28 Ocak 2018 Pazar

28.01.2018 Genel Gündem

28.01.2018
GÜNDEM
Kilis'e Yine Hain Roketi: İki Yaralı 
Suriye'de terör örgütü PKK/YPG mevzilerinden ateşlenen bir roket, Kilis'te Tekye Mahallesi'ndeki 7 katlı bir evin çatısına düştü. Roket patlamazken,e vde bulunan 2 kişi yaralandı. Yaralılar Kilis Devlet Hastanesine kaldırdı. Saldırının düzenlendiği Kilis'te Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'la tüm kuvvet komutanları temaslarda bulunuyordu. Org. Akar, ve beraberindeki heyet, önceki gün iki kişinin yaşamını yitirdiği tarihi Çalık Camii'ne geçti. Akar, camide inceleme yaptığı sırada Afrin bölgesinden atıldığı belirtilen roket Nemika Caddesi'ne düştü. Roketin düşmesi ile birlikte güvenlik güçleri Akar ile heyet etrafında güvenlik çemberi oluşturdu. Akar, daha sonra Vali Mehmet Aslan ile birlikte roketin düştüğü olay yerine geçerek inceleme yaptı. Org. Akar kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlara "Bitecek az kaldı, her şey güzel olacak" dedi. Ziyaret sırasında konuşan Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu da "Bunların düşmanlığı sadece İslam'a değil, bunlar insanlığa ait ne varsa ortak değere düşmandırlar. Zeytin Dalı Harekâtı'yla bölgeyi temizlemek arzusunda olduğumuz katiller sürüsü caniler bunlardır" dedi. Adalet Bakanı Gül de "Ortaya çıkan tablo muhatabın teröristler olduğunu gösteren tablodur. Bir kutsala, ibadet yerine, camiye yapılan saldırı terör saldırısıdır" dedi.
Milliyet


İdlib'e Yürüyeceğiz İnşallah! 
Erdoğan, dün Kasımpaşa-Hasköy Tüneli Açılış Töreni'ne, ardından da Kocaeli Gençlik Kolları İl Kongresi'ne katıldı. Erdoğan her iki etkinlikte de çarpıcı mesajlar verdi. Suriye'de savaşabilecek durumda DEAŞ'lı kalmadı. Ama bu bahaneyle ülkeye hala silah yığılmaya devam ediliyor. Bölücü terör örgütünün özellikle kendisini terör listesine alanlar, aynı örgütün tamamen göz boyama kabilinden harf değişikliğiyle faaliyet yürüten unsuruyla kol kola yürüyor. İşte Almanya'da son gelişmeler. Almanya daha neyi bekliyor? Polislerinin güvencesi altında, orada bizim vatandaşlarımıza saldırılıyor, camilerimize saldırılıyor. Alman polisi hala neyi bekliyor? Belçika'da aynı şeyler yapılıyor. Bunları dillendirdiğimiz zamanda rahatsız oluyorlar. Aynı şeyler acaba Türkiye'de olsa dünyayı ayağa kaldırırlar bunlar. Kusura bakmasınlar, elimiz böğrümüzde oturup bekleyecek halimiz yok. Bize saldıran, istiklalimize ve istikbalimize kasteden hiç kimsenin de gözünün yaşına bakmayız. Bu terör örgütünün adı ister FETÖ olsun, ister DEAŞ olsun, ister PKK olsun, ister PYD, YPG olsun. Hangi farklı isimlerle karşımıza çıkarsa çıksınlar hiç fark etmez. Allah'ın izniyle hepsinin üzerinden de silindir gibi geçeriz. Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur. Gönül sınırlarımızda hiç kimsenin zulüm görmesine seyirci kalamayız. Mehmedim Afrin'e yürüyor. İdlib'e yürüyeceğiz inşallah" Bu Afrin operasyonu var ya işte bak millet aynen 15 Temmuz gibi şimdi de Afrin'e yürüyor. İşte gittim gördüm. Askerimizi, subaylarımızı, generallerimizi gördüm. Allah'ıma hamdettim. Bu sabah itibarıyla 394 terörist etkisiz hale geldi. 20 şehidimiz var, ÖSO ve Mehmetçik olmak üzere."
Vatan

DÜNYA 
Muhaliflfl Erden Soçi Boykotu 
Avusturya'nın başkenti Viyana'da Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde yapılan barış görüşmelerinin dokuzuncu turunda da uzlaşma sağlanamadığı bildirilirken, toplantıya Suriyeli mıhaliflerin Soçi kararı damgasını vurdu. Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Komitesi (MYK) başkanı Nasır Hariri, Soçi'de düzenlenecek olan Ulusal Diyalog Kongresi'ne de katılmayacaklarını duyurdu. Viyana'da iki gün süren Suriye konulu özel toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen MYK Başkanı Hariri, görüşmelerle ilişkili açıklamalarda bulundu. Hariri, Esad rejiminin siyasi geçiş için kararlılığını test eden uluslararası sürecin dün itibarıyla bittiğini, kendi adlarına muhalefet heyeti olarak BM, Rusya, Türkiye ve diğer ülkelerle Viyana'da olumlu görüşmeler yaptıklarını söyledi. Soçi'de yapılacak Ulusal Diyalog Kongresi'nin muhtemel sonuçlarını iki günlük toplantıda detaylarıyla ele aldıklarını belirten Hariri, "MYK olarak Soçi'ye gitmeme kararı aldık" dedi. "Halkımızdan son aylarda katılmamamız gerektiği yönünde yoğun yorumlar aldık" ifadesini kullanan Hariri, siyasi geçiş müzakerelerine Cenevre'de devam edeceklerini vurguladı. Viyana'da Suriye hükümeti ve muhalif grupların temsilcileri iki gün boyunca BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ile ayrı ayrı görüşmelerde bulundu. Daha önce İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan müzakerelerde olduğu gibi Viyana'da da taraflar doğrudan görüşmelere geçilmesi yönünde uzlaşma sağlayamadı. Öte yandan Soçi'deki kongre için 1500'ü aşkın kişiye davetiye gönderildiği belirtiliyor. MYK'nin boykot duyurusuyla ilgili Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan bir kaynak, Kongre'nin gerçekleştirilmesini etkilemeyeceğini söyledi. Sputnik'e göre, Rus basınına konuşan Rus Dışişleri kaynağı "Biz herkesi davet ettik. İstemeyenler katılmaz" ifadelerini kullandı. Kaynak "Kongre muhalifler olmadan gerçekleştirilecek maalesef" dedi.
Milliyet

Bir Damla Hayat 
Türkiye Diyanet Vakfı, açlık ve kuraklığın yaşandığı bölgelere yönelik başlattığı "Bir Damla Hayat" projesi kapsamında Afrika ülkelerinde su kuyuları açarak günlük içme suyuna dahi ulaşmayan insanların hizmetine sunuyor. Sudan'ın Beyaz Nil Eyaletinde susuzluk nedeniyle terk edilen köye proje kapsamında Diyanet Vakfı katkılarıyla açılan kuyuyla su ve hayat geldi. Binlerce insanın bölgeye geri dönmesi bekleniyor. Sudanlılar suyun gelişini adeta bayram havasında kutladı. Türkiye'ye şükranlarını böyle sundu. Bugüne kadar 11 farklı ülkede açtığı 55 su kuyusunu bölge insanının hizmetine sunan Türkiye Diyanet Vakfı, Burkina Faso, Kenya ve Ruanda'da toplam 14 su kuyusu daha açacak. Suya ulaşmada problem yaşayan Müslüman nüfusun ağırlıkta olduğu Asya ve Afrika kıtalarındaki ülkelerde su kuyusu çalışmalarını yoğunlaştıran Türkiye Diyanet Vakfı, bugüne kadar Burkina Faso, Çad, Filistin-Gazze, Gana, Gine Bissau, Kenya, Madagaskar, Ruanda, Somali, Sudan ve Yemen olmak üzere toplam 11 ülkede su kuyuları açarak binlerce insana umut oldu. Açılan kuyular 30 yıllık su ihtiyacını karşılıyor. Proje kapsamında açılan kuyular elektrik ve güneş enerjisiyle çalışıyor. Yaklaşık 120 metre derinliğinde açılan su kuyuları, bölgenin ortalama 20 ile 30 yıl arası temiz içme suyu ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip.
Vatan

Kabil'de Ambulansla Katliam 
Afganistan'ın başkenti Kabil'de bomba yüklü ambulansla düzenlenen intihar saldırısında en az 95 kişi hayatını kaybetti, 158 kişi yaralandı. Saldırının Yüksek Barış Konseyi, Afganistan İçişleri Bakanlığı'nın eski binası ve yabancı elçiliklerin olduğu bölgenin yakınındaki bir kontrol noktasını hedef aldığı belirtiliyor. Afganistan İçişleri Bakanlığı Yardımcısı Nasrat Rahimi, "İntihar bombacısı güvenlik kontrol noktasından geçmek için ambulans kullanıyordu. Cumhuriyet Hastanesi'ne bir hasta götürdüğünü belirterek ilk kontrol noktasını geçti, ikinci kontrol noktasında farkına varılınca bomba yüklü aracı patlattı" dedi.
Hürriyet

EKONOMİ 
Dolar: 3,7650-3,7658
Euro: 4,6401-4,6442
Sterlin: 5,2868-5,2892         
Gram Altın: 162,3906-162,4609
 
Sanayi Güçlü Gelsin Yeni Zirveler Yakın 
Borsa İstanbul'da 120.000 seviyesindeki direnç nihayet banka hisseleriyle aşıldı. Türkiye'nin 18 Ocak'ta 168 seviyesine tırmanan Kredi Risk Primi yeniden 164'e geriledi. Piyasalardaki ralliyi destekleyen asıl etken ise dolar kurunun uluslararası arenada son üç yılın en düşük seviyelerine gerilemesi. Dolar kurundaki gerilemeyle birlikte küresel risk iştahı ve riskli varlıklara yönelim arttı. Son bir haftada Brezilya, Türkiye ve Arjantin borsaları yüzde 4.5'in üzerinde değer kazandı. Afrin harekatının seyri, yabancı alımlarının devam etmesi ve küresel borsalardaki iyimserlik Borsa İstanbul'da alımları güçlendirdi. BIST Banka Endeksi hisselerinin de harekete katılmasıyla endeks yeni zirvesine yükseldi. BIST 100 Endeksi 115.639 seviyesinden başladığı haftayı yüzde 4.8 artışla 120.702 seviyesinden kapattı ve tüm zamanların rekorunu yenilemiş oldu.
Milliyet

İş Dünyası Destek İçin Sınırda 
Hafta içinde Zeytin Dalı Harekatına destek için tek çatıda bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, dün Kilis çıkarması yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Hak İşçi Sendikalar Konfederasyonu (HAK-İŞ), Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türkiye Kamu Sen, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD), Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) başkan ve temsilcilerilerinden oluşan heyet, Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan'ı ziyaret etti. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgeyi terör örgütlerinden temizlemek ve huzuru sağlamak amacıyla büyük bir operasyon yürüttüğünü anımsatan Hisarcıklıoğlu, "Desteğimizi göstermek için Suriye sınırındayız" dedi. Türkiye'nin savaşın ortasında kalmış 3.5 milyon Suriyeliyi misafir ettiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları ifade etti: "Bu süreçte, Suriye'ye komşu olan şehirlerimiz de büyük bir sorumluluk üstlendiler. İşte Kilis onlardan biri. Kilis'in nüfusu 90 bin, mülteci sayısı 125 bin. Yani Kilis kendi nüfusundan daha fazla misafiri ağırlıyor. Dünyanın hiçbir yerinde bunun başka bir örneğini göremezsiniz. Şimdi bazı ülkeler, yaptığımız operasyonlar üzerinden ahkam kesiyor, güya bize insanlık dersi vermeye kalkıyorlar. Kimse merak etmesin, inancımız gereği insan hayatına en fazla değeri biz veririz."
Milliyet

Tek Kalemde 574 Bin Liralık Saat Bile Aldılar 
Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilere KDV iade hizmeti veren Global Blue Türkiye Genel Müdürü Selim Şeyhun, 2017 yılında Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilerin toplamda 1.4 milyar liralık alışveriş yaptığını belirterek, "Yabancı ziyaretçiler söz konusu alışverişin 716 milyon liralık kısmı için KDV iade (tax free) işlemlerini tamamlayarak toplam 75 milyon lira KDV iadesi aldı. Geçen yıl yabancı ziyaretçilerin yaptıkları alışveriş 2016'ya göre yüzde 32 büyüme gösterdi" dedi. Şeyhun, 2017 yılının en yüksek işleminin Kuveytli bir turistin lüks bir mağazadan aldığı 574 bin TL'lik saat olduğunu söyledi. Yüzde 32'lik genel büyümede lüks perakendenin etkisinin çok daha fazla olduğuna dikkati çeken Şeyhun, "Lüks perakende 2017 yılında ciddi bir artış gösterdi. Lüks perakende 2016 yılında toplamdan yüzde 49 pay almıştı, ancak 2017'de toplamdan payı yüzde 57'ye çıktı. Sadece lüks perakende satışlarındaki büyümeye bakarsak 2017'de yüzde 51 artış gösterdiğini ve diğer bölümün artış oranının yüzde 13'de kaldığını görebiliriz" dedi.
Vatan

Baz İstasyonunda Bürokrasiye Son 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, baz istasyonlarının kurulum sürecindeki bürokratik engelleri ortadan kaldıran bir yönetmelik hazırladı. Yeni düzenlemeyle ücreti yatırılmasına rağmen 20 günde verilmeyen yer seçim belgesi, verilmiş sayılacak; mobil istasyonlar için de yer seçim belgesi alınmasına gerek olmayacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın hazırladığı 'Elektronik Haberleşme İstasyonlarına Yer Seçim Belgesinin Verilmesi ve Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik', dün Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle ilgili açıklama yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 4.5G ve gelecekte de 5G teknolojileri ile kurulan ve kurulacak olan altyapılarda daha küçük çaplı alanlara hizmet eden daha çok sayıda baz istasyonun kurulması gerekeceğini belirterek, şimdiden bu iş süreçlerini analiz ederek altyapıların kurulumunu kolaylaştırmaya yönelik düzenlemeler yaptıklarını söyledi. Belediyelere yapılan baz istasyon kurulum başvurularında yer seçim konusunda bir takım gecikmeler yaşandığını ve farklı uygulamalar yapıldığını hatırlatan Arslan, düzenlemeye ilişkin şu bilgileri verdi: "Bu da aşırı ve gereksiz bürokratik süreçleri oluşturmaktaydı. Yeni yönetmelikle belediyelerde izlenecek süreçlere standart getirdik. Bu yönetmeliğin yayımlanması ile birlikte işletmeciler yeni bir elektronik haberleşme istasyonu kurarken, belediyelere Yer Seçim Belgesi ücretini yatırarak Yer Seçim Belgesi alacaklar."
Hürriyet

Hükümetten Sürpriz 'Avrupa Sosyal Şartı' Atağı 
Hükümet, çalışma yaşamına ilişkin sürpriz bir adım atarak Avrupa Sosyal Şartı'ndaki çekincelerinin önemli bölümünü geri çekme kararı aldı. Buna ilişkin Meclis'e gönderilen yasa tasarısında, 1603 TL'lik asgari ücret, "çalışanların kendilerine ve ailelerine iyi bir yaşam düzeyi sağlayacak ücret hakkı" ile uyumlu bulunarak, Avrupa Sosyal Şartı'nın "Adil ücret hakkı" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasına imza aşamasında konulan çekinceden vazgeçildiği belirtildi. Tasarıyla, "örgütlenme hakkı" başlıklı 5. maddedeki çekince de, "TSK, Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Hizmetleri Sınıfında" bulunan personel kapsam dışında tutulmak kaydıyla kaldırılıyor. Anayasa Mahkemesi'nin daha önce emniyetteki sivil çalışanlarla ilgili kararını da anımsatan uzmanlar, "Aslında Türkiye'nin imzaladığı 87 ve 98 sayılı İLO sözleşmeleri asker ve polis dışında tüm çalışanlar için bu hakkı öngörüyor. Ancak uygulamada bazı farklılıklar olabiliyordu. Örneğin, emniyet sınıfı deyince sivil çalışanlar da yasak kapsamında değerlendiriliyordu, ancak yargı bu konuda gerekli düzeltmeyi yaptı. Şimdi bu adımla, yargının kararları da dikkate alınarak bu hakkın kapsamının geniş anlamda değerlendirildiği anlaşılıyor" dediler. Bu adım, kapsam dışında tutulanlar arasında sayılmaması nedeniyle MİT'in yanı sıra gardiyanların da aralarında bulunduğu bugüne kadar bu haktan yararlanmalarının önünde sınırlar bulunan çalışanlara da örgütlenme hakkı sağlayabileceği yorumlarına da yol açtı.
Hürriyet

POLİTİKA
Maksat Türkiye'yi Kuşatmak 
Başbakan Binali Yıldırım, Zeytin Dalı Harekâtı'na ilişkin, "Harekâtın 8. gününde çalışmalar planlandığı şekilde gidiyor, herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Bu harekat bir tercih değil, bir keyfiyet değil, bir mecburiyet sonucu yapıldı" dedi. Başbakan Yıldırım, Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Tuzla Hastanesi ile Okan Üniversitesi Hastanesi Acıbadem Polikliniği'nin açılış töreninde Zeytin Dalı Harekâtı'na değindi. Harekâtın 8. gününde planlandığı şekilde gittiğini, herhangi bir sıkıntının söz konusu olmadığını vurgulayan Yıldırım, şöyle dedib: "Bu harekât, bir tercih değil, bir keyfiyet değil, bir mecburiyet sonucu yapıldı. 35-40 yıldır bu terör örgütüne karşı ne mücadele verdiğimiz, bizi ne kadar meşgul ettiğini bütün dünya biliyor. Şimdi Irak'ta olan bu mücadele, bu operasyonları Suriye alanına da yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Yaptıkları bu. PKK, Irak'ta konuşlanmıştı, orada emperyalistler desteğini veriyordu. Şimdi yetmedi, Suriye'ye de taşımaya karar verdiler. Maksat Türkiye'yi kuşatmak, Türkiye'nin enerjisini azaltmak, Türkiye'yi meşgul etmek, gelişmesini, kalkınmasını geciktirmek. Plan çok açık, çok alçakça ama Türkiye buna pabuç bırakmaz." 2014'ten beri terör örgütü PKK'nın, PYD ve YPG adı altında Afrin'de insanlara kan kusturduğunu, zulüm yaptığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti: "Orada kim var? Araplar var, Kürtler, Türkmenler var. Hani bunlar Kürtlerin haklarını savunuyordu. Kürtlerin çocuklarını, daha ufak ufak sabileri askere alıyorlar. Zorla cepheye taşıyorlar, haraç istiyorlar, zorla vergi topluyorlar. Dünya şunu biliyor mu acaba? Bunların zulmünden kaçıp Türkiye'ye sığınan 350 bin Kürt var. Hani nerede Kürtlerin hakkını savunanlar?"
Milliyet 

2016'da Bylock Uyarısı Yapmıştık 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "ByLock kullanımı dolayısıyla binlerce kişi hapislere atıldı. Biz Ekim 2016'da ByLock kullanımında manipülasyon olabileceğini Başbakanlığa bildirdik. Ama bizim raporu hiç dikkate almadılar" dedi. Kılıçdaroğlu, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Zirvesi'nde özetle şunları söyledi: "Eğer biz eğitim sistemimizi yenilemezsek, çağa uydurmazsak, sorgulayan, analitik bir yapıya kavuşturmazsak geleceğimiz pek de parlak değil. Eğer bir siyasetçi konuşma yaparken, 'biz Müslüman bir ülkeyiz, bizim mucit yetiştirmemiz mümkün değildir' diyorsa o toplumu geriye götürmekle görevlendirilmiş demektir. İslamiyet'in ilk dönemlerinde bilim insanlarını görürsünüz, Müslüman bilim adamları Ortaçağ karanlığını yırtmıştır. Maalesef ülkeyi yönetenler eğitimin önemini kavramış değiller. Eğitimin amacı bir siyasal partiye militan yetiştirmek değildir. Türkiye'yi yönetenlerin şuna karar vermesi lazım; Biz yüksek teknoloji ürünleri üretecek miyiz, tüketecek miyiz? 'Üretmekten vazgeçiyoruz sadece tüketeceğiz' derseniz dünyada geriye doğru yerinizi alacaksınız. 'Hayır katma değeri yüksek ürünleri üreteceğiz ve tüketeceğiz dünyaya satacağız' diyorsanız o zaman dünyanın saygın ülkelerinden birisi olursunuz. Türkiye Güney Kore'den önce otomobil üreten ülkedir. Şimdi Güney Kore'nin dünya çapında en az 3 otomobil markası var, Türkiye'nin bir otomobil markası bile yok. Her vatandaşın oturup düşünmesi lazım, Güney Kore'den ne eksiğimiz var? Eğitim politikamızla kendi çocuklarımızı denek olarak kullandık. Her bakana göre ayrı politika oluşturduk. Oysa eğitim milli olmak zorundaydı. Üniversiteler bilgi üretemiyor. Bizim yetişmiş insan gücümüz yani bilim insanlarımız geleceği Türkiye'de değil de demokrasisi gelişmiş ülkelerde arıyorlarsa, bu ayıp Türk siyasetinin ayıbıdır. Düşünce özgürlüğünün önüne siz hangi gerekçeyle duvar örersiniz. Üniversiteleri ortaçağ üniversitelerine dönüştürdüler. Düşüncesini açıklayanın hapse atıldığı bir ülkede demokrasi de bilim de gelişmez. Katma değeri yüksek üründe üretemezsiniz. Çok hızlı kararlı ve tutarlı adımlar atmak zorundayız."
Hürriyet

SPOR 
Tescilli 1 Numara 
Caroline Wozniacki 2009'da 19'undayken sergilediği performansla otoritelerin dikkatini çekmiş, kadınlarda geleceğin en önemli yıldızlarından gösterilmişti. O sene Wimbledon'da 4. tura çıkmasının ardından ABD Açık'ta final görmesi, otorite olmayanlarda da bu yönde görüşler oluşmasına yetecekti. Ancak geleceğin yıldız adayı sonrasında adeta türbülansa girdi. Bir grand slam finaline daha ulaşması beş yılını alacak olan Danimarkalı raket, bu onura yine Amerika'da erişti. Dev rakibi Serena'ya yenilerek ucundan tuttuğu kupadan oldu. WTA turnuvalarındaki zaferleriyle 2010'da, tam 67 hafta dünya 1 numarası olarak kalsa da, grand slam hasretine son veremiyordu. Avustralya Açık'ta Halep karşısına bu özlemini sonlandırmak için çıktı… Rumen rakibi de kendisi gibi, 3. büyük finaline yükselmiş, kazanırsa ilk kez şampiyonluk elde edecekti. Danimarkalı tenisçi iyi başladığı ilk sette, 3-0'lık farkı yakalasa da rakibi skoru 6-6'da tie-break'e götürmeyi başardı ancak Wozniacki tiebreak'i 7-2, seti 7-6 kazandı. İkinci sette ibre Halep'ten yana döndü. Bu seti 6-3 kazanan Halep, durumu 1-1'e getirdi fakat bu onun için sadece 'sonunu ertelemek' anlamına gelecekti. Halep, 3-1 üstünlük yakalayan rakibine karşı oyunu dengeleyip 4-3 öne geçmesine karşın Wozni seti 6-4 ile hanesine yazdırdı, büyük özlemini sonlandırarak yeniden dünya 1 numarası oldu.
Milliyet
 
Çare Oğuz Kağan 
Fenerbahçe, kritik Trabzonspor deplasmanına önemli yıldızlarından mahrum gitti. Sarı-lacivertli takımda arka arkaya gelen sakatlıkların yanına son olarak Martin Skrtel de eklenince tüm planları değişti. Buna göre geçen hafta Göztepe maçında omzu çıkan Giuliano, zorlu deplasmanda yer alamayacak. Brezilyalı futbolcunun yokluğu ile hücum planları sarsılan teknik heyette Skrtel'den gelen haber de üzüntü yarattı, savunma hattında sıkıntı çıkardı. Slovak stoperin yerine defansın merkezinde Mehmet Topal'ın forma giymesi bekleniyor. Mehmet Topal'ın defansa kaymasıyla orta sahada ciddi bir boşluk oluştu. Bu konu üzerinde kafa yoran teknik heyet takımın genç yıldızı Oğuz Kağan Güçtekin'i bu bölgede oynatmayı düşünüyor. 19 yaşındaki yıldız daha önce Atiker Konyaspor ile deplasmanda oynanan maçta ilk 11'de başlamıştı. Teknik direktör Aykut Kocaman performansından memnun olduğu genç orta sahayı, ikinci yarı taktik değişikliğe gitmek zorunda olduğu için oyundan almıştı. Her şeye rağmen Kocaman için orta sahada M.Topal-Souza ikilisinin önemi çok büyük. Deneyimli teknik adam bu ikiliye döndükten sonra sarı-lacivertliler şampiyonluk yarışına ortak oldu.
Milliyet

Fener'de Son Tango 
Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu toplantısı Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirildi. Üyelerin yüksek katılım gösterdiği toplantıda Başkan Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu da hazır bulunurken, başkan adaylığını açıklayan Ali Koç iki ayrı konuşma yaptı. Koç ilk konuşmasında Fenerbahçe için elini taşın altına koyma zamanının geldiğini belirterek, "Son dönemde oluşan şartlar, bana göre sürdürülemez mali yapı ve kulübün genel gidişatı, adaylık konusunda tahminimden önce adım atmama sebep oldu. Günü kurtarma anlayışı neticesinde oluşan finansal dengesizlik ve borç sarmalının sürdürülemez noktaya geldiğini, mali bağımsızlığımızın dahi tehlikeye düşeceğini gördüğüm için adaylık kararı aldım" dedi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder