18 Ocak 2018 Perşembe

18.01.2018 Genel Gündem

18.01.2018 Perşembe
TÜRKİYE 

Yine Casa Faciası: 3 Asker Şehit 
Eskişehir'den kalkan CASA CN- 235 tipi askeri nakliye uçağı, dün Isparta'nın Yalvaç ilçesine bağlı Kırkbaş köyü Hodulluca mevkiinde 12.50 civarında düştü. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre eğitim amaçlı olarak kullanılan uçağın enkazına 14.30 sularında Eğirdir Gölü kuzeyinde ulaşıldı. Uçaktaki iki pilot ve bir teknisyen şehit oldu. Bu kaza, CN-235 tipi uçakların Türkiye'deki 4. kazası oldu. Genelkurmay Başkanlığı'ndan olayla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "17 Ocak 2018 tarihinde 11.03'te konuşlu bulunduğu Eskişehir 1'inci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan planlı uçuş eğitimi maksadıyla içinde iki pilot ve bir teknisyen olduğu halde kalkış yapan bir CN-235 CASA tipi askeri nakliye uçağı ile saat 12.50 civarında radar irtibatı kesilmiş ve derhal arama kurtarma faaliyetlerine başlanmıştır. Saat 14.30 sularında Eğirdir Gölü kuzeyinde uçağımızın enkazına ve üç kahraman personelimizin naaşlarına ulaşılmıştır. Bu elim kaza neticesinde şahadet mertebesine erişen kahraman silah arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet değerli aile fertlerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve yüce Türk Milletine başsağlığı dileriz." Şehit askerlerin Hava Pilot Binbaşı Ümit Karamustafa, Hava Pilot Yüzbaşı Ali Şahin Odabaşı ve Hava Uçak Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Kadir Arlı olduğu açıklandı. Konuyla ilgili açıklama yapan Isparta Valisi Şehmus Günaydın, uçağın düşme nedenini henüz bilmediklerini belirterek, şunları söyledi: "Yapılacak çalışmadan sonra açıklanacak. Bölgede yoğun sis var. Karadan ulaşmak son derece güç. Hava Kuvvetlerimize ait bir helikopter olaydan kısa süre sonra enkaza ulaştı. Maalesef üç şehidimiz var." Günaydın, "Kazanın olduğu saate ilişkin net bilgi veremem. Kara kutusuna ulaşmaya yönelik çalışmalar sürüyor. Teknik araştırmalar sürüyor. Kaza anında ve sonrasında o bölgede sis olduğu söyleniyor ama teknik ekibin çalışmasından sonra net bir açıklama yapılır. Başımız sağ olsun" dedi.
Milliyet


HSK, Yargının Amiri Değil 
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Mehmet Yılmaz, dün makamında HSK'nın çalışmaları hakkında bilgi verdi, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yılmaz, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında açığa alınan veya meslekten ihraç edilen bazı hâkim ve savcıların, "Mor Beyin yazılımıyla telefonlarının By- Lock'a yönlendirilerek mağdur edildikleri" iddiasıyla ilgili soru üzerine, bu kapsamda, sekizi açığa alınan, ikisi meslekten ihraç edilen 10 hâkim ve savcıyı mesleklerine iade ettiklerini hatırlattı. Bu kapsama giren ilk etapta 57 hâkim ve savcının tespit edildiğini, incelemelerin ardından yedi kişinin ikinci telefonlarında da ByLock tespit edilmesi nedeniyle bu sayının 50'ye düştüğünü söyledi.Göreve iade edilenlerle ilgili tek delilin ByLock olduğunu belirten Yılmaz, kalan 40 kişiyle ilgili iddiaların da incelendiğini, bu kişilerin tamamına yakınında FETÖ mensubu olduklarına dair başka deliller bulunduğunu bildirdi. Anayasa Mahkemesi'nin, haklarında, "hak ihlali" kararı verdiği gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay'ın tutukluluğunun devamına karar veren yerel mahkemelerin hâkimleriyle ilgili bir işlem olup olmadığının sorulması üzerine Yılmaz "Bu konuda HSK'ye iletilen bir şey yok. HSK'nin dışında bir olay" dedi. Hâkimlerin tarafsızlığıyla ilgili yoğun eleştiriler geldiğinin belirtilmesi üzerine de Yılmaz, HSK'nin rolünün de yanlış anlaşıldığını belirterek şunları söyledi: "HSK yargının amiri konumunda bir kurum değil. Sadece hâkim ve savcıların tayinlerini, terfilerini düzenleyen, görevini kötüye kullanan, hukuksuzluk yapanlarla ilgili de disiplin cezaları veren bir kurum. Yargıya nizam veren bir kurum değiliz. Bütün bunlara bakarsak HSK, hâkim teminatını sağlamak üzere kurulmuş bir kurum, yargının amiri değil. Yargıya yön veren kurum değiliz."
Milliyet

MGK: İlk Hedef Afrin! 
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan yılın ilk Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Suriye, Afrin ve YPG ordusu ile OHAL'in uzatılması görüşüldü. Toplantıda hükümete olağanüstü halin üç ay daha uzatılması için tavsiyede bulunulması kararlaştırıldı. MGK'nın ardından yayımlanan bildiride, "Türkiye'nin, sınırlarının hemen yanı başında bir terör koridoru oluşturulmasına ve bir terörist ordusu kurulmasına izin vermeyeceği, bu konuda gereken her türlü tedbirin alınacağı belirtilmiştir" denildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan ve yaklaşık 4.5 saat süren MGK toplantısının ardından bildiri yayımlandı. Türkiye'nin asayiş ve güvenliğini etkileyen iç ve dış gelişmeler ile Türkiye'yi yakından ilgilendiren uluslararası konuların gözden geçirildiği ve terörle mücadele çalışmalarının tüm boyutlarıyla ele alındığı belirtilen bildiride, terör örgütlerinin faaliyetleri başta olmak üzere, Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik tehditlere karşı hukuk çerçevesinde alınan ve kurulca önerilen tedbirlerin gözden geçirildiği, terörün sonlandırılması için yurt içinde ve yurt dışında azim ve kararlılıkla sürdürülen mücadelenin kapsamlı şekilde değerlendirildiği ifade edildi. 2017 yılı içinde meydana gelen hadiseler ile 2018 yılına dair muhtemel gelişmelerin milli güvenlik siyaseti çerçevesinde müzakere edildiği vurgulanan bildiride, şunlar kaydedildi: Terör örgütlerinin ülkemize yönelik açık tehdidi söz konusu iken NATO çatısı altında ve ikili ilişkilerimizde müttefikimiz olan bir devletin, güvenliğimizi dikkate almadan teröristleri ortak ilan edip silahlandırması üzüntüyle karşılanmıştır. Suriye'de DEAŞ ile fiili mücadelenin büyük ölçüde tamamlanmış olması sebebiyle PKK/PYD-YPG terör örgütüne verilen silah, araç ve gereçlerin gecikmesizin toplanması gerektiği kuvvetle vurgulanmıştır. Türkiye'nin, sınırlarının hemen yanı başında bir terör koridoru oluşturulmasına ve bir terörist ordusu kurulmasına izin vermeyeceği, bu konuda gereken her türlü tedbirin alınacağı belirtilmiştir. "Sınır emniyetimizi tahkim etmenin yanı sıra vatandaşlarımız ile bölge halkının can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla ilk aşamada Suriye'nin batısından ülkemize yöneltilen tehditlerin bertaraf edilmesi için gereken adımların derhal ve kararlılıkla atılacağı vurgulanmıştır" değerlendirmesinde bulunulan bildiride, şu ifadelere yer verildi: "Ülkemizin, üyesi olduğu uluslararası örgütlerden ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan sorumluluklarını, terörle mücadele dahil yerine getirmek suretiyle, bölge ve dünya barışına önemli katkılar sağladığının altı çizilerek, müttefiklerimizden de aynı ilkeli tutumun beklendiği ifade edilmiştir. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın İstanbul'da yapılan toplantısında sergilenen 'Doğu Kudüs'ün Filistin Devleti'nin başkenti olduğu' yönündeki irade ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda alınan Kudüs'ün statüsünün korunmasına ve Filistin'e destek kararının, bölgede istikrarın ve kalıcı barışın sağlanmasına hizmet edeceği tekraren teyit edilmiştir. Terör örgütleriyle mücadele kapsamında, yurt bütününde uygulanan olağanüstü hal değerlendirilmiş, demokrasimizin, hukuk devleti ilkesinin ve vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin devamlılığını sağlamak üzere hükümete, olağanüstü halin uzatılması tavsiyesinde bulunulması kararlaştırılmıştır."
Vatan

'Aday Olurken Keyfine Göre Tartışma Açamaz' 
CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, Ümit Kocasakal'ın CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklamasına yanıt verdi. Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrasında parti binasında açıklamalarda bulunan Tezcan, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun hafta sonu Almanya'da tedavi gören Deniz Baykal'ı ziyaret edeceğini duyurdu. Tezcan, CHP'nin kurultayının temasını 'adalet ve güven' olarak belirlediklerini açıkladı. Tezcan, Ümit Kocasakal'ın adaylığını açıklamasına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: CHP'nin üyesi olan herkes aday adayı olabilir. Aday adayı olanların aday olabilmesi için delegenin yüzde 10 imzasını alıp kurultay divanına vermesi gerekir. Herkes aday adayı, aday olabilir. Ancak hiç kimse aday olurken CHP'nin pozisyonunu ve durduğu hattı kendi keyfine göre tartışmaya açma imkanına, yetkisine, hakkına sahip değildir. CHP kuruluşundan bu yana misyonu belli bir partidir. Misyonu hem CHP'nin kuruluş değerlerini koruyan hem ulusal bütünlüğümüzü koruyan hem de Kurtuluş Savaşını Kuvay-ı Milliye ruhunu sosyal demokrasinin evrensel ilkeleriyle buluşturan bir siyasi partidir. Partinin kimliği parti programında bellidir, açar okurlarsa kimliği net anlatılır. Bugün ki partinin yönetim anlayışı bu kimlikten zerrece sapmayan bir yönetim anlayışıdır. Buna rağmen beğenmeyip aday olanlar olabilir onun da yönetimi bellidir. Buna rağmen beğenmeyip aday olanlar olabilir bunun da yöntemi bellidir.
Vatan

'Kurtuluş Kuruluşta' 
İstanbul Barosu'nun eski Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, CHP Genel Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı. "Atatürk'ün askeriyim" diyen Ümit Kocasakal, sloganının ise "Kuruluş kurtuluştadır" olduğunu söyledi. Kocasakal'ın toplantı yaptığı Taksim'deki otelin salonu Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla donatıldı. Üzerinde Ümit Kocasakal'ın fotoğraşarının bulunduğu afişlerde, 'Kurtuluş kuruluştadır' yazılıydı. Kocasakal açıklaması öncesi çantasından, "Atatürk'ün Meclis Konuşmaları" isimli kitabı çıkartarak masasına koydu ve çalan İzmir Marşı'na eşlik etti. Kocasakal, yaklaşık 1 saat süren ve sık sık "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganıyla kesilen konuşmasında, özetle şunları söyledi: "CHP, ikinci cumhuriyetçilerin, Atatürk ve Cumhuriyet'le sorunlu veya kavgalı olanların ileri karakolu veya toplanma yeri değildir, olamaz. Genel başkanın da bu tür eylem ve söylemlere karşı ciddi bir tepkisini görmüş değiliz. Sonuç olarak 36. kurultay bir şahlanış, bir umut, bir diriliş kurultayı olmalıdır. Uyuyan güç uyanmalı, efsane geri dönmelidir. Gereken fikirsel bir değişimdir, partinin özüne, kimliğine, kurucu ilkelerine, kamucu/halkçı yapısına geri dönmesi, yani halka geri dönmesidir. Bunun için de denenmiş, sekiz kez seçim kaybetmiş, seçenek oluşturamamış, partinin yüzde 25'lere sıkışmış oyunu arttıramamış; eylem ve söylemleriyle partinin toplumsal algısına, kimliğine zarar veren mevcut zihniyetin ve temsilcilerinin değişmesi gerekmektedir."
Hürriyet

ÇED Raporu Hala Paylaşılmadı 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2011'de açıklanan ve kamuoyunda 'çılgın proje' olarak bilinen Kanal İstanbul projesine ilişkin detaylar hafta başında belli oldu. Beş farklı güzergah üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda Küçükçekmece-Sazlıdere- Durusu koridoru Kanal İstanbul projesinin Karadeniz'den Marmara Denizi'ne bağlantısı olarak belirlendi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'ın açıkladığı güzergah ve projeyle ilgili tartışmalar devam ederken Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, projeyle ilgili ortada henüz ne ÇED raporu ne de fizibilite çalışması olduğuna dikkat çekerek "Mühendislik bilimi açısından faydalı veya zararlı diye yorum yapmak imkansız. Güzergah dışında hiçbir teknik bilgi açıklanmadı" dedi. Bozoğlu, şunları söyledi: "Kanal İstanbul projesiyle ilgili yapılan son açıklamada sadece güzergaha dair bilgi veriliyor. Yapılması planlanan projenin detayları hakkında kamuoyuyla hâlâ bilgi paylaşılmadığını görüyoruz. Dolayısıyla kanalın etkisini değerlendirmek güç. Bakan 'Yeraltı suları modelleme çalışmaları devam ediyor' dedi. Bu ifadelerden projenin fizibilitesinin henüz bitmediğini görüyoruz. Sürece dair teknik raporlar kamuoyuyla paylaşılmamış durumda. ÇED raporunun bakanlığa sunulduğu haberlere yansıdı. Ancak kısa sürede kaldırıldı. ÇED sürecinin ne durumda olduğu konusunda da muğlaklık var. Çevre Mühendisleri Odası olarak Bilgi Edinme Kanunu kapsamında ÇED başvuru dosyasını istedik ama bu bilgi hâlâ paylaşılmadı."
Hürriyet

DÜNYA 
ABD Filistinlilere Yardımı Askıya Aldı 
ABD Başkanı Donald Trump'ın tepki çeken Kudüs kararı sonrası Filistin'e yardımı kesme tehdidinin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, Filistinlilere 125 milyon dolarlık yardım paketinin 65 milyon dolarlık bölümünü askıya aldığını açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, "ABD, tekrar gözden geçirmek üzere Filistin'e verilecek 65 milyon dolarlık yardımı askıya aldı" ifadesini kullandı. Yardımın askıya alındığını ve iptal edilmediğini bildiren Nauert, "ABD olarak bazı değişikliklerin yapılmasını bekliyoruz" dedi. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, kararın Filistin liderlerine baskı için değil, Birleşmiş Milletler Yakındoğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı'na (UNRWA) diğer ülkelerin katkısını arttırmak için yaptıklarını belirtti. Nauert, kararla ilgili "Bu, kişilerin cezalandırılmasıyla alakalı değil" yorumunda bulundu. UNRWA Başkanı Pierre Krahenbuhl, diğer BM ülkelerine yardım çağrısında bulundu. Krahenbuhl, 60 milyon dolarla okul ve hastanelerin açık kalmasını sağlayabileceklerini, ancak geçen yılki ABD katkısının 350 milyon dolar olduğuna işaret ederek son kararla ABD ile Ortadoğu'da insani yardım anlamında yürütülen en başarılı projelerden birinin tehdit altına gireceğine işaret etti. Aralık ayında ABD Başkanı Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ise Kudüs'ün nihai statüsünün iki devletli çözüm sonrasına bırakılması yönünde karar çıkmıştı. Filistin yönetiminin ABD'nin güvenilir bir arabulucu olamayacağına dair açıklamaları üzerine Trump, "Filistinlilere yılda yüzlerce milyon dolar veriyoruz, ama saygı görmüyoruz. Niye gelecekte onlara büyük miktarda ödemeler yapalım" diye tweet atmıştı. Filistin lideri Mahmud Abbas da "Paranız batsın" diye çıkışta bulunmuştu.
Hürriyet

Katalan Meclisi Başkansız Toplandı 
İspanya'nın özerk bölgesi Katalonya'da parlamento dün, Aralık ayında düzenlenen yerel seçimlerin ardından ilk defa toplandı. Ayrılıkçı üç partili koalisyonun çoğunluğu kazandığı parlamentonun ilk oturumuna Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan Katalonya'nın eski lideri Carles Puigdemont katılmadı. Bağımsızlık yanlısı partilerse yayınladıkları ortak bildiride Puigdemont'un başkanlığında anlaştıklarını duyurdu. Bu durumda neler yaşanacağı merak konusu, zira İspanya hükümeti Puigdemont'un yurtdışından Katalonya'yı idare etmesine izin verilmeyeceğini açıkladı. Başkanın seçilmesi için ilk oylamanın 31 Ocak'ta gerçekleştirilmesi bekleniyor. Öte yandan dün yapılan oturumda meclis sözcülüğü için yapılan seçimi ayrılık yanlısı Esquerre Republicana Partisi milletvekili Roger Torrent kazandı. Eski başkan Puigdemont'un da aralarında olduğu Brüksel'deki milletvekilleri vekaleten oy kullanmak istemedi. Buna karşın Puigdemont twitter üzerinden Torrent'i kutladı.
Milliyet

Taliban, Butto Suikastını Üstlendi 
Pakistan Talibanı (Tehrik-i Taliban Pakistan, TTP), yeni yayımlanan bir kitapta, eski başbakan Benazir Butto suikastının sorumluluğunu ilk kez üstlendi. Pakistan basınındaki haberlere göre, Pakistan Talibanı'nın liderlerinden Ebu Mansur Asim Mufti Nur Veli'nin kaleme aldığı "İngiliz Sömürüsünden ABD Emperyalizmine Güney Veziristan'da Meshud İnkılabı" isimli kitapta, örgütten Butto suikastı itirafı geldi. Kitapta, örgütün Butto suikastı için Bilal ve İkramullah isimli iki intihar eylemcisini görevlendirdiği savunuluyor. Saldırganlardan Bilal'in, önce Butto'ya ateş açtığı, ardından da üzerindeki bombayı patlattığı, ikinci saldırgan İkramullah'ın ise bölgeden kaçtığı ve hala yakalanmadığı ileri sürülüyor. Kitapta ayrıca 2008 yılındaki seçimlerde aday olmak için sürgünde olduğu Birleşik Arap Emirlikleri'nden ülkesine dönen Butto'nun konvoyuna 28 Ekim 2007'de Karaçi'de düzenlenen ve 180'den fazla kişinin ölümüne neden olan bombalı saldırının da örgütün eski lideri Beytullah Meshud'un emriyle düzenlendiği belirtiliyor.
Milliyet

Düşman Kardeşleri Spor Birleştirecek 
Güney Kore ve Kuzey Kore, Şubat ayında Güney Kore'de düzenlenecek PyeongChang Kış Olimpiyatları'nın açılış töreninde tek bayrak altında yürüme konusunda anlaştı. Kuzey ve Güney Kore'den yetkililer 9-25 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan Kış Olimpiyatları'na Pyongyang'ın katılımı konusundaki ayrıntıları belirlemek için çalışma grubu toplantılarını sürdürüyor. İki taraftan delegelerin dünkü görüşmesinin ardından yapılan açıklamada, iki ülkenin olimpiyatların açılış seremonisinde birleşik Kore bayrağı altında birlikte yürüme konusunda mutabık kaldıkları belirtildi. Açıklamada ayrıca tarafların olimpiyatlarda yarışacak ortak kadın buz hokeyi takımı kurulması konusunda da anlaştığı vurgulandı. Seul ve Pyongyang yönetimleri, Kore Savaşı'nın sona erdiği 1953'ten bu yana, taraflar arasında bir barış anlaşması imzalanmaması nedeniyle fiilen birbirleriyle savaş durumundalar.
Vatan

EKONOMİ 

Dolar: 3,8134-3,8205
Euro: Euro 4,6548-4,6568
Sterlin: 5,2774-5,2911
Gram Altın: 162,9856-163,3889

'İntibak'a Ret 
2012 yılında çıkan İntibak Yasası'yla 2000'den önce emekli olan yaklaşık 1.9 milyon SSK ve Bağkurlu'nun maaşı 10 ile 322 lira arasında artmıştı. 2000'den sonra emekli olanlar büyümeden pay aldıkları gerekçesiyle intibaktan yararlanamamıştı. Bu nedenle aynı prim ve yılla emekli olanların arasındaki uçurum arttı. Hatta 2000'den sonra emekli maaşları daha da düştü. Bu durumu rakamlarla açıklayalım. 2000 yılı öncesi emekli olanların taban aylıkları son enflasyon zammıyla 1569 lira, 2000-2008 arasında emekli olanların maaşı 1231 lira oldu. 2008'den sonra asgari ücret kazancı üzerinden prim ödemesi olanlara 700-800 lira maaş bağlanıyor. Bunlar taban maaş ve arada aynı statüdeki sigortalılar arasında 800 liraya varan fark var. Bu farkın ortadan kalkması için emekliler seferber olmuş, Türkiye Emekliler Derneği üyesi İbrahim Avcı, bu haksızlığı yargıya taşımıştı. Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından haklı bulunan ancak idare mahkemesi ve Yargıtay'dan olumsuz yanıt alan Avcı, son olarak Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapmıştı. Ancak dün Yüksek Mahkeme'den olumsuz yanıt geldi. Kararda, yetkisizlik nedeniyle dava başvurusunun kabul edilemez olduğu belirtildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Emekliler Derneği (TÜED) ise karardaki bu maddenin sorunun çözümü için 'Parlamento'yu işaret ettiğini belirtti. Açıklamada, "6 milyon emekliyi ilgilendiren bu kararı, sadece iki hakim üyenin katıldığı komisyon kararıyla alması anlaşılır gibi değil" denildi.
Posta

'Taşeron'da 1 Milyon Aşıldı 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Ak Parti'nin önceki günkü grup toplantısının basına kapalı bölümünde milletvekillerine taşeron düzenlemesine ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı. Düzenleme ile "beklentilerin ötesine geçtik" diyen Sarıeroğlu, sunumunda düzenleme kapsamına girmeyenlerin gerekçesini tek tek açıkladı. Toplam 1 milyon 20 emekçinin uygulamadan yararlandığı bildirildi. Mevcutta kamuda 109 bin 347, belediyeler ve il özel idarelerinde 91 bin 688, belediye iktisadi teşekküllerinde 99 bin 10 işçi bulunduğunu belirtilen sunumda, taşeron düzenlemesi ile kamuda 450 bin, belediyeler ve il özel idarelerinde 450 bin, kapsama dahil edilen diğer özel bütçeli kuruluşlarda 20 bin, kamuda 12 aydan kısa süreli çalışan 50 bin, mevsimlik işçi oarak çalışan 23 bin ve 4/V düzenlemesinden de 27 bin olmak üzere, toplam 1 milyon 20 emekçinin uygulamadan yararlandığını bildirildi. Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarının 11 Eylül 2014 tarihli yasaya dayalı yapıldığını, taşeron düzenlemesinde de bu yasadaki tanımın esas alındığı belirtilirken, bundan sonra personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri yapılmayacağı vurgulandı. Sunumda, şehir hastanelerinin faaliyete girmesi ile kapatılan hastanalerde kapatma tarihinde çalışmakta olup 4 Aralık 2017 itibarıyla şehir hastanelerinde çalışmakta olanlar ile, bundan sonra kapatılacak hastanelerdeki ihtiyaç fazlası işçilerin, Sağlık Bakanlığı'nın birimlerinde, ihtiyaç olmaması durumunda ise diğer idarelerin ihtiyaç olan birimlerinde çalıştırılabileceği ifade edildi.
Milliyet

Özel Sektörün Yurt Dışı Borcu 218 Milyar Dolar 
Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu Kasım'da 2016 sonuna göre 14.8 milyar dolar artarak 217.7 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre özel sektörün ticari krediler hariç kısa vadeli kredi borcu 4.5 milyar dolar artışla 18.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 746 milyon dolar artarken, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmaları 5.5 milyar dolar büyüyerek 29.9 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 1 milyar dolar azalırken, tahvil stoku 209 milyon dolar azalışla 4.4 milyar dolar oldu. Sektör dağılımı incelendiğinde, 217.7 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 50.8'inin finansal kuruluşların, yüzde 49.2'sinin finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu.
Vatan

998 Şirketi Var 
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), bugüne kadar kayyum olarak görevlendirildikleri şirket sayısının 998, görevlendirdikleri yönetici sayısının 326, bunlardan 83'ünün de TMSF personeli olduğunu bildirdi. TMSF'den yapılan açıklamada, "TMSF kayyumluğundaki şirketlerin yönetim kadroları oluşturulurken, liyakat ve ehliyete büyük önem verilmekte, her biri alanında uzman, güvenilir kişiler seçilmesine özen gösterilmektedir. Şayet bir grupta birden fazla şirket var ise aynı yönetim kurulu tüm şirketlere vaziyet etmekte ancak yöneticiler tek bir şirketten huzur hakkı almaktadır. Kayyumluk yaptığımız şirketlerde iş ehline verildiği için 1 yılda yaklaşık yüzde 30 civarında ciro artışı sağlanmıştır" denildi. Geçen yıl Temmuz'da darbe girişiminin ardından, hükümet darbe girişiminin arkasında bulunduğunu açıkladığı 'FETÖ' ile bağlantısı olduğu şüphesiyle aralarında Boydak Holding, Kaynak Holding, Koza İpek Holding, Dumankaya ve Fi Yapı'nın da olduğu birçok şirkete kayyum olarak atanmıştı.
Vatan

YASED'den 6 Maddelik Talep 
Türkiye'de yatırımları bulunan dünya devleri, daha fazla yatırım ve istihdam için hükümetten altı konuda adım atılmasını istedi. Ekonomi Bakanlığının koordinasyonunda, önceki gün Ankara'da dört bakanlığın üst düzey bürokratlarıyla bir masada buluşan Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftci'nin katıldığı toplantıda Bosch, Ford, Pepsi, Finansbank, Nestle, Carrefour gibi otomotiv, finans, gıda devlerinin üyesi olduğu YASED'in talepleri şöyle sıralandı: Ülkemizdeki iş ve yatırım ortamının, öngörülebilir, hukukun önceliği ve serbest piyasa kuralları çerçevesinde rekabet gücünün artırılması, bu sayede sürdürülebilir bir ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması en önemli önceliğimizdir. Hizmet ihracatı vergisel mekanizmalarla desteklenmeli. Dijital dönüşüm projeleri Ar-Ge desteklerinden yararlandırılmalı. İlave vergiler ve ek mali yükümlülüklerin, ülkemizde teknolojik niteliği yüksek ürünlerin üretilmesine ve dünyadaki rekabet gücümüze olumsuz etkileri olmaktadır. Serbest piyasa içerisinde rekabet ortamının korunması önemlidir. Nitelikli işgücü eğitimine yönelik yatırımların yatırım teşvik sistemi kapsamına alınması faydalı olacaktır. Küresel Tedarik Zinciri (KTZ) Yetkinlik Projeleri Desteği, dijital dönüşüm projelerinde kullanılmalı. Yan sanayi imalatçıları da ana firmayla birlikte desteklenmelidir. "İthal Ara Ürünlerinin Yerlileştirilmesi Projesi" kapsamında yurtiçinde üretilmesi hedeflenen ithal sanayi ürünlerinin listesinin resmi olarak yayınlanmasından önce konunun ilgili sektör temsilcileri ile de istişare edilmesi önemlidir.
Hürriyet

Tamamlama Sigortası İçin Hazine Devrede 
30 ve üzeri konut yapanlara getirilen bina tamamlama sigortası yaygınlaşamadı. Hükümet, tamamlanmayan konutlarda vatandaşın mağdur olmaması için müteahhitlere ya konut tamamlama sigortası ya da banka teminat mektubu zorunluluğu getirmişti. İki alternatiften birini seçecek olan müteahhitlerin banka teminatını tercih etmesi sigortaya ilgili düşürdü. Tüketici Kanunu ile ön ödemeli konut ve devre tatil projelerinin tamamlanmadan satışı için getirilen bu uygulamalardan sigorta zorunluluğu 3 yılda yaygınlaşamadı. Hazine, sorunun çözümü için gelecek hafta sektör temsilcileri ve ilgili kamu kuruluşlarını toplantıya çağırdı. Edinilen bilgiye göre Hazine, geçen hafta Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğine yazı gönderdi. 6502 sayılı Tüketici Kanununa dayanarak çıkarılması zorunlu kılınan Bina Tamamlama Sigortası ürününün yaygınlaşamama nedenlerine ilişkin bir toplantı yapılacağını ve bir temsilci göndermelerini istedi. Hürriyet'e bilgi veren sigorta sektörü yetkilileri, bina tamamlama sigortasının ölü doğduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Adı var kendi yok bir ürün bu. Sigorta şirketleri böyle bir ürünü reasüre edemiyor. Doğru dizayn edilmediği için sıkıntı yaşanıyor. Sigorta şirketinden 100 daire yapacak bir müteahhidin, finansal darboğazı, iflası durumunda riskini üstlenmesi isteniyor. Oysa bizim teknik olarak, bu riski yurt dışında reasüre edebilmemiz gerekirken edemiyoruz. Sigorta şirketi olarak benim müteahhidin finansal durumunu irdeleyecek ekibim yok."
Hürriyet

SPOR 

Belhanda'ya Terim Ayarı 
Sezon başında 8 milyon euro bonservis bedeliyle Dinamo Kiev'den transfer edilen Younes Belhanda, sezonun ilk yarısındaki performansıyla Galatasaraylı taraftarların gözüne giremedi. 2 gol atıp 6 asist yapan Faslı futbolcu, eski hocası Tudor'un gözbebeği idi. Cezalı olması dışında tüm karşılaşmalarda ilk 11'de oynayan Belhanda'nın koltuğu Fatih Terim'in gelişiyle birlikte sallantıda. Öğrencisiyle bir toplantı yapan İmparator, tatlı sert uyarılarda bulundu. Belhanda'dan daha fazla sorumluluk almasını isteyen Terim'in şu ifadeleri kullandığı öğrenildi: "Takımın en önemli oyuncularından birisin. Ancak özellikle hücumda kaliteni tam anlamıyla gösteremedin. Artık gerçek Belhanda sahada olmalı. Taraftar gibi benim de senden beklentim büyük."
Posta

Fener Seriye Taktı 
Fenerbahçe Doğuş, THY Avrupa Ligi'nin 18. haftasında konuk ettiği Yunanistan temsilcisi Panathinaikos'u 67- 62 yendi. Sarı-Lacivertli ekip üst üste 3, toplamda 12. galibiyetini aldı. İlk ve üçüncü periyodu geride geçen Fenerbahçe, son çeyrekte yaptığı etkili savunma ile kazandı. Galibiyette son çeyrekte takıma olağanüstü destek veren taraftarın de etkisi büyüktü. Fenerbahçe'de 14 sayı atan Thompson ve 12 sayı ile oynayan Vesely öne çıkan isimler oldu.
Posta

Kartal Turladı 
Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda, Beşiktaş, ilk maçta 4-1 mağlup ettiği Osmanlıspor'a rövanşta 2-1 kaybetmesine rağmen çeyrek finale çıktı. Beşiktaş, sahasında aldığı galibiyetin rahatlığıyla çıktı maça. Teknik Direktör Şenol Güneş, hafta sonu ikinci yarısı başlayacak ligi de düşünerek yıldız isimleri yedekte bekletti. Erken gol bulması gereken Osmanlı daha atak bir oyun ortaya koydu. Başkent ekibi, uzaktan şutlarla şansını denese de bunlarda isabet sağlayamazken, Serdar Gürler'in golü ofsayt nedeniyle geçerlilik kazanmadı. Medel ve Tolgay dışında kopuk bir görüntü ortaya koyan Beşiktaş da ilk yarıyı şut atamadan bitirince tatsız bir futbol ortaya çıktı. İkinci devreye de takımlar aynı iştahsızlıkla start verdi. Osmanlı ileride çoğalamazken, Beşiktaş maçın ilk pozisyonunu 53'te buldu, bunu da Tolgay cömertçe harcadı. Pepe'nin sakatlanmasının ardından oyuna giren Talisca, siyah- beyazlıların oyunu rakip alana daha hızlı götürmesini sağlarken 65'te Lens, kaleci Hakan'ı geçemedi. 83'te ise Lens'in ortasında Mustafa ağları havalandıran isim oldu: 0-1. Fakat Beşiktaş'ın sevinci üç dakika sürdü ve 86'da Cikalleshi skora denge getirdi: 1-1. 88'de ise kazanılan penaltıyı ağlara yollayan Arnavut golcü maçın sonucunu 2-1 olarak belirledi.
Milliyet

Filedeki Derbi Eczacıbaşı'nın 
Vestel Venus Sultanlar Ligi'nin 14. haftasındaki derbide, G.Saray'ı 3-2 mağlup eden Eczacıbaşı VitrA liderliğini korudu. Burhan Felek Spor Salonu'nda oynanan ve 134 dakika süren zorlu karşılaşmanın setleri 23-25, 22-25, 25-23, 25-14, 16-14 şeklinde sonuçlandı. DİĞER sonuçlar: VakıfBank- Beşiktaş: 3-1, Seramiksan-Halkbank: 3-1, Bursa B.Şehir Bld.-Çanakkale Bld.: 3-0, F.Bahçe-Kameroğlu Beylikdüzü Vol. İht.: 3-0.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder