamıza izin vermiyor. Geminin yükü ile ilgili belgelerin tümü yasal" ifadesini kullandı.
Hürriyet

DÜNYA
İdlib Tartışması Büyüyor 
Suriye'de rejim güçlerinin Rusya'nın desteğiyle İdlib'teki operasyonları devam ederken, bölgede garantör ülkeler arasında yaşanan suçlamalar da devam ediyor. Dün rejim güçlerinin İdlib'in doğu kırsalında büyük bir stratejik öneme sahip olan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'nı kontrol altına aldığı iddia edildi. Rejim güçlerinin, bölgede faaliyet gösteren muhalif gruplar ve terör örgütü El Nusra bağlantılı Tahrir El Şam örgütüyle şiddetli çatışmalara girdiği ifade ediliyor. İdlib merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Ebu Zuhur askeri havaalanı, muhalifler ve rejim karşıtı örgütlerce Eylül 2015'te ele geçirmişti. İdlib'in doğusunda bulunan Ebu Zuhur beldesi ve havaalanı, güney Halep ve doğu Hama'yı muhaliflerin kontrolündeki İdlib'e bağlayan geçiş noktası durumunda. Ebu Zuhur kasabası ve havaalanında mayın temizleme çalışmaları yapıldığı, ordu güçlerinin bölgede askeri yığınak yaptığı belirtildi.
Milliyet 
 
Gerilim Sürüyor 
Tunus'ta, yılbaşında gelen zamların neden olduğu hayat pahalılığını protesto için başlayan gösteriler sürerken, ülkenin Savunma Bakanlığı'nın, protestolar nedeniyle kritik devlet binalarını korumak üzere 2 binden fazla asker görevlendirdiği bildirildi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Bilhasan Veslati, ordunun kritik devlet binalarını korumak üzere yerel yönetim ve valiliklerle işbirliği halinde ülke genelindeki 143 noktada 2 binin üzerinde asker görevlendirdiğini söyledi. Veslati, görevlendirilen askerlerin diğer güvenlik birimleriyle devriyelere katıldığını ve bazı birliklerin ihtiyaç halinde hazır bekletildiği bilgisini paylaştı. Güvenlik kaynakları da, önceki gün Cezayir sınırı yakınlarındaki Kasrin vilayetinde, göstericilerin bir güvenlik merkezini ateşe verdikleri bildirildi. Tunus'un jandarma kuvveti Ulusal Muhafızlık Birlikleri'nin, gösterilere müdahale ettiği belirtildi. Ülkenin dört bir yanında 100'ün üzerinde noktada gerçekleşen gösterilerde, binlerce kişi hayat pahalılığını protesto ediyor. Genelde akşam saatlerinde başlayan gösterilerin, önceki gün başkentteki bazı mahallelere de yayıldığı haberleri geldi. Gösterilerin bazılarında yer yer yağma, yol kapatma, yakma, kamu ve özel mülke zarar gibi şiddet olayları baş gösterdi. Buna karşılık güvenlik güçlerinin gösterilere göz yaşartıcı gazla müdahaleleri görüldü.
Milliyet 
 
'Ablukaya Bir Kadın Neden Oldu' 
Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman el Sani, devlet televizyonuna verdiği demeçte, "Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Körfez krizi başlamadan iki ay önce Doha'da bulunan BAE'den bir muhalifin eşinin teslim edilmesi karşılığında Katar'a yönelik medya saldırısını durdurma pazarlığı yaptı" dedi. Muhammed, BAE'nin Katar ablukasına katılmasının en bariz faktörlerinden birinin, söz konusu muhalifin eşinin Doha'da bulunması ve Katar'ın bu kişiyi teslim etmeyi kabul etmemesi olduğunu dile getirdi. Bakan Muhammed, açıklamalarını şöyle sürdürdü: Körfez krizinden önce küçük anlaşmazlıklar ikili ilişkiler çerçevesinde zamanında çözülüyordu ancak krizin başlamasından iki ay öncesinde BAE'den medya saldırıları başladı. Sorunun ikili çerçevede çözülmesi için onlarla iletişime geçtik. Abu Dabi yönetimi, Doha'da bulunan bir BAE'li muhalifin eşinin teslim edilmesini istedi. Söz konusu muhalif, 2013 yılında muhaliflere yönelik siyasi gözaltı kampanyaları sırasında Abu Dabi'den resmi yollarla ayrılarak Doha'ya geldi. Daha sonra İngiltere'ye gitti ama eşi ailevi sebeplerden ötürü Doha'da kaldı. Eşi, BAE'den pasaportunun yenilenmesini istediğinde ülkesinin büyükelçiliği pasaportunu iptal etti.
Vatan

'Saldırının Ardında Türkiye Yok' 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye'deki Rus üslerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısının Türkiye tarafından düzenlenmediğini bildiklerini aktardı. Moskova'da dün medya yöneticileriyle bir araya geldiği toplantıda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la bugün (dün) bir telefon görüşmesi yaptığını söyleyen Putin, "Olayın arkasında Türkiye yönetiminin olmadığını biliyoruz. Ayrıca bu provokasyonun kim tarafından organize edildiğini de çok iyi biliyoruz" dedi. Rus lider, "İHA'lara el yapımı görüntüsü vermek için ustaca kamuflaj teknikleri uygulanmış. Bu provokasyonun büyük hazırlıklarla organize edildiğini söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre ise görüşmede, ikili ilişkiler ve Suriye konusundaki son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şam rejiminin İdlib'te ve Doğu Guta'da sivillere yönelik saldırılarının bir an önce durdurulmasının, Astana sürecinin ve Soçi Kongresi'nin başarılı olması bakımından da önem taşıdığını vurguladı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve TürkAkım projeleri de dahil, enerji alanındaki işbirliğine değinen iki liderin, ilişkileri her alanda daha da geliştirme konusundaki kararlılıklarını teyit ettikleri belirtildi. İki lider, Soçi Kongresi hakkında da görüş teatisinde bulundu. Türkiye'nin Rusya ve İran büyükelçilerini İdlib konusunda Dışişleri'ne çağırmasına ilişkin dün Putin'in sözcüsü Dimitriy Peskov'dan önemli bir açıklama geldi. Peskov, gelen bir soruyu "Temas halindeyiz. Diyalog devam ediyor" diye cevapladı.
Hürriyet 
 
EKONOMİ 
Dolar: 3,7742-3,7760
Euro: 4,5472-4,5498
Sterlin: 5,1142-5,1178         
Gram Altın: 160,9943-160,1019

Hazırız, Bekliyoruz 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bu ay içinde 'süper teşvik' bölgelerini açıklayacaklarını söyledi. Kamuoyunda 'süper teşvik' olarak adlandırılan 'Proje Bazlı Destek Sistemi' kapsamında toplam yatırım tutarı 80 milyar lirayı bulan 14 proje yer aldığını anlatan Zeybekci, projelerin metalurji, enerji, sağlık ve petro-kimya sektörlerinde olacağını kaydetti. Bu destek sisteminde bölge sınırı olmadığını hatırlatan Zeybekci, ancak projelerin ağırlıklı olarak Batı Karadeniz ve Doğu Akdeniz civarında olacağını vurguladı. 'Süper teşvik' sisteminin sağlayacağı katma değeri ve istihdam olanaklarını adı geçen bölgelerin sanayi ve ticaret odası başkanlarıyla konuştuk. Yatırımlardan önemli pay alacak olan Batı Karadeniz ve Doğu Akdeniz bölgelerinde önemli bir hareket oluşması beklenirken, özellikle 'dezavantajlı bölge' olarak nitelenen Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu da 'pozitif ayrımcılıkla' yeni yatırımlardan faydalanmak istiyor.
Milliyet

Şimşek El Koydu 
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek başkanlığında gerçekleştirilen Finansal İstikrar Komitesi (FİK) toplantısında, Türkiye'de yasal bir dayanağı olmayan kripto paralara ilişkin düzenlemelerin geliştirilmesi için çalışma grubunun oluşturulmasına karar verildi. Hazine Müsteşarlığı'nın internet sitesinden yayımlanan açıklamada, toplantıda, kripto paraların risklerine yönelik kamuoyunun bilgilendirilmesine karar verildiğine işaret edildi. İşlemlerin herhangi bir resmi otoritenin güvencesi altında olmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar paylaşıldı: "Kripto paralar, en bilinen örneğiyle Bitcoin, piyasa değerinin aşırı oynak olabilmesi, dijital cüzdanların çalınabilmesi, kaybolabilmesi veya sahiplerinin bilgileri dışında usulsüz olarak kullanılabilmesi gibi olumsuz özelliklere sahip. Ayrıca kullanıcıların ve hizmet alınan firmaların operasyonel hatalarından ya da kötü niyetli kişilerin suistimallerinden kaynaklanan zararların, işlemlerin geri döndürülemez nitelikte olması nedeniyle düzeltilmesi veya iptal edilmesi mümkün değil. Kripto paraya dayalı bazı iş modelleri, büyük kârlar vadeden oluşumlar şeklinde yapılanarak kişilerin bilgi eksikliğini suistimal etmekte ve önemli maddi kayıplara neden olabilmektedir. Kripto para ihraç edecek girişimlerin başlangıç sermayesi elde etmeye dönük uygulamaları genellikle herhangi bir düzenleme ve gözetim kapsamında yapılmadığından dolandırıcılık için uygun bir zemin oluşturuyor."
Vatan

Türk Metal'den Mess'e Bir Ret Daha Geldi 
Toplam 117 bin metal işçisini ilgilendiren toplu sözleşme sürecinde, işveren tarafı Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) teklifini yüzde 6.4 olarak revize etti. Masada anlaşma sağlanmazken, Türk-Metal bugün örgütlü olduğu illerde basın açıklamasına hazırlanıyor. Eylül ayından bu yana devam eden toplu sözleşme süreci aralarında Renault, Tofaş, Ford, Arçelik, Mercedes, Man gibi Türkiye'nin önemli sanayi kuruluşlarının bulunduğu 251 işyerini yakından ilgilendiriyor. İşverenleri temsil eden Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile, işçileri temsil eden Türk Metal Sendikası dün uzunca bir aradan sonra bir kez daha bir araya geldi. Görüşmelerin başlangıcında MESS yeni dönem için yüzde 3.2 zam teklif etmiş, Türk Metal ise yüzde 38.2 zam talebi ile masaya oturmuştu. Arabuluculuktan da sonuç alınamamasının ardından, MESS'in daveti ile dünkü görüşme yapıldı. Türk Metal Başkanı Pevrul Kavlak, MESS'in zammın yanı sıra sosyal yardımlarda da yüzde 12.8 artış yapılmasını teklif ettiğini söylerken, "Tekliflerini ikiye katladılar. Ancak öngörülen artış metal işçisi için çok düşük. Bu rakamlar bizi kesmez. Yarın (bugün) yapacağımız basın açıklamalarıyla bir kez daha derdimizi anlatacağız" diye konuştu.
Hürriyet

Sağlam Binanın Sahibi Korunacak 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşüm alanlarında gerekli gördüğü durumlarda riskli olmayan yapıları da dönüşüme dahil ediyordu. Sağlam yapıların kentsel dönüşüme dahil edilmesiyle o yapıların sahipleri mağdur oluyordu. Alınan yeni Anayasa Mahkemesi kararını değerlendiren Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, "Proje bütünlüğü için sağlam binalar da dönüşüme dahil ediliyordu. Bundan sonra hak sahibinin rızası yoksa o yapı dönüşüme dahil edilmeyecek. Eğer hak sahibi rıza gösterirse bu defa yapının riskli değil, sağlam olduğu göz önüne alınarak değer belirlenecek" dedi. Kamuoyunda 'torba kanun' olarak bilinen çeşitli konularda düzenlemeler içeren 6704 sayılı Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmıştı. CHP, kanun ile İmar Kanunu'na 'Kanal İstanbul' projesi için eklenen 'su yolu' tanımının, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'a eklenen bazı bölümlerin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi, riskli yapılar dışında kalanlardan Bakanlıkça gerekli görülenlerin de 'Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun' hükümlerine tabi olmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etti. Karar Resmi Gazete'de yayımlandı.
Hürriyet

POLİTİKA
Böyle Stratejik Ortaklık Olmaz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, ABD'nin bölgemizdeki tutarsız politikalarının makasına getirilebilecek bir ülke değildir" diyerek YPG'ye yönelik operasyon sinyali verdi. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde "43. Muhtarlar Toplantısı"nda muhtarlarla bir araya geldi. Erdoğan, FETÖ'nün oyunlarını anlatırken "Bunların uyutma kabiliyeti, morfinleme kabiliyeti çok ileri. Evvelsi akşam bir tuvaletin arkasından bir bölme yapmışlar, o bölmede özel görüşmelerini yapıyorlar. Her numara var bunlarda, zaten bunların ağası da örgütün başı da nerede? Pensilvanya'da. Onun arkasında kim var? Onun arkasındaki bölmede de Amerika var.. Benim kurmay subayım da -o da ayrı bir cambaz, şu anda psikiyatrik vaka olduğuna dair raporlar uydurmuş- cezaevinden çıkabilmek için bu yollara da başvuruyorlar. Tabii tekrar bu noktada avukatlarımız sürece müdahil oldular, böyle bir şey söz konusu değil ama bunlar her şeyi yapar" dedi. ABD'nin 15 yıl içinde Türkiye'den istediği 12 teröristin verildiğini anımsatan Erdoğan, "Ama biz bu teröristi istiyoruz, bize vermiyor. Bize sudan, uydurma tabirler... Kusura bakma, sen bunu vermiyorsan bundan sonra sen bizden herhangi bir teröristi istediğin zaman, bu fakir bu görevde olduğu sürece, o teröristi alamazsın" dedi. Erdoğan, şöyle devam etti: "Bir taraftan, 'stratejik ortağız' diyeceksin, Suriye'nin kuzeyinde 4 bini aşkın TIR'la orada silahlandırma yapacaksın. Kime? PYD'ye, YPG'ye. Bunlar PKK'nın yan kuruluşları, terör örgütü. Biz sana bunları anlatıyoruz, sen bizi dinlemiyorsun, onların başındakileri dinliyorsun. Seninle biz nasıl stratejik ortağız, böyle stratejik ortaklık olur mu? Onun için 80 milyon vatandaşının her biriyle bu millete sahip çıkacağız. Bizim bu hassasiyetlerimiz ortadayken, birilerinin ısrarla burnumuzun dibinde bir terör koridoru inşa etmeye çalışması karşısında sabrımız giderek azalıyor. Bunca zaman beklemiş olmamızın sebebi, bu meseleyi suhuletle, diplomasiyle, karşılıklı anlayışla çözme konusundaki ümidimizi koruyor olmamızdı. Ancak geldiğimiz noktada, bu yolların giderek daha çok kapandığını, geriye tek bir çarenin kaldığını görüyoruz." "Bize verilen sözlerin tutulmamasına, gözümüzün içine bakıla bakıla yalan söylenmesine daha fazla tahammül etmek zorunda değiliz" diyen Erdoğan, Türkiye'nin Fırat Kalkanı Harekatı'yla atılan adımı, tüm sınırları boyunca genişletecek güce, imkana ve iradeye sahip olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye, hiç kimsenin kendi ülkesindeki iktidar oyununa meze olacak bir devlet değildir. Türkiye, ABD'nin bölgemizdeki tutarsız politikalarının makasına getirilebilecek bir ülke hiç değildir. Türkiye, AB'nin bölgemizdeki gelişmeler karşısında sergilediği kifayetsizliğin bedelini ödemek zorunda olan bir ülke de değildir. Biz 200 yıldır dört bir yandan üzerine üşüşen leş kargaları, akbabalar tarafından didiklendiği halde hala dimdik ayakta kalabilmiş bir ülkeyiz. Karşınızda ne Osmanlı'nın 'hasta adam'ı ne Cumhuriyet'in 'çömez devlet'i ne 1970'lerin, 1990'ların güçsüz ülkesi var.
Milliyet

İttifak Merakı 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin büyükelçileriyle bir araya geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, "Toplantıda, Türkiye-AB ilişkileri, erken seçim ihtimali, muhtemel ittifaklar ile uyum yasaları konuları değerlendirildi" dedi. Ankara'da bir otelde, basına kapalı gerçekleşen ve yaklaşık 1.5 saat süren toplantıya, CHP'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz ile AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger de katıldı. Toplantının ardından Yılmaz ve Berger ortak basın açıklaması yaptı. AB büyükelçileriyle, Türkiye'nin iç ve dış politikasını kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını belirten Yılmaz, "Toplantıda, Türkiye- AB ilişkileri, erken seçim ihtimali, muhtemel ittifaklar ile uyum yasaları konuları değerlendirildi" dedi. Türkiye'nin Rusya, AB ve ABD ilişkilerinin geniş kapsamlı bir şekilde konuşulduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin AB değerleriyle, demokrasiyle, insan haklarıyla, hukukun üstünlüğüyle tekrar uyumlu bir hale gelmesi için çaba sarfettiklerini söyledi. Yılmaz, gelecek süreçte atılması gereken adımlara ilişkin bilgi verdikleri büyükelçilerin sorularını da yanıtladıklarını aktararak, "Geniş, kapsamlı, güzel, verimli bir toplantı oldu" ifadesini kullandı. Berger de toplantıdan duydukları memnuniyeti dile getirerek, verimli bir görüş alışverişinin olduğunu belirtti.
Milliyet 

Abd Suriye'yi De Tehlikeye Atıyor! 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin Newsweek dergisine "Suriye'de barış nasıl sağlanır" başlıklı makale yazdı. "Suriye ile 566 mil (910,88 km) sınırı olan Türkiye, insani felaketi bastırmak ve terör tehdidiyle mücadele etmek için çok büyük ve somut çabalar sarf etti. Her iki alanda da olumlu katkılarımızın emsali yoktur" diyen Çavuşoğlu özetle şunları kaydetti: DEAŞ, Nusra ve YPG gibi terör örgütleri hemen boşluğu doldurdu. Hiç kimse bu tehditlerden Türkiye kadar çok etkilenmedi. PKK'ya bağlı grupların varlığı Suriye'nin kuzeyinde devam ediyor ve bizim de korktuğumuz gibi DEAŞ'la mücadele amaçlı ABD öncülüğündeki kuvvetler tarafından buna izin veriliyor. PYD/YPG unsurlarına devam eden ABD silah desteği sadece Türkiye'nin güvenliğini değil, Suriye'nin geleceğini de tehlikeye atmaktadır. PYD/YPG'nin kötü insan hakları kayıtları bağımsız uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarında yer almıştır. Bunlar, Kürt olmayanların zorla yerinden edilmesi, bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi, köylerin tahrip edilmesi, siyasi rakiplerin ülke dışına çıkarılması ya da hapse atılması, işkence ve çocuk askerleri içermektedir ki savaş suçlarına eş değerdir. ABD'nin YPG'ye olan desteği korkunç bir şekilde yolunu şaşırdı ve bu gidişatın düzeltilmesi zorunludur. Ayrılıkçı terör örgütlerine tam serbestlik verilir ve amaçlarına ulaşmaları için silah verilirse siyasi olarak birleşmiş ve toprak bütünlüğü olan Suriye zor bulunur.
Vatan

SPOR 
Adı Gibi 'Süper' 
İngiltere'de yer alan Ampere Analysis isimli anket şirketi, dünya üzerindeki spor severlerin bir profilini çıkarmak için çalışmalar yaptı. Türkiye'nin de dahil olduğu 14 ülkede 28 bin spor severle anketler yapıldı ve sonuçlar alındı. Bu 14 ülke içerisinde hangi liglerin ne kadar spor sever tarafından izlenmek istediğine dair, taleplerin ne ölçüde olduğuna dair raporlar yayınlandı. Türkiye Süper Ligi'ni izlemek isteyenlerin sayısı dikkat çekti. Süper Lig'in Almanya'da Bundesliga, İtalya'da Serie A, İspanya'da La Liga ve Büyük Britanya'da İngiltere Premier Lig gibi büyük liglerle beraber en çok para ödenmeye hazır lig olması göze çarptı. Yüzde 21.6'lık oranla Süper Lig, yüzde 24.3 ile Serie A, yüzde 23.9 ile İspanya La Liga ve yüzde 22.2 ile Brezilya Serie A'nın arkasından 4. olarak geldi. Büyük Britanya genelinde ele alınan İngiltere Premier Lig ise yüzde 17.5'lik bir orana sahip. Polonya ve Suudi Arabistan'da da 2018 Dünya Kupası yayınlarına olan talep öne çıkıyor. Her iki ülkede de spor severlerin Dünya Kupası'na para ödemeye hazırlık oranı yüzde 14.2 oldu. Danimarka'da bu rakam 8.1. ABD'de NFL'e yüzde 16.1'lik, Avustralya'da da AFL'ye yüzde 11.1'lik bir oran yakalandı. Anketin yapıldığı 14 ülke şöyle; Türkiye, Avustralya, Brezilya, Danimarka, Hollanda, İtalya, Almanya, ABD, İspanya, İsveç, Büyük Britanya, Polonya, Danimarka ve Fransa.
Milliyet

Cyle Ların Kriterleri 
Forvet arayışı kapsamında Kanadalı golcü Cyle Larin'i bir proje transfer olarak kadrosuna katmak isteyen Beşiktaş Yönetimi, ABD ligine (MLS) adeta rest çekti. MLS Ligi'nde Orlando City forması giyen 22 yaşındaki golcüyle ciddi olarak ilgilenen siyah-beyazlılar sözleşmesi 31 Aralık'ta bitecek olan Larin'i bedelsiz transfer etmeye çalışıyor. ABD'deki kurallar gereği Larin için federasyona yüzde 25 pay ödemesi gereken Beşiktaş'ın mali koşulların oluşmaması halinde bu transferden vazgeçeceği ifade edildi. MLS'in istediği ve 5 milyon euro olduğu iddia edilen rakamı aşağıya çekmek için çaba sarfeden siyah-beyazlılar, Cyle Larin için 1.5 milyon euroyu gözden çıkaracak. Bu rakamın üzerine çıkmayı düşünmeyen yönetim, mali konularda anlaşma sağlanması için Larin'in menajerinin de devreye girmesini istedi. Cyle Larin dışında başka isimlerle de görüşen Beşiktaş, Kanadalı oyuncu alınsın veya alınmasın Cenk Tosun ve Negredo seviyesinde bir golcüyü daha kadrosuna katacak. Bu kapsamda Gameiro, Boakye ve Babacar ile görüşen siyah-beyazlılar bu isimlerden önümüzdeki haftaya kadar kararlarını bildirmelerini isteyecek. Bu arada İkinci Başkan Ahmet Nur Çebi, Cyle Larin için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Çebi, "Kendisiyle yapılan görüşmeler bitmedi. Kulübüyle ilgili kısımlar da henüz tamamlanmadı. İnşallah önümüzdeki günlerde olumlu bir sonuç çıkar" diye konuştu.
Milliyet

'Aynı Müziği Çalmak Zorundayız' 
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Tivubu Spor'da Özgür Buzbaş ile Oğuz Çetin'in sorularını yanıtladı. Kocaman, "Herkesin düşündüğü, anlık çözümü üretmenin doğru olduğu; ancak takımda bir adalet duygusu var ve çalışan oyunculara ödül verdiğiniz zaman, ilk anda doğru gözükmemesine rağmen orta ve uzun vadede olumlu bir etki yaratıyor. Oyuncular da o zaman teknik direktöre hafif hafif ve gerçek anlamda inanmaya başlıyor. Bu ilmik ilmik olan bir şey. Örneğin bir oyuncu bazı nedenlerden dolayı geride, diğeriyse iyi. Geride olan kendini düzeltip geliyor ama siz iyi olmaya devam edenle yola devam ediyorsunuz. Bu dışarıdan olumsuz gözükse bile oyuncu grubu arasında olumlu karşılanıyor ve her iki oyuncu da bu durumu iyi anlarsa, iki ismin de performansı artıyor. Bu uzun süren bir süreç ama oturduğu andan itibaren çoğalarak büyüyen bir olgu. Tabii ki bu süreç bizim gibi ülkelerde birçok zorluk barındırıyor. Kolay bir şey değil ama benim antrenörlük tarafım bu şekilde" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder