22 Ocak 2018 Pazartesi

22.01.2018 Genel Gündem



22.01.2018

GÜNDEM

18 Saat Sonra Karadan Girdik 
Afrin'e yönelik Zeytin Dalı harekatı gece boyunca devam etti. Hava saldırısına eş zamanlı olarak Kilis ve Hatay sınırlarından top atışlarıyla destek sağlandı. Gece boyunca Türkiye'den Suriye'ye ÖSO birlikleri ve TSK'nın askeri sevkiyatı sürdü. Tankları taşıyan çekiciler, güvenlik önlemleri arasında Suriye'nin Azez ilçesine geçti. Hassa ilçesinin Yalangöz mevkine sabah saatlerinde gelen tank ve zırhlı araçlar da Suriye'ye geçti. Hassa'da sokağa dökülen vatandaşlar da ellerinde Türk bayraklarıyla askerlere sevgi gösterisinde bulundu, marşlar söyledi. Hatay İskenderun'deki 39'uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Tevfik Erkan Olgay da yığınak yapılan Hassa ilçesine geçti. Operasyonu tank ve top atışlarıyla destekleyen sınır birliklerini ziyaret etti, gelişmeler hakkında yerinde bilgi aldı. Sugediğ'nde yaklaşık 1 saat kalan komutan, buradan ayrılıp başka bölgeye geçti. Kilis'e PYD/YPG mevzilerinden roket atılması üzerine Kilis Valiliği sınırdaki bazı bölgeleri, 15 gün 'özel güvenlik bölgesi' ilan etti. Açıklamada şöyle denildi: Kilis'in merkez ilçe mülki sınırları içerisinde yer alan Akçabağlar, Demirışık, Doğançay, Tahtalı, Duruca, Beşenli köyü ile Aşağı ve Yamaç mezraları, Hacipoğlu, Süngütepe, Kocabeyli, Saatli, Güneşli, Mağaracık, Çalkaya, Bulamaçlı, Gözkaya, Gülbaba, Çerçili, Hisarköy, Deliosman köylerinde ve kırsalında olası terörist eylemlerden doğabilecek zararlardan vatandaşlarımızı korumak ve terörist faaliyetlere karşı önleme harekatlarının selameti bakımından 3 Şubat'a kadar özel güvenlik bölgesi ilan edilmiştir. TSK da harekatın ikinci gününde 3. kez açıklama yaptı. TSK'ya ait zırhlı araçlar, özel kuvvetler ve piyade güçleri gibi unsurların Afrin toprakları içinde yaklaşık 5 kilometre kat ettiği ve ilerleme sırasında ciddi bir çatışma yaşanmadığı belirtildi. TSK'dan yapılan açıklamada şöyle dendi: Harekât, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGKnin terörle mücadeleye yönelik kararları ve BM sözleşmesinin 51'inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir. Zeytin Dalı Harekâtı planlandığı şekilde devam etmekte olup kara harekâtı başlamıştır. Harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzii, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir. TSK harekatta dün itibariyle teröristlerin kullandığı sığınak, barınak, mühimmat deposu ve benzeri 153 hedefin ateş altına alınarak vurulduğunu belirtti.
Vatan


Bunu Yapabilecek Ordu Sayısı 5'i Geçmez 
Güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'e yönelik 'Zeytin Dalı' harekâtını değerlendirirken, "72 uçakla operasyon yapılıyor. Dünyada bunu yapabilecek ülke sayısı 5'i geçmez" dedi. CNNTürk'te dün Hafta Sonu programına katılan Yarar şunları söyledi: "72 uçağın katılımı çok önemlidir. Yakın dönemde bu kadar çok uçağın katıldığı bir operasyon yok. Sayısal anlamda çok büyük ama önemli olan bunun koordinasyonu. 72 uçağı kaldıracaksınız, havada tutacaksınız, havada tutarken herhangi bir saldırı olabileceği ihtimaline karşı da uyanık olacaksınız. Size biri füze atabilir. Bunlarla ilgili karıştırma yapacaksınız. Sıra dahilinde bütün hedefleri tek tek vuracaksınız ve bütün vurulan hedeflerin kıymetlendirmesini yapacaksınız. 4 bin kilometrekarede bunu yapıyorsunuz. Havada bu kadar hızlı yer değiştirebilen uçakların alanı için bir futbol sahasında herkesin tıka basa durması gibidir. Bir hava operasyonu için anormal kısıtlı bir alan. Dünyada bu operasyonu yapabilecek ülke sayısı 5'i geçmez. (Tünel patlatan füzeler) Bu füzelerin özelliği kendisine yüklenmiş kodla ilerliyor. Böyle bir tüneli yukarıdan atılan bir füzeyle vurma şansınız yok, yere yakın gelmeli ki tünelin içine girsin. TSK'nın kullandığı enstrümanın ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Nereye girerseniz girin, ister tünele ister yerin altına girin, Silahlı Kuvvetler'in vuramayacağı hiçbir yer yok. Bu görüntü gelinen yeri çok net gösteriyor. Ben çok doğru zamanda, çok doğru dönemde yapıldığını düşünüyorum."
Hürriyet

DÜNYA 
Otel Baskını Kanlı Bitti: 20 Ölü 
Afganistan'ın başkenti Kâbil'de bulunan Intercontinental Oteli'ne önceki gece yapılan saldırı ve baskın, saldırganlarla güvenlik güçleri arasında süren 13 saatlik çatışmaların ardından dün sona erdi. Afgan yetkililer, 20'ye yakın kişinin hayatını kaybettiğini, 10'dan fazla kişinin de yaralandığını duyurdu. Kabil'deki otele baskın yapanların 5 kişi olduğu ve asker üniformalarıyla geldikleri bildirilirken, teröristler ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların 13 saat sürdüğü, saldırganların tamamının öldürüldüğü bildirildi. Çatışmalar sırasında pek çok kişinin otelden tahliye edildiği belirtilirken, saldırganlardan kaçmaya çalışan bazı müşterilerin de balkondan atladığı kaydedildi. Halk Sağlığı Bakanlığı, ilk belirlemelere göre 19 kişinin yaşamını yitirdiğini, bunların bir kısmının yabancı uyruklu olduğunu ifade ederken, ölü ve yaralı sayısına ilişkin rakamların artabileceğine dikkat çekildi.
Milliyet

Baskı Var Anlaşma Yok! 
ABD'de federal hükümetin bütçe krizi nedeniyle kısmen kapanması sonrasında Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında hala anlaşma sağlanamadı. Kongre'nin, son geçici bütçenin süresinin cuma gecesi dolmasına karşın yeni bir bütçeyi onaylayamaması sonucu, Başkan Donald Trump, koltuğundaki ilk yıl dönümünü, federal hükümetin kısmen "kapanması" ile kutlamak durumunda kaldı. Yeni geçici bütçe için müzakereleri sürdüren Cumhuriyetçiler ile Demokratların, henüz kayda değer ilerleme sağlayamadığı ifade edilirken, kriz nedeniyle pek çok kamu kuruluşu hizmetlerini durdurdu. Hükümetin kısmen kapanması nedeniyle Florida'daki bir etkinliğe katılmaktan vazgeçen Trump, krizden Demokratları sorumlu tuttu. Trump, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, "Demokratlar kontrolsüz yasa dışı göçmenlik arzusu uğruna ordumuzu rehin aldılar. Buna izin veremeyiz" ifadelerini kullandı. Bununla birlikte Trump'ın Demokratlara "Bütçeyi onaylayın, biz de göçmen anlaşmasını konuşalım" dediği bildiriliyor. Cumhuriyetçi Kongre liderleri de, oklarını Demokratlara yöneltti. Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, azınlık lideri Chuck Schumer'ı hedef alarak "Amerikalılar, Senato azınlık liderinin (Schumer) neden yasa dışı göçmenlikte kendi isteği olana kadar tüm federal hükümetin kapanması gerektiğini düşündüğünü anlayamıyor" ifadesini kullandı. Bazı Cumhuriyetçiler ise Demokratlarla anlaşılması gerektiğini söylüyor. Öte yandan Trump ve Cumhuriyetçilerin hedefindeki Schumer ise, Amerikan halkının Demokratların yanında olduğunu savunarak Beyaz Saray'la müzakere etmenin, Trump'ın sürekli fikir değiştirmesinden ötürü imkansıza yakın olduğunu söyledi.
Milliyet

Fransa'dan Bm'ye Afrin İçin Çağrı 
Fransa Dışişleri Bakanı Jean- Yves Le Drian, Türkiye'nin Afrin'e yönelik operasyon başlatması üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) acil toplanmaya davet etti. Drian, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 'Guta, İdlib, Afrin… Fransa BMGK'nın acilen toplanmasını talep ediyor' şeklinde bir mesaj paylaştı. Fransa Dışişleri Bakanı, bir diğer mesajında ise, "Taraflar derhal çatışmaları durdurarak kapsamlı bir insani yardım için olanak sağlamalı" dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile telefonda görüşen Le Drian açıklamasında, "Fransa, Şam rejimi ve müttefiklerinin operasyonları neticesinde Suriye'nin değişik bölgelerinde insani durumun kötüleştiği bir ortamda Türk yetkilileri itidalli davranmaya çağırıyor" ifadelerini kullandı. Le Drian, Fransa yönetiminin, Suriye rejiminin İdlib bölgesi ve doğu Guta'ta ayrım gözetmeden yaptığı bombardımanları da kınadığının altını çizdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fransız mevkidaşının Afrin operasyonuyla ilgili BM çıkışına yanıt verdi. Çavuşoğlu, "Türkiye'nin Afrin operasyonuna karşı çıkan herkes teröristlere destek vermektedir. Fransa veya bir başka ülke bu konuyu BM'ye götürürse terör örgütü yanında olan bir ülke konumuna düşer' dedi.
Vatan

Büyük Koalisyona Yeşil Işık 
Almanya'da dün Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Bonn'da yapılan kongresinde, Başbakan Angela Merkel liderliğindeki Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ile koalisyon müzakerelerine başlanması yönünde karar çıktı. 642 parti delegesinden 362'sinin 'evet' oyuyla istikşafi görüşmelere onay verildi. SPD lideri Martin Schulz, kongrede bir saat süren konuşmasında delegeleri koalisyon müzakerelerine ikna etmeye çalıştı. Schulz, "Erken seçimin bizim için doğru yol olduğuna inanmıyorum" diye seslendi. Erken seçimin sağı güçlendireceği konusunda uyarıda bulunan Schulz, "Sağa karşı kale biziz" dedi. CDU/CSU ile öngörüşmelerde birçok seçim vaadini kabul ettirdiklerini savunan Martin Schulz, hükümete katılmanın bir vatandaşlık sorumluluğu olduğunu, ülkenin ve Avrupa'nın kendilerinden bu sorumluluğu beklediğini söyledi. Bu kararla, Almanya büyük bir krizin eşiğinden döndü. Kongreden 'hayır' çıkması halinde ufukta e rken seçim görünüyordu. Bu sonuçla SPD, yarın CDU/CSU ile koalisyon görüşmelerine başlayacak. Müzakereler iki hafta sürecek. SPD koalisyon sözleşmesini 440 bin civarında üyesinin onayına sunacak. Üyeler sözleşmeyi onaylarsa, büyük koalisyon hükümetinin mart ayı başında kurulması bekleniyor.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,8093-3,8101
Euro: 4,6564-4,6578
Sterlin: 5,2819-5,2839         
Gram Altın: 161,1325-163,2647

Evde Tam Yol İleri 
Konut piyasası ilk el ve ikinci el konut satışlarından oluşuyor ama ilk el konut satışları önemli. İlk el konut satışları, konut inşaatı piyasasının durumunu gösteriyor. Konut inşaat piyasasının durumu önemli. Çünkü (1) Yeni konut yapımı ekonominin dinamiği haline geldi. Çok sayıda yan sektör, yeni konut yapımı sayesinde ayakta duruyor. (2) Yerleşim bölgeleri yenileniyor. Haneler daha modern yaşam imkânlarına kavuşuyor. Bunlar yeni konut yapımının olumlu yanları. (3) Bir de olumsuz yanı var. Hane halkının birikimi finansal sisteme yönelecek yerde, üretken olmayan konut yatırımlarına yöneliyor. Son 5 yıldır genelde yıllık konut satışları 1 milyonun üzerinde. 2013 yılında 1 milyon 157 bin idi. Geçen yıl 1 milyon 409 bin oldu. Son 5 yıldır toplam konut satışlarının yarıya yakını ilk el, yeni konut satışı. İlk el - yeni konut satışı 2013 yılında 529 bin idi. 2014 yılında 541 bin, 2015 yılında 598 bin, 2016 yılında 631 bin oldu. Geçen yıl 659 bine yükseldi. Ekonomideki değişimlere, faiz oranlarının yükselmesine, bankaların konut kredisi vermeyi yavaşlatmalarına rağmen, ilk el - yeni konut satışları artıyor. Yeni konut talebi canlı olduğu için, talep artışı devam ettiği için, yeni konut yapımı devam ediyor. Zaman zaman konut piyasası ile ilgili değerlemelerde, "Bu kadar bina yapılıyor. Kim alacak bunları? Sektörde stok oluştu" endişeleri dile getiriliyor. Yeni konut satış rakamlarındaki artış, satışa sunulan yeni konutların sayısı ile uyumu bilinemiyor ama, konut yapımcılarının satış rakamlarındaki artıştan cesaret alarak, konut yapımını artırdıkları anlaşılıyor.
Milliyet

16 Milyon Ürüne 'Kalite' Freni 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bakanlık olarak geçen yıl yaklaşık 50 bin testle Uzakdoğu menşeli, 5 milyar dolar ithalat değerine sahip 150 milyondan fazla ürünü denetlediklerini belirterek, "2017'de ithaline izin verilmeyen ürün adedi 16 milyonun üzerinde" diye konuştu. Zeybekci, Ekonomi Bakanlığı'nın ithalatta 17 Temmuz 2017'den bu yana çok daha sıkı bir denetim politikası yürüttüğünü söyledi. Bu denetimlerde özellikle Uzakdoğu menşeli ürünlere yoğunlaşıldığına dikkati çeken Zeybekci, testlerde laboratuvarların etkin kullanıldığını dile getirdi. Zeybekci, Uzakdoğu menşeili 150 milyon ürünün 86 milyonunun oyuncak, 37 milyonunun elektrikli cihaz, 8 milyonunun ayakkabı, 5.3 milyonunun iş eldiveni, 1.2 milyonunun cep telefonlarından oluştuğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bunlardan 1.3 milyon oyuncak, 150 bin çift ayakkabı, çoğu aydınlatma elemanı olmak üzere 5 milyonun üzerinde elektrikli cihaz ve 700 bin iş eldiveninin ithalatına 'güvensiz' oldukları gerekçesiyle izin vermedik. İthaline izin verilmeyen ürün adedi 16 milyonun üzerinde." Bakanlığının denetimleri neticesinde son dönemde ucuz ve kalitesiz ürün ithalatının azaldığına, hatta yurda girmesine izin verilmeyen ürünlerin gümrüklerden başka ülkelere transit gönderildiğine şahit olduklarını ifade eden Zeybekci, "Bir örnek vermek gerekirse, denetimleri aşamayacağı anlaşılan 300 bin adet ampul başka ülkelere transit gönderildi" dedi. Zeybekci, başta aydınlatma cihazları ve oyuncaklar olmak üzere elektrikli cihazlara yönelik testlerde en büyük güvensizliğin adaptörlerle tasarruflu ampullerde görüldüğüne işaret etti.
Vatan

Gözümü Kırpmadan Dönerim 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Türkiye'nin otomobili'ni üretecek 5 babayiğidi açıklamasının üzerinden yaklaşık 3 ay geçmesine rağmen henüz gelişmeler hakkında net bir açıklama veya bilgi yok. Henüz projenin başında kimin olacağı, yani CEO'su bile belli olmazken 2019'da beklenen ilk prototipler için süre hızla daralıyor. İşte bu noktada en çok sorulan soruların başında; "Erdoğan'ın hayali olan yerli otomobile katkı sağlaması için yurtdışında alanlarında uzman beyinlerden yararlanılıyor mu?" oluyor. Bugün dünyada otomotiv alanında uzman pek çok Türk yer almasına rağmen henüz bu isimlerle temasa geçilmiş değil, en azından şu ana kadar basına yansıyan olmadı. Elektrikli otomobil markası Faraday Future'da şasiden sorumlu başmühendis olarak çalışan Özcan İnci ve sürücüsü olmadan 256 kilometre hıza ulaşan elektrikli aracının algoritmasını yazan Doç. Dr. Kamran Türkoğlu bu isimlerden bazıları. Bu özel beyinler istendiği takdirde yerli otomobil projesinde seve seve çalışacaklarını da belirtiyor. İşte bu isimlere otomotiv konusunda çok büyük bir beyin olan Prof. Dr. Nadir Yılmaz da eklendi. 20 yıldır Amerika'da yaşayan Yılmaz, Hürriyet'e yaptığı özel açıklamada yerli otomobil için gözünü kırpmadan Türkiye'ye geri dönüş yapacağını söylüyor. Ama ne yazık ki diğer isimler gibi Nadir Yılmaz'ın bu talebine de şu ana kadar ne hükümetten ne de 5 babayiğitten hiçbir cevap gelmemiş. Washington DC'de yer alan Howard Üniversitesi'nde Profesör ve Makina Mühendisliği Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Nadir Yılmaz, aynı zamanda Henry Ford'un da kurucuları arasında yer alan 'Uluslararası Otomotiv Birliği'nin (SAE International) hem şeref üyesi hem de Washington şubesi başkanı. Amerika'da bilhassa otomotivin merkezi olan SAE içerisinde birçok ödül alan ve son olarak da başarılması çok zor olan şeref üyeliği ile ismini duyurmuş Nadir Yılmaz, son gelişmeleri şöyle anlatıyor: "Açıkçası 'Benimle temas kurulur mu' diye beklemeden Cumhurbaşkanlığı'na ulaşmaya çalıştım. Gönderdiğim elektronik postanın içeriği yerli otomobil projesine katkı sağlamakla ilgiliydi. Gerekirse Türkiye'ye hemen geri dönüş yapabileceğimi belirttim. Hyundai'yi kuran mühendisleri yetiştirmiş, hem akademisyen hem de zamanında General Motors'da (GM) başmühendis olarak çalışmış bir kişi ile Türkiye'ye gelip yerli otomobil projesini yürütmek istediğimi ilettim. Mesajı göndereli uzun zaman olmasına rağmen henüz hiçbir cevap gelmedi. Gözünü kırpmadan Türkiye'ye hemen geri dönüş yapabilecek, kendini kanıtlamış birine mesaj gönderdiği halde hiçbir karşılık gelmemesine üzüldüm. Yurtdışında alanında uzman bizi gibi isimlerle temas kurulmuyorsa, Türkiye'deki akademisyenlerin hiçbir şeyden haberi yoksa yerli otomobili hangi beyinler yapacak? Bu işin başına ülkesini seven, otomotivi bilen, vizyon sahibi, dışarıyı çok iyi bilen ve bu markayı dışa satabilecek birinin getirilmesi gerekiyor. Yoksa yerli otomobil beklendiği başarıyı gösteremeyebilir."
Hürriyet

223 İlçe 'Doğalgaza Geç' Alarmı Veriyor 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk, Türkiye genelindeki hava kirliliğinin izlendiği Ankara- Gölbaşı'ndaki Çevre Referans Laboratuvarı'nın kapılarını Habertürk'e açtı. Öztürk, hava kalitesinin 81 ilde kurulu 300 istasyonda anlık olarak ölçüldüğünü, kirliliğin nedenlerinin saptandığını ve bu merkezde hava kalitesinin artırılması için analizler yapıldığını söyledi. üstteN yakmalı soba Habertürk'e açıklama yapan Öztürk, istasyonlar sayesinde kirleticinin ne olduğu bilgisine anında ulaştıklarını vurguladı. Öztürk, "Örneğin Keşan ve Iğdır'da hava kirli, kükürtdioksit fazla. 'Doğalgaza geçeceksin' diye alarm veriyor. Bu şekilde tam 223 ilçe saptadık ve Enerji Bakanlığı'na bildirdik. 75 ilçe yatırım programına alındı, bu bölgelere doğalgaz geldiğinde vatandaşlar temiz havaya kavuşacak" diye konuştu. Yatırım planına girmeyi bekleyen ilçeler için de hava kirliliğini azaltmaya yönelik önerilerde bulunan Öztürk, "Soba ile ısınan vatandaşlarımız mutlaka üstten yakmalı soba kullanmalı. Alttan yakma hazneli sobalar zehir kusuyor. Kükürtdioksit kaynaklı kirliliğin büyük sebebi bu sobalar" dedi.
Haber Türk

Semalarımızdan Her 16 Saniyede Bir Uçak Geçti 
Türk hava sahası yarım dakika boş kalmadı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türk hava sahasında geçen yıl gerçekleşen uçuş sayısının 2016'ya göre yüzde 4.5 arttığını belirtti. Arslan "Önceki yıl 1 milyon 829 bin 908 olan uçuş sayısı, geçen yıl 1 milyon 912 bin 216'ya yükseldi. Türkiye semalarından geçen yıl yaklaşık her 16 saniyede bir uçak geçti" dedi. Geçen yıl havalimanlarına inen ve kalkan uçakların yüzde 67'sini ticari uçuşların oluşturduğunu anlatan Arslan, bu uçuşların sayısının geçen yıl 2016'ya göre iç hatlarda yüzde 3.2 artarak 699 bin 166'dan 721 bin 740'a yükseldiğini bildirdi. Arslan, 2017 sonu itibarıyla hem iç hat hem de dış hat uçak trafiğinde artış görüldüğünü dile getirdi. Arslan "İç hat uçak trafiği 2017'de, 2016'ya göre yüzde 2.8 artarak 910 bin 684'e yükseldi. Dış hat uçak trafiği ise yüzde 3.8 yükselerek 588 bin 435'e çıktı. Türk hava sahasından transit üst geçiş sayısı ise yüzde 9.6 arttı" ifadesini kullandı. Türk hava sahasından geçen yıl 413 bin 97 üst geçiş yapıldığına işaret eden Arslan, "Türk hava sahası toplam 1 milyon 912 bin 216 uçuşa ev sahipliği yaptı" dedi.
Haber Türk

POLİTİKA
Meydana Çıkan Bedelini Öder 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Bursa İl Kadın Kolları Kongresi'ne katılmak üzere geldiği Bursa'da gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle: Birileri hep soykırım diye bizi suçluyor ya aslında son asrın en büyük soykırımına Türk milleti maruz kalmıştır. Balkanlardan çekilirken verilen sivil kayıplar 2 milyon üzerindedir. Kafkaslarda en az bu kadar kayıp vardır. 1. Dünya Savaşı'ndaki ağıtlar bugün de yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Ermeni tehciri sebebi olan katliamlarda kaybettiğimiz insanların sayısı soykırım diye ifade edilenlerden katbekat fazladır. Ne oldu Cerablus'ta El Bab'da; dedik ki bize yanlış yapmayın sınırlarımıza saldırmayın, bizi taciz etmeyin eğer böyle yapacak olursanız çok daha fazla dayanamayız. Obama'ya da söyledim. Beklediğimiz cevabı alamadık. 15 Temmuz gazileri bana haber gönderiyor, 'Bize müsaade etsin biz de Afrin'e gidelim' diyor. 15 gündür ne dedik; 'Bir gece ansızın gelebiliriz' dedik. Bu arada tabii maalesef müttefikimiz olan bazı ülkeler terör örgütüne silah yardımı yapmadık diyorlar biz terör örgütüne silah yardımı yaptıklarını kayıtları ile biliyoruz, görüntülüyoruz. Kimi aldatıyorsunuz ya! Bunların hepsi bilinen gerçekler. Beş bin TIR'ın dışında iki bin civarında uçakla gelen mühimmat var; PKK/PYD/ YPG desteklendi. Bir kısmı Afrin'e yerleştirildiler. Bunların takipçisi olarak durduk, durduk, durduk bir gece ansızın vurduk. İşimiz çok. Dün akşam hava harekatıyla gereken adımlar atıldı, kara harekatı başladı devam ediyor. Dedim ya onlar kaçacak, Mehmetçiğim, bizler hep birlikte kovalayacağız. Afrin, yüzde 55'i ile Arapların yüzde 35 orada sonradan yerleştirilmiş Kürtler var. Yüzde 6-7 civarında Türkmenler var. Amacımız Afrin'i gerçek sahiplerine teslim etmek. Hedefimiz topraklarımızdaki Suriyeli kardeşlerimizi kendi topraklarına bir an önce göndermek. Bu PKK'yı, PYD'yi, YPG'yi ülkemizde bunları hiçbir tanesi kalmayıncaya dek bunların işini bitireceğiz. Suriye tarafından gelmek isteyenler de bunun bedelini çok ağır öderler. Emin olun şu operasyonlardan sonra bir daha karşımıza çıkacak cesareti bulamayacak. 'Bizim arkamızda ABD var', 'Nasıl olsa silah gönderiyor' diyerek siz Türk Milleti ile baş edemezsiniz bunu böyle bilin.
Milliyet

İlk Hedef Güvenli Şerit 
Başbakan ve Ak Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, medya temsilcileri ile yaptığı toplantıda Zeytin Dalı Harekatı'nda kara birliklerinin 11.05 itibariyle Kilis'ten iki noktadan Afrin bölgesine geçiş yaptığını belirterek operasyonun dört safhada süreceğini ve aynen Fırat Kalkanı'nda olduğu gibi terör unsurları bölgeden temizleninceye kadar devam edeceğini açıkladı. Azez'den başlayıp kuzey batıya doğru, oradan tekrar güney batıya yönelen 130 kilometrelik, derinliği 20-30 kilometre olan güvenli bir şerit oluşturulmasının ilk hedef olduğunu belirten Yıldırım, "Daha sonra gerek Afrin merkezinde gerekse diğer bölgelerinde yerleşik bu terör örgütlerinin yok edilmesi için çalışma yapılacak" dedi. Yıldırım, "Amerika'nın gönderdiği silahlar da vuruluyor, imha ediliyor. Ek bir lojistik girişimi olursa Amerika'dan Türkiye'nin tavrı ne olur?" sorusuna da "Bu bölgeye yönelik her türlü lojistik destek bu operasyonun hedefidir. Bu kadar net ve açık söylüyorum" karşılığını verdi. Medya temsilcileri ile İstanbul'da bir araya gelen Yıldırım, dün saat 17.00 itibariyle resmen başlayan Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Yıldırım özetle şunları kaydetti: 2014 yılından itibaren Suriye'nin kuzey batısındaki Afrin Bölgesi'nde PKK, PYD, YPG, KCK unsurları burayı kanton ilan ederek bölge halkı üzerinde sistematik bir baskıya başladı. Zorla gençleri askere almak da dahil vatandaşlarla orada yaşayan -ki nüfus dağılımına baktığımızda yüzde 55 Arap daha sonra Kürtler var, bir miktar da Türkmen var- Bunlara sistematik zulüm uygulayarak, onlara itaat edenleri koruyup, itaat etmeyenleri de bölgeden sürgüne göndermek şeklinde bir baskı, zulüm politikasını bugüne kadar sürdürdüler. Bu şekilde şehri terk edenlerin sayısının 300 bini aştığı tahmin ediliyor. Bunların büyük bir kısmı da Türkiye'ye geldi. Esasen terör örgütü PKK, YPG, PYD'nin dünya kamuoyunu etkilemeye çalışmak için kullandığı kara propagandanın tam tersi var burada. 'Kürtleri öldürmek için, bölgede Kürtleri yok etmek için Türk Ordusu operasyon başlattı' şeklinde konu çarpıtılıyor, tamamen orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen, sivil, gücü, imkanı olmayan insanları kurtarmaya yönelik bir faaliyettir. İşin özü bu. Fırat Kalkanı Bölgesi'nde DEAŞ'ın yaptığını, burada DEAŞ da kısmen olmakla beraber PKK, YPG ve PYD dediğimiz PKK'nın kuzenleri yapıyor.. Şu anda 700'ün üzerinde taciz oldu sınırlarımızda. Sınırın ötesinden altı tane roket Kilis'e attılar. Allah'tan can kaybı yok, 2 vatandaşımız hafif yaralı. Arkasından topçularımız gereken karşılığı verdi ve hedefleri imha etti.. Hatırlarsınız Amerika, 'SDG ve PYD güçleri ile Rakka'yı aldık' diye açıkladıktan sonra konvoy halinde buradan DEAŞ teröristlerinin çıkışına izin verdi. Adeta onlara korumalık yaparak 50 TIR'la ve yüzlerce araçla Rakka'dan silahlarıyla birlikte çıkmalarına destek oldu. PKK'lılar da bunlara korumalık yaptı. O yüzden bu terör örgütlerinin esasen isimleri farklı olsa da hepsi aynı, amaçları aynı, yönetildikleri merkez aynı.
Milliyet

Desteğimiz Tamdır 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, dün parti genel merkezinde Afrin Operasyonu'na ilişkin basın toplantısı düzenledi. Tezcan, Türkiye'nin uzun yıllardır terörün acısını çeken ülkelerin başında geldiğini ifade ederek "Terörle mücadeleyi bir iç siyaset malzemesi olarak hiçbir zaman görmedik, görmüyoruz. Bu bir milli meseledir. Milli meselede siyaset kurumunun ulusal çıkarları korumak ve milli güvenliği sağlamak konusunda bir araya gelme görevi, yükümlülüğü vardır" dedi. Harekatın ülke ve bölge huzurunun sağlanması için önem taşıdığını söyleyen Tezcan, milli güvenliğin, milli çıkarların her şeyin üstünde olduğunu vurguladı. Türkiye'nin sınır güvenliğinin sağlanmasına dönük bir harekat gerçekleştirildiğini vurgulayan Tezcan, "Harekatın başarılı olmasını diliyoruz. Bu harekatın millet olarak arkasında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi açıklıyoruz" ifadelerini kullandı. Tezcan şöyle devam etti: "Bu süreç sonunda akıldan çıkarılmaması gereken en önemli şey Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin sağlanması hususudur. Bunun tahrip edilmesinin bizim için ne kadar büyük tehdit oluşturduğunu bu süreç içinde gördük. Suriye'ye ilişkin strateji bu noktada bir siyasi çözüme odaklanmalıdır. Bölge barışı ancak bu siyasi çözüm ile sağlanabilir. Bu noktada hem terörün ortadan kaldırıldığı hem de bölgede Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün güvence altına alındığı bir siyasi çözümün aktif parçası olmak zorundayız. Bu harekat devam ederken diyalog da önemlidir. ABD, Rusya, İran ve Suriye ile aktif diyalog içinde bulunup siyasi sürece katkıda bulunmamız, sorununun çözümü açısında önem taşımaktadır. Şanlı ordumuz önemli bir harekata girişmiştir. Bu harekatın arkasında desteğimiz tamdır. Bir an önce başarıya, hedefine ulaşmasını arzu ediyoruz. Mehmetçik'in, burnu kanamadan harekatın hedefine ulaşıp ülkemize geri dönmesini diliyoruz. Allah milletimize de askerimize de yardımcı olsun."
Milliyet

SPOR 
Starların Gösterisi 
Tahincioğlu 2018 All Star Şöleni çok keyifli bir atmosferde geçti. Belki All Star maçı beklentileri karşılamadı ama öncesindeki ve maç sırasındaki oldukça iyi planlanmış etkinlikler, izleyenlere keyifli saatler yaşattı. Ne yazık ki, All Star maçlarında ne yaparsanız yapın, iddiayı artıramıyorsunuz, bu heyecanı düşürüyor ama etkinliğin geneline baktığımızda belki de son dönemde yapılan en iyi All Star'dı. Asya ve Avrupa Karmaları arasındaki karşılaşda ise kazanan 151-142'lik skorla Asya Karması oldu. Oyuncuların da fazlasıyla eğlendiklerinin gözlendiği karşılaşmada, özellikle hücumdaki yetenekler sergilendi. Karşılaşmanın ilk çeyreği 37-32 Avrupa üstünlüğüyle tamamlanırken, devre 70-70 bitti. 3. çeyrekte bir atak daha yaparak öne geçen Avrupa son çeyreğe 118-108 galip girse de, karşılaşmada son sözü Asya söyledi, 151-142 ile kazanmayı bildi.
Milliyet

'Kaynağımız Hazır' 
Dursun Özbek'i sandıkta deviren ve Galatasaray'ın yeni başkanı olmayı başaran Mustafa Cengiz, şimdi de mali sorunları aşmak için kolları sıvayacak. Cengiz'in ilk sınavı, bugün futbolculara yapılacak 5 milyon euroluk ödeme... Bunlara, 10 gün içerisinde 18 milyon lira daha eklenecek. Ancak Mustafa Cengiz ve yönetimi bu noktada yüreklere su serpti. Cengiz'in ekibindeki kurmaylar, "Kaynağımız var. Hazırlıklı olmasak seçime girmezdik. Bizi mali yönden nelerin beklediğini biliyoruz" diye konuştu. Mustafa Cengiz'in ilk planda bugün yapılması gereken 5 milyon euroluk ödeme için harekete geçtiği belirtildi. Özbek bu parayı temin etmiş ve seçilmesi durumunda bunun ödenmesi için talimat verecekti. Mustafa Cengiz ayrıca seçimin yapılacağı mayısa kadar yine mali yönden önemli bir yükün altına girdi. Bir taraftan bu ödemeler, diğer taraftan zarar etmesi halinde Sportif AŞ'ye kayyum atanacak olması, yeni yönetimi terletiyor. Bilindiği gibi şirketin, bu yıl kâr etme zorunluluğu bulunuyor. Diğer taraftan Mustafa Cengiz'in seçilmesiyle beraber mart ayında yapılacak mali ve idari genel kurul öncesi ilginç bir durum oluştu. Derneği mali kongreye götürecek olan yönetim, Dursun Özbek yönetimin raporunu da hazırlayacak. Bu genel kurulda Özbek ile Mustafa Cengiz'in ayrı ayrı oylanacağı ifade edildi. Bilindiği gibi Duygun Yarsuvat döneminde Ünal Aysal ile kendisi ayrı oylanmış, bir sonraki yıl da Yarsuvat ile Dursun Özbek yönetimlerinin hesapları ayrılmıştı.
Milliyet

Fırtınaya Karşı Takla 
Nefesleri kesen gol düellosundan kazanan çıkmadı, Atiker Konyaspor ile Trabzonspor ikinci devreyi birer puanla açtı: 2-2. Trabzonspor ilk yarıda daha hızlı oynayıp erken gol bulmak istedi. Yusuf-N'Doye-Abdülkadir üçlüsü sürekli yer değiştirip oynasa da Burak istediği topları alamayınca beklenen gol gelmedi. Transfer döneminin hareketli takımlarından Konyaspor ise ilk 11'de Yatabare'ye şans verdi ve ileri uçtaki sorunu çözmek istedi. 18. dakikada Ali Turan'ın oyundan atılması Konyaspor'un savunma dengesini bozdu. Ancak Burak gününde değildi. Tecrübeli forvet 26 ve 28. dakikalarda pozisyonlar bulsa da önce Serkan'ı geçemedi, ardından da istediği vuruşu yapamadı. Oyunun rölantide devam etmesiyle ileri çıkmak için umutlanan ev sahibi, Ömer Ali ve Skubic ile etkili oldu. Yeşil-beyazlıların en önemli pozisyonunda Vedat, Onur'u geçemedi. İkinci yarıda kontrol 10 kişilik Konyaspor'a geçti. Günün çalışkan ismi Ömer Ali b indirmeleriyle Trabzonspor'un yeni transferi Novak'ı bir hayli terletti. Bir türlü Burak ile gereken bağı kuramayan bordo-mavililerde Okay da defansa yardıma gelince yaratıcılık tamamen durdu. Rıza Çalımbay, Sosa'yı oyuna alarak aksayan bölgeyi canlandırmak istedi. Ömer Ali'nin direğe takılmasının ardından gol için yüklenmeye devam eden Konyaspor 77'de istediğini aldı. Ömer Ali'nin pasında Milosevic klas bir plaseyle ağları sarstı: 1-0. Şoku çabuk atlatan Trabzonspor, 83'te kazanılan penaltıyı Burak ile ağlara yolladı ve skora denge geldi: 1-1. Kalan sürede Trabzon galibiyet için yüklendi. Serkan uzatmalarda beklenmeyen bir hata yaptı. Sosa'nın ortasında tecrübeli kaleci boşa çıktı ve topu önünde bulan Burak takımını öne geçirdi: 1-2. Herkes maçın böyle biteceğini düşünürken, sahneyi Orkan aldı. Konya'nın Beşiktaş'tan kiraladığı genç yetenek frikikte sert bir vuruşla Onur'u avladı: 2-2.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder