24 Ocak 2018 Çarşamba

24.01.2018 Genel Gündem

24.01.2018
GÜNDEM
Türkiye Tek Yürek Şehidini Uğurladı 
Suriye'nin kuzeyindeki terör koridoru oluşumunu engellemek için Fırat Kalkanı'nın ardından ikinci büyük operasyon olan PYD denetimindeki Afrin bölgesine yönelik Zeytin Dalı Harekâtı'nda şehit düşen Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümet ve devlet yetkililerinin yanı sıra muhalefet partilerinin de katıldığı devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin cenaze töreni, siyasetin farklı kesimlerini aynı safta buluşturması nedeniyle sembolik değeri yüksek bir birlik görüntüsü oluşturdu. Zeytin Dalı Harekâtı'nda Kilis'in Gülbaba köyünün doğusunda YPG'li teröristlerle girilen çatışmada şehit olan Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan için dün Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde tören düzenlendi. Cami bahçesine kortej eşliğinde getirildikten sonra katafalka konulan şehit Özalkan'ın cenazesinin bulunduğu tabutun başında askerler nöbet tuttu. Şehidin annesi Hatice, babası Selahattin Özalkan, kardeşleri, eşi ve yakınları cami avlusunda taziyeleri kabul etti. Öğle namazını müteakip düzenlenen törene; Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan yardımcıları Bekir Bozdağ, Recep Akdağ, Hakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Ankara Valisi Ercan Topaca, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, milletvekilleri, şehit ve gazi yakınları, askerler, emniyet mensupları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Milliyet

4 Günde 16 Nokta Alındı 
Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) desteği ile Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin'nin batısındaki Cinderes beldesine bağlı El Hammam köyünü ele geçirdi. TSK destekli ÖSO, Afrin'in batısından sürdürdüğü operasyonda Cinderes beldesinin El Hammam köyünü ve çevre tepeleri terör örgütü PYD/PKK'dan aldı. Böylece operasyonun ilk 4 gününde toplam 16 nokta ele geçmiş oldu. Alınan bölgeler arasında Üsteğmen Usta'nın şehit olduğu Raco bölgesindeki 5 tepe de var. Cinderes, YPG'nin Hatay'a saldırı düzenlediği stratejik bir bölge olmasının yanında, Afrin'e uzanan düz bir vadi konumunda. Harekatın ilerleyen safhaları açısından Cinderes'deki gelişmeler önem arz ediyor. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, binlerce kişinin Afrin'den kaçmaya başladığını duyurdu. Afrin'de internet bağlantısı koptu, radyo yayınları kesildi. Öte yandan Burseya Dağı'ndaki çatışmalar dün de devam etti. Bölgedeki yoğun yağmur ve sis nedeniyle görüş mesafesinin düşmesi operasyona katılan birliklerin yavaş hareket etmesine neden oldu.
Vatan

Günler De Sürebilir Haftalar Da 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde yürüttüğü Zeytin Dalı harekâtıyla ilgili, BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlarken "Suriye toprağında kesinlikle gözümüz yok" dedi. Kalın, operasyonun ne kadar sürebileceğiyle ilgili soruya "Günler de sürebilir, haftalar da" cevabını verdi. Kalın'ın açıklamaları özetle şöyle: Biz Fırat Kalkanı operasyonunda 2 bin kilometrekarelik alanı DAEŞ'ten temizledik. O operasyon başladığında da birçok soru ortaya atılmıştı. Ne kadar sürecek? Kapsamı ne olacak? Fırat Kalkanı operasyonuna baktığınızda çok başarılı bir sicil görürsünüz... Afrin'de de aynı tabloyu görmek istiyoruz. Buradan da teröristler temizlenecek. Burayı da yerel halk yönetecek. Sınırımızda güvenliği sağlayacağız. Bu, Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından da çok önemli. YPG gibi ayrılıkçı bir örgütün daha fazla toprak kazanmasına izin vermeyeceğiz. Asıl amaç da bunlardır. Silahları, cephaneleri, eğitimleri, destekleri ABD ordusundan aldılar. Bu noktada bir kez daha Washington yönetimine çağrı yapıyoruz. Bize daha önceden de söz verdikleri gibi PYD/YPG'ye destek vermeyi kessinler. Çünkü bize hep Suriye DAEŞ'ten temizlendiğinde PYD/YPG'yi desteklemek için bir neden kalmayacağını söylüyorlardı. ABD Başkanı Trump bu sözü Cumhurbaşkanımıza 24 Kasım'da yaptıkları telefon görüşmesinde vermişti. Ama hâlâ PYD/YPG'ye destek vermeyi sürdürüyorlar. Operasyon sona erince ve YPG ve PYD'den temizlendiğinde Fırat Kalkanı'nda yaptığımız gibi bölge halkına devredilecek. Bizim amaçlarımızdan biri zaten Suriye'nin toprak bütünlüğünü korumak. Ayrıca biz tutarlılıktan yanayız. Teröre karşıysanız, bir terör örgütüne karşı çıkıp diğerini destekleyemezsiniz. (Operasyon ne kadar sürer) Bu operasyonel bir bilgi. Günler de sürebilir, haftalar da. Ne kadar gerekliyse o kadar sürecek. Askeri istihbaratımız çok kapsamlı planlar çıkardı bu operasyonun başarısı için. İyi bir ilerleme kaydediyoruz.
Hürriyet

DÜNYA 
S-400'lerin Kısmeti Açıldı 
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Moskova'nın, Türkiye ile imzalanan sözleşmeden sonra, S-400 füze savunma sistemlerinin satışı için Ortadoğu ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle de müzakereler gerçekleştirdiğini söyledi. Sputnik ajansının haberine göre Rusya Savunma Bakanı, S-400 savunma sistemlerinin dünyada eşi benzeri olmayan sistemler olduğunu, bunu, NATO üyesi Türkiye ile imzalanan sözleşmenin de doğruladığını ifade etti. Ortadoğu ve Güneydoğu Asya ülkelerinin de sistemlerle ilgilendiğini vurgulayan Şoygu "Konuyla ilgili görüşmeler yapılıyor" dedi. Halen Suriye'de iki S-400'ün gün boyu görev yaptığını belirten Şoygu, Rusya'nın ülkede teknoloji ve silah deneyimlerini paylaşmaya hazır olduğunu da kaydetti. Daha önce Rus savunma şirketi Rostec, Mart 2020'de Türkiye'ye S-400 sevkiyatına başlayacaklarını duyurmuştu. Sistemlerin satışı için anlaşma imzalanan ilk ülke de Çin olmuştu. 2014 yılında Rusya'nın Çin ile 6 adet S-400 için anlaştığı ve sevkiyatların 2020'ye kadar tamamlanmasının beklendiği belirtilmişti. Rusya Hindistan ve Suudi Arabistan'la da sistemlerin sevkiyatı için anlaşma imzaladı. Bu arada Rusya Federasyon Konseyi Savunma Komitesi Başkanı Viktor Bondarev de, Suriye, Irak, Sudan ve Mısır'ın gelecekte S-400 sahibi ülkeler arasına katılabileceğini söyledi. Sputnik'e konuşan Bondarev, "S-400 almaya aday ülkeler arasında Suriye, Irak, Sudan ve Mısır var. Terör örgütlerinden ve NATO ülkelerinden güvenlikleriyle ilgili tehdit hisseden herkes S-400'lere talip olabilir" dedi. Ancak sistemlerin her isteyene satılmaması gerektiğinin de altını çizdi.
Milliyet

Pence'den İlginç Çıkış 
Ortadoğu ziyareti kapsamında İsrail'de bulunan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, yine ilginç bir açıklamayla gündeme geldi. ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanımasında önemli rol oynayan Pence, Reuters haber ajansına verdiği özel mülakatta, Trump yönetimi ile İsrail hükümetinin karşı çıktığı İran'la nükleer anlaşmaya desteği kesmeleri için Avrupalılara ültimatom verdi. Pence, "Avrupa topluluğu ABD'yi mi destekleyeceği yoksa derinden kusurlu anlaşmaya bağlı kalmaya devam mı edeceği konusunda karar vermeli" dedi. Pence pazartesi günü İsrail meclisi Knesset'e hitabında "felaket" diye söz ettiği anlaşmaya, bundan sonra Trump yönetiminin onay vermeyeceğini belirtti. 2015'te Barack Obama'nın başkanlığındaki ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya'nın (5+1) İran ile vardığı nükleer anlaşma BM Güvenlik Konseyi tarafından da onaylanmıştı. Anlaşmanın ABD dışındaki tarafları anlaşmaya sadık kalacaklarını birçok defa açıkladı. Öte yandan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence dün, Kudüs'te Ağlama Duvarı'nı da ziyaret etti. Pence, Yahudiler tarafından en kutsal mekân olarak görülen "Ağlama Duvarı"nı ziyaretinde Yahudilerin kipasını taktı ve kendisine eşlik eden hahamlardan bilgi aldı. Pence'in Ağlama Duvarı ziyaretinin "resmi" değil "özel ziyaret" olması ise İsrail'de tepki çekti. Zira ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanımasına rağmen Pence'in Ağlama Duvarı'na resmi ziyarette bulunmaması, İsrail kamuoyunda bu tanımanın manasıyla ilgili soru işaretleri doğurdu. Bununla birlikte Pence'in beraberindeki ABD'li kadın gazeteciler ise Yahudi şeriatı uyarınca Ağlama Duvarı'nda kadınlarla erkeklerin ayrı bölümlerde dua etmesi uygulamasına tabi tutulmaları nedeniyle sert tepki gösterdi. Erkek meslektaşlarının arasından alınarak Ağlama Duvarı'nın gerisinde, etrafı bariyerle çevrili, üstü kapalı bir bölmeye götürülen kadın gazeteciler, protesto gösterisi yaptı.
Milliyet

Başkanlık İçin Tek Aday Oldu 
Katalonya Parlamentosu, özerk bölgenin eski lideri Carles Puigdemont'u Katalan hükümetinin başkanlığı görevine tek aday olarak gösterdi. Önceki gün Danimarka'nın başkenti Kopenhang'da konuşan Puigdemont, ülkesine siyasi çözüm getireceklerinin altını çizerken, "21 Aralık'ta Katalan halkı Avrupa ve dünyaya önemli bir mesaj gönderdi. Otoriteye teslim olmayacağız. Madrid'in tehditlerine rağmen yeni hükümeti yakında kuracağız. Ve şimdi müzakere zamanı... Artık baskıyı sonlandırıp siyasi bir çözüm bulma zamanı geldi" diye konuştu. Öte yandan İspanyol Yüksek Mahkemesi savcıların talebine karşın Puigdemont için yeniden AB genelinde bir tutuklama emri çıkarılmasını reddetti. İspanya Dışişleri Bakanı Alfonso Dastis Belçika'dan Danimarka'ya giden Puigdemont'un 'şimdilik hareket serbestliği olduğunu' açıklamıştı. Yargıç Pablo Llarena, Puigdemont'un tutuklanması halinde, Katalan Parlamentosu'na 'vekil delege' atayarak katılmasının hukuken mümkün olacağını vurgulayarak, tutuklama talebini reddetti.
Vatan

Aramızı Açmaya Çalışıyorlar 
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Türkiye'nin Afrin'de devam eden 'Zeytin Dalı' harekâtı konusunda yeni değerlendirmelerde bulundu. Nauert, dünkü basın toplantısında gazetecilerin Türkiye ile ABD arasında Afrin üzerinden yaşanan diplomasiye ilişkin sorularını yanıtladı. Nauert, "bu süreçte Rusya'dan gelen açıklamaların iki NATO müttefikinin arasını açmayı hedeflediğini" söyledi. Heather Nauert'ın açıklamaları özetle şöyle: Afrin'e ilişkin kaygılarımızın şu anda Dışişleri Bakanı Tillerson'ın radarındaki en önemli konu. Türk meslektaşıyla yaptığı yüz yüze ve telefon görüşmelerinde Tillerson, Suriye'nin o bölgesinin istikrarsızlaşmasından duyulan kaygıları açıkça dile getirdi. Gerilimin daha fazla tırmanmasını istemiyoruz. Daha önce Suriye ölçeğinde nispeten güvenli bir bölge olan Afrin'de durum bugün bu değil. Oradaki siviller evlerini terk edip gitme riskiyle karşı karşıya. Bizim Suriye'de olmasını istediğimiz şey bu değil. Biz insanların evlerini, köylerini terk edip gitmelerini istemiyoruz. Kimse Suriye'de DEAŞ ile mücadeleden gözünü ayırmamalı. Gözünüzü bundan ayırır ve kaynaklarınızı, askerlerinizi Kürtlerle savaşa kaydırırsanız bu büyük bir sorun. ABD olarak Suriye'de olmamızın sebebi tam olarak bu; DEAŞ ile mücadele. Türklere gerilimi düşürme ve şiddeti tırmandırmama çağrısı yapıyoruz. Türkiye bir NATO müttefiki ve müttefikimizin PKK ile kaygılarını tamamen anlıyoruz. Türk hükümetiyle bu konudaki kaygılarını gidermeye yönelik görüşmelerimiz sürüyor. Rusya'dan bu süreçte gelen açıklamalar Suriye'deki gerilimi düşürmeye yardımcı olmadığı gibi tam anlamıyla propaganda. Ruslar iki NATO müttefikinin, ABD ile Türkiye'nin arasını açmak istiyor.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,7650-3,7658
Euro: 4,6401-4,6442
Sterlin: 5,2868-5,2892         
Gram Altın: 162,3906-162,4609

İş Dünyası Tek Yürek 
Suriye'nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde başlatılan harekata iş dünyası ve ekonomi çevreleri net bir dille "Destekliyoruz" mesajı verdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşlarının ve iş örgütlerinin başkanları, Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamak, terör koridorunu ortadan kaldırmak için adım attığını ifade etti. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Fırat Kalkanı ile başlayan ve Zeytin Dalı Harekatı ile devam eden operasyonlarıyla Türkiye, terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde vermiştir" dedi. Bölgeyi terör örgütlerinden temizleyerek huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis etmek amacıyla Afrin'de başlatılan sınır ötesi harekata ilişkin Türkiye'nin önde gelen iş dünyası örgütleri ve sendikalar olarak kamuoyuna seslenmek istediklerini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Bizler ulusal güvenliğimizi korumak amacıyla devletimizin aldığı bu kararın arkasındayız ve destekliyoruz. Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Zeytin Dalı Harekatı, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi terörle mücadele kararları ile BM Sözleşmesi'ndeki meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır."
Milliyet

Tüketici Güveni 8 Ayın Zirvesinde 
5 Aydır düşen ve Aralık'ta 65.1 seviyesine kadar inen tüketici güveni yeni yılda yükselişe geçti. Tüketici güven endeksi, Ocak'ta yüzde 11.1 artarak 72.3'e çıktı. Böylece güven endeksinde 8 ayın en yüksek değeri elde edildi. TÜİK ve Merkez Bankası iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarına göre, hanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 7.3 artarken genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 9.7 gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında düşüş beklentileri yüzde 7.7, tasarruf etme ihtimali endeksi yüzde 49.7 artış gösterdi. Hanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 7.3 oranında yükselişle Ocak ayında 91.1 oldu. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin artmasından kaynaklandı. Genel ekonomik durum beklentisi endeksi Aralık 2017'de 87.5 iken, yeni yılda yüzde 9.7 oranında artarak 96.1 değerine yükseldi. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin bir önceki aya göre arttığını gösterdi. İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 7.7 artışla 76 olarak gerçekleşti. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında düşüş bekleyenlerin artmasından kaynaklandı.
Vatan

Davos'u Makineye Attı 
18 yıl sonra Davos'a katılacak ilk ABD Başkanı olan Donald Trump 'Önce Amerika' adını verdiği ticaret politikası ile uyumlu olarak dün sürpriz şekilde yerel üreticileri yabancı rekabetten koruma amacıyla ülkesine ithal edilen güneş paneli ve çamaşır makinelerine gümrük vergisi getirdi. Karara göre ilk yıl ithal edilen 1.2 milyon çamaşır makinesine yüzde 20'lik gümrük vergisi uygulanacak, bu sayının üzerindeki ithal makinelere vergi de yüzde 50 oranında olacak. Güneş panelleri için ilk yıl yüzde 30 oranındaki gümrük vergisi 4. yıl itibarıyla yüzde 15'e çekilecek. ABD'li yetkililer son gelişmenin Trump'ın ABD'yi Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması'ndan (TPP) geri çekme ve Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nı (NAFTA) yeniden müzakere etme kararından sonraki en ciddi ticari adımı olduğunun altını çizdi. Öte yandan gümrük vergilerinden en çok etkilendiği belirtilen ülkeler olan Güney Kore ile Çin'den de tepki var. ABD'nin en büyük ticaret ortağı ve dünyanın en büyük güneş paneli üreticisi olan Çin, bu adımın küresel ticaret ortamına zarar vereceğini belirtti. Hükümet sözcüsü Wang Hajun, Pekin'in bu konudaki 'memnuniyetsizliğini' ifade ettiğini belirterek diğer Dünya Ticaret Örgütü (WTO) üyeleriyle birlikte Çin kendi meşru çıkarlarını kararlılıkla savunacaktır" dedi. Güney Kore de gümrük vergisi kararını 'aşırı' ve 'üzüntü verici' olarak nitelerken bu konuda WTO'ya şikayette bulunabileceğini belirtti. Güney Koreli Samsung ve LG firmaları çamaşır makinesi sektöründe Whirlpool ile rekabet halinde.
Vatan

İnşaatlar Artık Yarım Kalmayacak 
Türkiye'de konut sektörü ağırlıklı olarak sat-yap modeliyle ilerliyor. Projeler inşaat başlarken maketten satılıyor, firmalar satıştan sağladığı gelirle yoluna devam ediyor. Sermaye yapısı güçlü firmalarda sorun olmazken, güçlü olmayan firmalar kimi zaman yarı yolda kalıyor. Yarım kalan inşaatlar konutzedeler yaratınca Gümrük ve Ticaret Bakanlığı devreye girdi. Mayıs 2014'de yürülüğe giren Tüketici Kanunu konut sektörü için bir takım düzenlemeler getirdi. 30 ve üzerinde konut yapan firmalara bakanlık tarafından belirlenen teminat ve şartları sağlaması zorunluluğu getirildi. Bu seçeneklerden biri de 'Bina Tamamlama Sigortası'ydı. Uzun yıllar geçmesine karşın bu alanda bir çalışma yapılmadı, inşaat firmaları hak ediş sistemi, banka teminat mektubu gibi diğer seçenekleri kullanarak proje geliştirdi. Bina tamamlama sigortasının Türkiye'deki ilk poliçesini ABD merkezli Rosenberg & Parker gerçekleştirdi. Tepe İnşaat'a ait İstanbul Ömerli'deki Tepe Aura Evleri bu sigortanın uygulanacağı ilk konut projesi oldu. Bu sigorta ile gayrimenkul şirketi yükümlülüklerini yerine getiremezse, sigorta şirketi geliştiricinin yerine geçiyor. Şirket ya projeyi tamamlayıp teslim ediyor, ya da faizi ile birlikte yapılan tüm ödemelerin iadesini sağlıyor. Rosenberg & Parker Türkiye CEO'su Meltem Gezen, Türkiye'deki konut projelerinin1.5 yıl için 2 milyar dolarlık gayrinakdi kaynakla teminat altına alınacağını söyledi. Gezen, 2 milyar dolarlık bu kaynakla Türkiye'de 100 bin konutun teminat altına alınabileceğini de belirtti.
Hürriyet

POLİTİKA
 Zeytin Dalı Zirvesi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Güvenlik Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantıda, Zeytin Dalı Operasyonu'nun dördüncü gününde gelinen aşama değerlendirildi. Operasyon sürecinde atılacak askeri adımların yanı sıra diplomatik ve siyasi adımlar ile sivillerin zarar görmemesine yönelik adımlar da ele alındı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın zirvenin ardından yaptığı açıklamada, Afrin operasyonunun teröristler tamamen temizleninceye kadar süreceğini belirtirken, sivil halkla, terör örgütü mensuplarını ayırt etmede hassas olduklarını kaydetti. Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen zirveye Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan yardımcıları Bekir Bozdağ ile Recep Akdağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay ile Başdanışmanlar Adnan Tanrıverdi ve Mustafa Varank katıldı. Toplantıda, Zeytin Dalı Harekâtı detayları ile ele alındı ve Erdoğan'a yetkililer tarafından bilgi verildi. Operasyonda ilk üç gündeki gelinen aşama, hedeflere yönelik başarı, Azez cephesindeki son durum, PYD/ YPG'nin olası karşı hamleleri değerlendirildi. Askeri adımların yanı sıra atılacak diplomatik adımlar ile siyasi girişimler de toplantıda ele alındı. Zirveyle ilgili servis edilen fotoğraflarda Erdoğan'ın önündeki büyük kırmızı dosya dikkati çekti. Bu arada hükümet adına Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin, harekâtla ilgili olarak Meclis'i 30 Ocak'ta bilgilendireceği belirtildi. Toplantıya, beş Başbakan Yardımcısı'ndan Hükümet Sözcüsü olan Bekir Bozdağ'ın dışında sadece Recep Akdağ'ın katılması ise dikkati çekti. AFAD'dan sorumlu olan Akdağ'ın katılması, harekât süresince siviller ile ilgili atılacak adımların da değerlendirildiği şeklinde yorumlandı. AFAD koordinasyonunda Kızılay'ın atacağı adımlar da toplantıda konuşuldu.

Milliyet
Koridoru Başlarına Yıkacağız 
Başbakan Binali Yıldırım, şehit ailesi ve gazilere Devlet Övünç Madalyası ve Beratı tevcih törenine katıldı. Yıldırım, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: Bu madalyalar şehitlerimizin iman dolu göğüslerine takılan şahadet mertebesi anında küçük bir anlam ifade ediyor. Gazilerin milletin gönlündeki değerlerinin yanında verilecek beratlar sembolik kalıyor. Takdir edilecek devlet övünç madalyaları milletimizin sizlere olan derin minnettarlığının büyük saygısının nişanıdır. Zaman zaman Güneydoğuda sergilenen ayrılıkçı oyunlara bizzat şahit olduk kardeşi kardeşe kırdırdılar. 16 yaşında kurban eti dağıtan evladımızı katlettiler. Diyarbakır'ı abluka altına almak istediler. Çukur ve hendekler ile masum sivillerin hayatına kastettiler. Şehitlere sözümüz gazilere borcumuz var, bölünmeyeceğiz bir olacağız iri olacağız, kardeş olacağız birlikte Türkiye olacağız. Bayrağı indirmeyecek, ezanları dindirmeyecek teröristlere ve onların ağa babalarına da dünyayı dar edeceğiz Hareket sırasında Kürt kardeşlerimize operasyon yapılıyor gibi gösteriyorlar bu en büyük alçaklıktır. Asıl olan Arap Kürt Türkmen, tüm etnik unsurları rahata erdirmektir. Her bir ferdin vatandaşın can ve mal güvenliğini esas alırız. Bazı çok bilmişler yorumlar yapıyorlar ama terör örgütünün amacına bilerek veya bilmeyerek yardım ettiğinin farkında değiller. Yürekleri yetiyorsa yanlarını burada da söylesinler. Sosyal medyada dolaşan bazı provokasyon gayretlerini de yakından takip ediyoruz. Hiç sıkılmadan geçmiş olaylara ait fotoğrafları Afrin'de siviller çocuklar öldürülüyormuş gibi takdim ediyorlar. Milletimiz rahat olsun sosyal medya sorumsuz medya değildir. Kimsenin hukuk ve adalete uymayan çaba içine girme hakkı yoktur. Burada işlenen suçların hesabı sorulmaya da başlanmıştır. Zeytin Dalı harekâtına leke sürmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.
Vatan

SPOR 
Önce Fırmıno Sonra Gıulıano! 
F.Bahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Giuliano, Rusya'da düzenlenecek 2018 Dünya Kupası'nda büyük olasılıkla yer alacak. Bilindiği gibi Teknik Direktör Tite'nin yardımcısı ve analizcisi hafta sonu İstanbul'daydı. Rusya'da yer alacak Brezilya Milli Takımı'nın kadrosu hemen hemen belirlendiği için iskelet kadroyu oluşturacak isimler Tite'nin ekibi tarafından yakından takip ediliyor. Bu ekip hafta sonu İstanbul'a sadece Giuliano'yu izlemek ve son durumunu görmek için geldi. Göztepe maçında Souza ve Fernandao etkili bir futbol oynasa da bu isimlerin önünde çok daha iyi oyuncuların bulunduğu belirtildi. Bu nedenle Teknik Direktör Aykut Kocaman'ın da olumlu referans verdiği iki oyuncunun milli takım kadrosunda yer alması zor gözüküyor. Tite'nin yardımcıları Türkiye'de şampiyonluk mücadelesi veren ekipler başta olmak üzere diğer takımlardaki Brezilyalı oyuncuları da izlemedi ve onlarla biraraya gelmedi. Ekip tamamen kafalarındaki oyunculara odaklandılar. Giuliano'yu izledikten sonra Galatasaray ve Brezilya Milli Takımı'nın yardımcı antrenörü Taffarel ile de buluşup, Türkiye'den ayrıldılar. Ekibin İstanbul'dan önceki durağı ise İngiltere idi. Burada Liverpool'un yıldızı ve Brezilya'nın en önemli ismi olan Firmino'yu seyredip son durumunu mercek altına aldılar. 
Milliyet

Babayiğit Mustafa Cengiz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli otomobil üretimi için açıklama yaparken "Bu arabayı üretecek bir babayiğit arıyorum" demişti. Bu açıklamadan sonra "Babayiğit" kelimesi toplumun hafızasında ve dilinde yeniden güncellendi. Galatasaray'da Dursun Özbek, "Baskın seçim" kararı aldığında, Özbek'e karşı duranlar, bu seçim kararına tepki koyanlar, karşısına çıkaracakları bir "Babayiğit" aramaya başladılar. O "Babayiğit" Mustafa Cengiz oldu. Seçime 20 gün kalmasına, ekip ve yeni bir ekonomi yaratmanın müthiş zorluğuna rağmen "Ben varım" diye aday oldu. Mustafa Cengiz, "Üç ay sonra seçim yapacağım" diye açıklama yaparak, Dursun Özbek'in hatalarından yararlanarak, tepki oylarını toplayarak, belki de Galatasaray tarihinin en anlamlı seçim zaferlerinden birini kazandı. Üç ay için Galatasaray'a başkan olan Mustafa Cengiz, mayıs ayında yapılacak genel kurulda üç yıl görevde kalmak için yeniden aday olacak. Bu üç yıllık seçimde sanki Galatasaray genel kurul üyelerinin en sıkıntılı dönemde ortaya çıkan Mustafa Cengiz'e "Bir oy" borcu var gibi... Ancak Mustafa Cengiz, üç yıllık başkanlık için, bu üç aylık süreyi son derece iyi kullanmak zorunda... Son seçimde gördük ki, söz konusu Galatasaray olunca oy sahibi delegeler kimsenin gözünün yaşına bakmıyor.
Milliyet

Gel De Transfer Yap! 
Ligin ikinci yarısı başlarken birçok kulüp yeni takviye peşinde koşuyor. Bunlardan biri de Galatasaray... Çeşitli isimlerle görüşülüyor, ilgileniyor, masaya oturup pazarlıklar yapılıyor. Teknik anlamda bu transferler mümkün görünse de sarı-kırmızılıların mali durumuna bakıldığında, yeni bir futbolcuyu takıma katabilmek oldukça zor görünüyor. Çünkü transfer talimatına göre kulüpler, transfer ettikleri futbolcuların sözleşmelerinin tescilini talep ederken, TFF'ye, kulüplere, futbolculara, teknik adamlara, sağlık personeline, lisanslı futbolcu temsilcilerine, lisanslı müsabaka organizatörlerine, kulüp çalışanlarına, TFF Yönetim Kurulu ile TFF Yargı Kurulları, mahkemeler, FIFA veya UEFA Yargı Kurulları ile CAS (Spor Tahkim Mahkemesi) tarafından hükmedilen kesinleşmiş kararlardan kaynaklanan vadesi geçmiş borçlarının ödendiğine veya alacaklılar tarafından transfere muvafakat edildiğine dair belgeyi ibraz etme zorunlulukları bulunuyor. Galatasaray'ın ise bugün itibariyle 23 futbolcusuna yaklaşık 20 milyon euroluk bir ödemesi bulunuyor. Ödemeler kasım, aralık ve ocak aylarını kapsıyor. Cim-Bom bunları ödese bile yine de tescil yaptıramayacak. Çünkü talimatta, ikinci koşul ise Sosyal Güvenlik Kurumu ve Vergi Dairelerine, vadesi geçmiş borcu olmadığına dair tescil talep tarihinden en fazla 15 gün önce düzenlenmiş bir belge verme zorunluluğu... Sarı-kırmızılıların günü gelen 20 milyon liralık bir ödemesi bulunuyor. Dursun Özbek yönetiminden gelen ancak Mustafa Cengiz yönetimine yansıyan bu durumdan nasıl çıkılacağı merak edilirken, yeni yönetim de bununla ilgili çalışma içerisine girdi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder